Boşanma Davasında Kimler Tanık Olabilir?
Boşanma Hukuku

Boşanma Davasında Kimler Tanık Olabilir?

Av. Murat Aydarİstanbul Boşanma Avukatı
Son güncelleme: 8 Mart 2026
15 dk okuma

Özet

Boşanma davalarında kural olarak tarafların anne, baba, kardeş, ortak çocuk, arkadaş ve komşuları dahil olmak üzere herkes tanık olabilir. Ancak Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca, tarafların yakın akrabaları olan anne, baba, kardeş ve çocukların mahkemede tanıklıktan çekinme hakkı bulunmaktadır. Hakim beyanları değerlendirirken bilginin 'duyuma' değil, doğrudan 'görgüye' dayalı olmasına dikkat eder. Yalan tanıklık yapmak ciddi yaptırımlara tabidir ve davaya ikinci bir tanık listesi sunulması yasaktır.

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması, aldatma, şiddet veya diğer boşanma sebepleriyle açılan davalarda iddiaların ispat edilmesi hayati bir öneme sahiptir. Türk hukuk sisteminde, çekişmeli boşanma süreçlerinde iddiaların ispatı için başvurulan en yaygın ve en güçlü delillerin başında tanık (şahit) beyanları gelir. Kapalı kapılar ardında yaşanan, çoğu zaman yazılı bir belgeye veya kayda dayanmayan evlilik içi uyuşmazlıkların aydınlatılmasında tanıklar, adaletin tecelli etmesinde kilit bir rol oynar. 2026 yılı itibarıyla güncel yargılama pratiklerinde, hakimin kanaat oluşturmasında tanıkların kim olduğu, olayları nasıl öğrendiği ve mahkemedeki duruşları büyük önem taşımaktadır.

Bir boşanma avukatı olarak müvekkillerimden en sık duyduğum soruların başında 'Annem ve babam benim için şahitlik yapabilir mi?', 'Arkadaşımın duydukları mahkemede geçerli olur mu?' veya 'Karşı tarafın yalan söyleyen şahitlerine karşı ne yapabiliriz?' gelmektedir. Bu kapsamlı rehberde, boşanma yargılamasında tanıklık kurumunu, kimlerin tanık olabileceğini, yakın akrabaların tanıklıktan çekinme hakkını ve mahkemenin tanık beyanlarını hangi kriterlere göre değerlendirdiğini tüm ince ayrıntılarıyla ele alacağız.

Boşanma Davalarında Tanıklığın Hukuki Niteliği Nedir?

Hukuk davalarında deliller, kesin deliller ve takdiri deliller olmak üzere ikiye ayrılır. Senet, yemin veya kesinleşmiş mahkeme kararları kesin deliller sınıfına girerken; tanık beyanları, keşif ve bilirkişi raporları takdiri deliller arasındadır. Boşanma davaları, doğası gereği genellikle kapalı kapılar ardında yaşanan özel hayat olaylarına dayandığı için kesin delillerle ispatı oldukça zordur. Eşler arasındaki hakaretler, psikolojik şiddet, cinsel sorunlar veya ekonomik kısıtlamalar çoğu zaman yazılı bir protokolle kayıt altına alınmaz. İşte bu noktada tanık delili devreye girer.

Tanık, uyuşmazlık konusu olaylar hakkında beş duyusuyla edindiği (gördüğü, duyduğu, bizzat şahit olduğu) bilgileri mahkemeye aktaran üçüncü kişidir. Ancak tanıklığın hukuken geçerli olabilmesi için belirli usul kurallarına uygun olarak mahkeme huzurunda yapılması gerekir. Tanıkların duruşmada, hakimin ve taraf avukatlarının huzurunda, yeminli olarak dinlenmesi esastır. Dışarıdan yazılı olarak getirilen, noterde onaylatılmış olsa dahi, bir 'tanık beyan dilekçesi' mahkeme nezdinde geçerli bir tanıklık olarak kabul edilmez.

Özellikle bir çekişmeli boşanma avukatı ile yürütülen süreçlerde, tanıkların doğru seçilmesi davanın seyrini tamamen değiştirebilir. Yanlış seçilmiş, olaylara bizzat şahit olmamış veya mahkeme heyecanıyla çelişkili ifadeler veren bir tanık, haklı olduğunuz bir davada iddialarınızı zayıflatabilir. Bu nedenle tanık listesi hazırlanırken stratejik ve hukuki bir değerlendirme yapılması zorunludur.

Boşanma Davasında Kimler Tanık Olarak Dinlenebilir?

Genel kural olarak, akıl sağlığı yerinde olan, ifade verme yeteneğine sahip herkes boşanma davalarında tanık olarak dinlenebilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK), tanıklık yapacak kişiler için yaş, cinsiyet veya akrabalık bağı gibi bir kısıtlama getirmemiştir. Ancak uygulamada, kişinin taraflarla olan yakınlık derecesi, beyanının objektifliği açısından hakim tarafından dikkatle değerlendirilir. Toplumda yaygın olarak inanılan 'Birinci derece akrabalar şahit olamaz' algısı tamamen yanlıştır.

Boşanma davasında kimler tanık olabilir ve tanıklıktan çekinme hakkına sahip akrabalar infografiği

Boşanma davasında kimler tanık olabilir ve tanıklıktan çekinme hakkına sahip akrabalar infografiği

Aile Bireylerinin Tanıklığı Mümkün mü?

Aile mahkemelerinde görülen davaların merkezinde aile içi ilişkiler yer aldığı için, bu uyuşmazlıklara en yakından tanık olan kişiler de doğal olarak aile bireyleridir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, sırf akraba oldukları gerekçesiyle anne, baba veya kardeşlerin tanıklığının reddedilmesi veya beyanlarına itibar edilmemesi hukuka aykırıdır.

Anne ve Babanın Boşanma Davasında Tanıklık Yapması

Anne ve baba, çocuklarının evlilik süreçlerine, yaşadıkları sıkıntılara ve kriz anlarına en çok şahit olan kişilerdir. Kendi evladının boşanma davasında anne ve babanın tanık olarak dinlenmesinde hiçbir hukuki engel yoktur. Örneğin, damadının kızına fiziksel şiddet uyguladığına kendi gözleriyle şahit olan bir babanın mahkemedeki beyanı son derece güçlü bir delildir.

Bununla birlikte, mahkeme hakimi anne ve babanın beyanlarını değerlendirirken 'doğal taraf' olabileceklerini göz önünde bulundurur. Sadece kendi çocuğunu haklı çıkarmak amacıyla, görgüye dayanmayan, abartılı veya somut bir olaya işaret etmeyen soyut suçlamalar hakimin kanaatini oluşturmaya yetmez. Önemli olan, anne ve babanın bizzat ne duyduğu, tartışma anında orada olup olmadığı, eve gittiklerinde eşyaların kırık dökük olduğunu görüp görmedikleri gibi somut olgulara dayalı ifadeler vermeleridir.

Kardeşlerin Boşanma Davasında Dinlenmesi

Kardeşler de tıpkı anne ve baba gibi davalarda sıklıkla tanık olarak gösterilir. Özellikle eşlerin aynı apartmanda veya yakın mesafelerde oturduğu, ev ziyaretlerinin sık yapıldığı durumlarda kardeşlerin evlilik birliği içindeki sorunlara birinci elden şahit olması kuvvetle muhtemeldir. Kardeşin verdiği ifadeler, diğer somut delillerle (örneğin hastane raporu, polis tutanağı veya mesajlaşma kayıtları) desteklendiğinde davanın kazanılmasında belirleyici olur.

Ortak Çocukların Tanık Olarak Dinlenmesi

Eşlerin ortak çocuklarının mahkemede anne veya babası aleyhine/lehine tanıklık yapması hukuken mümkündür. İdrak yaşına gelmiş (genellikle 8 yaş ve üzeri kabul edilir) çocukların, ev içindeki tartışmalara, şiddete veya hakaretlere bizzat şahit olmaları nedeniyle beyanları büyük önem taşır. Ancak pedagoglar ve hukukçular, çocukların mahkeme salonu atmosferine sokulmasının ve iki ebeveyni arasında bir seçim yapmaya zorlanmasının ciddi psikolojik travmalara yol açabileceği konusunda hemfikirdir.

Bu nedenle, ortak çocuklar tanık olarak dinlenecekse, bu genellikle duruşma salonunda değil, adliyelerde bulunan özel 'Adli Görüşme Odalarında (AGO)' uzman pedagoglar eşliğinde, onların psikolojilerini koruyacak şekilde gerçekleştirilir. Hakimler, ortak çocukların tanıklığına ancak diğer delillerin yetersiz kaldığı ve gerçeğin aydınlatılması için elzem olduğu durumlarda, çocuğun üstün yararını gözeterek başvurmayı tercih ederler.

Akraba Olmayan Kişilerin Tanıklığı

Akrabalık bağı bulunmayan üçüncü kişilerin tanıklığı, objektif kabul edilme ihtimalleri daha yüksek olduğu için mahkemeler nezdinde ayrı bir öneme sahiptir. Tarafsız bir gözlemcinin beyanları, iddiaların doğruluğunu teyit etmede oldukça etkilidir.

Arkadaşların ve Komşuların Beyanları

Evlilik sürecindeki tarafların ortak arkadaşları veya komşuları, yaşanan kavgalara, seslere veya sosyal ortamlardaki küçük düşürücü davranışlara şahit olabilirler. Örneğin, bir apartman komşusunun gece yarısı üst kattan gelen bağrışma ve eşya kırılma seslerini duyması, tarafların bir çekişmeli boşanma davası dosyasında iddia ettiği 'şiddetli geçimsizlik ve şiddet' olgusunu ispatlayan tarafsız bir delildir.

Ev Çalışanları ve Bakıcıların Tanıklığı

Evin içinde sürekli bulunan çocuk bakıcıları, temizlik görevlileri veya şoförler, eşler arasındaki ilişkinin mahremiyetine en çok nüfuz eden kişilerdir. Eşler arasındaki gizli kalmış hakaretlere, ilgisizliğe veya eve geç gelme alışkanlıklarına şahit olan ev çalışanlarının ifadeleri, davanın aydınlatılmasında çoğu zaman kritik bir boşluğu doldurur.

Boşanma Davasında Tanıklıktan Çekinme Hakkı Nedir?

Boşanma davalarında kimlerin şahit olabileceğini tartışırken, üzerinde en çok durulması gereken konulardan biri de kanunun bazı kişilere tanıdığı 'tanıklıktan çekinme hakkı'dır. Türk hukuk sistemi, aile bağlarının kutsallığına ve kan bağı olan kişilerin birbirleri aleyhine ifade vermeye zorlanmasının yaratacağı vicdani yüke büyük önem verir. Bu nedenle, belirli derecedeki akrabalara, mahkemeye gelip 'Ben bu davada şahitlik yapmak, ifade vermek istemiyorum' deme özgürlüğü tanınmıştır.

⚖️Yasal Düzenleme

Kimler Tanıklıktan Çekinme Hakkına Sahiptir?

Yukarıdaki kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, davanın taraflarından birinin annesi, babası, kardeşi, çocuğu, dedesi, ninesi, amcası, dayısı, halası veya teyzesi mahkemeye çağrıldıklarında tanıklık yapmayı reddedebilirler. Ayrıca, eşin akrabaları (kayın hısımları) için de bu hak geçerlidir.

Önemli bir detay şudur: Tanıklıktan çekinme hakkı, kişiye mahkemeye gitmeme hakkı vermez. Mahkeme tarafından çağrılan bir anne veya baba, duruşma günü mahkeme salonunda hazır bulunmak zorundadır. Hakim kimlik tespitini yaptıktan sonra kişiye kanunen tanıklıktan çekinme hakkı olduğunu hatırlatır. Eğer kişi 'Ben evladımın davasında onun aleyhine veya lehine konuşmak, taraf olmak istemiyorum, çekinme hakkımı kullanıyorum' derse, hakim bu kişiye hiçbir soru soramaz ve onu zorla dinleyemez.

⚠️Dikkat
Eğer tanık, kendisine hatırlatılmasına rağmen tanıklıktan çekinme hakkını kullanmaz ve ifade vermeyi kabul ederse, artık gerçeği olduğu gibi anlatmak ve sorulara doğru cevap vermek zorundadır. Yemin ettirilir ve yalan beyanda bulunması halinde yalan tanıklık suçundan işlem görebilir.

Sır Saklama Yükümlülüğü Kapsamında Tanıklıktan Çekinme

Kişisel ilişkilerin yanı sıra, meslekleri gereği sır saklama yükümlülüğü olan kişiler de tanıklıktan çekinebilirler. HMK Madde 249 uyarınca; avukatlar, doktorlar, psikologlar, mali müşavirler ve din adamları, mesleklerini icra ederken öğrendikleri sırlar hakkında tanıklık yapmaktan kaçınabilirler. Örneğin, evlilik terapistine giden bir çiftin boşanma davasında, terapist mahkemeye çağrıldığında mesleki sır saklama yükümlülüğünü öne sürerek şahitlik yapmayı reddedebilir. Ancak sırrın sahibi olan kişi (veya kişiler) sırrın açıklanmasına açıkça izin verirse, bu kişiler tanıklık yapabilirler (avukatlar hariç; avukatlar müvekkil izin verse dahi kendi takdirleriyle tanıklıktan çekinebilirler).

Tanık Bildirme Süreci ve Usul Kuralları Nelerdir?

Boşanma davalarında tanıkların kim olduğu kadar, bu kişilerin mahkemeye ne zaman ve nasıl bildirildiği de davanın usul hukuku açısından kaderini belirler. Türk hukukunda 'sıkı şekil şartları' geçerlidir; süresi içinde usulüne uygun bildirilmeyen bir tanık, dünyanın en önemli olayına şahit olmuş olsa bile hakim tarafından dinlenemez.

Tanık Listesi Ne Zaman ve Nasıl Sunulur?

Boşanma davalarında dilekçeler aşaması (dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap) tamamlandıktan sonra mahkeme bir ön inceleme duruşması yapar. Bu duruşmada tarafların üzerinde anlaştığı ve anlaşamadığı hususlar tespit edilir. Ön inceleme duruşmasının sonunda veya bu duruşmadan sonra hakimin belirleyeceği iki haftalık kesin süre içinde tarafların delillerini ve tanık listelerini mahkemeye sunmaları istenir.

Tanık listesi sunulurken şu bilgilerin dilekçede açıkça yer alması zorunludur:

  • Tanığın adı, soyadı ve T.C. Kimlik Numarası.
  • Tanığın mahkeme tebligatını alabileceği açık ve güncel adresi.
  • En önemlisi: Tanığın hangi konu (vakıa) hakkında dinletileceğinin kısa açıklaması (Örn: "Tanık Ahmet Yılmaz, davalının müvekkilime uyguladığı fiziksel şiddet ve alkol bağımlılığı konularında dinletilecektir").
ℹ️Bilgi
Eğer tanığın adresi yanlış bildirilmişse ve tebligat yapılamıyorsa, mahkeme adresin düzeltilmesi için taraf avukatına kesin bir süre verir. Bu süre içinde adres düzeltilmez veya yeni adres bildirilmezse, mahkeme o tanığın dinlenmesinden vazgeçilmiş sayar.

İkinci Tanık Listesi Yasağı Nedir?

HMK Madde 240/2 hükmü son derece katıdır: İkinci bir tanık listesi verilemez. Bir taraf, süresi içinde mahkemeye 3 kişilik bir tanık listesi sunmuşsa, daha sonra "Dört ay geçti, ben davaya 2 yeni tanık daha eklemek istiyorum, olayları çok iyi biliyorlar" diyerek yeni bir liste sunamaz. Karşı tarafın açık rızası (muvafakati) olmadığı sürece ikinci listedeki kişiler kesinlikle dinlenmez. (Uygulamada boşanma davalarında karşı tarafın rıza göstermesi neredeyse imkansızdır).

Bu nedenle, tanık listesi hazırlanırken bütün potansiyel isimlerin en baştan dikkatlice belirlenmesi ve tek bir liste halinde süresi içinde mahkemeye sunulması telafisi imkansız zararları önler.

Tanıkların Duruşmaya Çağrılması ve Zorla Getirme Kararı

Tanıklar, mahkeme tarafından resmi bir tebligat (davetiye) ile duruşmaya çağrılırlar. Tebligatta duruşmanın günü, saati, yeri ve tanıklık yapılacağı belirtilir. Kanunen tanıklık yapmak kamusal bir görevdir. Usulüne uygun olarak çağrılan bir tanık mazeretsiz olarak duruşmaya gelmezse, hakim o kişi hakkında zorla getirme kararı (ihzar müzekkeresi) çıkarabilir. Bu durumda tanık, bir sonraki duruşmaya polis veya jandarma eşliğinde getirilir ve gelmemesinden kaynaklanan yargılama giderleri kendisine yükletilebilir.

Eğer tanık, davanın görüldüğü şehirden başka bir ilde veya ilçede ikamet ediyorsa, o kişinin dinlenmesi için oturduğu yerdeki Aile Mahkemesine 'talimat' yazılır. Tanık, kendi şehrindeki adliyeye giderek orada talimat hakimi huzurunda veya SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) aracılığıyla canlı bağlantı ile ifade verir.

Hakimin Tanık Beyanlarını Değerlendirme Kriterleri

Mahkemede dinlenen her tanığın beyanı aynı etkiyi yaratmaz. Hakimler, yılların verdiği tecrübeyle şahitlerin anlattıklarını belirli hukuki ve mantıksal süzgeçlerden geçirerek hükme esas alıp almayacaklarına karar verirler.

Görgüye Dayalı Bilgi ile Duyuma Dayalı Bilgi Farkı

Bir boşanma davasında tanık ifadesinin gücünü belirleyen en önemli faktör bilginin kaynağıdır.

Özellik Görgüye Dayalı (Doğrudan) Tanık Duyuma Dayalı (Dolaylı/Aktarım) Tanık
Bilgiyi Edinme Şekli Olay anında oradadır, bizzat gözleriyle görmüş veya kulaklarıyla duymuştur. Olayı bizzat görmemiş, davanın taraflarından birinin kendisine anlatmasıyla öğrenmiştir.
Örnek İfade "Akşam evlerine yemeğe gittiğimde, davalı kocanın eşinin yüzüne tokat attığını bizzat gördüm." "Davacı kadın bana ertesi gün anlattı, kocası akşam ona tokat atmış, ben görmedim ama o öyle söyledi."
Hukuki Değeri Yüksek. İspat gücüne sahiptir, hakimin kanaatini doğrudan etkiler. Düşük/Yok. Yargıtay kararlarına göre sadece tarafın anlatımını aktaran duyum beyanları hükme esas alınamaz.

Mahkemede sıkça karşılaştığımız bir durum, şahitlerin "Ben çok iyi biliyorum, komşuları da biliyor, herkese anlatıyordu" şeklinde konuşmasıdır. Hakim bu noktada araya girip şu can alıcı soruyu sorar: "Siz bu olayı bizzat gördünüz mü?" Eğer cevap hayır ise, o ifadenin delil niteliği büyük ölçüde ortadan kalkar.

Çelişkili Tanık Beyanlarında Hakimin Takdir Yetkisi

Davacı ve davalı tarafın gösterdiği tanıklar mahkemede birbirine tamamen zıt hikayeler anlatabilir. Davacının tanığı "Evde her gün şiddet vardı, adam çok içiyordu" derken, davalının tanığı "Çok mutlu bir yuvaları vardı, adam melek gibiydi, kadın sürekli evi terk ediyordu" diyebilir. Bu çelişki durumunda hakim, tanıkların olayları bilme derecesini, taraflarla olan yakınlığını, anlattıklarının mantık kurallarına uyup uymadığını ve dosyadaki diğer delillerle (fotoğraf, mesaj, rapor) örtüşüp örtüşmediğini inceleyerek hangi tanığa itibar edeceğini gerekçeli kararında açıklar.

Taraflı (Yönlendirilmiş) Tanık İfadelerinin Tespiti

Özellikle yakın akraba tanıklıklarında, tarafların şahitlerini duruşmadan önce "ezberleterek" mahkemeye getirdiği durumlarla karşılaşılır. Deneyimli bir Aile Mahkemesi hakimi, ezberletilmiş, aşırı detaylı ama yapay duran, sadece bir tarafı yüceltip diğerini şeytanlaştıran mekanik ifadeleri kolayca fark eder. Avukatların duruşma sırasında sorduğu çapraz sorularla, ezberletilmiş ifadelerin dışına çıkıldığında tanığın bocaladığı anlar, o tanığın güvenilirliğini zedeler.

Farklı Boşanma Sebeplerine Göre Tanık İfadelerinin Önemi

Tanık beyanlarının içeriği, açılan boşanma davasının hukuki sebebine göre şekillenmelidir. Genel boşanma sebebi ile özel boşanma sebeplerinde şahitlerin aydınlatması gereken olgular birbirinden farklıdır.

Boşanma davalarında görgüye dayalı tanıklık ve duyuma dayalı tanıklık kavramlarını anlatan görsel

Boşanma davalarında görgüye dayalı tanıklık ve duyuma dayalı tanıklık kavramlarını anlatan görsel

Zina (Aldatma) Sebebiyle Boşanma Davasında Tanık Delili

Zina, ispatı en zor mutlak boşanma sebeplerinden biridir. Bir zina davasında, boşanmada aldatma delilleri olarak fotoğraflar, otel kayıtları, mesajlar sunulabilir; ancak bunlar tanık beyanlarıyla desteklendiğinde güçlü bir dosya haline gelir. Aldatmaya dair tanık ifadeleri şu şekilde olabilir:

  • Eşi başka bir şahısla sarmaş dolaş, el ele yürürken veya romantik bir yemekteyken gören tanığın beyanı.
  • Eşin sevgilisiyle telefonda yaptığı cinsel içerikli konuşmaları veya onu sevdiğini söylediğini kulaklarıyla duyan tanığın beyanı.
  • Aldatan eşin, üçüncü bir kişiyi eve aldığını, gece evde beraber kaldıklarını gören komşunun beyanı.
Sadece "Aldattığını duydum, herkes öyle söylüyor" demek zina olgusunu ispatlamaya yetmez.

Şiddetli Geçimsizlik (Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması) Davalarında Tanıklık

Türk Medeni Kanunu Madde 166'da düzenlenen ve en çok açılan dava türü olan evlilik birliğinin temelinden sarsılması davalarında, tanıklardan beklenen; eşler arasında artık ortak hayatı sürdürmelerinin beklenemeyeceği dereceye varan tartışmaları, hakaretleri, fiziksel veya ekonomik şiddeti somutlaştırmalarıdır. Tanığın, "Eşine sürekli geri zekalı diyordu, ailesini istemiyordu, yemeği hep çöpe atıyordu, maaşına el koyuyordu" gibi somut olaylar anlatması beklenir.

Terk Sebebiyle Boşanma Davalarında Tanık Beyanları

Terk sebebiyle açılan davalarda tanık, terk eden eşin evden ayrılış şeklini, eşyalarını toplayıp toplamadığını, kapı kilidinin değiştirilip değiştirilmediğini ispatlamak için kullanılır. Örneğin, "Davalı kadın, kocasının işe gitmesini bekledi, sonra nakliye aracı çağırıp evin bütün eşyalarını alarak annesinin evine taşındı, ben taşınma sürecine bizzat yardım ettim/gördüm" şeklindeki bir tanık ifadesi, terkin haklı veya haksız oluşunu belirlemede kritiktir.

Yalan Tanıklık Yapmanın Hukuki ve Cezai Yaptırımları Nelerdir?

Mahkemede tanık sıfatıyla dinlenmek ciddi bir kamusal sorumluluktur. Duruşma başında hakimin tanığa ettirdiği yemin prosedürel bir detay değil, hukuki ve cezai bağlayıcılığı olan bir taahhüttür. Birini haklı çıkarmak, mal kaçırmak veya nafaka ödememek amacıyla mahkemede kasıtlı olarak gerçeğe aykırı beyanda bulunmak Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında 'Yalan Tanıklık Suçu'nu oluşturur.

⚠️Dikkat
Yalan tanıklık yapan kişi, karşı tarafın avukatı veya tarafın kendisi tarafından Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet edilebilir. Yalan söylendiğinin otel kayıtları, HTS baz istasyonu kayıtları, güvenlik kameraları veya banka dekontları gibi kesin delillerle ortaya çıkarılması halinde, yalancı şahitlik yapan kişi hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle ceza davası açılır.

Tanıklık Ücreti ve Gider Avansı Nasıl Hesaplanır?

Tanıkların mahkemeye gelmesi onlara bir zaman ve iş gücü kaybı yaşatır. Kanun koyucu bu durumu dengelemek amacıyla tanıklara bir ücret ödenmesini öngörmüştür. Davacı veya davalı taraf, tanık listesini sunarken mahkemenin veznesine her bir tanık için belirlenen 'Tanıklık Ücreti ve Tebligat Gideri'ni avans olarak yatırmak zorundadır. Adalet Bakanlığı tarafından her yıl güncellenen tarifeye göre bu ücret, tanığın yol masrafları, yemek giderleri ve kaybettiği zaman gözetilerek hakim tarafından takdir edilir. Tanık duruşmaya geldiğinde ve ifadesini tamamladığında, vezneden bu ücreti talep etme hakkına sahiptir.

Tanık Bildirimine İlişkin Örnek Dilekçe Taslağı

Boşanma davalarında tanıkların usulüne uygun bildirilmesinin önemini yukarıda detaylıca açıkladık. Aşağıda, uygulamada bir tanık listesinin mahkemeye nasıl sunulması gerektiğine dair hukuki geçerliliği olan bir taslak sunuyorum.

📋Örnek

Örnek Dilekçe: Boşanma Davasında Tanık Listesi Sunum Dilekçesi


T.C.
İSTANBUL ( ). AİLE MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNE

DOSYA NO: 2026/.... Esas

DAVACI: [Ad Soyad, T.C. Kimlik No]
VEKİLİ: Av. Murat Aydar
DAVALI: [Ad Soyad, T.C. Kimlik No]

KONU: Ara karar gereği tanık listemizin sunulmasından ibarettir.

AÇIKLAMALAR:
Mahkemenizin .../.../2026 tarihli ön inceleme duruşmasında tarafımıza delillerimizi ve tanıklarımızı bildirmek üzere verilen kesin süre içerisinde tanık listemizi sayın mahkemenize sunuyoruz.

TANIKLARIMIZ:

1- [Tanığın Adı Soyadı] (T.C. No: ...................)
Adres: [Açık Tebligat Adresi]
Tanıklık Yapacaktı Konular: Davalının müvekkilime uyguladığı psikolojik şiddet, evlilik birliğinin ekonomik yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi ve davalının gece geç saatlerde eve alkollü gelmesi hususlarında görgüye dayalı beyanlarda bulunacaktır.

2- [Tanığın Adı Soyadı] (T.C. No: ...................)
Adres: [Açık Tebligat Adresi]
Tanıklık Yapacaktı Konular: Tarafların ortak çocuklarının bakımının davalı tarafından ihmal edilmesi, davalının müvekkilimin ailesine karşı sarf ettiği hakaret içerikli sözler hakkında dinletilecektir.

TALEP VE SONUÇ:
Yukarıda isim, adres ve dinletilecekleri konuları belirtilen tanıklarımız için gerekli tebligat ve tanıklık ücreti mahkemeniz veznesine yatırılmıştır. Bildirdiğimiz tanıklara usulüne uygun meşruhatlı davetiye çıkarılarak belirlenecek duruşma gününde dinlenmelerine karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederim.

Davacı Vekili
Av. Murat Aydar
(İmza)

Boşanma davalarında adaletin sağlanması, haklılığın ispatlanması ve yeni bir hayata sağlıklı adımlarla başlanabilmesi için delillerin toplanması aşaması profesyonelce yönetilmelidir. Tanıklık müessesesi, usul kurallarına bağlı, stratejik olarak kurgulanması gereken bir alandır. Yanlış tanık seçimi, süresinde yapılmayan bildirimler veya beyanlardaki çelişkiler davanın aleyhinize sonuçlanmasına neden olabilir. Bu nedenle hukuki sürecinizi deneyimli bir avukat eşliğinde yürütmeniz, hak kayıplarını engelleyecek en önemli güvencedir.

Sıkça Sorulan Sorular

Evet, anne ve baba kendi çocuklarının boşanma davasında şahit olabilirler. Sırf birinci derece akraba olmaları şahitlik yapmalarına engel değildir. Ancak hakim beyanlarını değerlendirirken bilginin bizzat görgüye dayalı olmasına dikkat eder.
Yazar Hakkında
Av. Murat Aydar

Av. Murat Aydar

Boşanma Avukatıİstanbul Barosu - Sicil No: 62459

İstanbul'da aile hukuku alanında müvekkillerime hizmet veriyorum. Özellikle anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı davalarında hukuki destek sağlıyorum.

Tüm Yazılara Dön