Özet
Boşanma sonrası ödenen iştirak nafakası, çocuğun 18 yaşını doldurması (ergin olması) ile yasal olarak son bulur. İcra dosyası üzerinden bu kesinti genellikle bildirimle yapılır. Ancak çocuğun lise, üniversite eğitimi devam ediyorsa veya kendi geçimini sağlayamayacak durumdaysa, ebeveynlerin bakım yükümlülüğü bitmez. Ergin çocuk, eğitim süresi boyunca veya muhtaçlığı gidene kadar anne/babasına karşı 'yardım nafakası' davası açabilir. Bu davayı artık velayet sahibi ebeveyn değil, 18 yaşını geçmiş çocuğun bizzat kendisi açmalıdır.
Boşanma davalarının en önemli sonuçlarından biri olan iştirak nafakası, velayeti kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmasıdır. Ancak çocukların büyümesi ve reşit (ergin) olmasıyla birlikte nafaka yükümlülüğünün akıbeti konusunda ciddi kafa karışıklıkları yaşanmaktadır. Müvekkillerimden en sık duyduğum sorulardan biri şudur: Çocuk 18 yaşına girince iştirak nafakası kesilir mi?
Kısa cevap evettir; yasal olarak iştirak nafakası çocuğun ergin olmasıyla sona erer. Ancak bu durum, anne veya babanın çocuğuna maddi destek sağlama yükümlülüğünün tamamen bittiği anlamına gelmez. Özellikle 2026 yılı itibarıyla değişen ekonomik koşullar, uzayan eğitim süreleri ve gençlerin iş hayatına atılma yaşının ilerlemesi, kanun koyucuyu ergin çocukları da koruyan ek mekanizmalar kurmaya itmiştir. İşte bu noktada yardım nafakası devreye girer.
Bu kapsamlı rehberde, 18 yaşını dolduran çocuğun nafaka haklarını, iştirak nafakasının kesilme sürecini, eğitim hayatı devam eden gençler için yardım nafakası davasının nasıl açılacağını ve mahkemelerin hangi kriterleri dikkate aldığını en ince ayrıntısına kadar inceleyeceğiz. Konuyu sadece teorik olarak değil, İstanbul'da boşanma avukatı olarak edindiğim pratik saha deneyimlerimle ele alacağım.
İştirak Nafakasının Sona Erme Zamanı ve Koşulları
İştirak nafakasının temel amacı, velayet hakkını kullanan ebeveynin çocuğun masraflarını tek başına yüklenmesini engellemektir. Bu nafaka türü, doğrudan çocuğun velayeti ile bağlantılıdır ve çocuğun reşit olmaması şartına dayanır.
18 Yaş (Erginlik) Sınırı Nedir?
Türk hukuk sisteminde erginlik kural olarak 18 yaşın doldurulmasıyla başlar. Bir kişi 18 yaşını doldurduğu gün (doğum gününün ertesi günü) hukuken yetişkin kabul edilir ve artık kendi kararlarını alma, kendi adına işlem yapma ehliyetine kavuşur. Bu tarihten itibaren çocuğun üzerindeki velayet hakkı kendiliğinden kalkar.
Velayet hakkı kalktığı için, velayet hakkına sahip ebeveyne ödenen iştirak nafakasının yasal dayanağı da ortadan kalkar. Kanun, 18 yaşını dolduran bireyin kendi geçimini sağlayabilecek fiziksel ve zihinsel olgunluğa eriştiğini varsayar.
İştirak Nafakası Otomatik Olarak Kesilir mi? (İcra Dairesine Bildirim)
Teorik olarak iştirak nafakası çocuğun 18 yaşını doldurduğu gün yasa gereği sona erer. Bunun için nafaka yükümlüsünün (ödeyen tarafın) mahkemeye başvurup "nafakanın kaldırılması davası" açmasına gerek yoktur.
Ancak pratikte işler her zaman otomatik yürümez. Eğer nafaka ödemesi bir icra dosyası üzerinden yapılıyorsa (maaş haczi vb. yollarla), icra dairesi çocuğun 18 yaşına girdiğini kendiliğinden takip edip kesinti işlemini durdurmayabilir. Bu durumda nafaka yükümlüsünün yapması gereken işlem şudur:
- İlgili icra müdürlüğüne bir dilekçe ile başvurmak.
- Çocuğun nüfus kayıt örneğini ibraz ederek 18 yaşını doldurduğunu belgelemek.
- İştirak nafakasının kanun gereği sona erdiğini belirterek, icra kesintisinin durdurulmasını veya dosyanın (eğer birikmiş başka borç yoksa) kapatılmasını talep etmek.
18 Yaşından Önce Evlenme veya Ergin Kılınma Durumu
Bir çocuk 18 yaşını doldurmadan önce de erginlik kazanabilir. Hukukumuzda bu iki şekilde mümkündür:
- Evlenme ile Erginlik: 17 yaşını dolduran kişi yasal temsilcisinin izniyle, 16 yaşını dolduran kişi ise hakimin olağanüstü izniyle evlenebilir. Evlenen kişi yaşa bakılmaksızın ergin kılınır. Evlilik gerçekleştiği an iştirak nafakası kesilir.
- Mahkeme Kararıyla Ergin Kılınma (Kazai Rüşt): 15 yaşını dolduran bir çocuk, kendi isteği ve velisinin onayı ile mahkemeye başvurarak ergin kılınmayı talep edebilir. Mahkeme bu yönde karar verirse, karar kesinleştiği gün iştirak nafakası sona erer.
Yardım Nafakası Nedir ve Kimler Talep Edebilir?
İştirak nafakasının sona ermesi, gencecik bir üniversite öğrencisinin bir anda kendi ayakları üzerinde durabileceği anlamına gelmez. İşte kanun bu mağduriyeti önlemek için "Yardım Nafakası" kurumunu düzenlemiştir.

İştirak nafakası ile yardım nafakası arasındaki temel hukuki farklar infografiği
Yardım Nafakasının Hukuki Dayanağı ve Amacı
Yardım nafakası, sadece ebeveyn-çocuk arasında değil, geniş aileyi kapsayan bir dayanışma yükümlülüğüdür. Kanun, "Herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyuna, altsoyuna ve kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür" der.
Ancak 18 yaşını doldurmuş ve eğitimi devam eden çocuklar için özel bir durum vardır. Eğitimi devam eden çocuk için istenecek nafaka, salt yoksulluk şartına bağlı genel yardım nafakasından biraz daha farklıdır; doğrudan eğitime destek odaklıdır.
İştirak Nafakası ile Yardım Nafakası Arasındaki Temel Farklar
Bu iki nafaka türü genellikle birbirine karıştırılır. Ancak hukuki nitelikleri, tarafları ve şartları tamamen farklıdır.
| Özellik | İştirak Nafakası | Yardım Nafakası |
|---|---|---|
| Hak Sahibi | 18 yaşından küçük (reşit olmayan) çocuk | 18 yaşını doldurmuş (reşit) kişi |
| Davayı Kim Açar? | Velayet hakkına sahip olan ebeveyn | 18 yaşını dolduran çocuğun bizzat kendisi |
| Amaç | Çocuğun genel bakım, yetiştirme ve eğitim giderleri | Eğitim giderleri veya yoksulluktan kurtulma |
| Sona Erme Süresi | Kural olarak 18 yaşın doldurulması ile biter | Eğitimin bitmesi veya muhtaçlığın ortadan kalkması ile biter |
| Davalı Kimdir? | Velayeti almayan ebeveyn | Maddi durumu daha iyi olan anne, baba (veya ikisi birden) |
Eğitimine Devam Eden Çocuklar İçin Yardım Nafakası Şartları
En sık karşılaşılan senaryo, çocuğun 18 yaşına girmesine rağmen lise veya üniversite eğitiminin devam ediyor olmasıdır. Bu durumda yardım nafakası alabilmenin belirli kriterleri vardır.
Lise Eğitimi Devam Eden 18 Yaşını Doldurmuş Çocuklar
Eğitim sistemimizdeki yaş aralıkları sebebiyle birçok genç lise son sınıftayken 18 yaşını doldurmaktadır. Bu durumda, örneğin lise son sınıfın ortasında, babanın icra dosyasına bildirim yapıp iştirak nafakasını kestirmesi hukuken mümkündür.
Bu aşamada öğrencinin yapması gereken, derhal kendi adına bir yardım nafakası davası açmaktır. Lise eğitimi devam eden bir gencin çalışıp kendi geçimini sağlaması beklenemeyeceğinden, mahkemeler bu talepleri kural olarak kabul eder.
Üniversite Hazırlık (Mezuniyet Sonrası Dershane) Süreci
Liseden mezun olan ancak ilk yılında üniversiteyi kazanamayıp mezuna kalan (dershaneye giden veya evde hazırlanan) bir genç yardım nafakası talep edebilir mi? Bu konu uygulamada oldukça tartışmalıdır.
Genel kabul gören hukuki görüşe göre; çocuğun liseden mezun olduktan sonra üniversiteye hazırlanmak için geçirdiği makul süre (genellikle 1 veya en fazla 2 yıl) eğitim sürecinin bir parçası kabul edilir. Çocuk bu dönemde dershaneye gidiyorsa ve gerçekten üniversiteye hazırlandığını ispatlayabiliyorsa (deneme sınavı sonuçları, dershane kayıt belgeleri vb.), ebeveynden nafaka talep edebilir. Ancak ebeveynin ekonomik durumu zayıfsa, hakim "artık lise bitmiş, bir işte çalışabilirsin" şeklinde de değerlendirme yapabilir.
Üniversite (Lisans ve Önlisans) Eğitimi Sırasında Nafaka
Yardım nafakasının en yaygın uygulama alanı üniversite (önlisans ve lisans) öğrenciliğidir. Üniversiteyi kazanan ve örgün eğitime devam eden gençlerin, eğitimlerini sürdürebilmeleri için maddi desteğe ihtiyaçları açıktır.
Üniversite öğrencisi adına hükmedilecek nafakada şunlara dikkat edilir:
- Devlet üniversitesinde mi, vakıf (özel) üniversitesinde mi okuduğu.
- Okulun bulunduğu şehir ile ailenin yaşadığı şehrin aynı olup olmadığı.
- Öğrencinin KYK yurdunda mı, özel yurtta mı yoksa öğrenci evinde mi kaldığı.
- Ders programının yoğunluğu (çalışıp çalışamayacağı).
Açıköğretim Fakültesi (AÖF) Öğrencileri Yardım Nafakası Alabilir mi?
İşte en kritik noktalardan biri. Açıköğretim veya uzaktan eğitim programlarına kayıtlı olan bir öğrenci sırf bu sebeple yardım nafakası alabilir mi?
Yargısal uygulamalara göre, Açıköğretim Fakültesi öğrencisi olmak tek başına nafaka almak için yeterli değildir. Neden? Çünkü AÖF okumak, kişinin tam zamanlı bir işte çalışmasına engel teşkil etmez. Örgün eğitimdeki gibi bir devam zorunluluğu yoktur. Eğer AÖF öğrencisi olan kişi, fiziksel olarak çalışmasına engel bir sağlık sorunu taşımıyorsa, mahkemeler genellikle "çalışarak kendi geçimini sağlayabilirsin" gerekçesiyle nafaka talebini reddetmektedir. Ancak öğrenci aynı anda çok ciddi bir mesleki eğitim kursuna (örneğin yazılım akademisi, dil kursu) gidiyorsa ve bunu belgeliyorsa istisnai kararlar verilebilmektedir.
Yüksek Lisans ve Doktora Eğitiminde Nafaka Yükümlülüğü
Üniversiteden mezun olan bir genç yüksek lisans veya doktora yapmaya karar verirse, anne babasının nafaka yükümlülüğü devam eder mi?
Kural olarak kanundaki "eğitimi sona erinceye kadar" ibaresi, ilk kademe üniversite (lisans/önlisans) mezuniyetini kapsayacak şekilde yorumlanır. Bir genç lisans eğitimini bitirdiğinde meslek sahibi olmuş kabul edilir. Bu nedenle yüksek lisans veya doktora için kural olarak ebeveynden nafaka talep edilemez.
Ancak hukukta her zaman istisnalar vardır. Örneğin tıp fakültesi mezunu bir hekimin TUS'a (Tıpta Uzmanlık Sınavı) hazırlandığı kısa dönemde veya asistanlık maaşının başlamadığı ara süreçte nafaka yükümlülüğü duruma göre değerlendirilebilir. Yine de genel kural, lisans sonrası eğitimin nafakaya konu olmamasıdır.
Eğitimi Olmayan Ancak Yardıma Muhtaç Ergin Çocukların Durumu
Peki ya lise bitti, üniversiteye gidilmedi ama çocuk 18 yaşını geçti diye nafaka hemen kesilir ve çocuk kaderine mi terk edilir?
İş Bulamayan Ergin Çocuk Nafaka İsteyebilir mi?
Bu durumda Türk Medeni Kanunu'nun genel yardım nafakası hükümleri devreye girer. Eğitimi olmayan ancak kendi çabasıyla iş bulamayan, iş bulmak için İŞKUR'a kayıt olan, çabalayan ancak ekonomik kriz veya işsizlik nedeniyle yoksulluğa düşecek olan ergin bir birey, anne ve/veya babasından yardım nafakası talep edebilir.
Burada hakimin arayacağı en önemli şart "çocuğun kusuru olmadan" işsiz kalmasıdır. Çalışabilecek gücü varken tembellik edip evde oturan, iş aramayan bir ergin kişiye kanun koruma sağlamaz. Ancak dürüst bir şekilde iş aradığını ispatlayan gence asgari düzeyde de olsa nafaka bağlanabilir.
Fiziksel veya Zihinsel Engelli Ergin Çocukların Nafaka Hakkı
Ergin olan çocuk fiziksel veya zihinsel engeli nedeniyle çalışamayacak ve hayatını tek başına idame ettiremeyecek durumdaysa, eğitim şartı aranmaksızın ebeveynin bakım yükümlülüğü (yardım nafakası adı altında) ömür boyu devam eder. Bu durumdaki çocuklar için nafaka davası, çocuğun vasisi (genellikle ona bakan ebeveyn) tarafından açılabilir ve ebeveynin ölümüne kadar geçerliliğini korur.
Yardım Nafakası Davası Nasıl Açılır ve Süreç Nasıl İşler?
İştirak nafakası kesildikten sonra en çok yapılan hata, velayeti önceden elinde bulunduran annenin (veya babanın) karşı tarafa dava açmaya çalışmasıdır.
Davayı Kim Açar? (Anne mi Çocuk mu?)
Ergin çocuk davayı kime karşı açacaktır? Kural olarak her iki ebeveyne karşı da dava açılabilir. Ancak pratikte genellikle çocuğun beraber yaşadığı ve masraflarını halihazırda karşılayan ebeveyne (örneğin anneye) dava açılmaz; maddi destek sağlamayan diğer ebeveyne (örneğin babaya) dava açılır.
Bu durum bazen aile içinde psikolojik gerilimlere neden olur. Çocuğun babasına dava açması, baba tarafından bir "vefasızlık" olarak algılanabilmektedir. Ancak nafaka avukatı olarak müvekkillerime her zaman bunun duygusal bir mesele değil, yasal bir zorunluluk olduğunu hatırlatırım. Bu hak ancak dava yoluyla alınabilir.
Yardım Nafakası Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme Neresidir?
- Görevli Mahkeme: Aile Mahkemeleridir. Aile Mahkemesinin bulunmadığı yerlerde Asliye Hukuk Mahkemeleri, Aile Mahkemesi sıfatıyla davaya bakar.
- Yetkili Mahkeme: Nafaka davalarında yetki oldukça geniştir. Davacı çocuk kendi yerleşim yeri mahkemesinde dava açabileceği gibi, davalı ebeveynin yerleşim yeri mahkemesinde de davayı açabilir.
Dava Açmak İçin Gerekli Belgeler ve Deliller Nelerdir?
Mahkemeyi ikna etmek için kuru bir dilekçe yetmez. İddiaların somut delillerle desteklenmesi gerekir. İhtiyaç duyulan temel belgeler şunlardır:
- Öğrenci Belgesi: E-devlet üzerinden veya okuldan alınmış güncel ve onaylı öğrenci belgesi.
- Eğitim Gideri Faturaları: Özel okul/üniversite taksit dekontları, kitap, kırtasiye faturaları.
- Barınma Giderleri: Yurt sözleşmesi, kira kontratı, aidat makbuzları.
- Ulaşım ve Yaşam Giderleri: Aylık abonman, faturalar (elektrik, su, internet vs. eğer ayrı evde yaşıyorsa).
- Davalı Ebeveynin Ekonomik Durumunu Gösterir Bilgiler: Çalıştığı yerin bilgisi, varsa araç/tapu bilgileri (Mahkeme bunları resen de araştırır).
Dava Sürecinde Geçici (Tedbir) Nafaka Talep Edilebilir mi?
Türkiye'de davaların sonuçlanması bazen 1-2 yılı bulabilmektedir. Bir üniversite öğrencisinin mahkeme kararını beklerken okulunu dondurması veya aç kalması beklenemez.
Bu nedenle dava dilekçesinde mutlaka "dava süresince geçerli olmak üzere tensiple birlikte tedbir nafakasına hükmedilmesi" talep edilmelidir. Hakim, dosya üzerinden yaptığı ilk incelemede (tensip zaptı ile birlikte) çocuğun okuduğunu ve acil ihtiyacı olduğunu görürse, dava sonuna kadar ödenmek üzere geçici bir miktar belirler. Dava bittiğinde bu miktar kesinleşerek yardım nafakası adını alır.
Yardım Nafakası Miktarı Nasıl Hesaplanır?
Yardım nafakasının miktarını belirleyen standart bir matematiksel formül veya asgari ücretin belli bir yüzdesi gibi kesin bir kural yoktur. Hakim, somut olayın özelliklerine göre hakkaniyete uygun bir miktar belirler.
Çocuğun Eğitim ve Yaşam Giderlerinin Tespiti
Hakim ilk olarak çocuğun aylık ne kadara ihtiyacı olduğunu belirler. Ancak bu belirleme asgari geçim standartları üzerinden yapılır. Yani öğrencinin lüks harcamaları, marka giyim talepleri veya keyfi tatil masrafları hesaba katılmaz. Temel barınma, beslenme, eğitim araç gereçleri ve zorunlu sosyal ihtiyaçlar toplanır.
Nafaka Yükümlüsü Anne veya Babanın Ödeme Gücü
Nafaka belirlenirken tavan sınır, davalı ebeveynin ekonomik gücüdür. Ebeveyn asgari ücretle çalışıyorsa ve başka bakmakla yükümlü olduğu çocukları (örneğin yeni eşinden olan çocukları) varsa, hakim çok yüksek bir nafaka bağlayamaz. Kanun, nafaka yükümlüsünün kendi asgari yaşam standardını tehlikeye atacak bir ödemeye mahkum edilmesini yasaklar.
Çocuğun Kendi Geliri veya Bursu Nafakayı Düşürür mü?
Öğrenci Kredi ve Yurtlar Kurumu'ndan (KYK) veya özel vakıflardan burs alıyorsa bu durum nafaka miktarını etkiler mi? Geri ödemeli olan KYK öğrenim kredisi çocuğun geliri sayılmaz, çünkü mezun olunca faiziyle geri ödeyecektir ve bu bir borçtur. Ancak karşılıksız burslar (KYK bursu, TEV bursu vb.) veya öğrencinin part-time çalışarak elde ettiği gelirler, ihtiyaç duyulan nafaka miktarından indirilir.
Yardım Nafakası Ne Zaman Sona Erer?
Yardım nafakası da tıpkı iştirak nafakası gibi belirli şartlar gerçekleştiğinde son bulur.

Üniversite öğrencilerinin eğitim masrafları için yardım nafakası talebi kavramsal görseli
Eğitimin Tamamlanması veya Okuldan Atılma Durumu
Öğrenci üniversiteden mezun olduğu gün nafaka yükümlülüğü otomatik olarak ortadan kalkmaz (eğer kararda "öğrenim süresince" gibi net bir ifade yoksa). Yükümlünün nafakayı kaldırma davası açması gerekebilir. Ayrıca öğrenci devamsızlık veya disiplin suçu nedeniyle okuldan atılırsa veya kendi isteğiyle okulu bırakırsa nafaka hakkını kaybeder.
Öğrencinin okulu kasten uzatması durumu da tartışmalıdır. Kanun makul eğitim süresini korur. 4 yıllık fakülteyi 7 yılda hala bitirememiş ve derslere girmeyen bir öğrenci için baba "kötü niyetli olarak okulu uzatıyor" gerekçesiyle nafakanın kaldırılması davası açabilir.
Çocuğun İşe Girmesi ve Düzenli Gelir Elde Etmesi
Çocuk eğitimine devam etse bile, asgari ücret veya üzerinde tam zamanlı bir işe girip düzenli gelir elde etmeye başlarsa (yoksulluk durumu ortadan kalkacağı için) nafaka kesilebilir. Sigorta girişinin yapılması bu durumun en somut delilidir.
Evlilik Durumunda Yardım Nafakası Kesilir mi?
Evet, eğitim devam etse dahi yardım nafakası alan ergin kişi evlenirse, bakım ve geçim yükümlülüğü öncelikle yeni eşine geçer. Bu nedenle evlilik ile birlikte ebeveynin nafaka borcu kural olarak sona erer.
Yardım Nafakası Ödenmezse Ne Olur?
Mahkeme nafaka ödenmesine karar verdi ancak davalı ebeveyn bu karara uymuyor. Ne yapılacak?
İcra Takibi Başlatma Süreci
Karar icra dairesine konularak ilamlı icra takibi başlatılır. Bu aşamadan sonra borçlunun maaşına haciz konulabilir, banka hesaplarına bloke konulabilir ve adına kayıtlı araç/taşınmazlar haczedilebilir. Maaş haczi söz konusuysa, işveren her ay maaşın nafaka miktarı kadar olan kısmını kesip icra dosyasına yatırmak zorundadır.
Birikmiş Nafaka Alacaklarının Tahsili
Geçmiş aylara ait ödenmeyen nafakalar birikmiş nafaka alacağı (adi alacak) statüsündedir. Güncel ay nafakası maaştan birinci sırada kesilirken, birikmiş borçlar maaşın 1/4'lük haczedilebilir kısmından sırası geldikçe tahsil edilir.
Pratik Bilgiler ve Sık Yapılan Hatalar
Anlaşmalı Boşanma Protokolüne 18 Yaş Sonrası İçin Madde Eklenmesi
Boşanma aşamasında anne ve babalar genellikle şu hatayı yapar: Protokole "Çocuğun iştirak nafakası üniversite eğitimi bitene kadar devam edecektir" yazarlar.
Bu madde iyi niyetli olsa da hukuken sorunludur. İştirak nafakası yasa gereği 18 yaşında biter. Protokole yazılan bu madde, 18 yaşından sonra bir "yardım nafakası taahhüdü" olarak kabul edilir ancak yine de icra dairesi otomatik işlem yapmayabilir. En doğrusu, protokol yaparken hukuki destek almak ve anlaşmalı boşanmadan sonra nafaka süreçlerinin nasıl işleyeceğini önceden planlamaktır.
Çocuğun Anne veya Babasıyla Görüşmemesi Nafaka Hakkını Engeller mi?
Sahada en çok karşılaştığım savunma şudur: "Avukat Bey, oğlum 5 yıldır beni aramıyor sormuyor, bayramlarda bile mesaj atmıyor, ben neden ona üniversite okurken nafaka ödeyeyim?"
Yargıtay'ın ve yerleşik içtihatların bu konudaki tutumu oldukça nettir: Sırf çocuğun ebeveyni ile duygusal bağının kopuk olması veya görüşmemesi, ebeveynin eğitim masraflarına katılma (yardım nafakası) yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
Ancak, eğer çocuk ebeveynine karşı ağır bir saygısızlık yapmışsa, hakaret etmişse, şiddet uygulamışsa veya haysiyet kırıcı davranışlarda bulunmuşsa (yani ailevi bağları kendi ağır kusuruyla koparmışsa), ebeveyn bu durumu ispatlayarak nafaka talebinin reddini isteyebilir. Aksi halde sırf "beni aramıyor" demek hukuken geçerli bir savunma değildir.
Örnek Yardım Nafakası Dava Dilekçesi
Aşağıda, üniversite öğrencisi bir gencin babasına karşı açacağı yardım nafakası davasına ilişkin temel bir taslak yer almaktadır. Bu taslak bilgilendirme amaçlıdır; her dava kendi içinde özel koşullar barındırır.
DAVACI (ÇOCUK): Ad Soyad (T.C. Kimlik No) Adres: [Öğrencinin ikamet veya yurt adresi]
DAVALI (BABA): Ad Soyad (T.C. Kimlik No) Adres: [Babanın ikamet adresi]
KONU: Aylık ...... TL Yardım Nafakasının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile tarafıma ödenmesine ve karar kesinleşinceye kadar aynı miktarın Tedbir Nafakası olarak ödenmesine karar verilmesi talebimdir.
AÇIKLAMALAR: 1- Ben davalının müşterek çocuğuyum. Annem ve babam .../.../... tarihinde boşanmışlardır. Boşanma kararı ile birlikte lehime iştirak nafakasına hükmedilmiş, ancak 18 yaşımı doldurmam sebebiyle bu nafaka .../.../... tarihinde icra müdürlüğü aracılığıyla kesilmiştir.
2- Halihazırda ......... Üniversitesi ......... Fakültesi'nde örgün eğitime devam etmekteyim. Öğrenci belgem dilekçe ekindedir.
3- Eğitimim nedeniyle ailemden ayrı, İstanbul'da bir öğrenci evinde/yurtta kalmaktayım. Aylık barınma giderim ... TL, ulaşım, kitap-kırtasiye ve temel beslenme giderlerim ise asgari ... TL tutmaktadır. Annemin ekonomik durumu bu masrafları tek başına karşılamaya yetmemektedir. Kendi adıma herhangi bir gelirim, sigortalı bir işim veya malvarlığım bulunmamaktadır.
4- Davalı babam ise ........ şirketinde ......... olarak çalışmakta olup, aylık geliri oldukça yüksektir. Ayrıca üzerine kayıtlı ... plakalı aracı ve evi bulunmaktadır. Kendisinin ekonomik gücü oranında eğitimime destek olması kanuni bir zorunluluktur.
5- Eğitim hayatıma devam edebilmem ve mağduriyet yaşamamam için öncelikle dava süresince tarafıma aylık ... TL tedbir nafakası bağlanmasını, dava sonunda bu tutarın yardım nafakası olarak davalıdan tahsilini talep etme zorunluluğu doğmuştur.
HUKUKİ NEDENLER: TMK md. 328 ve ilgili tüm mevzuat.
DELİLLER: Nüfus kayıt örneği, Öğrenci Belgesi, Yurt/Kira Sözleşmesi, Faturalar, SED (Sosyal ve Ekonomik Durum) araştırması, Tanık beyanları ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle, haklı davamın kabulüne, dava süresince aylık ... TL Tedbir Nafakasına, karar ile birlikte bu miktarın Yardım Nafakası olarak davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.
Tarih: .../.../2026 Davacı: Ad Soyad İmza:
Hak Kaybı Yaşamamak İçin Profesyonel Destek
Görüldüğü üzere, 18 yaş sonrasında nafaka süreci kendiliğinden ve sorunsuz ilerleyen bir mekanizma değildir. İster nafakayı ödeyen ve artık kesilmesini talep eden ebeveyn olun, ister üniversite okurken maddi desteğe muhtaç olan genç bir birey olun; sürecin usulüne uygun işletilmemesi ciddi maddi kayıplara ve telafisi zor hukuki hatalara yol açabilmektedir. Özellikle yardım nafakası davalarında gelir-gider dengesinin ispatı ve nafaka miktarının doğru belirlenmesi teknik bir uzmanlık gerektirir. Sürecin her iki taraf için de adil yönetilebilmesi adına alanında uzman bir aile hukuku profesyoneli ile çalışmak en doğru yaklaşım olacaktır.

Av. Murat Aydar
İstanbul'da aile hukuku alanında müvekkillerime hizmet veriyorum. Özellikle anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı davalarında hukuki destek sağlıyorum.
