Mal Paylaşımı ve Boşanma Hukuku

Boşanmada Müşterek Konutun Paylaşımı ve İntifa Hakkı 2026 Kapsamlı Rehberi

Av. Murat Aydarİstanbul Boşanma Avukatı
Son güncelleme: 8 Eylül 2026
12 dk okuma

Özet

Boşanmada müşterek konutun paylaşımı, eşlerin en çok uyuşmazlık yaşadığı konuların başında gelir. Dava süresince hakimin geçici tedbir kararıyla evin kimde kalacağı belirlenirken, boşanma kesinleştikten sonra mal rejimi kuralları devreye girer. Edinilmiş mallara katılma rejimine göre evlilik içinde alınan ev yarı yarıya paylaşılır. Ancak kredi borcu devam eden evlerde, kişisel mallarla alınan konutlarda ve miras kalan gayrimenkullerde farklı hesaplamalar yapılır. Sağ kalan eşin intifa hakkı ile boşanma protokolleriyle kurulan sükna (oturma) hakkı arasındaki ayrımlar iyi bilinmelidir. Aile konutu şerhi, evin dava sürerken habersiz satılmasını engeller.

Evlilik birliğinin temel unsurlarından biri olan müşterek konut, eşlerin birlikte yaşadığı, anılarını biriktirdiği ve çoğu zaman en değerli mal varlıkları olan mekandır. Ancak evlilik birliğinin sarsılması ve boşanma sürecine girilmesiyle birlikte, bu konutun geleceği en büyük hukuki ve duygusal çatışma alanlarından birine dönüşür. 2026 yılı itibarıyla, artan gayrimenkul değerleri ve ekonomik dalgalanmalar, boşanma davalarında müşterek konutun paylaşımını eskisinden çok daha stratejik bir hale getirmiştir.

Bir İstanbul boşanma avukatı olarak, müvekkillerimin bana en sık sorduğu soruların başında "Evden kim çıkacak?" ve "Ev kime kalacak?" soruları gelmektedir. Bu kapsamlı rehberde, salt teorik kanun maddelerini sıralamak yerine, mahkeme salonlarında bizzat deneyimlediğimiz pratik süreçleri, Yargıtay'ın güncel içtihatlarının işaret ettiği yönü ve hak kaybına uğramamanız için almanız gereken önlemleri adım adım inceleyeceğiz. Boşanma davası açılmadan önceki süreçten, davanın kesinleşmesi ve tapu iptal tescil aşamalarına kadar müşterek konutun akıbetini detaylandıracağız.

Boşanma Davası Sürecinde Müşterek Konutta Kim Kalır?

Boşanma davası açıldığı andan itibaren, dava sonuçlanıncaya kadar geçen ve bazen yıllar sürebilen dönemde eşlerin nerede yaşayacağı büyük bir sorundur. Eşlerin aynı evde yaşamaya devam etmesi, hem psikolojik hem de hukuki açıdan yıpratıcı olaylara, bazen de aile içi şiddete zemin hazırlayabilir. Bu nedenle Türk Medeni Kanunu, hakime eşlerin barınması konusunda geçici önlemler alma yetkisi vermiştir.

Dava açıldığında hakim, talebe bağlı kalmaksızın (re'sen) eşlerin ve çocukların geçici barınma ihtiyacını düzenlemek zorundadır. Bu düzenleme yapılırken evin kimin üzerine tapulu olduğunun hiçbir önemi yoktur. Tapu kocasının üzerine olsa bile, hakim müşterek konutu dava süresince kadına ve çocuklara tahsis edebilir. Bu tamamen geçici bir tedbirdir ve mülkiyet hakkını değiştirmez.

Hakimin Geçici Tahsis Kararında Kriterleri Nelerdir?

Hakim, müşterek konutun dava süresince kime tahsis edileceğine karar verirken çeşitli dinamikleri göz önünde bulundurur. Bu dinamiklerin başında çocukların üstün yararı gelir. Eğer tarafların müşterek çocukları varsa ve çocukların alıştığı düzenin bozulmaması, okullarına yakınlıkları gibi sebepler söz konusuysa, konut genellikle çocukların geçici velayetini veya fiili bakımını üstlenen eşe tahsis edilir.

Bir diğer önemli kriter ise eşlerin ekonomik ve sosyal durumlarıdır. Kendi ailesinin yanına dönebilecek, ayrı bir ev kiralama imkanı daha yüksek olan veya şiddet uygulama ihtimali bulunan eş evden uzaklaştırılır. Özellikle 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında bir uzaklaştırma kararı talep edilmişse, şiddet uygulayan eş derhal müşterek konuttan çıkarılır ve anahtarı teslim etmesi istenir.

ℹ️Bilgi
Müşterek konutun dava süresince bir eşe tahsis edilmesi, o eşin ev üzerinde mülkiyet hakkı kazandığı anlamına gelmez. Bu sadece bir kullanma hakkıdır. Dava bitip mal paylaşımı aşamasına geçildiğinde tapu sahibinin hakları yeniden hesaplanacaktır.

Aile Konutu Şerhi Nedir ve Neden Önemlidir?

Boşanma aşamasında en sık karşılaştığımız kötü niyetli eylemlerden biri, tapu sahibi eşin, diğer eşten habersiz bir şekilde evi üçüncü bir kişiye satması veya ev üzerine ipotek koydurmasıdır. Türk Medeni Kanunu, bu tür mağduriyetleri önlemek için "Aile Konutu" müessesesini ihdas etmiştir. Aile konutu, eşlerin bütün yaşam faaliyetlerini gerçekleştirdikleri, yaşantılarına merkez yaptıkları mekandır.

⚖️Yasal Düzenleme
Türk Medeni Kanunu Madde 194: Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz.

Kanunun bu emredici hükmü sayesinde, tapuda malik görünen eş, diğer eşin açık (yazılı) rızası olmadan evi satamaz. Ancak uygulamada, tapu memurlarının evin bir aile konutu olduğunu bilebilmeleri için tapu kütüğünde bir şerh (uyarı) bulunması gerekmektedir. Eğer şerh yoksa ve ev iyi niyetli bir üçüncü kişiye satılırsa, satışı iptal ettirmek son derece zor, bazen imkansız hale gelebilir.

Aile Konutu Şerhi Tapuya Nasıl İşlenir?

Aile konutu şerhi koydurmak oldukça basit ve hayati bir işlemdir. Evlilik cüzdanı, muhtarlıktan veya e-Devlet üzerinden alınacak yerleşim yeri (ikametgah) belgesi ve kimlik belgesi ile doğrudan Tapu Müdürlüğüne başvurularak bu şerh ücretsiz olarak işlenebilir. Dava açılmasını beklemeye gerek yoktur.

Ancak bazen tapu müdürlüklerinde bürokratik engeller çıkabilir veya eşlerden biri ikametgahını oraya aldırmamış olabilir. Bu gibi durumlarda Aile Mahkemesine başvurularak "Aile konutu şerhi konulması" talepli dava açılabilir. Hakim, yapacağı kısa bir araştırma (kolluk araştırması, faturaların incelenmesi) sonucunda evin aile konutu olduğunu tespit eder ve tapuya müzekkere yazarak şerhi işletir.

Boşanma Kesinleştikten Sonra Müşterek Konutun Paylaşımı Nasıl Yapılır?

Boşanma davası ile mal paylaşımı davası genellikle birlikte açılır ancak mahkemeler, mal paylaşımını karara bağlamak için öncelikle boşanma davasının kesinleşmesini (tarafların resmi olarak boşanmasını) beklerler. Boşanma kesinleştiğinde, evlilik birliği içinde tabi olunan mal rejiminin tasfiyesi başlar. Türkiye'de 1 Ocak 2002 tarihinden itibaren yasal mal rejimi "Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi"dir.

Bu aşamada detaylı bilgi almak için, sürecin nasıl işlediğini ve yasal hesaplamaların nasıl yapıldığını anlattığımız boşanmada mal paylaşımı konulu akademik içeriğimizi inceleyebilirsiniz. Temel kural şudur: Evlilik birliği içinde, eşlerin emekleri karşılığında (maaş, ticari kazanç vb.) elde ettikleri gelirlerle alınan her türlü mal, aksine bir sözleşme yoksa eşler arasında yarı yarıya (1/2) paylaştırılır.

Edinilmiş Mal Kapsamında Evin Durumu

Müşterek konut evlilik tarihi ile boşanma davasının açıldığı tarih (mal rejiminin sona erdiği tarih) arasında satın alınmışsa ve evin alımında eşlerin kişisel malları kullanılmamışsa, bu ev bir "edinilmiş maldır". Tapu kimin üzerine olursa olsun, diğer eş evin sürüm (rayiç) değerinin yarısı üzerinde "katılma alacağı" hakkına sahiptir.

Burada en çok karıştırılan husus şudur: Boşanma neticesinde evin tapusu fiziksel olarak ikiye bölünmez (yarı yarıya tapu iptal ve tescil edilmez). Tapu kimin üzerindeyse onda kalmaya devam eder, ancak diğer eşe evin güncel değeri üzerinden hesaplanan nakdi bir tazminat (katılma alacağı) ödemek zorunda kalır. Eğer bu parayı ödeyemezse, alacaklı eş evi icra yoluyla sattırıp hakkını oradan tahsil edebilir.

Kişisel Mal Sayılan Konutun Paylaşımı Mümkün mü?

Her müşterek konut yarı yarıya paylaşılmaz. Kanun, bazı malları "kişisel mal" olarak kabul eder ve bu mallar kural olarak paylaşıma tabi değildir. Kişisel mallar şunlardır:

  • Evlenmeden önce alınmış konutlar,
  • Evlilik içinde bile olsa miras yoluyla intikal eden konutlar,
  • Karşılıksız kazanma (bağış, hediye, loto ikramiyesi) yoluyla elde edilen konutlar,
  • Kişisel malların yerine geçen değerlerle (örneğin miras kalan arsanın satılıp yerine ev alınması) alınan konutlar.

Eğer müşterek konut bu yollardan biriyle eşlerden birine ait olmuşsa, boşanma durumunda bu ev paylaşıma sokulmaz; mülkiyet bütünüyle o eşe aittir. Ancak burada çok ince bir hukuki nüans vardır: Değer artış payı alacağı.

Değer Artış Payı Alacağı Nasıl Doğar?

Diyelim ki koca, evlenmeden önce bir ev satın aldı. Ancak ev kabadır veya çok eskidir. Evlilik içinde kadın, kendi maaşıyla veya takılarıyla bu evin tadilatını, mantolamasını yaptırır veya mutfağını baştan aşağı yeniletirse, evin değerinde bir artış meydana gelir. Boşanma sırasında kadın evin kendisini talep edemez (çünkü ev kocanın kişisel malıdır), ancak yaptığı bu maddi katkının güncel değerini "Değer Artış Payı Alacağı" olarak talep edebilir.

Kredi ile Alınan Müşterek Konut Boşanmada Nasıl Paylaşılır?

Günümüzde peşin parayla ev almak giderek zorlaştığı için, eşler genellikle konut kredisi (mortgage) kullanarak ev sahibi olmaktadır. Kredili evlerin boşanmada paylaşımı, hukuki ve matematiksel açıdan en karmaşık süreçlerden biridir. Kredili evin paylaşımında temel referans tarihi, "boşanma davasının açıldığı tarih"tir.

Kredi Borcu Devam Eden Evde Hesaplama Yöntemi

Boşanma davası açıldığı gün mal rejimi sona erer. Bu tarihe kadar ödenen kredi taksitleri (evlilik içinde eşlerin gelirleriyle ödendiği için) edinilmiş mal kabul edilir. Ancak dava açıldıktan sonra ve boşanma kesinleştikten sonra ödenecek olan kredi taksitleri, krediyi çeken eşin kişisel borcu haline gelir.

📋Örnek
Örnek Senaryo: Eşler evlilik içinde 120 ay vadeli kredi ile bir ev alıyor. Boşanma davası açıldığında bu kredinin 60 ayı ödenmiş, 60 ayı kalmış durumdadır. Evin güncel (dava/karar tarihindeki) piyasa değeri 5.000.000 TL olsun. Mahkeme, ödenen 60 ayın toplam vadeye oranını (60/120 = %50) hesaplar. Evin değerinin %50'si olan 2.500.000 TL evlilik içi edinilmiş değerdir. Diğer eş, bu edinilmiş değerin yarısı olan 1.250.000 TL'yi katılma alacağı olarak talep etme hakkına sahip olur. Kalan 60 ayın borcu ise tapu sahibi eşe aittir.

Eğer kredili ev alınırken peşinat olarak eşlerden birinin kişisel malı (örneğin düğün takıları, bekarlıktan kalan birikimi veya ailesinin bağışı) kullanılmışsa, bu peşinat bedelinin toplam alım bedeline oranı bulunarak evin güncel değeri içinden o oran tenzil (indirim) edilir. Daha detaylı senaryolar için krediyle alınan evin paylaşımı hakkındaki makalemizi okuyabilirsiniz.

Boşanmada İntifa Hakkı ve Oturma (Sükna) Hakkı Nedir?

Mal paylaşımında her zaman her şey nakit parayla çözülmez. Bazen eşler, özellikle çocukların düzeninin bozulmaması için veya bir eşin diğerine olan katılma alacağı borcunu nakit ödeyememesi nedeniyle farklı ayni haklar tesis etme yoluna giderler. Bu noktada karşımıza "İntifa Hakkı" ve "Oturma (Sükna) Hakkı" kavramları çıkar.

İntifa Hakkı ile Sükna Hakkı Arasındaki Farklar Nelerdir?

Bu iki kavram sıklıkla karıştırılsa da hukuki sonuçları bakımından birbirlerinden çok farklıdırlar.

Özellik İntifa Hakkı (Kullanma ve Yararlanma) Oturma (Sükna) Hakkı (Barınma)
Kapsam Gayrimenkulü hem kullanma hem de ondan yararlanma (semere elde etme) hakkı verir. Sadece binada veya bir bölümünde barınma (oturma) hakkı verir.
Kiraya Verme Hak sahibi kendisi oturabileceği gibi, evi başkasına kiraya verip kira gelirini alabilir. Hak sahibi evi başkasına kiraya veremez, bizzat kendisi oturmak zorundadır.
Devredilebilirlik Kural olarak başkasına devredilemez, şahsa bağlıdır. Ancak kullanımı devredilebilir. Kesinlikle başkasına devredilemez, mirasçılara geçmez.
Masraflar Vergi, sigorta ve olağan bakım masrafları intifa hakkı sahibine aittir. Sadece kullanımından doğan olağan bakım masrafları hak sahibine aittir.

Sağ Kalan Eşin Aile Konutu Üzerinde İntifa Hakkı Talebi

İntifa hakkı genellikle ölüm halinde miras hukuku kapsamında karşımıza çıkar. Türk Medeni Kanunu Madde 652'ye göre; eşlerden birinin ölümü halinde, sağ kalan eş, eski yaşantısını devam ettirebilmek için, miras payına mahsuben aile konutu üzerinde kendisine "mülkiyet hakkı" veya durum elvermiyorsa "intifa ya da oturma hakkı" tanınmasını talep edebilir. Bu, kanuni bir haktır.

Boşanma Durumunda İntifa Hakkı Kurulabilir mi?

Ölümden farklı olarak, boşanma davası sonucunda hakimin re'sen (kendiliğinden) taraflardan birine tapusu diğerine ait bir ev üzerinde intifa veya sükna hakkı kurma yetkisi oldukça sınırlıdır. Çekişmeli boşanma davalarında hakim tapu iptal ve tescil yapamaz, kural olarak nakdi tazminata (katılma alacağına) hükmeder.

Ancak taraflar anlaşmalı boşanma protokolü ile bu hakları tesis edebilirler. Bu, uygulamada çok sık başvurduğumuz ve tarafları büyük maddi yüklerden kurtaran bir formüldür. Konu hakkında daha fazla detayı boşanma sonrası evde oturma hakkı başlıklı yazımızda bulabilirsiniz.

Velayet Hakkı Sahibi Eşe Evin Tahsis Edilmesi Mümkün mü?

Çocukların velayetini alan eş, genellikle çocukların psikososyal gelişimlerinin sekteye uğramaması adına müşterek konutta kalmayı talep eder. Hukukumuzda "Çocuğun üstün yararı" ilkesi her şeyin üzerindedir.

Çocuğun Üstün Yararı Kapsamında Konut Tahsisi

Anlaşmalı boşanmalarda taraflar, "Müşterek konutun kullanım hakkı, müşterek çocuk 18 yaşını dolduruncaya kadar (veya üniversite eğitimini tamamlayıncaya kadar) velayet sahibi anneye/babaya aittir" şeklinde bir madde koyabilirler. Bu, hukuken geçerli bir Oturma (Sükna) hakkı tesisidir. Bu sayede, tapu sahibi baba veya anne, çocuğu reşit olana kadar evi satamaz ve velayet sahibi eşi evden tahliye edemez.

"Müvekkillerimize sıkça tavsiye ettiğimiz bir yöntem şudur: Eğer evi nakden paylaşmak tarafları ekonomik krize sokacaksa veya çocukların okul düzeni bozulacaksa, evin çıplak mülkiyeti taraflardan birinde kalırken, diğer eşe çocuk reşit olana kadar oturma hakkı (sükna) tesis edilmesi, her iki tarafın da menfaatlerini koruyan en barışçıl çözümdür." - Av. Murat Aydar

Anlaşmalı Boşanmada Müşterek Konutun Devri Nasıl Düzenlenir?

Anlaşmalı boşanma, eşlerin boşanmanın tüm mali sonuçları ve çocukların durumu hakkında uzlaşarak tek celsede boşandıkları yoldur. Eğer taraflar müşterek konutu paylaşma veya bir tarafa devretme kararı almışlarsa, bu durumun protokole son derece net, yoruma mahal vermeyecek şekilde yazılması şarttır. Etkili bir protokol hazırlığı için anlaşmalı boşanma avukatı ile çalışmak telafisi imkansız zararları önler.

Tapu Devir İşlemleri ve Harçlar

Boşanma protokolünde evin diğer eşe devredileceği yazılmış ve bu karar mahkemece onaylanıp kesinleşmişse, tapu müdürlüğünde devir işlemi yapılmalıdır. Mahkeme kararına (ilama) dayalı tapu devirlerinde harç avantajı bulunmaktadır. Normal satış işlemlerinde binde 40 (alıcı binde 20, satıcı binde 20) tapu harcı ödenirken, boşanma kararına istinaden yapılan mal paylaşımı devirlerinde maktu harç (nispi değil, sabit düşük bir miktar) ödenmesi mümkündür. Ancak protokolde "evi bedelsiz devreder" ibaresi yerine "mal rejiminin tasfiyesi kapsamında devreder" ibaresinin kullanılması vergi memurlarının işlemi bağış olarak nitelendirip yüksek vergi çıkarmasını engellemek adına kritiktir.

Boşanmada Müşterek Konutun Paylaşımına Dair Örnek Dilekçe ve Protokol Maddesi

Aşağıda, müşterek konutun kullanımına ve intifa/sükna hakkı tesisine ilişkin örnek bir anlaşmalı boşanma protokolü maddesi ile aile konutu şerhi konulmasına dair bir dilekçe taslağı yer almaktadır. Bu taslaklar genel bilgi amaçlıdır ve her somut olaya göre özelleştirilmesi gerekir.

📋Örnek
Örnek 1: Anlaşmalı Boşanma Protokolü Konut Tahsisi ve İntifa Maddesi

"Tarafların evlilik birliği içerisinde edinmiş oldukları ve halihazırda müşterek konut olarak kullanılan, İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, [Mahalle/Ada/Parsel] mevkiinde kain [Bağımsız Bölüm No] numaralı taşınmazın tam mülkiyeti davacı/davalı Koca üzerinde kalmaya devam edecektir. Ancak, müşterek çocuk [Çocuğun Adı Soyadı]'nın velayeti davacı/davalı Anne'ye verildiğinden, çocuğun barınma ve düzen ihtiyacı gözetilerek, söz konusu taşınmaz üzerinde müşterek çocuk 18 (onsekiz) yaşını dolduruncaya kadar davacı/davalı Anne lehine bedelsiz olarak ve tapuya şerh edilmek suretiyle 'Sükna (Oturma) Hakkı' tesis edilecektir. Sükna hakkı süresince taşınmazın olağan apartman aidatı ve kullanımından doğan faturaları Anne tarafından, demirbaş giderleri, emlak vergisi ve zorunlu deprem sigortası Koca tarafından ödenecektir."

Örnek 2: Aile Konutu Şerhi Konulması İstemli Müzekkere Talebi Dilekçesi (Dava İçi)

AİLE MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİNE İSTANBUL

DOSYA NO: 2026/...

TALEPTE BULUNAN (DAVACI) : [Ad Soyad, TCKN] VEKİLİ : Av. Murat Aydar

KONU : Dava konusu müşterek konut üzerine "Aile Konutu Şerhi" konulması talebimizdir.

AÇIKLAMALAR : 1- Sayın Mahkemeniz nezdinde görülmekte olan boşanma davasında tarafların müşterek yaşadığı konut, tapuda davalı eş adına kayıtlıdır. (İstanbul İli, [İlçe], [Ada/Parsel] bilgileri). 2- Davalı eşin kötü niyetli hareket ederek dava süreci devam ederken söz konusu taşınmazı üçüncü şahıslara devretme veya üzerinde ayni haklar (ipotek vb.) tesis etme tehlikesi bulunmaktadır. 3- Türk Medeni Kanunu m. 194 gereğince ilgili konut eşlerin yaşam merkezidir ve davacının açık rızası olmadan satılamaz.

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, ileride telafisi imkansız zararların doğmasını engellemek amacıyla ilgili Tapu Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak belirtilen taşınmazın tapu kaydına HMK m. 389 ve TMK m. 194 uyarınca teminatsız olarak "AİLE KONUTU ŞERHİ" ve ayrıca 3. kişilere devrinin önlenmesi maksadıyla "İHTİYATİ TEDBİR" konulmasına karar verilmesini vekaleten talep ederim.

Davacı Vekili Av. Murat Aydar (İmza)

Boşanma sürecinde müşterek konutun akıbeti, eşlerin yaşam standartlarını doğrudan etkileyen en mühim konudur. Evi korumak, doğru mal rejimini uygulamak, geçmiş kredilerin veya kişisel malların ispatını yapmak ciddi bir hukuki donanım gerektirir. Bu noktada kulaktan dolma bilgilerle değil, alanında uzman bir avukatın rehberliğinde strateji geliştirmek, geleceğinizi güvenle inşa etmenizin tek yoludur. Süreç hakkında profesyonel hukuki destek almak ve hak kaybı yaşamamak için ofisimizle iletişime geçebilirsiniz.

Yazar Hakkında
Av. Murat Aydar

Av. Murat Aydar

Boşanma Avukatıİstanbul Barosu - Sicil No: 62459

İstanbul'da aile hukuku alanında müvekkillerime hizmet veriyorum. Özellikle anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı davalarında hukuki destek sağlıyorum.