Özet
Araba, ruhsatta kimin adı yazılıysa onda kalır; boşanma mülkiyeti değiştirmez. Evlilik içinde karşılığı verilerek alınan araç edinilmiş maldır (TMK m. 219) ve diğer eş, aracın karar tarihine en yakın piyasa değeri üzerinden katılma alacağını para olarak isteyebilir; Yargıtay bu hakkın ayni değil şahsi alacak hakkı olduğunu kabul eder. Kesim tarihi boşanma davasının açıldığı gündür (TMK m. 225/2). Kredili araçta dava tarihinden sonra ödenecek taksitler oranlanıp aracın borcu sayılır; evlilik öncesi araba satılarak yenisi alındıysa satış bedeli oranında kişisel mal denkleştirmesi yapılır. Araç taşınır olduğu için aile konutu korumasına girmez ve eşin rızası olmadan satılabilir, ancak rızasız karşılıksız kazandırmalar ile alacağı azaltma kastıyla yapılan devirler tasfiyeye eklenir (TMK m. 229). Satışı önlemenin yolu trafik kaydına ihtiyati tedbirdir; tedbirli araç noterde devredilemez. Katılma alacağı için zamanaşımı boşanmanın kesinleşmesinden itibaren on yıldır.
Boşanma sürecinde en çok tartışılan mallardan biri arabadır: çoğu ailede en değerli ikinci varlıktır, her gün kullanılır ve çoğu zaman yalnızca bir eşin adına kayıtlıdır. "Araba kimin üzerine kayıtlıysa onundur" düşüncesi yarı doğrudur. Mülkiyet gerçekten ruhsattaki kişide kalır; ancak araç evlilik içinde alınmışsa değeri mal rejiminin tasfiyesine girer ve diğer eş bu değerin yarısına kadar para isteyebilir.
Bu yazıda boşanmada arabanın kime kalacağını, evlilikte alınan arabanın ortak sayılıp sayılmadığını, kredili ve takasla alınan araçların nasıl hesaplandığını, dava sürerken arabanın satılıp satılamayacağını ve anlaşmalı boşanmada araç devrinin nasıl yapılacağını kanun metinleri ve tam metni okunmuş Yargıtay kararlarıyla anlatıyoruz. Mal paylaşımının genel çerçevesi için boşanmada mal paylaşımı rehberimize bakabilirsiniz.
Boşanmada Araba Kime Kalır?
Kısa cevap: araba, ruhsatta (trafik kaydında) kimin adı yazılıysa onda kalır. Boşanma kararı aracın mülkiyetini değiştirmez; mahkeme "arabayı kadına verdim" veya "arabayı ikiye böldüm" diye bir hüküm kurmaz. Diğer eşin hakkı, aracın değeri üzerinden hesaplanan bir alacaktır.
Yargıtay bu ayrımı açıkça koyar: "Eşlerden birine ait mal varlığında, diğer tarafın mülkiyet veya başka ayni hak talebi söz konusu olamaz. Mal rejiminin tasfiyesi isteğinde bulunan eşe ya da mirasçılarına tanınan hak ayni olmayıp şahsi alacak hakkıdır." Aynı karara göre katılma alacağı ayın veya para olarak ödenebilse de (TMK m. 239/1) borcun ayın olarak ödenmesi borçlu eşe tanınmış bir haktır; yani alacaklı eş "param yerine arabayı istiyorum" diyemez, ama borçlu eş isterse borcunu arabayı vererek kapatabilir (Yargıtay 2. HD, 11.09.2025, E. 2025/4456, K. 2025/7122).
Evlilikte Alınan Araba Ortak mı?
Hukuki anlamda ortak değildir, ama değeri paylaşılır. Eşler başka bir rejim seçmemişse aralarında edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır (TMK m. 202). Bu rejimde "ortak mal" diye bir havuz yoktur; her eş kendi adına kayıtlı malın maliki olmaya devam eder. Evlilik süresince çalışarak, maaşla ya da diğer edinilmiş mallarla karşılığı verilerek alınan araç ise edinilmiş maldır (TMK m. 219) ve boşanmada değeri hesaba katılır.
İspat kuralları da aracı alan eşin aleyhinedir: belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden bunu ispat etmekle yükümlüdür ve bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir (TMK m. 222/1, 222/3). "Bu arabayı babamın verdiği parayla aldım" diyen eş, bunu banka kayıtları, noter belgeleri veya tanıkla ispatlamak zorundadır; ispatlayamazsa araç edinilmiş mal sayılır. Hangi eşe ait olduğu ispatlanamayan mallar ise paylı mülkiyette sayılır (TMK m. 222/2).
Kadının Üzerine Kayıtlı Araba Ne Olur?
Aynı kural tersinden işler: ruhsat kadının adınaysa araba kadındır ve boşanmadan sonra da onda kalır. Araç evlilik içinde karşılığı verilerek edinildiyse kadının edinilmiş malıdır; koca, kadının artık değerinin yarısı üzerinden katılma alacağı isteyebilir (TMK m. 236/1). Aracın bedelini koca ödediyse bu ödeme, kadının malına yapılmış bir katkı olarak ayrıca tartışılır: bir eş diğerine ait malın edinilmesine hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında bu malın değeri üzerinden katkısı oranında alacak hakkına sahip olur (TMK m. 227/1).
Boşanmada Araba Nasıl Paylaşılır? Hesaplama Adımları
Arabanın "paylaşılması", aracın değerinin mal rejiminin tasfiyesi hesabına sokulması demektir. Hesap dört sabit kurala dayanır:
- Kesim tarihi dava tarihidir. Boşanma hâlinde mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarihten geçerli olarak sona erer (TMK m. 225/2). Dava açıldıktan sonra alınan araç tasfiyeye girmez; ayrıntısı boşanma davası devam ederken alınan araba yazımızda.
- Aracın niteliği dava tarihindeki durumuna göre belirlenir (TMK m. 228/1): o gün aracın ne kadarı edinilmiş, ne kadarı kişisel mal, ne kadar kredi borcu kalmış, bunlar tespit edilir.
- Değer karar tarihindeki değerdir. Edinilmiş mallar tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılır (TMK m. 235/1); Yargıtay'a göre tasfiye tarihi karar tarihidir, yani aracın karara en yakın tarihteki sürüm (piyasa) değeri esas alınır (Yargıtay 2. HD, 18.03.2025, E. 2024/4565, K. 2025/2810). Bu değer bilirkişi incelemesiyle belirlenir; 2 yıl süren bir davada değer, alış fiyatına değil karar günündeki piyasa fiyatına göre hesaplanır.
- Yarısı ve takas. Artık değer, edinilmiş malların toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktardır (TMK m. 231); her eş diğerinin artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibidir ve karşılıklı alacaklar takas edilir (TMK m. 236/1).
| Örnek (varsayımsal) | Tutar |
|---|---|
| Araç evlilik içinde kocanın maaşıyla alındı, ruhsat kocada, kredi yok | — |
| Karara en yakın tarihteki sürüm değeri | 1.200.000 TL |
| Aracın dava tarihinde kalan borcu | 0 TL |
| Artık değere giren tutar | 1.200.000 TL |
| Kadının katılma alacağı (yarısı) | 600.000 TL |
Bu örnekte kocanın başka edinilmiş malı ve kadının edinilmiş malı olmadığı varsayılmıştır. Gerçek dosyada her iki eşin bütün edinilmiş malları (ev, banka hesapları, diğer araçlar) birlikte hesaplanır ve karşılıklı alacaklar takas edilir; tek bir aracın yarısı her zaman ödenecek tutar anlamına gelmez.
Kredili Araba Nasıl Paylaşılır?
Kredili araçta sorulacak soru, taksitlerin hangi dönemde ödendiğidir. Yargıtay'ın yerleşik yöntemine göre kredi veren kuruluşa yapılan geri ödemelerin isabet ettiği dönemden, miktarından ve taksit sayısından hareketle eşlerin alacakları belirlenir; mal rejiminin sona erdiği tarihten sonraya sarkan ödemeler, malın borcu kabul edilir. Hesap şöyle yapılır: dava tarihinde vadesi gelmemiş kredi borcunun toplam krediye oranı bulunur, bu oran satın alma bedeline oranlanır ve çıkan oran karara en yakın sürüm değeriyle çarpılarak borç miktarı belirlenir; bu miktar sürüm değerinden düşülür (Yargıtay 2. HD, 18.03.2025, E. 2024/4305, K. 2025/2817).
Aynı kararda bu yöntem doğrudan bir araç için uygulanmıştır: dava tarihinden yaklaşık üç buçuk ay önce erkek adına 36 ay vadeli krediyle alınan araçta dava tarihine kadar yalnızca 3 taksit ödenmişti. Bölge Adliye Mahkemesi dava tarihinden sonra ödenecek taksitleri oranlamadan karar vermiş; Yargıtay bu oranlama yapılmadan artık değer belirlendiği için kararı bozmuştur.
| Kredili araç örneği (varsayımsal, taksitler eşit) | Hesap |
|---|---|
| Satın alma bedeli | 1.000.000 TL (400.000 TL peşinat maaş birikiminden + 600.000 TL 36 ay kredi) |
| Dava tarihine kadar ödenen / kalan taksit | 12 taksit ödendi, 24 taksit kaldı |
| Dava tarihinde kalan kredi | 600.000 × 24/36 = 400.000 TL |
| Kalan kredinin satın alma bedeline oranı | 400.000 / 1.000.000 = %40 |
| Karara en yakın sürüm değeri | 1.500.000 TL |
| Aracın borç payı | 1.500.000 × %40 = 600.000 TL |
| Artık değere giren tutar | 1.500.000 − 600.000 = 900.000 TL |
| Diğer eşin katılma alacağı | 450.000 TL |
Dava tarihinden sonraki taksitleri aracı elinde tutan eş öder; bu yüzden onun payından düşülür. Peşinat evlilikten önceki birikimden ya da miras parasından ödendiyse o kısım ayrıca kişisel mal olarak ayrılır. Aynı yöntemin ev için uygulanışını krediyle alınan evin paylaşımı yazımızda anlattık.
Eski Araba Satılarak veya Takasla Alınan Araç
Evlilikten önce sahip olunan bir araba satılıp parası yeni aracın alımında kullanıldıysa, yeni aracın o kısmı kişisel mal niteliğini korur: kanun, kişisel mallar yerine geçen değerleri de kişisel mal sayar (TMK m. 220/4). Bir mal kesiminden diğerindeki malın edinilmesine katkıda bulunulmuşsa denkleştirme, katkı oranına ve malın tasfiye zamanındaki değerine göre yapılır (TMK m. 230/3).
Yargıtay bu kuralı araç takası üzerinden uygulamıştır: davalı erkek, tasfiye konusu aracı edinme tarihi itibarıyla kişisel malı olan eski aracını satarak aldığını savunmuş, davacı kadının tanığı olarak dinlenen ortak çocuk da eski aracın satılarak yenisinin alındığını beyan etmişti. Mahkemenin aracın tamamını edinilmiş mal saymasını yetersiz inceleme kabul eden Yargıtay; eski aracın satış bedelinin yeni aracın edinme bedelinin tamamını karşılayıp karşılamadığının belirlenmesini, buna göre kişisel mal denkleştirmesi yapılmasını ve artık değerin ondan sonra hesaplanmasını istemiş, kararı bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 18.03.2025, E. 2024/4565, K. 2025/2810).
Evlilik Öncesi Araba, Düğün Takıları ve Şirket Aracı
Evlenmeden Önce Alınan Araba Boşanınca Kimin Olur?
Evlenmeden önce alınan araç, mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan malvarlığı değeri olduğu için kişisel maldır (TMK m. 220/2) ve tasfiyeye girmez; boşanmada sahibinde kalır, diğer eş bunun için katılma alacağı isteyemez. İki istisnaya dikkat edin: aracın kredisi evlilik içinde edinilmiş mallarla ödendiyse tasfiyede denkleştirme istenebilir (TMK m. 230/1), diğer eş araca kendi malvarlığından karşılıksız katkıda bulunduysa değer artış payı gündeme gelir (TMK m. 227). Ayrıntılar için evlenmeden önce alınan mallar yazımıza bakın.
Evlilik 1 Ocak 2002'den önce başlamışsa, o tarihe kadar alınan araçlarda eski Medeni Kanun'un mal ayrılığı rejimi geçerlidir ve talep katılma alacağı değil katkı payı olarak incelenir.
Düğün Takılarıyla Alınan Araba Kimin Olur?
Düğünde takılan kadına özgü takılar kural olarak kadına bağışlanmış sayılır ve kadının kişisel malıdır. Bu takılar bozdurulup kocanın adına araba alındıysa araç kocada kalır, ama kadın iki yoldan birini kullanabilir: ya takıların aynen, olmadığı takdirde bedelinin iadesini ister ya da takılarının araca katkısını mal rejimi tasfiyesinde ileri sürer. Takıların "geri verilmemek üzere" verildiğini iddia eden eş bunu ispatlamak zorundadır. Hangi takının kime ait sayıldığı ve iade davasının şartları için düğün takılarının paylaşımı yazımıza bakın.
Şirket Adına Kayıtlı Araç Paylaşılır mı?
Ruhsatta bir şirketin adı yazılıysa araç eşin değil şirketin malvarlığındadır; şirket ayrı bir tüzel kişi olduğu için araç tek başına mal rejiminin tasfiyesine giremez. Tasfiyeye giren, eşin şirketteki payının değeridir; aracın değeri de şirketin aktifinde olduğu için bu pay değerinin içinde dolaylı olarak yer alır. Şahıs işletmesinin ise ayrı bir tüzel kişiliği yoktur; bu işletme için alınan araçlar işletme sahibi eşin adına tescil edilir ve evlilik içinde karşılığı verilerek edinildiyse edinilmiş mal olarak hesaba katılır.
Aldatan Eş Arabadan Pay Alabilir mi?
Kural olarak alabilir; kusur, mal rejiminin tasfiyesini etkilemez. Kanunun tek istisnası şudur: zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir (TMK m. 236/2). Bu yetki yalnızca artık değere katılma alacağı içindir; değer artış payı (TMK m. 227) ve eski rejimdeki katkı payı için uygulanmaz (Yargıtay 8. HD, 30.11.2015, E. 2014/12512, K. 2015/21469).
Yargıtay, zina eden eşin malların kayıtlı maliki olmasının bu maddenin uygulanmasına engel olmadığını belirtmiş; aynı kararda evlilik süresi ve olayın özellikleri karşısında kusurlu eşin payının tamamen kaldırılmasını ölçüsüz bularak daha az oranda azaltılması gerektiğine hükmetmiştir (Yargıtay 2. HD, 18.03.2025, E. 2024/4305, K. 2025/2817). Yani indirim otomatik değildir, oran hâkimin takdirindedir ve gerekçelendirilmesi gerekir.
Boşanma Davası Sürerken Araba Kimde Kalır? (Araç Tahsisi)
Dava sürerken araç kural olarak ruhsat sahibinin kullanımında kalır. Ancak boşanma davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re'sen alır (TMK m. 169). Aracın dava boyunca hangi eşte kalacağı bu kapsamda talep edilebilir.
Özellikle çocukların okul ve sağlık ulaşımı için araca ihtiyaç duyan, velayeti geçici olarak kendisine verilen eş, aracın kullanımının kendisine bırakılmasını dilekçede açıkça istemeli ve ihtiyacını belgelemelidir. Bu tür bir tahsis kararı mülkiyeti değiştirmez ve dava süresince geçerlidir; boşanma kararı kesinleşince kalkar. Tahsis talebinde, kullanım dönemindeki sigorta, bakım ve vergi gibi masrafların kime ait olacağının da düzenlenmesini istemek ileride çıkabilecek tartışmaları önler.
Boşanma Sürecinde Araba Satılabilir mi?
Evet, ruhsat sahibi eş arabayı kural olarak diğer eşin onayı olmadan satabilir. Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça eşlerden her biri diğeri ve üçüncü kişilerle her türlü hukuki işlemi yapabilir (TMK m. 193). Diğer eşin rızası şartı yalnızca aile konutu için öngörülmüştür (TMK m. 194); araç taşınır bir mal olduğu için bu koruma araca uygulanmaz. "Eşler birbirinden habersiz araba satabilir mi" sorusunun cevabı bu yüzden hukuken "evet"tir.
Ama satış, katılma alacağını ortadan kaldırmaz. Mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan yapılan karşılıksız kazandırmalar ile rejim boyunca diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler, edinilmiş mallara değer olarak eklenir (TMK m. 229). Eklenecek değerde malın devredildiği tarih esas alınır (TMK m. 235/2). Uyuşmazlıkta verilecek karar, davanın kendisine ihbar edilmiş olması şartıyla aracı alan üçüncü kişiye karşı da ileri sürülebilir (TMK m. 229/son).
Arabaya Şerh veya Tedbir Konulur mu?
Arabaya "aile konutu şerhi" konulamaz, çünkü araç taşınmaz değildir ve aile konutu korumasının konusu değildir. Aracın satılmasını önlemenin yolu ihtiyati tedbirdir: mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından endişe edilmesi hâlinde ihtiyati tedbir kararı verilebilir (HMK m. 389). Tedbir, dava açıldıktan sonra asıl davanın görüldüğü mahkemeden istenir; zorunluluk varsa hâkim karşı tarafı dinlemeden de karar verebilir (HMK m. 390). Talep eden, tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır (HMK m. 390/3).
Tedbirin pratik etkisi trafik kaydında görülür. Tescilli araçların satış ve devirleri noterlerce yapılır ve noter, taşıt üzerinde satış ve devri kısıtlayıcı herhangi bir tedbir veya kayıt bulunmaması hâlinde işlem yapabilir; noterce yapılmayan satış ve devirler geçersizdir (Karayolları Trafik Kanunu m. 20/d). Yani trafik kaydına işlenen tedbir, aracın noterde satılmasını fiilen engeller. Tedbir isteyen taraf, haksız çıkarsa doğacak zararlara karşı teminat göstermek zorundadır; adli yardımdan yararlanan kişinin teminat göstermesi gerekmez (HMK m. 392/1).
Anlaşmalı Boşanmada Araba ve Araç Devri Nasıl Yapılır?
Anlaşmalı boşanmada arabanın kime kalacağı protokolle belirlenir ve hâkim protokolü onaylarsa bu düzenleme hükmün parçası olur. Protokolde aracın kimlik bilgileri, kime kalacağı, devrin ne zaman ve kim tarafından yapılacağı, devir masrafları ile varsa kredi ve rehin borcunun kime ait olacağı açıkça yazılmalıdır. Belirsiz bir madde, boşanmadan sonra yeni bir davaya dönüşür.
Devir, protokol veya mahkeme kararıyla kendiliğinden gerçekleşmez; ruhsat sahibinin noterde satış veya devir işlemini yapması gerekir. Noterin işlem yapabilmesi için araçla ilgili motorlu taşıtlar vergisi, gecikme faizi ve trafik idari para cezası borcu bulunmaması ve taşıt üzerinde devri kısıtlayan bir tedbir veya kayıt olmaması gerekir (Karayolları Trafik Kanunu m. 20/d). Kredili araçlarda rehin kaldırılmadan devir yapılamayacağı için kredinin nasıl kapatılacağı protokolde çözülmelidir.
Protokol hazırlarken dikkat edilecek diğer noktalar için anlaşmalı boşanmada mal paylaşımı ve feragat rehberimize bakabilirsiniz.
Araba İçin Mal Paylaşımı Davası Ne Zaman Açılır?
Aracın değeri üzerinden katılma alacağı, boşanma davasıyla birlikte veya boşanma kesinleştikten sonra ayrı bir davayla istenebilir. Mal rejimi tasfiyesine ilişkin alacaklar için Medeni Kanun'da özel bir süre yoktur; genel hüküm olan on yıllık zamanaşımı uygulanır ve evlilik devam ettiği sürece eşlerin birbirinden alacakları için zamanaşımı işlemediğinden süre boşanma kararının kesinleştiği tarihte başlar. Yargıtay, önceki uygulamasında kabul ettiği bir yıllık sürenin Hukuk Genel Kurulu kararı doğrultusunda terk edildiğini açıkça belirtmiştir (Yargıtay 8. HD, 21.03.2017, E. 2015/15009, K. 2017/3963).
Beklemenin bir bedeli vardır: araç değer kaybeden bir maldır ve hesap karar tarihindeki piyasa değeriyle yapılır. Dava ne kadar geç açılırsa, özellikle eski model araçlarda paylaşılacak değer o kadar düşer. Aracın satılma ihtimali varsa davayı erken açıp tedbir istemek, sonradan TMK m. 229 kapsamında satılan değerin peşine düşmekten her zaman kolaydır. Dava usulü ve dilekçe için mal paylaşımı davası yazımıza, banka kayıtlarıyla ispat için banka hesaplarının incelenmesi yazımıza bakabilirsiniz.

Av. Murat Aydar
İstanbul'da aile hukuku alanında müvekkillerime hizmet veriyorum. Özellikle anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı davalarında hukuki destek sağlıyorum.
