Anlaşmalı Boşanma Davasında Hakim Ne Sorar?

Anlaşmalı Boşanma Davasında Hakim Ne Sorar?

Av. Murat Aydarİstanbul Boşanma Avukatı
Son güncelleme: 20 Şubat 2026
10 dk okuma

Özet

Anlaşmalı boşanma davalarında hakim temel olarak tarafların boşanma iradelerinin özgür olup olmadığını ve protokolü kabul edip etmediklerini sorar. Teoride maddelerin tek tek okunması gerekse de uygulamada duruşmalar genellikle 5 dakikada tamamlanır. Ancak çocuğun velayetinin sıradışı bir şekilde düzenlenmesi (örneğin 1 yaşındaki bebeğin babaya verilmesi) veya iştirak nafakası istenmemesi gibi durumlarda hakim duruma müdahale ederek taraflara detaylı sorular yöneltebilir ve protokolde değişiklik talep edebilir.

Evlilik birliğini sonlandırma kararı alan çiftler için mahkeme süreci her zaman stresli ve bilinmezliklerle dolu bir deneyim olarak görülür. Özellikle anlaşmalı boşanma kararı almış olan eşler, adliye koridorlarında beklerken duruşma salonunda neler yaşanacağını ve hakimin kendilerine hangi soruları yönelteceğini merak ederler. Birçok kaynakta genel geçer yasal prosedürlerden bahsedilse de, mahkeme salonunun gerçek atmosferini ve hakimin inisiyatif kullandığı kritik anları detaylıca anlatan rehberlerin sayısı oldukça azdır.

2026 yılı itibarıyla Aile Mahkemelerindeki yoğunluk ve yasal güncellemeler göz önüne alındığında, bir davanın hızlıca sonuçlanması büyük ölçüde tarafların hakimin sorularına vereceği doğru ve net cevaplara bağlıdır. Deneyimli bir İstanbul'da boşanma avukatı olarak meslek hayatım boyunca katıldığım sayısız duruşmadan edindiğim tecrübelerle, teoride yazan kuralların uygulamada nasıl işlediğini ve hakimin hangi durumlarda anlaşmaya müdahale ettiğini tüm şeffaflığıyla aktaracağım.

Anlaşmalı Boşanma Davası Sürecinin Temel Mantığı Nedir?

Anlaşmalı boşanma, eşlerin evliliğin sona ermesi ve boşanmanın hukuki, mali, müşterek çocuklarla ilgili tüm sonuçları üzerinde tam bir mutabakata vararak mahkemeye başvurdukları bir dava türüdür. Bu sürecin en temel şartı, evliliğin en az bir yıl sürmüş olması ve eşlerin mahkemeye birlikte başvurmaları ya da bir eşin açtığı davayı diğer eşin kabul etmesidir.

⚖️Yasal Düzenleme
Türk Medeni Kanunu Madde 166/3: Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır.

Kanun maddesinden de anlaşılacağı üzere, hakimin en temel iki görevi vardır. Birincisi, tarafların bu kararı baskı altında kalmadan, tamamen kendi özgür iradeleriyle alıp almadıklarını tespit etmek. İkincisi ise özellikle kamu düzenini ilgilendiren çocukların durumu hakkında yapılan düzenlemelerin hukuka ve çocuğun üstün yararına uygunluğunu denetlemektir. Anlaşmalı Boşanma Nasıl Olur? başlıklı makalemizde de belirttiğimiz gibi, eksiksiz bir protokol hazırlamak bu sürecin kalbidir.

Duruşma Günü Mahkeme Salonunda Neler Yaşanır?

Duruşma günü ve saati geldiğinde mübaşir tarafların isimlerini seslenir. İçeri girdiğinizde karşınızda kürsüde hakimi, yanında tutanağı yazan zabıt katibini görürsünüz. Davacı ve davalı kendilerine ayrılan yerlere geçerler. Bu aşamada mahkeme salonunun resmiyetinden kaynaklı bir gerginlik hissetmeniz son derece doğaldır ancak unutulmamalıdır ki anlaşmalı boşanma duruşmaları çekişmeli davalar gibi tartışmalı ve yıpratıcı geçmez.

Hakimin Karşıladığı İlk Anlar ve Kimlik Tespiti

Hakim öncelikle dosyayı açar, kimliklerinizi ibraz etmenizi ister. Tutanağa kimlik bilgileriniz geçirilir. Ardından hakim doğrudan konuya girer. Hakimin önündeki ekranda veya dosyada, daha önceden mahkemeye sunduğunuz ıslak imzalı anlaşmalı boşanma protokolü bulunmaktadır.

Hakimin Taraflara Sorduğu Standart Sorular Nelerdir?

Kanunun emredici hükmü gereği hakim, tarafları bizzat dinlemek zorundadır. Bu nedenle avukatınız yanınızda olsa dahi, hakimin sorularına sizin kendi sesinizle ve net bir şekilde cevap vermeniz gerekir. Hakimin yönelttiği standart sorular genellikle şunlardır

  • Davacı/Davalı isminiz nedir? (Kimlik teyidi amacıyla)
  • Boşanma konusunda kararlı mısınız, boşanmak istiyor musunuz?
  • Mahkemeye sunduğunuz (şu tarihli) boşanma protokolündeki imzalar size mi ait?
  • Protokoldeki tüm maddeleri okudunuz mu, anladınız mı?
  • Bu protokolü hiçbir baskı altında kalmadan, tamamen özgür iradenizle mi imzaladınız?
  • Protokol şartlarında herhangi bir değişiklik talebiniz var mı?
💡İpucu
Hakimin sorularına "Hı hı", "Evet herhalde", "Fark etmez" gibi belirsiz cevaplar vermek yerine, net bir ses tonuyla "Evet, boşanmak istiyorum", "Evet, protokoldeki imza bana aittir ve şartları kabul ediyorum" şeklinde cevaplar vermelisiniz. Hakimin zapta sizin net beyanlarınızı yazdırması gerekir.

Teoride Olması Gereken ile Uygulamadaki Gerçeklik Arasındaki Fark

Hukuk teorisine ve kanunun lafzına katı bir şekilde bakıldığında, hakimin protokoldeki maddeleri tek tek okuması, "Nafaka miktarını şu kadar belirlemişsiniz kabul ediyor musun?", "Eşyalardan şunları alıyormuşsun kabul ediyor musun?" şeklinde ayrıntılı bir teyit sürecinden geçmesi beklenir. Ancak günümüz Türkiye'sindeki ve özellikle İstanbul'daki adliye yoğunluğu göz önüne alındığında durum tamamen farklıdır.

Uygulamada, hakim genellikle taraflara sadece "Protokolü okudunuz mu, özgür iradenizle kabul ediyor musunuz?" şeklinde genel ve kapsayıcı bir soru sorar. Taraflar "Evet" dediği anda, eğer dosyada kamu düzenini (özellikle çocukların durumunu) ilgilendiren ekstrem bir sorun yoksa, duruşma ortalama 5 dakika içinde bitirilir. Karar açıklanır ve "Boşanmanıza karar verildi, geçmiş olsun" denilerek taraflar salondan uğurlanır.

Kanundaki Teori Uygulamadaki Gerçeklik
Maddelerin tek tek okunup teyit edilmesi Genel bir "Protokolü kabul ediyor musunuz?" sorusu
Uzun süren irade denetimi ve sohbet Sadece "Özgür iradenizle mi?" sorusu ve net yanıt alımı
Detaylı mali durum sorgulaması Ekstrem bir tutarsızlık yoksa sorulmaması
Ortalama 15-20 dakikalık duruşma planı Genellikle 3 ile 5 dakika arasında tamamlanan duruşma

Hakimin Anlaşmalı Boşanma Protokolüne Müdahale Ettiği Durumlar Hangileridir?

Uygulamada her ne kadar 5 dakikalık hızlı duruşmalar standart hale gelmiş olsa da, bazı durumlarda bu kural bozulur. Hakim, önüne gelen anlaşmalı boşanma protokolünde bir "gariplik", hayatın olağan akışına aykırılık veya çocuğu tehlikeye atacak bir düzenleme fark ederse, o 5 dakikalık rutin aniden derin bir sorgulamaya dönüşür. Hukuk sistemimizde hakimin, tarafların yaptığı anlaşmaya müdahale etme ve değişiklik önerme yetkisi vardır.

Çocuğun Üstün Yararı İlkesi Kapsamında Hakimin İncelemesi

Bir anlaşmalı boşanma davasında çocuk yoksa, eşlerin mal paylaşımı veya yoksulluk nafakası konularında birbirlerine taviz vermesi, hatta tüm malları tek bir tarafa bırakması hakimi çok fazla ilgilendirmez. Çünkü yetişkin bireyler kendi mali haklarından özgür iradeleriyle vazgeçebilirler. Ancak konu çocuk olduğunda, devletin ve dolayısıyla hakimin çocuğun haklarını koruma yükümlülüğü devreye girer. Boşanmada Çocuk Kime Verilir? yazımızda da detaylandırdığımız gibi, velayet kamu düzenindendir.

Velayet Düzenlemelerinde Hakimin Sorduğu Kritik Sorular

Eğer çocuklarla ilgili ekstrem ve alışılmışın dışında bir durum varsa, hakim kesinlikle müdahale edecektir. En çarpıcı örneklerden biri, henüz anne bakımına ve şefkatine mutlak surette muhtaç olan, örneğin 1 yaşındaki bir bebeğin velayetinin babaya bırakılmasıdır. Normal şartlarda ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında idrak çağına gelmemiş bebeklerin velayeti, annenin çok ağır bir psikolojik rahatsızlığı veya haysiyetsiz hayat sürmesi gibi durumlar yoksa anneye verilir.

Protokolde 1 yaşındaki bebeğin velayetinin babaya verildiğini gören bir hakim şu soruları yöneltecektir

  • Anneye Yönelik Soru: "Hanımefendi, çocuğunuz henüz çok küçük. Anne bakımına ihtiyacı var. Neden velayeti babasına bırakıyorsunuz? Size karşı bu yönde bir baskı veya tehdit mi var?"
  • Babaya Yönelik Soru: "Beyefendi, bu yaştaki bir bebeğin bakımını nasıl üstleneceksiniz? Çocuğun gündelik bakımıyla kim ilgilenecek?"

Bu noktada annenin hakimi ikna edici ve makul bir açıklama yapması gerekir. Örneğin; "Hakim Bey/Hanım, benim şu an için düzenli bir gelirim ve barınacak bir evim yok, geçici bir süre ailemin yanına gideceğim ancak orada bebeğe bakabileceğim fiziki şartlar mevcut değil. Babasının ise kurulu bir düzeni, bebeğe bakacak destekleyici bir aile yapısı (örneğin babaanne) var. Çocuğumun perişan olmasını istemediğim için kendi özgür irademle velayeti babaya bırakıyorum" gibi bir açıklama hakimi ikna edebilir. Ancak anne bu soruyu yanıtlarken ağlar, titrer veya çekinerek "Böyle olması gerekiyordu" gibi kaçamak cevaplar verirse, hakim iradenin fesada uğratıldığını (baskı altında olduğunu) düşünerek bu maddeyi onaylamayabilir.

İştirak Nafakası İstenmemesi Durumunda Hakimin Yaklaşımı

Çocuklarla ilgili bir diğer kritik müdahale alanı ise iştirak nafakasıdır. İştirak nafakası, velayeti kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmasıdır. Bu hak çocuğa aittir, ebeveyne değil. Dolayısıyla velayeti alan tarafın "Ben eski eşimden çocuk için beş kuruş istemiyorum, yeter ki hayatımızdan çıksın" diyerek iştirak nafakasından feragat etmesi hukuken geçerli değildir.

⚠️Dikkat
Anlaşmalı boşanma protokolüne "Tarafların çocuk için iştirak nafakası talebi yoktur" şeklinde bir madde eklenmesi halinde hakim buna büyük ihtimalle müdahale edecektir. Çünkü çocuğun temel ihtiyaçlarının karşılanması garanti altına alınmalıdır.

Böyle bir durumda hakim taraflara döner ve sorar: "Velayeti alan ebeveyn olarak çocuğun masraflarını tek başınıza nasıl karşılayacaksınız? Aylık geliriniz nedir? Diğer eş neden çocuğun masraflarına katılmıyor?"

Eğer velayeti alan taraf çok yüksek bir gelire sahip olduğunu ve çocuğun ihtiyaçlarını fazlasıyla karşılayabileceğini ispat edemezse, hakim protokole müdahale edebilir. Hakim, "Ben bu şekliyle protokolü kabul etmiyorum. Çocuk için asgari de olsa aylık örneğin 3.000 TL iştirak nafakası ödenmesine karar vereceğim, bunu kabul ediyor musunuz?" şeklinde bir teklifte bulunur.

Hakimin Protokolde Değişiklik Önermesi ve Tarafların Kabul Süreci

Hakim, anlaşmalı boşanma protokolündeki herhangi bir maddeyi (özellikle çocuklarla ilgili olanları) uygun bulmazsa, taraflara değişiklik önerir. Bu değişiklik önerisi duruşma esnasında sözlü olarak yapılır.

Eğer taraflar hakimin yaptığı bu yeni düzenlemeyi (örneğin velayetin anneye verilmesi veya nafaka bağlanması) o anda duruşma salonunda kabul ederlerse, bu durum duruşma zaptına geçirilir. Taraflar tutanağı imzalar ve boşanma yeni şartlarla "anlaşmalı" olarak gerçekleşir.

Ancak taraflardan biri veya her ikisi hakimin bu önerisini reddederse ne olur? Örneğin hakim "Velayeti anneye vermeliyiz" dediğinde baba buna itiraz ederse, anlaşma bozulmuş sayılır. Bu durumda hakim anlaşmalı boşanma davasını reddedebilir veya davanın çekişmeli boşanma davasına dönüşmesine karar vererek dosyaya yeni bir duruşma günü verebilir. Bu risklerin önüne geçmek için sürecin başından itibaren uzman bir anlaşmalı boşanma avukatı ile çalışmak büyük önem taşır.

Hakimin Sorduğu Sorulara Verilmesi Gereken Doğru Cevaplar Nelerdir?

Hakimin soruları karşısında sergileyeceğiniz tutum, davanın selametini doğrudan etkiler. İşte duruşma salonunda dikkat etmeniz gereken bazı püf noktalar

  • Net ve Açık Olun: Sorulara "Evet" veya "Hayır" şeklinde kesin ifadelerle yanıt verin. Kafa sallamak mahkeme tutanağına geçirilemeyeceği için sözlü beyan şarttır.
  • Detaylara Girmeyin: Hakim size "Neden boşanıyorsunuz?" diye sormaz. Anlaşmalı boşanmalarda kusur araştırması yapılmaz. Bu nedenle hakime eski eşinizin kusurlarını, sizi nasıl üzdüğünü anlatmaya kalkmayın. Bu durum sadece duruşmayı uzatır ve hakimin tepkisini çekebilir.
  • Protokole Sadık Kalın: Duruşma esnasında aniden fikrinizi değiştirip "Hakim bey, protokolde arabayı ona bırakmıştım ama şimdi vazgeçtim" derseniz, anlaşma bozulur ve süreç tıkanır. Tüm pazarlıklar duruşma kapısından içeri girmeden önce tamamlanmış olmalıdır.
  • Sakinliğinizi Koruyun: Boşanma psikolojik olarak zor bir süreçtir. Duruşma sırasında duygusallaşıp ağlamanız hakimi insani olarak anlasa da, hıçkırıklara boğulup sorulara cevap veremeyecek duruma gelirseniz, hakim iradenizin sağlıklı olmadığını düşünüp duruşmayı erteleyebilir.

Anlaşmalı Boşanmada Hakimin Davayı Reddetme İhtimali Var mıdır?

Evet, böyle bir ihtimal her zaman vardır. İnsanlar genellikle her iki taraf da istiyorsa hakimin mecbur boşayacağını düşünür ancak bu bir yanılgıdır. Hakimin davayı reddedebileceği başlıca senaryolar şunlardır

  1. Süre Şartının Sağlanmaması: Evlilik tarihi üzerinden tam olarak 1 yıl (365 gün) geçmeden dava açılmışsa, taraflar ne kadar anlaşırsa anlaşsın hakim davayı usulden reddeder.
  2. Taraflardan Birinin Katılmaması: Davacı da davalı da duruşma salonunda bizzat hazır bulunmak zorundadır. "Benim işim var, avukatıma vekalet verdim o girsin" mantığı anlaşmalı boşanmada işlemez. Taraflardan biri gelmezse karar verilemez.
  3. İrade Sakatlığı Şüphesi: Hakim, eşlerden birinin korkudan, tehditten veya çok ağır bir depresyon etkisinden dolayı protokolü kabul ettiğini fark ederse, vicdani kanaati gereği onay vermeyebilir.
  4. Değişikliklerin Reddedilmesi: Yukarıda bahsettiğimiz gibi hakimin çocuklarla veya mali durumla ilgili uygun bulmadığı bir maddeyi değiştirmek istemesi ve tarafların bunda direnmesi davanın reddine veya çekişmeliye dönmesine sebep olur.

Çocuğu Olmayan Çiftler İçin Duruşma Süreci Nasıl İşler?

Müşterek çocuğu bulunmayan çiftlerin anlaşmalı boşanma duruşmaları hukuken en sorunsuz ve en hızlı geçen davalardır. Çocuğun üstün yararı ilkesi devreye girmeyeceği için, hakimin inceleyeceği tek şey tarafların özgür iradeleridir. Eşler mal paylaşımı, tazminat veya yoksulluk nafakası konularında birbirlerinden hiçbir şey talep etmeseler dahi, yetişkin bireyler olarak bu haklarından feragat etmeleri hukuken geçerlidir. Hakim bu durumu sorgulamaz. "Neden mal istemiyorsun?" veya "Neden nafaka talep etmiyorsun?" şeklinde bir müdahalede bulunmaz. Kimlik tespiti ve standart irade teyidinin ardından karar verilir.

Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Sık Yapılan Hatalar ve Hakimin Uyarıları

Mahkeme salonunda hakimin en çok karşılaştığı ve tarafları uyardığı konular, internetten kopyala-yapıştır mantığıyla hazırlanan hatalı protokollerden kaynaklanır. Bu hataların başında şunlar gelir:

1. Belirsiz İfadeler Kullanılması: "Mallar yarı yarıya paylaşılacaktır" veya "Çocuk istediği zaman babasını görebilecektir" gibi ucu açık maddeler hakimden döner. Hakim, hangi malın kimde kalacağını (plaka numarası, tapu bilgisi ile) ve şahsi münasebet günlerinin (hangi gün, hangi saatler arası) net olarak yazılmasını ister.

2. İleriye Dönük Şartlı Maddeler: "Eğer davalı yeniden evlenirse çocuğu davacıya verecektir" veya "Kadın iş bulana kadar nafaka ödenecektir" gibi gerçekleşmesi şarta veya belirsiz bir süreye bağlı maddeler protokolde yer alamaz. Hakim bu maddelerin çıkarılmasını ister.

3. Üçüncü Kişileri Bağlayan Taahhütler: Boşanma protokolü sadece karı ve kocayı bağlar. "Kayınpeder geline 100.000 TL ödeyecektir" gibi üçüncü şahıslara borç yükleyen maddeler hukuken geçersizdir ve hakim tarafından derhal iptal edilir.

ℹ️Bilgi
Kusursuz ve mahkemeden tek celsede sorunsuz geçecek bir protokol hazırlamak hukuki bir uzmanlık gerektirir. İnternetten indirilen matbu dilekçeler, duruşma esnasında hakimin itirazlarıyla karşılaşmanıza ve sürecin aylarca uzamasına neden olabilir.

Örnek Anlaşmalı Boşanma Protokolü Taslağı

Aşağıda, hakimin incelemesinden sorunsuz geçebilecek, hukuki şartları taşıyan temel bir taslak sunulmuştur. Ancak her somut olayın farklı olduğu ve bu taslağın kişiselleştirilmesi gerektiği unutulmamalıdır.

📋Örnek
ANLAŞMALI BOŞANMA PROTOKOLÜ

TARAFLAR:

  1. Davacı: [Adı Soyadı], [T.C. Kimlik No], [Adres]
  2. Davalı: [Adı Soyadı], [T.C. Kimlik No], [Adres]

KONU: Evlilik birliğinin anlaşmalı olarak sona erdirilmesi ve boşanmanın feri (mali ve çocukla ilgili) sonuçlarının düzenlenmesi hakkında protokol.

MADDELER:

1. BOŞANMA İRADESİ: Taraflar evlilik birliğini devam ettirme imkanı kalmadığı hususunda mutabık kalmış olup, serbest iradeleriyle boşanmayı kabul etmektedirler.

2. VELAYET VE KİŞİSEL İLİŞKİ: Müşterek çocuk [Çocuğun Adı Soyadı, Doğum Tarihi]'nin velayeti anneye [Adı Soyadı] verilecektir. Baba ile çocuk arasında; her ayın 1. ve 3. hafta sonları Cumartesi sabah saat 10:00'dan Pazar akşam saat 18:00'e kadar, dini bayramların 2. günü saat 10:00'dan 3. günü saat 18:00'e kadar ve her yıl yaz tatilinde 1 Temmuz saat 10:00 ile 30 Temmuz saat 18:00 arasında yatılı olacak şekilde kişisel ilişki kurulacaktır.

3. NAFAKA: a) İştirak Nafakası: Baba, müşterek çocuğun bakım ve eğitim giderleri için her ay düzenli olarak [Rakam] TL iştirak nafakasını annenin bildireceği banka hesabına yatıracaktır. Bu nafaka her yıl TÜİK tarafından açıklanan TÜFE on iki aylık ortalaması oranında artırılacaktır. b) Yoksulluk Nafakası: Tarafların birbirlerinden yoksulluk nafakası talebi bulunmamaktadır. Bu haktan karşılıklı olarak feragat etmektedirler.

4. MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT: Tarafların boşanma nedeniyle birbirlerinden maddi veya manevi tazminat talebi bulunmamaktadır.

5. MAL PAYLAŞIMI: Taraflar, evlilik birliği içinde edinilen malların paylaşımı hususunda tam bir anlaşmaya varmışlardır. [Varsa detaylandırılır: Araç, ev vs.]. Tarafların birbirlerinden ev eşyası, ziynet eşyası veya katkı payı/katılma alacağı adı altında başkaca hiçbir talebi yoktur.

6. YARGILAMA GİDERLERİ: Mahkeme masrafları ve yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılacak olup, taraflar birbirlerinden vekalet ücreti talep etmeyeceklerdir.

İşbu 6 (altı) maddeden ibaret protokol, taraflarca özgür iradeleri ile okunmuş, kabul edilmiş ve ../../2026 tarihinde birlikte imza altına alınarak Aile Mahkemesine sunulmuştur.

DAVACI İMZA DAVALI İMZA

Son tahlilde, anlaşmalı boşanma davasında hakimin sorduğu sorular ve mahkemenin tutumu, tarafların hazırladığı protokolün içeriğiyle doğrudan bağlantılıdır. Mahkemeye eksiksiz, kanuna uygun ve çocuğun üstün yararını gözeten bir sözleşmeyle gitmek, duruşmanın sadece 5 dakikalık bir formalite olarak tamamlanmasını sağlayacaktır. Süreci hatasız yürütmek ve hak kayıplarının önüne geçmek adına alanında uzman bir avukattan hukuki destek almak her zaman en güvenilir yoldur.

Yazar Hakkında
Av. Murat Aydar

Av. Murat Aydar

Boşanma Avukatıİstanbul Barosu - Sicil No: 62459

İstanbul'da aile hukuku alanında müvekkillerime hizmet veriyorum. Özellikle anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı davalarında hukuki destek sağlıyorum.

Tüm Yazılara Dön