Özet
Boşanma davası kesinleştikten sonra eşler arasındaki malların paylaşımı için açılan dava, mal rejimi tasfiyesi ve alacak davasıdır. Türkiye'de 2002 yılından itibaren yasal olarak 'edinilmiş mallara katılma rejimi' geçerli olup, evlilik birliği içinde bedeli ödenerek alınan mallar yarı yarıya paylaşılır. Miras, bağış ve kişisel kullanım eşyaları paylaşıma dahil edilmez. Dava, boşanmanın kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık veya 1 yıllık zamanaşımı sürelerine tabidir. Mal kaçırma riskine karşı ihtiyati tedbir konulması hayati önem taşır.
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması veya çeşitli nedenlerle son bulması, eşler açısından hem duygusal hem de hukuki olarak oldukça yıpratıcı bir süreçtir. Boşanma davası sürecinde odaklanılan temel konular genellikle velayet, nafaka, maddi ve manevi tazminat gibi hususlar olsa da, işin en karmaşık ve ekonomik açıdan en büyük boyutu boşanma kararı verildikten sonra ortaya çıkar. Bu aşama, halk arasında 'mal paylaşımı davası' olarak bilinen mal rejimi tasfiyesi ve alacak davası aşamasıdır. İstanbul'da uzun yıllarını aile hukukuna adamış bir İstanbul boşanma avukatı olarak, müvekkillerimin en çok hak kaybına uğradığı, hatalı hesaplamalar ve yanlış yönlendirmeler yüzünden mağduriyet yaşadığı alanın tam da bu dava türü olduğunu sıklıkla gözlemliyorum.
İnternet üzerinde ve çeşitli kaynaklarda yer alan bilgilerin birçoğu yüzeysel, eski tarihli veya eksiktir. Sadece kanun maddelerinin alt alta sıralandığı metinler, eşlerin gerçek hayatta karşılaştığı 'kredi borcu devam eden ev', 'kripto para hesapları', 'kayınpedere devredilen araç' gibi somut ve karmaşık sorunlara çözüm sunamaz. 2026 yılı itibarıyla değişen ekonomik dinamikler, gizlenen dijital varlıklar ve Yargıtay'ın güncel yaklaşımları, mal rejimi tasfiyesini çok daha teknik bir uzmanlık alanı haline getirmiştir. Bu kapsamlı rehberde, başka hiçbir kaynağa ihtiyaç duymadan, mal paylaşımı sürecinin nasıl işlediğini, haklarınızı nasıl koruyacağınızı ve alacaklarınızı nasıl hesaplayacağınızı tüm detaylarıyla ele alacağız.
Mal Rejimi Tasfiyesi Nedir?
Mal rejimi tasfiyesi, evliliğin herhangi bir sebeple (boşanma, ölüm, evliliğin iptali veya hakim kararıyla başka bir mal rejimine geçiş) sona ermesi durumunda, eşlerin evlilik süresince edindikleri malların, seçtikleri veya kanunen tabi oldukları mal rejimine göre paylaştırılması işlemidir. Türk Medeni Kanunu, eşlere evlenmeden önce veya evlilik birliği devam ederken noterde yapacakları bir mal paylaşımı sözleşmesi hazırlanması suretiyle farklı bir mal rejimi seçme hakkı tanır. Ancak eşler herhangi bir sözleşme yapmamışlarsa, kanun gereği 'Yasal Mal Rejimi'ne tabi olurlar.
Türkiye'de 1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ile yasal mal rejimi Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi olarak belirlenmiştir. Bu tarihten önce evlenenler için ise 1 Ocak 2002 tarihine kadar 'Mal Ayrılığı Rejimi' geçerlidir. Bu tarihsel kırılma, hesaplamaların nasıl yapılacağı konusunda hayati bir öneme sahiptir.
Mal Rejimi Tasfiyesi Davası Ne Zaman Açılır?
Mal rejimi tasfiyesi ve alacak davasının ne zaman açılacağı, en çok kafa karışıklığı yaratan konulardan biridir. Hukuken mal rejiminin sona erdiği an ile davanın görülebilir hale geldiği an birbirinden farklıdır.
Uygulamada, hak kaybı yaşamamak ve eşin mal kaçırmasını önlemek adına mal rejimi tasfiyesi davası, boşanma davası ile eş zamanlı veya hemen sonrasında açılır. Ayrı bir dilekçe ile açılan bu davada mahkemeden öncelikle 'ihtiyati tedbir' talep edilir. Mahkeme tedbir kararını değerlendirir, ancak asıl yargılamaya geçmek ve malları paylaştırmak için boşanma kararının istinaf ve temyiz aşamalarından geçerek kesinleşmesini bekler.
Mal Paylaşımında Hangi Mallar Bölünür Hangileri Bölünmez?
Edinilmiş mallara katılma rejiminin temel mantığı şudur; eşlerin emek karşılığı, evlilik süresi içinde elde ettikleri malvarlıkları yarı yarıya paylaşılır. Ancak evlilik içinde elde edilen her şey ortak değildir. Kanun, eşlerin malvarlığını 'Kişisel Mallar' ve 'Edinilmiş Mallar' olmak üzere iki ana kategoriye ayırmıştır. Bu ayrımın doğru yapılması, bilirkişi raporlarının omurgasını oluşturur.
Edinilmiş Mallar Nelerdir?
Edinilmiş mallar, boşanma sonrasında tasfiyeye (paylaşıma) konu olan ve diğer eşin üzerinde %50 oranında hak (katılma alacağı) iddia edebileceği mallardır. Bunların en temel özelliği, eşin bir emek veya mesai harcayarak, ekonomik bir bedel ödeyerek bu malları elde etmiş olmasıdır. 2026 yılı güncel uygulamalarında edinilmiş mallara şu örnekler verilebilir:
- Maaş ve Ücret Gelirleri: Eşlerin evlilik süresince çalıştıkları işten aldıkları maaşlar, primler ve ikramiyeler.
- Evlilik İçinde Alınan Taşınmazlar: Banka kredisiyle veya birikimle evlilik birliği devam ederken alınan ev, arsa, dükkan gibi taşınmazlar.
- Araçlar: Evlilik süresince bedeli ödenerek satın alınan otomobil, motosiklet vb. ulaşım araçları.
- Kıdem Tazminatı: Eşin evlilik süresine isabet eden çalışma dönemine ait kıdem tazminatı. (Evlenmeden önceki çalışma dönemine ait kısım kişisel maldır).
- Kişisel Malların Gelirleri: Burası çok kritiktir. Eşin evlenmeden önce sahip olduğu veya miras kalan bir evi varsa, bu ev kişisel maldır ve bölünmez. Ancak, bu evin evlilik süresince elde edilen KİRA GELİRİ kanunen edinilmiş maldır ve aksi sözleşmeyle kararlaştırılmadıkça yarı yarıya paylaşıma tabidir.
- Banka Birikimleri ve Kripto Paralar: Maaş veya ortak gelirlerle bankada biriktirilen paralar, altın, döviz hesapları ve kripto para borsalarındaki varlıklar.
Kişisel Mallar Nelerdir?
Kişisel mallar, mal rejimi tasfiyesine dahil edilmeyen, tamamen o eşin mülkiyetinde kalan ve diğer eşin üzerinde herhangi bir hak talep edemeyeceği değerlerdir. İspat yükü, bir malın kişisel mal olduğunu iddia eden eştedir.
- Evlenmeden Önce Sahip Olunanlar: Eşin evlilik tarihinden önce aldığı ev, araba, bankadaki parası.
- Miras ve Bağışlar: Evlilik içinde bile olsa, anne-babadan kalan miras veya üçüncü kişilerden karşılıksız (bağış yoluyla) gelen intikaller kişisel maldır.
- Manevi Tazminat Alacakları: Bir haksız fiil nedeniyle eşin kazandığı manevi tazminat bedelleri paylaşıma dahil edilmez.
- Kişisel Kullanım Eşyaları: Giyim eşyaları, takılar, cep telefonu, kişisel bilgisayar gibi sadece o eşin kullanımına özgülenmiş eşyalar.
- Kişisel Malların Yerine Geçen Değerler: Eşin evlenmeden önce sahip olduğu arabasını satıp, üzerine hiç para eklemeden yeni bir araba alması halinde, yeni araba da kişisel mal sayılır.
| Özellik | Edinilmiş Mal (Paylaşılır) | Kişisel Mal (Paylaşılmaz) |
|---|---|---|
| Kaynak | Maaş, ticaret, emek karşılığı kazanç | Miras, bağış, evlilik öncesi birikim |
| Kira Getirisi | Edinilmiş maldır (paylaşılır) | Aksi kararlaştırılmamışsa edinilmiş maldır |
| Banka Kredisi | Evlilik içinde ödenen taksitler | Evlilik öncesi ödenmiş kısımlar |
| Kıdem Tazminatı | Evlilik süresine denk gelen kısım | Evlilik öncesi/sonrası döneme denk gelen kısım |
| İspat Yükü | Karine olarak her mal edinilmiş mal sayılır | İddia eden eş kişisel mal olduğunu ispatlamalıdır |
Mal Rejimi Tasfiyesi ve Alacak Davası Türleri Nelerdir?
Halk arasında "mal paylaşımı" olarak tek bir kalemde özetlenen süreç, hukuki niteliği itibarıyla alacak hakkı doğuran, birbirinden farklı dava ve talep türlerini içerir. Eşler, mülkiyetin (tapunun) yarısının kendi üzerine geçirilmesini (ayni hak) talep edemezler. Tasfiye davası bir "alacak" davasıdır (nispi hak). Hangi alacak türünün talep edileceği, malın ne zaman ve nasıl alındığına göre değişir.
1. Katılma Alacağı Davası Nasıl Hesaplanır?
1 Ocak 2002 tarihinden sonra, edinilmiş mallara katılma rejimi içerisinde elde edilen malların tasfiyesi için açılan dava türüdür. Tasfiye anında, mevcut edinilmiş malların sürüm (rayiç) değeri üzerinden hesaplama yapılır. Basit bir ifadeyle, eşin evlilik içinde emek karşılığı edindiği tüm malların (aktifler) değerinden, bu mallara ilişkin borçlar (pasifler) çıkarılır. Kalan pozitif değere Artık Değer denir. Diğer eşin, bu artık değer üzerinde kanunen %50 oranında katılma alacağı hakkı vardır.
Eğer bir eşin malvarlığının pasifleri (borçları) aktiflerinden fazla çıkarsa, o eşin artık değeri sıfır (0) kabul edilir. Yani diğer eş eksi değere (borçlara) katılmaz, borçlar kural olarak kimin adına yapılmışsa ona aittir.
2. Değer Artış Payı Alacağı Nedir ve Şartları Nelerdir?
Eşlerden birinin diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunması halinde talep edilen alacak türüdür. Bu durum, genellikle bir eşin kişisel malı kullanılarak, diğer eşin malvarlığına yatırım yapıldığı senaryolarda ortaya çıkar.
Örneğin; Kadın, babasından kalan miras tarlasını satmış (kişisel malı) ve bu parayı, kocasının evlilik içinde satın aldığı kooperatif evinin kaba inşaatının bitirilmesi için (iyileştirme) harcamıştır. Boşanma anında kadın, miras parasıyla yaptığı bu katkının karşılığını 'Değer Artış Payı' olarak talep eder. Bu hesaplama, malın tasfiye tarihindeki güncel (sürüm) değeri üzerinden, katkı oranına göre yapılır. Yani enflasyon karşısında paranın erimesi önlenmiş olur.
3. Katkı Payı Alacağı Davası Kimleri Kapsar?
Bu dava türü, 1 Ocak 2002 tarihinden önce (Mal Ayrılığı Rejimi döneminde) satın alınan mallar için geçerlidir. O dönemde, yasal mal rejimi gereği bir mal kimin üzerine kayıtlıysa onundu, diğer eşin doğrudan yarı yarıya ortaklık hakkı yoktu. Ancak, üzerine mal kayıtlı olmayan eş, o malın alınmasına parasal bir katkıda bulunduğunu (örneğin maaşını verdiğini, altınlarını bozdurduğunu) belge ve tanıklarla ispat edebilirse, yaptığı bu maddi katkı oranında 'Katkı Payı Alacağı' talep edebilir. Bu katkı, doğrudan parayla ölçülebilen bir maddi katkı olmalıdır; sadece "ev işlerini yaptım, çocuklara baktım" gibi manevi/fiziksel katkılar, o dönemin yasalarına göre katkı payı davasına konu edilemez.
Mal Paylaşımı Davasında Zamanaşımı Süresi Ne Kadardır?
Hukukumuzda hak arama özgürlüğü sonsuz ve sınırsız bir süreye tabi değildir. Mal rejimi tasfiyesinden doğan alacak davaları da çok katı zamanaşımı sürelerine tabidir. Bu süreyi kaçırmak, milyonlarca liralık alacak hakkının sonsuza dek kaybedilmesi anlamına gelir.
- Katılma Alacağı ve Değer Artış Payı (01.01.2002 Sonrası Edinilen Mallar): Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatlarına göre, Türk Borçlar Kanunu Madde 146 gereğince genel zamanaşımı süresi olan 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Süre, boşanma kararının kesinleştiği gün işlemeye başlar.
- Katkı Payı Alacağı (01.01.2002 Öncesi Edinilen Mallar): Yine 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir.
- Olağanüstü Zamanaşımı (Ölüm Halinde): Evlilik eşlerden birinin ölümüyle sona ermişse, mal rejimi ölüm tarihinde sona erer ve zamanaşımı süresi ölüm tarihinden itibaren işlemeye başlar.
Eğer taraflar boşanma sürecini anlaşmalı olarak yürütmüşlerse, durum farklılaşabilir. Boşanma protokolünde mal paylaşımına ilişkin hususların nasıl düzenlendiği hayati önem taşır. Konuyla ilgili detaylı inceleme için anlaşmalı boşanmada mal paylaşımı ve haklardan feragat hakkındaki yazımızı okuyabilirsiniz. Anlaşmalı boşanmada malların paylaşıldığı beyan edilmiş ve ibraname imzalanmışsa, sonradan dava açmak kural olarak mümkün değildir.
Eşim Mal Kaçırırsa Ne Yapmalıyım Nasıl Engelleyebilirim?
Boşanma sürecinde, eşler arasında en sık karşılaşılan kriz durumu "mal kaçırma" girişimidir. Boşanma davasının açılacağını hisseden veya dava açıldıktan hemen sonra üzerine kayıtlı olan evleri, araçları veya şirket hisselerini anne-babasına, kardeşlerine ya da güvendiği arkadaşlarına muvazaalı (danışıklı) olarak devreden eşlere karşı hukukun sunduğu güçlü silahlar vardır.
İhtiyati Tedbir Talebi Nasıl Yapılır?
Mal kaçırmayı önlemenin en etkili ve birincil yolu, mal rejimi tasfiyesi davası açarken mahkemeden İhtiyati Tedbir talep etmektir.
Tedbir talebi doğrultusunda mahkeme, ilgili Tapu Müdürlüklerine, Trafik Tescil Şubelerine, Bankalara ve Ticaret Sicil Müdürlüklerine müzekkere yazarak davalı eşin üzerine kayıtlı varlıkların üçüncü kişilere devrinin engellenmesi için kayıtlarına şerh düşülmesini sağlar. 2026 yılı itibarıyla E-Devlet ve UYAP entegrasyonu sayesinde bu tedbirler saatler içinde ilgili kurumlara elektronik ortamda ulaştırılabilmektedir.
Boşanmadan Önce Satılan Mallar Geri Alınabilir mi?
Peki ya eşiniz, siz daha boşanma davası açmadan aylar önce malları satıp paraya çevirdiyse ne olacak? Türk Medeni Kanunu bu ihtimali de öngörmüş ve Eklenecek Değerler kurumunu ihdas etmiştir.
Eğer eşiniz, boşanma davası açılmadan önceki 1 YIL İÇİNDE, rızanız olmadan bir malı bağışlamışsa (karşılıksız devir) veya hangi tarihte olursa olsun sırf siz maldan pay almayın diye (katılma alacağını azaltmak kastıyla) bir üçüncü kişiye muvazaalı devir yapmışsa, tasfiye hesaplaması yapılırken sanki o mal hala eşinizin üzerindeymiş gibi aktif hesaplamasına dahil edilir (Sanal Ekleme).
Eğer eşin mevcut malvarlığı, sizin alacağınızı ödemeye yetmiyorsa, karşılıksız kazandırmayı veya muvazaalı devri kabul eden üçüncü kişilere karşı eksik kalan miktarı tamamlamaları için dava açma hakkınız doğar (TMK md. 241). Bu süreçte uzman bir anlaşmalı boşanma avukatı veya dava sürecinizi yürüten çekişmeli boşanma avukatınızın stratejisi davanın seyrini belirleyecektir.
Mal Rejimi Tasfiyesinde Bilirkişi Raporu ve Hesaplama Yöntemleri
Mal rejimi davalarında hakimler genellikle hesaplama uzmanı olmadıklarından, dosya muhakkak mali müşavir, bankacı ve tapu-kadastro uzmanlarından oluşan bir Bilirkişi Heyeti'ne tevdi edilir. Bilirkişilerin yaptığı hesaplamanın adımları karmaşık olmakla birlikte temel mantığı şu şekildedir:
- Tarihlerin Tespiti: Evlilik tarihi, malın edinim tarihi ve davanın (boşanmanın) açıldığı tarih (mal rejiminin sona erdiği tarih) tespit edilir.
- Malın Niteliğinin Belirlenmesi: İlgili mal edinilmiş mal mıdır, kişisel mal mıdır? Krediyle alındıysa, ödenen kredi taksitlerinin ne kadarı evlilik içinde, ne kadarı boşanma davası açıldıktan sonraya sarkmıştır?
- Değerleme Tarihi (Sürüm Değeri): Kanun gereği, malların tasfiye sırasındaki Sürüm Değeri (Rayiç Bedel) esas alınır (TMK md. 232). Yani mal 2015 yılında 200.000 TL'ye alınmış olabilir, ancak tasfiye (hesaplama/karar) tarihi olan 2026 yılında evin değeri 10.000.000 TL ise, hesaplama 10 Milyon TL üzerinden yapılır.
- Denkleştirme (TMK md. 230): Eşin edinilmiş mallara girmesi gereken bir borcu, kişisel malıyla ödenmişse; veya kişisel mallara girmesi gereken bir borcu, edinilmiş mallardan ödenmişse, bunlar hesapta mahsup edilir (denkleştirilir).
- Artık Değerin Bulunması ve Yarı Yarıya Paylaşım: Tüm aktiflerden borçlar çıkarılarak net meblağ bulunur ve ikiye bölünür.
Şirket Hisseleri ve Kripto Paralar Mal Paylaşımına Dahil Midir?
2026 yılının ekonomik gerçekliği içinde, malvarlıkları sadece tapu veya araç ruhsatından ibaret değildir. Dijital varlıklar ve ticari işletmeler büyük bir yer tutmaktadır.
Şirket Hisseleri: Eşlerden birinin evlilik içinde (01.01.2002 sonrası) bir Limited veya Anonim Şirket kurması veya hisse alması halinde, bu hisseler kural olarak edinilmiş maldır. Şirketin sadece kuruluş sermayesi değil, tasfiye tarihindeki aktif büyüklüğü, marka değeri ve piyasa rayici şirket değerleme uzmanı bilirkişilerce hesaplanır. Diğer eş, şirketin yönetim kurulu koltuğunu veya hisselerin tapusunu isteyemez; ancak şirketin tespit edilen değerinin yarısını nakit alacak olarak talep edebilir. Bu konudaki güncel yargıtay içtihatları ve detaylı akademik incelemeler için boşanmada mal paylaşımı hakkında detaylı bilgiler içeren akademi makalemizi incelemenizi tavsiye ederiz.
Kripto Paralar (Bitcoin, Ethereum vb.): Kripto paralar, hukuken 'gayrimaddi malvarlığı değerleri' olarak kabul edilmektedir. Evlilik süresince elde edilen maaş veya ticari kazançlarla alınan kripto paralar edinilmiş maldır ve paylaşıma tabidir. Tespiti zordur, ancak mahkeme kanalıyla eşin telefon kayıtları (HTS), banka hesap hareketleri (kripto borsalarına yapılan havaleler) ve Türkiye'de yerleşik kripto para borsalarına yazılacak müzekkereler ile bu varlıklar tespit edilebilir, cüzdanlara tedbir bloke konulabilir.
Anlaşmalı Boşanmadan Sonra Mal Paylaşımı Davası Açılabilir Mi?
Anlaşmalı boşanma, eşlerin boşanmanın tüm mali ve hukuki sonuçları üzerinde (nafaka, velayet, tazminat, mal paylaşımı) uzlaşarak protokol hazırladıkları süreçtir. Anlaşmalı boşanmadan sonra mal paylaşımı davası açılıp açılamayacağı, tamamen imzalanan Boşanma Protokolü'nün içeriğine bağlıdır.
- Protokolde; "Taraflar mal rejiminin tasfiyesi konusunda karşılıklı olarak ibralaştıklarını, birbirlerinden herhangi bir mal, eşya, katılma alacağı, değer artış payı alacağı talep etmediklerini" açıkça beyan etmişlerse ve mahkeme bu yönde hüküm kurmuşsa, boşanma kesinleştikten sonra yeni bir mal paylaşımı davası AÇILAMAZ. Feragat kesin hüküm teşkil eder.
- Ancak protokolde mal paylaşımına ilişkin hiçbir maddeye yer verilmemişse (sadece nafaka, tazminat ve velayet düzenlenmişse), tarafların mal rejimi haklarını saklı tuttukları kabul edilir. Bu durumda, boşanmanın kesinleşmesinden itibaren 10 yıl içinde mal rejimi tasfiyesi davası açılabilir.
Mal Rejimi Tasfiyesi Davasında Örnek Dilekçe Taslağı
Mal rejimi tasfiyesi davaları, Belirsiz Alacak Davası veya Kısmi Dava şeklinde açılabilir. Zira davanın başında malların güncel rayiç değerlerini tam olarak bilmek mümkün değildir. Aşağıda genel hatlarıyla hazırlanmış bir dava dilekçesi taslağı sunulmuştur. Ancak her somut olay farklı olduğundan, dilekçenin mutlaka uzman bir avukat tarafından olaya özgülenerek hazırlanması gerekir.
NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ'NE İSTANBUL
İHTİYATİ TEDBİR TALEPLİDİR.
DAVACI: [Ad Soyad, T.C. Kimlik No, Adres] VEKİLİ: Av. Murat Aydar DAVALI: [Ad Soyad, T.C. Kimlik No, Adres] KONU: Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Tasfiyesi, Katılma Alacağı ve Değer Artış Payı Alacağımızın şimdilik ....-TL'sinin (Belirsiz alacak/Kısmi dava) yasal faiziyle tahsili ile davalı adına kayıtlı taşınmazlar ve araçlar üzerine 3. kişilere devrinin önlenmesi amacıyla İHTİYATİ TEDBİR konulması talebimizdir.
AÇIKLAMALAR:
- Müvekkil ile davalı .../.../20.. tarihinde evlenmiş olup, İstanbul ... Aile Mahkemesi'nin 2026/... E. ve 2026/... K. sayılı ilamı ile boşanmışlardır. Karar .../.../2026 tarihinde kesinleşmiştir.
- Evlilik birliği içerisinde davalı eş adına [İl, İlçe, Mahalle, Ada, Parsel] adresinde bulunan taşınmaz ile [Plaka] plakalı araç satın alınmıştır. Bu mallar edinilmiş mal niteliğindedir.
- Ayrıca müvekkilim, evlilik öncesi kendi birikimi olan [Banka/Hesap no] hesabındaki parasını, davalı adına kayıtlı taşınmazın kredi borçlarının ödenmesinde kullanmak suretiyle değer artış payı katkısında bulunmuştur.
- Davalının malları üçüncü kişilere devretme ve kaçırma riski kuvvetle muhtemeldir. Bu nedenle öncelikle tensiple birlikte tapu ve trafik kayıtlarına ihtiyati tedbir konulmasını talep zorunluluğu doğmuştur.
HUKUKİ SEBEPLER: TMK md. 202, 219, 225 ve ilgili yasal mevzuat. DELİLLER: Boşanma dosyası, tapu kayıtları, trafik tescil kayıtları, banka hesap dökümleri, bilirkişi incelemesi, tanık ve her türlü yasal delil.
NETİCE VE TALEP: Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; 1- Haklı davamızın KABULÜNE, 2- Davalı adına kayıtlı tapu ve araç kayıtlarına davanın esası sonuçlanıncaya kadar İHTİYATİ TEDBİR konulmasına, 3- Yapılacak tasfiye ve bilirkişi incelemesi sonucunda belirlenecek müvekkile ait Katılma Alacağı ve Değer Artış Payı Alacağının şimdilik ....-TL'sinin tasfiye tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, 4- Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederim. [Tarih]
Davacı Vekili Av. Murat Aydar (E-İmzalıdır)
Mal rejimi tasfiyesi süreci, yukarıda açıklamaya çalıştığımız gibi son derece teknik, detaylı ve uzmanlık gerektiren bir hukuk dalıdır. Gözden kaçırılacak tek bir banka hesabı, yanlış belirlenecek bir değerlendirme tarihi veya eksik kurulan bir cümle, bir ömür boyu verdiğiniz emeğin heba olmasına yol açabilir. Bu nedenle süreci, alanında deneyimli hukukçularla yürütmeniz haklarınızın korunması adına en büyük güvenceniz olacaktır.

Av. Murat Aydar
İstanbul'da aile hukuku alanında müvekkillerime hizmet veriyorum. Özellikle anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı davalarında hukuki destek sağlıyorum.