Boşanmada Çocuk Kime Verilir?
Boşanma ve Aile Hukuku

Boşanmada Çocuk Kime Verilir?

Av. Murat Aydarİstanbul Boşanma Avukatı
Son güncelleme: 20 Şubat 2026
15 dk okuma

Özet

Boşanma davalarında velayetin kime verileceği konusunda mutlak bir yasal kural bulunmamakla birlikte, uygulamanın merkezinde 'çocuğun üstün yararı' ilkesi yatar. 2026 yılı yargı pratiklerinde, 0-3 yaş arası anne bakımına muhtaç çocuklar çok ekstrem durumlar (şiddet, ağır ihmal vb.) yoksa istisnasız anneye verilir. Çocuğun yaşı büyüdükçe babanın velayeti alma ihtimali artar. Mahkeme, kararını verirken mutlaka Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü (ADM) uzmanlarınca (pedagog, psikolog, sosyal çalışmacı) hazırlanan Sosyal İnceleme Raporu'na (SİR) dayanır. 12 yaş ve üzeri çocukların ise mahkemede bizzat beyanı alınarak kendi istekleri doğrultusunda karar verilir.

Boşanma sürecine giren çiftlerin en çok endişe duyduğu ve hukuki mücadelenin en yoğun yaşandığı konu şüphesiz çocukların velayetidir. Hukuk sistemimizde velayetin doğrudan anneye veya babaya verileceğine dair kesin, matematiksel bir kural bulunmamaktadır. Ancak Türk Medeni Kanunu ve yerleşik Yargıtay içtihatları çerçevesinde şekillenen çok net hukuki pratikler mevcuttur. Ben Av. Murat Aydar olarak, yıllardır sürdürdüğüm mesleki tecrübelerim ışığında söyleyebilirim ki, mahkemelerin bu konudaki tek ve en önemli pusulası çocuğun üstün yararı ilkesidir.

İnternet üzerinde yaptığınız araştırmalarda karşınıza çıkan pek çok bilgi eksik, güncelliğini yitirmiş veya kulaktan dolma verilerden ibarettir. Sadece yaş kriterine odaklanan yüzeysel makaleler, velayet sürecinin arka planındaki psikolojik ve sosyolojik incelemeleri göz ardı etmektedir. Bu kapsamlı rehberde, 2026 yılı itibarıyla mahkemelerin velayet konusuna nasıl yaklaştığını, pedagog raporlarının (Sosyal İnceleme Raporu) nasıl hazırlandığını ve velayeti belirleyen tüm dinamikleri en ince ayrıntısına kadar inceleyeceğiz.

Boşanma Davalarında Velayet Kime Verilir?

Boşanma davalarında hakimin velayet konusunda vereceği karar, ebeveynlerin kimliklerinden, cinsiyetlerinden veya maddi durumlarından ziyade çocuğun fiziksel, ruhsal ve ahlaki gelişimini en iyi nerede tamamlayacağı sorusunun cevabına bağlıdır. Mahkeme, velayeti bir ebeveyne bir ödül veya diğerine bir ceza olarak vermez. Bu süreçte eşler arasındaki kusur oranı (örneğin boşanmaya sebep olan olaylar) sadece çocuğa zarar verme potansiyeli taşıyorsa değerlendirmeye alınır.

Uygulamada, yaşı küçük çocukların anne şefkatine ve bakımına olan muhtaçlığı tartışmasız kabul edilir. Bu nedenle, ortada çok ekstrem bir durum (annenin çocuğa şiddet uygulaması, çocuğun hayatını tehlikeye atacak düzeyde ağır psikolojik rahatsızlıklar veya uyuşturucu madde bağımlılığı) yoksa, küçük yaştaki çocukların velayeti genellikle anneye verilir. Ancak çocuğun yaşı büyüdükçe bu mutlak karine esner ve babanın velayeti alma ihtimali artar. Bu aşamada, çekişmeli boşanma davası süreçlerinde tarafların iddialarını somut delillerle kanıtlamaları hayati önem taşır.

⚖️Yasal Düzenleme
Türk Medeni Kanunu Madde 336: Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanırlar. Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim, velayeti eşlerden birine verebilir.

Çocuğun Üstün Yararı İlkesi Nedir?

Çocuğun üstün yararı, hem Türk hukukunun hem de taraf olduğumuz uluslararası sözleşmelerin (özellikle Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi) temel direğidir. Bu ilke, velayet davasında alınacak her kararın çocuğun geleceğine, sağlığına, eğitimine ve mutluluğuna hizmet etmesi gerektiğini ifade eder. Hakim, anne ve babanın isteklerini dinler ancak nihai kararını sadece çocuğun menfaatini düşünerek verir.

Çocuğun üstün yararı değerlendirilirken dikkate alınan temel faktörler şunlardır:

  • Çocuğun yaşı ve cinsiyeti
  • Çocuğun sağlık durumu ve özel gereksinimleri
  • Ebeveynlerin çocuğun eğitimine ve sosyal hayatına katabileceği değerler
  • Çocuğun alıştığı çevre (okul, arkadaşlar, yaşadığı şehir)
  • Ebeveynlerin çocuğa ayırabileceği zaman

Yaş Gruplarına Göre Çocuğun Velayeti Kime Verilir?

Kanunlarımızda belirli yaş gruplarına göre velayetin kime verileceğine dair kesin bir ayrım olmasa da, Yargıtay'ın yıllar içinde oluşturduğu çok istikrarlı bir içtihat ağı bulunmaktadır. Yaş kriteri, özellikle küçük çocuklarda hakimin takdir yetkisini büyük ölçüde sınırlandıran en önemli unsurdur.

Boşanma davalarında velayet sürecini ve pedagog sosyal inceleme raporu aşamalarını gösteren infografik

Boşanma davalarında velayet sürecini ve pedagog sosyal inceleme raporu aşamalarını gösteren infografik

Anne Bakımına Muhtaç Yaştaki Çocuklar (0-3 Yaş)

0 ile 3 yaş arasındaki dönem, çocuğun biyolojik ve psikolojik olarak anneye mutlak surette bağımlı olduğu dönemdir. Bebeklik çağı olarak adlandırılan bu evrede anne sütü ihtiyacı olmasa dahi, anne şefkati ve fiziksel yakınlığı gelişimin temel şartıdır. Bu nedenle 0-3 yaş grubundaki bir çocuğun velayeti, babanın maddi durumu ne kadar iyi olursa olsun veya anne çalışmıyor dahi olsa istisnasız anneye verilir.

Bu kuralın kırılabilmesi için annenin çocuğa fiziksel zarar vermesi, çocuğu terk etmesi veya akıl sağlığının yerinde olmaması gibi çocuğun hayatını doğrudan tehdit eden çok ağır ve ispatlanmış durumların varlığı aranır.

ℹ️Bilgi
Önemli Bilgi: Annenin çalışmıyor olması veya ekonomik durumunun kötü olması, 0-3 yaş çocuğun velayetinin anneden alınması için bir sebep değildir. Mahkeme, babanın iştirak nafakası ödemesine hükmederek çocuğun ekonomik ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlar.

Okul Öncesi Dönemdeki Çocuklar (3-7 Yaş)

3 ile 7 yaş arasındaki çocuklar, anne bakımına olan mutlak muhtaçlıklarını bir nebze aşmış olsalar da, karakter gelişimleri ve anne figürüne olan ihtiyaçları devam etmektedir. Bu yaş grubundaki çocukların velayeti de, anne aksini gerektirecek ağır bir kusur işlemedikçe kural olarak anneye verilir. Ancak bu dönemde mahkeme, çocuğun yaşam koşullarını daha yakından inceler.

Bu süreçte pedagojik raporlar devreye girmeye başlar. Çocuğun babasıyla olan ilişkisi, babanın çocuğa sunacağı imkanlar değerlendirilir ancak genel eğilim anneyi tercih etme yönündedir.

Okul Çağındaki Çocuklar (7-12 Yaş)

7 ile 12 yaş arasındaki okul çağı dönemi, velayet davalarında çekişmenin en yoğun yaşandığı evredir. Artık çocuğun anneye olan fiziksel bağımlılığı azalmış, eğitim hayatı, sosyal çevresi ve kişisel gelişimi ön plana çıkmıştır. Bu yaş grubunda mahkeme, sadece 'anne şefkati' argümanıyla hareket etmez. Hangi ebeveynin çocuğun eğitimine daha fazla katkı sağlayacağı, kimin daha istikrarlı bir ev ortamı sunacağı detaylıca araştırılır.

Bu aşamada çocuğun velayeti babaya da verilebilir. Özellikle anne çocuğun eğitimini aksatıyorsa, çocuğa uygun bir yaşam alanı sunamıyorsa ve baba bu konularda açık ara daha iyi imkanlara sahipse, pedagog raporu doğrultusunda babaya velayet verilmesi sıkça karşılaşılan bir durumdur.

İdrak Çağındaki Çocuklar (12 Yaş ve Üzeri)

12 yaş ve üzeri dönem, hukukta 'idrak çağı' olarak kabul edilir. İdrak çağındaki bir çocuk, kendi menfaatini koruyabilecek, olayları algılayabilecek ve bağımsız bir şekilde fikrini beyan edebilecek olgunluğa erişmiş sayılır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarına ve Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'ne göre, idrak çağındaki çocuğun velayet davasında mutlaka bizzat dinlenmesi gerekir.

Hakim, çocuğu mahkeme ortamında veya uzman eşliğinde dinleyerek 'Hangi ebeveyninle yaşamak istiyorsun?' diye sorar. Çocuk eğer anne veya babasından biriyle yaşamak istediğini net bir şekilde ifade ederse ve bu ebeveynin yanında kalması çocuğun üstün yararına açıkça aykırı değilse, mahkeme çocuğun talebi doğrultusunda karar verir.

Sosyal İnceleme Raporu Nedir ve Velayeti Nasıl Etkiler?

Boşanma davalarında velayet kararı verilirken her ne kadar son söz hakime ait olsa da, hakim pedagojik veya psikolojik bir uzmanlığa sahip değildir. Bu nedenle aile mahkemeleri, velayet konusunda doğru kararı verebilmek için bünyelerinde bulunan Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü (ADM) uzmanlarından (pedagog, psikolog, sosyal çalışmacı) destek alırlar. Bu uzmanların hazırladığı belgeye Sosyal İnceleme Raporu (SİR) adı verilir.

Bir boşanma avukatı olarak müvekkillerime her zaman söylediğim gibi, velayet davasının asıl kazanıldığı veya kaybedildiği yer mahkeme salonu değil, pedagog görüşmeleridir. Sosyal inceleme raporu, mahkemenin velayet konusundaki kararını %90 oranında belirleyen en kritik delildir.

⚠️Dikkat
Dikkat Edilmesi Gerekenler: Uzman görüşmesine giderken çocuğa 'Annem bana kötü davranıyor de' veya 'Babamla yaşamak istiyorum de' gibi baskılar yapmak, pedagoglar tarafından anında fark edilir. Bu durum 'Ebeveyne Yabancılaştırma' olarak rapora yansır ve manipülasyonu yapan ebeveynin velayeti kaybetmesine neden olabilir.

Pedagog Çocuğa Hangi Soruları Sorar?

Uzman pedagog, tarafları ve çocuğu genellikle adliyedeki özel görüşme odalarında veya bazen yaşam alanlarında (ev ziyareti yaparak) inceler. Çocuğun yaşına uygun yöntemler kullanılır. Küçük çocuklarla resim çizdirerek veya oyun oynayarak iletişim kurulurken, büyük çocuklarla doğrudan mülakat yapılır.

Pedagogun temel amacı, çocuğun ebeveynleriyle olan bağının niteliğini ölçmektir. Uzman şu noktalara dikkat eder:

  • Çocuğun anne ve babaya karşı hissettiği güven duygusu.
  • Evdeki rutinler, çocuğun dersleriyle ilgilenen veya ona yemek hazırlayan ebeveynin kim olduğu.
  • Tarafların birbirlerini çocuğun yanında kötüleyip kötülemediği.
  • Çocuğun kendi istekleri ve beklentileri.

Uzman Raporu Mahkemeyi Nasıl Yönlendirir?

Görüşmeler ve incelemeler sonucunda pedagog, mahkemeye detaylı bir rapor sunar. Raporun sonuç kısmında açıkça, 'Çocuğun fiziksel ve ruhsal gelişimi değerlendirildiğinde, velayetin anneye/babaya verilmesinin çocuğun üstün yararına olacağı kanaatine varılmıştır' şeklinde bağlayıcı niteliği yüksek bir görüş belirtilir.

Hakim, dosyada bu rapora aykırı çok somut ve güçlü bir delil bulunmadıkça, kural olarak Sosyal İnceleme Raporu'ndaki tavsiyeye uyar. Raporda çocuğun kimde kalması gerektiği, diğer ebeveynle kurulacak kişisel ilişkinin gün ve saatleri detaylıca belirtilir.

Sosyal İnceleme Raporuna İtiraz Edilebilir mi?

Evet, Sosyal İnceleme Raporu'na itiraz etmek mümkündür. Eğer raporun eksik inceleme ile hazırlandığını, uzmanın taraflı davrandığını veya çocuğun manipüle edildiğinin raporda fark edilmediğini düşünüyorsanız, raporun mahkemeye sunulmasından itibaren 2 haftalık kesin süre içinde yazılı olarak itiraz edebilirsiniz. İtiraz üzerine mahkeme, başka bir uzman heyetinden yeni bir rapor alınmasına karar verebilir.

Çocuğun Beyanı Velayet Kararında Ne Kadar Etkilidir?

Velayet davalarında çocuğun beyanı oldukça kritik bir konudur. Hukukumuz, çocukları davaların bir 'nesnesi' olarak değil, bir 'süjesi' (öznesi) olarak kabul eder. Ancak çocuğun her söylediği kelimesi kelimesine uygulanmaz; söylenenlerin arkasındaki psikolojik etkenler analiz edilir.

Çocuğun Fikri Ne Zaman Alınır?

Daha önce belirttiğimiz gibi, 8-12 yaş arası çocukların beyanları pedagoglar tarafından değerlendirmeye alınır ancak tek başına belirleyici olmaz. Çünkü bu yaş grubundaki çocuklar, ebeveynlerinden birinin kendisine rüşvetvari vaatlerde bulunmasıyla (örn: sana bilgisayar alacağım, evde kural yok) kolayca etkilenebilirler.

Ancak 12 yaşını doldurmuş idrak çağındaki bir çocuğun beyanı çok daha ağırlıklıdır. Mahkeme hakimi, duruşma esnasında salonu boşaltarak veya pedagog eşliğinde çocuğu dinler. Çocuk 'Ben annemle/babamla yaşamak istiyorum' dediğinde, sırf diğer tarafın maddi durumu daha iyi diye çocuğun iradesi yok sayılamaz. Velayet kararı verilirken çocuğun beyanı, üstün yararı ilkesi ile çelişmiyorsa temel alınır.

Özellik Velayetin Anneye Verilme Nedenleri Velayetin Babaya Verilme Nedenleri
Yaş Faktörü 0-7 yaş arası zorunlu anne şefkati ve bakımı İlerleyen yaşlarda babanın rol model olma ihtiyacı
Yaşam Düzeni Çocuğun alıştığı ev düzenini annenin sürdürmesi Annenin istikrarsız bir yaşam sürmesi (sürekli yer/partner değişimi)
Eğitim Katkısı Çocuğun okul ve ders rutiniyle annenin ilgilenmesi Babanın çocuğun eğitimine daha uygun koşullar sağlaması
Tehlike Durumu Babanın şiddet, alkol/madde bağımlılığı geçmişi Annenin çocuğa şiddet uygulaması veya ağır psikolojik sorunları

Babanın Velayeti Alabilmesi İçin Gereken Şartlar Nelerdir?

Toplumumuzda 'velayet kesinlikle anneye verilir' şeklinde yanlış bir algı vardır. Uygulamada annenin avantajlı olduğu doğru olsa da, bir velayet avukatı olarak sıklıkla babalar adına velayet kazandığımız dosyalar mevcuttur. Babanın velayeti alabilmesi, büyük ölçüde annenin ebeveynlik görevlerini ihlal ettiğini ispatlamasına bağlıdır.

Hangi Durumlarda Çocuğun Velayeti Anneye Verilmez?

Aşağıdaki durumlardan birinin veya birkaçının varlığı halinde, çocuğun yaşı ne olursa olsun (0-3 yaş dahil) velayet anneden alınarak babaya verilebilir:

  1. Fiziksel veya Psikolojik Şiddet: Annenin çocuğa yönelik darp, hakaret veya kötü muamelesinin darp raporu veya tanık beyanlarıyla ispatlanması.
  2. Ağır Psikolojik Rahatsızlıklar: Annenin, çocuğun bakımını üstlenmesine engel olacak boyutta şizofreni, bipolar bozukluk (tedavi edilmeyen) gibi ağır psikiyatrik tanılarının bulunması.
  3. Madde Bağımlılığı: Annenin alkol veya uyuşturucu madde bağımlısı olması.
  4. Haysiyetsiz Hayat Sürme: Annenin çocuğun ahlaki gelişimini zedeleyecek ortamlarda bulunması veya evi bu tarz ortamlara dönüştürmesi. (Not: Sadece aldatma fiili tek başına velayetin anneden alınması için yeterli değildir. Ancak aldatma süreci çocuğun gözü önünde yaşanmışsa ve çocuk travmatize edilmişse bu durum velayeti etkiler. İlgili detaylar için boşanmada aldatma delilleri makalemizi inceleyebilirsiniz.)
  5. Çocuğu İhmal: Annenin çocuğu evde yalnız bırakıp gitmesi, beslenme ve temizlik gibi temel ihtiyaçlarını karşılamaması.

Kardeşlerin Velayeti Ayrılabilir mi?

Birden fazla çocuğu olan çiftlerin boşanmalarında sıkça sorulan sorulardan biri de çocukların paylaşılıp paylaşılamayacağıdır. Yargıtay'ın bu konudaki tavrı son derece nettir: Kardeşlerin birbirinden ayrılmaması asıldır.

Çocukların yaş gruplarına göre velayet kararlarının nasıl şekillendiğini anlatan detaylı yaş grafiği

Çocukların yaş gruplarına göre velayet kararlarının nasıl şekillendiğini anlatan detaylı yaş grafiği

Kardeşlerin bir arada büyümesi, aralarındaki dayanışma ve psikolojik destek açısından hayati önem taşır. Bu nedenle mahkemeler, çocuklardan birini anneye diğerini babaya verme eğiliminde değildir. Ancak, çocuklardan biri 15 yaşında ve kesinlikle babasıyla yaşamak istiyor, diğeri ise 3 yaşında ve anneye muhtaçsa, bu tür zaruri durumlarda kardeşlerin ayrılmasına karar verilebilir. Aksi takdirde tüm kardeşlerin velayeti aynı ebeveyne verilir.

Boşanma Davasında Geçici Velayet Kime Verilir?

Çekişmeli boşanma davaları ülkemizde ortalama 1,5 ile 3 yıl arasında sürebilmektedir. Bu uzun süreçte çocuğun kimin yanında kalacağı ve bakımının nasıl sağlanacağı büyük bir sorundur. Türk Medeni Kanunu gereğince, boşanma davası açıldığı andan itibaren hakim, davanın devamı süresince geçerli olmak üzere geçici velayet (tedbiren velayet) kararı verir.

Geçici velayet kararı, genellikle davanın açıldığı ilk haftalarda, tensip zaptı ile birlikte verilir. Bu aşamada henüz pedagog raporu alınmadığı için hakim, evrak üzerinden genel bir değerlendirme yapar. Çocuğun yaşı küçükse geçici velayet genellikle anneye bırakılır. Dava süresince SİR (Sosyal İnceleme Raporu) dosyaya geldiğinde, eğer uzman raporu geçici velayetin diğer tarafa verilmesini öneriyorsa, hakim dava bitmeden ara kararla geçici velayetin değiştirilmesine hükmedebilir.

Velayet Davalarında Ebeveyne Yabancılaştırma Sendromu

Son yıllarda velayet davalarında sıklıkla karşılaştığımız ve mahkemelerin çok ciddiye aldığı bir konu 'Ebeveyne Yabancılaştırma Sendromu'dur (Parental Alienation Syndrome). Bu durum, velayeti elinde bulunduran veya çocuğu fiziken yanında tutan ebeveynin, çocuğu diğer ebeveyne karşı sistematik olarak kışkırtması, doldurması ve aralarındaki bağı koparmaya çalışmasıdır.

Örneğin annenin çocuğa sürekli 'Baban bizi sevmiyor, baban bize para vermiyor, baban kötü bir insan' şeklinde telkinlerde bulunması, çocuğun babadan nefret etmesine ve görüşmek istememesine yol açar. Pedagog görüşmelerinde uzmanlar bu durumu tespit ettiklerinde, eylemi gerçekleştiren ebeveynin çocuğun ruh sağlığına zarar verdiğini raporlar. 2026 yılı güncel yargı kararlarında, ebeveyne yabancılaştırma yapan tarafın velayeti kaybetmesi neredeyse kesinleşmiş bir kural halini almıştır.

2026 Yılı İtibarıyla Velayet Davalarında Güncel Yaklaşımlar

Hukuk statik değildir, toplumun değişen dinamiklerine göre evrilir. 2026 yılı itibarıyla aile mahkemelerindeki en belirgin değişiklik, ortak velayet kurumunun daha fazla uygulanabilir hale gelmesidir. Eskiden sadece uluslararası anlaşmalar çerçevesinde nadiren uygulanan ortak velayet, artık anlaşmalı boşanmalarda tarafların talep etmesi ve hakimin uygun bulması halinde sıklıkla karara bağlanmaktadır.

Ortak velayette çocuklar fiziksel olarak bir ebeveynin yanında yaşasa da, eğitim, sağlık, okul seçimi gibi çocuğun geleceğini ilgilendiren majör kararlarda anne ve baba eşit söz hakkına sahip olmaya devam eder. Ancak çekişmeli boşanma davalarında, taraflar arasında yüksek bir husumet varsa ortak velayet uygulanmaz, velayet tek bir tarafa verilir.

💡İpucu
Profesyonel Tavsiye: Velayet davası sürecinde karşı tarafa duyduğunuz öfkeyi çocuğunuza yansıtmayın. Çocuğun yanında tartışmamak, mahkeme sürecini ona yaşatmamak sizin en büyük avantajınız olacaktır. Unutmayın, pedagoglar çocuğun gözlerindeki huzura ve korkuya bakarlar.

Örnek Velayet Talepli Boşanma Davası Dilekçesi

Sürecin nasıl işlediğini somutlaştırmak adına, aşağıda velayet talebini içeren örnek bir dava dilekçesi taslağı sunuyorum. Bu taslak genel bilgi amaçlıdır ve her somut olaya göre avukatınız tarafından özel olarak hazırlanmalıdır.

📋Örnek
İSTANBUL NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİNE

DAVACI: İsim Soyisim (TC Kimlik No) Adres Bilgisi

VEKİLİ: Av. Murat Aydar

DAVALI: İsim Soyisim (TC Kimlik No) Adres Bilgisi

KONU: Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle çekişmeli boşanma, müşterek çocukların velayetinin müvekkile verilmesi, maddi-manevi tazminat ve nafaka taleplerimizden ibarettir.

AÇIKLAMALAR: 1- Müvekkil ile davalı .../.../.... tarihinde evlenmiş olup, bu evlilikten .../.../.... doğumlu (Müşterek Çocuk İsmi) isimli bir çocukları bulunmaktadır.

2- Davalı eş, evlilik birliği içerisinde üzerine düşen hiçbir sorumluluğu yerine getirmemiş, müşterek çocuğun bakım ve gelişimi ile ilgilenmemiştir. Davalı tarafın agresif tutumları ve ilgisizliği, çocuğun ruhsal gelişimini olumsuz etkilemektedir.

3- Müşterek çocuk henüz 5 yaşında olup, anne bakımına ve şefkatine mutlak surette muhtaçtır. Müvekkil anne, çocuğun tüm fiziki ve manevi ihtiyaçlarını karşılayabilecek kapasiteye, düzenli bir işe ve şefkatli bir ev ortamına sahiptir.

4- Bu nedenlerle, öncelikle dava süresince çocuğun zarar görmemesi adına GEÇİCİ VELAYETİNİN ivedilikle müvekkil anneye verilmesini, dava sonunda ise velayetin KESİN OLARAK müvekkile tevdi edilmesini talep etme zorunluluğu hasıl olmuştur.

HUKUKİ SEBEPLER: TMK md. 166, 336 ve ilgili mevzuat.

DELİLLER: Nüfus kayıt örneği, tanık beyanları, pedagog raporu (SİR), ekonomik durum araştırması ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle;

  • Tarafların boşanmalarına,
  • Müşterek çocuğun velayetinin tedbiren ve karar kesinleştiğinde kalıcı olarak müvekkile verilmesine,
  • Müşterek çocuk için aylık ..... TL iştirak nafakasına hükmedilmesine karar verilmesini vekaleten talep ederiz. (Tarih)

Davacı Vekili Av. Murat Aydar (İmza)

Boşanma sürecinde velayet konusu, dönüşü olmayan ve çocuğun tüm hayatını etkileyecek hayati bir karardır. Kulaktan dolma bilgilerle veya internetten bulunan şablon dilekçelerle hareket etmek, geri dönülmez hak kayıplarına yol açabilir. Çocuğunuzun geleceğini şansa bırakmamak adına, sürecin başından itibaren uzman bir hukuk profesyoneli ile çalışmanız en doğru adım olacaktır.

Sıkça Sorulan Sorular

Evet, anne çalışmıyor olsa dahi özellikle küçük yaştaki çocukların velayetini alabilir. Mahkeme, çocuğun bakım ihtiyaçları için çalışan babanın iştirak nafakası ödemesine hükmeder.
Yazar Hakkında
Av. Murat Aydar

Av. Murat Aydar

Boşanma Avukatıİstanbul Barosu - Sicil No: 62459

İstanbul'da aile hukuku alanında müvekkillerime hizmet veriyorum. Özellikle anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı davalarında hukuki destek sağlıyorum.

Tüm Yazılara Dön