Boşanma Hukuku

Boşanmada Aşağılama Hor Görme ve Onur Kırıcı Davranışlar Nelerdir?

Av. Murat Aydarİstanbul Boşanma Avukatı
Son güncelleme: 27 Haziran 2026
12 dk okuma

Özet

Evlilik birliği içerisinde eşlerden birinin diğerini toplum içinde veya yalnızken aşağılaması, hor görmesi ve onur kırıcı davranışlarda bulunması, Türk Medeni Kanunu kapsamında ağır kusur sayılan haklı bir boşanma sebebidir. Bu tür eylemler psikolojik şiddet kapsamına girer ve fiziksel bir iz bırakmasa da hukuken ciddi yaptırımları vardır. Sürecin başarıyla yürütülmesi için doğru delillerin toplanması, tanık beyanlarının etkili kullanılması ve manevi tazminat taleplerinin hukuki zemine oturtulması şarttır. Bu kapsamlı rehberde, aşağılayıcı davranışların nasıl ispatlanacağından velayet davalarına etkisine kadar tüm detayları öğrenebilirsiniz.

Evlilik kurumu, eşlerin birbirine sevgi, saygı ve sadakat göstermesi temeli üzerine inşa edilir. Ancak günümüzde birçok evlilik, fiziksel şiddet içermese dahi görünmez bir yara olan psikolojik şiddet nedeniyle temelinden sarsılmaktadır. Eşlerden birinin diğerini sürekli olarak eleştirmesi, toplum içinde küçük düşürmesi, statüsü veya dış görünüşü üzerinden alay etmesi, hukuken aşağılama ve hor görme olarak tanımlanır.

2026 yılı itibarıyla adliyelere yansıyan boşanma dosyalarının çok büyük bir kısmında bu tür onur kırıcı davranışların yer aldığını görmekteyiz. Fiziksel şiddetin ispatı darp raporu ile görece kolayken, psikolojik şiddetin ve aşağılanmanın ispatı çok daha sofistike bir hukuki strateji gerektirir. Ruhsal dünyada açılan yaraların mahkeme salonunda somut delillere dönüştürülmesi, davanın kaderini belirleyen en önemli unsurdur.

Evlilikte Aşağılama ve Hor Görmenin Hukuki Karşılığı Nedir?

Türk hukuk sisteminde eşlerin birbirine karşı saygı yükümlülüğü esastır. Bir eşin diğerini aşağılaması, sadece ahlaki bir sorun değil, aynı zamanda doğrudan doğruya bir hukuk ihlalidir. Bu durum, açılacak bir boşanma davasında karşı tarafın "ağır kusurlu" veya "tam kusurlu" sayılmasını sağlayacak niteliktedir.

Psikolojik Şiddet Kavramı Çerçevesinde Aşağılama

Psikolojik şiddet, mağdurun özgüvenini yıkmayı, onu değersiz hissettirmeyi ve üzerinde tahakküm kurmayı amaçlayan sistematik eylemler bütünüdür. Hor görme ve aşağılama, bu şiddet türünün en yaygın biçimleridir. Kişinin ailesine laf söylemek, eğitim durumuyla alay etmek, "sen ne anlarsın", "beceriksiz", "senin aklın ermez" gibi söylemleri sürekli hale getirmek, Yargıtay içtihatlarında tartışmasız bir şekilde psikolojik şiddet ve kusur olarak kabul edilmektedir.

Özellikle kapalı kapılar ardında yaşanan ve uzun yıllar süren bu değersizleştirme politikası, zamanla mağdur eşte ağır depresyon ve travmalara yol açmaktadır. Hukukumuz, hiç kimseyi onurunun her gün ayaklar altına alındığı bir evliliği sürdürmeye zorlamaz.

Onur Kırıcı Davranışların TMK Kapsamında Değerlendirilmesi

Aşağılama eylemlerinin yoğunluğuna ve niteliğine göre mahkemeye başvurulabilecek iki temel kanun maddesi bulunmaktadır.

Eğer aşağılama eylemi çok ağır bir hakaret, toplum önünde ağır bir iftira veya insan onurunu derinden sarsacak boyuttaysa (örneğin eşin yüzüne tükürmek, kalabalık bir ortamda ağır küfürler savurarak kovmak), doğrudan TMK 162. maddeye dayanılarak özel boşanma sebebiyle dava açılabilir.

Eğer aşağılama ve hor görme, gündelik hayatın içine sızmış, sürekli hale gelmiş ama tek başına TMK 162 seviyesine ulaşmayan "şiddetli geçimsizlik" yaratan eylemlerse, dava TMK 166/1 kapsamında açılmalıdır. Uygulamada, garanti olması açısından davalar genellikle her iki nedene dayalı (kademeli) olarak açılmaktadır.

Hangi Davranışlar Aşağılama ve Hor Görme Sayılır?

Boşanma hukuku pratiğinde hangi söz ve eylemlerin kusur sayılacağı, somut olayın özelliklerine göre belirlenir. Ancak yıllar içinde şekillenen içtihatlara göre aşağıdaki durumlar net bir şekilde aşağılama ve hor görme olarak kabul edilir.

Toplum İçinde veya Aile Yanında Küçük Düşürmek

Eşin başkalarının yanında (arkadaş ortamı, akraba ziyaretleri veya kamusal alanlar) azarlanması, sözünün kesilmesi, fikirlerinin alaya alınması ağır bir kusurdur. Örneğin, kayınvalide ve kayınpederin yanında eşe "sen sus, sen bilmezsin" demek, yapılan yemeği misafirlerin önünde çöpe dökmek gibi eylemler evlilik birliğinin temelden sarsılmasına yol açar.

Fiziksel Özelliklerle Alay Etmek ve Hakaret Etmek

Eşin kilosu, boyu, yüz hatları veya geçirdiği bir hastalık sonrası oluşan fiziksel değişimleriyle dalga geçmek kesin bir boşanma nedenidir. Eşe sürekli olarak "çirkin", "şişman", "zayıf hastalıklı" gibi lakaplar takmak onur kırıcı bir davranıştır. Bununla ilgili detaylı incelemeyi boşanmada hakaret ve şiddetli geçimsizlik ispat yöntemleri başlıklı yazımızda da ele almıştık.

Ekonomik Durum veya Mesleki Statü Üzerinden Hor Görmek

Özellikle gelir farklılığının olduğu evliliklerde, çok kazanan eşin diğerini maddi yönden aşağılaması sıklıkla görülür. "Bu evi ben geçindiriyorum, sen kimsin", "aldığın üç kuruş maaşla bana laf mı söylüyorsun" veya çalışmayan eşe yönelik "benim paramla yiyip içiyorsun, asalaksın" şeklindeki söylemler ekonomik ve psikolojik şiddetin birleştiği noktalardır ve kusur sayılır.

Cinsel Yaşam Üzerinden Uygulanan Aşağılayıcı Tutumlar

Mahremiyet sınırları içinde kalsa dahi, eşin cinsel performansı veya bedeni üzerinden aşağılanması onur kırıcıdır. Eşi yatak odasında hor görmek, başkalarıyla kıyaslamak veya cinsel birleşme sırasında aşağılayıcı sözler sarf etmek, mahkemelerce ağır bir psikolojik şiddet türü olarak değerlendirilmektedir.

Aşağılama ve Hor Görme Durumunda Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Eğer evliliğinizde sistematik bir aşağılanma sarmalı içindeyseniz, bu durumu hukuki bir sürece dönüştürerek haklarınızı arayabilirsiniz. Bu aşamada davanın kurgusu büyük önem taşır.

⚠️Dikkat
Unutmayın, mahkemeler iddialarla değil, ispatlanmış delillerle karar verir. Dilekçenizde eşinizin size uyguladığı psikolojik şiddeti ve onur kırıcı davranışları sadece genel ifadelerle değil, yer, zaman ve somut olay örgüsü belirterek anlatmanız şarttır.

Çekişmeli Boşanma Sürecinin Başlatılması

Psikolojik şiddet uygulayan ve eşini hor gören kişilerin genellikle boşanmayı kabul etmediği veya tüm kusuru karşı tarafa yüklemeye çalıştığı görülür. Bu nedenle süreç büyük ihtimalle çekişmeli olarak ilerleyecektir. İddialarınızı detaylıca kaleme aldığınız ve tazminat/nafaka taleplerinizi belirttiğiniz bir dilekçe ile Aile Mahkemesine başvurmanız gerekir. Bu karmaşık süreçte hata yapmamak adına mutlaka uzman bir çekişmeli boşanma avukatı ile çalışmanız, davanın lehinize sonuçlanması için kritik öneme sahiptir.

Özel Boşanma Sebebi mi Yoksa Genel Boşanma Sebebi mi Tercih Edilmeli?

Dava dilekçesi hazırlanırken en çok karşılaşılan ikilem budur. Salt "Onur Kırıcı Davranış" (TMK 162) özel sebebine dayalı dava açmak risklidir. Çünkü ispatlayamadığınız takdirde dava reddedilir. En güvenli yol, davanın temelini TMK 166/1 (Şiddetli Geçimsizlik) genel sebebine dayandırmak, ancak dilekçe içeriğinde onur kırıcı davranışları ağır kusur unsuru olarak altını çizerek vurgulamaktır. Teknik hukuki detayları çekişmeli boşanma davası sürecinin teknik detayları yazımızdan da inceleyebilirsiniz.

Boşanmada Psikolojik Şiddet ve Aşağılama Nasıl İspatlanır?

Psikolojik şiddet eylemlerinin en zorlu yanı, vücutta morluk veya yara izi bırakmamasıdır. Çoğu zaman dört duvar arasında yaşanır. Ancak hukukun buna sunduğu çok çeşitli ispat araçları vardır.

💡İpucu
Psikolojik şiddete uğruyorsanız, süreci pasif bir şekilde beklemek yerine delil toplamaya başlamalısınız. Hakaret içeren mesajları silmeyin, tanık olabilecek kişilerle bağınızı koparmayın.

Tanık Beyanlarının İspattaki Kritik Rolü

Aile içi geçimsizliklerde ve aşağılama eylemlerinde bir numaralı delil tanık (şahit) beyanlarıdır. Akrabalarınız, ortak arkadaşlarınız, komşularınız veya evinize gelen temizlik görevlisi bile tanık olabilir. Mahkeme, olayları bizzat gören, duyan kişilerin ifadelerine itibar eder.

  • Görgüye Dayalı Bilgi: Eşinizin size misafirlerin yanında bağırıp hakaret ettiğine şahit olan bir arkadaşınızın beyanı altındır.
  • Duyuma Dayalı Bilgi: Size "eşim bana sürekli geri zekalı diyor, dayanamıyorum" diyerek ağladığınızı gören kardeşinizin beyanı, her ne kadar olayı bizzat görmemiş olsa da, mağduriyetinizin ve evliliğin sürdürülemez halinin tespiti için önemlidir.

WhatsApp Mesajları ve Sosyal Medya Kayıtları Delil Olur mu?

Evet, eşinizin size gönderdiği hakaret, aşağılama, küfür veya tehdit içeren SMS, WhatsApp, Telegram, Instagram DM gibi elektronik yazışmalar kesinlikle delildir. Eşiniz yazılı yolla size "senin gibi beceriksiz birini ne yapayım", "çapsız", "hayatımı mahvettin asalak" gibi mesajlar atıyorsa, bu ekran görüntülerini ve mesaj dökümlerini dava dosyasına sunabilirsiniz. Bu mesajların silinmeden noter aracılığıyla veya bilirkişi tespitiyle kayıt altına alınması, delilin güvenilirliğini artırır.

Psikolojik Destek Kayıtları ve Uzman Raporları

Sürekli hor görülmek ve aşağılanmak insan psikolojisini tahrip eder. Eğer bu süreçte depresyon, anksiyete, panik atak gibi tanılarla psikiyatriye veya psikoloğa gitmişseniz, bu tedavi evrakları ve hastane kayıtları dosyaya celp edilebilir. Hekimin tuttuğu notlarda "eşinin uyguladığı psikolojik baskı nedeniyle depresyon" ibaresi yer alıyorsa, bu durum iddialarınızı güçlendiren ciddi bir yan delildir.

Günlükler ve Kişisel Notların Delil Niteliği

Eşinizden gizli tuttuğunuz, sadece kendi hislerinizi ve o gün yaşanan olayları anlattığınız kişisel günlükler, tek başına kesin delil olmasa da diğer delilleri (tanık, mesaj) destekleyici takdiri delil niteliğindedir. Mahkeme, günlüğün samimiyetini ve diğer kanıtlarla tutarlılığını değerlendirir.

Aşağılanma ve Hor Görülme Durumunda Manevi Tazminat Talebi

Aşağılanan, toplum içinde onuru kırılan, ruhsal bütünlüğü zedelenen taraf, boşanmanın doğal bir sonucu olarak manevi tazminat talep etme hakkına sahiptir.

Manevi Tazminatın Şartları Nelerdir?

TMK Madde 174/2'ye göre manevi tazminata hükmedilebilmesi için üç temel şart aranır:

  1. Boşanmaya Neden Olan Olaylar Kişilik Haklarına Saldırı Niteliğinde Olmalıdır: Hakaret, küfür, aşağılama, bedensel özelliklerle alay etme doğrudan kişilik haklarına saldırıdır.
  2. Kusur Durumu: Tazminat talep eden tarafın ya hiç kusuru olmamalı ya da karşı tarafa göre çok daha az kusurlu olmalıdır.
  3. İlliyet Bağı: Duyulan elem, keder ve psikolojik çöküntü doğrudan eşin bu onur kırıcı davranışlarından kaynaklanmalıdır.

Tazminat Miktarı Hangi Kriterlere Göre Belirlenir?

Kanunlarda tazminatın net bir formülü yoktur. 2026 yılı güncel mahkeme uygulamalarına göre hakim tazminat miktarını belirlerken; tarafların sosyal ve ekonomik durumunu, aşağılamanın şiddetini, eylemlerin ne kadar süre devam ettiğini ve mağdurun yaşadığı psikolojik yıkımın derecesini dikkate alır. Zengin ve varlıklı bir eşin ödeyeceği manevi tazminat miktarı, asgari ücretle çalışan birine göre daha yüksek belirlenir (caydırıcılık ve adaleti sağlama ilkesi gereği). Hak kayıpları yaşamamak ve taleplerinizi doğru oranda sunabilmek adına mutlaka bir İstanbul boşanma avukatı rehberliğinde süreci yürütmeniz elzemdir.

Psikolojik Şiddetin Velayet Davasına Etkisi Nedir?

Eşlerden birinin diğerini aşağılaması sadece karı-koca ilişkisini değil, ebeveynlik kapasitesini de doğrudan ilgilendiren bir konudur.

Çocuğun Gelişimi ve Psikolojik Şiddet Uygulayan Ebeveyn

Mahkemeler velayet kararını verirken tek bir ilkeye bakar: Çocuğun Üstün Yararı. Eşini çocuklarının önünde sürekli aşağılayan, ona saygısızca davranan bir kişinin, çocuğa rol model olamayacağı ve çocuğun psikolojik gelişimini olumsuz etkileyeceği aşikardır. Aile içi psikolojik şiddete tanık olan çocuklarda ileriki yaşlarda ciddi travmalar görüldüğünden, mahkemeler velayeti verirken şiddet uygulayan (psikolojik dahi olsa) ebeveyne karşı temkinli yaklaşır.

Uzman Pedagog (SİR) Raporlarının Önemi

Velayet çekişmesi yaşandığında mahkeme, uzman psikolog ve pedagogları görevlendirerek Sosyal İnceleme Raporu (SİR) düzenletir. Uzman, ebeveynlerle ve idrak çağındaki çocukla görüşür. Eğer uzman görüşmesinde eşin aşağılayıcı, öfke kontrolü olmayan, narsistik veya saldırgan tutumları tespit edilirse, bu durum raporlanarak hakime sunulur ve velayetin psikolojik şiddet mağduru eşe verilmesi yönünde kuvvetli bir zemin oluşur.

Eşin Aşağılayıcı Davranışlarına Karşı Alınabilecek Uzaklaştırma Kararları

Fiziksel şiddet olmasa bile, psikolojik şiddet (hakaret, aşağılama, sürekli rahatsız etme, tehdit) de 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamındadır.

Eğer eşiniz aynı evdeyken size sürekli olarak psikolojik işkence yapıyor, onurunuzu kırıyor ve ruh sağlığınızı tehlikeye atıyorsa, Aile Mahkemesinden talepte bulunarak evden uzaklaştırma ve iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme yönünde koruma kararı aldırabilirsiniz. Bu karar, boşanma davası açılmadan önce alınabileceği gibi, dava devam ederken de talep edilebilir.

Narsist Eş Kurbanlarının Hukuki Mücadelesinde Bilinmesi Gerekenler

Boşanma pratiğinde, eşini sürekli aşağılayan, kendisini kusursuz görüp karşı tarafı her olayda suçlayan profillerin büyük çoğunluğu narsistik kişilik özellikleri göstermektedir. Narsist bir eşten boşanmak oldukça zorludur çünkü dışarıya karşı mükemmel eş imajı çizerken, kapalı kapılar ardında ağır psikolojik eziyet uygularlar. Bu tür davalarda olay kurgusunun, manipülasyonların mahkemeye doğru aktarılması hayati önem taşır. Konunun psikolojik ve hukuki derinliğini narsist eşten boşanma ve psikolojik şiddet başlıklı rehberimizde detaylıca incelemiştik. Narsist eşler duruşmalarda dahi yalan söyleyerek mağduru suçlamaya çalışacağından, avukatınızın çapraz sorgu tekniklerini iyi bilmesi gerekir.

Çekişmeli Dava Sürecinde Örnek Boşanma Dilekçesi Taslağı

Aşağıda, sadece fikir vermesi amacıyla hazırlanmış basit bir dava dilekçesi kurgusu sunulmuştur. Gerçek bir dava dilekçesinin, somut olaylara, delillere ve usul kurallarına uygun olarak kişiye özel hazırlanması zorunludur.

📋Örnek

İSTANBUL ( ) AİLE MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNE

DAVACI: [Ad Soyad, T.C. Kimlik No, Adres]
VEKİLİ: Av. Murat Aydar
DAVALI: [Ad Soyad, T.C. Kimlik No, Adres]
KONU: Türk Medeni Kanunu m. 162 (Onur Kırıcı Davranış) ve m. 166/1 (Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması) nedenlerine dayalı olarak tarafların BOŞANMALARINA, ortak çocuğun velayetinin müvekkile verilmesine, ... TL maddi, ... TL manevi tazminata ve aylık ... TL tedbir/yoksulluk nafakasına hükmedilmesi talebimizdir.

AÇIKLAMALAR:
1. Müvekkil ile davalı eş .../.../... tarihinde evlenmiş olup, bu evlilikten ... doğumlu bir çocukları bulunmaktadır.
2. Davalı taraf, evliliğin başından bu yana müvekkile yönelik ağır psikolojik şiddet uygulamakta, onu sürekli olarak aşağılamaktadır. Davalı, toplum içinde ve aile fertlerinin yanında müvekkile "sen ne anlarsın beceriksiz, köylü, cahil" gibi onur kırıcı kelimelerle hitap etmeyi alışkanlık haline getirmiştir.
3. Davalı, son olarak ... tarihinde ortak dostları ...'nin evinde düzenlenen yemekte müvekkilin dış görünüşü ile alay etmiş ve hakaret ederek masadan kalkmasına sebep olmuştur. (Bu durum tanık beyanları ile ispatlanacaktır.)
4. Davalının süreklilik arz eden hor görme ve değersizleştirme eylemleri sebebiyle müvekkilin kişilik hakları ağır bir biçimde zedelenmiş, ruh sağlığı bozulmuş ve psikolojik destek almak zorunda kalmıştır.
5. Ortak yaşamın sürdürülmesi müvekkil açısından çekilmez bir hal almıştır. Tüm kusur, ağır derecede onur kırıcı davranışlarda bulunan davalı taraftadır.

HUKUKİ SEBEPLER: TMK, HMK ve ilgili mevzuat.
DELİLLER: Nüfus kayıt örneği, tanık beyanları (isimleri bilahare bildirilecektir), WhatsApp mesaj kayıtları, hastane/psikiyatri tedavi evrakları, bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve re'sen gözetilecek nedenlerle;
- Davanın KABULÜ ile tarafların TMK 162 ve 166/1 maddeleri uyarınca BOŞANMALARINA,
- Ortak çocuğun velayetinin müvekkile verilmesine,
- Müvekkil lehine ... TL manevi, ... TL maddi tazminata hükmedilmesine,
- Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygıyla vekaleten talep ederiz.

Davacı Vekili
Av. Murat Aydar
(e-imzalıdır)

Dilekçe Hazırlarken Dikkat Edilmesi Gereken Hassas Noktalar

Boşanma davalarında iddia edilmeyen bir husus, sonradan delillerle desteklense dahi mahkemece dikkate alınmaz (Teksif ilkesi). Bu nedenle eşinizin size uyguladığı aşağılama eylemlerini, tarih tarih hatırlamasanız bile mevsim/yıl bazında veya olay bazında (örneğin "geçen yaz ablamın düğününde...") mutlaka dilekçede belirtmelisiniz. Genel ve soyut bir dille "beni hep hor görürdü" demek yerine, "bana defalarca yetersiz olduğumu, paramı harcamasını bilmediğimi söyledi" şeklinde somutlaştırmak ispat sürecinizi oldukça kolaylaştıracaktır.

Evlilik sürecinde yaşadığınız onur kırıcı davranışlar, kimsenin katlanmak zorunda olmadığı hukuki ihlallerdir. Hakaretlerin, değersizleştirilmelerin ve sistematik hor görmenin gölgesinde bir yaşam sürmek yerine, yasal haklarınızı doğru ve cesur bir şekilde kullanarak yeni ve huzurlu bir hayata adım atabilirsiniz. Adaletin tecelli etmesi için susmamak ve uzman bir hukuki destekle yola çıkmak en doğru karar olacaktır.

Yazar Hakkında
Av. Murat Aydar

Av. Murat Aydar

Boşanma Avukatıİstanbul Barosu - Sicil No: 62459

İstanbul'da aile hukuku alanında müvekkillerime hizmet veriyorum. Özellikle anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı davalarında hukuki destek sağlıyorum.