Eski Eşin İşe Girmesi, Evlenmesi veya Başkasıyla Yaşaması Halinde Nafakanın Kaldırılması
Nafaka Hukuku

Eski Eşin İşe Girmesi, Evlenmesi veya Başkasıyla Yaşaması Halinde Nafakanın Kaldırılması

Av. Murat Aydarİstanbul Boşanma Avukatı
Son güncelleme: 29 Mart 2026
12 dk okuma

Özet

Boşanma kararının kesinleşmesinin ardından ödenmesine hükmedilen yoksulluk nafakası, ömür boyu mutlak bir hak değildir. Eski eşin resmi olarak evlenmesi halinde nafaka kendiliğinden kalkarken, asgari ücretle veya daha yüksek bir maaşla işe girmesi, sigortasız çalışması ya da bir başkasıyla fiili olarak (imam nikahlı veya sevgili olarak) aynı evi paylaşması durumlarında nafakanın kaldırılması veya indirilmesi için dava açılması gerekir. İştirak nafakası (çocuk için ödenen) ise eski eşin evlenmesinden veya çalışmasından etkilenmez. Bu rehberde, delil toplama süreçlerinden Yargıtay'ın güncel 2026 yılı yaklaşımına kadar tüm detayları bulabilirsiniz.

Boşanma davalarının ardından tarafların en çok mağduriyet yaşadığı ve hukuki destek aradığı konuların başında nafaka ödemeleri gelmektedir. Mahkemeler tarafından hükmedilen yoksulluk nafakası, boşandığı için yoksulluğa düşecek olan eşe ödenir. Ancak hayat şartları değişkendir ve nafaka alacaklısının mali durumunda yaşanan iyileşmeler, nafakanın kaldırılması veya indirilmesi için haklı sebepler doğurur. Özellikle eski eşin yeni bir işe girmesi, yeniden resmi nikahla evlenmesi veya bir başkasıyla fiilen evliymiş gibi yaşamaya başlaması, yasal olarak nafakanın sonlandırılmasını gerektiren en temel üç nedendir.

boşanma avukatı olarak mesleki pratiğimde en sık karşılaştığım sorun, nafaka yükümlülerinin haklarını tam olarak bilmemesi veya nafakanın kaldırılması için gerekli olan ispat yükünün altından nasıl kalkacaklarını kestirememesidir. İnternet üzerindeki birçok bilgi yüzeysel kanun maddelerinden ibarettir. Oysa nafaka iptal davaları; dedektiflik titizliğiyle toplanmış delillere, emsal Yargıtay içtihatlarına ve usulüne uygun hazırlanmış bir dava stratejisine dayanır. Bu kapsamlı rehberde, 2026 yılı hukuki standartları çerçevesinde nafakanın kaldırılması sürecini en ince ayrıntılarına kadar inceleyeceğiz.

Yoksulluk Nafakası Nedir Ve Hangi Şartlarda Ödenir?

Nafakanın kaldırılması şartlarını değerlendirmeden önce, kaldırılacak olan nafakanın hukuki niteliğini doğru anlamak hayati önem taşır. Türk Medeni Kanunu'na göre, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Bu nafakaya yoksulluk nafakası denir. Buradaki kilit kelime yoksulluk kavramıdır.

Yoksulluk kavramı, kişinin temel yaşam ihtiyaçlarını (barınma, beslenme, giyinme, sağlık, ulaşım vb.) karşılayamaması durumunu ifade eder. Eğer nafaka alan kişi artık bu yoksulluk sınırından çıkmışsa, nafaka ödeyen kişinin yükümlülüğü de hukuken tartışmalı hale gelir. Kanun koyucu, yoksulluk nafakasını bir zenginleşme aracı olarak değil, boşanmanın yarattığı ekonomik yıkımı dengeleme aracı olarak tasarlamıştır.

⚖️Yasal Düzenleme
Türk Medeni Kanunu Madde 176: İrat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır.

Eski Eşin İşe Girmesi Durumunda Nafakanın Kaldırılması Veya İndirilmesi

Eski eşin çalışmaya başlaması, nafaka iptal davalarında en çok öne sürülen gerekçelerden biridir. Ancak toplumda bilinenin aksine, eski eşin herhangi bir işe girmesi nafakanın otomatik olarak kesileceği anlamına gelmez. Burada mahkemenin inceleyeceği temel husus, elde edilen gelirin niteliği ve bu gelirin kişiyi yoksulluktan kurtarıp kurtarmadığıdır.

Eski eşin evlenmesi, işe girmesi ve başkasıyla yaşaması durumlarında nafakanın kaldırılması süreci infografiği

Eski eşin evlenmesi, işe girmesi ve başkasıyla yaşaması durumlarında nafakanın kaldırılması süreci infografiği

Asgari Ücretle İşe Girilmesi Nafakayı Keser Mi?

Yargıtay'ın güncel içtihatlarına göre, asgari ücret seviyesinde bir gelir elde edilmesi, tek başına yoksulluğu ortadan kaldıran bir durum olarak kabul edilmemektedir. Asgari ücret, günümüz ekonomik koşullarında bir kişinin barınma, fatura, gıda ve diğer temel ihtiyaçlarını tam anlamıyla karşılamaya yetmeyebilir. Ancak bu durum, davanın reddedileceği anlamına da gelmez.

Eğer eski eş asgari ücretle işe girmişse, mahkeme nafakanın tamamen kaldırılması yerine hakkaniyet gereği nafakanın indirilmesi (uyarlanması) yönünde karar verebilir. Nafaka yükümlüsünün de kendi geçimini sağlamakta zorlandığı bir senaryoda, karşı tarafın asgari ücretli bir işe girmesi nafaka miktarında ciddi bir düşüş sağlayacaktır.

ℹ️Bilgi
Asgari ücretle çalışan eski eşin, aynı zamanda kira ödemediği kendisine ait bir evi varsa veya ailesinden ek düzenli destek görüyorsa, bu durumda yoksulluk durumu ortadan kalkmış sayılabilir ve nafaka tamamen kaldırılabilir. Mahkeme her dosyayı kendi özel şartları içinde değerlendirir.

Part-Time Veya Kayıtdışı (Sigortasız) Çalışma Durumunda Ne Olur?

Birçok vakada, nafaka alan eşin nafakasının kesilmemesi amacıyla bilinçli olarak sigortasız (kayıtdışı) çalıştığına şahit olmaktayız. Bu noktada ispat yükü, nafaka ödeyen ve davasını açan taraftadır. Kayıtdışı çalışmanın ispatı zor olsa da imkansız değildir.

  • Sosyal ve Ekonomik Durum (SED) Araştırması: Mahkeme, emniyet birimlerine yazı yazarak kişinin yaşadığı çevrede gizli ve açık araştırma yapılmasını ister. Polis, çevre esnafına, muhtara ve komşulara kişinin çalışıp çalışmadığını sorar.
  • Banka Kayıtları: Kişinin SGK kaydı olmasa bile, işvereni tarafından banka hesabına düzenli olarak yatan maaş veya avans niteliğindeki ödemeler mahkeme kanalıyla tespit edilebilir.
  • Tanık Beyanları: Eski eşin iş yerinde çalıştığını gören, bilen ortak tanıdıkların veya iş arkadaşlarının mahkemede vereceği yeminli ifadeler çok güçlü birer delildir.
  • Sosyal Medya İncelemesi: Kişinin iş yerinden paylaştığı fotoğraflar, üniformalı kareler veya "yeni işim" temalı gönderiler delil niteliği taşır.

İşe Giren Eşin Gelirinin Yoksulluğu Ortadan Kaldırıp Kaldırmadığı Nasıl Belirlenir?

Mahkeme, nafakanın kaldırılması talebini incelerken matematiksel bir hesaplama yapar. Nafaka alan kişinin maaşı, kira gideri, faturaları, ulaşım ve mutfak masrafları toplanır. Eğer alınan maaş bu temel asgari giderleri karşılıyor ve kişiye insani şartlarda yaşama imkanı sunuyorsa yoksulluk bitmiş demektir. Aksi halde, maaşa rağmen kişi hala temel ihtiyaçlarını karşılayamıyorsa yoksulluk devam ediyor kabul edilir ve nafaka devam eder (veya sadece bir miktar indirilir).

Eski Eşin Yeniden Evlenmesi Halinde Nafakanın Durumu

Kanunumuzun en net ve yoruma kapalı olduğu durumlardan biri, nafaka alacaklısının yeniden evlenmesidir. Evlilik kurumu, eşlere birbirlerine bakma ve destek olma yükümlülüğü getirdiği için, önceki evlilikten doğan yoksulluk nafakası hakkı sona erer.

Resmi Nikah İle Evlenmenin Nafakaya Etkisi Nedir?

Türk Medeni Kanunu Madde 176 çok açıktır: Alacaklı tarafın yeniden evlenmesi halinde nafaka kendiliğinden kalkar. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus "kendiliğinden" kelimesidir. Yani eski eşiniz resmi nikahla evlendiği gün, sizin ona yoksulluk nafakası ödeme yükümlülüğünüz yasa gereği biter. Bunun için ayrı bir "nafakanın kaldırılması davası" açmanıza gerek yoktur.

Pratikte yapmanız gereken işlem basittir: İcra dairesine (eğer nafaka icra kanalıyla ödeniyorsa) eski eşinizin nüfus kayıt örneğini (vukuatlı nüfus kayıt örneği evliliği gösterecektir) sunarak, evlilik tarihi itibarıyla icra takibinin yoksulluk nafakası yönünden durdurulmasını ve dosyanın işlemden kaldırılmasını talep eden bir dilekçe vermektir.

⚠️Dikkat
Eğer eski eşinizin evlendiğini fark etmeyip aylarca nafaka ödemeye devam ettiyseniz, evlilik tarihinden sonra ödediğiniz tüm nafaka bedellerini "Sebepsiz Zenginleşme" hükümlerine dayanarak icra takibi veya dava yoluyla geri isteyebilirsiniz.

Evlenen Eşin Çocuğu İçin Ödenen İştirak Nafakası Kesilir Mi?

İşte en çok karıştırılan ve hayati hata yapılan nokta burasıdır. Hukuk sistemimizde iki ana nafaka türü boşanma sonrası devam eder: Yoksulluk nafakası (eş için) ve İştirak nafakası (çocuk için). Eski eşinizin yeniden evlenmesi veya asgari ücretin 10 katı maaşla işe girmesi dahi iştirak nafakasını kesmez.

Çünkü iştirak nafakası, çocuğun bakımı, eğitimi, barınması ve sağlık giderleri için ödenir. Çocuğun biyolojik babası veya annesi (nafaka yükümlüsü) kimse, bu sorumluluk onun üzerindedir. Eski eşinizin yeni eşi (üvey baba/anne), hukuken sizin çocuğunuza bakmak veya onun masraflarını karşılamak zorunda değildir. Bu nedenle, çocuğun velayeti kendisinde olan eş evlense bile, sizin çocuğunuz için ödediğiniz iştirak nafakasını ödemeye devam etmeniz yasal bir zorunluluktur.

Eski Eşin Başkasıyla Fiilen Evliymiş Gibi Yaşaması (İmam Nikahı Veya Sevgiliyle Yaşama)

Günümüzde en çok açılan nafaka iptal davaları bu sebebe dayanmaktadır. Birçok kişi, nafakasının kesilmemesi için resmi nikah yapmaktan kaçınmakta, yeni partneriyle imam nikahı kıyarak veya sadece aynı evi paylaşarak hayatına devam etmektedir. Hukukumuz, hakkın kötüye kullanılmasını korumaz. Bu nedenle TMK 176, "evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşama" durumunu nafakanın kaldırılması sebebi saymıştır.

Evliymiş Gibi Yaşama (Fiili Birliktelik) Durumu Nasıl İspatlanır?

Evliymiş gibi yaşamanın ispatı, işe girmeyi ispatlamaktan çok daha zordur. Çünkü kişiler bu durumu gizleme eğilimindedir. Mahkemenin aradığı temel kriter sürekliliktir. Birkaç kez aynı evde gecelemek veya birlikte tatile gitmek "evliymiş gibi yaşamak" anlamına gelmez. Karşılıklı sadakat, ekonomik dayanışma ve sürekli aynı konutta ikamet etme unsurlarının bir arada olması gerekir.

Bu durumu ispatlamak için bir nafaka avukatı ile profesyonel bir delil toplama süreci yürütülmelidir:

  1. Muhtarlık ve Nüfus Kayıtları: Bazen kişiler dikkatsiz davranarak ikametgahlarını aynı adrese aldırabilirler. Bu çok güçlü bir resmi delildir.
  2. Apartman Yönetimi ve Komşu Şahitliği: Aynı apartmanda yaşayan kişilerin, kapıcının veya güvenlik görevlilerinin mahkemede "Evet, bu şahıslar karı-koca gibi aynı evde yaşıyorlar, alışverişi birlikte yapıyorlar, eve sürekli birlikte girip çıkıyorlar" şeklindeki beyanları davanın seyrini değiştirir.
  3. Faturalar ve Abonelikler: Eski eşinizin yaşadığı evin elektrik, su, doğalgaz veya internet aboneliği, birlikte yaşadığı iddia edilen kişinin üzerineyse, bu durum hayatın olağan akışında fiili birlikteliğe işaret eder.
  4. Kargo Teslimat Tutanakları: Birlikte yaşanılan adrese her iki şahsın da sürekli kargo alması, teslimat tutanaklarıyla ispat edilebilir.

Sosyal Medya Paylaşımları Delil Olarak Kullanılabilir Mi?

Evet, sosyal medya (Instagram, Facebook, TikTok) paylaşımları günümüz yargılamalarında aktif olarak kullanılmaktadır. Eski eşin yeni partneriyle çekilmiş, "aşkım, kocam, hayat arkadaşım" gibi notlar düşülmüş fotoğrafları, aynı evin içinden sürekli yapılan paylaşımlar, aile yemeklerinde çekilen kareler mahkemeye sunulmalıdır. Paylaşımların silinme ihtimaline karşı noter kanalıyla (e-tespit) ekran görüntüleri tasdik ettirilmelidir. Bu konuyla ilgili daha detaylı bilgiyi boşanma davasında deliller konulu yazımızda inceleyebilirsiniz.

Özel Dedektif Tutmak Ve Gizli Çekim Yapmak Yasal Mı?

Bu konu hukuki açıdan ince bir çizgidir. Özel hayatın gizliliğini ihlal edecek şekilde evin içine gizli kamera yerleştirmek, kişinin telefonunu hacklemek veya casus yazılım kurmak Türk Ceza Kanunu kapsamında ciddi suçtur ve bu yolla elde edilen deliller mahkemede "hukuka aykırı delil" sayılarak reddedilir.

Ancak, kamuya açık alanlarda (sokakta, kafede, alışveriş merkezinde) kişilerin el ele tutuşurken, sarılırken veya aynı eve girip çıkarken fotoğraf ve video çekimi yapılması, Yargıtay'ın belirli şartlar altında (başka türlü ispat imkanı kalmaması durumunda) kabul ettiği yöntemlerdir. Özel dedektif tutulabilir ancak dedektifin çalışmaları sadece kamuya açık alanlarla sınırlı kalmalı ve taciz boyutuna ulaşmamalıdır.

Durum Nafakaya Etkisi Dava Gerekir mi? İspat Yükü Geriye Dönük İade?
Resmi Nikahla Evlenme Kendiliğinden Kesilir Hayır (İcra Dairesine Bildirim Yeterli) Sadece Nüfus Kaydı Evlilik tarihinden sonrakiler istenir
İmam Nikahı / Sevgiliyle Yaşama Mahkeme Kararıyla Kesilir Evet (Nafakanın Kaldırılması Davası) Davacıda (Zorlu Süreç) Dava tarihinden sonrakiler için geçerli
Asgari Ücretle İşe Girme Genellikle İndirilir (Uyarlanır) Evet (Nafaka İndirim Davası) Davacıda (Maaş Bordrosu/SGK) Dava tarihinden sonrakiler için geçerli
Yüksek Maaşla İşe Girme Mahkeme Kararıyla Kesilir Evet (Nafakanın Kaldırılması Davası) Davacıda (Maaş/Banka Kaydı) Dava tarihinden sonrakiler için geçerli

Nafakanın Kaldırılması Davası Hangi Mahkemede Açılır?

Usul kuralları, davanın esası kadar önemlidir. Yanlış mahkemede veya yanlış yetkili yerde açılan davalar, aylar süren yetkisizlik/görevsizlik kararlarıyla zaman kaybetmenize ve boşa nafaka ödemeye devam etmenize neden olur.

Yoksulluk nafakası ile maaş geliri dengesini gösteren hukuki illüstrasyon

Yoksulluk nafakası ile maaş geliri dengesini gösteren hukuki illüstrasyon

Görevli Ve Yetkili Mahkeme Neresidir?

Nafakanın kaldırılması veya indirilmesi davalarında Görevli Mahkeme: Aile Mahkemeleridir. Aile mahkemesinin bulunmadığı küçük ilçelerde ise Asliye Hukuk Mahkemeleri, Aile Mahkemesi sıfatıyla bu davalara bakar.

Yetkili Mahkeme ise: Nafaka alacaklısının (eski eşinizin) yerleşim yeri mahkemesidir. Örneğin siz İstanbul'da yaşıyorsunuz ancak eski eşiniz boşanmadan sonra İzmir'e yerleştiyse, davayı İzmir Aile Mahkemesinde açmanız gerekmektedir. Aksi takdirde karşı taraf yetki itirazında bulunabilir.

Dava Süreci Ve Yargılama Aşamaları Nasıl İlerler?

Bir nafakanın kaldırılması davası ortalama 1 ila 1.5 yıl sürmektedir. Sürecin aşamaları şu şekildedir:

  1. Dilekçeler Aşaması: Davacı dilekçesini sunar, davalı cevap verir. Cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleriyle bu aşama tamamlanır.
  2. Ön İnceleme Duruşması: Mahkeme uyuşmazlık konularını belirler ve taraflara delillerini sunmaları için süre verir.
  3. Tahkikat Aşaması (Araştırma): Bu aşama davanın kalbidir. SGK kayıtları celp edilir, tapu ve araç sorgulamaları yapılır, banka hesap dökümleri istenir. Sosyal ve ekonomik durum (SED) araştırması için emniyete yazı yazılır. Tanıklar mahkeme huzurunda dinlenir.
  4. Sözlü Yargılama ve Karar: Tüm deliller toplandıktan sonra hakim kararını açıklar.
💡İpucu
Dava süresince nafaka ödemeye devam etmek zorundasınız. Ancak davanızı açarken "İhtiyati Tedbir" talep ederek, dava sonuçlanıncaya kadar nafaka ödemelerinin dava dosyasına veya icra veznesine yatırılmasını, karşı tarafa ödenmemesini isteyebilirsiniz. Mahkeme, sunduğunuz delillerin gücüne göre bu talebi kabul edebilir.

Geçmişe Dönük Ödenmiş Nafakaların Geri İstenmesi Mümkün Mü?

Nafaka borçlularının en büyük isyanı şudur: "Eski eşim 3 yıldır sigortalı çalışıyormuş / başka biriyle yaşıyormuş, ben bunu yeni öğrendim ve 3 yıldır boşuna nafaka ödemişim. Paramı geri alabilir miyim?"

Bu sorunun cevabı, nafakanın kaldırılması sebebine göre değişir.

Eğer sebep RESMİ EVLİLİK ise: Evet, geri alabilirsiniz. Çünkü kanuna göre resmi evlilik olduğu an nafaka "kendiliğinden" kalkar. Evlilik tarihinden sonra ödediğiniz her kuruş, karşı taraf için "sebepsiz zenginleşme" oluşturur. Bunları icra takibi ile yasal faiziyle birlikte talep edebilirsiniz.

Eğer sebep İŞE GİRME veya BAŞKASIYLA YAŞAMA ise: Maalesef, geçmişe dönük ödediklerinizi kural olarak geri alamazsınız. Çünkü bu durumlarda nafakanın kalkması mahkeme kararına bağlıdır. Mahkeme kararı, davanın açıldığı tarihten itibaren hüküm ifade eder. Yani siz davayı 2026 yılının Nisan ayında açtıysanız ve mahkeme 2027'de nafakanın kaldırılmasına karar verdiyse, nafaka Nisan 2026 itibarıyla kaldırılmış sayılır. Dava tarihinden önce ödediğiniz aylara ait nafakaları geri isteyemezsiniz. Bu nedenle, durumu fark ettiğiniz an vakit kaybetmeden davayı açmanız hayati önem taşır. Konunun icra boyutuyla ilgili gecikmelerin sonuçlarını nafaka ödememe cezası adlı makalemizde de ele almıştık.

Nafakanın Kaldırılması Talepli Örnek Dava Dilekçesi

Aşağıda, eski eşin sigortalı ve yüksek maaşlı bir işe girmesi, yoksulluk durumunun ortadan kalkması sebebiyle hazırlanmış temel bir dilekçe taslağı bulunmaktadır. Ancak unutulmamalıdır ki her hukuki uyuşmazlık parmak izi gibi benzersizdir ve dilekçeler muhakkak alanında uzman bir avukat tarafından somut olaya göre özelleştirilmelidir.

📋Örnek
İSTANBUL ( ) AİLE MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNE

DAVACI : Ad Soyad (T.C. Kimlik No: ...) ADRES : ...

VEKİLİ : Av. Murat Aydar ADRES : ...

DAVALI : Ad Soyad (T.C. Kimlik No: ...) ADRES : ...

KONU : Davalının işe girerek düzenli ve yeterli gelir elde etmesi ve yoksulluk durumunun ortadan kalkması nedeniyle, İstanbul (...) Aile Mahkemesinin .../.... Esas, .../... Karar sayılı ilamı ile hükmedilen aylık ..... TL yoksulluk nafakasının tamamen KALDIRILMASINA, sayın mahkeme aksi kanaatte ise hakkaniyete uygun şekilde İNDİRİLMESİNE karar verilmesi talebimizdir.

AÇIKLAMALAR :

  1. Müvekkil ile davalı taraf, İstanbul (...) Aile Mahkemesinin .../.... Esas sayılı dosyası ile boşanmışlar ve karar .../.../20.. tarihinde kesinleşmiştir. İlgili kararda, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşeceği gerekçesiyle davalı lehine aylık ..... TL yoksulluk nafakasına hükmedilmiştir.

  2. Ancak, kararın kesinleşmesinden bir süre sonra davalı yanın ekonomik durumunda köklü değişiklikler meydana gelmiştir. Davalı, .... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ünvanlı iş yerinde tam zamanlı ve sigortalı olarak çalışmaya başlamıştır. Öğrendiğimiz kadarıyla aldığı maaş, güncel asgari ücretin oldukça üzerindedir.

  3. Türk Medeni Kanunu m. 176 uyarınca yoksulluk nafakası, tarafın yoksulluğunun ortadan kalkması halinde mahkeme kararıyla kaldırılır. Davalının elde ettiği mevcut gelir, temel yaşam giderlerini karşılamaya fazlasıyla yetmekte olup, "yoksulluk" kavramı kendisi için geçerliliğini yitirmiştir.

  4. Müvekkilin ise yeniden evlenmiş olması, bakmakla yükümlü olduğu çocuklarının bulunması ve mevcut ekonomik koşullar altında bu nafaka yükünü çekmesi kendisini ağır bir ekonomik çıkmaza sokmaktadır.

  5. Celp edilecek SGK kayıtları, banka maaş dökümleri ve yapılacak sosyal ekonomik durum araştırması neticesinde davalının yoksulluk sınırını aştığı açıkça ispatlanacaktır.

HUKUKİ SEBEPLER : TMK m. 176, HMK ve ilgili sair mevzuat.

DELİLLER :

  1. İstanbul (...) Aile Mahkemesi .../... E. .../... K. sayılı boşanma dosyası
  2. Davalının SGK hizmet dökümü ve işyeri kayıtları (Celbi talep olunur)
  3. Davalıya ait banka hesap hareketleri (Celbi talep olunur)
  4. Kolluk vasıtasıyla yapılacak SED araştırması
  5. Tanık beyanları, yemin, bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal delil.

NETİCE VE TALEP : Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle ve re'sen gözetilecek hususlarla;

  • Haklı davamızın KABULÜNE,
  • Davalı lehine ödenmekte olan aylık ..... TL yoksulluk nafakasının dava tarihi itibarıyla KALDIRILMASINA (veya indirilmesine),
  • Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten saygıyla talep ederiz. (Tarih: ../../2026)

Davacı Vekili Av. Murat Aydar (İmza)

Görüldüğü üzere, nafakanın kaldırılması süreci teknik detaylar, sıkı takip ve ispat zorunluluğu barındıran hukuki bir mücadeledir. Eski eşinizin durumundaki değişiklikleri sadece bilmeniz yetmez, bunları mahkemede somut, hukuka uygun ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlamanız gerekir. Davayı açmadan önce mutlaka delillerinizin sağlamlığından emin olmalı ve stratejinizi doğru kurmalısınız.

Sıkça Sorulan Sorular

Hayır, nafaka ödemesini kendi inisiyatifinizle kesemezsiniz. İşe girme durumu nafakanın 'kendiliğinden' kalkacağı sebeplerden değildir. Mutlaka Aile Mahkemesinde nafakanın kaldırılması davası açmanız ve mahkemeden karar almanız gerekmektedir. Aksi takdirde hakkınızda icra takibi başlatılabilir.
Yazar Hakkında
Av. Murat Aydar

Av. Murat Aydar

Boşanma Avukatıİstanbul Barosu - Sicil No: 62459

İstanbul'da aile hukuku alanında müvekkillerime hizmet veriyorum. Özellikle anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı davalarında hukuki destek sağlıyorum.

Tüm Yazılara Dön