Hukuki Tartışma Forumu

Okuyucu Soruları & Uzman Yanıtları

Boşanma, velayet, nafaka ve aile hukuku konularında okuyucularımızın soruları ve Av. Murat Aydar'ın profesyonel yanıtları

64 soru yanıtlandı

64 soru gösteriliyor

Burak Şahin16 Mayıs 2026

Merhabalar Murat Bey. Ben maddi sıkıntılarımız yüzünden mecburen ek iş yapıyorum ve akşamları geç saatlere kadar çalışmak zorunda kalıyorum. Eşim ise onu her akşam evde yalnız bıraktığım ve ilgilenmediğim gerekçesiyle bana boşanma davası açacağını söylüyor. İnanın keyfi olarak dışarıda gezmiyorum, sadece ailemi geçindirmek için çalışıyorum. Mahkeme beni de bu durumda ağır kusurlu sayar mı?

Av. Murat AydarAvukat

Merhaba Burak Bey, içinden geçtiğiniz bu zorlu süreçte endişelerinizi çok iyi anlıyorum. Yargıtay kararlarına göre eşi sürekli evde yalnız bırakmak kusur sayılsa da, mahkeme bu durumun keyfi mi yoksa ailenin geçimi gibi haklı bir zorunluluğa mı dayandığını detaylıca inceler. Sizin durumunuzda olduğu gibi ekonomik zorunluluklar sebebiyle fazla mesai veya ek iş yapılması, evlilik birliğine dair görevlerin kasten ihmali anlamına gelmeyeceğinden genellikle ağır kusur olarak değerlendirilmez. Dava açılması halinde bu durumu bordrolarınız ve çalışma saatlerinizle belgelemeniz çok önemlidir; hak kaybı yaşamamak adına profesyonel hukuki destek almanızı tavsiye ederim.

ZA
Zeynep Arslan16 Mayıs 2026

Eşimle 3 yıldır evliyiz. Son bir yıldır eşim işten çıktıktan sonra sürekli arkadaşlarıyla dışarı çıkıyor ve beni her akşam evde yapayalnız bırakıyor. Gece yarısı eve geliyor, evi adeta sadece uyumak için bir otel gibi kullanıyor. Konuşmaya çalıştığımda da beni tersliyor. Bu durumu mahkemede nasıl ispat edebilirim? Şahit mi bulmam gerekiyor?

Av. Murat AydarAvukat

Merhaba Zeynep Hanım, yaşadığınız bu durum Türk Medeni Kanunu (TMK) Madde 166 kapsamında evlilik birliğinin temelinden sarsılması ve duygusal şiddet sayılarak geçerli bir boşanma nedeni oluşturur. Eşinizin evi otel gibi kullanmasını ve ortak yaşamdan kaçınmasını yakın çevrenizin tanık beyanları, mesajlaşma kayıtları veya oturduğunuz binanın giriş-çıkış kamera kayıtları gibi yasal delillerle ispatlayabilirsiniz. Hakim, sunulan bu delilleri Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) çerçevesinde değerlendirerek eşinizin kusur durumunu tespit edecektir. Süreci doğru yönetmek ve detaylı hukuki danışmanlık almak için ofisimizle iletişime geçebilirsiniz.

ZA
Zeynep Arslan24 Nisan 2026

Eşimle 7 yıldır evliyiz ve son zamanlarda yaşadığımız anlaşmazlıklar nedeniyle ortak kararla boşanmaya karar verdik. 4 yaşında bir kızımız ve beraber aldığımız bir evimiz var. İnternetteki hazır boşanma protokollerini doldurup mahkemeye başvursak süreci kendimiz halledebilir miyiz, yoksa avukat tutmamamız ileride velayet veya mal paylaşımı konusunda başımızı ağrıtır mı?

Av. Murat AydarAvukat

Zeynep Hanım merhaba, ben Av. Murat Aydar; öncelikle bu hassas süreçte sizlere kolaylıklar dilerim. Türk Medeni Kanunu (TMK) madde 166/3 uyarınca anlaşmalı boşanmalarda hakimin kararı verebilmesi için sunulan protokolün özellikle çocuğun menfaatlerini koruması ve hiçbir muğlak ifade içermemesi şarttır. İnternetten temin edilen matbu şablonlar, velayet, iştirak nafakası ve mal paylaşımı gibi hayati konularda sizin özel durumunuza uymayacağı için ileride telafisi imkansız hak kayıplarına yol açabilir. Hatalı veya eksik bir protokol nedeniyle kesinleşmiş bir mahkeme kararını sonradan değiştirmek çok daha zorlu ve masraflı bir hukuki süreçtir. Süreci riske atmamak ve protokolün uzmanlık ışığında size özel hazırlanması adına hukuki danışmanlık için ofisimizle iletişime geçebilirsiniz.

Burak Şahin24 Nisan 2026

İyi günler Murat Bey, ben de zor bir süreçteyim; eşimden anlaşmalı olarak boşanıyoruz ve 10 yaşındaki kızımız için ortak velayet konusunda hemfikiriz. Ancak boşanma sonrası işim gereği İstanbul'dan İzmir'e taşınmak zorundayım. Farklı şehirlerde yaşamak ortak velayet almamıza hukuken engel olur mu, kızımızın okul düzeni mahkemede nasıl değerlendirilir?

Av. Murat AydarAvukat

Merhabalar Burak Bey, eşinizle kızınız için ortak bir zeminde anlaşabilmeniz çocuğun boşanma psikolojisini atlatması açısından çok kıymetli bir adımdır. Hukukumuzda ebeveynlerin farklı şehirlerde yaşaması ortak velayet verilmesine kesin ve mutlak bir engel değildir; ancak çocuğun eğitim hayatının ve alıştığı düzenin bozulmaması mahkemenin öncelikli hassasiyetidir. Anlaşmalı boşanma protokolünüzde çocuğun okul dönemini hangi şehirde geçireceğini ve eğitim, sağlık gibi önemli kararların uzaktan nasıl ortak alınacağını çok net, uygulanabilir bir şekilde düzenlemeniz şarttır. Protokolünüzün çocuğun üstün yararına uygun hazırlanması ve hukuki danışmanlık desteği için bizimle her zaman iletişime geçebilirsiniz.

ZA
Zeynep Arslan24 Nisan 2026

Eşimle 8 yıllık evliliğimizi bitirme kararı aldık ama 6 yaşındaki oğlumuzun psikolojisinden çok endişeliyim. Eşim ortak velayet istiyor fakat sürekli tartışıyoruz, bu gerginlikte ortak velayetin çocuğa zarar vermesinden korkuyorum. Mahkeme bu kadar çatışmalı bir durumda yine de ortak velayete karar verebilir mi?

Av. Murat AydarAvukat

Merhaba Zeynep Hanım, öncelikle bu zorlu süreçte çocuğunuzun psikolojisini ön planda tuttuğunuz için sizi takdir ediyorum. Türk Medeni Kanunu (TMK) uyarınca velayet düzenlemelerinde hakimin gözeteceği en temel ilke 'çocuğun üstün yararı'dır ve ebeveynler arasındaki şiddetli iletişim kopukluğu ortak velayete ciddi bir engel teşkil eder. Mahkeme karar vermeden önce genellikle uzman pedagoglardan çocuğun psikolojik durumunu ve sizin iletişim becerilerinizi inceleyen kapsamlı bir Sosyal İnceleme Raporu (SİR) talep edecektir. Eğer aranızdaki gerginlik çocuğun ruhsal gelişimini olumsuz etkileyecek boyuttaysa, hakim ortak velayet talebini reddederek velayeti tek bir tarafa verebilir. Sürecin en sağlıklı şekilde yönetilmesi ve detaylı hukuki danışmanlık için ofisimizle iletişime geçebilirsiniz.

AD
Ayşe Demir24 Nisan 2026

Murat Bey merhaba. Eşimle 7 yıllık evliyiz ama artık aynı evin içinde iki yabancı gibiyiz, aramızda çözülemeyen bir şiddetli geçimsizlik var. Ortada mesaj veya darp raporu gibi somut bir delil yok ancak annem ve kız kardeşim evde yaşadığımız tüm kavgalara şahit oldular. Sadece birinci derece yakınların şahitliği mahkemede bu geçimsizliği ispatlamak için yeterli olur mu?

Av. Murat AydarAvukat

Merhaba Ayşe Hanım, yaşadığınız bu sıkıntılı durum nedeniyle üzüntülerimi belirtmek isterim. Boşanma hukukumuzda, evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK m. 166) durumunu ispatlamak için tanık beyanları en sık başvurulan delillerden biridir ve mahkeme sürecinde birinci derece akrabaların (anne, kardeş vb.) tanıklığı da geçerli kabul edilmektedir. HMK kapsamında mahkeme, tanıkların beyanlarını samimi, tutarlı ve bizzat görgüye dayalı bulursa, geçimsizliği sadece tanık beyanıyla ispatlamanız mümkündür. Davanızın detaylarını görüşmek ve sağlam bir hukuki strateji belirlemek için iletişim kanallarımızdan bize ulaşabilirsiniz.

Hasan Çelik24 Nisan 2026

İyi günler Murat Bey, ben eşimden boşanma kararı aldım çünkü kalabalık ortamlarda, özellikle ailemin ve arkadaşlarımın yanında bana sürekli onur kırıcı kelimeler kullanıyor. Bu hakaretlerden dolayı psikolojik olarak çok yıprandım. Boşanma davası açarken sırf bu hakaretler yüzünden manevi tazminat talep etme hakkım var mı?

Av. Murat AydarAvukat

İyi günler Hasan Bey, toplum içinde maruz kaldığınız bu onur kırıcı davranışlar şüphesiz ki çok yıpratıcıdır ve empatinizi kurabiliyorum. Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 174. maddesi uyarınca, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat talep edebilir. Eşinizin başkalarının yanında size hakaret etmesi Yargıtay tarafından ağır kusur ve kişilik haklarına saldırı sayıldığından, davanızda manevi tazminat isteme hakkınız bulunmaktadır. Süreci en doğru şekilde yürütmek ve hak kaybı yaşamamak adına hukuki danışmanlık almanızı tavsiye ederim.

ZA
Zeynep Arslan24 Nisan 2026

Merhaba Murat Bey. Eşimle 4 yıldır evliyiz ve son 1 yıldır aramızda şiddetli geçimsizlik var. Öfkelendiğinde bana WhatsApp üzerinden sürekli hakaret ediyor ve ağır sözler söylüyor. Bu mesajları boşanma davasında delil olarak kullanabilir miyim, yoksa özel hayatın gizliliği mi sayılır? Yardımcı olursanız sevinirim.

Av. Murat AydarAvukat

Merhaba Zeynep Hanım, yaşadığınız bu zorlayıcı süreç için geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Yargıtay kararlarına ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na (HMK) göre, eşler arasındaki WhatsApp yazışmaları, hukuka uygun yollarla (örneğin size doğrudan gönderilmiş olması) elde edildiği sürece boşanma davalarında hukuka uygun delil olarak kullanılabilmektedir. Eşinizin size doğrudan gönderdiği bu hakaret içerikli mesajlar, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını ispatlamada oldukça güçlü bir araçtır. Detaylı durum değerlendirmesi ve hukuki danışmanlık için ofisimizle iletişime geçebilirsiniz.

ZA
Zeynep Arslan24 Nisan 2026

Murat Bey merhaba. Eşimle 4 yıldır evliyiz ve maalesef şu an boşanma aşamasındayız. Evlenirken bana takılan bütün altınları bozdurup şu an oturduğumuz kredili evin peşinatını ödemiştik, evin geri kalan taksitlerini de eşim kendi maaşıyla ödüyordu. Bu durumda ev paylaşılırken benim peşinatta kullandığım takılarımın durumu ne olacak, o altınların değerini öncelikli olarak geri alabilecek miyim?

Av. Murat AydarAvukat

Merhaba Zeynep Hanım, öncelikle yaşadığınız bu zorlu süreçte kolaylıklar dilerim. Türk Medeni Kanunu (TMK) uyarınca kadına takılan düğün takıları kural olarak kadının kişisel malı sayılmaktadır ve evin peşinatı için kullanılmış olsa dahi mal paylaşımı davasında 'denkleştirme' kurumu gereği güncel değeri üzerinden öncelikle size iade edilmesi gerekir. Eşinizin maaşıyla evlilik birliği içinde ödediği kredi taksitleri ise edinilmiş mal kabul edilecek ve bu kısımlar üzerinden her iki taraf için oransal bir paylaşım yapılacaktır. Süreç içerisinde herhangi bir hak kaybı yaşamamak ve bu karmaşık hesaplamaları netleştirmek adına hukuki danışmanlık için ofisimizle iletişime geçebilirsiniz.

ZA
Zeynep Arslan24 Nisan 2026

Merhaba, eşimle 4 yıldır evliyiz ve maalesef anlaşamadığımız için çekişmeli boşanma davası açtık. Karşı tarafın dilekçelerine cevaplarımızı verdik ve şimdi ilk duruşma günümüz belli oldu. Ön inceleme duruşması dedikleri bu ilk mahkemede hakimin bize doğrudan soru sorup sormayacağını çok merak ediyorum, heyecandan ne yapacağımı bilemiyorum. Acaba bu ilk duruşmada tam olarak neler yaşanıyor?

Av. Murat AydarAvukat

Merhaba Zeynep Hanım, öncelikle yaşadığınız bu zorlu süreçte size kolaylıklar diliyorum. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) gereğince, dilekçeler aşaması tamamlandıktan sonra yapılan ilk duruşmaya 'ön inceleme duruşması' adı verilir ve bu aşamada hakim tarafları sulhe teşvik ederek uyuşmazlık konularını tespit eder. Bu duruşmada genellikle esasa girilip tanık dinlenmez; ancak hakim konuları netleştirmek amacıyla size kısa ve doğrudan sorular yöneltebilir. Mahkeme salonunda heyecanlanmanız çok doğal olsa da avukatınız süreci sizin adınıza hukuki olarak zaten yönetecektir. Bu teknik aşamalarda herhangi bir hak kaybı yaşamamak adına profesyonel destek almak çok önemlidir; davanızla ilgili daha detaylı hukuki danışmanlık için ofisimizle iletişime geçebilirsiniz.

ZA
Zeynep Arslan24 Nisan 2026

Eşimle 7 yıldır evliyiz ve artık boşanma kararı alma aşamasındayız. 5 yaşında bir kızımız var ve bu sürecin onu psikolojik olarak çok yıpratmasından inanılmaz korkuyorum. Velayet konusunda eşimle anlaşamıyoruz, çekişmeli bir dava sürecinde çocuğumun psikolojisini korumak ve mahkemenin kararında hata yapmamak için nasıl bir yol izlemeliyim?

Av. Murat AydarAvukat

Zeynep Hanım, öncelikle içinden geçtiğiniz bu zorlu süreçte size ve kızınıza kolaylıklar dilerim. Türk Medeni Kanunu'na (TMK m. 336 vd.) göre velayet düzenlenirken mahkemenin dikkate aldığı yegane unsur 'çocuğun üstün yararı'dır ve bu süreçte mahkeme uzman pedagoglardan destek alarak karar verir. Çocuğunuzu taraf çatışmalarından uzak tutmanız, eşinizi onun yanında kötülememeniz hem çocuğunuzun psikolojisi hem de mahkemenin velayet değerlendirmesi açısından hayati önem taşır. Süreci en sağlıklı şekilde yönetmek ve profesyonel bir yol haritası çizmek adına hukuki danışmanlık için ofisimizle iletişime geçebilirsiniz.

ZA
Zeynep Arslan24 Nisan 2026

Eski eşimle 3 yıl önce sorunlu bir şekilde boşandık ve 7 yaşındaki kızımın velayeti tamamen bende. Kızım okula yeni başladı ancak benim soyadımla onun soyadının farklı olması okulda hem öğretmenler hem de arkadaşları tarafından sürekli soruluyor, bu durum çocuğumu psikolojik olarak çok etkiliyor. Eski eşim bu duruma kesinlikle onay vermiyor, babasının rızası olmadan mahkemeye başvurarak kızıma kendi bekarlık soyadımı verebilir miyim?

Av. Murat AydarAvukat

Merhaba Zeynep Hanım, öncelikle kızınızla birlikte yaşadığınız bu zorlayıcı süreç için geçmiş olsun dilerim. Anayasa Mahkemesi'nin emsal kararları ve Türk Medeni Kanunu (TMK) çerçevesinde, velayet hakkına sahip olan anne, babanın rızası aranmaksızın Aile Mahkemesi'nde çocuğun soyadı değişikliği davası açma hakkına sahiptir. Çocuğunuzun okul hayatında yaşadığı bu pedagojik ve psikolojik zorluklar, mahkemede 'çocuğun üstün yararı' ilkesi kapsamında lehinize çok güçlü bir gerekçe oluşturacaktır. Bu hassas sürecin doğru yürütülmesi ve hak kaybı yaşamamanız adına uzman bir avukatla çalışmanız önemlidir; detaylı hukuki danışmanlık için ofisimizle her zaman iletişime geçebilirsiniz.

Burak Şahin24 Nisan 2026

Murat Bey merhabalar, aydınlatıcı yazınız için teşekkürler. Eşimle 6 yıllık evliliğimizi bitirme kararı aldık ve boşanma davamızı geçen ay resmen açtık. Birlikte aldığımız kredili evde şu an eşim kalıyor ama evin kredisini dava açıldıktan sonra da tamamen ben kendi maaşımla ödemeye devam ediyorum. Dava tarihinden sonra benim tek başıma ödediğim bu taksitler mal paylaşımında nasıl değerlendirilecek?

Av. Murat AydarAvukat

Merhaba Burak Bey, sürecinizde sabır diler, blogumuzu okuduğunuz için teşekkür ederim. TMK madde 225 uyarınca eşler arasındaki mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarihte hukuken sona ermektedir. Bu kural gereği, dava açılış tarihinden sonra kendi maaşınızla ödediğiniz veya ödeyeceğiniz kredi taksitleri ortak mal sayılmaz ve evin güncel değeri üzerinden yapılacak tasfiyede sizin kişisel alacağınız (denkleştirme) olarak hesaba katılır. Herhangi bir hak kaybı yaşamamanız adına dosyanızın HMK kurallarına uygun bilirkişilerce incelenmesi mühimdir, profesyonel hukuki danışmanlık almak üzere bizimle iletişime geçebilirsiniz.

ZA
Zeynep Arslan24 Nisan 2026

Merhaba Murat Bey. Eşimle 4 yıldır evliyiz ve maalesef şu an boşanma aşamasındayız. Evin peşinatını ödemek için düğünde bana takılan tüm altınları bozdurmuştuk, kalan kısmını da ortak krediyle ödüyoruz. Evi paylaşırken benim altınlarımın değeri direkt bana mı iade edilecek yoksa o da mı ikiye bölünecek? Çok mağdur bir durumdayım, aydınlatırsanız çok sevinirim.

Av. Murat AydarAvukat

Merhaba Zeynep Hanım, öncelikle yaşadığınız bu zorlu süreçte size kolaylıklar dilerim. Türk Medeni Kanunu'na (TMK) göre düğünde kadına takılan ziynet eşyaları, aksine bir anlaşma ispatlanmadıkça kadının kişisel malı kabul edilmektedir. Evin peşinatı için bozdurulan altınlarınızın evin güncel değerine yansıyan oransal karşılığı, mal paylaşımı hesaplamasında öncelikle kişisel mal olarak size verilir ve sadece geriye kalan kısım eşler arasında paylaştırılır. Durumunuza özel detaylı bir hesaplama ve hukuki danışmanlık için ofisimizle iletişime geçebilirsiniz.

ZA
Zeynep Arslan24 Nisan 2026

Merhaba, eşimle 3 yıldır evliyiz ancak son 1 yıldır incir çekirdeğini doldurmayan sebeplerden sürekli tartışıyoruz ve artık ikimiz de yıpranmadan bu evliliği bitirmek istiyoruz. Blog yazınızda bahsettiğiniz 'tek celsede boşanma' ihtimali tam bizim aradığımız şey ama mahkeme süreçleri gözümü çok korkutuyor. Ortak bir çocuğumuz yok, eşyalar ve mal paylaşımı konusunda da kendi aramızda anlaştık; bu durumda mahkeme bizi uğraştırır mı yoksa hakim hemen karar verir mi?

Av. Murat AydarAvukat

Merhaba Zeynep Hanım, öncelikle yaşadığınız bu yıpratıcı süreçte her iki tarafın da ortak ve olgun bir karara varmış olması hukuki adımlarınızı oldukça hızlandıracaktır. Türk Medeni Kanunu (TMK) madde 166/3 uyarınca, evliliğiniz 1 yılı doldurduğu için eşinizle birlikte imzalayacağınız bir 'Anlaşmalı Boşanma Protokolü' sayesinde tek celsede boşanmanız mümkündür. Çocuğunuzun olmaması ve mal rejiminde anlaşmış olmanız en pratik ispat ve karar gerekçesidir; hakim duruşmada bizzat onayınızı aldıktan sonra boşanmanıza hükmedecektir. Hazırlanacak protokolün usule uygun olması çok kritik olduğundan, profesyonel hukuki danışmanlık ve temsil için ofisimizle iletişime geçebilirsiniz.

Burak Şahin24 Nisan 2026

İyi günler Murat Bey, ben de şirket konusuyla alakalı farklı bir durum yaşıyorum. Eşimle 4 yıllık evliyiz ve kendisi bir anonim şirkette ortak. Boşanma davamız açılmadan birkaç ay önce şirkette çok ciddi bir sermaye artırımına gittiler ve bizim evlilik içindeki ortak birikimlerimizin bir kısmının o artırıma harcandığını biliyorum. Bu sermaye artırımı evlilik içi birikimlerimizle yapıldıysa benim hakkım o parayla birlikte tamamen kaybolmuş mu oluyor?

Av. Murat AydarAvukat

İyi günler Burak Bey. Evlilik birliği içinde edinilmiş mallar (ortak birikimler) kullanılarak eşinizin şirketinde yapılan sermaye artırımlarında hakkınız kesinlikle kaybolmaz. TMK madde 227 (değer artış payı) ve edinilmiş mallara katılma rejimi hükümleri ile güncel Yargıtay içtihatları gereğince, mahkeme kanalıyla şirketin ticari defterleri incelenerek bu artırımın kaynağı detaylıca tespit edilir. Eğer evlilik içi birikimlerinizin şirkete aktarıldığı kanıtlanırsa, güncel hisse değeri üzerinden yasal hakkınızı almanız güvence altındadır. Bu tür karmaşık uyuşmazlıklarda hak kaybı yaşamamak ve profesyonel hukuki danışmanlık almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

ZA
Zeynep Arslan24 Nisan 2026

Merhaba, eşimle 7 yıldır evliyiz ve şu an çekişmeli boşanma aşamasındayız. Eşim son 3 yıldır kendi limitet şirketi üzerine aldığı ama tamamen aile aracı olarak kullandığımız bir arabayı sürüyor; tatile falan hep onunla gittik. Şimdi 'O şirketin malı, sen ondan hak talep edemezsin' diyor. Gerçekten de sırf şirket üstüne kayıtlı diye bu araçtan pay alamayacak mıyım?

Av. Murat AydarAvukat

Merhaba Zeynep Hanım. Eşinizin şirketi evlilik birliği içinde kurulmuş veya edinimlerle büyümüşse, şirketin malvarlığı değerleri üzerinden dolaylı olarak hak talep etmeniz mümkündür. Türk Medeni Kanunu (TMK) madde 219 uyarınca, eşinizin şirket hisselerinin tasfiye tarihindeki güncel değeri hesaplanırken şirket üzerine kayıtlı araç ve gayrimenkuller de bu değerlemeye aktif olarak dahil edilir. Dolayısıyla araç doğrudan sizin adınıza tescil edilmeyecek olsa bile, aracın şirkete kattığı değer üzerinden edinilmiş mallara katılma alacağınız doğacaktır. Konunun detaylı analizi ve hukuki danışmanlık için ofisimizle iletişime geçebilirsiniz.

ZA
Zeynep Arslan24 Nisan 2026

Benim oğlum geçen ay 18 yaşına girdi ve liseden yeni mezun oldu. Babası yaşını doldurduğu için nafakayı hemen kestiğini söyledi ama oğlum önümüzdeki ay üniversiteye başlayacak. Bu durumda üniversite bitene kadar masrafları için babasından nafaka talep etme hakkımız yok mu, süreci nasıl başlatmalıyız?

Av. Murat AydarAvukat

Zeynep Hanım merhaba, öncelikle oğlunuza üniversite hayatında başarılar dilerim. Türk Medeni Kanunu (TMK) madde 328 uyarınca çocuk ergin olunca (18 yaşını doldurunca) iştirak nafakası kendiliğinden sona erer; ancak çocuğun eğitimi devam ediyorsa ana ve babanın bakım yükümlülüğü eğitim bitirinceye kadar sürer. Bu aşamada nafaka talep hakkı artık velayet hakkına sahip anneye değil, 18 yaşını doldurarak ergin olan çocuğun bizzat kendisine geçer ve oğlunuzun kendi adına Aile Mahkemesinde 'yardım nafakası' davası açması gerekir. Sürecin eksiksiz yürütülmesi ve dava dilekçesinin usulüne uygun hazırlanması hususunda profesyonel hukuki danışmanlık almak için ofisimizle iletişime geçebilirsiniz.

ZA
Zeynep Arslan24 Nisan 2026

Eşimle 7 yıllık evliyiz ve şu an zorlu bir çekişmeli boşanma sürecinden geçiyoruz. Ortak birikimlerimizin büyük bir kısmını benden gizleyerek Binance gibi yabancı bir kripto para borsasına aktardığını öğrendim ama elimde net bir hesap dökümü yok. Mahkememiz bu yabancı borsalardan hesap hareketlerini isteyebiliyor mu, hakkım olanı alabilme şansım nedir?

Av. Murat AydarAvukat

Merhaba Zeynep Hanım, yaşadığınız bu stresli süreçte hissettiğiniz kaygıları çok iyi anlıyorum. Türk Medeni Kanunu (TMK) kapsamındaki mal rejiminin tasfiyesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) uyarınca, eşinizin mal kaçırma amacıyla yaptığı bu transferlerin tespiti hukuken mümkündür. Yabancı menşeli kripto borsalarından doğrudan bilgi almak yerli borsalara göre daha karmaşık olsa da, mahkeme aracılığıyla uluslararası istinabe (adli yardımlaşma) yollarına başvurarak veya Türkiye'deki banka hesaplarından çıkan paranın izini sürerek bu varlıkları 2026 yılının güncel hukuki mekanizmalarıyla tespit edebiliyoruz. Vakit kaybetmeden gerekli ihtiyati tedbirlerin alınması büyük önem taşıdığından, detaylı hukuki danışmanlık için ofisimizle iletişime geçebilirsiniz.

Burak Şahin24 Nisan 2026

Merhaba, eşimle 7 yıllık evliliğimizi sonlandırma kararı aldık ve mahkeme 10 yaşındaki kızımızın velayetini anneye verip yüksek bir nafaka ödememe hükmetti. Ben kararı haksız bulduğum için dosyayı Yargıtay'a (temyize) taşıyacağım. Ben de benzer bir durumda olan arkadaşımdan duymuştum ama teyit etmek istedim; Yargıtay süreci devam ederken bu nafakayı ödemek zorunda mıyım ve çocuğumu mahkemenin belirlediği günlerde görebilir miyim?

Av. Murat AydarAvukat

Merhaba Burak Bey, öncelikle bu zorlu süreçte hukuki haklarınızı doğru öğrenme çabanız çok kıymetli. Türk Medeni Kanunu (TMK) uyarınca, boşanma kararı kesinleşinceye kadar mahkemenin çocuklar için kıldığı geçici velayet, kişisel ilişki tesisi ve tedbir nafakası kararları uygulanmaya devam eder. Yani temyiz süreci sonuçlanana kadar mahkemenin belirlediği nafakayı ödemekle yükümlüsünüz, aynı zamanda kızınızla belirlenen günlerde görüşme hakkınız da kesintisiz devam eder. İtiraz dilekçenizin Yargıtay aşamasında profesyonelce takip edilmesi ve hukuki danışmanlık için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

ZA
Zeynep Arslan24 Nisan 2026

Eşimle 4 yıllık çekişmeli bir davanın ardından nihayet yerel mahkemede boşandık ama karşı taraf kararı istinafa taşıdı. Ben artık hayatıma yeni bir yön vermek istiyorum; mahkeme bittiği için şu an resmen boşanmış sayılıyor muyum yoksa bu istinaf süreci bitene kadar hukuken evli mi kalacağım? 2026 yılı için bu bekleme süresi ortalama ne kadar sürer?

Av. Murat AydarAvukat

Zeynep Hanım geçmiş olsun, yaşadığınız bu yıpratıcı sürecin bir an önce son bulmasını istemenizi çok iyi anlıyorum. Ancak Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) gereğince, boşanma davalarında kararın kesinleşmesi için istinaf ve temyiz yollarının tamamen tükenmesi gerekir; dolayısıyla bu süreç bitene kadar hukuken evlilik bağınız devam eder. 2026 yılı güncel verilerine göre Bölge Adliye Mahkemesi'ndeki (istinaf) incelemeler, bölgenin yoğunluğuna göre ortalama 1 ila 1,5 yıl arasında sürebilmektedir. Dosyanızın durumunu detaylıca değerlendirmek ve hukuki danışmanlık almak için ofisimizle iletişime geçebilirsiniz.

ZA
Zeynep Arslan24 Nisan 2026

Avukat bey merhabalar, eşimle 7 yıldır evliyiz ama son 2 yıldır resmen aynı evde yabancı iki insan gibi olduk. İletişimimiz sıfır, ayrı odalarda uyuyoruz ama eşim dışarıya karşı çok mutlu bir çift rolü yapıyor. Sormak istediğim şey şu; bu durumu boşanma davasında nasıl ispatlayabilirim, sonuçta tamamen kapalı kapılar ardında yaşanan bir şey?

Av. Murat AydarAvukat

Merhaba Zeynep Hanım, öncelikle içinde bulunduğunuz bu yıpratıcı süreç için geçmiş olsun dileklerimi iletmek isterim. Türk Medeni Kanunu (TMK) Madde 166 kapsamında, eşlerin uzun süredir ayrı odalarda yatması ve duygusal iletişimi koparması 'evlilik birliğinin temelinden sarsılması' olarak kabul edilmekte ve geçerli bir boşanma sebebi sayılmaktadır. Kapalı kapılar ardında yaşanan bu durumu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) çerçevesinde; evinize yatılı gelen misafirlerin, durumu fark eden yakın aile dostlarınızın veya müşterek çocuklarınızın tanıklığı ile ispatlamanız mümkündür. Ayrıca aranızdaki iletişimsizliği gösteren mesaj dökümleri de destekleyici delil olabilir; sürecinizi daha detaylı değerlendirmek ve hukuki danışmanlık almak için ofisimizle iletişime geçebilirsiniz.

Burak Şahin24 Nisan 2026

İyi günler Murat Bey. Eşimin sadakatsizliğini öğrendikten sonra evi terk ettim ama bir anlık duygusal çöküntüyle ona 'Belki her şeye sıfırdan başlarız, evliliğimize bir şans daha verelim' diye bir WhatsApp mesajı attım. Birkaç gün sonra bunun imkansız olduğunu anlayıp doğrudan davayı açtım. O attığım mesaj yüzünden aldatmaya dayalı boşanma davası açma hakkım kaybolmuş mu oluyor?

Av. Murat AydarAvukat

Merhaba Burak Bey, yaşadığınız duygusal zorlukları anlıyorum; bu tür yıpratıcı süreçlerde anlık hislerle tepkiler vermek son derece insani bir durumdur. TMK Madde 161 gereği zinaya dayalı boşanma davalarında 'affeden tarafın dava hakkı yoktur' kuralı bulunsa da, hukuken geçerli bir aftan söz edebilmek için af iradesinin kesin, şartsız ve tereddütsüz olması gerekir. Salt anlık bir duygusallıkla atılan ve eyleme dökülerek fiili bir barışmayla sonuçlanmayan mesajlar, mahkemelerce genellikle evliliği kurtarmaya yönelik bir düşünce veya hoşgörü girişimi olarak görülüp mutlak af sayılmayabilmektedir. Dosyanızdaki delillerin değerlendirilmesi ve davanızın sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi için hukuki danışmanlık almak üzere bizimle iletişime geçebilirsiniz.

ZA
Zeynep Arslan24 Nisan 2026

Merhaba, eşimle 7 yıldır evliyiz ve aramızdaki ciddi geçimsizlik nedeniyle boşanma davası açmaya hazırlanıyorum. Ancak çocukların düzeni ve psikolojisi bir anda bozulmasın diye davayı açana kadar aynı evde, ayrı odalarda kalmaya devam ediyoruz. Bu durum mahkemede eşimin kusurlarını affettiğim anlamına gelir mi? Çok endişeliyim.

Av. Murat AydarAvukat

Merhaba Zeynep Hanım, öncelikle yaşadığınız bu zor süreç için geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Türk Medeni Kanunu (TMK) uygulamalarına ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, sadece çocukların yararı gözetilerek veya zorunluluktan dolayı aynı evde kalmaya devam etmek tek başına hukuken 'af' niteliği taşımaz. Eşinize karşı fiili bir barışma iradesi göstermediğiniz ve ayrı odalarda yaşayarak evlilik birliğini yeniden kurma çabasına girmediğiniz sürece bu durum hoşgörü veya katlanma sınırları içinde değerlendirilir. Sürecinizi daha güvenli yürütmek ve herhangi bir hak kaybı yaşamamak adına detaylı hukuki danışmanlık için ofisimizle iletişime geçebilirsiniz.

Burak Şahin24 Nisan 2026

Avukat bey merhabalar, eşimle 5 yıldır evliyiz fakat yaklaşık 4 ay önce hiçbir açıklama yapmadan eşyalarını toplayıp evi terk etti. Boşanma davası açmak istiyorum ama ona ulaşamıyorum, adresi de belli değil. Evi terk etmesi bana davada bir avantaj sağlar mı ve tebligat işini nasıl çözeceğiz?

Av. Murat AydarAvukat

Merhabalar Burak Bey, yaşadığınız bu belirsizlik durumunun ne kadar yıpratıcı olduğunu anlıyorum. Eşinizin haklı bir sebep olmadan ortak konutu terk etmesi, TMK madde 164 kapsamında 'terk' veya duruma göre genel sebeplerle çekişmeli boşanma davası açarken kusur tespiti açısından lehinize önemli bir argüman olacaktır. Eşinizin güncel adresinin bilinmemesi davanın açılmasına engel değildir; Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ve Tebligat Kanunu hükümleri gereğince mernis adresine tebligat veya ilanen tebligat yollarıyla dava sürecini usulüne uygun şekilde yürütebiliriz. Herhangi bir hak kaybı yaşamadan bu teknik süreci başlatmak ve detaylı hukuki danışmanlık almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

ZA
Zeynep Arslan24 Nisan 2026

Eşimle 8 aylık evliyiz ama maalesef yürütemedik, ayrılma kararı aldık. İkimiz de süreci hiç uzatmadan anlaşmalı olarak boşanmak istiyoruz. 1 yılı doldurmadığımız için anlaşmalı boşanamayacağımızı söylediler, bu doğru mu? Ne yapmamız gerekiyor?

Av. Murat AydarAvukat

Merhaba Zeynep Hanım, öncelikle yaşadığınız bu zorlu süreçte kolaylıklar dilerim. Türk Medeni Kanunu (TMK) madde 166/3 uyarınca, anlaşmalı boşanma davası açabilmek için evliliğin en az 1 yıl sürmüş olması kanuni bir zorunluluktur. Bu süreyi doldurmadığınız için maalesef doğrudan anlaşmalı boşanma davası açamazsınız; ancak evlilik birliğinin temelinden sarsılması gerekçesiyle çekişmeli boşanma davası açıp, duruşma esnasında eşinizle feragat ve kabullerle uzlaşarak süreci fiilen hızlıca sonuçlandırabilirsiniz. Durumunuza en uygun hukuki yol haritasını belirlemek ve profesyonel danışmanlık almak için ofisimizle iletişime geçebilirsiniz.

AD
Ayşe Demir24 Nisan 2026

Dün UYAP üzerinden dosyama baktığımda SİR raporunun eklendiğini gördüm. Ancak pedagog benimle ve çocuğumla çok kısa görüşmesine rağmen, eşimle daha uzun konuşmuş ve tamamen onun beyanlarına dayanan taraflı, eksik bir rapor hazırlamış. Sunduğum belgeler raporda hiç geçmiyor. Bu haksız rapora itiraz etme hakkımız var mı, varsa zaman aşımı süresi nedir?

Av. Murat AydarAvukat

Ayşe Hanım merhaba. Dosyaya sunulan Sosyal İnceleme Raporu'nun (SİR) eksik, hatalı veya taraflı olduğunu düşünüyorsanız, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) madde 281 gereği rapora itiraz etme hakkınız elbette bulunmaktadır. Raporun size veya avukatınıza tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin yasal süre içerisinde mahkemeye sunacağınız detaylı bir dilekçe ile raporun iptalini veya yeni bir uzman heyetinden ek rapor alınmasını talep etmeniz gerekir. Hakim itirazlarınızı haklı bulursa, dosyayı farklı bir pedagoğa veya Adli Tıp Kurumu gibi daha üst bir kurula gönderebilir. Sürelerin kaçırılmaması ve hak kaybı yaşamamanız adına bu itiraz sürecini mutlaka uzman bir avukatla yürütmelisiniz; detaylı hukuki danışmanlık için ofisimizden randevu alabilirsiniz.

MK
Mehmet Kaya24 Nisan 2026

Ben de benzer bir durumdayım. Eşimden geçen yıl fiziksel olarak ayrıldık ama velayet davamız yeni başladı. 9 yaşındaki oğlum annesiyle kalıyor ve eşim sürekli çocuğu bana karşı dolduruyor. Pedagog görüşmesinde çocuğum annesinin ezberlettiği şeyleri söylerse ne olur? Uzmanlar çocuğun manipüle edildiğini, yani dolduruşa getirildiğini gerçekten anlayabiliyor mu?

Av. Murat AydarAvukat

Mehmet Bey geçmiş olsun, endişelerinizi çok iyi anlıyorum. Yargıtay kararlarında da sıkça vurgulandığı üzere, Ebeveyn Yabancılaşması Sendromu (çocuğun bir ebeveyne karşı kışkırtılması) velayet davalarında mahkeme uzmanları tarafından özellikle incelenen kritik bir konudur. Adliye pedagogları ve psikologları aldıkları klinik eğitimler sayesinde, çocuğun ifadelerinin doğal mı yoksa ezberletilmiş mi olduğunu çapraz sorular, beden dili analizi ve tutarlılık testleriyle kolayca tespit edebilmektedir. Eğer SİR raporunda çocuğun manipüle edildiği saptanırsa, bu durum yönlendirme yapan ebeveynin aleyhine çok ciddi bir unsur olarak değerlendirilir. Davanızda bu tür ihlallerin tespit edilebilmesi ve profesyonel hukuki destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

ZA
Zeynep Arslan24 Nisan 2026

Eşimle yaklaşık 2 yıldır süren çekişmeli bir boşanma davamız var. Kızım henüz 4 yaşında ve kendini çok net ifade edemiyor. Pedagog görüşmesinde bu yaştaki bir çocuğa doğrudan 'kiminle yaşamak istersin' diye mi soruyorlar? Çocuğumun yanlış bir şey söyleyip velayetini kaybetmekten çok korkuyorum, bu yaş grubu için süreç tam olarak nasıl işliyor?

Av. Murat AydarAvukat

Zeynep Hanım merhaba. 4 yaşındaki gibi idrak çağına henüz ulaşmamış çocuklara pedagoglar tarafından doğrudan 'kiminle yaşamak istersin' şeklinde yönlendirici veya psikolojik yük bindiren sorular kesinlikle sorulmaz. Uzmanlar bu yaş grubunda genellikle oyun terapisi, resim çizdirme veya oyuncaklarla etkileşim gibi dolaylı yöntemlerle çocuğun psikolojik durumunu ve ebeveynleriyle olan bağını analiz ederler. Türk Medeni Kanunu (TMK) madde 336 ve devamı gereği velayet belirlenirken çocuğun üstün yararı gözetilir ve raporlar bu pedagojik temellere dayanarak hazırlanır. Çocuğunuzun yaşı itibarıyla yersiz bir strese girmenize gerek yoktur; sürecin hassasiyetle yönetilmesi ve detaylı hukuki danışmanlık için ofisimizle iletişime geçebilirsiniz.

MK
Mehmet Kaya24 Nisan 2026

Selamlar Murat Bey. Benim merak ettiğim bir konu var. Eski eşim hem kendisi için yoksulluk nafakası hem de iki çocuğumuz için ayrı ayrı iştirak nafakası alıyor. Blog yazınızda bahsettiğiniz 2026 TÜFE artış oranları bu üç farklı nafaka kalemi için de aynı oranda mı uygulanacak? Yoksa çocukların yaşına göre hesaplama motorlarında farklı bir ayar mı yapılması gerekiyor?

Av. Murat AydarAvukat

Merhaba Mehmet Bey. Mahkeme kararınızda her bir nafaka türü (yoksulluk ve iştirak) için özel bir artış oranı veya farklı bir endeks belirtilmemişse, kural olarak hepsi için TÜİK'in açıkladığı 'on iki aylık TÜFE ortalaması' baz alınarak aynı oranda artış yapılır. Ancak çocukların büyümesiyle artan özel eğitim ve sağlık masrafları basit hesaplama motorlarının formüllerine sığmaz; bu durumda eşiniz artışın yetersiz kaldığını düşünürse TMK m. 182 kapsamında nafakanın uyarlanması için ek dava açabilir. Hesaplamalarda hataya düşmemek ve ihtilafların önüne geçmek için profesyonel hukuki danışmanlık almanızı tavsiye ederim.

Hasan Çelik24 Nisan 2026

Avukat Bey kolay gelsin. Yaklaşık 5 yıldır eski eşime yoksulluk nafakası ödüyorum. Kararda yıllık TÜFE artışı var ve 2026 enflasyon artışıyla birlikte ödeyeceğim rakam benim emekli maaşımı aşacak duruma geldi. İşten de ayrılmak zorunda kaldım, sistemler çok yüksek çıkarıyor, bu otomatik TÜFE artışından kurtulmanın veya nafakayı düşürmenin hukuki bir yolu yok mu?

Av. Murat AydarAvukat

Merhaba Hasan Bey, içinde bulunduğunuz zor durumu anlıyorum. Nafaka yükümlüsünün ödeme gücünün olağanüstü derecede azalması veya tamamen ortadan kalkması durumunda, yıllık TÜFE artışı mahkeme kararına bağlanmış olsa bile 'Nafakanın İndirilmesi veya Kaldırılması Davası' açma hakkınız bulunmaktadır (TMK m. 176/4). Otomatik hesaplama motorları sadece matematiksel artış yapar, sizin işsiz kalmanızı veya gelirinizin yetersizliğini hesaba katamaz. Mahkemeye güncel ve kısıtlı gelir durumunuzu ispatlayarak bu hakkaniyetsiz yükten kurtulmanız mümkündür. Detaylı durum değerlendirmesi ve hukuki danışmanlık için ofisimizi arayabilirsiniz.

ZA
Zeynep Arslan24 Nisan 2026

Murat Bey merhaba, ben de benzer bir durumda çaresiz kaldım. 2022'de boşandık ve nafaka o zamanın şartlarına göre sabit belirlendi, maalesef kararda yıllık artış yapılacağı yazmıyor. 2026'ya geldik, aldığım para çocuğumun okul masrafının çeyreğine bile yetmiyor. Blogda bahsettiğiniz TÜFE oranını geriye dönük uygulatarak otomatik artış sağlayabilir miyim?

Av. Murat AydarAvukat

Merhaba Zeynep Hanım. Boşanma kararınızda nafakanın her yıl düzenli olarak ÜFE/TÜFE oranında artırılacağına dair bir hüküm bulunmuyorsa, maalesef doğrudan icra yoluyla veya otomatik bir artış talep edemezsiniz. Bu durumda Türk Medeni Kanunu'nun 176. maddesi gereğince, değişen ekonomik şartları ve çocuğunuzun artan ihtiyaçlarını gerekçe göstererek 'Nafaka Artırım Davası' açmanız gerekmektedir. Yeni nafaka bedeli mahkemece 2026 yılının güncel ekonomik koşullarına göre yeniden belirlenecektir. Süreci başlatmak ve detaylı hukuki destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Burak Şahin24 Nisan 2026

Hocam iyi çalışmalar. Eşimle 4 yıllık evliliğimizi bitirme aşamasındayız, maaşım asgari ücretin biraz üzerinde. İnternetteki bazı nafaka hesaplama sitelerine maaşımı girdiğimde neredeyse yarısını nafaka olarak gösteriyor, bu doğru mu? Mahkeme gerçekten maaşımın yarısına el koyabilir mi?

Av. Murat AydarAvukat

Merhaba Burak Bey, yaşadığınız süreç için geçmiş olsun. Türk Medeni Kanunu (TMK m. 175) uyarınca nafaka belirlenirken tarafların sosyal ve ekonomik durumları titizlikle incelenir; yani maaşınızın doğrudan belli bir yüzdesine hükmedilmesi gibi sabit ve matematiksel bir kural yoktur. Otomatik motorlar sizin kira, kredi veya diğer zorunlu yaşam giderlerinizi bilemeyeceği için genellikle gerçek dışı ve fahiş rakamlar çıkarır. Hakimi bağlayan temel kural 'hakkaniyet' ilkesidir. Sürecinizi daha güvenli yürütmek ve profesyonel hukuki danışmanlık almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

AD
Ayşe Demir24 Nisan 2026

Merhaba Murat Bey. Eşimden 3 yıl önce boşandım ve çocuğum için iştirak nafakası alıyorum. 2026 yılındaki enflasyon oranları malum, nafakamızın her yıl TÜFE'ye göre artacağı kararda yazıyor ama bu artışı kendimiz mi hesaplayıp karşı taraftan isteyeceğiz? İnternetteki hesaplama motorlarına güvenebilir miyim?

Av. Murat AydarAvukat

Merhaba Ayşe Hanım. Mahkeme kararınızda nafakanın her yıl TÜFE oranında artırılacağı açıkça belirtilmişse, yeni bir dava açmanıza gerek kalmadan TÜİK'in on iki aylık ortalama TÜFE oranını uygulayarak güncel rakamı bulabilirsiniz. İnternetteki otomatik hesaplama motorları genellikle geçmiş dönem veya hatalı endeks verileri kullandığı için mağduriyet yaratabilmektedir. Karşı taraf bu artışı kendiliğinden yapmazsa İcra ve İflas Kanunu kapsamında icra takibi başlatabilirsiniz. Detaylı ve hatasız hesaplama ile hukuki danışmanlık için ofisimizle iletişime geçebilirsiniz.

MK
Mehmet Kaya24 Nisan 2026

İyi günler Murat Bey, ben eski eşimden 2005 yılında boşanmıştım. Şimdi emeklilik işlemlerim için benden boşanma belgemi istiyorlar ama e-Devlet'e girdiğimde eski davamı göremiyorum. O zamanlar UYAP sistemi yoktu sanırım, bu ilamı şimdi nasıl çıkarabilirim?

Av. Murat AydarAvukat

Merhaba Mehmet Bey. UYAP sisteminin tam anlamıyla faaliyete geçmediği yıllarda görülen davaların evrakları fiziki arşive kaldırılmış olabilir ve bu nedenle e-Devlet veya UYAP Vatandaş portalında doğrudan görünmeyebilir. Bu durumda, davanızın görüldüğü Aile Mahkemesi (veya Asliye Hukuk Mahkemesi) kalemine giderek dosyanızın arşivden çıkarılmasını ve size tasdikli bir boşanma ilamı sureti verilmesini talep etmelisiniz. Eski tarihli dosyalarınızın takibi ve resmi kurumlara sunulması konusunda profesyonel destek almak isterseniz ofisimize ulaşabilirsiniz.

AD
Ayşe Demir24 Nisan 2026

Ben Almanya'da yaşıyorum, Türkiye'deki eşimle olan çekişmeli boşanma davamız nihayet sonuçlandı. E-devlet'ten bu boşanma ilamını alsam Almanya'daki resmi makamlara sunmam yeterli olur mu? Yoksa Türkiye'ye gelip ıslak imzalı bir belge mi almalıyım?

Av. Murat AydarAvukat

Ayşe Hanım merhaba, öncelikle davanızın sonuçlanması hayırlı olsun. E-Devlet üzerinden alacağınız elektronik imzalı gerekçeli karar ve kesinleşme şerhi Türkiye sınırları içinde tamamen geçerlidir ancak yurtdışında tanınması için belgelere 'Apostil' şerhi alınması zorunludur. Bunun için belgenin fiziki çıktısı alınıp adliyelerdeki adalet komisyonlarından veya kaymakamlıklardan apostil onayının yaptırılması ve ilgili dile yeminli tercümesinin eklenmesi gerekir. Yurt dışı tanıma ve tenfiz işlemleriyle ilgili hukuki danışmanlık için tarafımızla iletişime geçebilirsiniz.

Burak Şahin24 Nisan 2026

Avukat bey merhabalar. Benim davam geçen ay bitti, e-Devlet'ten dosyama girip boşanma ilamını indirdim fakat dosya uzantısı .udf şeklinde. Bilgisayarımdaki hiçbir program bunu açmıyor, telefonumdan da deneyemedim. Bu belgeyi PDF olarak nasıl görebilirim veya yazdırabilirim?

Av. Murat AydarAvukat

Merhaba Burak Bey, geçmiş olsun. Mahkeme kararları UYAP sisteminde yetkili hakimlerin elektronik imzasıyla .udf formatında oluşturulmaktadır. Bu dosyaları açabilmek için bilgisayarınıza Adalet Bakanlığı'nın ücretsiz sunduğu 'UYAP Doküman Editörü' programını indirip kurmanız gerekmektedir. İlgili programla belgeyi açtıktan sonra menüdeki 'Farklı Kaydet' veya 'Yazdır' seçeneklerini kullanarak dosyayı PDF formatına dönüştürebilirsiniz. Süreçle ilgili yaşayacağınız diğer teknik veya hukuki sorunlar için ofisimizden profesyonel destek alabilirsiniz.

ZA
Zeynep Arslan24 Nisan 2026

Merhaba, eşimle yaklaşık 3 ay önce anlaşmalı olarak boşandık. E-devlet üzerinden mahkeme kararını görebiliyorum ama nüfusta hala evli görünüyorum ve belgeyi indiremedim. Yeniden evlenmek için bu belgeye ihtiyacım var, ne yapmam gerekiyor?

Av. Murat AydarAvukat

Merhaba Zeynep Hanım. Boşanma kararınızın nüfus kayıtlarına işlenmesi ve hukuken geçerli olabilmesi için kararın 'kesinleşmiş' olması ve buna dair kesinleşme şerhinin yazılması gerekir (HMK m. 302). Mahkeme kaleminin kesinleşme şerhini düzenleyip UYAP üzerinden nüfus müdürlüğüne bildirmesiyle bu süreç otomatik olarak tamamlanır. E-Devlet üzerinden UYAP Vatandaş portalına girerek evrakınızın kesinleşip kesinleşmediğini kontrol edebilirsiniz; detaylı hukuki danışmanlık için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Burak Şahin23 Nisan 2026

İyi günler Murat Bey, ben de maalesef çok benzer bir durumun içindeyim. Yabancı uyruklu eşim 3 yaşındaki oğlumuzu bana bırakıp yurt dışına gitti ve aylardır kendisine hiçbir şekilde ulaşamıyorum. Adresini bilmediğim için boşanma davası açarsam, çocuğun velayetini mahkeme direkt bana verir mi? Bir de eşimin sadece evi terk edip gitmesi, mahkemede boşanma kararı çıkması için tek başına yeterli bir sebep sayılır mı?

Av. Murat AydarAvukat

İyi günler Burak Bey, çocuğunuzla birlikte içinde bulunduğunuz bu belirsizlik durumu için çok geçmiş olsun. Eşinizin haklı bir sebep olmadan ortak konutu terk etmesi, Türk Medeni Kanunu (TMK) madde 164 kapsamında 'terk' veya madde 166 uyarınca 'evlilik birliğinin temelden sarsılması' nedenine dayalı boşanma davası açmanız için yeterli bir hukuki zemindir. Velayet konusunda ise Aile Mahkemeleri her zaman çocuğun üstün yararını gözetir; annenin evi terk etmiş ve ulaşılamaz olması, velayetin babaya bırakılması için oldukça güçlü bir gerekçedir. Çocuğunuzun hukuki durumunu güvence altına almak ve süreci başlatmak için profesyonel destek almak üzere bizimle irtibata geçebilirsiniz.

ZA
Zeynep Arslan23 Nisan 2026

Merhaba Murat Bey. Eşimle 4 yıldır evliyiz ancak kendisi 2 yıl önce aniden kendi ülkesine döndü ve bir daha haber alamadım. Telefonlarıma çıkmıyor, nerede yaşadığını da hiç kimse bilmiyor. Yazınızda ilanen tebligat sürecinden bahsetmişsiniz ama bu süreç ortalama ne kadar sürüyor? Bazı forumlarda yıllarca sürdüğünü okudum, hayatıma devam edebilmek için gerçekten yıllarca beklemek zorunda mıyım?

Av. Murat AydarAvukat

Merhaba Zeynep Hanım, yaşadığınız bu zorlu süreçte öncelikle sabırlar dilerim. İlanen tebligat süreci, eşinizin bilinen son adresine çıkarılan tebligatların sonuçsuz kalması ve kolluk araştırmalarından bir sonuç alınamaması halinde başvurulan mecburi bir yoldur. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) madde 47 ve devamı gereği yapılan bu işlem, gazete ilanları ve yasal bekleme süreleri nedeniyle davanızı ortalama 6 ila 8 ay kadar uzatabilmektedir. Sürecin eksiksiz ve hızlı yürütülmesi davanın yıllarca sürmesini engelleyecektir; detaylı hukuki danışmanlık ve dava takibi için ofisimizle iletişime geçebilirsiniz.

EY
Elif Yılmaz23 Nisan 2026

Murat Bey merhaba, ben de benzer bir belirsizlik içindeyim. 7 yıllık evliyim, kocam bana karşı yıllarca psikolojik şiddet uyguladı ama benden hızlı davranıp beni suçlayarak davayı ilk o açmış. Davayı o açtı diye ben otomatikman suçlu mu görüneceğim, maddi manevi tazminat hakkım yandı mı?

Av. Murat AydarAvukat

Merhaba Elif Hanım, eşinizin davayı ilk açmış olması mahkemenin sizi peşinen kusurlu bulacağı veya haklarınızı kaybettiğiniz anlamına kesinlikle gelmez. HMK kuralları çerçevesinde, size dava dilekçesi tebliğ edildikten sonra yasal süresi içinde cevap vererek 'karşı dava' açma hakkınız bulunmaktadır. Kendi dilekçenizde eşinizin size uyguladığı psikolojik şiddeti ispatlayarak TMK madde 174 kapsamında maddi ve manevi tazminat taleplerinizi mahkemeye sunabilirsiniz. Yasal süreleri kaçırmamak ve karşı davanızı stratejik bir şekilde kurgulamak için profesyonel bir avukatla yola devam etmeniz en doğrusu olacaktır.

Burak Şahin23 Nisan 2026

İyi günler Murat Bey. Eşimle son zamanlarda ciddi sorunlar yaşıyoruz ve boşanma aşamasına geldik. Duyduğuma göre ortak banka hesaplarındaki paraları gizlice çekmeye ve çocukları alıp memleketine gitmeye hazırlanıyormuş. Ben onun dava açmasını mı beklemeliyim, yoksa hemen davayı açıp tedbir mi aldırmalıyım?

Av. Murat AydarAvukat

Burak Bey merhaba, içinde bulunduğunuz bu acil durumda davayı ilk açan taraf olmanız sizin için hayati bir taktiksel avantaj sağlayacaktır. Davayı açtığınız anda, Türk Medeni Kanunu (TMK) madde 169 gereğince hakimin evlilik birliğini, çocukların durumunu ve malvarlığını koruyucu geçici önlemler almasını talep edebilirsiniz. Böylece eşinizin ortak hesapları boşaltmasını engellemek için ihtiyati tedbir kararı aldırabilir ve çocukların velayeti konusunda geçici bir düzenleme yapılmasını sağlayarak olası mağduriyetlerin önüne geçebilirsiniz. Vakit kaybetmeden harekete geçmek ve süreci başlatmak için hukuki destek almanızı şiddetle tavsiye ederim.

ZA
Zeynep Arslan23 Nisan 2026

Avukat bey merhabalar. Eşimle 4 yıldır evliyiz ve maalesef beni aldattığını öğrendim. Kendisiyle yüzleştiğimde bana 'Davayı sen açarsan her şeyi ispat etmek zorunda kalırsın, benden hiçbir şey alamazsın' diyerek beni korkutmaya çalışıyor. Gerçekten de davayı ilk açan taraf olmak ispat yükü açısından dezavantajlı mıdır?

Av. Murat AydarAvukat

Zeynep Hanım merhabalar, öncelikle yaşadığınız bu zorlu süreç için geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Toplumdaki yaygın inancın aksine, davayı ilk açanın dezavantajlı olduğu tamamen bir efsanedir; Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) gereği davayı kim açarsa açsın, herkes kendi iddiasını ispatla mükelleftir. Eşinizin sadakatsizliğini (TMK m.161 Zina veya m.166 Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması) hukuka uygun delillerle ispatlayabildiğiniz sürece davayı ilk sizin açmanız hak kaybına yol açmaz. İspat sürecini doğru yönetmek ve haklarınızı güvence altına almak adına profesyonel hukuki danışmanlık için ofisimizle iletişime geçebilirsiniz.

AD
Ayşe Demir23 Nisan 2026

Ben de benzer bir durumdayım, eşimle aramızda bir sözleşme hazırlayıp imzaladık ve haftaya duruşmamız var. Ancak eşimin bana söylemediği banka borçları olduğunu yeni öğrendim. Avukatsız bu işe kalkıştık ama duruşmada o protokolü onaylarsam bu borçlar bana da kalır mı, itiraz etme hakkım var mı?

Av. Murat AydarAvukat

Ayşe Hanım merhaba, anlaşmalı boşanma protokolü mahkemede hakim huzurunda her iki tarafça onaylanana kadar bağlayıcı değildir ve protokolden dönme veya değişiklik talep etme hakkınız bulunmaktadır. Türk Medeni Kanunu kapsamında mal rejiminin tasfiyesi ve borçların sorumluluğu çok teknik hususlar olup, protokolde tarafların borçlarından şahsen sorumlu olacağı açıkça düzenlenmezse ileride haciz riskiyle karşılaşabilirsiniz. Duruşma öncesinde vakit kaybetmeden mevcut durumu ve hazırladığınız taslağı hukuki bir süzgeçten geçirmek haklarınızı korumak adına çok önemlidir. Konuyla ilgili detaylı hukuki danışmanlık için bizimle vakit kaybetmeden iletişime geçebilirsiniz.

Burak Şahin23 Nisan 2026

İnternette bir sürü hazır anlaşmalı boşanma protokolü örneği var. Eşimle mal paylaşımı falan yapmayacağız, sadece boşanalım diyoruz. O örneklerden birini indirip doldursak avukata para vermemize gerek kalmaz diye düşündüm, süreci uzatır mı bu durum?

Av. Murat AydarAvukat

Burak Bey merhabalar, internette yer alan taslak şablonlar genellikle yüzeysel ifadeler içerir ve sizin durumunuza özgü feragat beyanlarını tam olarak karşılamayabilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) usul kurallarına uygun olmayan veya çelişkili maddeler barındıran bir protokol, davanın hakim tarafından reddedilmesine veya sürecin çekişmeli boşanmaya dönüşerek yıllarca uzamasına sebep olabilir. Başlangıçta maddi tasarruf ettiğinizi düşünseniz de, eksik bir işlem ileride çok daha büyük hukuki sorunlara ve maddi kayıplara yol açacaktır. Hızlı ve sorunsuz bir boşanma süreci için hukuki danışmanlık almak üzere iletişime geçebilirsiniz.

ZA
Zeynep Arslan23 Nisan 2026

Eşimle 7 yıldır evliyiz, 4 yaşında bir kızımız var. Anlaşmalı boşanmaya karar verdik ama nafaka ve velayet konularını kendi aramızda bir kağıda yazıp mahkemeye versek kabul olur mu? Sonradan bir sorun yaşar mıyız diye korkuyorum açıkçası.

Av. Murat AydarAvukat

Zeynep Hanım merhaba, Türk Medeni Kanunu (TMK m. 166/3) uyarınca hakimin anlaşmalı boşanmaya karar verebilmesi için sunduğunuz protokoldeki velayet ve nafaka düzenlemelerini çocuğun menfaatine uygun bulması şarttır. Kendi aranızda hazırlayacağınız belgede hukuki terimlerin eksik veya hatalı kullanılması, ileride çocuğunuzun masrafları veya şahsi ilişki tesisi konusunda telafisi güç mağduriyetler yaratabilir. Bu nedenle, çocuğunuzun üstün yararını korumak ve hak kaybı yaşamamak adına protokolün bir uzman tarafından hazırlanması hayati önem taşır. Detaylı hukuki danışmanlık ve profesyonel süreç yönetimi için ofisimizle iletişime geçebilirsiniz.

Burak Şahin23 Nisan 2026

Merhabalar, eşimle anlaşmalı boşanma kararından hemen sonra barıştık ve ikimiz de istinaf dilekçesi vererek boşanmayı tamamen iptal ettirmek istiyoruz. Bu dilekçeyi verince mahkeme süreci komple kapanıyor mu, yoksa dava çekişmeli dava olarak devam edip aylarca adliyeye mi gideceğiz?

Av. Murat AydarAvukat

Merhaba Burak Bey, her ikinizin de boşanmaktan feragat ettiğinizi belirten bir dilekçe sunmanız durumunda süreç çekişmeli boşanmaya dönmeyecektir. Feragat, HMK m. 307 gereği davayı sona erdiren kesin bir işlemdir ve karar kesinleşinceye kadar her aşamada yapılabilir. İstinaf mahkemesi feragat nedeniyle ilk derece mahkemesinin kararını kaldırarak davanın reddine karar verir, böylece evliliğiniz yasal olarak kaldığı yerden devam eder. İşlemlerin doğru ve hızlıca sonuçlanması için sürecin takibi adına bizimle iletişime geçebilirsiniz.

EY
Elif Yılmaz23 Nisan 2026

Ben de benzer bir durumdayım, anlaşmalı boşandık fakat çocuğun velayeti konusunda sonradan ciddi fikir ayrılığına düştük. Duruşma olalı 10 gün oldu, e-devlette karar verildi yazıyor ama bize eve gelen bir kağıt olmadı. İstinaf dilekçesi vermek için süremiz ne zaman başlıyor? Süreyi kaçırmaktan çok korkuyorum.

Av. Murat AydarAvukat

Merhaba Elif Hanım, istinaf başvuru süresi mahkemede yüzünüze okunan kısa kararın ardından değil, mahkemenin yazdığı gerekçeli kararın size veya avukatınıza resmi olarak tebliğ edildiği günün ertesi başlar. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na (HMK) göre bu süre tebliğ tarihinden itibaren iki haftadır. E-devlette gördüğünüz karar özeti süreyi başlatmaz, resmi tebligatı beklemeniz veya adliyeye gidip elden tebliğ almanız gerekir. Dilekçenizin usulüne uygun ve eksiksiz hazırlanması için hukuki danışmanlık almanızı tavsiye ederim.

MK
Mehmet Kaya23 Nisan 2026

Murat Bey merhaba, ben eşimle anlaşmalı boşanma duruşmasına girdim ama protokolü bana aşırı baskı altındayken imzalattı. Mahkemede de sırf bu gerginlik bitsin diye kabul ettim ama şimdi haklarımdan vazgeçtiğim için çok pişmanım. Sadece nafaka ve tazminat maddeleri için istinafa gidip kararı bozdurabilir miyim?

Av. Murat AydarAvukat

Merhaba Mehmet Bey, anlaşmalı boşanma kararlarında irade sakatlığı (baskı, hata, hile) veya protokol şartlarından dönme durumu varsa karara karşı istinaf yoluna başvurabilirsiniz. Yargıtay ve TMK m. 166/3 uygulamalarına göre, taraflardan biri anlaşmalı boşanma iradesinden karar kesinleşinceye kadar vazgeçebilir. Siz istinafa başvurduğunuzda mahkemenin verdiği anlaşmalı boşanma kararı bozulacak ve davanız 'çekişmeli boşanma davasına' dönüşerek devam edecektir. Hak kaybı yaşamamanız adına profesyonel destek almak için ofisimizle iletişime geçebilirsiniz.

ZA
Zeynep Arslan23 Nisan 2026

Eşimle 7 yıllık evliyiz, bir anlık öfkeyle anlaşmalı boşandık. Duruşma daha dün oldu ve hakim boşanmamıza karar verdi. Ancak dün akşam oturup konuştuk ve evliliğimize bir şans daha vermeye karar verdik. Karar verildikten sonra bu işten vazgeçmemiz mümkün mü, yoksa artık çok mu geç?

Av. Murat AydarAvukat

Merhaba Zeynep Hanım, evet mahkeme karar vermiş olsa bile karar henüz kesinleşmediği için boşanmaktan vazgeçmeniz mümkündür. Gerekçeli karar size tebliğ edildikten sonra 2 haftalık yasal süre içinde HMK m. 345 uyarınca istinaf kanun yoluna başvurarak boşanma iradenizden vazgeçtiğinizi bildirebilirsiniz. Bu dilekçe ile karar Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılarak davanın reddine karar verilecektir. Süreci eksiksiz yürütmek adına detaylı hukuki danışmanlık için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Burak Şahin23 Nisan 2026

İyi günler Murat Bey, ben de benzer bir durumdayım maalesef. Eşimin ciddi bir iddaa ve şans oyunları bağımlılığı var ve 6 yaşındaki kızımızla hiç ilgilenmiyor. Boşanma davası açarsam çocuğun velayetini alabilir miyim, bir de onun yaptığı kumar borçlarından ben sorumlu tutulur muyum?

Av. Murat AydarAvukat

İyi günler Burak Bey, yaşadığınız zorlu süreç için geçmiş olsun. Türk Medeni Kanunu (TMK) gereğince velayet kararlarında hakimin dikkate alacağı en temel unsur çocuğun üstün yararıdır; annenin kumar bağımlılığı ve çocuğu ihmal ettiği ispatlandığında velayetin babaya verilmesi kuvvetle muhtemeldir. Mal rejiminin tasfiyesinde ise, eşinizin kumar oynamak için yaptığı borçlar tamamen kendi kişisel borcu sayılır ve bu borçlardan yasal olarak siz sorumlu tutulmazsınız. Durumunuzla ilgili detaylı bir yol haritası çizmek ve hukuki destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

ZA
Zeynep Arslan23 Nisan 2026

Merhaba, eşimle 4 yıldır evliyiz ve son 1 yıldır gizlice online bahis sitelerinde kumar oynadığını, hatta bizim adımıza kredi çektiğini öğrendim. Kendi telefonundan oynuyor, ben bu durumu mahkemede nasıl ispatlayabilirim? Banka hesap dökümleri yeterli olur mu?

Av. Murat AydarAvukat

Merhaba Zeynep Hanım. Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 166 uyarınca eşinizin kumar oynaması ve aileyi maddi sıkıntıya sokması, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davası açmanız için haklı bir nedendir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) kapsamında eşinizin banka hesap dökümlerinin mahkeme kanalıyla celp edilmesi, kredi kartı ekstreleri ve banka transfer kayıtları ispat açısından en güçlü delilleriniz olacaktır. Süreci eksiksiz yürütmek ve hak kaybı yaşamamak adına profesyonel hukuki danışmanlık için ofisimizle iletişime geçebilirsiniz.

Burak Şahin23 Nisan 2026

Avukat bey yazınız çok aydınlatıcı, elinize sağlık. Benim merak ettiğim şu: Eski eşim son 4 yıldır nafaka artışlarını yapmadan eski tutar üzerinden eksik ödeme yaptı, ben bunu yeni fark ettim. Bu geçmiş yılların enflasyon (TÜFE) farkını 2026 itibarıyla geriye dönük olarak topluca talep etme hakkım var mıdır?

Av. Murat AydarAvukat

Burak Bey merhabalar, güzel düşünceleriniz için teşekkür ederim. Evet, geçmişe dönük ödenmeyen nafaka farklarını yasal olarak talep etme hakkınız bulunmaktadır. Ancak burada dikkat etmeniz gereken en önemli husus, Türk Borçlar Kanunu (TBK md. 147) ve Yargıtay kararları gereği nafaka alacaklarında zamanaşımı süresinin 5 yıl olmasıdır. Son 5 yıl içindeki eksik yatan TÜFE farklarını, geçmişe dönük bir ilamlı icra takibi başlatarak tahsil edebilirsiniz.

Fatma Öztürk23 Nisan 2026

Ben iki çocuğum için eski eşime nafaka ödüyorum ama bu yıl işlerim çok bozuldu, 2026 TÜFE oranlarıyla nafaka aşırı yükseldi ve artık ödeyemiyorum. Karşı taraf da bu sürede gayet iyi maaşlı bir işe girdi. Sitenizdeki rehbere göre borcum sürekli şişiyor, bu nafakayı düşürme veya kaldırma şansım yok mu?

Av. Murat AydarAvukat

Merhabalar Fatma Hanım, yaşadığınız bu beklenmedik maddi sıkıntılar hukuken geçerli bir dava sebebidir. TMK md. 176 uyarınca, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın azaltılmasına (uyarlanmasına) veya tamamen kaldırılmasına karar verilebilir. Sizin gelirinizin düşmesi ve karşı tarafın gelirinin artması, uyarlama davası açmanız için oldukça güçlü gerekçelerdir. Dava süreciyle ilgili detaylı hukuki danışmanlık için bizimle her zaman iletişime geçebilirsiniz.

AK
Ali Koç23 Nisan 2026

Eşimle 5 yıldır evliyiz ancak boşanma davamız devam ediyor. Asgari ücretle çalışıyorum ve mahkemenin bağladığı tedbir nafakası maaşımın neredeyse yarısına denk geliyor. 2026 yılındaki güncel durumlara göre bir çalışanın maaşının belli bir yüzdesinden fazlası nafaka olarak kesilebilir mi?

Av. Murat AydarAvukat

Ali Bey merhabalar, zor bir hukuki süreçten geçtiğinizi anlıyorum. Türk Medeni Kanunu (TMK) md. 4 ve hakkaniyet ilkesi gereğince, hükmedilecek nafaka miktarı tarafların sosyal ve ekonomik durumlarıyla orantılı olmak zorundadır. Kanunda 'maaşın sadece şu kadarı kesilir' diye kesin bir yüzdelik oran bulunmasa da, Yargıtay uygulamalarında nafaka yükümlüsünün asgari geçimini tehlikeye düşürecek miktarda nafakaya hükmedilemez. Dosyanızın detaylı incelenmesi ve karara itiraz süreçleri için hukuki danışmanlık almanızı öneririm.

ZA
Zeynep Arslan23 Nisan 2026

Murat Bey iyi çalışmalar. Ben de benzer bir durumda kaldım, eski eşimin ödediği iştirak nafakası 2026 güncellemeleriyle ne kadar oldu diye internetteki otomatik motorları kullandım ama her site farklı bir sonuç çıkardı. Bu motorlara güvenip icraya versem benim için sorun olur mu?

Av. Murat AydarAvukat

Zeynep Hanım iyi günler dilerim. Yazımızda da belirttiğimiz gibi, internetteki otomatik nafaka hesaplama motorları matbu formüller kullandığı için mahkeme kararınızdaki özel hükümleri (örneğin artış ayını veya kısmi ödemeleri) okuyamaz ve sizi yanıltabilir. İcra Müdürlüğüne hatalı bir miktar üzerinden takip başlatmanız, karşı tarafın şikayeti üzerine İcra ve İflas Kanunu (İİK) kapsamında takibin iptaline ve aleyhinize vekalet ücreti çıkmasına sebep olabilir. Hak kaybı yaşamamak adına hesaplamaların bir avukat tarafından yapılmasını tavsiye ederim.

MK
Mehmet Kaya23 Nisan 2026

Avukat bey merhabalar. Eşimle 3 yıl önce boşandık, kararda nafakanın 'her yıl ÜFE oranında artırılacaktır' yazıyor ama blog yazınızda artık TÜFE'ye bakıldığını okudum. 2026 yılı için artışımı kendim hesaplarken hangisini dikkate almalıyım, inanın kafam çok karıştı.

Av. Murat AydarAvukat

Merhabalar Mehmet Bey. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, nafaka artışlarında kural olarak TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi) on iki aylık ortalaması dikkate alınmaktadır. Mahkeme kararınızda 'ÜFE' yazsa dahi, hakkaniyet gereği ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları doğrultusunda artışın TÜFE üzerinden yapılması hukuken daha doğru kabul edilmektedir. İcra takibi gibi olumsuz durumlarla karşılaşmamak adına hesaplamanın incelenmesi için ofisimizle iletişime geçebilirsiniz.

ZP
Zeynep Polat23 Nisan 2026

Eşimden iki yıl önce olaylı bir şekilde boşandık ve 6 yaşındaki kızımın velayeti tamamen bende. Eski eşim çocuğumla hiçbir şekilde ilgilenmiyor ve kızım okulda, hastanede benim soyadımla farklı bir soyadı taşıdığı için sürekli kafası karışıyor, kendini kötü hissediyor. Velayetin bende olması kızıma kendi bekarlık soyadımı vermem için yeterli mi, yoksa dava sürecinde babasının rızasını almak zorunda mıyım?

Av. Murat AydarAvukat

Merhaba Zeynep Hanım, öncelikle yaşadığınız bu zorlu süreç için geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Anayasa Mahkemesi kararları ve güncel içtihatlar çerçevesinde, velayet hakkına sahip olan annenin çocuğuna kendi soyadını vermesi için babanın onayına veya rızasına ihtiyacı yoktur. Aile Mahkemesi'nde açılacak bu davada hakimin dikkat edeceği temel kriter, TMK madde 327 ve devamı uyarınca gözetilen 'çocuğun üstün yararı' ilkesidir. Çocuğunuzun okul hayatında yaşadığı psikolojik zorluklar ve babanın ilgisizliği, davanın kabulü için oldukça güçlü gerekçelerdir. Davanızı doğru hukuki temellere oturtmak ve detaylı hukuki danışmanlık almak için ofisimizle iletişime geçebilirsiniz.

Burak Şahin23 Nisan 2026

Eşimle 4 yıldır evliyiz ve şu an çekişmeli boşanma sürecindeyiz. 9 yaşında bir oğlumuz var ve annesiyle kalmak istemediğini, kesinlikle benimle yaşamak istediğini hem bana hem de çevresine söylüyor. Eşim ise annelik şefkati ve çocuğun yaşını bahane ederek mahkemede velayeti kesin olarak kendisinin alacağını iddia ediyor. Çocuğun mahkemedeki bu yöndeki beyanı velayetin bana verilmesi için yeterli olur mu, mahkeme bu duruma nasıl yaklaşıyor?

Av. Murat AydarAvukat

Burak Bey merhaba, yaşadığınız bu zorlu süreçte çocuğunuzun psikolojisini gözetmeniz son derece kıymetli. Türk Medeni Kanunu (TMK) ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, idrak çağında bulunan (genellikle 8 yaş ve üzeri) çocukların velayet düzenlemesinde mahkemece dinlenmesi ve görüşlerine değer verilmesi esastır. Oğlunuzun 9 yaşında olması sebebiyle mahkeme, uzman bir pedagog (SİD) eşliğinde çocuğunuzun beyanını alacak ve çocuğun üstün yararının kimin yanında sağlanacağını değerlendirecektir. Karşı tarafın 'velayeti kesin alırım' iddiası hukuki dayanaktan yoksundur; çocuğun gelişimi ve isteği sizinle kalmasını işaret ediyorsa velayet babaya verilebilir. Sürecin titizlikle yürütülmesi gerektiğinden detaylı hukuki danışmanlık için ofisimizle iletişime geçebilirsiniz.

Burak Şahin23 Nisan 2026

Ben de benzer bir zorluk yaşıyorum; eşimle 3 yıldır fiilen ayrı yaşıyoruz ve artık tamamen kendi hayatımı kurmak istiyorum. Ancak nafaka ve yüklü tazminat talepleri yüzünden boşanma davamız bir türlü karara bağlanamıyor. Yazıda bahsettiğiniz davaların ayrılması durumu benim davamda da uygulanabilir mi, yani en azından hukuken boşanıp diğer maddi konuları mahkemede sonradan halletmemiz mümkün mü?

Av. Murat AydarAvukat

Merhaba Burak Bey, yeni güncel düzenlemeler ışığında boşanma davasının fer'i niteliğindeki nafaka, velayet ve tazminat gibi taleplerden ayrılarak (tefrik edilerek) karara bağlanması durumu oldukça kolaylaştırılmaktadır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) madde 167 uyarınca hakim, yargılamanın daha sağlıklı ve hızlı yürümesi için tarafların boşanmasına karar verip diğer çekişmeli hususları ayrı bir dosya üzerinden devam ettirebilmektedir. Bu uygulama, sizin durumunuzdaki gibi fiilen bitmiş evliliklerin hukuken de hızla sonlandırılmasına imkan tanıyarak mağduriyetleri ciddi oranda azaltmaktadır. Kendi dosyanızda davaların ayrılması talebinde bulunma şartlarının oluşup oluşmadığına dair hukuki danışmanlık için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

ZA
Zeynep Arslan23 Nisan 2026

Eşimle 7 yıldır evliyiz ama maalesef artık anlaşamıyoruz ve boşanmaya karar verdik. Çekişmeli ve yıpratıcı bir süreç olsun istemiyoruz ama mal paylaşımı konusunda da tam uzlaşamadık. Blog yazınızda arabuluculuk sisteminden bahsetmişsiniz, bu yeni sistem bizim gibi durumlarda süreci hızlandırır mı, yoksa illa mahkemelerde yıllarca sürünmemiz mi gerekecek?

Av. Murat AydarAvukat

Merhaba Zeynep Hanım, 2026 yılında hayata geçirilmesi planlanan 12. Yargı Paketi ile aile hukukunda arabuluculuk müessesesinin kapsamı oldukça genişletilmektedir. Türk Medeni Kanunu (TMK) kapsamında düzenlenen mal rejiminin tasfiyesi ve tazminat gibi maddi konularda mahkeme öncesi veya dava sırasında arabulucuya başvurmak, süreci yıllarca uzatmadan dostane bir şekilde çözmenizi sağlayacaktır. Ancak tarafların telafisi güç hak kayıpları yaşamaması adına bu uzlaşma sürecinin muhakkak bir avukat eşliğinde yürütülmesini tavsiye ediyoruz. Kendi sürecinizin detaylı değerlendirilmesi ve profesyonel hukuki danışmanlık almak için ofisimizle iletişime geçebilirsiniz.

AD
Ayşe Demir2 Nisan 2026

Eşimle anlaştık ama avukat tutmamız şart mı? Avukatsız anlaşmalı boşanma mümkün mü? Masrafları kısmak istiyoruz açıkçası.

Av. Murat AydarAvukat

Ayşe Hanım merhaba, hukuken anlaşmalı boşanma davası için avukat tutma zorunluluğu yoktur, taraflar kendileri de dava açabilir. Ancak pratikte avukatsız açılan davalarda protokol eksiklikleri nedeniyle hakim davayı reddetmekte veya ertelemekte, bu da sürecin uzamasına neden olmaktadır. Özellikle nafaka, mal paylaşımı ve velayet konularında yapılan hukuki hatalar ileride ciddi mağduriyetlere yol açabilir. Kısa vadede masraftan tasarruf gibi görünse de uzun vadede profesyonel hukuki destek almanızı kesinlikle tavsiye ederim.

MK
Mehmet Kaya20 Mart 2026

Anlaşmalı boşanmada çocuğun velayeti konusunda sonradan değişiklik yapılabilir mi? 4 yaşında bir kızımız var, velayeti annesine bırakacağız ama ileride şartlar değişirse ne olur?

Av. Murat AydarAvukat

Mehmet Bey merhaba, anlaşmalı boşanma protokolünde belirlenen velayet düzenlemesi kesin ve değiştirilemez değildir. TMK m.183 ve m.349 uyarınca, çocuğun üstün yararı gerektirdiğinde her zaman velayet değişikliği davası açılabilir. Örneğin velayet sahibi ebeveynin bakım koşullarının kötüleşmesi, çocuğun ihmal edilmesi gibi durumlarda mahkeme velayeti diğer ebeveyne verebilir. Önemli olan, protokolde kişisel ilişki düzenlemesinin (görüşme günleri) detaylı belirlenmesidir.

EY
Elif Yılmaz15 Mart 2026

Anlaşmalı boşanma davası ne kadar sürer? Eşimle her konuda anlaştık ama mahkeme süreci hakkında bilgimiz yok. Dava açtıktan sonra ne kadar bekleyeceğiz?

Av. Murat AydarAvukat

Merhabalar Elif Hanım, anlaşmalı boşanma davaları genellikle tek celsede sonuçlanan en hızlı dava türüdür. Mahkemeye başvurduktan sonra ortalama 1-4 hafta içinde duruşma günü verilir ve duruşmada hakim anlaşma protokolünüzü uygun bulursa aynı gün karar verilir. Ancak bunun için evliliğinizin en az 1 yıl sürmüş olması ve TMK m.166/3 şartlarının sağlanması gerekir. Protokolünüzün hukuki açıdan eksiksiz hazırlanması süreci hızlandırır; detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.