Boşanma Davaları

Boşanma Davalarında Cevaba Cevap (Replik) Dilekçesi Süresi Ne Kadardır?

Av. Murat Aydarİstanbul Boşanma Avukatı
Son güncelleme: 19 Temmuz 2026
15 dk okuma

Özet

Boşanma davalarında davacının, davalının cevap dilekçesine karşı sunacağı cevaba cevap (replik) dilekçesi süresi yasal olarak iki haftadır. Bu süre, cevap dilekçesinin davacıya tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Sürenin kaçırılması, yeni iddia ve delil sunma hakkının kaybedilmesine yol açabilir. Zorunlu hallerde, süre bitmeden mahkemeden ek süre talep edilebilir. Adli tatile denk gelen süreler ise otomatik olarak uzar.

Türk Medeni Usul Hukuku sistemimizde yazılı yargılama usulü uygulanır ve davaların iskeletini dilekçeler aşaması oluşturur. Çekişmeli bir evlilik sonlandırma sürecinde, tarafların birbirlerine yönelttikleri iddialar ve savunmalar belirli bir sıra ve süreye tabidir. Davacının ilk adımını atarak sunduğu dava dilekçesinin ardından, davalı taraf kendi savunmasını içeren cevap dilekçesini sunar. İşte tam bu noktada, davacının davalının iddialarını çürütmek için sahip olduğu en güçlü hukuki silah devreye girer. Peki, boşanma davalarında cevaba cevap (replik) dilekçesi süresi ne kadardır?

Birçok vatandaşımız, kendisine tebliğ edilen ağır ithamlarla dolu bir cevap dilekçesini okuduğunda paniğe kapılmakta ve ne kadar süresi kaldığını hesaplarken hatalar yapabilmektedir. Hukuk sistemimizde süreler kesin ve emredici niteliktedir. Bir günlük bir gecikme bile davanın kaderini geri dönülmez şekilde değiştirebilir. Bu makalede, 2026 yılı güncel mevzuatı ve uygulamaları ışığında bu sürenin nasıl hesaplanacağını tüm detaylarıyla inceleyeceğiz.

Cevaba Cevap (Replik) Dilekçesi Nedir?

Çekişmeli yargıda dilekçeler teatisi adı verilen karşılıklı dilekçe sunma aşaması, toplam dört temel dilekçeden oluşur. Bunlar sırasıyla dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap (replik) dilekçesi ve ikinci cevap (düplik) dilekçesidir. Replik dilekçesi, süreci başlatan davacının, karşı tarafın savunmalarına karşı verdiği resmi ve yazılı hukuki yanıttır.

Davalı eş, ilk savunmasında tamamen asılsız iddialarda bulunmuş, olayları çarpıtmış veya davanın reddini talep etmiş olabilir. İşte davacı tarafın bu iddiaların doğru olmadığını ispatlamak, kendi haklılığını pekiştirmek ve karşı tarafın argümanlarını çürütmek için mahkemeye sunacağı belgeye cevaba cevap dilekçesi adı verilir. Bu dilekçe, davacının davaya yön verebileceği son geniş kapsamlı iddia aşamasıdır.

ℹ️Bilgi
Hukuk terminolojisinde "Replik" kelimesi, cevaba cevap dilekçesi anlamında kullanılır. Bu terim sıklıkla kullanılsa da, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda (HMK) doğrudan "cevaba cevap dilekçesi" ibaresi yer almaktadır.

Boşanma Davasında Cevaba Cevap Süresi Ne Kadardır?

Hukuk Muhakemeleri Kanunu, yazılı yargılama usulüne tabi olan davalarda tarafların dilekçe verme sürelerini kesin olarak bağlamıştır. Boşanma davaları da kural olarak yazılı yargılama usulüne tabidir. Kanun koyucu, taraflara savunmalarını hazırlamaları ve iddialara yanıt vermeleri için eşit ve makul bir süre tanımıştır.

⚖️Yasal Düzenleme
Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 136: Davacı, cevap dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde cevaba cevap dilekçesi; davalı da davacının dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde ikinci cevap dilekçesi verebilir.

Bu emredici hüküm gereğince, boşanma davalarında cevaba cevap dilekçesi sunma süresi tam olarak iki haftadır. Kanun metninde on dört gün değil, özellikle "iki hafta" ibaresi kullanılmıştır. Bu durum, sürenin hesaplanması açısından son derece kritik bir öneme sahiptir ve uygulamada sıklıkla kafa karışıklığına yol açmaktadır.

İki Haftalık Yasal Süre Nasıl Hesaplanır?

Sürelerin hesaplanması, bir avukatın mesleki hayatındaki en hayati konulardan biridir. İki haftalık sürenin başlangıç noktası, karşı tarafın sunduğu cevap dilekçesinin davacıya veya davacının avukatına yasal usullere uygun olarak tebliğ edildiği günün ertesi günüdür. Süreler tebliğ gününden itibaren değil, tebliği takip eden günden itibaren işlemeye başlar.

Kanun "hafta" olarak bir süre belirlediği için, süre tebligatın yapıldığı günün iki hafta sonraki ismine denk gelen günde mesai saati bitimiyle sona erer. Örneğin, tebligat size bir Salı günü yapıldıysa, süreniz takip eden ikinci haftanın Salı günü mesai saati bitiminde (saat 23:59'da UYAP üzerinden veya adliye mesai saatinde) dolacaktır.

📋Örnek
Süre Hesaplama Örneği: Davalının cevap dilekçesi, davacıya 4 Mayıs Pazartesi günü tebliğ edilmiştir. Sürenin Başlangıcı: 5 Mayıs Salı (tebliğden sonraki gün başlar) Sürenin Bitişi: 18 Mayıs Pazartesi günü (İki hafta sonraki aynı gün) Eğer 18 Mayıs resmi tatile denk gelirse, süre takip eden ilk mesai gününe uzar.

Elektronik Tebligat (UETS) ile Süre Ne Zaman Başlar?

Günümüzde yargı sisteminin dijitalleşmesiyle birlikte tebligatlar ağırlıklı olarak Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) üzerinden yapılmaktadır. Özellikle davanızı bir vekil aracılığıyla takip ediyorsanız, avukatınıza yapılacak tebligatlar zorunlu olarak UETS üzerinden gönderilir.

Elektronik tebligatta sürenin ne zaman başlayacağı çok teknik bir konudur. Tebligat, muhatabın (veya avukatının) elektronik hesabına ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Yani evrak UETS hesabına düştükten sonra beş günlük bir bekleme süresi vardır. Bu beş günün sonunda tebligat yasal olarak gerçekleşmiş kabul edilir ve iki haftalık cevaba cevap süresi o tarihten itibaren işlemeye başlar.

⚠️Dikkat
Eğer muhatap veya avukatı tebligatı bu beş günlük süre dolmadan önce UETS sistemine girip okursa (açar ise), tebligat o okunduğu tarihte yapılmış sayılır. İki haftalık süre de okuma tarihinin ertesi gününden itibaren işlemeye başlar. Bu nedenle e-tebligatların ne zaman açılacağı stratejik bir karardır.

Fiziki Tebligatta Süre Hesaplama Kuralları

Davanızı bir İstanbul'da boşanma avukatı aracılığıyla değil de bizzat takip ediyorsanız ve UETS adresiniz yoksa, tebligatlar MERNİS adresinize posta yoluyla (PTT) fiziki olarak gelecektir. PTT memuru evrakı size bizzat teslim ettiğinde, tebliğ evrakını imzaladığınız tarih tebliğ tarihi sayılır. Süreniz, bu tarihin ertesi gününden itibaren iki haftadır.

Peki ya evde yoksanız? PTT memuru kapınıza bir ihbarname yapıştırır ve evrakı bağlı bulunduğunuz mahalle muhtarına teslim eder. Hukuken, evrakın muhtara teslim edildiği tarih size tebliğ edilmiş sayılır. Evrakı muhtardan gidip geç almanız, sürenin sonradan başlayacağı anlamına gelmez. Muhtara teslim tarihi esas alınarak iki haftalık süre işlemeye başlar. Birçok vatandaşımız evrakı muhtardan aldığı tarihi baz alarak büyük bir yanılgıya düşmekte ve süreyi kaçırmaktadır.

Cevaba Cevap (Replik) Süresi Uzatılabilir mi?

Çekişmeli ayrılık süreçleri genellikle karmaşık iddialar, ciltler dolusu ek belgeler ve detaylı araştırma gerektiren argümanlar barındırır. Bazen karşı tarafın sunduğu cevap dilekçesi o kadar uzundur veya öne sürülen iddialar o kadar asılsız ve karmaşıktır ki, iki haftalık yasal süre içerisinde bu iddialara layıkıyla yanıt vermek, delilleri toplamak ve hukuki stratejiyi belirlemek fiilen imkansız hale gelebilir. Hukuk sistemimiz bu gibi istisnai durumlar için bir güvence mekanizması öngörmüştür.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu, zorunlu hallerde hakime süre uzatım yetkisi vermiştir. Eğer iki haftalık süre içerisinde dilekçenizi hazırlamanız çok zor yahut imkansız ise, bu durumun gerekçelerini açıklayarak mahkemeden ek süre talep etme hakkınız bulunmaktadır.

Ek Süre Talebi Nasıl Yapılır?

Ek süre talebinin geçerli olabilmesi için uyulması gereken çok katı kurallar vardır. En önemli kural, ek süre talebini içeren dilekçenin mutlaka iki haftalık orijinal süre dolmadan önce mahkemeye sunulmuş olmasıdır. Süre kaçtıktan sonra yapılan ek süre talepleri mahkeme tarafından kesinlikle reddedilecektir.

Ek süre dilekçesinde, neden zamanında cevap veremediğinizi somut, inandırıcı ve makul gerekçelerle açıklamalısınız. Örneğin; karşı tarafın dilekçesinin ekinde incelenmesi gereken çok sayıda banka kaydı, şirket bilançosu veya yabancı dilde belge bulunması; iddiaların çürütülmesi için farklı şehirlerdeki resmi kurumlardan evrak beklenmesi gibi durumlar geçerli mazeretler olarak kabul edilir. Sadece "işlerimin yoğunluğu nedeniyle" gibi soyut gerekçeler hakim tarafından kabul görmeyecektir.

Hakim Ne Kadarlık Ek Süre Verebilir?

Mahkeme hakimi, sunduğunuz mazeretleri haklı bulursa size bir defaya mahsus olmak üzere ek süre verebilir. Ancak hakimin verebileceği bu ek süre sınırsız değildir. Kanun, verilecek ek sürenin bir ayı geçemeyeceğini açıkça hükme bağlamıştır.

⚖️Yasal Düzenleme
HMK Madde 122 (Kıyasen Uygulama): Cevap dilekçesinin hazırlanmasının çok zor yahut imkânsız olduğu durumlarda, yine bu süre zarfında mahkemeye başvuran davalıya, bir defaya mahsus olmak ve bir ayı geçmemek üzere ek bir süre verilebilir. Bu hüküm, replik ve düplik aşamaları için de geçerlidir.

Burada dikkat edilmesi gereken hassas nokta şudur: Hakim ek süreyi bir ay olarak vermek zorunda değildir. Durumun niteliğine göre bir hafta, on gün veya iki hafta gibi daha kısa bir ek süre de takdir edebilir. Ayrıca verilen bu ek süre, ilk iki haftalık yasal sürenin bittiği günden itibaren işlemeye başlar.

Adli Tatil Cevaba Cevap Süresini Nasıl Etkiler?

Yargı sistemimizde her yıl 20 Temmuz ile 31 Ağustos tarihleri arası (bu tarihler dahil) adli tatil olarak kabul edilir. Adli tatil, adliyelerin tamamen kapandığı anlamına gelmez, nöbetçi mahkemeler çalışmaya devam eder. Ancak kanun koyucu, bu dönemde tarafların hak kaybına uğramaması için sürelerin işlemesine yönelik özel düzenlemeler getirmiştir.

Kural olarak boşanma davaları adli tatile tabi davalardandır. Eğer cevaba cevap dilekçenizi sunmanız gereken iki haftalık yasal sürenin son günü, adli tatil dönemine (20 Temmuz - 31 Ağustos arasına) denk geliyorsa, süreniz otomatik olarak adli tatilin bitiminden itibaren bir hafta uzamış sayılır. Yani süreniz, doğrudan ve kanun gereği 7 Eylül günü mesai saati bitimine kadar uzar.

💡İpucu
Eğer sürenizin son günü 19 Temmuz'a denk geliyorsa, süre uzamaz ve dilekçenizi 19 Temmuz'da vermek zorundasınızdır. Ancak sürenizin son günü 21 Temmuz ise, dilekçenizi 7 Eylül'e kadar verebilirsiniz. Bu ince ayrım hayati öneme sahiptir.

Bazı vatandaşlarımız veya mesleğe yeni başlayan hukukçular, "adli tatilde süreler hiç işlemez" gibi yanlış bir inanışa sahiptir. Süreler işler, tebligatlar yapılabilir. Sadece sürenin *son gününün* adli tatile rastlaması halinde kanuni uzama gerçekleşir. Konuyla ilgili usuli adımların doğru atılması için boşanma davası aşamaları hakkındaki yazımızı da inceleyebilirsiniz.

Süreyi Kaçırmanın Hukuki Sonuçları Nelerdir?

Hukukta süreler acımasızdır. İki haftalık kesin süreyi veya mahkemece verilmiş olan ek süreyi geçirmeniz durumunda davanız otomatik olarak reddedilmez. Ancak çok daha vahim sonuçlarla karşı karşıya kalırsınız. Dilekçe verme hakkınız düşer ve usul hukukunun en sert kurallarından biri olan yasaklar devreye girer.

İddia ve Savunmanın Genişletilmesi Yasağı Başlar mı?

Cevaba cevap dilekçesi, davacının iddialarını dilediği gibi genişletebileceği, yeni vakıalar ekleyebileceği son evredir. Eğer bu dilekçeyi süresinde sunmazsanız, HMK gereği iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı derhal başlar.

Bu yasağın anlamı şudur: Artık davanın geri kalan hiçbir aşamasında (ön inceleme, tahkikat, duruşmalar) karşı tarafın ilk cevap dilekçesinde bahsettiği hususlara karşı yeni bir olay anlatamaz, yeni bir iddia ortaya atamazsınız. Sadece ilk dava dilekçenizde yazdığınız konularla sınırlı kalırsınız. Karşı tarafın cevap dilekçesindeki yalanlarını çürütme fırsatını usulen kaybetmiş olursunuz.

Örneğin, davalı eşiniz cevap dilekçesinde sizin kumar oynadığınızı iddia etti. Siz de süresinde cevaba cevap dilekçesi vermediniz. İlerleyen duruşmalarda hakime "Hayır efendim ben kumar oynamıyorum, asıl o benim kartlarımdan gizlice para çekiyordu" diyemezsiniz. Hakim sizi "Bu iddialarınızı replik dilekçenizde bildirmeliydiniz, süreyi kaçırdığınız için iddialarınızı dinleyemem" diyerek reddedecektir.

Süresinden Sonra Sunulan Dilekçe Dikkate Alınır mı?

İki haftalık yasal süreyi geçirdikten sonra hazırladığınız dilekçeyi UYAP üzerinden veya adliye kaleminden mahkeme dosyasına sunabilirsiniz; sistem bunu engellemez. Ancak hakim, ön inceleme aşamasına geçtiğinde dilekçenizin süresinde verilip verilmediğini re'sen (kendiliğinden) kontrol eder.

Dilekçenin süresinden sonra sunulduğu tespit edilirse, o dilekçe hiç sunulmamış hükmünde kabul edilir. Dilekçenin içindeki açıklamalar okunmaz, gösterdiğiniz yeni tanık isimleri dikkate alınmaz ve eklediğiniz deliller yargılamada kullanılamaz. Bu durum, haklı olduğunuz bir davada sırf usuli bir hata yüzünden haksız çıkmanıza ve hatta tazminat ödemek zorunda kalmanıza yol açabilir.

Cevaba Cevap (Replik) Dilekçesinde Neler Yer Almalıdır?

Süreyi doğru hesaplamak kadar, bu süre içerisinde mahkemeye sunacağınız belgenin içeriğinin de kaliteli ve stratejik olması gereklidir. Çekişmeli dosyalarda dilekçe yazımı teknik bir sanattır. Kızgınlıkla, öfkeyle veya edebi bir dille yazılan dilekçeler mahkemede ters tepebilir.

HMK Madde 136 Kapsamında Şekil Şartları

Kanun, dilekçelerin hangi unsurları barındırması gerektiğini net olarak belirlemiştir. Replik dilekçenizde mutlaka mahkemenin adı, dosya esas numarası, tarafların kimlik ve adres bilgileri, konu başlığı bulunmalıdır. En önemli kısım ise "Açıklamalar" bölümüdür.

Dilekçeniz açık, anlaşılır ve paragraflar halinde olmalıdır. Olayları kronolojik bir sıraya göre anlatmak hakimin dosyayı anlamasını kolaylaştırır. Karmaşık ve iç içe geçmiş olay örgüleri yerine, her bir iddiayı ayrı başlıklar altında numaralandırarak çürütmek çok daha etkili bir hukuki yöntemdir.

Karşı Tarafın İddialarını Çürütme Stratejileri

İyi bir cevaba cevap dilekçesi, savunmada kalmak yerine karşı taarruza geçmelidir. Karşı tarafın cevap dilekçesinde yer alan her bir iddia satır satır okunmalı, altı çizilmeli ve her bir yalan/yanlış beyan için karşı argüman üretilmelidir.

  • Soyut İddiaları Hedef Alın: Karşı taraf sadece "bana kötü davranıyordu" diyorsa, bunun soyut ve ispatlanmamış bir iddia olduğunu vurgulayın.
  • Çelişkileri Yakalayın: Davalı eşin dilekçesi kendi içinde mantık hataları veya tarihsel çelişkiler barındırıyorsa, bunları hakimin gözüne çarpacak şekilde ortaya dökün.
  • Kabul Anlamına Gelen Beyanları Vurgulayın: Bazen davalı kendini savunurken aslında bir kusurunu itiraf eder. (Örn: "Evet ona tokat attım ama o da bana hakaret etmişti"). Bu tür kısmi ikrarları replik dilekçenizde kendi lehinize kullanın.

Delillerin Sunulması ve İlişkilendirilmesi

Replik aşamasında sadece olay anlatmak yetmez, anlattığınız her yeni olayı hangi delille ispatlayacağınızı da belirtmeniz gerekir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca, taraflar dayandıkları vakıaları hangi delillerle ispat edeceklerini dilekçelerinde açıkça göstermek zorundadır.

Örneğin; "Davalı eşimin iddia ettiği tarihte ben şehir dışındaydım" diyorsanız, hemen yanına "Buna ilişkin uçak biletlerim ve otel kayıtlarım ektedir" şeklinde delilinizi ilişkilendirmelisiniz. Hangi tanığın hangi olaya şahitlik edeceğini önceden kurgulamak ve dilekçe kurgusunu buna göre yapmak, profesyonel bir çekişmeli boşanma avukatı desteği almanın en büyük avantajlarından biridir.

Çekişmeli Boşanma Davalarında Dilekçeler Aşamasının Önemi

Türk hukuk sisteminde yargılama, filmlerde gördüğümüz gibi duruşma salonlarında şok edici tanık ifadeleri veya son dakika belgeleriyle kazanılmaz. Yargılama masada, yani dilekçeler aşamasında kazanılır veya kaybedilir.

Dilekçeler teatisi (dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap) davanın sınırlarını çizer. Bu aşama tamamlandıktan sonra dosya "ön inceleme" safhasına geçer. Ön inceleme duruşmasında hakim, tarafların dilekçelerini önüne alır ve uyuşmazlığın tam olarak hangi noktalarda kilitlendiğini tespit eder. İşte bu yüzden, dilekçelerde ne yazdığınız, duruşma salonunda ne söyleyeceğinizden çok daha kritiktir.

Mükemmel bir haklılığa sahip olabilirsiniz. Eşiniz size fiziksel şiddet uygulamış, sizi aldatmış ve ortak birikimlerinizi tüketmiş olabilir. Ancak tüm bu gerçekleri süresi içerisinde, doğru hukuki dille ve usulüne uygun şekilde mahkemeye sunmazsanız, maddi gerçeğin hukuk dünyasında hiçbir karşılığı olmayacaktır. Bu süreç hakkında daha derinlemesine bilgi edinmek için çekişmeli boşanma dilekçesi hazırlama süreci üzerine yayınladığımız akademi makalemizi incelemenizi tavsiye ederiz.

Sık Yapılan Hatalar ve Kaçınılması Gerekenler

Yıllar süren mesleki tecrübelerimiz, vatandaşların dilekçe aşamasında genellikle benzer usuli hatalara düştüğünü göstermektedir. Bu hatalardan kaçınmak davanın selameti açısından elzemdir.

Duygusal ve Edebi Bir Dil Kullanmak: Mahkeme salonları edebi eserlerin sergilendiği yerler değildir. Hakimi ağlatmaya veya ona acındırmaya çalışmak profesyonel bir yaklaşım değildir. Dilekçelerinizde öfke kusmak, argolu kelimeler kullanmak veya destansı anlatımlar yapmak yerine, net, somut ve hukuki bir dil tercih edilmelidir.

Gereksiz Detaylarda Boğulmak: Evliliğin ilk aylarında yaşanan çok ufak tefek pürüzleri, kayınvalidenin 10 yıl önce söylediği bir sözü sayfalarca anlatmak ana konunun odak noktasını kaybettirir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatları doğrultusunda, evlilik birliğini temelinden sarsan asıl ağır kusurlu eylemlere odaklanmak gerekir.

Yeni Olaylara Yer Vermemek: Bazı kişiler cevaba cevap dilekçesini sadece bir "inkar metni" sanmaktadır. Sadece "kabul etmiyorum, yalan söylüyor" yazıp bırakmak büyük bir hatadır. Davalının savunmasını çürütürken, kendi tezinizi güçlendirecek yeni argümanları da sahaya sürmeniz gerekir.

Örnek Boşanma Davası Cevaba Cevap (Replik) Dilekçesi Taslağı

Aşağıda yer alan taslak, tamamen örnek teşkil etmesi amacıyla kurgusal olarak hazırlanmıştır. Her boşanma davası kendine özgü ve benzersiz olduğu için, bu taslağın doğrudan kopyalanarak kullanılması ciddi hak kayıplarına yol açabilir.

📋Örnek
İSTANBUL ( ). AİLE MAHKEMESİNE

DOSYA NO: 2026/.... E.

CEVABA CEVAP VEREN (DAVACI): İsim Soyisim (T.C. Kimlik No) Adres Bilgileri

VEKİLİ: Av. Murat AYDAR [Adres Bilgisi]

DAVALI: İsim Soyisim (T.C. Kimlik No) Adres Bilgileri

KONU: Davalı tarafın .../.../2026 tarihinde tebliğ edilen cevap dilekçesine karşı süresi içerisinde beyanlarımızın ve cevaba cevaplarımızın (Replik) sunulmasından ibarettir.

AÇIKLAMALAR:

  1. Davalı tarafın mahkemenize sunmuş olduğu cevap dilekçesindeki aleyhe olan hususları kesinlikle kabul etmiyoruz. Davalının iddiaları tamamen asılsız, hukuki dayanaktan yoksun ve mahkemeyi yanıltmaya yöneliktir.

  2. Davalı eş, cevap dilekçesinin 2. paragrafında müvekkilin evi terk ettiğini ve birlik görevlerini yerine getirmediğini iddia etmiştir. Bu iddia tamamen gerçek dışıdır. Zira müvekkil evi keyfi olarak terk etmemiş, davalının uyguladığı fiziksel ve psikolojik şiddet nedeniyle can güvenliğini sağlamak amacıyla müşterek konuttan ayrılmak zorunda kalmıştır. Bu duruma ilişkin hastane darp raporları ve kolluk tutanakları ekte sunulmuştur.

  3. Davalı taraf maddi durumunun kötü olduğunu ve müvekkilin talep ettiği nafaka ile tazminatın fahiş olduğunu ileri sürmüştür. Ancak davalının ... Bankasındaki hesap hareketleri ve üzerine kayıtlı taşınmazlar incelendiğinde, gelirini mahkemeden gizlemeye çalıştığı açıkça ortaya çıkacaktır. Davalı, sadece kağıt üzerinde asgari ücretli görünmekte olup fiili kazancı oldukça yüksektir.

  4. Davalının, evliliğin sarsılmasında eşit kusurlu olduğumuz yönündeki savunmaları hukuken mesnetsizdir. Dava dilekçemizde de belirttiğimiz ve tanık beyanlarıyla da ispatlayacağımız üzere, evlilik birliğini temelinden sarsan asıl ve ağır kusurlu eylemler bizzat davalı tarafından gerçekleştirilmiştir.

HUKUKİ NEDENLER: 4721 S. TMK, 6100 S. HMK ve ilgili sair yasal mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER: Karşı tarafın sunacağı delillere karşı delil sunma hakkımız saklı kalmak kaydıyla; nüfus kayıt örneği, darp raporları (ek-1), banka hesap hareketleri kayıtları (celbi talep olunur), kolluk ifade tutanakları, tanık beyanları (isim ve adresleri bilahare bildirilecektir), yemin, bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda arz ve izah edilen nedenler ve mahkemenizce re'sen dikkate alınacak hususlar ışığında;

  • Davalının haksız ve mesnetsiz iddialarının reddine,
  • Haklı DAVAMIZIN KABULÜ ile tarafların BOŞANMALARINA,
  • Dava dilekçemizde talep ettiğimiz nafaka ve tazminat taleplerimizin aynen kabulüne karar verilmesini vekaleten talep ederiz.

Davacı Vekili Av. Murat AYDAR (E-İmzalıdır)

Yazar Hakkında
Av. Murat Aydar

Av. Murat Aydar

Boşanma Avukatıİstanbul Barosu - Sicil No: 62459

İstanbul'da aile hukuku alanında müvekkillerime hizmet veriyorum. Özellikle anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı davalarında hukuki destek sağlıyorum.