Özet
Boşanma davalarında velayet kararı verilirken mahkeme, çocuğun üstün yararını tespit etmek için Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü uzmanlarından SİR (Sosyal İnceleme Raporu) talep eder. Uzmanlar çocuklara doğrudan "Kimde kalmak istersin?" diye sormak yerine, yaş gruplarına göre dolaylı sorular, oyun terapileri ve resim analizleri ile çocuğun ebeveynleriyle olan bağını ölçer. Çocuğu görüşmeye ezberleterek sokmak, ebeveyne yabancılaşma sendromu olarak değerlendirilir ve velayet kaybına yol açabilir. Rapor hakimi bağlayıcı olmasa da kararda çok etkilidir ve rapora süresi içinde itiraz edilmelidir.
Boşanma süreci, yetişkinler için başlı başına zorlu bir hukuki ve duygusal mücadeleyken, işin içine çocukların velayeti girdiğinde süreç çok daha hassas bir boyuta taşınır. Aile Mahkemesi hakimleri, hukuki normları değerlendirirken aynı zamanda çocuğun psikolojik, fiziksel ve zihinsel gelişimini en iyi şekilde destekleyecek ortamı tespit etmek zorundadır. İşte bu noktada hakimin en büyük yardımcısı, halk arasında "pedagog raporu" olarak bilinen Sosyal İnceleme Raporu (SİR) devreye girer.
2026 yılı güncel yargı pratiklerinde, mahkemelerin Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü (ADM) bünyesindeki uzmanlardan (pedagog, psikolog ve sosyal çalışmacı) talep ettiği bu raporlar, velayet kararlarının belkemiğini oluşturur. Ebeveynlerin en çok endişe duyduğu ve uykularını kaçıran konu ise şudur: "Acaba pedagog çocuğuma ne soracak? Çocuğum yanlış bir şey söyler mi? Karşı taraf çocuğu doldurmuş mudur?"
Bu kapsamlı rehberde, bir boşanma avukatı olarak mesleki tecrübelerim ışığında, SİR raporu sürecinin tüm perde arkasını, pedagogların yaş gruplarına göre kullandığı gizli mülakat tekniklerini, ev incelemelerinde nelere dikkat edildiğini ve yapılan hayati hataları tüm şeffaflığıyla ele alacağız.
Sosyal İnceleme Raporu SİR Nedir ve Niçin İstenir?
Sosyal İnceleme Raporu (SİR), çekişmeli boşanma davalarında tarafların velayet konusunda anlaşmazlığa düşmesi halinde, çocuğun üstün yararının tespiti amacıyla hazırlanan resmi bir uzman raporudur. Mahkeme hakimi tıp, psikoloji ve pedagoji uzmanı olmadığı için, çocuğun kimin yanında daha sağlıklı büyüyeceğini belirlemek adına dosyayı adliye bünyesindeki uzmanlara sevk eder.
Uzman heyeti genellikle bir pedagog, bir psikolog ve bir sosyal çalışmacıdan oluşur. Bu uzmanların temel amacı taraf tutmak değil, tamamen çocuğun menfaatlerini korumaktır. SİR raporu sadece adliyedeki bir odada sorulan iki üç sorudan ibaret değildir; tarafların sosyo-ekonomik durumları, yaşadıkları evlerin fiziki şartları, çocukla ebeveyn arasındaki duygusal bağ ve ebeveynlerin çocuğun ihtiyaçlarını karşılama kapasitesi bir bütün olarak değerlendirilir.
Bir velayet avukatı ile süreci yürüttüğünüzde, avukatınız size bu sürecin sadece bir "soru-cevap" mülakatı olmadığını, baştan sona bir gözlem süreci olduğunu anlatacaktır. Uzman, sizin bekleme salonundaki tavırlarınızdan, çocuğun size sarılma şekline kadar her detayı not alır.
Pedagog Görüşmelerinde Kullanılan Temel İlkeler Nelerdir?
Pedagoglar, emniyet amiri veya sorgu hakimi değildir. Çocuklarla iletişim kurarken son derece yumuşak, dolaylı ve oyun tabanlı teknikler kullanırlar. Görüşmenin temel amacı çocuğun üzerinde baskı kurmadan doğal düşüncelerini ve bilinçaltını ortaya çıkarmaktır.

Yaş gruplarına göre velayet davasında pedagogların mülakat ve soru teknikleri infografiği
Uzmanlar çocukla görüşürken şu temel ilkelere dikkat ederler:
- Tarafsızlık: Uzman, anne veya babanın sunduğu dilekçelerdeki iddiaların etkisi altında kalmadan, doğrudan çocukla olan etkileşime odaklanır.
- Gelişimsel Uygunluk: 4 yaşındaki bir çocuğa sorulan sorular ile 14 yaşındaki bir ergenle yapılan mülakat teknikleri tamamen farklıdır.
- Yönlendirmeme (Non-Directive Approach): Uzmanlar kesinlikle "Baban sana bağırıyor mu?" gibi evet/hayır cevabı gerektiren yönlendirici sorular sormaz. Bunun yerine "Baban sinirlendiğinde evde neler olur?" gibi açık uçlu soruları tercih ederler.
Yaş Gruplarına Göre Pedagog Çocuğa Hangi Soruları Yöneltir?
Boşanma davalarındaki en büyük yanılgı, uzmanların çocuğa her yaşta "Anneni mi daha çok seviyorsun, babanı mı? Kiminle kalmak istiyorsun?" diye sorduğu efsanesidir. İşin aslı böyle değildir. Yaş gruplarına göre çocuğun velayeti yaş kriterleri doğrultusunda pedagogların soru teknikleri dramatik şekilde değişir.
Okul Öncesi Dönem (0-6 Yaş Grubu) İçin Neler Sorulur?
Bu yaş grubundaki çocuklar, özellikle 0-3 yaş arası, soyut kavramları anlayamazlar. Kendilerini ifade etme yetenekleri sınırlıdır. Bu nedenle pedagoglar doğrudan soru sormak yerine "Oyun Terapisi" ve "Serbest Resim Çizimi" tekniklerini kullanır.
3-6 yaş arası çocuklara yöneltilen bazı dolaylı sorular şunlardır:
- "Sabahları uyandığında sana kahvaltını kim hazırlar?"
- "Parka gitmek istediğinde kiminle gidiyorsun, orada neler oynuyorsunuz?"
- "Gece korkarak uyandığında yanına ilk kim gelir? Seni nasıl sakinleştirir?"
- "Evde en çok hangi odada oynamayı seviyorsun? Orada kimler oluyor?"
- "Elin kanadığında veya düştüğünde kime koşarsın?"
Burada uzman, doğrudan sevgi ölçümü yapmaz. Temel bakım veren (primary caregiver) kişinin kim olduğunu, çocuğun güvenli bağlanma (secure attachment) geliştirip geliştirmediğini tespit etmeye çalışır. Geliri olmayan annenin velayet durumu tartışılırken, işte bu 0-6 yaş grubundaki şefkat ve bakım ihtiyacı her zaman maddi imkanların önünde tutulur.
İlkokul ve Ortaokul Çağı (7-12 Yaş Grubu) İle Nasıl Konuşulur?
Bu yaş grubu, olayların farkında olan, çevreyi gözlemleyebilen ancak henüz "İdrak Çağı"nın tam olgunluğuna erişmemiş çocuklardan oluşur. Anne ve babanın çatışmalarından en çok etkilenen, travma yaşamaya en müsait olan yaş aralığıdır. Pedagoglar bu gruptaki çocukların manipulasyona çok açık olduğunu bildikleri için soruları dikkatle seçerler.
Sorulabilecek tipik sorular:
- "Okuldan eve geldiğinde günün nasıl geçiyor, bana biraz anlatır mısın?"
- "Ödevlerini yaparken zorlandığında kimden yardım istersin?"
- "Hafta sonları annenle / babanla neler yaparsınız?"
- "Evde büyük bir tartışma olduğunda sen o an ne hissediyorsun, ne yapıyorsun?"
- "Diyelim ki elinde sihirli bir değnek var ve evinizdeki 3 şeyi değiştirebilirsin. Neleri değiştirirdin?"
Ergenlik Dönemi ve İdrak Çağı (12 Yaş ve Üzeri) Görüşmeleri
Yargıtay içtihatları ve uluslararası sözleşmelere göre, kural olarak 8 yaş ve üzeri (özellikle 12 yaş ve üstü) çocuklar "İdrak Çağı"nda kabul edilir. Bu yaştaki çocukların kendi gelecekleri hakkında görüş bildirme hakları vardır ve eğer olağanüstü bir sakınca yoksa, çocuğun beyanı velayet kararında belirleyici olur.
Bu yaş grubuna pedagoglar çok daha net ve doğrudan sorular sorabilir:
- "Annen ve baban ayrılma sürecinde. Sen bu süreci nasıl değerlendiriyorsun?"
- "Eğitimine, arkadaşlarına ve sosyal çevrene baktığında, yaşamını kimin yanında sürdürmek senin için daha rahat ve sağlıklı olur?"
- "Kimin yanında yaşamak istediğine dair bir kararın var mı? Neden bu şekilde düşünüyorsun?"
Eğer 15 yaşındaki bir çocuk "Ben babamla yaşamak istiyorum çünkü annem okul hayatımı çok kısıtlıyor, babamla daha iyi anlaşıyorum" derse, babanın yanında kalmasının çocuğun ahlaki veya fiziksel gelişimine ağır bir zararı (madde bağımlılığı, şiddet vb.) ispatlanmadığı sürece velayet babaya verilir.
Pedagog Çocuğun Psikolojisini Gizlice Nasıl Analiz Eder?
Uzmanlar çocukların sözlerinden çok beden dillerine, mimiklerine ve bilinçdışı tepkilerine odaklanır. Çocuğun görüşme odasına girerken annesinin elini nasıl bıraktığı, babasıyla göz teması kurup kurmadığı, odaya girdiğinde ne kadar sürede rahatladığı (buz kırma süreci) çok değerli verilerdir.
Resim Çizdirme ve Oyun Terapisi ile Gizli Analiz
Özellikle 4-9 yaş arasındaki çocuklara sıklıkla "Bir aile resmi çizer misin?" denir. Bu, psikolojide "Kinetik Aile Çizimi Testi" olarak bilinir. Çocukların çizimleri, onların iç dünyalarının en net aynasıdır.
- Çocuk kendini kimin yanına çiziyor?
- Aile üyelerinin boyutları nasıl? (Çok büyük çizilen ve elleri kocaman çizilen bir baba, şiddet veya otorite figürünü temsil edebilir).
- Aileden biri sayfadan dışlanmış mı veya çok uzağa mı çizilmiş? (Evden ayrılan veya çocuğu ihmal eden ebeveyn genelde çok küçük veya kağıdın en uç köşesine çizilir).
- Oyun odasındaki oyuncak bebeklerle nasıl oynuyor? Arabaları birbirine mi çarpıştırıyor, yoksa evcilik oynarken anne bebeği sürekli ağlatıyor mu?
Ebeveyne Yabancılaşma Sendromu (PAS) Nasıl Tespit Edilir?
2026 yılı itibarıyla Aile Mahkemelerinde pedagogların en çok dikkat ettiği ve affetmediği konu Ebeveyne Yabancılaşma Sendromu'dur (Parental Alienation Syndrome). Bu sendrom, velayeti elinde bulunduran veya çocukla daha çok vakit geçiren ebeveynin, çocuğu diğer ebeveyne karşı sistematik olarak doldurması, kötülemesi ve onu adeta bir silah olarak kullanması durumudur.
Uzmanlar çocuğun ezberletilmiş cümleler kurduğunu anında anlar. Örneğin, 6 yaşındaki bir çocuğun ağzından şu cümleler dökülüyorsa uzman hemen şüphelenir:
- "Babam nafakasını ödemiyor, o sorumsuz bir adam." (6 yaşındaki çocuk "nafaka" veya "sorumsuz" kelimesini bilemez).
- "Annem bizi terk edip başka bir hayata gitti, o bize ihanet etti." (Yetişkin söylemi).
Pedagog durumu test etmek için şu soruyu sorar: "Babanın/Annenin kötü biri olduğunu söyledin. Peki sana yaptığı kötü bir şeyi anlatır mısın? Ne oldu da böyle düşündün?"
Eğer çocuk somut bir anı anlatamıyor ve "Annem öyle söyledi, o yüzden o kötü biri" diyorsa veya mekanik bir şekilde aynı cümleyi tekrarlıyorsa, raporda "Çocuğun anne/baba tarafından yönlendirildiği, diğer ebeveyne karşı yabancılaştırıldığı" açıkça yazılır. Ebeveyne yabancılaşma sendromu, velayetin değiştirilmesi veya velayetin o ebeveyne verilmemesi için ağır bir kusur kabul edilir.
Anne ve Babaların Pedagog Görüşmesinde Yaptığı Hayati Hatalar
Boşanma sürecinin getirdiği hırs ve stresle, anne ve babalar uzman görüşmesi öncesi ve sırasında telafisi zor hatalar yapmaktadır. Bu hatalar, çocuğun velayetini kaybetmenize mal olabilir.
Sık Yapılan Diğer Hatalar:
- Uzmanı Manipüle Etmeye Çalışmak: Kendi görüşmeniz sırasında sürekli karşı tarafı kötülemek, kendi anneliğinizi/babalığınızı övmek yerine salt karşı tarafın hatalarına odaklanmak. Uzman sizin karşı tarafı ne kadar sevmediğinizi değil, çocuğa ne verebileceğinizi görmek ister.
- Çocuğa Maddi Vaatlerde Bulunmak: Ergenlik çağındaki çocuğa "Benim yanımda kalırsan sana istediğin bilgisayarı alacağım, annenin evinde internet bile yok" diyerek çocuğu rüşvetle kendi tarafına çekmek. Bu durum raporda "Çocuğun maddi imkanlarla manipüle edildiği" şeklinde yer bulur.
- Görüşme Öncesi Çocuğu Korkutmak: "Bizi ayırmaya çalışacaklar, dikkatli konuş" diyerek çocuğu defansa geçirmek.
- Ev İncelemesinde Yapmacık Davranmak: Uzman eve geldiğinde, evde normalde olmayan bir düzen (abartılı mükemmellik) sergilemek, çocuğun aslında hiç oynamadığı yeni alınmış kutusu açılmamış oyuncakları dizmek. Uzman, çocuğun o odada gerçekten yaşayıp yaşamadığını eşyaların kullanım durumundan anlar.
| Durum | Yönlendirilmiş (Ezberletilmiş) Çocuk Belirtileri | Doğal Duygularını İfade Eden Çocuk Belirtileri |
|---|---|---|
| Kullanılan Dil | Yetişkin kelimeleri kullanır (Nafaka, aldatma, ihanet vb.). | Yaşına uygun kelimeler kullanır. |
| Gerekçelendirme | Neden sevmediğini açıklayamaz, somut olay sunamaz. | Yaşadığı spesifik ve küçük olayları anlatır ("Geçen gün bana bağırdı, korktum" vb.). |
| Suçlama Eğilimi | Bir ebeveyni tamamen melek, diğerini tamamen şeytan olarak görür. | Her iki ebeveynin de hem iyi hem kötü yanlarını söyleyebilir. |
| Duygu Durumu | Görüşme sırasında gergin, mekanik ve ezber okur gibidir. | Duygulanır, ağlayabilir, kafası karışık olabilir. |
| Vücut Dili | Göz temasından kaçınır, sorularda dışarıdaki ebeveynine bakar. | Doğal ve içgüdüsel tepkiler verir. |
Pedagog Görüşmesi Öncesi Çocuğu Nasıl Hazırlamalısınız?
Ebeveynlerin en çok sorduğu soru şudur: "Çocuğa hiçbir şey söylemeden mi götüreceğim?" Hayır, çocuğu belirsizlik içinde bırakmak da yanlıştır. Çocuğu yaşına uygun, sakinleştirici ve tarafsız bir dille hazırlamak gerekir.

Ebeveyne yabancılaşma sendromu ve yönlendirilmiş çocuk belirtileri tablosu
İdeal Hazırlık Konuşması Şöyle Olmalıdır:
"Canım kızım/oğlum, biliyorsun annenle/babanla biz artık ayrı evlerde yaşayacağız. Bu süreçte mahkemede görevli, çocukları çok seven bir abla/abi bizimle sohbet etmek istiyor. Senin nasıl daha mutlu olacağını, neleri sevip neleri sevmediğini öğrenmek istiyor. Bu bir sınav değil. Orada sadece içinden geçenleri, doğruyu söyleyebilirsin. Ne söylersen söyle ben ve annen/baban seni çok sevmeye devam edeceğiz. Bizim sana olan sevgimiz hiçbir zaman değişmeyecek."
Bu konuşma, çocuğun omuzlarındaki "Birini seçmek zorundayım ve seçmediğim bana küsecek" yükünü (loyalite çatışması - loyalty conflict) kaldırır. Çocuk görüşmeye kendi doğal haliyle, rahat bir şekilde girer.
Ev İncelemesi Sürecinde Neler Yaşanır ve Nelere Bakılır?
SİR Raporu hazırlanırken uzmanlar sadece adliye binasında görüşme yapmazlar. Çoğu zaman tarafların yaşadıkları veya boşanma sonrası yaşayacakları evlere çat kapı veya randevulu ziyaretler gerçekleştirirler. Bu ziyaretlerdeki temel amaç, çocuğun yaşam alanının fiziksel ve psikolojik olarak uygun olup olmadığını tespit etmektir.
Ev ziyaretlerinde uzmanların dikkat ettiği başlıca hususlar:
- Çocuğun Kendisine Ait Bir Alanı Var Mı? Çocuğun kendine ait bir odası, yatağı ve ders çalışma masası var mı? (Ekonomik durum elvermiyorsa en azından çocuğa ait özel bir köşe yaratılmış mı?)
- Evin Hijyeni ve Güvenliği: Evin genel temizlik durumu nasıl? Tehlike arz eden durumlar (açıkta duran zararlı maddeler, korumasız pencereler, aşırı dağınıklık) var mı?
- Aynı Evde Yaşayan Diğer Kişiler: Eğer ebeveyn kendi anne-babasının (çocuğun dede ve ninesi) evine taşınmışsa, bu kişilerin çocukla iletişimi nasıl? Evde çocuğa fiziksel veya psikolojik zarar verebilecek, alkol/madde bağımlısı veya agresif başka bireyler yaşıyor mu?
- Ebeveynin Çocuğun İhtiyaçlarını Bilmesi: Uzman anne veya babaya "Çocuğunuzun en sevdiği yemek nedir? Hangi ilaçları kullanıyor? Alerjisi var mı? Sınıf öğretmeni kim?" gibi sorular sorarak, ebeveynin çocukla ne kadar ilgili olduğunu test eder.
SİR Raporuna İtiraz Edilebilir mi ve Nasıl Yapılır?
Sosyal İnceleme Raporu dosyaya girdikten sonra mahkeme her iki tarafın avukatına (veya tarafların kendisine) raporu tebliğ eder ve beyanda bulunmaları için süre verir (genellikle 2 haftalık kesin süre verilir). Peki raporda aleyhinize, hatalı, eksik veya yanlı incelemeler olduğunu düşünüyorsanız ne yapmalısınız?
Evet, SİR Raporuna itiraz edilebilir. Rapor kesin bir hüküm değildir, bir delildir. Raporda şu eksiklikler varsa vakit kaybetmeden detaylı bir itiraz dilekçesi sunulmalıdır:
- Uzman, çocuğun yaşının gerektirdiği "İdrak Çağı" değerlendirmesini yapmamışsa.
- Ev incelemesi yapılmadan masa başında eksik rapor düzenlenmişse.
- Çocuğun beyanları ile varılan sonuç arasında mantıksal bir çelişki varsa.
- Karşı tarafın manipülasyonları ve "Ebeveyne Yabancılaşma Sendromu" uzman tarafından fark edilmemiş veya raporda tartışılmamışsa.
- Sadece bir ebeveynle görüşülmüş, diğer ebeveynin şartları incelenmeden tek taraflı karar verilmişse.
İtiraz dilekçesi üzerine Aile Mahkemesi Hakimi, itiraz gerekçelerini yerinde görürse dosyayı farklı bir uzman heyetine (örneğin üniversitelerin çocuk psikiyatrisi bölümlerine veya Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesine) göndererek Yeniden (Ek) Rapor alınmasına karar verebilir.
Velayet Davalarında Uzman Raporu İle İlgili Örnek İtiraz Dilekçesi
Aşağıda, dosyaya sunulan ve eksik inceleme içerdiği düşünülen bir SİR raporuna karşı hazırlanmış taslak bir itiraz dilekçesi yer almaktadır. Bu dilekçe eğitim ve örneklendirme amaçlıdır; her davanın kendi dinamikleri farklı olduğundan mutlak surette bir avukat aracılığıyla kendi dosyanıza uyarlanmalıdır.
DOSYA NO : 2026/...
BEYANDA BULUNAN DAVALI/KARŞI DAVACI : (Ad Soyad, T.C. Kimlik No, Adres) VEKİLİ : Av. Murat Aydar
DAVACI/KARŞI DAVALI : (Ad Soyad, T.C. Kimlik No, Adres)
KONU : Mahkemeniz dosyasına sunulan .../.../2026 tarihli Sosyal İnceleme Raporu'na (SİR) karşı itirazlarımız ile yeniden (ek) rapor alınması talebimiz hakkındadır.
AÇIKLAMALAR :
Sayın Mahkemenizin yukarıda esası belirtilen dosyasında, müşterek çocuk/çocuklar (Çocuğun Adı) velayetinin kime verileceğinin tespiti amacıyla alınan .../.../2026 tarihli SİR raporu tarafımıza tebliğ edilmiştir. Yasal süresi içerisinde rapora karşı itirazlarımızı sunuyoruz.
Dosyaya mübrez rapor, eksik incelemeye dayalı olup çocuğun üstün yararını tespit etmekten uzaktır. Raporda müşterek çocuğun beyanları olduğu gibi kabul edilmiş, ancak çocuğun davacı anne/baba tarafından sistematik olarak yönlendirildiği ve "Ebeveyne Yabancılaşma Sendromu (PAS)" baskısı altında olduğu hususu uzman tarafından değerlendirilmemiştir.
Müşterek çocuk henüz 6 yaşında olup, raporda geçen "Davalı babanın/annenin sosyo-ekonomik istikrarsızlığı yüzünden onunla kalmak istemiyorum" şeklindeki beyanı kullanması hayatın olağan akışına ve gelişim psikolojisine aykırıdır. Bu beyanların çocuğa ezberletildiği açık olmasına rağmen, uzman tarafından gerekli projektif testler (resim çizimi, oyun gözlemi) yapılmadan sadece sözel mülakatla yetinilmiştir.
Ayrıca, müvekkilimin yaşadığı ortam hakkında herhangi bir ev veya çevre incelemesi yapılmadan, salt adliye ortamındaki 20 dakikalık görüşme ile müvekkilin ebeveynlik kapasitesi hakkında olumsuz kanaate varılması bilimsel metodolojiye aykırıdır.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle ve mahkemenizce re'sen gözetilecek hususlar ışığında; Eksik inceleme ve bilimsel hatalar içeren .../.../2026 tarihli SİR raporuna İTİRAZLARIMIZIN KABULÜNE, itirazlarımız doğrultusunda dosyanın farklı bir uzman heyetine (veya üniversitelerin Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Anabilim Dalı'na) sevk edilerek YENİDEN RAPOR ALINMASINA karar verilmesini saygıyla vekaleten talep ederiz. (Tarih)
Davalı/Karşı Davacı Vekili Av. Murat Aydar (İmza)
SİR Raporu Sonucu Kesin Karar Mıdır? Hakimi Bağlar Mı?
Hukuki bağlamda SİR raporları "Takdiri Delil" niteliğindedir. Yani Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) gereğince uzman görüşü hakimi %100 bağlamaz. Hakim, dosyadaki diğer delilleri (tanık beyanları, polis tutanakları, hastane kayıtları, okul öğretmenlerinin görüşleri) değerlendirerek SİR raporunun tam aksi yönünde bir karar verebilir.
Örneğin; pedagog raporu "Çocuk anneye bağlıdır, velayet anneye verilmelidir" diyebilir. Ancak dosyada annenin çocuğu ağır şekilde ihmal ettiğine veya şiddet uyguladığına dair kesinleşmiş ceza dosyaları, darp raporları veya somut deliller varsa, hakim pedagog raporunu göz ardı edip velayeti babaya verecektir.
Boşanma sürecinde çocuğun velayeti, nafaka ve mal paylaşımı gibi konulardan çok daha hassastır. Çocuğunuzun geleceğini belirleyecek olan pedagog görüşmesi sürecine hazırlıksız girmek veya süreci şansa bırakmak onarılmaz yaralar açabilir. Bu süreçte uzman bir hukukçuyla çalışmak, mahkemeye sunulacak iddiaların doğru temellendirilmesi ve gerektiğinde uzman raporlarına profesyonelce itiraz edilebilmesi için kritik öneme sahiptir.
Sıkça Sorulan Sorular

Av. Murat Aydar
İstanbul'da aile hukuku alanında müvekkillerime hizmet veriyorum. Özellikle anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı davalarında hukuki destek sağlıyorum.
