Özet
Bu rehber, eşin sadakatsizliği (zina) ve güven sarsıcı davranışları nedeniyle açılacak çekişmeli boşanma davalarının tüm hukuki boyutlarını incelemektedir. Türk Medeni Kanunu'na göre zina ile güven sarsıcı davranış arasındaki farklar, hukuka uygun delil toplama yöntemleri (HTS, WhatsApp, otel kayıtları), dava açma süreleri, aldatmanın mal paylaşımı ve tazminata etkileri detaylandırılmıştır. Ayrıca sürecin nasıl yönetilmesi gerektiği ve örnek dava dilekçesi gibi pratik bilgiler sunulmaktadır.
Evlilik birliği, eşlerin birbirlerine karşı sadakat, güven, saygı ve dayanışma yükümlülükleri üzerine kuruludur. Ancak ne yazık ki, eşlerden birinin bu yükümlülüklere aykırı davranarak sadakatsizlik yapması veya güven sarsıcı davranışlarda bulunması, evliliğin temelinden sarsılmasına ve onarılamaz yaralar almasına yol açmaktadır. 2026 yılı itibarıyla, mahkemelere yansıyan uyuşmazlıkların çok büyük bir kısmı bu tür ihlallerden kaynaklanmaktadır. Bir aldatma şüphesiyle veya kesinleşmiş bir sadakatsizlik gerçeğiyle yüzleşen eşin, hukuki haklarını tam anlamıyla bilmesi ve stratejik adımlar atması hayati önem taşır. Bu kapsamlı rehberde, eşin sadakatsizliği nedeniyle açılacak boşanma davasının tüm aşamalarını, delil toplama kurallarını, mal paylaşımına etkilerini ve tazminat haklarınızı en ince ayrıntısına kadar inceleyeceğiz.
Hukuki sürecin doğru yönetilmesi, mağdur olan eşin geleceğini güvence altına alması açısından kritik bir aşamadır. Anlık öfke veya panikle yapılan hatalı eylemler, haklıyken haksız duruma düşmenize ve telafisi imkansız hukuki kayıplara neden olabilir. Bu nedenle, sürecin başından itibaren deneyimli bir istanbul boşanma avukatı ile çalışmak, hak kaybı yaşamanızı önleyecek en önemli adımdır.
Sadakatsizlik ve Güven Sarsıcı Davranış Nedir?
Halk arasında genellikle "aldatma" olarak tek bir kelimeyle ifade edilen durum, Türk hukuku uygulamasında ve Türk Medeni Kanunu'nda (TMK) farklı kategorilerde değerlendirilir. Mahkemede ileri sürülecek hukuki sebebin doğru seçilmesi, davanın kaderini doğrudan belirler. Hukuk sistemimiz, cinsel birlikteliği içeren "zina" eylemi ile cinsel boyut taşımayan ancak evlilik sadakatini bozan "güven sarsıcı davranışları" birbirinden ayırmıştır.
Türk Medeni Kanunu Kapsamında Zina (Aldatma) Nedir?
Zina, Türk Medeni Kanunu'nun 161. maddesinde düzenlenen, evlilik birliği devam ederken eşlerden birinin, karşı cinsten veya aynı cinsten üçüncü bir kişiyle bilerek ve isteyerek cinsel ilişkiye girmesi eylemidir. Zina, mutlak ve özel bir boşanma sebebidir. Yani zina eyleminin ispatlanması halinde, hakimin evlilik birliğinin temelinden sarsılıp sarsılmadığını araştırmasına gerek kalmaz; zinanın varlığı boşanma kararı verilmesi için yeterlidir.
Zinanın ispatı genellikle zordur çünkü bu eylem doğası gereği gizli yürütülür. Ancak Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, zina mutlaka suçüstü veya fotoğrafik delillerle ispatlanmak zorunda değildir. Eşin, karşı cinsten biriyle bir otel odasında geceyi geçirmesi, ortak bir konutta baş başa uzun süre kalınması veya çok açık cinsel içerikli yazışma ve fotoğrafların yakalanması, "zinaya karine" (zinanın varlığına dair güçlü ipucu) olarak kabul edilir ve bu durumlar ispat yükünü karşı tarafa geçirir.
Zina ile Güven Sarsıcı Davranış Arasındaki Temel Farklar Nelerdir?
Her aldatma şüphesi veya eylemi hukuken "zina" boyutuna ulaşmayabilir. TMK madde 166/1'de düzenlenen "Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması" (eski adıyla şiddetli geçimsizlik) genel boşanma sebebidir. Güven sarsıcı davranışlar bu kapsama girer. İkisi arasındaki temel farkları şu şekilde özetleyebiliriz:
- Cinsel İlişki Şartı: Zinada fiziksel bir cinsel ilişkinin varlığı veya buna dair çok güçlü bir karine aranırken; güven sarsıcı davranışta cinsel ilişki şartı yoktur. Eşin başka biriyle flörtleşmesi, mesajlaşması, sarılması veya öpüşmesi güven sarsıcı davranıştır.
- Dava Açma Süresi: Zina davasında 6 aylık ve 5 yıllık kesin hak düşürücü süreler vardır. Güven sarsıcı davranışa dayalı genel boşanma davasında ise böyle katı hak düşürücü süreler bulunmaz.
- Mal Paylaşımına Etkisi: Zina ispatlanırsa, aldatan eşin mal paylaşımındaki katılma alacağı (edinilmiş mallar üzerindeki hakkı) hakim kararıyla tamamen ortadan kaldırılabilir veya azaltılabilir. Ancak sadece güven sarsıcı davranış ispatlanırsa (zina ispatlanamazsa), kusur ne kadar ağır olursa olsun mal paylaşımındaki yasal yarı yarıya paylaşım kuralı genellikle değişmez (tazminat hakları saklıdır).
Bu kritik farklar nedeniyle, dava dilekçesi hazırlanırken sıklıkla "kademeli dava" veya "terditli dava" yöntemi tercih edilir. Yani dilekçede "Öncelikle zina (TMK 161) sebebiyle, eğer mahkeme zinayı ispatlanmış saymazsa evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK 166/1) sebebiyle boşanmaya karar verilmesi" talep edilir.
Sadece Duygusal Bir Bağlantı Zina Sayılır mı?
Hayır, fiziksel bir temas (cinsel nitelikte) içermeyen, sadece mesajlaşma, telefonda saatlerce konuşma, "seni seviyorum" gibi ifadeler içeren duygusal bağlantılar hukuken zina sayılmaz. Bu eylemler ağır kusur oluşturan "güven sarsıcı davranış" kapsamındadır. Taraflar cinsel birliktelik yaşamamış olsalar bile, eşin bir başkasına karşı duygusal hisler beslemesi ve bunu belli etmesi, evliliğin sadakat yükümlülüğünü derinden ihlal eder ve kusurlu tarafa yüksek miktarlarda tazminat yükletilmesine neden olur.
Çekişmeli Boşanma Davasında İspat Yükümlülüğü ve Deliller
Hukukumuzda temel kural şudur: İddia eden, iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. Eşinizin sadakatsizlik yaptığını iddia ediyorsanız, mahkemeye inandırıcı, somut ve hukuka uygun deliller sunmak zorundasınız. Sadece şüpheler, söylentiler veya hisler üzerinden mahkemenin boşanma kararı vermesi ve lehinize tazminata hükmetmesi mümkün değildir. Bu aşamada, çekişmeli boşanma davası sürecinde ustalıkla yönetilmesi gereken en hassas konu delillerin toplanması ve sunulmasıdır.
Hangi Deliller Mahkemede Kabul Edilir?
Sadakatsizlik ve aldatma iddialarını ispatlamak için kullanılabilecek başlıca deliller şunlardır:
- İletişim Kayıtları (HTS): Eşin, üçüncü kişiyle yaptığı telefon görüşmelerinin sıklığı, saatleri ve süresini gösteren kayıtlardır. HTS kayıtları içerik (ne konuşulduğu) barındırmaz, sadece arama/aranma bilgisini içerir. Ancak gece yarısı 03:00'te sık sık yapılan görüşmeler hakimde güçlü bir kanaat oluşturur.
- Mesajlaşma ve Sosyal Medya İçerikleri: WhatsApp, Instagram (DM), Facebook, SMS, Telegram gibi uygulamalar üzerinden yapılan yazışmaların ekran görüntüleri, ses kayıtları ve medya dosyaları.
- Otel ve Seyahat Kayıtları: Eşin, evlilik dışı ilişki yaşadığı iddia edilen kişiyle aynı otelde kalıp kalmadığının, aynı uçak veya otobüsle seyahat edip etmediğinin kayıtları. Mahkeme kanalıyla otellerden, Emniyet Müdürlüğü Konaklama Bildirim Sistemi'nden (KBS) ve havayolu şirketlerinden istenebilir.
- Banka ve Kredi Kartı Ekstreleri: Eşin, başka birine aldığı pahalı hediyeler, çiçek gönderimleri, uçak bileti harcamaları, kuyumcu alışverişleri veya otel harcamaları finansal sadakatsizliği ve aldatmayı ispatlar.
- Tanık Beyanları: Aldatmayı bizzat gören, duyan veya aldatan eşin itiraflarına şahit olan aile üyeleri, arkadaşlar, komşular veya iş arkadaşlarının mahkeme huzurundaki yeminli ifadeleri.
- Fotoğraf ve Video Kayıtları: Kamuya açık alanlarda (kafe, sokak, alışveriş merkezi, park) çekilmiş, eşi üçüncü bir kişiyle samimi gösteren fotoğraf veya kamera kayıtları.
Daha detaylı stratejiler için boşanmada aldatma delilleri hakkındaki geniş kapsamlı çalışmamızı inceleyebilirsiniz.
Hukuka Uygun ve Hukuka Aykırı Delil Ayrımı Nasıl Yapılır?
Türk hukukunda "Zehirli Ağacın Meyvesi Zehirlidir" ilkesi geçerlidir. Anayasa ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) gereği, hukuka aykırı yollarla elde edilmiş deliller mahkeme tarafından hükme esas alınamaz. Bir delilin hukuka aykırı olması, sadece davayı kaybetmenize değil, aynı zamanda eşiniz tarafından hakkınızda "Özel Hayatın Gizliliğini İhlal", "Haberleşmenin Gizliliğini İhlal" veya "Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirme" suçlarından ceza davası açılmasına neden olabilir.
Hukuka Aykırı Olan (Kullanılamaz) Delillere Örnekler:
- Eşin aracına veya ofisine ondan habersiz ses kayıt cihazı (böcek) veya gizli kamera yerleştirmek.
- Eşin telefonuna casus yazılım (spyware) yükleyerek tüm anlık mesajlarını kendi telefonunuza aktarmak.
- Eşin kilitli olan özel günlüğünü zorla açıp okumak ve mahkemeye sunmak.
- Özel bir dedektif tutarak eşin adım adım izlenmesi, evinin içinin teleobjektiflerle görüntülenmesi.
Hukuka Uygun Olan (Kullanılabilir) Delillere Örnekler:
- Eşin ortak kullanılan evdeki bilgisayarında WhatsApp Web hesabını açık unutması üzerine, tesadüfen görülen aldatma mesajlarının ekran görüntüsünün alınması. (Burada tesadüfilik ve ortak yaşam alanı vurgusu önemlidir).
- Ortak yaşanılan konuta giren çıkanları gösteren bina girişindeki güvenlik kamerası kayıtları.
- Eşin telefonunun masanın üzerinde dururken ekrana düşen mesaj bildiriminin fotoğrafının çekilmesi.
- Eşin yüzüne karşı "Beni aldattığını biliyorum" dediğinizde başlayan tartışma sırasında, kendinizi korumak ve o anki itirafı belgelemek amacıyla (başka türlü ispat imkanı yoksa) anlık olarak alınan ses kaydı. (Yargıtay, bu tarz ani gelişen olaylarda, önceden planlanmamış ses kayıtlarını istisnai olarak hukuka uygun sayabilmektedir).
WhatsApp, Sosyal Medya ve Telefon Kayıtları (HTS) Nasıl İstenebilir?
Toplumda en çok merak edilen ve yanlış bilinen konulardan biri de dijital delillerin mahkeme kanalıyla celbidir. Birçok kişi, mahkemenin operatörlerden (Turkcell, Vodafone, Türk Telekom) veya Meta (WhatsApp/Instagram) şirketinden eski mesaj içeriklerini getirtebileceğini zanneder. Bu tamamen yanlış bir bilgidir.
Operatörler, kişilerin SMS içeriklerini veya WhatsApp gibi uçtan uca şifreli uygulamaların içeriklerini kaydetmezler. Mahkeme talep etse dahi bu içerikler teknolojik ve hukuki olarak şirketlerden alınamaz. Bununla ilgili WhatsApp kayıtlarının boşanmada delil niteliği başlıklı yazımızda teknik detayları ele almıştık.
Ancak, mahkeme HTS (Historical Traffic Search) kayıtlarını Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'ndan (BTK) talep edebilir. HTS kaydı; eşinizin hangi tarihte, saat kaçta, hangi numarayı aradığını, aranıp aranmadığını, ne kadar süre konuştuğunu ve o sırada hangi baz istasyonundan sinyal aldığını gösteren detaylı bir dökümdür. Geriye dönük genellikle 1 yıl, bazen 5 yıla kadar istenebilmektedir.
Mesaj içeriklerini ispatlamanın yolu ise, bu mesajların bulunduğu cihazın (telefon, tablet) mahkemeye sunulması ve bilirkişi tarafından incelenerek imajının (kopyasının) alınmasıdır. Eğer ekran görüntülerini daha önce kendi telefonunuzla çektiyseniz, bu görüntülerin sonradan montajlanmadığını ve gerçekliğini kanıtlamak durumunda kalabilirsiniz.
Otel Kayıtları ve Kredi Kartı Ekstrelerinin Rolü
Çekişmeli boşanma davasında, avukatınız aracılığıyla sunacağınız talep doğrultusunda hakim şu yerlere müzekkere (resmi yazı) yazabilir:
- Emniyet Müdürlüğü (KBS Sistemi): Eşin son birkaç yıl içindeki tüm otel konaklamaları istenir. Eğer eş, davada taraf olmayan bir üçüncü kişiyle aynı tarihte, aynı otelde, özellikle de aynı odada konaklamışsa, bu durum zina için Yargıtay tarafından aksi ispat edilemez derecede güçlü bir karine sayılır.
- Bankalar: Eşin kredi kartı ve banka hesap hareketleri istenir. Evlilik dışı ilişki yaşanan kişiye yapılan EFT/Havale işlemleri (açıklamalarına dikkat edilir), pırlanta, çiçek veya lüks restoran harcamaları maddi delil olarak dosyaya girer.
Dava Açma Süreleri ve Hak Düşürücü Sürelerin Önemi
Hukuk, haklarını kullanmakta ihmalkar davrananları korumaz. Boşanma davalarında zamanlama her şeydir. Özellikle zinaya dayalı açılacak davalarda kanun koyucu çok kesin süreler belirlemiştir.
Zina Sebebiyle Dava Açma Süresi Ne Kadardır?
Bu maddeye göre iki ayrı süre vardır ve bu süreler "hak düşürücü" sürelerdir. Yani mahkeme bu sürelerin geçip geçmediğini kendiliğinden (resen) dikkate alır.
- Öğrenme Tarihinden İtibaren 6 Ay: Eşinizin aldattığını kesin ve net delillerle öğrendiğiniz günden itibaren en geç 6 ay içinde zina sebebine dayalı boşanma davası açmalısınız. Öğrendiğiniz halde sessiz kalır ve 7 ay sonra dava açarsanız, davanız süre aşımı nedeniyle reddedilir.
- Eylemin Üzerinden 5 Yıl: Olayın gerçekleştiği tarihten itibaren 5 yıl geçmişse, bu durumu yeni öğrenmiş olsanız dahi artık zinaya dayalı dava açamazsınız.
Ancak burada korkulacak bir durum yoktur. Süreyi kaçırmış olsanız bile, bu eylemleri TMK 166/1 (Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması - Güven Sarsıcı Davranış) kapsamında genel sebeple açacağınız davada "ağır kusur" olarak her zaman ileri sürebilirsiniz. Genel sebeplerde bu kadar kısa ve katı hak düşürücü süreler yoktur.
Affetme Durumunda Dava Hakkı Düşer mi?
Eşinizin aldatmasını öğrendikten sonra onu affederseniz, artık o eyleme dayanarak ne zina ne de güven sarsıcı davranış sebebiyle dava açamazsınız.
Eğer affettikten sonra eşiniz yeni bir aldatma eylemine karışırsa, elbette bu yeni eylem için dava açma hakkınız doğar, ancak eski, affedilen olayı mahkemede kusur olarak ileri süremezsiniz.
Sadakatsizlik Durumunda Mal Paylaşımı ve Tazminat Hakları
Boşanma sürecinde tarafların en çok endişe duyduğu konulardan biri ekonomik gelecektir. "Eşim beni aldattı, evden bir ceketini alıp çıkacak, tüm mallar bana kalacak" düşüncesi, hukuki olarak tam anlamıyla doğru değildir. Türkiye'deki yasal mal rejimi olan "Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi"nde kurallar karmaşıktır ve olayın niteliğine göre değişir.
Aldatan Eşin Mal Paylaşımındaki Hakları Azalır mı?
2002 yılından sonra evlenen veya bu tarihten sonra mal edinen çiftler için, evlilik içinde çalışarak veya emek harcanarak alınan mallar (ev, araba, bankadaki para) kural olarak yarı yarıya paylaşılır. Buna "katılma alacağı" denir.
Ancak, kanun koyucu aldatan eşi cezalandırmak amacıyla TMK 236. maddede özel bir düzenleme yapmıştır:
Bu maddenin uygulanabilmesi için çok kritik bir şart vardır: Boşanma kararının mahkeme tarafından açıkça "Zina (TMK 161)" sebebiyle verilmiş olması gerekir. Eğer davanızı sadece "Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması" (TMK 166/1) sebebiyle açtıysanız ve eşinizin aldatması bu dava içinde bir kusur olarak belirlendiyse, TMK 236/2 işlemez. Bu durumda eşiniz sizi aldatmış olsa bile, evlilik birliği içinde alınan ev veya arabadaki yarı yarıya hakkını alır. (Elbette tazminat yükümlülüğü doğacaktır, bu ayrı bir konudur).
Bu nedenle, elinde sağlam delilleri olan eşin, davasını mutlaka zina sebebine dayalı veya kademeli (terditli) olarak çekişmeli boşanma avukatı vasıtasıyla açması mal paylaşımındaki avantajını koruması açısından hayati önem taşır.
Maddi ve Manevi Tazminat Miktarı Nasıl Belirlenir?
Sadakatsizliğe ve güven sarsıcı davranışlara maruz kalan eş, boşanma davası ile birlikte maddi ve manevi tazminat talep etme hakkına sahiptir (TMK 174).
- Maddi Tazminat: Boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu eşin talep ettiği bedeldir. Evliliğin bitmesiyle kaybedilen maddi destek (eşin maaşı, sağladığı imkanlar vb.) göz önüne alınarak hesaplanır.
- Manevi Tazminat: Aldatılma olayı, kişinin onurunu, gururunu, psikolojik dengesini ve kişilik haklarını derinden sarsar. Sosyal çevrede yaşanan utanç ve travma nedeniyle çekilen acıların bir nebze olsun hafifletilmesi amacıyla manevi tazminata hükmedilir.
Tazminat Miktarını Belirleyen Kriterler Nelerdir? Hakim tazminat miktarını belirlerken belli bir matematiksel formül kullanmaz. 2026 yılı güncel içtihatlarına göre şu kriterler dikkate alınır:
- Tarafların ekonomik ve sosyal durumları (Aylık gelirleri, mal varlıkları).
- Kusurun ağırlığı (Aldatmanın süresi, aleniyeti, üçüncü kişinin kimliği - örneğin ortak arkadaş veya akraba ile aldatma durumunda tazminat çok daha yüksek çıkar).
- Paranın alım gücü ve güncel ekonomik koşullar.
- Aldatılan eşin uğradığı manevi yıkımın derecesi.
Zengin bir iş insanının ödeyeceği manevi tazminat ile asgari ücretle çalışan bir kişinin ödeyeceği manevi tazminat aynı olmaz. Hakim, tazminatın zenginleşme aracı olmamasına ancak caydırıcı bir etki yaratmasına dikkat eder.
Velayet ve Nafaka Kararlarına Sadakatsizliğin Etkisi
Aldatma eylemi, doğrudan eşler arasındaki sadakat yükümlülüğünün ihlalidir. Eşlik ve ebeveynlik rolleri birbirinden farklı olsa da, bu tür ağır eylemlerin velayet ve nafaka üzerinde ciddi yansımaları vardır.
Aldatan Eşe Çocuğun Velayeti Verilir mi?
Hukukumuzda "iyi bir eş olmamak, kötü bir anne/baba olmak anlamına gelmez" prensibi hakimdir. Ancak bu kural mutlak değildir. Velayet kararlarında hakimin dikkate aldığı tek husus "Çocuğun Üstün Yararıdır".
Eğer bir eş aldatmışsa, sırf bu sebeple otomatik olarak velayeti kaybeder demek yanlış olur. Ancak mahkeme, bu aldatma eyleminin çocuğun gelişimine, ahlaki eğitimine ve psikolojisine olumsuz etki edip etmediğini detaylıca inceler.
Örneğin:
- Aldatan eş, sevgilisini ortak konuta getirip çocukların bulunduğu ortamda uygunsuz davranışlar sergilemişse,
- İlişkisi yüzünden çocuklarını ihmal etmiş, onların bakımını aksatmışsa,
- Çocuklar bu durumdan haberdar olup psikolojik travma yaşamışsa,
Sadakatsiz Eş Nafaka Alabilir mi?
Nafaka türleri ikiye ayrılır: Yoksulluk Nafakası ve İştirak Nafakası.
Yoksulluk Nafakası: Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eşin talep ettiği nafakadır. TMK 175. maddeye göre yoksulluk nafakası alabilmek için talep eden eşin boşanmaya yol açan olaylarda "daha ağır kusurlu olmaması" gerekir. Zina yapan veya güven sarsıcı davranışta bulunan (aldatan) eş, kural olarak tam veya ağır kusurlu kabul edileceği için hiçbir şekilde yoksulluk nafakası alamaz.
İştirak Nafakası (Çocuk için): Bu nafaka çocuğun bakım ve eğitim giderleri içindir. Aldatan eşe velayet verilmemişse bile, çocuğuyla kişisel ilişki kurma hakkı vardır ve çocuğun masraflarına katılmak zorundadır. Kusur durumu iştirak nafakasını etkilemez; çocuk kimde kalırsa, diğer taraf gelirine oranla iştirak nafakası öder.
Eşin Sadakatsizliği Nedeniyle Boşanma Sürecinde Atılması Gereken Adımlar
İhanetle yüzleşmek ağır bir travmadır. Çoğu insan bu şoku atlatamadan fevri kararlar vererek büyük hatalar yapar. Yüzleşme aşamasında bağırıp çağırmak, hakaret etmek veya eşi evden kovmak sizi hukuken dezavantajlı duruma düşürebilir. 2026 dava pratiğine göre izlenmesi gereken doğru yol haritası şu şekildedir:
Delillerin Güvenli Bir Şekilde Toplanması ve Saklanması
- Sakin Kalın ve Belgeleyin: Eşinizin telefonunda, bilgisayarında veya cebinde ihaneti gösteren bir kanıt bulduğunuzda, panik yapıp hemen yüzleşmeyin. Öncelikle bu delillerin ekran görüntülerini alın, fotoğraflarını çekin. Eşiniz durumu anladığında ilk yapacağı iş bu delilleri yok etmek olacaktır.
- Şifreleri ve Cihazları Koruyun: Ortak kullandığınız bilgisayarlardaki oturumların veya ortak iCloud/Google hesaplarındaki senkronize verilerin kaybolmamasını sağlayın.
- Ortak Malları Kontrol Edin: Aldatan eş, boşanma sürecinin başlayacağını anladığında üzerine kayıtlı ev, araba veya banka hesaplarındaki paraları sevgilisine veya güvendiği bir arkadaşına devretmeye çalışabilir (Mal Kaçırma). Hemen e-devlet üzerinden mal varlığı durumunuza dair ekran görüntüleri alın.
Uzman Bir Hukukçu ile Sürecin Planlanması
Delilleri güvence altına aldıktan sonra, eşinizle yüzleşmeden evvel mutlaka bir avukata başvurun. Avukatınız, elinizdeki delillerin "zina" mı yoksa "güven sarsıcı davranış" mı sayılacağını değerlendirecek ve davanın stratejisini çizecektir.
Gerekiyorsa, mal kaçırmayı önlemek için dava açıldığı gün eşinizin tapu kayıtlarına, araç tescillerine ve banka hesaplarına "İhtiyati Tedbir" konulmasını talep edecektir. Ayrıca, şiddet veya tehdit riski varsa 6284 sayılı Kanun kapsamında derhal evden uzaklaştırma kararı aldırılabilir.
Örnek Boşanma Dava Dilekçesi (Taslak)
Aşağıda, sadece bilgilendirme amaçlı hazırlanmış, kurgusal bir dava dilekçesi taslağı bulunmaktadır. Her dava kendine özgüdür ve bir avukat tarafından dosyanıza uygun şekilde hazırlanmalıdır.
Örnek Dilekçe (Zina ve Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması)
NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ'NE
İSTANBUL
DAVACI: İsim Soyisim (T.C. Kimlik No) - Adres
VEKİLİ: Av. Murat Aydar - Adres
DAVALI: İsim Soyisim (T.C. Kimlik No) - Adres
KONU: TMK m. 161 (Zina) ve TMK m. 166/1 (Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması) hukuki sebeplerine dayalı (Terditli) Boşanma, Velayet, Aylık ... TL Tedbir/İştirak Nafakası, ... TL Maddi, ... TL Manevi Tazminat taleplerimiz ile davalının taşınır/taşınmaz mallarına ve banka hesaplarına İHTİYATİ TEDBİR konulması talepli dava dilekçemizdir.
AÇIKLAMALAR:
1- Müvekkil ile davalı eş, ... tarihinden beri evlidir. Bu evlilikten ... doğumlu müşterek çocukları bulunmaktadır.
2- Davalı eş, son bir yıl içerisinde evlilik birliğinin kendisine yüklediği sadakat yükümlülüğünü ağır bir şekilde ihlal etmiş ve zina fiilini gerçekleştirmiştir. Müvekkil, ... tarihinde ortak kullanılan ev bilgisayarında açık kalan mesajlaşma uygulamasından, davalının dava dışı ... isimli şahısla olan yazışmalarını görmüş, ikilinin ... tarihlerinde ... Otel'de konakladıklarını öğrenmiştir.
3- Davalının bu eylemleri, sadece güven sarsıcı davranış boyutunu aşmış, cinsel birliktelik boyutuna (Zina) ulaşmıştır. Bu durum sunacağımız otel kayıtları, uçak biletleri ve HTS kayıtları ile ispatlanacaktır.
4- Davalının ağır kusurlu bu eylemleri nedeniyle evlilik birliği temelinden çökmüş, müvekkilin bir arada yaşama ihtimali kalmamıştır. Davalı, sadakatsizliğinin yanı sıra ortak çocuğu da ihmal etmiş, aile bütçesini evlilik dışı ilişkisi için harcamıştır.
5- Sayın Mahkemenizden, malların kaçırılmasını önlemek amacıyla davalı adına kayıtlı ... plakalı araca ve ... ada ... parseldeki taşınmaza teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını talep etme zorunluluğu hasıl olmuştur.
HUKUKİ NEDENLER: TMK, HMK ve ilgili yasal mevzuat.
HUKUKİ DELİLLER: Nüfus kayıt örneği, SGK kayıtları, Banka ve kredi kartı ekstreleri, HTS kayıtları (BTK'dan celbi talep olunur), ... Oteli konaklama kayıtları, Fotoğraflar ve ekran görüntüleri (EK-1), Tanık beyanları (isimleri bilahare bildirilecektir), Bilirkişi incelemesi ve yemin dahil her türlü yasal delil.
NETİCE VE TALEP: Yukarıda açıklanan ve re'sen gözetilecek nedenlerle;
- Haklı davamızın KABULÜ ile tarafların TMK 161 (Zina), mahkemeniz aksi kanaatte ise TMK 166/1 (Şiddetli Geçimsizlik) gereğince BOŞANMALARINA,
- Müşterek çocuğun velayetinin müvekkil anneye/babaya VERİLMESİNE,
- Dava tarihinden geçerli olmak üzere müşterek çocuk için aylık ... TL tedbir/iştirak nafakasının davalıdan tahsiline,
- Müvekkilin uğradığı ağır travma ve yıkım nedeniyle ... TL manevi, ... TL maddi tazminatın yasal faiziyle davalıdan tahsiline,
- Davalı adına kayıtlı olan (bilgileri verilen) malvarlıkları üzerine ivedilikle ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederim. (Tarih)
Davacı Vekili
Av. Murat Aydar
Eşin sadakatsizliği süreci duygusal olarak yıpratıcı olsa da, haklarınızı aramak ve hayatınızın yeni dönemini güvence altına almak için hukukun size tanıdığı tüm yolları eksiksiz kullanmalısınız. Zamanın ve doğru delil yönetiminin aleyhinize işlememesi için profesyonel destek almayı ihmal etmeyin.

Av. Murat Aydar
İstanbul'da aile hukuku alanında müvekkillerime hizmet veriyorum. Özellikle anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı davalarında hukuki destek sağlıyorum.