Evlenmeden Önce Alınan Ev, Araba ve Mallar Boşanmada Paylaşılır Mı?
Mal Paylaşımı

Evlenmeden Önce Alınan Ev, Araba ve Mallar Boşanmada Paylaşılır Mı?

Av. Murat Aydarİstanbul Boşanma Avukatı
Son güncelleme: 30 Mart 2026
12 dk okuma

Özet

Evlilik öncesi edinilen ev, araba, arsa veya banka birikimleri, Türk Medeni Kanunu'na göre 'kişisel mal' statüsündedir ve boşanma aşamasında mal paylaşımı davasına konu edilemez. Ancak uygulamada en sık karşılaşılan istisna, evlenmeden önce krediyle alınan ve taksitleri evlilik birliği içerisinde ödenmeye devam eden mallardır. Bu durumda malın tamamı paylaşıma girmez; yalnızca evlilik süresince ödenen kredi taksitlerinin, malın güncel değerine oranlanmasıyla ortaya çıkan miktar üzerinden diğer eş 'katılma alacağı' talep edebilir. Ayrıca bir eşin diğerinin kişisel malına yaptığı masraf ve tadilatlar da 'değer artış payı' davasına konu olabilir.

Boşanma sürecine giren çiftlerin en çok merak ettiği, çoğu zaman da kulaktan dolma yanlış bilgilerle hareket ettiği konuların başında mal paylaşımı gelmektedir. Özellikle taraflardan birinin veya her ikisinin bekarlık dönemlerinde, henüz evlilik birliği kurulmadan önce sahip oldukları ev, araba, banka hesapları, yazlık veya arsaların hukuki akıbeti büyük bir soru işareti yaratmaktadır. Hukukumuzda genel kural, evlilik öncesi edinilen değerlerin kişisel mal sayılması ve paylaşıma dahil edilmemesidir. Ancak bu kuralın, günümüz ekonomik koşullarında özellikle kredi kullanımlarının artmasıyla birlikte çok önemli istisnaları doğmuştur.

2026 yılı itibarıyla aile mahkemelerinde görülen mal rejiminin tasfiyesi davalarının çok büyük bir kısmı, bekarken kredi ile alınmış ancak borcu evlilik içinde ödenmiş malların hesaplaması üzerine kuruludur. Bu kapsamlı rehberde, evlenmeden önce alınan taşınır ve taşınmaz malların boşanma aşamasındaki durumunu, kredi ödemelerinin hesaba nasıl katılacağını, kişisel malların yerine geçen değerleri ve bu süreçte hak kaybına uğramamak için yapılması gerekenleri en ince ayrıntısına kadar inceleyeceğiz.

Evlilik Öncesi Edinilen Malların Hukuki Statüsü Nedir?

Türk hukuk sisteminde eşler arasında aksi bir sözleşme yapılmadığı sürece geçerli olan yasal mal rejimi, 1 Ocak 2002 tarihinden bu yana Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi'dir. Bu rejim temel olarak malları iki ana kategoriye ayırır: Edinilmiş Mallar ve Kişisel Mallar. Boşanma neticesinde yapılacak tasfiyede yalnızca 'edinilmiş mallar' yarı yarıya paylaşıma tabi tutulur.

Bir malın hangi kategoriye girdiğinin tespiti, davanın en kritik aşamasıdır. Evlilik tarihinden tam bir gün önce dahi olsa, resmi olarak bir eşin üzerine kaydedilmiş olan mal varlığı değerleri kanun gereği kişisel mal kabul edilir.

⚖️Yasal Düzenleme

Kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, evlilik birliği kurulmadan önce alınan her türlü mal varlığı ikinci bent kapsamında değerlendirilerek kişisel mal sayılır. Bu durum, diğer eşin bu malın mülkiyeti veya değeri üzerinde kural olarak hiçbir hak iddia edememesi anlamına gelir.

Kişisel Mal Kavramı ve Kapsamı

Kişisel mal, sadece mülkiyetin kimde olduğunu değil, aynı zamanda o mal üzerindeki tasarruf yetkisini de belirler. Eşlerden biri bekarken aldığı evi, arabayı veya arsayı evlilik süresi boyunca diğer eşin rızası olmadan (aile konutu şerhi istisnası hariç) satabilir, bağışlayabilir veya ipotek ettirebilir. Boşanma davası açıldığında da bu mallar için ihtiyati tedbir kararı verilmesi kural olarak mümkün değildir.

Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi Kapsamında Değerlendirme

Edinilmiş mal ise, her bir eşin mal rejiminin devamı süresince (evlilik tarihinden boşanma davasının açıldığı tarihe kadar) karşılığını vererek elde ettiği mal varlığı değerleridir. Maaşlar, ticari kazançlar, kıdem tazminatları bu gruba girer. Eğer bekarken alınan bir malın borcu evlilik içinde bu edinilmiş mallar (örneğin eşlerin maaşları) ile ödenirse, işte o zaman kişisel mal ile edinilmiş mal birbirine karışır ve denkleştirme hesaplamaları devreye girer.

ℹ️Bilgi
Boşanma davası açıldığı tarih itibarıyla mal rejimi sona erer. Bu tarihten sonra alınan mallar da evlilik öncesi mallar gibi kişisel mal sayılır ve paylaşıma dahil edilmez.

Evlenmeden Önce Alınan Ev Boşanmada Nasıl Değişir?

Aile mahkemelerindeki ihtilafların en büyük bölümünü taşınmazlar, özellikle de konutlar oluşturmaktadır. Evlenmeden önce alınan evin akıbeti, evin nasıl finanse edildiğine (peşin mi, krediyle mi) göre tamamen farklı hukuki sonuçlar doğurur.

Evlilik öncesi peşin ve kredili alınan evlerin boşanmada paylaşım tablosu

Evlilik öncesi peşin ve kredili alınan evlerin boşanmada paylaşım tablosu

Evin Tamamı Evlilikten Önce Nakit Alınmışsa Ne Olur?

Eğer eşlerden biri bekarlık döneminde kendi birikimiyle veya ailesinin desteğiyle bir ev satın almış ve evin tüm bedelini evlenmeden önce peşin olarak ödemişse, durum oldukça nettir. Bu ev mutlak surette kişisel maldır. Boşanma durumunda diğer eş bu ev üzerinde hiçbir hak (katılma alacağı, katkı payı) talep edemez.

Bu evin evlilik süresince ortak ikametgah (aile konutu) olarak kullanılmış olması, evin hukuki statüsünü değiştirmez. Aile konutu olması sadece evlilik devam ederken evin satılmasını zorlaştırır ancak boşanma ile birlikte mal paylaşımı aşamasında evin tapu sahibine kalması sonucunu etkilemez.

Evlenmeden Önce Krediyle Alınan Evin Durumu

İşte en karmaşık ve davalara en çok konu olan senaryo budur. Eşlerden biri bekarken bir ev almış, bir miktar peşinat ödemiş, kalan kısmı için de konut kredisi çekmiş olabilir. Evlilik gerçekleştiğinde bu kredinin taksitleri halen ödenmeye devam ediyorsa, hukuki durum boyut değiştirir.

Tapu bekarken alındığı için mülkiyet evlilik öncesine aittir ve ev 'kişisel mal' ana statüsünü korur. Yani boşanmada tapunun yarısının diğer eşe devredilmesi söz konusu olmaz. Ancak diğer eş, evlilik içinde ödenen krediler sebebiyle evin güncel (karar tarihine en yakın) piyasa değeri üzerinden bir alacak hakkına sahip olur. Bu konuda detaylı bilgi için kredili evin paylaşımı hakkındaki makalemizi de inceleyebilirsiniz.

Kredi Taksitlerinin Evlilik İçinde Ödenmesi

Evlilik birliği içerisinde ödenen kredi taksitleri, kural olarak eşlerin çalışmaları karşılığı elde ettikleri gelirlerle (maaş, ticari kazanç vb.) ödenmiş sayılır. Kanun, eşlerin gelirlerini 'edinilmiş mal' kabul ettiği için, kişisel mal olan eve edinilmiş mallardan bir yatırım yapılmış olur.

⚠️Dikkat
Kredi taksitlerinin sadece tapu sahibi eşin maaşıyla ödenmiş olması sonucu değiştirmez. Evlilik içinde elde edilen maaş 'ortak/edinilmiş' mal kabul edildiğinden, diğer eş hiç çalışmıyor olsa bile ödenen bu taksitler üzerinde kanundan doğan bir hakka sahiptir.

Değer Artış Payı ve Katılma Alacağı Hesaplaması

Hesaplama yöntemi uzman aktüerya ve hukuk bilirkişileri tarafından yapılır. Temel formül şu şekildedir:

  1. Öncelikle evin satın alınırken ödenen peşinatı ile evlenmeden önce ödenen kredi taksitleri toplanır. Bu kısım tapu sahibi eşin saf kişisel malıdır.
  2. Daha sonra, evlilik tarihi ile boşanma davasının açıldığı tarih (mal rejiminin sona erdiği tarih) arasında ödenen kredi taksitlerinin toplamı bulunur.
  3. Evlilik içinde ödenen anapara borcunun, evin alındığı tarihteki toplam satış bedeline oranı (yüzdesi) hesaplanır.
  4. Bulunan bu oran, mal paylaşımı davası sırasındaki evin 'güncel (keşif) değerine' çarpılır.
  5. Elde edilen tutar edinilmiş mal (ortak değer) kabul edilir ve diğer eş bu tutarın yarısı üzerinde 'katılma alacağı' talep etme hakkı kazanır.

Durum Peşin Alınan Ev (Evlilik Öncesi) Krediyle Alınan Ev (Evlilikte Ödenen)
Mülkiyet Kime Ait? Tamamen tapu sahibine Tamamen tapu sahibine
Diğer Eşin Hakkı Yoktur Ödenen kredi oranında alacak hakkı vardır
Değerleme Kriteri Değerlemesi yapılmaz Dava tarihindeki güncel rayiç bedel esas alınır
Talep Türü Talep edilemez Katılma Alacağı (Nakit Para)

Evlenmeden Önce Alınan Araba Boşanmada Paylaşılır Mı?

Araçlar için geçerli olan hukuki prensipler, gayrimenkuller için geçerli olanlarla tamamen aynıdır. Tek fark, araçların zaman içinde değer kaybetmesi (amortismana tabi olması) veya piyasa koşullarına göre değişkenlik göstermesidir.

Peşin Alınan Araçların Hukuki Durumu

Bekarken peşin parayla alınmış olan bir otomobil, motosiklet veya ticari araç, kesinlikle kişisel maldır. Boşanma davası sonucunda bu aracın değeri eşler arasında paylaştırılmaz.

Kredi Kartı veya Taşıt Kredisi ile Alınan Araçlar

Eğer araç bekarken bir taşıt kredisiyle veya ihtiyaç kredisi/kredi kartı taksitlendirmesiyle alınmış ve bu borcun bir kısmı evlendikten sonra ödenmişse, tıpkı ev örneğinde olduğu gibi bir hesaplama yapılır. Evlilik içinde ödenen taksitlerin aracın toplam değerine oranı bulunur ve dava tarihindeki güncel ikinci el piyasa değeri üzerinden diğer eşe bir ödeme yapılmasına hükmedilir.

Evlilik Öncesi Banka Hesaplarındaki Paralar Ne Olur?

Nakit paralar, vadeli mevduatlar, altın hesapları, borsa portföyleri veya yatırım fonları da mal rejiminin tasfiyesine konu olabilir.

Bekarlık Döneminden Kalan Birikimler

Bir eşin evlendiği gün banka hesabında bulunan para (ister TL, ister döviz, ister altın olsun) onun kişisel malıdır. Bu anapara üzerinden diğer eş hak iddia edemez. Bu durum, özellikle yaşça ilerlemiş veya uzun süre çalıştıktan sonra evlenen kişilerin birikimlerini koruma altına alan önemli bir kuraldır.

Kişisel Hesaba Evlilik İçinde Eklenen Faiz ve Getiriler

Burada kanunun çok ince ve çoğu kişinin bilmediği bir ayrımı devreye girmektedir. Türk Medeni Kanunu Madde 219'a göre, kişisel malların gelirleri edinilmiş maldır.

Bu ne anlama gelir? Eşin bekarken bankada 1 Milyon TL'si olduğunu varsayalım. Bu para kişisel maldır. Ancak bu paranın evlilik süresi boyunca vadeli hesapta veya kur korumalı mevduatta getirdiği faiz, kar payı veya repo geliri kanunen 'edinilmiş mal' kabul edilir. Dolayısıyla boşanma anında, o 1 Milyon TL'nin anaparası tapu sahibine verilirken, evlilik süresince işleyen faiz gelirinin yarısı diğer eşe aittir.

💡İpucu
Eğer kişisel malınız olan bir birikiminiz varsa ve bunun gelirinin de evlilikte kişisel mal olarak kalmasını istiyorsanız, evlenmeden önce veya evlilik içinde noterde bir 'Mal Rejimi Sözleşmesi' (Evlilik Sözleşmesi) yaparak kişisel malların gelirlerinin de kişisel mal sayılacağını kayıt altına almalısınız.

Kişisel Malların Yerine Geçen Değerler Nelerdir?

Hukukumuzdaki 'ikame' (yerine geçme) prensibi, malvarlığının şekil değiştirmesi durumunda hakkın korunmasını sağlar.

Evlenmeden Önceki Evi Satıp Yeni Ev Almak

Uygulamada sıkça rastladığımız bir durumdur. Eş, bekarken sahip olduğu 1+1 daireyi evlendikten sonra satar ve üzerine biraz daha para veya kredi ekleyerek daha büyük bir 3+1 aile konutu alır. Bu durumda yeni alınan ev evlilik içinde alındığı için ilk bakışta tamamen 'edinilmiş mal' gibi görünebilir. Ancak hukuki gerçeklik farklıdır.

Yeni evin alımında kullanılan, eski evin satışından gelen para 'kişisel malın yerine geçen değer' (TMK m. 220/4) kabul edilir. Yeni evin değeri hesaplanırken, bu peşinat miktarının yeni evin değerine oranı hesaplanarak tapu sahibi eşe doğrudan verilir, kalan kısım (varsa evlilikte ödenen kredi veya tasarruf kısımları) ikiye bölünür.

İspat Yükü Kimdedir?

Kanun, 'Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür' der. Aksi takdirde evlilik içinde alınan her mal edinilmiş (ortak) mal sayılır. Eski evin satılıp yenisinin alındığını, banka dekontları, tapu resmi senetleri ve aynı gün veya birbirine çok yakın tarihlerde yapılan para transferleri ile ispat etmek, iddia eden eşin sorumluluğundadır.

Evlenmeden Önce Alınan Mallara Yapılan Masraflar

Bir eşin kişisel malına, diğer eşin yaptığı parasal veya emeksel katkılar da boşanmada ciddi tartışma konusudur.

Boşanmada mal paylaşımı ve katılma alacağı hesaplama formülü infografiği

Boşanmada mal paylaşımı ve katılma alacağı hesaplama formülü infografiği

Eşin Kişisel Malına Yapılan Tadilat ve Katkılar

Eşlerden birinin bekarken aldığı, tapusu kendisine ait olan eve, evlendikten sonra diğer eş kendi maaşıyla, birikimiyle veya ailesinden aldığı borçla masraf yapmış olabilir. Mutfak dolaplarının yenilenmesi, çatı onarımı, kombi takılması veya eve yalıtım yapılması gibi kalıcı iyileştirmeler bu kapsama girer.

📋Örnek
Örnek Senaryo: Ahmet'in evlenmeden önce sahip olduğu boş bir arsası vardır. Evlendikten sonra Ayşe'nin babasından gelen miras parası ve Ayşe'nin birikimleri kullanılarak bu arsanın üzerine 2 katlı bir ev inşa edilmiştir. Boşanma durumunda arsa Ahmet'in kişisel malı olmaya devam eder. Ancak Ayşe, binanın yapımına yaptığı katkı oranında 'Değer Artış Payı Alacağı' talep edecektir. Arsanın üzerindeki yapının güncel değeri hesaplanacak ve Ayşe'nin katkısı oranında kendisine nakit ödeme yapılacaktır.

Katkı Payı Alacağı Davası Şartları

Bu tür talepler 'Değer Artış Payı Alacağı' (TMK 227) davası ile ileri sürülür. Şartları şunlardır:

  • Diğer eşin malına bir katkı yapılmış olmalıdır (iyileştirme, koruma veya yapım).
  • Bu katkı karşılıksız bir bağışlama (hibe) amacı taşımamalıdır.
  • Masrafın kalıcı bir değer artışı yaratması gerekir (Boya badana veya günlük temizlik gibi olağan giderler talep edilemez).
  • Yapılan katkı mutlaka belgelerle (fatura, eft dekontu, kredi kartı ekstresi) kanıtlanmalıdır.

Mal Rejimi Sözleşmesi (Evlilik Sözleşmesi) Varsa Ne Olur?

Tüm bu karmaşık hesaplamalar ve davalar, yasal mal rejimi olan 'Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi'ne tabi çiftler için geçerlidir. Çiftler evlenmeden önce veya evlilik devam ederken noter huzurunda bir sözleşme imzalayarak farklı bir mal rejimi seçebilirler.

Mal Ayrılığı Rejiminin Etkileri

En çok tercih edilen seçimlik rejim 'Mal Ayrılığı' rejimidir. Eğer taraflar mal ayrılığı sözleşmesi yapmışlarsa, kimin üzerine kayıtlı ne mal varsa, o malın borcu nasıl ödenmiş olursa olsun o kişide kalır. Evlilik içinde alınan mallar da dahil olmak üzere, diğer eş hiçbir katılma alacağı veya denkleştirme talep edemez.

Sürecin karmaşıklığı ve ispat yükümlülüklerinin ağırlığı göz önüne alındığında, alanında uzman bir İstanbul boşanma avukatı ile çalışmak, telafisi imkansız hak kayıplarını önleyecektir. Eğer taraflar mal paylaşımı konusunda ortak bir zeminde buluşursa, deneyimli bir anlaşmalı boşanma avukatı aracılığıyla hazırlanacak kapsamlı bir protokol ile bu zorlu süreç, mahkeme kapılarında yıllarca beklemeden tek celsede çözülebilir.

İspat Kolaylığı Sağlayan Belge ve Deliller Nelerdir?

Aile mahkemelerinde, 'benim altınlarımla ödendi', 'maaşımı verdim', 'krediyi ben çektim' gibi sözlü beyanların, eğer somut delillerle desteklenmiyorsa hukuki bir karşılığı yoktur. Özellikle düğün takıları ile ilgili anlaşmazlıklar da bu malların alınmasında kullanılmışsa sürece dahil olur. (Detaylar için boşanmada düğün takılarının paylaşımı yazımızı okuyabilirsiniz).

Banka Dekontları ve Tapu Kayıtları

Mahkeme celpleri aracılığıyla geçmişe dönük 10 yıllık banka hesap hareketleri istenebilir. İspat için en güçlü deliller:

  • Ev kredisinin hangi hesaptan, kimin maaşıyla ödendiğini gösteren hesap dökümleri.
  • Evlilik öncesi peşinatın ödendiğine dair EFT/Havale dekontları (Açıklama kısmında 'daire peşinatı' vb. yazması çok önemlidir).
  • Eski evin satış tapu senedi ve yeni evin alış senedi arasındaki tarih yakınlığı.
  • Araç alım-satım noter sözleşmeleri.
  • Tadilat yapılmışsa, malzemelerin ve işçiliğin faturaları.

Boşanmada Mal Paylaşımı Davası Ne Zaman Açılır?

Toplumdaki en yaygın yanlış anlaşılmalardan biri, mal paylaşımı ile boşanmanın aynı dava içinde çözüleceğidir.

Boşanma Kararının Kesinleşmesi Beklenmeli Midir?

Mal rejiminin tasfiyesi (mal paylaşımı) davası, boşanma davası ile birlikte açılabilir ancak boşanma davası ile aynı mahkemede görülmez. Mahkeme, mal paylaşımı davasının esasına girebilmek için boşanma davasının bitmesini ve kararın kesinleşmesini (Yargıtay/İstinaf süreçlerinin tamamlanmasını) 'bekletici mesele' yapar. Boşanma kesinleşmeden mallar paylaştırılamaz. Ancak bu süreçte malların kaçırılmasını engellemek için ihtiyati tedbir kararları alınabilir.

Zamanaşımı Süreleri Nelerdir?

Boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren, mal rejiminin tasfiyesinden doğan alacak davalarını (katılma alacağı, değer artış payı) açmak için kanuni süre 10 yıldır. 10 yıl geçirildikten sonra açılan davalar zamanaşımı itirazı ile reddedilir. Ayrıntılı güncel içtihatlar ışığında, 2026 yılı mahkeme uygulamaları bu zamanaşımı süresini kesin bir hak düşürücü sınır olarak titizlikle uygulamaktadır.

Katılma Alacağı Talebi İçin Örnek Dilekçe Taslağı

Aşağıda, evlilik öncesi krediyle alınan ve evlilik içinde ödemesi devam eden bir gayrimenkul için hazırlanmış taslak bir mal paylaşımı dava dilekçesi yer almaktadır. Hukuki süreçlerin bireysel özellikler taşıdığını ve bu taslağın mutlak surette bir avukat gözetiminde kişiselleştirilmesi gerektiğini unutmayınız.

📋Örnek
İSTANBUL NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİNE

İHTİYATİ TEDBİR TALEPLİDİR

DAVACI: İsim Soyisim (TC Kimlik No) ADRES: ... VEKİLİ: Av. Murat Aydar DAVALI: İsim Soyisim (TC Kimlik No) ADRES: ...

KONU: Edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesi, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik ...... TL katılma alacağımızın (evlilik öncesi alınıp kredisi evlilik içinde ödenen taşınmaza yönelik) yasal faiziyle davalıdan tahsili ile dava konusu taşınmaz üzerine üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla İHTİYATİ TEDBİR konulması talebimizdir.

AÇIKLAMALAR:

  1. Müvekkil ile davalı .../.../... tarihinde evlenmiş olup, aralarındaki boşanma davası İstanbul ... Aile Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası ile devam etmektedir.
  2. Davalı taraf, evlilik tarihinden 6 ay önce ... İli, ... İlçesi, ... Ada, ... Parselde kayıtlı bulunan taşınmazı banka kredisi kullanarak satın almış ve tapusunu kendi adına tescil ettirmiştir.
  3. Taşınmazın alımı için kullanılan ... Bankası konut kredisinin ... aylık taksitinin ... ay tutarındaki kısmı evlilik birliği kurulduktan sonra, eşlerin ortak çalışmaları sonucu elde edilen edinilmiş mallardan ödenmiştir.
  4. Türk Medeni Kanunu gereğince, davalının kişisel malı niteliğindeki bu taşınmazın borçlarının edinilmiş mallardan ödenmesi sebebiyle, müvekkilimin ödenen kredi oranında güncel değer üzerinden katılma alacağı hakkı doğmuştur.
  5. Dava sonuna kadar söz konusu taşınmazın davalı tarafından muvazaalı olarak 3. kişilere devredilme tehlikesi bulunduğundan, tapu kaydı üzerine teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını talep etme zorunluluğu hasıl olmuştur.

HUKUKİ SEBEPLER: TMK, HMK ve ilgili mevzuat. DELİLLER: Tapu kayıtları, ... Bankası kredi sözleşmesi ve ödeme dekontları, İstanbul ... Aile Mahkemesi .../... E. sayılı dosyası, bilirkişi incelemesi, tanık ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle;

  1. Öncelikle haklı davamızın kabulüne,
  2. Dava konusu taşınmazın 3. kişilere devrinin önlenmesi için tapu kaydına İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA,
  3. Mal rejiminin tasfiyesi ile fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere şimdilik ...... TL katılma alacağımızın karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline,
  4. Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ederiz.

Tarih: .../.../2026 Davacı Vekili Av. Murat Aydar (E-İmzalıdır)

Evlilik öncesi mal varlıklarının boşanma aşamasında paylaşımı, yüksek derecede matematiksel, finansal ve hukuki analiz gerektiren bir alandır. Evin, arabanın veya paranın durumu olaydan olaya tamamen değişiklik gösterebilir. Kendi durumunuzun yasal analizini yapmak ve hak kayıplarını sıfıra indirmek için mutlaka uzman hukuki destek almanız tavsiye olunur.

Sıkça Sorulan Sorular

Evlenmeden önce alınan ev kanunen 'kişisel mal' sayılır ve kural olarak tapu sahibinde kalır. Boşanmada evin mülkiyeti paylaşılmaz, ancak evlilik içinde kredi ödemesi yapılmışsa diğer eş bu ödemeler oranında değer artış veya katılma alacağı talep edebilir.
Yazar Hakkında
Av. Murat Aydar

Av. Murat Aydar

Boşanma Avukatıİstanbul Barosu - Sicil No: 62459

İstanbul'da aile hukuku alanında müvekkillerime hizmet veriyorum. Özellikle anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı davalarında hukuki destek sağlıyorum.

Tüm Yazılara Dön