Özet
Boşanmada kredili evin paylaşımı sanılanın aksine her zaman yarı yarıya yapılmaz. Paylaşım oranı; evin alınmasında kullanılan kişisel mallara (ziynet eşyaları, miras vb.), evlilik içi birikimlerle ödenen peşinata ve boşanma davası açılana kadar ödenen kredi taksitlerine göre formülize edilir. Boşanma davası açıldıktan sonra ödenen taksitler, ödeyen eşin kişisel malı sayılır. Evin mal paylaşımındaki parasal karşılığı ise, mal rejimi tasfiyesi davasının karara bağlandığı tarihteki güncel sürüm (rayiç) değeri üzerinden hesaplanır.
Boşanma sürecinde eşlerin en çok uyuşmazlık yaşadığı ve hukuki hesaplaması en karmaşık olan konuların başında kredili evin paylaşımı gelmektedir. İnternette yapacağınız araştırmalarda, arama motorlarında karşınıza çıkan birçok içeriği analiz ettiğimizde, ne yazık ki eksik, güncelliğini yitirmiş ve yüzeysel bilgilerle karşılaşıyoruz. Çoğu kaynak konuyu "mallar yarı yarıya bölünür" gibi basit ve yanıltıcı bir yaklaşımla ele alırken, evin alınmasında kullanılan kişisel malların (düğün takıları gibi) etkisini veya boşanma davası tarihinden sonra ödenen kredilerin hukuki statüsünü detaylandırmamaktadır.
2026 yılı itibarıyla, yüksek konut fiyatları ve uzun vadeli banka kredileri göz önüne alındığında, yapılacak ufak bir hesaplama hatası taraflardan birinin milyonlarca lira hak kaybına uğramasına neden olabilmektedir. Bu kapsamlı rehberde, bir boşanma avukatı olarak sahadaki tecrübelerimi, güncel Yargıtay uygulamalarını ve en ince ayrıntısına kadar matematiksel hesaplama yöntemlerini sizlere aktaracağım. Başka hiçbir kaynağa ihtiyaç duymadan, kredili evinizin mal paylaşımı sürecinde nasıl bir tabloyla karşılaşacağınızı bu yazıda bulacaksınız.
Boşanmada Mal Paylaşımı Rejiminin Temelleri Nelerdir?
Kredili evin nasıl paylaşılacağını tam olarak anlayabilmek için öncelikle Türk Medeni Kanunu'nda yer alan mal rejiminin temel kurallarını kavramak gerekir. Türkiye'de 1 Ocak 2002 tarihinden itibaren yasal mal rejimi olarak "Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi" uygulanmaktadır. Eşler evlenirken veya evlilik birliği içerisinde notere giderek başka bir sözleşme yapmamışlarsa, boşanma anında bu yasal rejim kuralları devreye girer.
Bu sisteme göre, eşlerin malları genel olarak iki ana kategoriye ayrılır: Kişisel mallar ve edinilmiş mallar. Bu ayrım, özellikle krediyle alınan bir evin peşinatı ödenirken hangi kaynağın kullanıldığını tespit etmek açısından hayati öneme sahiptir.
Kişisel Mal ve Edinilmiş Mal Ayrımı Nasıl Yapılır?
Bir malın veya paranın kişisel mal mı yoksa edinilmiş mal mı olduğu, paylaşımın kaderini belirler. Kişisel mallar, boşanma sırasında paylaşıma tabi tutulmaz; mal kimin kişisel malıysa doğrudan ona aittir veya o mal kullanılarak alınan yeni maldaki oranı kadar doğrudan alacak hakkı doğurur. Evlilik öncesi sahip olunan mallar, miras yoluyla kalan mallar, karşılıksız kazanmalar (bağışlar) ve manevi tazminat alacakları kişisel maldır. Ayrıca yargısal uygulamalara göre kadına takılan düğün takıları (ziynet eşyaları) da kural olarak kadının kişisel malı kabul edilir.
Öte yandan, evlilik birliği içerisinde eşlerin maaşları, ticari kazançları veya emeklilik ikramiyeleriyle biriktirdikleri paralar "edinilmiş mal" statüsündedir. Krediyle bir ev alınırken genellikle eşlerin ortak birikimi (edinilmiş mal) ile taraflardan birinin veya ikisinin kişisel malları (örneğin bozdurulan takılar veya satılan bekarlık arabası) birleştirilerek peşinat oluşturulur. İşte hesaplama tam da bu noktada karmaşıklaşmaya başlar.
Kredili Evin Paylaşımında Temel Hesaplama Kuralları Nelerdir?
Kredili ev hesaplamasında yapılan en büyük hata, evin sadece güncel değeri üzerinden yarı yarıya bölüneceğinin sanılmasıdır. Oysa ki Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, kredili konutların tasfiyesinde çok spesifik bir orantı formülü kullanılmaktadır. Bu formül, evin satın alındığı bedel, ödenen peşinatın kaynağı, çekilen kredinin toplam miktarı ve boşanma davası açılana kadar ödenen taksitlerin sayısına dayanır.
Boşanma Davası Tarihinin Kredi Hesaplamasına Etkisi Nedir?
Eşlerden birinin mahkemeye başvurarak boşanma dilekçesini verdiği gün, hukuken edinilmiş mallara katılma rejiminin sona erdiği an olarak kabul edilir. Bu kuralın kredili evler açısından anlamı şudur: Boşanma davası açıldığı tarihe kadar ödenen kredi taksitleri "evlilik birliği içerisinde ödenmiş" (edinilmiş maldan karşılanmış) sayılır. Ancak dava tarihinden sonra, evi üzerine alan eşin ödemeye devam edeceği kredi taksitleri, o eşin "kişisel borcu" ve yatırdığı paralar da "kişisel malı" olarak değerlendirilir.
Dolayısıyla, 120 ay vadeli bir kredi çekilmiş ve dava açılana kadar bunun sadece 24 ayı ödenmişse, kalan 96 aylık borç ve bu borcun evin mülkiyetindeki karşılığı, tamamen krediyi ödeyen (genellikle tapu sahibi) eşin kişisel hakkı olur. Diğer eş, ödenmemiş bu 96 aylık kısımdan hiçbir hak talep edemez.
Evin Güncel Değeri Ne Zaman Belirlenir?
Mal paylaşımı (tasfiye) davaları, genellikle boşanma davası kesinleştikten sonra görülmeye başlanır veya karara bağlanır. Yıllar süren bu süreçte, enflasyon ve piyasa koşulları nedeniyle gayrimenkulün değeri astronomik şekilde artabilir. Yasa koyucu adaletsizliği önlemek adına, eşlerin alacak miktarının evin satın alındığı eski bedel üzerinden değil; mal paylaşımı davasının sona erdiği, mahkemenin karar vereceği tarihteki en güncel sürüm (rayiç) değeri üzerinden hesaplanmasını emretmektedir.
Örnek Hesaplama Senaryosu: Ahmet ve Ayşe'nin Kredili Evi Nasıl Paylaşılacak?
Teorik bilgileri sahadaki gerçekliğe dönüştürmek için, sıklıkla karşılaştığımız çok net bir senaryo üzerinden detaylı bir hesaplama yapalım. Bu senaryo, mahkemelerde bilirkişilerin kullandığı asıl matematiksel yöntemi gözler önüne serecektir.
Senaryonun Verileri:
- Evlilik Tarihi: 2023
- Evin Alındığı Tarih: 2025
- Tapu Sahibi: Ahmet
- Evin 2025 Yılındaki Alış Bedeli: 100.000 TL
Evin Finansman (Ödeme) Kaynakları:
- 10.000 TL: Ayşe'nin düğünde takılan ziynet eşyalarının (takıların) bozdurulmasıyla elde edilen miktar. (Ayşe'nin Kişisel Malı)
- 30.000 TL: Çiftin evlilikleri boyunca maaşlarından artırarak bankada biriktirdikleri para. (Edinilmiş Mal)
- 60.000 TL: Ahmet'in üzerine bankadan çekilen 120 ay vadeli konut kredisi.
Dava Süreci ve Zaman Çizelgesi:
- Ev alındıktan tam 12 ay sonra, yani 2026 yılında, taraflar şiddetli geçimsizlik nedeniyle çekişmeli boşanma davası açıyorlar. Bu tarihte, 120 aylık kredinin sadece 12 taksidi ödenmiş durumda.
- Mahkeme süreci, istinaf ve yargıtay aşamaları derken boşanma kararı kesinleşiyor ve sonrasında görülen mal paylaşımı davası 2030 yılında karara bağlanma aşamasına geliyor.
- 2030 yılındaki keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda evin güncel değeri 10.000.000 TL olarak tespit ediliyor.
1. Adım: Ayşe'nin Kişisel Malı (Ziynet) İçin Değer Artış Payı Hesabı
Ev alınırken peşinatın 10.000 TL'si doğrudan Ayşe'nin düğün takılarından karşılanmıştır. Hukuken düğün takıları kadının kişisel malıdır (Konuyla ilgili daha detaylı bilgi için boşanmada düğün takılarının paylaşımı başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz). Ayşe, 100.000 TL'lik bu evin %10'luk kısmını (10.000 / 100.000) tamamen kendi kişisel malı ile finanse etmiştir.
Bu %10'luk oran, evin 2030 yılındaki güncel değeri olan 10.000.000 TL'ye doğrudan uygulanır. 10.000.000 TL x %10 = 1.000.000 TL. Bu tutar hiçbir kesintiye veya ikiye bölünmeye tabi tutulmadan doğrudan Ayşe'nin kişisel alacağı olarak hanesine yazılır.
2. Adım: Evlilik Birikimi (Edinilmiş Mal) Olan Peşinatın Hesabı
Taraflar ev alırken 30.000 TL'lik birikimlerini peşinat olarak kullanmışlardır. Bu birikim, evlilik içinde çalışılarak kazanıldığı için yasa gereği "edinilmiş mal"dır. 30.000 TL'nin evin ilk alış bedeli olan 100.000 TL içindeki oranı %30'dur. Edinilmiş mallar kural olarak eşler arasında yarı yarıya (%50 - %50) paylaşılır.
Bu durumda, evin toplam değerinin %30'luk kısmı edinilmiş mal kaynaklıdır ve Ayşe bu %30'un yarısı üzerinde hak sahibidir. Yani Ayşe'nin buradaki net hakkı evin değerinin %15'ine tekabül eder. Evin güncel değeri olan 10.000.000 TL üzerinden hesapladığımızda; 10.000.000 TL x %15 = 1.500.000 TL Ayşe'nin katılma alacağıdır. (Kalan %15'lik pay olan 1.500.000 TL ise Ahmet'in hakkı olarak kalır).
3. Adım: Kredi Ödemelerinin Oransal Hesabı
İşin en can alıcı noktası kredinin hesaplanmasıdır. Evin 60.000 TL'si, yani %60'ı kredi ile finanse edilmiştir. Ancak boşanma davası 2026 yılında açıldığı için, bu kredinin sadece 12 aylık kısmı evlilik birliği içerisinde ödenmiştir. Toplam 120 ayın 12 ayı ödenmiş, geri kalan 108 ay ise Ahmet tarafından dava tarihinden sonra tek başına ödenmiş veya ödenecektir.
Matematiksel olarak baktığımızda, evlilik içinde ödenen kredi kısmı, çekilen toplam kredinin %10'unu (12 ay / 120 ay) oluşturmaktadır. 60.000 TL'lik kredinin %10'u 6.000 TL yapar. (Daha basit bir ifadeyle, evin ilk değerinin 100.000 TL olduğu denklemde, evlilik içinde ödenen kredinin toplam bedele oranı, senaryomuz gereği evin %10'luk kısmını temsil etmektedir. Yani ödenen bu 10.000 TL'lik değer karşılığı oran %10'dur).
Senaryomuzdaki varsayıma ve mahkemenin kabul ettiği oransal dağılıma göre; evin değerinin %60'ını oluşturan kredi yükünün, dava tarihine kadar ödenen kısmı genel değerin %10'una tekabül etmektedir. Bu %10'luk kısım "edinilmiş mal" ile ödendiği için eşler arasında yarı yarıya bölüşülür. Yani %10'un yarısı olan %5, Ayşe'nin kredi ödemelerinden kaynaklanan hakkıdır.
Evin güncel değeri olan 10.000.000 TL'nin %5'i = 500.000 TL Ayşe'nin buradaki alacağıdır. Kredinin dava tarihinden sonraki kısmını temsil eden evin %50'lik dilimi ise, tamamen Ahmet'in dava sonrası kişisel borcuyla finanse edildiği için Ahmet'in kişisel malı sayılır ve Ayşe bu %50'den pay alamaz.
2030 Yılındaki Güncel Değer Üzerinden Nihai Paylaşım Tablosu
Tüm bu adımları birleştirdiğimizde, 10 Milyon TL değerindeki ev için Ayşe'nin alacağı toplam miktar şu şekilde şekillenir:
| Hak Kalemi (Ayşe İçin) | Kaynak / Hukuki Nitelik | Toplam Değerdeki Oranı | 10.000.000 TL Üzerinden Değeri |
|---|---|---|---|
| 1. Ziynet (Takı) Payı | Kişisel Mal Değer Artış Payı | %10 (Tamamı Ayşe'nin) | 1.000.000 TL |
| 2. Ortak Peşinat Payı | Edinilmiş Mal Katılma Alacağı | %15 (Yarı Oranında) | 1.500.000 TL |
| 3. Ödenen Kredi Payı | Edinilmiş Mal Katılma Alacağı | %5 (Yarı Oranında) | 500.000 TL |
| TOPLAM HAK EDİŞ | Birikimli Alacak Tutarı | %30 | 3.000.000 TL |
Görüldüğü üzere, halk arasında yaygın olarak inanılan "ev evlilikte alındıysa doğrudan yarı yarıya, yani %50 - %50 bölünür" kuralı bu tür karmaşık finansman yapılarında tamamen yanlıştır. Eğer bu yanlış inanca göre hareket edilseydi Ayşe 5 Milyon TL bekleyecek ancak hukuki gerçeklikte %30 oranına denk gelen 3.000.000 TL alacaktır. Ahmet ise, kendi %15'lik peşinat payı, %5'lik evlilik içi kredi payı ve %50'lik dava sonrası kredi payı olmak üzere toplamda %70'lik oranla 7.000.000 TL'lik bir değerin sahibi olacaktır.
Krediyi Çeken Eş Boşanma Sürecinde Ödemeleri Durdurursa Ne Olur?
Bir çekişmeli boşanma avukatı olarak müvekkillerimden en sık duyduğum endişelerden biri de, evi üzerine alan tarafın sırf inat uğruna veya maddi imkansızlıktan dolayı boşanma süreci devam ederken kredi taksitlerini ödemeyi bırakmasıdır.
Kredi sözleşmesi banka ile tapu sahibi eş (borçlu) arasında yapılmıştır. Eğer tapu sahibi eş ödemeleri durdurursa, banka yasal takip (icra) sürecini başlatır ve evin satışı için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluna gider. Bu durumda, her iki eş de ciddi zarar görür. Çünkü icra yoluyla satılan evler, gerçek piyasa değerinin çok altında (genellikle %50-60'ı gibi bedellerle) satılır.
Diğer Eş Krediyi Ödemeye Devam Edebilir mi?
Evet, edebilir. Evi kaybetmemek ve icra satışına engel olmak isteyen diğer eş, bankaya giderek borcu ödemeye devam edebilir. Ancak burada çok dikkatli olunmalıdır. Evi kendi üzerine olmayan eş, bu ödemeleri yaparken mutlaka banka dekontuna "Ahmet'in şu numaralı konut kredisinin taksididir" şeklinde açıklama yazdırmalıdır. Mahkeme aşamasında bu dekontlar sunularak, başkasının borcunu ödemekten kaynaklı "sebepsiz zenginleşme" veya "değer artış payı" hükümlerine göre ödenen meblağlar faiziyle birlikte diğer eşten talep edilebilir.
Boşanma Sürecinde Kredili Evin Satılması Mümkün mü?
Boşanma aşamasındaki eşlerin en büyük korkularından biri de tapu sahibinin evi habersizce üçüncü bir kişiye satarak mal kaçırmasıdır. Çekişmeli bir boşanma sürecinde, adım adım boşanma davası aşamaları takip edilirken mal kaçırma girişimleri oldukça sık yaşanır.
Aile Konutu Şerhi Varsa Durum Nasıl Değişir?
Eğer krediyle alınan bu ev, eşlerin evlilik hayatlarını sürdürdükleri asıl yaşam alanıysa (aile konutuysa), tapuda kimin üzerine kayıtlı olduğuna bakılmaksızın diğer eş tapu müdürlüğüne başvurarak "Aile Konutu Şerhi" işletebilir. Bu şerh tapuya işlendiğinde, tapu sahibi eş krediyi kapatıp evi satmak istese bile, diğer eşin açık (yazılı) rızası olmadan evi kesinlikle satamaz, başkasına devredemez veya evi teminat göstererek yeni bir kredi çekemez.
Eşlerin Anlaşarak Evi Satması ve Borcu Kapatması
Özellikle faizlerin yüksek olduğu ve kalan borcun eşleri ekonomik olarak zorladığı durumlarda, en akılcı çözüm eşlerin ortak kararla evi satmasıdır. Taraflar anlaşırsa, evin satışından elde edilen gelirle öncelikle bankanın kalan kredi borcu (erken kapama indirimi de alınarak) tek seferde kapatılır. Banka ipoteği kaldırdıktan sonra geriye kalan nakit para, tarafların yukarıda detaylandırdığımız mal paylaşımı oranlarına göre (peşinat katkıları ve ödenen taksitler dikkate alınarak) aralarında paylaştırılır. Bu yöntem, her iki tarafı da yıllar sürecek mahkeme masraflarından ve bilirkişi ücretlerinden kurtarır.
Çekişmeli Boşanma Sürecinde Kredili Evde Kim Kalacak?
Kredi tapu sahibinin üzerinde olsa ve ödemeleri o yapıyor olsa dahi, hakimin vereceği bir ara kararla (tedbir) ev diğer eşin ve çocukların kullanımına tahsis edilebilir. Özellikle velayeti geçici olarak kendisine verilen eşin ve çocukların barınma ihtiyacı ön planda tutulur.
Kanun koyucu, zayıf durumda olan eşi korumak amacıyla, tapu kime ait olursa olsun hakime konutun özgülenmesi konusunda geniş bir takdir yetkisi vermiştir. Evde kalan eş kira ödemez, ancak evin elektrik, su, aidat gibi kullanım giderlerini karşılamakla yükümlüdür. Kredi ödemeleri ise sözleşme gereği kredi kimin üzerineyse o kişi tarafından ödenmeye devam edilmelidir.
Anlaşmalı Boşanmada Kredili Ev Nasıl Paylaşılır?
Anlaşmalı boşanma, çekişmeli sürece göre çok daha hızlı sonuçlansa da, işin içinde kredili bir gayrimenkul varsa protokol hazırlığı son derece titiz yapılmalıdır. Taraflar kredili evi istedikleri gibi paylaşmakta tamamen özgürdürler. Kanuni oranlara bağlı kalmak zorunda değillerdir.
Protokolde Dikkat Edilmesi Gereken Kritik Noktalar
Anlaşmalı boşanma protokolüne "Ev Ayşe'ye bırakılacaktır" yazmak tek başına yeterli değildir ve ileride büyük sorunlar doğurur. Evin üzerinde banka ipoteği olduğu için, banka borçlu olarak kimi tanıyorsa ondan para tahsil etmeye devam eder. Protokolde mutlaka şunlar belirtilmelidir:
- Kalan kredi taksitlerini kimin ödeyeceği açıkça yazılmalıdır.
- Eğer tapu diğer eşe devredilecekse, bankanın bu devre ve borcun nakline onay verip vermeyeceği önceden banka ile görüşülmelidir (Bankalar genellikle yeni borçlunun kredi notuna bakar).
- Borcu tapu sahibi ödemeye devam edecekse ve ev diğer eşte kalacaksa, ödemelerin aksaması halinde doğacak cezai şartlar ve zararların nasıl tazmin edileceği protokole eklenmelidir.
Kredili Evin Mal Paylaşımı Davası Ne Zaman ve Nasıl Açılır?
Hukuki süreçte yapılan en büyük hatalardan biri, mal paylaşımı taleplerinin boşanma davası dilekçesi içerisine sıkıştırılmasıdır. Kural olarak, mal rejiminin tasfiyesi (mal paylaşımı) davası, boşanma davası ile birlikte aynı dilekçeyle açılabilir. Ancak mahkeme, bu talebi hemen incelemez. Aile Mahkemesi hakimi, mal paylaşımı davasını boşanma davasından "tefrik eder" (ayırır) ve boşanma davasının kesinleşmesini bekletici mesele yapar.
Yani, siz boşandığınıza dair karar kesinleşmeden, evin parasal değerinin paylaşımını alamazsınız. Bu nedenle stratejik olarak boşanma davası ile eş zamanlı ama ayrı bir dava şeklinde açılması ve ev üzerine ihtiyati tedbir konulmasının talep edilmesi en güvenli yoldur.
Zamanaşımı Süreleri Nelerdir?
Boşanma kararınız kesinleştikten sonra 10 yıl içinde kredili evle ilgili mal paylaşımı davanızı açmazsanız, tüm haklarınızı kaybedersiniz.
Kredili Ev İçin Örnek Mal Paylaşımı Dava Dilekçesi
Aşağıda, sadece hukuki bir çerçeve sunması amacıyla hazırlanmış genel bir dilekçe taslağı bulunmaktadır. Her dava kendi içinde özel detaylar (peşinat ödemeleri, altınların durumu, kredi vadeleri vb.) barındırdığı için, kendi sürecinizi mutlaka uzman bir avukat aracılığıyla yürütmeniz hak kaybına uğramamanız için elzemdir.
İHTİYATİ TEDBİR TALEPLİDİR
DAVACI: Ayşe Yılmaz (T.C. Kimlik No: 12345678901) - Adres... VEKİLİ: Av. Murat Aydar - [Adres ve İletişim Bilgileri] DAVALI: Ahmet Yılmaz (T.C. Kimlik No: 10987654321) - Adres... KONU: Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 50.000 TL Edinilmiş Mallara Katılma Alacağı ve Değer Artış Payı alacağımızın karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile, dava konusu taşınmazın 3. kişilere devrinin önlenmesi amacıyla tapu kaydına İhtiyati Tedbir konulması talebimizdir.
AÇIKLAMALAR:
- Müvekkil ile davalı .../.../2023 tarihinde evlenmiş olup, İstanbul ... Aile Mahkemesinin 2026/... Esas numaralı dosyası ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş ve bu karar kesinleşmiştir.
- Evlilik birliği devam ederken, 2025 yılında İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, ... Ada, ... Parsel numaralı taşınmaz 120 ay vadeli konut kredisi kullanılarak davalı adına satın alınmıştır.
- Söz konusu taşınmazın alımı sırasında peşinatın 10.000 TL'lik kısmı müvekkilin kişisel malı olan düğün takılarının bozdurulmasıyla, 30.000 TL'lik kısmı ise tarafların ortak evlilik birikimi ile ödenmiştir. Kalan tutar için çekilen kredinin boşanma davası açıldığı tarihe kadar olan taksitleri yine evlilik birliği içerisinde ödenmiştir.
- Davalı adına kayıtlı olan bu taşınmaz üzerinde müvekkilin hem kişisel malından kaynaklanan "Değer Artış Payı" hem de edinilmiş mallardan ödenen kredi ve peşinat kısmından kaynaklı "Katılma Alacağı" bulunmaktadır.
- Davalının taşınmazı satma veya devretme tehlikesi bulunduğundan, öncelikle teminatsız olarak tapu kaydı üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etme zorunluluğu hasıl olmuştur.
HUKUKİ SEBEPLER: TMK md. 219, 222, 225, 227 vd., HMK ve ilgili yasal mevzuat. DELİLLER: Tapu kayıtları, Banka Kredi Sözleşmesi ve ödeme dekontları, Kuyumcu faturaları, Bilirkişi incelemesi, Tanık beyanları, Yemin ve her türlü yasal delil. SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle, haklı davamızın kabulü ile;
- Öncelikle dava konusu taşınmazın tapu kaydına İhtiyati Tedbir konulmasına,
- Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu belirlenecek güncel değer üzerinden şimdilik 50.000 TL alacağımızın yasal faiziyle davalıdan tahsiline,
- Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ederiz. (Tarih: YIL Belirtilmeden/Sadece İmza)
Davacı Vekili Av. Murat Aydar (İmza)
Kredili evin mal paylaşımı süreci, kendi içinde çok fazla matematiksel ve hukuki değişken barındırır. Kredinin ne zaman çekildiği, yeniden yapılandırma yapılıp yapılmadığı, ara ödemelerin hangi kaynaktan karşılandığı gibi her bir detay sonucu tamamen değiştirebilir. Bu nedenle, boşanma kararı aldığınız andan itibaren yasal süreci tek başınıza yürütmek yerine profesyonel hukuki destek almanız, ileride yaşayacağınız telafisi imkansız zararların önüne geçecektir.

Av. Murat Aydar
İstanbul'da aile hukuku alanında müvekkillerime hizmet veriyorum. Özellikle anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı davalarında hukuki destek sağlıyorum.
