Boşanma Davaları

Boşanma Davasında Gizli Çekilen Video ve Fotoğrafların Hukuki Delil Niteliği

Av. Murat Aydarİstanbul Boşanma Avukatı
Son güncelleme: 7 Ağustos 2026
8 dk okuma

Özet

Boşanma davalarında eşten habersiz elde edilen gizli video, fotoğraf veya ses kayıtları kural olarak hukuka aykırı delil sayılır ve mahkemece reddedilir. Ancak Yargıtay'ın 'ani gelişen durum' istisnası kapsamında; planlanmadan, o an gerçekleşen bir haksızlığı veya saldırıyı kanıtlamak için, başka türlü ispat imkanı yokken alınan kayıtlar hukuka uygun kabul edilebilir. Sistematik şekilde gizli kamera veya dinleme cihazı yerleştirmek ise hem delil vasfı taşımaz hem de Özel Hayatın Gizliliğini İhlal (TCK 134) suçunu oluşturarak ceza davasına konu olur.

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması, aldatma veya şiddet gibi nedenlerle boşanma kararı alan eşler, iddialarını mahkemede ispatlamak gibi zorlu bir süreçle karşı karşıya kalırlar. Özellikle aile içinde, kapalı kapılar ardında yaşanan olayların tanığı genellikle bulunmadığı için eşler haklılıklarını kanıtlamak amacıyla teknolojinin sunduğu imkanlara başvurmakta; ses kaydı alma, gizlice video çekme veya casus yazılımlar kullanma yoluna gidebilmektedir.

Ancak hukuk sistemimiz, iddiaların ispatlanması sürecinde sınırları çok net çizmiştir. Bir gerçeğin ortaya çıkarılması amacı, her türlü yöntemin mubah olduğu anlamına gelmez. Bu kapsamda, bir İstanbul boşanma avukatı olarak sıklıkla karşılaştığımız en kritik sorulardan biri, habersiz elde edilen dijital verilerin mahkeme dosyasında kullanılıp kullanılamayacağıdır. 2026 yılı güncel hukuki içtihatları ve yasal düzenlemeleri çerçevesinde, gizli çekimlerin delil değerini, istisnalarını ve yol açabileceği geri dönülemez cezai sonuçları tüm boyutlarıyla ele alacağız.

Hukuka Aykırı Delil ve Hukuka Uygun Delil Ayrımı Nedir?

Bir davanın seyrini belirleyen en temel unsur delillerdir. Ancak bir materyalin mahkeme huzurunda delil vasfı taşıyabilmesi için öncelikle hukuka uygun yollardan elde edilmiş olması şarttır. Türk hukuk sisteminde "zehirli ağacın meyvesi zehirli olur" doktrini katı bir şekilde uygulanır. Yani kanuna aykırı bir yöntemle elde edilen bir veri, içeriği ne kadar doğru ve davayı aydınlatıcı olursa olsun, hakim tarafından hükme esas alınamaz.

Aile Hukuku davalarında bu ayrım daha da hassas bir dengeye oturur. Zira eşler aynı evi, aynı yatağı ve ortak bir hayatı paylaşırlar. Bu ortak yaşam alanı, eşlerin birbirlerine karşı her türlü denetimi yapabileceği, izleyebileceği veya dinleyebileceği anlamına gelmez. Evlilik bağı, bireylerin kişisel haklarını ve anayasal güvence altındaki mahremiyetlerini ortadan kaldırmaz.

⚖️Yasal Düzenleme
Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 189/2: Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz.

Türk Medeni Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yaklaşımı

Türk Medeni Kanunu (TMK), eşlere sadakat, dürüstlük ve güven yükümlülüğü getirirken; Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) yargılama usullerini belirler. HMK'nın emredici hükümleri gereği, taraflar iddialarını ispatla mükelleftir ancak bu ispat yükü yasal sınırlar içinde yerine getirilmelidir. Bir eşin, diğerinin telefonunu gizlice karıştırması, çantasına ses kayıt cihazı koyması veya aracına GPS takip sistemi yerleştirmesi HMK anlamında hukuka aykırı delil yaratma eylemidir.

Hakim, dosyaya sunulan bir video veya fotoğrafın kaynağını, nasıl elde edildiğini resen (kendiliğinden) araştırmak zorundadır. Eğer delilin yasadışı bir şekilde elde edildiği anlaşılırsa, karşı taraf itiraz etmese dahi mahkeme bu delili yok saymakla yükümlüdür. Bu durum, özellikle kanıt toplama aşamasında çekişmeli boşanma süreci rehberi kapsamında strateji belirlerken en çok dikkat edilmesi gereken konudur.

Özel Hayatın Gizliliği Nerede Başlar Nerede Biter?

Boşanma davalarındaki en büyük yanılgı, "Biz evliyiz, eşler arasında özel hayat olmaz" düşüncesidir. Yargı kararları bu görüşü kesin bir dille reddeder. Evlilik içinde üç farklı alan tanımlanır: Ortak alan, özel alan ve gizli alan. Eşlerin birlikte yaşadıkları ev, yatak odası dahil olmak üzere "ortak özel alan"dır. Üçüncü kişilere karşı gizli olan bu alan, eşlerin birbirine karşı mutlak şeffaf olduğu anlamına gelmez.

Örneğin, bir eşin kendi ailesiyle yaptığı telefon görüşmesi, kişisel günlüğü veya arkadaşlarıyla olan WhatsApp yazışmaları onun "gizli alanıdır". Diğer eşin, sırf evli oldukları gerekçesiyle bu alana izinsiz girmesi, özel hayatın gizliliğini ihlal ve boşanma davalarında sınırlar bağlamında açık bir hukuk ihlalidir. Bu nedenle, delil toplarken eşinizin gizli alanına müdahale edip etmediğinizi hukuki bir süzgeçten geçirmeniz elzemdir.

Gizli Çekimlerin Hukuka Uygun Sayıldığı İstisnai Durumlar Nelerdir?

Hukuk kuralları mutlak ve katı kurallar bütünü gibi görünse de, hakkaniyetin sağlanması adına bazı hayati istisnalar barındırır. Gizli çekimlerin delil sayılmayacağı kuralının da çok önemli bir istisnası vardır. Yüksek mahkeme, belirli ve çok dar çerçeveli şartlar altında habersiz alınan ses veya görüntü kayıtlarının hukuka uygun delil olarak kabul edilebileceğine hükmetmiştir.

Bu istisna, hakkını aramak isteyen ancak elinde hiçbir yasal delil bulunmayan mağdur eşin korunması amacıyla geliştirilmiştir. Ancak bu şemsiyenin altına girebilmek için yasanın aradığı kümülatif (birlikte gerçekleşmesi gereken) şartların tamamının sağlanmış olması gerekir.

Ani Gelişen Durum Doktrini Nedir?

Gizli kayıtların mahkemede kabul görmesini sağlayan en önemli hukuki kural "Ani Gelişen Durum" doktrinidir. Bu kurala göre; eşlerden biri, kendisine karşı işlenen bir haksızlığı, hakareti, iftirayı, tehdidi veya fiziksel şiddeti o an aniden gelişen bir olay esnasında kayıt altına alırsa, bu kayıt hukuka uygun sayılır.

Bunun mantığı şudur: Bir kişi aniden hakarete veya şiddete uğradığında polisi arayacak, tanık çağıracak veya notere gidip tespit yaptıracak zamanı yoktur. O an elindeki cep telefonunun ses kayıt düğmesine basmak veya video çekmeye başlamak, o suçu veya haksız eylemi kanıtlamanın TEK yoludur. Bu durumda kişi, delil yaratma kastıyla hareket etmemiş, kendisine yönelik haksız bir saldırıyı belgeleme refleksi göstermiştir.

💡İpucu
Ani gelişen durum kuralının geçerli olması için çekim öncesinde bir planlama, tahrik etme veya tuzağa düşürme (örneğin kasten kavgayı başlatıp gizlice telefonu açma) olmamalıdır.

Başka Türlü İspat İmkanının Bulunmaması

Ani gelişen durumun yanı sıra aranan ikinci temel şart, yaşanan olayı başka hiçbir kanıt türüyle (tanık beyanı, darp raporu, polis tutanağı vb.) ispatlama imkanının bulunmamasıdır. Eğer evde yaşanan bir kavgayı komşular duymuşsa veya evde o an misafir olan bir üçüncü kişi kavgaya şahit olmuşsa, mahkeme gizli alınan ses kaydı yerine tanık beyanına başvurulmasını bekleyebilir.

Ancak tamamen kapalı kapılar ardında, sadece karı-kocanın bulunduğu bir ortamda yaşanan, dışarıdan kimsenin şahit olmadığı ve fiziki bir iz (darp izi gibi) bırakmayan psikolojik şiddet, hakaret veya itiraf söz konusuysa, anlık olarak alınan bu ses/video kaydı hukuka uygun tek ispat aracı olarak dosyaya girebilir.

Sistematik Kayıt ve Planlı Çekim Farkı

Hakimlerin en çok dikkat ettiği husus olayın anlık mı yoksa planlı mı olduğudur. Sistematik kayıt, hukuka uygun delil istisnasından asla faydalanamaz. Sistematik kayıt nedir?

  • Eşin yatak odasına, dolap içine veya koltuk altına günlerce kayıt yapan bir cihaz yerleştirmek.
  • Ev telefonuna dinleme düzeneği kurmak.
  • Eşin bilgisayarına tüm tuş vuruşlarını (keylogger) kaydeden bir program kurmak.
  • Haftalar boyunca eşin cüzdanına gizlenen bir GPS takip cihazından konum verisi toplamak.

Bu eylemler, anlık bir haksızlığı kayıt altına alma amacı taşımaz. Aksine, bir suçlu gibi eşin tüm hayatını gözetleme ve ileride açılabilecek bir davada kullanılmak üzere düzenli "delil imal etme" amacı taşır. Mahkemeler bu tür sistematik kayıtları istisnasız reddeder.

Ev İçi Kamera ve Ses Kayıt Cihazlarının Boşanmadaki Yeri

Gelişen teknolojiyle birlikte evlere ve araçlara yerleştirilen güvenlik cihazları sıradanlaşmıştır. Ancak bu cihazların elde ettiği verilerin boşanma dosyalarına sunulması çok spesifik kurallara tabidir. Bir kameranın evde bulunması, o kameradan alınan her görüntünün mahkemede kullanılabileceği anlamına gelmez.

Ortak Konuta Yerleştirilen Gizli Kameralar Delil Sayılır Mı?

Eşlerden birinin, diğerinden habersiz olarak mutfağa, salona veya yatak odasına gizli bir kamera (örneğin kalem kamera, saat görünümlü kamera vb.) yerleştirmesi kesinlikle hukuka aykırıdır. Ortak konut, eşlerin mahremiyet alanıdır. Eşlerden biri aldatıldığından şüphelense bile, bu şüphe ona diğer eşin en mahrem anlarını gizlice kaydetme hakkı vermez.

Bu şekilde eve sevgilisini getiren eşin görüntüleri tespit edilse dahi, bu video hukuka aykırı yollarla (özel hayatın gizliliği ihlal edilerek) elde edildiği için hakim bu görüntüyü izlemeyecek ve hükme esas almayacaktır. Üstelik görüntüleri çeken eş, aldatılan taraf olmasına rağmen ceza mahkemesinde sanık konumuna düşecektir.

Bebek Kameraları (Nanny Cam) ve Güvenlik Kameraları

Durum, varlığı her iki eş tarafından da bilinen kameralarda tamamen değişir. Evde bebeğin bakıcısını izlemek için kurulan veya evin güvenliği için kapı girişine takılan ve her iki eşin de varlığından haberdar olduğu sistemlerin kaydettiği görüntüler hukuka uygun delildir.

Örneğin, eşlerin ortak kararıyla salona kurulan bir güvenlik kamerası, eşlerden birinin eve yabancı bir şahsı getirdiğini veya diğer eşe şiddet uyguladığını kaydederse, bu kayıtlar mahkemeye sunulabilir. Çünkü ortada bir "gizlilik" veya "habersiz çekim" yoktur. Taraflar o alanda kayıt yapıldığını baştan bilmekte ve buna rıza göstermektedir.

Araca Yerleştirilen Ses Kayıt Cihazları ve GPS Takip Cihazları

Boşanma aşamasında sıklıkla rastlanan bir diğer durum, eşin aracına ses kayıt cihazı (böcek) veya GPS konum takip cihazı yerleştirmektir. Araç aileye ait olsa veya ruhsatı cihazı yerleştiren eşin üzerine olsa bile bu eylem yasadışıdır.

Kişinin aracı da tıpkı evi gibi özel yaşam alanıdır. Eşin arabasında kiminle, ne konuştuğunu günlerce kaydetmek veya adım adım nerede olduğunu izlemek sistematik bir mahremiyet ihlalidir. Ancak, araçta tarafların ortak kullandığı ve rıza ile takılmış bir "araç içi güvenlik kamerası" (dashcam) kaza dışı bir olayı kaydetmişse, bu kayıt belirli şartlarda incelenebilir.

Gizli Çekim Yapan Eşi Bekleyen Ceza Davası Riskleri Nelerdir?

Boşanma sürecinin getirdiği öfke ve çaresizlikle yasadışı yollardan delil toplamaya kalkan eşleri bekleyen en büyük tehlike, sadece boşanma davasını kaybetmek değil, aynı zamanda ağır cezalık suçlarla yargılanmaktır. Kanunlarımız, delil elde etme hırsıyla işlenen suçlara karşı hoşgörülü değildir.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu (TCK 134)

Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, ceza bir kat artırılır. Yani, eşinin yatak odasına kamera koyan kişi, aldatıldığını ispat etmeye çalışırken kendisini 2 yıldan 6 yıla kadar hapis istemiyle yargılanırken bulabilir.

Bu görüntülerin boşanma davası dilekçesi ekinde mahkemeye sunulması (ifşa edilmesi) suçu daha da ağırlaştırır. Birçok kişi "Mahkemeye sunuyorum, başkasına izletmiyorum" diyerek savunma yapsa da, hukuka aykırı bir materyalin resmi devlet kurumuna ibrazı da ifşa suçunu oluşturabilir.

Haberleşmenin Gizliliğini İhlal Suçu (TCK 132)

Eşinizin WhatsApp mesajlarını gizlice kendi bilgisayarınıza bağlayıp okumanız, telefonuna casus program yükleyerek aramalarını dinlemeniz veya mail şifresini kırarak maillerini okumanız haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunu teşkil eder.

⚠️Dikkat
Eşinizin açık unuttuğu WhatsApp Web ekranının fotoğrafını çekmek ile casus yazılım yüklemek arasında fark yoktur. Her iki durumda da eşin haberleşme hürriyetine ve gizliliğine müdahale edilmiştir.

Boşanma Davası ve Ceza Davasının Birbirine Etkisi

Uygulamada sıklıkla karşılaşılan bir senaryo şudur: Hukuka aykırı delil toplayan eş hakkında diğer eş savcılığa suç duyurusunda bulunur. Aile Mahkemesi hakimi, taraflar arasında görülen bu ceza davasının sonucunu "bekletici mesele" yapabilir veya doğrudan o delili dosyadan çıkarır. Ceza mahkemesinden çıkacak bir mahkumiyet kararı, boşanma davasındaki kusur oranlarını derinden etkileyebilir; haklıyken ağır kusurlu duruma düşebilir ve yüklü miktarda manevi tazminat ödemek zorunda kalabilirsiniz.

Aldatmanın İspatında Gizli Video ve Fotoğraf Kullanımı Nasıl Olmalıdır?

Aldatma (zina) veya sadakatsizlik eylemleri, doğası gereği gizli kapaklı yürütülür. Bu durumu ispatlamak isteyen eşin kullanabileceği boşanmada aldatma delilleri arasında hukuka uygun fotoğraf ve videoların yeri büyüktür. Ancak mekanın niteliği belirleyicidir.

Üçüncü Kişilerle Çekilen Görüntülerin Sunulması

Eğer eşinizi, sevgilisiyle birlikte bir kafede, alışveriş merkezinde, parkta veya sokakta el ele yürürken, sarılırken veya öpüşürken tesadüfen görüp cep telefonunuzla fotoğraflarını çekerseniz, bu durum hukuka uygun kabul edilir. Çünkü sokak, kafe, AVM gibi yerler "kamuya açık alanlardır". Kamuya açık alanda gerçekleşen eylemler özel hayatın gizliliği kapsamı dışında değerlendirilir (beklenti mahremiyet olmadığı için).

Ancak, eşinizin üçüncü kişiyle girdiği bir otel odasının penceresine teleobjektif ile zum yapıp içeriyi çekmek veya onların özel bir konut içindeki hallerini dışarıdan gizlice kaydetmek kesinlikle hukuka aykırıdır.

Dedektif Tutarak Elde Edilen Görüntülerin Geçerliliği

Türk hukuk sisteminde özel dedektiflik faaliyetini düzenleyen bir kanun yoktur. Özel dedektiflerin kişi takibi yapması, telefon dinlemesi, casus kamera kullanması doğrudan suç teşkil eder. Bir dedektif aracılığıyla elde edilen raporlar, fotoğraflar veya videolar mahkemede geçerli bir delil sayılmaz.

Sadece, kamuya açık alanda herkesin görebileceği bir durumun tespiti niteliğindeki sıradan fotoğraflar istisnai olarak değerlendirilebilir. Ancak bir çekişmeli boşanma avukatı olarak tavsiyemiz, dedektif tutmak gibi riskli yöntemler yerine; HTS kayıtları, otel konaklama kayıtları, kredi kartı ekstreleri ve tanık beyanları gibi resmi ve kesin yasal delillere odaklanılmasıdır.

Dijital Delillerin Mahkemeye Sunuluş Biçimi Nasıl Olmalıdır?

2026 yılı itibarıyla yapay zeka (AI), deepfake (derin sahtelik) teknolojileri ve ses klonlama araçları herkesin erişebileceği kadar yaygınlaşmıştır. Bu nedenle Aile Mahkemesi hakimleri, dijital olarak sunulan fotoğraf, ses ve videolara karşı geçmiş yıllara kıyasla çok daha şüpheci yaklaşmaktadır.

Ham Görüntüler Üzerinde Oynama ve Kurgu İhtimali

Elde ettiğiniz hukuka uygun (örneğin ani gelişen durum kapsamında alınan) bir videonun sadece lehinize olan kısımlarını kesip, aleyhinize olan kısımlarını silerek (kurgulayarak) mahkemeye sunarsanız, delil niteliğini tamamen yok edersiniz. Dijital veriler, üzerinde oynanmamış, kesilmemiş ve orijinalliği bozulmamış "ham" halleriyle mahkemeye sunulmalıdır. Depolandığı cihaz (örneğin çekimin yapıldığı cep telefonu) gerektiğinde incelenmek üzere hazır bulundurulmalıdır.

Bilirkişi İncelemesi ve Ses Görüntü Çözümü

Mahkemeye sunulan dijital veriler, genellikle hakim tarafından doğrudan izlenip dinlenmez. Mahkeme, bu kayıtları bir CD/Flash bellek içinde bilirkişiye gönderir. Adli bilişim uzmanı olan bilirkişi şu incelemeleri yapar:

  1. Kaydın bütünlüğünün bozulup bozulmadığı, montaj veya yapay zeka müdahalesi olup olmadığı.
  2. Konuşmaların kime ait olduğu.
  3. Ortam seslerinden, kaydın nerede ve ne şartlarda (planlı mı, ani mi) alındığına dair emareler.

Bilirkişi, kayıttaki konuşmaları kelimesi kelimesine metne dökerek (çözümleyerek) mahkemeye bir rapor sunar. Hakim kararını bu rapor üzerinden şekillendirir.

Gizli Görüntüler Karşısında Hakları İhlal Edilen Eş Ne Yapmalıdır?

Eğer boşanma davasında karşı taraf dosyaya sizin rızanız dışında, gizlice çekilmiş video, fotoğraf veya ses kayıtları sunmuşsa, paniğe kapılmamalı ve derhal hukuki savunma mekanizmalarını devreye sokmalısınız.

Hukuka Aykırı Delile İtiraz Süreci

Karşı tarafın sunduğu bu belgelere karşı HMK gereği yasal süreler içinde (genellikle dilekçe teatisi aşamasında veya delilin sunulduğu ilk duruşmada) itiraz edilmelidir. İtiraz dilekçesinde, bu delillerin hukuka aykırı yöntemlerle, özel hayatın gizliliği ihlal edilerek elde edildiği belirtilmeli ve "dosyadan çıkarılması" talep edilmelidir.

Ayrıca, bu delili sunan eş hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı'na Özel Hayatın/Haberleşmenin Gizliliğini İhlal suçlamasıyla suç duyurusunda bulunulmalıdır. Bu agresif hukuki savunma, karşı tarafın kanunsuz eylemlerini bertaraf etmenin tek yoludur.

Emsal Senaryolar Üzerinden Gizli Çekim Değerlendirmeleri

Soyut kuralların daha iyi anlaşılması için sıklıkla karşılaştığımız bazı mahkeme senaryolarını inceleyelim.

Senaryo 1 Otel Baskınında Çekilen Videolar

Bir eş, kocasının bir otelde başka bir kadınla kaldığını öğrenir. Otel odasının kapısına gider, temizlik görevlisi gibi kapıyı çaldırır, kapı açıldığında içeri dalarak eşini ve sevgilisini uygunsuz vaziyette cep telefonuyla videoya kaydeder.

Hukuki Durum: Bu çok tartışmalı bir konudur. Ancak yerleşik içtihatlara göre otel odası da bir "konut" (özel alan) sayılır. Odaya rıza dışı girmek "Konut Dokunulmazlığını İhlal", o anki uygunsuz halleri çekmek ise "Özel Hayatın Gizliliğini İhlal" suçudur. Bu video muhtemelen hukuka aykırı delil sayılarak reddedilecektir. Doğru yöntem; otele polis eşliğinde (zinanın suç olduğu dönemlerde mümkündü ancak günümüzde polisin böyle bir yetkisi yoktur) gitmek değil, mahkemeden otele ait konaklama (giriş-çıkış) kayıtlarının ve koridor güvenlik kamerası kayıtlarının istenmesini talep etmektir.

Senaryo 2 Eşin Telefonuna Casus Yazılım Yüklemek

Kadın, kocasının telefonuna o uyurken bir takip programı yükler. Program; tüm WhatsApp mesajlarını, ortam seslerini ve konum bilgilerini kadının mailine gönderir. Kadın bu dökümleri dosyaya sunar.

Hukuki Durum: Kesinlikle hukuka aykırıdır. Sistematik, planlı ve ağır bir gizlilik ihlalidir. Hakim bu kayıtların hiçbirini okumaz. Kadın hakkında Bilişim Sistemine Hukuka Aykırı Girme, Haberleşmenin ve Özel Hayatın Gizliliğini İhlal suçlarından dava açılır.

Mahkemeye Sunulacak Örnek Beyan Dilekçesi

Aşağıda, ani gelişen durum kapsamında hukuka uygun olarak alınmış bir ses kaydının mahkemeye sunulmasına ilişkin taslak bir dilekçe yer almaktadır.

📋Örnek
T.C. İSTANBUL ( ). AİLE MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİ'NE

DOSYA NO : 2026/...

BEYANDA BULUNAN DAVACI : Ad Soyad (T.C. No: ...) VEKİLİ : Av. Murat Aydar

DAVALI : Ad Soyad

KONU : Müvekkile yönelik ani gelişen ağır hakaret ve tehdit eylemlerine ilişkin hukuka uygun ses kaydının çözümlenmiş haliyle dosyaya sunulması ile ham halini içeren flash belleğin ibrazından ibarettir.

AÇIKLAMALAR :

  1. Sayın Mahkemenizde görülmekte olan çekişmeli boşanma davasında, davalı tarafın müvekkile yönelik ağır psikolojik şiddet ve tehditleri dava dilekçemizde izah edilmiştir.

  2. Taraflar arasında .../.../2026 tarihinde ortak konutta sadece ikisinin bulunduğu bir esnada, davalı taraf aniden ve hiçbir kışkırtma olmaksızın müvekkile galiz küfürler etmeye ve hayatına yönelik tehditlerde bulunmaya başlamıştır.

  3. Yaşanan bu ani saldırı karşısında, evde olaya şahitlik edecek başka kimse bulunmadığı ve müvekkilin can güvenliğinden endişe duyduğu için, müvekkil refleks olarak elinde bulunan cep telefonunun ses kaydı özelliğini açmış ve davalının hakaretlerini kayıt altına almıştır.

  4. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatlarında (Ani Gelişen Durum Doktrini) açıkça vurgulandığı üzere; planlı olmayan, o an gelişen ve haksız bir saldırıyı belgeleme amacı güden, üstelik olay yerinde başkaca bir ispat aracının (tanık vb.) bulunmadığı durumlarda alınan kayıtlar hukuka uygun delil niteliği taşımaktadır.

  5. Ek'te sunduğumuz flash bellek içerisindeki ses kaydı tamamen ham olup üzerinde hiçbir değişiklik yapılmamıştır. Gerektiğinde Sayın Mahkemenizce bilirkişi incelemesine gönderilmesini talep ederiz.

SONUÇ VE İSTEM : Açıklanan nedenlerle, ani gelişen durum kapsamında hukuka uygun olarak elde edilen işbu ses kaydının delil olarak kabulüne karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz. .../.../2026

Davacı Vekili Av. Murat Aydar

Boşanma sürecinde delil toplama aşaması, davanın kaderini belirleyen en hassas noktadır. Yanlış bir adım atarak haklıyken haksız duruma düşmemek, ceza davalarıyla uğraşmamak ve haklarınızı en güçlü şekilde savunmak için yasal çerçevenin dışına çıkılmamalıdır. Hangi delilin hukuka uygun, hangisinin hukuka aykırı olduğu konusunda atılacak her adımda alanında uzman bir hukukçuyla çalışmak hayati önem taşır.

Yazar Hakkında
Av. Murat Aydar

Av. Murat Aydar

Boşanma Avukatıİstanbul Barosu - Sicil No: 62459

İstanbul'da aile hukuku alanında müvekkillerime hizmet veriyorum. Özellikle anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı davalarında hukuki destek sağlıyorum.