Özet
Boşanmada mal paylaşımı, 1 Ocak 2002 sonrası evliliklerde varsayılan olarak 'Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi'ne göre yapılır. Bu, evlilik birliği içinde karşılığı verilerek (maaş, ticari kazanç vb.) edinilen tüm malların yarı yarıya paylaşılması anlamına gelir. Ancak miras kalan veya bağışlanan mallar 'Kişisel Mal' sayılır ve paylaşıma dahil edilmez. Boşanma davası ile mal paylaşımı davası genellikle ayrı açılır ancak mal davası boşanmanın kesinleşmesini bekler. Kredili evler, şirket hisseleri ve takılar için özel hesaplama yöntemleri vardır. Hak kaybına uğramamak için hesaplamaların uzman bir avukat ve bilirkişi gözetiminde yapılması şarttır.
Boşanma süreci, çiftler için sadece duygusal bir kopuş değil, aynı zamanda ciddi bir ekonomik ayrışma sürecidir. İstanbul'da bir boşanma avukatı olarak müvekkillerimden en sık duyduğum soru şudur: "Yıllarca çalışıp aldığım ev, araba veya birikimlerim ne olacak?"
2026 yılı itibarıyla Türk hukuk sistemi, mal paylaşımı konusunda oldukça detaylı ve matematiksel bir yapıya sahiptir. Kulaktan dolma bilgiler (örneğin; "Her şey yarı yarıya bölünür" veya "Tapu kimin üstüne ise mal onundur" gibi genellemeler) genellikle ciddi hak kayıplarına yol açar. Bu rehberde, bir hukukçu gözüyle ancak herkesin anlayabileceği bir dille, boşanmada mal paylaşımının tüm inceliklerini, hesaplama yöntemlerini ve stratejik noktalarını en ince ayrıntısına kadar ele alacağız.

2002 öncesi ve sonrası mal rejimi ayrımını gösteren infografik
Türkiye'de Uygulanan Mal Rejimi Türleri Nelerdir?
Mal paylaşımını anlayabilmek için öncelikle "Mal Rejimi" kavramını netleştirmemiz gerekir. Türkiye'de evlilik tarihiniz, malların nasıl paylaşılacağını belirleyen en temel faktördür. Türk Medeni Kanunu'nda (TMK) yapılan köklü değişiklik, 1 Ocak 2002 tarihini bir milat haline getirmiştir.
1. Yasal Mal Rejimi: Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi
1 Ocak 2002 tarihinden sonra evlenen çiftler için, eğer noterden özel bir sözleşme (evlilik sözleşmesi) yapmamışlarsa, yasal olarak "Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi" geçerlidir. Aynı şekilde, bu tarihten önce evlenmiş olsalar bile, 2002 sonrası edinilen mallar için de bu rejim uygulanır.
Bu rejimin temel mantığı şudur: Evlilik birliği içerisinde, eşlerin emekleri karşılığında edindikleri mallar "ortak" kabul edilir ve boşanma durumunda diğer eşin bu mallar üzerinde "Artık Değer" üzerinden yarı yarıya hakkı doğar. Buna hukuk dilinde Katılma Alacağı denir.
2. Mal Ayrılığı Rejimi (Eski Sistem ve Sözleşmeli Haller)
1 Ocak 2002 tarihinden önce evlenen çiftlerin, bu tarihe kadar edindikleri mallar için "Mal Ayrılığı Rejimi" uygulanır. Ayrıca çiftler evlenirken veya evlilik içinde notere giderek bu rejimi seçmiş olabilirler. Mal ayrılığı rejiminde kural basittir: Tapu veya ruhsat kimin üzerindeyse, mal ona aittir. Diğer eşin sadece o malın alımına somut bir katkısı (para, altın bozdurma vb.) varsa katkı payı alacağı talep edebilir.
Bu ayrımın pratikteki sonucu şudur: 2002 öncesinde evlenmiş bir çiftte iki rejim üst üste uygulanır. Evlilik tarihinden 1 Ocak 2002'ye kadar mal ayrılığı (743 sayılı eski Kanun m. 170), 1 Ocak 2002'den mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı Kanun m. 10, TMK m. 202/1). Yargıtay her dosyada önce bu takvimi kurar; malın hangi dönemde tescil edildiğine göre talebin adı ve hesabı tümüyle değişir. Bir gün fark — 31 Aralık 2001 ile 1 Ocak 2002 — sonucu değiştirir.
Kişisel Mal ve Edinilmiş Mal Ayrımı Nasıl Yapılır?
Boşanmada mal paylaşımı davasının en kritik noktası, hangi malın "Kişisel", hangisinin "Edinilmiş" olduğunun belirlenmesidir. Çünkü kişisel mallar paylaşıma girmez, mal sahibi eşte kalır. Sadece edinilmiş mallar ikiye bölünür.
Edinilmiş Mallar Nelerdir? (Paylaşılanlar)
Kanuna göre edinilmiş mallar, mal rejiminin devamı süresince eşlerin karşılığını vererek elde ettikleri malvarlığı değerleridir:
- Çalışma Karşılığı Edinimler: Maaş, ücret, prim, ikramiye vb. ile alınan ev, araba, arsa.
- Sosyal Güvenlik Ödemeleri: Emekli ikramiyesi, işsizlik maaşı, kıdem tazminatı.
- Kişisel Malların Gelirleri: ÖRNEK: Kadına babasından miras kalan bir apartman kişisel maldır. Ancak bu apartmandan evlilik süresince elde edilen kira gelirleri edinilmiş maldır (TMK m. 219/4) ve koca bu kiralarda hak sahibidir. Kira gelirinin nasıl hesaplandığını ve tahsil edilmemiş kiraların durumunu kişisel malların kira getirisi yazımızda ele aldık.
- İkame Mallar: Edinilmiş bir malın satılıp yerine başka bir mal alınması durumunda yeni mal da edinilmiş sayılır.
Kişisel Mallar Nelerdir? (Paylaşılmayanlar)
Aşağıdaki mallar üzerinde diğer eşin "Katılma Alacağı" hakkı yoktur:
- Miras Yoluyla Gelen Mallar: Eşlerden birine miras kalan her türlü malvarlığı değeri. Miras parasıyla alınan malın hangi kesime gireceği ve belgelendirme zinciri için miras malı boşanmada paylaşılır mı yazımıza bakın.
- Karşılıksız Kazanımlar: Bağış ve hibe gibi bir karşılık verilmeksizin elde edilen malvarlığı değerleri. Şans oyunu kazançları (piyango, sayısal loto) bakımından tablo net değildir: biletin bedeli edinilmiş maldan ödendiği için kazancın edinilmiş malın yerine geçen değer (TMK m. 219/5) sayılması gerektiği görüşü uygulamada ağırlıktadır. Aşağıdaki edinilmiş mal karinesi de bu yönde işlediği için, kişisel mal olduğunu iddia eden eş bunu ispatlamak zorundadır.
- Manevi Tazminatlar: Eşlerden birinin bir dava sonucu aldığı manevi tazminat.
- Kişisel Kullanım Eşyaları: Kıyafetler, telefon, bilgisayar (iş için kullanılmıyorsa), makyaj malzemeleri.
Tereddüt Hâlinde Hangi Karine İşler? (TMK m. 222)
Bu yazıdaki en önemli tek cümle şudur: Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir. Kanun, ispat yükünü kişisel mal iddiasında bulunan eşin üzerine yıkar.
Üç kural üst üste biner: (1) İddia eden ispatlar. (2) Kime ait olduğu ispatlanamayan mal paylı mülkiyettedir. (3) İspatlanamayan her şey edinilmiş maldır. Bu yüzden "bu evi annemin verdiği parayla aldım" demek hukuken hiçbir şey ifade etmez; banka dekontu, tapu akit tablosu ve para akışının tarih uyumu gerekir. Yargıtay, aksi ispatlanamayan araç ve nakit için doğrudan edinilmiş mal karinesini uygulamaktadır.
Düğünde Takılan Altınlar ve Ziynet Eşyaları Kime Aittir?
Düğün takıları (ziynet eşyaları), boşanma davalarının en çetrefilli konularından biridir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre kural şudur:
Kısa cevap: Takının türüne göre iki farklı karine işler. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, Hukuk Genel Kurulu'nun 4 Mart 2020 tarihli kararına dayanarak ayrımı şöyle kurmuştur:
- Kadına özgü ziynet eşyaları (tel bilezik, işlenmiş bilezik, kolye, küpe): Eşler arasında aksine bir anlaşma veya yerel bir adet bulunmadıkça, evlilik sırasında kim tarafından hangi eşe takılmış olursa olsun kadına bağışlanmış sayılır ve onun kişisel malıdır (TMK m. 220/1-1, 222/1).
- Kadına özgü olmayan takılar (gremse, reşat, tam, yarım, çeyrek, gram altın; para): Bunlar kadına özgü ziynet niteliğinde değildir. Hangi eşe ait olduğu ispat edilemezse eşlerin paylı mülkiyetinde sayılır (TMK m. 222/2) — yani yarı yarıya.
Takılar bozdurulup ev veya araba alındıysa hesap şöyle kurulur: Kadının kişisel malı olan ziynetle ödenen kısım, TMK m. 220/4 uyarınca kişisel mal yerine geçen değerdir. Yargıtay bu durumda o oran bakımından artık değer — dolayısıyla katılma alacağı — doğmayacağını belirtir; kadın o oranda kendi kişisel malını geri alır, kalan kısım üzerinden katılma alacağı hesaplanır. Bu senaryonun ayrıntılı hesabını ev almak için kullanılan altınların iadesi yazımızda örnekle işledik.
Bir başka yerleşik kural da şudur: Koca, çeşitli sebeplerle (ev veya araç alımı, evin ihtiyaçları, düğün borçları, balayı) kadının altınlarını bozdurmuşsa, karşılığının hibe edildiği ispatlanmadıkça iade zorunludur. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi bu ilkeyi istikrarlı biçimde uygulamaktadır.
Mal Paylaşımı Hesaplaması Nasıl Yapılır?
Mal paylaşımı davasında hakim, "Artık Değer" üzerinden hesaplama yapar. Bu hesaplama, boşanma davası sonuçlanıp kesinleştikten sonra görülen mal rejiminin tasfiyesi davasında bilirkişilerce yapılır.
Artık Değer Nedir?
Formül şöyledir:
- Edinilmiş mallar: Mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olanlar, tasfiye anındaki (karara en yakın) sürüm değeriyle hesaba katılır (TMK m. 235/1).
- Eklenecek değerler: Karşılıksız kazandırmalar ve katılma alacağını azaltma kastıyla yapılan devirler. Bunlar tasfiye anındaki değil, malın devredildiği tarihteki değerleriyle hesaba katılır (TMK m. 235/2).
- Denkleştirme alacağı: Kişisel mal ile edinilmiş mal kesimleri arasındaki geçişlerin düzeltilmesi (TMK m. 230).
- Borçlar: Yalnızca o mal kesimine ilişkin borçlar düşülür. Hangi kesime ait olduğu anlaşılamayan borç, edinilmiş mallara ilişkin sayılır (TMK m. 230/2).
Ortaya çıkan artık değerin yarısı diğer eşin katılma alacağıdır (TMK m. 236/1). Karşılıklı alacaklar takas edilir.
Değer Artış Payı Nedir? (En Sık Karıştırılan Konu)
Kısa cevap: Değer artış payı, bir eşin diğer eşe ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunması hâlinde doğar. Alacak, katkı oranında ve malın tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanır; değer kaybı varsa katkının başlangıçtaki değeri esas alınır (TMK m. 227).
Buradaki kilit ifade "diğerine ait" sözcükleridir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, değer artış payına konu katkının yalnızca üç biçimde gerçekleşebileceğini belirtmiştir: bir eşin kişisel malından diğer eşin kişisel malına, kişisel malından diğer eşin edinilmiş malına ya da edinilmiş malından diğer eşin kişisel malına katkı. Katkı kendi malınıza yapıldıysa kurum değer artış payı değil, aşağıda anlattığımız denkleştirmedir. Uygulamada bu iki kalem çok sık karıştırılır ve yanlış nitelendirme dosyayı yıllarca geri götürür.
Son fıkra ayrıca şu imkânı verir: Eşler yazılı bir anlaşmayla değer artışından pay almaktan vazgeçebilir veya pay oranını değiştirebilir. Evlilik sözleşmesi düşünüyorsanız bu hüküm, mal rejimi sözleşmesinden bağımsız bir araç olarak kullanılabilir; ayrıntı için mal paylaşımı sözleşmesi rehberimize bakabilirsiniz.
2026 Boşanma Anı: Evin değeri 5.000.000 TL oldu.
Nitelendirme: Ev kadın adına tescilliyse, kadının kendi kişisel malını (mirasını) kendi edinilmiş malına aktarması söz konusudur; bu bir denkleştirmedir (TMK m. 230/3). Ev koca adına tescilliyse kadının katkısı değer artış payıdır (TMK m. 227). Her iki hâlde de hesap yöntemi aynıdır: oranlama.
Hesaplama:
- Kadının Oranı: Kadın evi alırken %40 katkı sağlamıştı (200bin/500bin). Dolayısıyla 5 Milyon TL'nin %40'ı (2.000.000 TL) kadının kişisel mal kesimine ayrılır. Yargıtay bu yönteme "oranlama" der: katkı oranı, malın güncel sürüm değerine uygulanır — ödenen nominal tutar değil.
- Kalan Kısım: Geriye 3.000.000 TL kalır. Bu kısım "Edinilmiş Mal" sayılır.
- Paylaşım: 3.000.000 TL ikiye bölünür. 1.500.000 TL kadının, 1.500.000 TL erkeğindir.
SONUÇ: Kadın toplamda 3.500.000 TL (2M + 1.5M), Erkek ise 1.500.000 TL alır.
Denkleştirme: Kendi Malınıza Yaptığınız Katkı (TMK m. 230)
Kısa cevap: Değer artış payı diğer eşin malına yapılan katkıyı düzeltir; denkleştirme ise aynı eşin kendi iki mal kesimi (kişisel mal ve edinilmiş mal) arasındaki geçişleri düzeltir. Mirasınızı satıp kendi adınıza ev aldıysanız ya da kişisel malınıza ilişkin borcu maaşınızdan ödediyseniz, kurum budur.
Maddenin üçüncü fıkrası hesabın yöntemini de verir: Bir mal kesiminden diğer kesimdeki malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına katkıda bulunulmuşsa denkleştirme, katkı oranına ve malın tasfiye zamanındaki değerine göre yapılır; mal daha önce elden çıkarılmışsa hakkaniyete göre belirlenir. Yani burada da yöntem oranlamadır ve güncel değer esas alınır.
Kredisi Devam Eden Ev ve Arabalar Nasıl Paylaşılır?
Boşanma aşamasında en çok sorulan sorulardan biri; "Kredisini ben ödüyorum, ev yine de bölünecek mi?" sorusudur.
Kısa cevap: Ev bölünmez, alacağa dönüşür; ve mal rejiminin sona erdiği tarihten sonraya sarkan kredi taksitleri taşınmazın borcu kabul edilir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi bu hesabı adım adım tarif etmiştir:
2. Bu oran, taşınmazın toplam satın alım bedeli karşısındaki orana dönüştürülür.
3. Bulunan oran, taşınmazın tasfiye tarihindeki (karara en yakın) sürüm değeriyle çarpılarak borç miktarı bulunur.
4. Bu borç, güncel sürüm değerinden düşülür; kalan miktar üzerinden değer artış payı ve/veya artık değere katılma alacağı hesaplanır.
Kritik ayrıntı şu: Hesap, "ev tamamen kredi ile alınmış" varsayımıyla yapılamaz. Yargıtay, evin bedelinin ne kadarının krediyle, ne kadarının kişisel malla, ne kadarının edinilmiş malla karşılandığının ayrı ayrı belirlenmesini ve her kalem için oranlama ile TMK m. 230 denkleştirmesinin yapılmasını şart koşar. Sadece "evlilik içinde ödenen taksitlerin kredinin toplam maliyetine oranı" üzerinden yapılan hesap bozma sebebidir.
Şirket Hisseleri ve Kripto Varlıkların Paylaşımı
2026 dünyasında artık sadece ev ve araba değil, dijital varlıklar da paylaşım konusudur.
Şirket Hisseleri
Eşlerden biri üzerine kurulu bir şahıs şirketi veya Limited/Anonim şirket hissesi varsa, bu hisseler evlilik birliği içinde edinilmişse "edinilmiş mal" grubuna girer. Ancak burada şirketin sermayesi değil, bilançosundaki birikmiş kârlar, yedek akçeler ve şirketin gerçek piyasa değeri hesaplamaya katılır. Şirketin sermayesi kişisel mal olsa bile, kişisel malın geliri edinilmiş mal olduğu için (TMK m. 219/4) dağıtılan kâr payları paylaşıma girer.
Bir de ters yönlü tuzak var: Şirket kişisel mal olsa dahi, şirket üzerine alınan taşınmaz ve araçlar ayrı bir tartışma doğurur; ayrıca TMK m. 239/1, ayni ödemede işletmelerin ekonomik bütünlüğünün gözetileceğini söyler — yani mahkeme şirketi parçalayarak ödeme yapmaz. Bu başlığı, değerleme yöntemleri ve Yargıtay kararlarıyla boşanmada şirket üzerine alınan mallar yazımızda ayrıntılı işledik.
Kripto Paralar (Bitcoin, Altcoin)
Blokzincir teknolojisindeki varlıklar, Türk hukukunda "eşya" veya "malvarlığı değeri" olarak kabul edilmeye başlanmıştır. Mahkemeler, eşlerin kripto borsalarındaki hesap dökümlerini talep edebilir. Ancak kripto varlıkların "soğuk cüzdan" (cold wallet) gibi takip edilemeyen ortamlara aktarılması durumunda, ispat yükü iddia eden eşe düşer. Bu noktada uzman bir anlaşmalı boşanma avukatı ile çalışarak protokolde bu varlıkları belirtmek en güvenli yoldur.
Aldatma Payı Düşürür mü? TMK m. 236/2'nin Sınırları
Kısa cevap: Kural olarak hayır — kusur mal paylaşımını etkilemez. Tek istisna çok dardır: yalnızca zina veya hayata kast nedeniyle verilen boşanma kararlarında hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranını hakkaniyete uygun olarak azaltabilir veya kaldırabilir (TMK m. 236/2). Şiddetli geçimsizlik, hakaret, terk veya güven sarsıcı davranış bu kapsamda değildir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi maddenin sınırlarını üç noktada çizmiştir:
- Yalnızca artık değere katılma alacağı için: Maddenin kanundaki yeri ve kenar başlığı gereği, zina veya hayata kastın etkisi sadece TMK m. 236'daki artık değere katılma alacağına özgüdür. Mal ayrılığı rejimindeki katkı payı alacağı ile edinilmiş mallara katılma rejimindeki değer artış payı alacağı (m. 227) bakımından m. 236/2 uygulanmaz.
- Önce alacak tespit edilir: Hâkimin takdirini kullanabilmesi için, davacının artık değere katılma alacağının önce inceleme ile sabit olması gerekir. Delil toplanmadan "zina var, dava reddedildi" denemez; Yargıtay tam bu gerekçeyle bozma vermiştir.
- Azaltma da mümkündür, kaldırma da: Karar bir kere verilecek diye bir şey yok; hâkim somut olayın koşullarına göre pay oranını kısmen indirebilir.
Aldatma iddiasının mal paylaşımı, tazminat ve nafaka üzerindeki bileşik etkisini aldatma sonucu boşanma ve mal paylaşımı yazımızda ayrıca ele aldık.
Mal Kaçırma (Tasarrufun İptali) ve Eklenecek Değerler
Eşlerden biri, boşanma davası açılmadan hemen önce veya dava sırasında malları başkasına devrederse ne olur? TMK Madde 229, bu kötü niyetli girişimleri engeller.
- Bir yıl kuralı (m. 229/1): Referans tarih, mal rejimi davasının açılması değil, mal rejiminin sona ermesidir. Boşanmada mal rejimi TMK m. 225/2 uyarınca boşanma davasının açıldığı tarihte sona erer. Yani sayacı geri saydığımız gün, boşanma dilekçesini verdiğiniz gündür. Bu bir yıl içinde eşinizin rızanız olmadan yaptığı — olağan hediyeler dışındaki — karşılıksız kazandırmalar, hiç elden çıkmamış gibi hesaba katılır.
- Süre sınırı olmayan kasıt kuralı (m. 229/2): Bir devrin katılma alacağını azaltmak kastıyla yapıldığı ispatlanırsa, devir ne kadar eski olursa olsun değeri hesaba eklenir. Buradaki kastı ispat yükü, iddia eden eştedir (TMK m. 6, HMK m. 190).
- Değerleme anı: Eklenecek değerler tasfiye anındaki değil, malın devredildiği tarihteki sürüm değeriyle hesaba katılır (TMK m. 235/2). Yargıtay 8. Hukuk Dairesi bu esası açıkça vurgular. Bu, enflasyonist dönemlerde alacaklı eşin aleyhine sonuç verebildiği için devrin hemen tespiti önemlidir.
- Üçüncü kişiye etki: Mahkeme kararı, davanın kendisine ihbar edilmiş olması koşuluyla, kazandırma veya devirden yararlanan üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir (m. 229 son). İhbar edilmezse karar üçüncü kişiyi bağlamaz — dava dilekçesinde bu usul işlemini atlamak, kazanılmış bir davayı tahsil edilemez hâle getirir.
Mal kaçırma şüphesi varsa hangi kayıtların nasıl taranacağını ve ihtiyati tedbir sürecini boşanmada mal kaçırma yazımızda ayrıca ele aldık.

Boşanmada kişisel mallar ve edinilmiş mallar karşılaştırma tablosu
Mal Paylaşımı Davası Süreci ve Yetkili Mahkeme
Mal paylaşımı davası, teknik olarak boşanma davasından ayrı bir davadır. Boşanma davası dilekçesinde "mal paylaşımı" talep edilse bile, hakim genellikle bu talebi ayırır (tefrik eder) veya ayrı bir dava açılmasını ister. Çünkü mal paylaşımına karar verilebilmesi için öncelikle boşanmanın kesinleşmesi gerekir.
- Görevli Mahkeme: Aile Mahkemesi.
- Yetkili Mahkeme: Boşanma davasının görüldüğü yer mahkemesi veya davalının yerleşim yeri mahkemesi.
- Dava türü: Alacağın miktarı bilirkişi incelemesi olmadan belirlenemediği için 31 Temmuz 2026'ya kadar uygulamada belirsiz alacak davası olarak açılırdı. 7589 sayılı Kanun HMK m. 107'yi yürürlükten kaldırdığından yeni davalar kısmi dava olarak açılır; talep, HMK m. 109/4 uyarınca bir defaya mahsus ve ıslaha gerek olmaksızın tahkikat sonuna kadar artırılır.
Boşanma Kesinleşmeden Tasfiye Davası Açılabilir mi?
Kısa cevap: Açılabilir; dava reddedilmez, bekletilir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin yerleşik ifadesiyle mal rejiminin sona ermesi, katkı payı, değer artış payı ve artık değere katılma alacağı davalarının görülebilirlik ön koşuludur. Alacak, mal rejiminin sona ermesiyle muaccel (istenebilir) hâle gelir. Boşanma davası hâlâ derdestse mahkeme, usul ekonomisi gereği (HMK m. 30) boşanma dosyasını bekletici mesele yapar; davayı esastan reddetmez.
Pratik sonucu şudur: Mal kaçırma riski varsa boşanmanın kesinleşmesini beklemek zorunda değilsiniz. Tasfiye davasını açıp ihtiyati tedbir talep edebilir, taşınmaz ve araç devrini bu aşamada durdurabilirsiniz.
Eşin Malvarlığı Yetmezse: Üçüncü Kişiye Karşı Dava (TMK m. 241)
Diyelim ki davayı kazandınız ama eşinizin üzerinde hiçbir şey kalmadı; her şey kardeşine, annesine veya bir arkadaşına devredilmiş. Kanun bu ihtimali öngörmüştür.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2022 tarihli bir kararında bu davayı açıkça "TMK m. 241 gereğince eksik kalan katılma alacağının üçüncü kişiden tahsili" istemi olarak nitelendirmiştir. Dikkat edilecek noktalar:
- Tali niteliktedir: Yalnızca borçlu eşin malvarlığı yetmediği ölçüde ve eksik kalan miktarla sınırlı olarak açılabilir.
- Süre kısadır: Hakların zedelendiğinin öğrenildiği tarihten 1 yıl, her hâlde mal rejiminin sona ermesinden itibaren 5 yıl.
- Tenkis hükümleri kıyasen uygulanır: Madde, yetki kuralları dışında miras hukukundaki tenkis davasına ilişkin hükümlere yollama yapar. Mantığı tenkis davası ile aynıdır: değeri geri getirmek.
- İhbarı atlamayın: TMK m. 229 son fıkra gereği, kararın üçüncü kişiye karşı ileri sürülebilmesi için davanın ona ihbar edilmiş olması gerekir.
Zamanaşımı, Faiz ve Ödeme Biçimi
Süre 10 Yıl mı, 1 Yıl mı? İnternetteki Yanlış Bilgi
Kısa cevap: 10 yıl. Bu konuda internette çok yaygın bir yanlış bilgi var, çünkü Yargıtay'ın eski uygulaması farklıydı. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi görüş değişikliğini şöyle açıklamıştır: Türk Medeni Kanunu'nda mal rejiminin tasfiyesi davaları için ayrı bir zamanaşımı düzenlenmemiştir; TMK m. 5 yollamasıyla Türk Borçlar Kanunu uygulanır ve TBK m. 146 uyarınca kanunda aksine hüküm yoksa her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. Daire önceleri TMK m. 178'deki bir yıllık süreyi kabul etmişse de, Hukuk Genel Kurulu'nun 17 Nisan 2013 tarihli kararı doğrultusunda görüş değişikliğine gitmiştir.
Sürenin başlangıcı da önemlidir. TBK m. 149/1'e göre zamanaşımı alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar; TBK m. 153/3'e göre ise evlilik devam ettiği sürece eşlerin birbirinden olan alacakları için zamanaşımı işlemeye başlamaz, başlamışsa durur. Bu iki hükmün birleşimiyle Yargıtay sonucu şöyle bağlar: on yıllık süre, boşanma kararının kesinleştiği tarihte başlar.
Faiz Hangi Tarihten İşler? Dava Tarihi Değil, Karar Tarihi
Bu, dosyalarda en sık düzeltilen kalemlerden biridir. TMK m. 239/3, "aksine anlaşma yoksa tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına ve değer artış payına faiz yürütülür" der. Yargıtay'ın kökleşmiş uygulamasına göre tasfiye tarihi, karar tarihidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024 tarihli kararında, alacağa dava tarihinden faiz yürütülmesini bozma sebebi saymıştır.
Bunun nedeni mantıklıdır: Alacak, taşınmazın karara en yakın tarihteki sürüm değeri üzerinden hesaplanır. Değer zaten güncellenmişse, ayrıca dava tarihinden faiz yürütmek aynı enflasyonu iki kez saymak olurdu.
Ödeme: Para mı, Ayın mı? Erteleme İmkânı
TMK m. 239/1'e göre katılma alacağı ve değer artış payı ayın veya para olarak ödenebilir; ayni ödemede malların sürüm değeri esas alınır ve bir mesleğin icrasına ayrılmış birimler ile işletmelerin ekonomik bütünlüğü gözetilir. Aynı maddenin ikinci fıkrası borçlu eşe bir soluk verir: Derhâl ödeme kendisi için ciddi güçlükler doğuracaksa ödemenin uygun bir süre ertelenmesini isteyebilir. Üçüncü fıkra ise alacaklıyı korur: durum ve koşullar gerektiriyorsa borçludan güvence istenebilir.
Hangi Kayıt Nereden İstenir? Delil Listesi
Mal rejimi davası bir muhasebe davasıdır ve kaybedilme sebebi çoğu zaman hukuki hata değil, eksik delildir. İlk dilekçeyle birlikte istenmesi gereken kayıtlar şunlardır:
| Delil | Nereden istenir | Ne ispatlar |
|---|---|---|
| Tapu kaydı ve akit tablosu | Tapu Müdürlüğü | Edinme tarihi, resmî senetteki bedel, devir zinciri |
| Kredi sözleşmesi ve ödeme tablosu | Banka / finans kuruluşu | Taksitlerin hangi döneme isabet ettiği, kalan borç |
| Banka hesap hareketleri, dekontlar | Bankalar (müzekkere ile) | Para akışı, kişisel mal kaynağı, tarih uyumu |
| Trafik tescil kayıtları | Emniyet / Trafik Tescil | Araç edinme ve devir tarihleri |
| SGK hizmet dökümü, kıdem-ihbar ödemeleri | SGK / işveren | Edinilmiş mal niteliğindeki ödemeler (TMK m. 219/2) |
| Ticaret sicili, MERSİS ve bilanço kayıtları | Ticaret Sicil Müdürlüğü | Hisse edinme tarihi, birikmiş kâr ve yedek akçeler |
| Veraset ilamı, intikal kaydı, miras satış bedeli | Noter / Tapu / banka | Kişisel mal savunmasının belgelenmesi |
| Düğün video ve fotoğrafları, kuyumcu belgeleri | Taraflar, kuyumcu | Ziynetin varlığı, türü ve kime takıldığı |
| Tanık beyanları | Mahkeme | Yerel adet, ziynet anlaşması, katkı iddiaları |
Örnek Mal Rejimi Tasfiyesi Dilekçesi
Aşağıda, fikir vermesi açısından sunulmuş basit bir dilekçe taslağı bulunmaktadır. Her dava kendine özgüdür, bu nedenle bu taslağı doğrudan kullanmak yerine bir uzmandan destek almalısınız.
DAVACI: [Adınız Soyadınız] (TC: ...........) ADRES: [Adresiniz] VEKİLİ: Av. Murat Aydar
DAVALI: [Eşinizin Adı Soyadı] (TC: ...........) ADRES: [Eşinizin Adresi]
KONU: Mal rejiminin tasfiyesi ile katılma alacağı ve değer artış payı alacağımızın fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla kısmi dava (HMK m. 109) yoluyla tahsili talebidir.
AÇIKLAMALAR:
Müvekkil ile davalı .../.../.... tarihinde evlenmişlerdir. Taraflar arasında .... Aile Mahkemesi'nin 2026/.... E. sayılı dosyası ile boşanma davası derdesttir (veya kesinleşmiştir).
Taraflar evlilik birliği içerisinde edinilmiş mallara katılma rejimine tabidir.
Evlilik birliği içerisinde davalı adına tescil edilen ... İli, ... İlçesi, ... Ada, ... Parselde kayıtlı taşınmaz ile ... plakalı araç edinilmiş mal niteliğindedir.
Ayrıca müvekkil, söz konusu taşınmazın alımında babasından kalan mirası kullanarak ... TL katkı sağlamıştır. Bu nedenle öncelikle Değer Artış Payı hesaplanmalıdır.
Davalının mal kaçırma ihtimaline binaen, ilgili taşınmaz ve araç üzerine İHTİYATİ TEDBİR konulmasını talep ederiz.
HUKUKİ NEDENLER: TMK, HMK ve ilgili mevzuat. DELİLLER: Tapu kayıtları, trafik tescil kayıtları, banka dekontları, tanık, bilirkişi, yemin vb.
SONUÇ VE İSTEM: Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla; davalı üzerine kayıtlı malların tasfiyesi ile şimdilik ... TL katılma alacağının ve ... TL değer artış payının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, malların devrini önlemek için üzerine TEDBİR konulmasına karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. (Tarih: 2026)
Davacı Vekili Av. Murat Aydar
Konuya İlişkin Yargıtay Kararları (Künye ve Bağlantılar)
Bu rehberde dayanılan kararların tamamı Adalet Bakanlığı içtihat bilgi bankasında açık erişimlidir. Kendi dosyanızda kullanmak isterseniz künyeleri ve doğrudan bağlantıları aşağıda derledik.
| Karar | Konusu |
|---|---|
| 2. HD, E. 2022/9398, K. 2024/453 (24.01.2024) | Oranlama yöntemi; değer artış payı ile katılma alacağının toplanması; faizin karar tarihinden işlemesi; mahkemenin iddia edilen edinme bedelinin üstüne çıkamaması |
| 2. HD, E. 2021/5633, K. 2022/3253 (04.04.2022) | TMK m. 241 uyarınca eksik kalan katılma alacağının üçüncü kişiden tahsili |
| 8. HD, E. 2020/949, K. 2020/5378 (24.09.2020) | Kadına özgü / kadına özgü olmayan ziynet ayrımı, ispat yükünün dağılımı, paylı mülkiyet karinesi (YHGK 04.03.2020, 2017/3-1040 E., 2020/240 K.'ya atıfla) |
| 8. HD, E. 2017/8450, K. 2019/1633 (19.02.2019) | Değer artış payına konu katkının üç olası görünümü — her biri diğer eşin malına katkıyı gerektirir |
| 8. HD, E. 2016/5074, K. 2018/13981 (12.06.2018) | Kredili konutta dört adımlı oranlama hesabı; sona ermeden sonraki taksitlerin taşınmazın borcu sayılması; getirtilecek belgeler |
| 8. HD, E. 2015/15009, K. 2017/3963 (21.03.2017) | Zamanaşımı 10 yıl (TBK m. 146); TMK m. 178'deki 1 yılın uygulanmaması; sürenin boşanmanın kesinleşmesiyle başlaması (HGK 17.04.2013, 2013/8-375 E., 2013/520 K.) |
| 8. HD, E. 2014/25885, K. 2016/6712 (13.04.2016) | TMK m. 229/2 eklenecek değer; devredilen malın devir tarihindeki sürüm değeriyle hesaba katılması |
| 8. HD, E. 2016/9805, K. 2016/10078 (08.06.2016) | Mal rejiminin sona ermesinin görülebilirlik ön koşulu ve muacceliyet olması; derdest boşanma davasının bekletici mesele yapılması |
| 8. HD, E. 2014/12512, K. 2015/21469 (30.11.2015) | TMK m. 236/2'nin yalnızca artık değere katılma alacağı için uygulanması; katkı payı ve değer artış payını kapsamaması |
| 3. HD, E. 2016/6111, K. 2016/6590 (26.04.2016) | Bozdurulan ziynetlerin karşılığı hibe edilmedikçe iadesinin zorunlu olması |
Kararların tam metinleri: 2. HD 2024/453 · 2. HD 2022/3253 · 8. HD 2020/5378 · 8. HD 2019/1633 · 8. HD 2018/13981 · 8. HD 2017/3963 · 8. HD 2016/6712 · 8. HD 2016/10078 · 8. HD 2015/21469 · 3. HD 2016/6590
Profesyonel Desteğin Önemi
Boşanmada mal paylaşımı, nafaka hesaplama veya velayet süreçlerinden çok daha teknik bir muhasebe ve hukuk bilgisi gerektirir. Bir tapunun tarihinin 31 Aralık 2001 olması ile 1 Ocak 2002 olması arasında dünyalar kadar fark vardır. Veya altınlarınızın bozdurulduğunu ispat edememek, milyonlarca liralık hak kaybına neden olabilir.
Bu süreçte hak ettiğiniz geleceği kurmak için duygusal değil, rasyonel hareket etmelisiniz. Bir boşanma avukatı ile çalışmak, sadece dava açmak değil, finansal geleceğinizi garanti altına almak demektir.
1. İspatlanamayan her mal edinilmiş mal sayılır (TMK m. 222/3) — kişisel mal iddiasını belgeleyen taraf kazanır.
2. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihte sona erer (TMK m. 225/2); m. 229'daki bir yıllık geriye sayım da bu tarihten yapılır.
3. Hesap, ödenen nominal tutar üzerinden değil, güncel sürüm değerine oranlama ile yapılır.
4. Zamanaşımı 10 yıldır ve boşanmanın kesinleşmesiyle başlar; ancak üçüncü kişiye karşı dava 1 yıl / 5 yıl hak düşürücü süreye tabidir.
5. Faiz karar tarihinden işler — dilekçede dava tarihinden faiz istemek alacağınızı azaltmaz ama hüküm düzeltilir.
Mal paylaşımı davasının aşama aşama işleyişini mal paylaşımı davası yazımızda, anlaşarak bitirme yollarını ise anlaşmalı boşanmada mal paylaşımı ve feragat rehberimizde bulabilirsiniz. Dosyanız İstanbul'da veya şehir dışındaysa mal paylaşımı avukatı sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

Blog görseli 3

Av. Murat Aydar
İstanbul'da aile hukuku alanında müvekkillerime hizmet veriyorum. Özellikle anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı davalarında hukuki destek sağlıyorum.
