Özet
Hakaret suçunun cezası basit hâlde 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır (TCK m. 125). Yargıtay'a göre "rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı" hakaret suçunu oluşturmaz; sözün somut bir fiil isnadı ya da sövme olması gerekir. 2024-2025'te üç önemli değişiklik oldu: hakaret önödeme kapsamına alındı (yaklaşık 9.000 TL ödeyip kamu davasının açılmasını engellemek mümkün), şikâyet süresine fiilden itibaren 2 yıllık üst sınır kondu ve HAGB'ye karşı kanun yolu istinafa çevrildi. Gıyapta hakarette en az üç kişiyle ihtilat şarttır; karşılıklı hakarette hâkim ceza vermekten vazgeçebilir.
Bir tartışmada söylenen tek bir cümle, bir sosyal medya yorumu ya da telefonda yükselen bir ses tonu; günler sonra elinize gelen bir ifade davetiyesine dönüşebiliyor. Ben Avukat Murat Aydar. Bu yazıyı iki tür okuyucu için hazırladım: hakkında hakaret soruşturması başlatılanlar ve hakarete uğradığını düşünüp ne yapacağını bilmeyenler. İkisinin de ilk sorusu aynı: "Bu söylediğim (ya da bana söylenen) söz gerçekten suç mu?"
Cevap, çoğu insanın sandığı kadar geniş değil. Yargıtay'ın istikrarlı çizgisi şudur: her kaba söz, her ağır eleştiri, her nezaketsizlik hakaret suçu değildir. Öte yandan 2024 ve 2025'te bu alanda üç önemli kanun değişikliği oldu ve internetteki kaynakların büyük kısmı hâlâ eski hâli anlatıyor. Aşağıda hem suçun sınırını Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararlarıyla çizeceğim, hem de bu yeni düzenlemelerin dosyanızı nasıl değiştirdiğini göstereceğim.
1. Ceza, basit hâlde 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır (TCK m. 125/1).
2. Suç kural olarak şikâyete bağlıdır; süre öğrenmeden itibaren 6 aydır. Ancak 7 Kasım 2024'ten beri hakarette şikâyet süresi fiilden itibaren 2 yılı aşamaz (TCK m. 73/2).
3. Hakaret artık önödeme kapsamındadır: tebliğ üzerine 10 gün içinde ödeme yaparsanız kamu davası hiç açılmaz (TCK m. 75/6).
4. Yüz yüze olmayan (gıyapta) hakaretin suç olması için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir.
5. Yargıtay'a göre "rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı" hakaret suçunu oluşturmaz; sözün somut bir fiil isnadı ya da sövme olması gerekir.
6. Karşılıklı hakarette hâkim taraflardan her ikisi veya biri hakkında ceza vermekten vazgeçebilir (TCK m. 129/3).
Hakaret Suçu Nedir? (TCK m. 125)
Kısa cevap: Hakaret, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat etmek ya da sövmek suretiyle o kişinin onur, şeref ve saygınlığına saldırmaktır. Kanun iki ayrı seçimlik hareket tanımlar; birinin gerçekleşmesi yeterlidir.
Suçun düzenlendiği yer de anlam taşıyor: TCK'nın ikinci kitabında "Şerefe Karşı Suçlar" bölümündedir. Yani korunan değer bir mal varlığı ya da vücut bütünlüğü değil, kişinin toplum içindeki itibarıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu bunu şöyle formüle eder: korunan hukuki değer "kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı, diğer fertler nezdindeki saygınlığı"dır ve suçun oluşması için davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf (yönelik) olarak gerçekleştirilmesi gerekir.
Somut Fiil İsnadı ile Sövme Arasındaki Fark
Bu ayrım pratikte dosyanın kaderini belirler, çünkü ikisinin ispat rejimi farklıdır.
- Somut fiil veya olgu isnadı: Kişiye belirli, doğrulanabilir bir davranış yüklemektir — "bu adam şirketten para çaldı", "kiracıdan rüşvet aldı" gibi. Somut olduğu için ispat edilebilir; TCK m. 127 tam bu yüzden vardır.
- Sövme: Belirli bir olgu ileri sürmeksizin doğrudan aşağılayıcı sözler kullanmaktır. Burada ispat edilecek bir "olgu" yoktur; bu nedenle sövmede isnadın ispatı savunması yapılamaz.
Hangi Sözler Hakaret Sayılmaz? (2026 Yargıtay Kararlarıyla)
Kısa cevap: Yargıtay'ın istikrarlı ölçütü şudur: "rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı" hakaret suçunun unsurlarını oluşturmaz. Suç için sözün açıkça onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil isnadı veya sövme teşkil etmesi gerekir. Bu ölçüt 2026 tarihli kararlarda da aynen tekrarlanmaktadır.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 1 Nisan 2026 tarihli kararında testin tam metni şöyledir:
"Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir." — Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2026/611, K. 2026/6128, 01.04.2026
Bu kararda sanık, kendisine kolluk müdahalesi sırasında "faşist polisler beni dövüyor, bana işkence yapıyor, insan değil misiniz gelin beni kurtarın" demişti. Yerel mahkeme mahkûmiyet kurdu; karar kesinleşti. Adalet Bakanlığı kanun yararına bozma yoluna başvurdu ve Yargıtay hükmü bozmakla kalmayıp doğrudan beraat kararı verdi. Aynı kararda üç emsal daha aktarılıyor:
| Söz / davranış | Muhatap | Karar | Sonuç |
|---|---|---|---|
| "Faşist polisler beni dövüyor, bana işkence yapıyor, insan değil misiniz gelin beni kurtarın" | Kolluk görevlileri | 4. CD, E. 2026/611, K. 2026/6128 (01.04.2026) | Beraat — kaba ve nezaket dışı hitap |
| "Sen insan değilsin Allah senin bin belanı versin" | Trafik polisi | 4. CD, E. 2021/22858, K. 2024/1814 (15.02.2024) | Bozma — unsurlar oluşmamış |
| "Siz faşist polissiniz" | Şikâyetçi kolluk görevlileri | 4. CD, E. 2021/13384, K. 2023/21440 (21.09.2023) | Bozma — kaba hitap tarzı |
| Kaba ve nezaket dışı ifade (somut fiil isnadı veya sövme yok) | Katılan | 4. CD, E. 2024/350, K. 2026/2498 (04.02.2026) | Onama — maddi unsur oluşmamış |
Uygulamada beraatle sonuçlanan tipik kategoriler şunlardır: sert ve abartılı siyasi eleştiri; kişinin mesleki performansına yönelik olumsuz değerlendirme; şikâyet ve dava dilekçelerindeki iddialar (bkz. aşağıdaki savunma dokunulmazlığı bölümü); beddua niteliğindeki sözler; şarta bağlı ifadeler ("eğer bunu yaptıysan..."); ve muhatabı belirsiz genel söylemler.
Söz Söz Yargıtay Kararları: Hangi İfade Ne Sayıldı?
Kısa cevap: Yargıtay'ın son yıllardaki kararlarında beraatle sonuçlanan ifadelerin ortak paydası şudur: söz muhatabı rahatsız etmekte ama ona somut bir fiil isnat etmemekte ve sövme düzeyine ulaşmamaktadır. Aşağıda, tamamı kararların kendi metninden alınmış somut ifadeleri künyeleriyle topladım.
Bu tablo, "terbiyesiz demek hakaret mi", "ukala demek suç mu" gibi soruların cevabını doğrudan Yargıtay'ın kendi ifadeleriyle veriyor. Her satırdaki söz, kararın metninde geçtiği hâliyle aktarılmıştır.
| Söylenen söz (karar metninden) | Muhatap | Nitelendirme | Karar |
|---|---|---|---|
| "Ukala, terbiyesiz herif" | Katılan | Nezaket sınırlarını aşan kaba söz | 4. CD, E. 2021/16345, K. 2023/22667 (17.10.2023) |
| "Sen kendini ne zannediyorsun, siz kimsiniz, kendini beğenmiş, kibirlisin, ukalasın" | Hastanede doktor | Kaba söz ve eleştiri | 4. CD, E. 2025/2735, K. 2025/8876 (13.05.2025) |
| "Sen ne biçim doktorsun, diplomayı nerden aldın, çıkınca kulağını bol bol çınlatacağım" | Hastanede doktor | Kaba söz ve eleştiri | 4. CD, E. 2025/6736, K. 2025/17445 (30.10.2025) |
| "Siz faşist polissiniz" | Kolluk görevlileri | Kaba ve nezaket dışı hitap | 4. CD, E. 2021/13384, K. 2023/21440 (21.09.2023) |
| "Faşist polisler beni dövüyor, bana işkence yapıyor, insan değil misiniz gelin beni kurtarın" | Kolluk görevlileri | Kaba ve nezaket dışı hitap | 4. CD, E. 2026/611, K. 2026/6128 (01.04.2026) |
| "Sen insan değilsin Allah senin bin belanı versin" | Trafik polisi | Kaba ve nezaket dışı hitap | 4. CD, E. 2021/22858, K. 2024/1814 (15.02.2024) |
| "...kibirli, bencil, merhametsiz validen sonra... halkın içinden mütevazi bir vali kazandı" (sosyal medya) | Vali | Rahatsız edici ağır eleştiri | 18. CD, E. 2015/40754, K. 2017/11656 (25.10.2017) |
| Beddua niteliğindeki sözler | Katılan | Kaba ve nezaket dışı hitap ile beddua | 4. CD, E. 2014/38693, K. 2018/11070 (04.06.2018) |
Tablodaki her karar aynı cümleyi kurmaktadır: söz muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta değildir; bu nedenle hakaret suçunun unsurları oluşmamıştır ve beraat gerekir. Kararların çoğunda mahkûmiyet hükmü zaten kesinleşmişti ve düzeltme kanun yararına bozma yoluyla geldi.
Beraat Kararlarının Ortak Paydası Nedir?
Yukarıdaki kararları yan yana koyduğunuzda dört ortak özellik çıkıyor:
- Somut fiil isnadı yok. Hiçbirinde muhataba belirli, doğrulanabilir bir davranış (hırsızlık, rüşvet, sahtecilik gibi) yüklenmiyor. "Ukalasın" bir olgu iddiası değil, bir değerlendirmedir.
- Sövme düzeyine ulaşmıyor. Sözler kaba ama küfür niteliğinde değil.
- Bir tepkiden doğuyor. Reçete yazılmaması, randevu verilmemesi, trafik cezası, kolluk müdahalesi gibi somut bir olayın ardından söyleniyor. Bu, TCK m. 129'daki haksız tahrik tartışmasını da açar.
- Muhatap kamu hizmeti sunuyor. Doktor, polis, vali. Anayasa Mahkemesi'nin "kamu otoritelerine yönelik eleştiri sınırı daha geniştir" ölçütü burada devreye giriyor.
Hakaret Suçunun Cezası Ne Kadar?
Kısa cevap: Basit hâlde 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adlî para cezası. Cezanın alt sınırı belirli hâllerde 1 yıldan az olamaz; hakaret alenen işlenmişse ceza altıda bir oranında artırılır. Hâkim hapis ile adlî para cezası arasında seçim yapar; ikisi birlikte verilmez.
| Hâl | Dayanak | Ceza |
|---|---|---|
| Basit hakaret (yüz yüze veya gıyapta ihtilatla) | m. 125/1 | 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adlî para cezası |
| İleti yoluyla hakaret (sesli, yazılı, görüntülü) | m. 125/2 | Birinci fıkradaki ceza (aynı) |
| Kamu görevlisine görevinden dolayı | m. 125/3-a | Alt sınır 1 yıldan az olamaz |
| İnanç, düşünce ve kanaat açıklamasından dolayı | m. 125/3-b | Alt sınır 1 yıldan az olamaz |
| Kişinin dinine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle | m. 125/3-c | Alt sınır 1 yıldan az olamaz |
| Alenen işlenmesi | m. 125/4 | Ceza 1/6 oranında artırılır |
| Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine | m. 125/5 | Suç üyelere karşı işlenmiş sayılır; zincirleme suç hükümleri uygulanır |
| Ölünün hatırasına hakaret (en az üç kişiyle ihtilat) | m. 130/1 | 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adlî para; alenen ise 1/6 artırım |
| Cumhurbaşkanına hakaret | m. 299/1-2 | 1 yıldan 4 yıla kadar hapis; alenen ise 1/6 artırım |
Adlî para cezası nasıl hesaplanır? TCK m. 52'ye göre adlî para cezası, belirlenen tam gün sayısının bir gün karşılığı takdir edilen miktarla çarpılmasıyla bulunur. Gün sayısı en az 5, kural olarak en çok 730'dur. Bir gün karşılığı miktar ise 2 Mart 2024 tarihli 7499 sayılı Kanun ile yükseltildi: eskiden 20-100 TL aralığındaydı, şimdi en az 100, en çok 500 TL. Hâkim bu miktarı kişinin ekonomik ve şahsi hâllerine göre takdir eder.
TCK m. 52/4 uyarınca hâkim, hükmün kesinleşmesinden itibaren bir yıla kadar mehil verebilir veya cezayı taksitlendirebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez, taksit sayısı dörtten az olamaz. Taksitlerden biri zamanında ödenmezse kalan kısmın tamamı tahsil edilir ve ödenmeyen adlî para cezası hapse çevrilir.
Önödeme: Dosyayı Baştan Kapatan Yeni Yol (2024-2025 Değişikliği)
Kısa cevap: Hakaret suçu artık önödeme kapsamındadır. Savcılığın tebliği üzerine 10 gün içinde belirlenen miktarı soruşturma giderleriyle birlikte öderseniz hakkınızda kamu davası açılmaz. Bu, 7 Kasım 2024 tarihli 7531 sayılı Kanun ile getirildi ve 24 Aralık 2025 tarihli 7571 sayılı Kanun ile kapsamı yeniden belirlendi.
Parantez içindeki istisna kritik: kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hakaret (m. 125/3-a) önödeme kapsamı dışındadır. Yani polise, öğretmene, doktora görevi sırasında edilen hakarette bu yol kapalıdır; diğer bütün hakaret hâllerinde açıktır.
Ödenecek miktar nasıl bulunur? TCK m. 75/1-b, hapis cezasının aşağı sınırının karşılığı olarak her gün için 100 TL öngörür. Bu tutar da 7499 sayılı Kanun ile 30 TL'den 100 TL'ye çıkarıldı. Basit hakaretin hapis alt sınırı 3 aydır:
- soruşturma giderleri
= Ödediğinizde kamu davası açılmaz.
Taksit: 10 gün içinde talep ederseniz savcı, bu miktarın birer ay ara ile üç eşit taksitte ödenmesine karar verir. Taksitler süresinde ödenmezse önödeme hükümsüz kalır ve soruşturmaya devam edilir.
Tekrar: Önödemeye bağlı olarak kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği tarihten itibaren 5 yıl içinde önödemeye tabi bir suç işlerseniz teklif edilecek miktar yarı oranında artırılır — yani 13.500 TL. Ayrıca m. 75/6 son cümlesi uyarınca bu fıkra kapsamındaki suçların beş yıl içinde tekrar işlenmesi hâlinde aynı suçtan dolayı önödeme hükümleri uygulanmaz.
Şikâyet Süresi: 6 Ay Kuralı ve Yeni 2 Yıllık Üst Sınır
Kısa cevap: Hakaret kural olarak şikâyete bağlı bir suçtur ve şikâyet süresi, fiili ve faili öğrendiğiniz günden itibaren 6 aydır. Ancak 7 Kasım 2024'ten beri hakaret bakımından ikinci bir sınır var: şikâyet süresi, her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez.
Bu değişikliğin pratik sonucu büyük ve özellikle internet ortamındaki hakaretlerde belirleyici. Eskiden, yıllar önce yapılmış bir paylaşımı bugün fark eden kişi "öğrendim" diyerek 6 aylık süreyi o günden başlatabiliyordu. Artık fiilin üzerinden 2 yıl geçmişse — failin kim olduğunu daha sonra öğrenmiş olsanız bile — şikâyet hakkı doğmaz.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Şikâyet süresi | Fiili ve faili öğrenmeden itibaren 6 ay | TCK m. 73/1-2 |
| Şikâyette üst sınır | Fiilden itibaren 2 yıl (7531 s. K., 7/11/2024) | TCK m. 73/2 |
| Şikâyet gerekmeyen hâl | Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret | TCK m. 131/1 |
| Mağdur şikâyetten önce ölürse | İkinci dereceye kadar üstsoy-altsoy, eş veya kardeşler şikâyet edebilir | TCK m. 131/2 |
| Vazgeçme | Davayı düşürür; kesinleşmeden sonraki vazgeçme infaza engel değildir | TCK m. 73/4 |
| İştirak hâlinde vazgeçme | Bir sanık hakkındaki vazgeçme diğerlerini de kapsar | TCK m. 73/5 |
| Önödeme | Tebliğden itibaren 10 gün; talep hâlinde 3 taksit | TCK m. 75/1 |
| İstinaf süresi | Gerekçeli kararın tebliğinden 2 hafta (7499 s. K., 2/3/2024) | CMK m. 273/1 |
| Uzlaştırma | Hakarette uzlaştırma yoluna gidilemez (24/12/2025 tarihli 7571 s. K. ile tüm m. 125) | CMK m. 253/3 |
Hakarette Uzlaştırma Var mı? Kanun Koyucunun Yaptığı Takas
Kısa cevap: Hayır. Hakaret suçunda uzlaştırma yoluna gidilemez. Bu, çok yeni bir kuraldır ve internetteki kaynakların neredeyse tamamı hâlâ eski hâli anlatmaktadır. Kanun koyucu 2024-2025'te bilinçli bir takas yaptı: hakareti uzlaştırmadan çıkardı, buna karşılık önödemeye aldı.
Değişikliğin iki adımda geldiğini bilmek önemli, çünkü dosyanızın tarihi hangi rejime tabi olduğunuzu belirler:
- 7 Kasım 2024 (7531 sayılı Kanun): Uzlaştırma yasağı önce yalnızca m. 125'in ikinci fıkrası (ileti yoluyla hakaret) için getirildi. Aynı kanun hakareti önödeme kapsamına aldı ve şikâyet süresine 2 yıllık üst sınır koydu.
- 24 Aralık 2025 (7571 sayılı Kanun): Yasak tüm madde 125'e genişletildi. Yani artık hakaretin hiçbir hâli uzlaştırmaya tabi değildir.
| Konu | Eski hâl | Yeni hâl | Kanun ve tarih |
|---|---|---|---|
| Şikâyet süresi | Öğrenmeden 6 ay (üst sınır yok) | Öğrenmeden 6 ay ve fiilden en fazla 2 yıl | 7531 s. K. — 7/11/2024 |
| Önödeme | Hakaret kapsam dışında | Hakaret kapsam içinde (m. 125/3-a hariç) | 7531 s. K. — 7/11/2024; 7571 s. K. — 24/12/2025 |
| Uzlaştırma | Hakaret uzlaştırmaya tabi | Hakarette uzlaştırma yok (önce m. 125/2, sonra tüm m. 125) | 7531 s. K. — 7/11/2024; 7571 s. K. — 24/12/2025 |
| Adlî para cezası günlük miktarı | 20 – 100 TL | 100 – 500 TL | 7499 s. K. — 2/3/2024 |
| Önödemede gün karşılığı | 30 TL | 100 TL | 7499 s. K. — 2/3/2024 |
| HAGB kanun yolu | İtiraz | İstinaf | 7499 s. K. — 2/3/2024 |
| İstinaf süresi | Hükmün açıklanmasından 7 gün | Gerekçeli kararın tebliğinden 2 hafta | 7499 s. K. — 2/3/2024 |
| Uzlaşma teklifine cevap süresi | 3 gün | 7 gün | 7531 s. K. — 7/11/2024 |
Bir ayrıntı daha: 7571 sayılı Kanun, CMK m. 253/3'e yeni bir cümle de ekledi. Önödeme kapsamına giren bir suç ile uzlaştırma kapsamına giren bir suç aynı mağdura karşı birlikte işlenmişse, uzlaştırma kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümleri uygulanır. Örneğin aynı olayda hem hakaret hem tehdit (TCK m. 106/1) varsa, tehdit yönünden uzlaştırma yolu açık kalır.
Yüzüne Söylenmeyen Hakaret: Üç Kişiyle İhtilat Şartı
Kısa cevap: Mağdurun gıyabında (yokluğunda) yapılan hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir. Bu, suçun kanuni bir unsurudur; üç kişi şartı gerçekleşmemişse hakaret suçu oluşmaz.
"İhtilat" kelimesi, sözün üç kişiye ulaşmasını ve onlar tarafından algılanmasını anlatır. Uygulamada en sık tartışılan noktalar şunlar:
- Üç kişi aynı anda mı bulunmalı? Hayır. Fail sözü farklı zamanlarda ayrı ayrı üç kişiye de söylemiş olabilir; önemli olan ihtilatın gerçekleşmesidir.
- Kim sayılır? Sözü duyan üçüncü kişilerdir. Mağdurun kendisi bu sayıya dahil edilmez.
- İki kişiyle sınırlı kalırsa? Suçun unsuru eksik kalır. Bu, gıyapta hakaret dosyalarında en sık verilen beraat gerekçelerinden biridir.
- Nasıl ispatlanır? Tanık beyanları belirleyicidir; bu yüzden şikâyet dilekçesinde sözü duyan kişilerin kimlik ve iletişim bilgileri baştan gösterilmelidir.
Mesaj, E-posta, Telefon: İleti Yoluyla Hakaret
Kısa cevap: Fiil, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmişse TCK m. 125/2 uyarınca birinci fıkradaki cezaya hükmolunur. Yani WhatsApp mesajı, SMS, e-posta, sesli mesaj veya telefon konuşmasıyla edilen hakaret, yüz yüze edilmiş gibi cezalandırılır.
Buradaki ayrım "mağduru muhatap alan" ibaresindedir. Mesajı doğrudan mağdura gönderdiyseniz m. 125/2 devreye girer ve üç kişi şartı aranmaz — çünkü hakaret gıyapta değil, muhataba yöneliktir. Buna karşılık mağduru muhatap almayan, üçüncü kişilere gönderilen bir mesajda hakaret varsa, artık gıyapta hakaret rejimi ve ihtilat şartı uygulanır.
Sosyal Medyada Hakaret: Aleniyet ve İfade Özgürlüğü Sınırı
Kısa cevap: Sosyal medya paylaşımı, herkese açık bir hesaptan yapıldığında aleniyet unsurunu gerçekleştirir ve TCK m. 125/4 uyarınca ceza altıda bir oranında artırılır. Ancak paylaşımın hakaret sayılıp sayılmayacağı ayrı bir sorudur ve bu noktada Anayasa Mahkemesi'nin ifade özgürlüğü içtihadı belirleyici hâle gelir.
Aleniyet için sözün belirsiz ve çok sayıda kişinin görmesini mümkün kılan bir ortamda söylenmesi yeterlidir; fiilen kaç kişinin gördüğü aranmaz. Herkese açık bir hesaptaki paylaşım, bir forum yorumu veya açık erişimli bir video bu ölçütü karşılar. Kapalı hesap, sınırlı arkadaş listesi veya küçük bir grup ise aleniyet tartışmalı hâle gelir.
Anayasa Mahkemesi Sınırı Nereye Çiziyor?
Burası, bu yazıyı hazırlarken en çok emek verdiğim bölüm; çünkü hakaret dosyalarının kaderi giderek daha fazla Anayasa Mahkemesi'nin ifade özgürlüğü (Anayasa m. 26) içtihadıyla belirleniyor ve bu içtihat internetteki kaynakların çoğunda hiç yer almıyor.
AYM'nin kurduğu test üç aşamalıdır: müdahale kanunla öngörülmüş mü, meşru bir amaca dayanıyor mu ve demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine uygun mu? Üçüncü aşama pratikte belirleyicidir. Mahkeme burada müdahalenin "zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılaması" ve orantılı olmasını arar; üstelik cezai yaptırımın "başvurulabilecek en son çare ve alınabilecek en hafif önlem" olması gerekir.
Aralık 2025'te verilen iki karar, sınırın nereden geçtiğini yan yana koyduğunda çok net gösteriyor:
| Başvuru | Konu | Sonuç |
|---|---|---|
| Veli Demir, B. No: 2022/49022 | Sendika genel başkanının sosyal medya paylaşımı nedeniyle cezalandırılması | İhlal — ifade özgürlüğü |
| Adem Tufan, B. No: 2022/22365 | Sosyal paylaşım sitesindeki sözler nedeniyle adlî para cezası | İhlal olmadığı |
Veli Demir kararında AYM, yerel mahkemenin yaptığı hatayı çok açık biçimde tarif ediyor: mahkeme "ifadelerin bütünü üzerinden bir anlamlandırma ve buna göre bir değerlendirme yapma yerine" paylaşımdaki belirli bir cümleyi "bağlamından kopararak" suç saymıştı. Kararın belirleyici ölçütü ise şudur:
"...kullanılan sözlerin yerinde ya da kabule şayan olup olmadığının değil, söz konusu ifadelerin bir bağlam içerisinde şiddeti teşvik etmeden ya da şiddeti övüp onaylamadan veya nefret söylemine dönüşmeden dile getirilip getirilmediğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Diğer bir ifadeyle haksız olduğu açık olsa dahi bu yöndeki ifadeler de anılan şartları taşıması durumunda ifade özgürlüğü güvencesinden faydalanacaktır." — AYM, Veli Demir, B. No: 2022/49022, 23/12/2025
Aynı kararda AYM'nin altını çizdiği iki ilke daha, kamu görevlilerine ve siyasetçilere yönelik sözler bakımından doğrudan uygulanabilir:
- Eleştiri sınırı muhataba göre genişler: "Kamu otoritelerinin -kamu gücünü kullandıkları için- kabul edilebilir eleştiri sınırlarının özel bireylere nazaran çok daha geniş olduğu unutulmamalıdır." En geniş eleştiri sınırı ise devlete yöneliktir.
- Kamu gücü ceza yoluna sarılmakta kendini sınırlamalıdır: "kamu gücünü kullanan otoriteler haksız sözel saldırılar karşısında -şiddete teşvik içermedikçe- ceza soruşturma ve kovuşturmasına başvurma hususunda kendilerini sınırlandırmalıdır."
AYM'nin bu alandaki karar birikimi geniştir ve her iki yönde de örnek verir: Bekir Coşkun (Genel Kurul, B. No: 2014/12151, 4/6/2015) köşe yazarının cezalandırılmasını ihlal saymıştır; Orhan Gökdemir (B. No: 2017/38377, 30/9/2020) köşe yazısı nedeniyle verilen adlî para cezasını ihlal bulmuştur; Nagihan Toğyuner (B. No: 2023/47839, 16/9/2025) sosyal medyadaki sözler için hükmedilen manevi tazminatı ihlal saymıştır. Öte yandan Mustafa Nihat Behramoğlu (B. No: 2014/11299, 26/10/2016) basın yoluyla hakaretten mahkûmiyette ihlal bulmamış, Kemal Kılıçdaroğlu (B. No: 2014/1577, 25/10/2017) kararında siyasetçinin tazminata mahkûm edilmesini ihlal saymamıştır.
Anayasa Mahkemesi Kararlarında Çizgi: İhlal Bulunanlar ve Bulunmayanlar
Kısa cevap: AYM her sert sözü korumaz; korunan şey kamusal tartışmaya katkı sunan, şiddete teşvik etmeyen ve nefret söylemine dönüşmeyen ifadedir. İhlal kararı çıkan dosyalarla çıkmayanları yan yana koyduğunuzda çizginin nerede olduğu belirginleşiyor.
Aşağıdaki tablo, bu alandaki karar birikimini iki sütuna ayırıyor. Her satır, kararın kendi konu özetinden alınmıştır.
| Başvuru ve tarih | Olay | Sonuç |
|---|---|---|
| Bekir Coşkun [Genel Kurul] B. No: 2014/12151 (4/6/2015) | Köşe yazarının bir yazısı nedeniyle cezalandırılması | İhlal |
| Hacı Boğatekin (2) B. No: 2014/12162 (21/11/2017) | İnternet haber sitesindeki köşe yazısı nedeniyle aleyhe tazminat | İhlal |
| Orhan Gökdemir B. No: 2017/38377 (30/9/2020) | Köşe yazısındaki ifadeler hakaret sayılarak adlî para cezası | İhlal |
| Hayko Bağdat (2) B. No: 2019/4585 (26/5/2021) | Sosyal medyada bir siyasetçiye yönelik sözler nedeniyle tazminat | İhlal |
| Hasip Kaplan (4) B. No: 2016/25640 (15/3/2022) | Bir siyasetçiye yönelik ifadeler nedeniyle cezalandırma | İhlal |
| Yüksel Beki B. No: 2020/21066 (6/9/2023) | Sosyal medya paylaşımı nedeniyle iş akdinin feshi | İhlal |
| Erol Eski B. No: 2021/53760 (17/7/2024) | Yönetim kuruluna gönderilen e-postadaki ifadeler nedeniyle tazminatsız fesih | İhlal |
| Nagihan Toğyuner B. No: 2023/47839 (16/9/2025) | Sosyal medyadaki sözler nedeniyle manevi tazminat | İhlal |
| Veli Demir B. No: 2022/49022 (23/12/2025) | Sendika başkanının sosyal medya paylaşımı nedeniyle cezalandırılması | İhlal |
| Mustafa Nihat Behramoğlu B. No: 2014/11299 (26/10/2016) | Basın yoluyla hakaretten mahkûmiyet | İhlal olmadığı |
| Kemal Kılıçdaroğlu B. No: 2014/1577 (25/10/2017) | Parti grup toplantısında Başbakan'a yönelik sözler nedeniyle tazminat | İhlal olmadığı |
| Umut Kılıç B. No: 2015/16643 (4/4/2018) | Hâkimlik mülakatında Cumhurbaşkanı ve kamu görevlilerine yönelik ifadeler, HAGB | Kabul edilemezlik |
| Kemal Kılıçdaroğlu (6) B. No: 2017/27971 (18/5/2021) | Parti grup toplantısında bakana yönelik sözler nedeniyle tazminat | İhlal olmadığı |
| Aytunç Erkin ve diğerleri B. No: 2023/3212 (29/4/2025) | Televizyon programındaki sözler; tazminat davasının reddi (şeref ve itibar yönünden) | İhlal olmadığı |
| İsmail Uğur Dündar B. No: 2022/104370 (17/9/2025) | Televizyon programındaki sözler; tazminat davasının reddi (şeref ve itibar yönünden) | İhlal olmadığı |
Tablodan çıkan üç örüntü şudur:
- Gazetecilik ve köşe yazarlığı güçlü koruma altında. Bekir Coşkun, Hacı Boğatekin ve Orhan Gökdemir kararlarının üçünde de yazı nedeniyle verilen ceza veya tazminat ihlal sayıldı. Basın özgürlüğü, ifade özgürlüğünün en korunaklı alanıdır.
- Siyasetçiye yönelik sözlerde sonuç iki yönlü olabiliyor. Hayko Bağdat ve Hasip Kaplan kararlarında ihlal bulunurken, Kemal Kılıçdaroğlu'nun iki başvurusunda ihlal bulunmadı. Fark, sözün kamusal tartışmaya katkısı ile salt kişisel saldırı arasındaki ayrımdan doğuyor.
- Madalyonun diğer yüzü de var. İsmail Uğur Dündar ve Aytunç Erkin kararlarında başvurucular hakarete uğradıklarını ileri sürerek tazminat davalarının reddini şikâyet ettiler; AYM her ikisinde de şeref ve itibarın korunması hakkı yönünden ihlal bulmadı. Yani AYM'nin içtihadı yalnızca sanığı değil, mağduru da koruyan iki yönlü bir denge kurmaktadır.
Bireysel Başvuru Nasıl Yapılır?
Başvurunun kabul edilebilmesi için üç şart birlikte aranır:
- Olağan kanun yolları tüketilmiş olmalıdır. İstinaf ve varsa temyiz aşamaları tamamlanmadan yapılan başvuru reddedilir.
- Süre otuz gündür ve nihai kararın tebliğinden başlar. Bu süre kesindir.
- İhlal iddiası anayasal ölçütlerle gerekçelendirilmelidir. Başvuru formunda müdahalenin kanunilik, meşru amaç ve demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk aşamalarının hangisinde sakatlandığı gösterilmelidir. "Haksız yere mahkûm edildim" şeklindeki bir başvuru açıkça dayanaktan yoksun bulunabilir.
Karşılıklı Hakaret ve Haksız Tahrik (TCK m. 129)
Kısa cevap: Hakaret bir haksız fiile tepki olarak işlenmişse verilecek ceza üçte birine kadar indirilebilir veya ceza vermekten tamamen vazgeçilebilir. Suç kasten yaralamaya tepki olarak işlenmişse kişiye ceza verilmez. Hakaret karşılıklı işlenmişse hâkim, olayın mahiyetine göre taraflardan her ikisi veya biri hakkında ceza vermekten vazgeçebilir.
Bu madde, hakaret dosyalarının belki de en çok işe yarayan ama en az kullanılan savunma aracıdır. Dikkat edilecek noktalar:
- "Haksız fiil" hakaret olmak zorunda değil. Karşı tarafın darbı, tacizi, malınıza zarar vermesi, borcunu ödememesi gibi haksız bir davranışı da tahrik oluşturabilir. Ancak Yargıtay her haksızlığı kabul etmez; tepkiyle haksız fiil arasında makul bir bağ ve zaman yakınlığı arar.
- Karşılıklılık kendiliğinden indirim getirmez. Madde hâkime takdir yetkisi verir: "olayın mahiyetine göre" her ikisi veya yalnızca biri hakkında ceza vermekten vazgeçilebilir. Yani ilk sözü söyleyen ile karşılık veren aynı sonuca ulaşmayabilir.
- Kasten yaralamaya tepkide takdir yok. İkinci fıkra emredicidir: kasten yaralamaya tepki olarak edilen hakarette ceza verilmez. Darp raporunuz varsa bu fıkrayı açıkça ileri sürmek gerekir.
Kamu Görevlisine Hakaret: Neden Ayrı Bir Rejim?
Kısa cevap: Hakaret, kamu görevlisine görevinden dolayı işlenmişse üç şey birden değişir: cezanın alt sınırı 1 yıldan az olamaz (m. 125/3-a), suç şikâyete bağlı olmaktan çıkar (m. 131/1) ve önödeme kapsamı dışında kalır (m. 75/6-a-2).
Buradaki kilit ifade "görevinden dolayı"dır. Hakaret, kişinin kamu görevlisi olmasından değil, o görevle bağlantılı bir olaydan kaynaklanmalıdır. Aynı kişiye tamamen özel bir husumet nedeniyle, görevle ilgisi olmayan bir ortamda edilen hakaret basit hakarettir; alt sınır artmaz ve şikâyete bağlı kalır.
İkinci özel kural kurul hâlinde çalışan kamu görevlileridir. TCK m. 125/5 uyarınca bir kurula görevinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır; ancak bu durumda zincirleme suç hükümleri uygulanır. Yani üye sayısı kadar ayrı ceza değil, zincirleme suç artırımı uygulanan tek bir ceza verilir.
Doktora ve Sağlık Çalışanına Hakaret
Kısa cevap: Sağlık çalışanı kamu görevlisiyse ve hakaret görevinden dolayı edilmişse TCK m. 125/3-a devreye girer: cezanın alt sınırı 1 yıldan az olamaz, suç şikâyete bağlı olmaktan çıkar ve önödeme yolu kapanır. Ancak bu ağır sonuca gelmeden önce sözün hakaret eşiğini aşması gerekir ve Yargıtay bu eşiği son yıllarda oldukça yüksek tutmaktadır.
Bu yazıda aktardığımız iki kararın da muhatabı doktordur ve ikisi de beraatle sonuçlanmıştır:
- 13 Mayıs 2025 (4. CD, E. 2025/2735, K. 2025/8876): Randevusuz muayene olamayacağı söylenen hastanın doktora "sen kendini ne zannediyorsun, siz kimsiniz, kendini beğenmiş, kibirlisin, ukalasın" demesi kaba söz ve eleştiri sayıldı.
- 30 Ekim 2025 (4. CD, E. 2025/6736, K. 2025/17445): Uyuşturucu etkili oldukları gerekçesiyle istediği ilaçlar reçeteye yazılmayan hastanın doktora "sen ne biçim doktorsun, diplomayı nerden aldın, çıkınca kulağını bol bol çınlatacağım" demesi yine kaba söz ve eleştiri sayıldı.
Aynı Cümlede Hem Hakaret Hem Tehdit Olabilir mi?
Evet ve bu ayrım çok önemlidir. 13 Mayıs 2025 tarihli dosyada sanığın söylediği cümlenin tamamı şuydu: "sen kendini ne zannediyorsun, siz kimsiniz, kendini beğenmiş, kibirlisin, ukalasın, size gününü gösteririm, sizi keserim, siz bittiniz." Sanık hem tehdit hem hakaretten yargılanmıştı.
Yargıtay, cümlenin yalnızca hakarete ilişkin kısmını değerlendirip o suçtan beraat kararı verdi. Yani tek bir cümle içinde:
- "kibirlisin, ukalasın" → kaba söz, hakaret suçu oluşmaz;
- "sizi keserim, size gününü gösteririm" → ayrı bir suç olan tehdit (TCK m. 106) bakımından ayrıca değerlendirilir.
Cumhurbaşkanına Hakaret (TCK m. 299)
Kısa cevap: Cumhurbaşkanına hakaret, TCK m. 125'teki genel hakaret suçundan ayrı ve daha ağır bir suçtur: ceza 1 yıldan 4 yıla kadar hapistir, alenen işlenmesi hâlinde altıda bir oranında artırılır ve en önemlisi kovuşturma yapılması Adalet Bakanının iznine bağlıdır.
Farkları tablolaştırmak, hangi rejimde olduğunuzu görmenin en hızlı yolu:
| Hakaret (m. 125) | Cumhurbaşkanına hakaret (m. 299) | Devlet kurumlarını aşağılama (m. 301) | |
|---|---|---|---|
| Ceza | 3 ay – 2 yıl hapis veya adlî para | 1 – 4 yıl hapis (adlî para seçeneği yok) | 6 ay – 2 yıl hapis |
| Şikâyet | Kural olarak şikâyete bağlı | Şikâyete bağlı değil | Şikâyete bağlı değil |
| İzin şartı | Yok | Adalet Bakanı izni (kovuşturma) | Adalet Bakanı izni (soruşturma) |
| Aleniyet | 1/6 artırım | 1/6 artırım | Suçun unsuru ("alenen") |
| Önödeme | Var (m. 125/3-a hariç) | Yok | Yok |
| Eleştiri istisnası | İçtihatla (ağır eleştiri suç değil) | İçtihatla | Kanunda açık: "Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz" (m. 301/3) |
TCK m. 301 bakımından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Altuğ Taner Akçam/Türkiye kararı (B. No: 27520/07, 25/10/2011) önemlidir: AİHM, maddenin öngörülebilirlik şartını sağlamadığı gerekçesiyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar vermiştir. AİHM'e göre sorun maddenin lafzından çok yorumundaki belirsizliktir; Adalet Bakanı izni şartı da bu belirsizliği gidermemektedir, çünkü izin şartı değişen siyasete göre şekillenir.
AİHM'in aynı alandaki yerleşik ölçütü şudur: soruşturma veya dava, yanlış olaylara dayanan, onur kırıcı söz ya da hakaret içermeyen ve şiddete, silahlı direnişe ya da ayaklanmaya çağrı veyahut nefret söylemi teşkil etmeyen bir söylem nedeniyle açıldığında demokratik bir toplumda gerekli değildir (Dink/Türkiye; Dilipak/Türkiye; Fatih Taş/Türkiye). AİHM'in Özlü/Türkiye kararı (B. No: 45204/20, 8/10/2024) ise oldukça günceldir: sosyal medyada devlet organlarına yönelik keskin ve abartılı paylaşımlar, gereksiz yere saldırgan olmadıkça ve şiddete veya nefrete teşvik etmedikçe ifade özgürlüğü kapsamındadır.
İsnadın İspatı ve Savunma Dokunulmazlığı (TCK m. 127-128)
Kısa cevap: Somut bir fiil isnadında bulunduysanız ve isnat ettiğiniz fiil suç oluşturuyor ve ispatlanıyorsa ceza verilmez. Ayrıca yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde yapılan başvuru, iddia ve savunmalar kapsamındaki somut isnatlar için de ceza verilmez — belirli şartlarla.
İsnadın ispatı (m. 127): İsnat edilen ve suç oluşturan fiilin ispat edilmiş olması hâlinde kişiye ceza verilmez. Kişi hakkında o suçtan kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı varsa isnat ispatlanmış sayılır. Bunun dışındaki hâllerde ispat isteminin kabulü iki koşula bağlıdır: isnat olunan fiilin doğru olup olmadığının anlaşılmasında kamu yararı bulunması veya şikâyetçinin ispata razı olması. İkinci fıkra ise önemli bir sınır koyar: ispat edilmiş fiilinden söz edilerek kişiye hakaret edilmesi hâlinde cezaya hükmedilir. Yani "bu adam hırsızlıktan hüküm aldı" demek ile bunu aşağılama aracına dönüştürmek farklıdır.
Savunma dokunulmazlığı (m. 128): Bu, dava ve şikâyet dilekçelerindeki sert ifadeler nedeniyle karşı taraftan hakaret şikâyeti gelen herkesin bilmesi gereken maddedir.
Maddenin iki şartını atlamamak gerekir: isnat gerçek ve somut vakıalara dayanmalı ve uyuşmazlıkla bağlantılı olmalıdır. Boşanma dilekçesinde eşin sadakatsizliğine ilişkin somut iddialar bu kapsamdadır; ancak uyuşmazlıkla ilgisi olmayan, salt aşağılamaya yönelik nitelemeler dokunulmazlığın dışına çıkar. Bu ayrım, aile hukuku dosyalarından doğan hakaret şikâyetlerinin çoğunda belirleyicidir; konuyu boşanmada hakaret ve ispat yöntemleri yazımızda ayrıca ele aldık.
Hakaret Nasıl İspatlanır?
Ceza yargılamasında ispat yükü iddia edende, yani şikâyetçidedir; şüpheden sanık yararlanır. Pratikte kullanılan delil kaynakları:
- Tanık beyanları: Özellikle gıyapta hakarette ihtilat şartının ispatı için zorunludur. Şikâyet dilekçesinde tanıkların kimlik ve adres bilgileri baştan gösterilmelidir.
- Ekran görüntüsü ve dijital kayıt: Sosyal medya ve mesaj dosyalarında esas delildir. Ancak ekran görüntüsü tek başına zayıftır; bilirkişi incelemesi, hesabın failine ait olduğunun tespiti ve içeriğin bütünüyle (bağlamıyla) sunulması gerekir.
- Ses ve görüntü kaydı: Kendi aleyhine işlenen bir suçu ispat için, bir daha elde edilme imkânı bulunmayan delili kaybetmemek amacıyla yapılan kayıtlar uygulamada kabul görür. Buna karşılık planlı, süreklilik arz eden gizli kayıtlar hukuka aykırı delil sayılabilir ve ayrıca kişisel verilere ilişkin suçlara vücut verebilir.
- Kolluk ve olay tutanakları: Kamu görevlisine hakaret dosyalarında tutanak temel delildir; tutanak düzenleyenlerin tanık olarak dinlenmesi savunma açısından önemlidir.
- HTS ve abone kayıtları: Telefonla hakarette aramanın yapıldığının ve hattın kime ait olduğunun tespiti için istenir.
Çocuk Hakaret Ederse Ne Olur?
Kısa cevap: Ceza sorumluluğu yaşa göre üçe ayrılır. 12 yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu yoktur ve haklarında kovuşturma yapılamaz. 12-15 yaş arasında algılama ve yönlendirme yeteneği araştırılır. 15-18 yaş arasında ise ceza verilir ama üçte bir oranında indirilir.
| Yaş (fiil tarihinde) | Durum | Sonuç |
|---|---|---|
| 12 yaşını doldurmamış | Ceza sorumluluğu yoktur | Kovuşturma yapılamaz; yalnızca çocuklara özgü güvenlik tedbiri |
| 12-15 yaş arası | Fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ile davranışlarını yönlendirme yeteneği araştırılır | Yetenek yoksa ceza sorumluluğu yok, güvenlik tedbiri; varsa cezanın yarısı indirilir |
| 15-18 yaş arası | Ceza sorumluluğu vardır | Cezanın üçte biri indirilir |
Sosyal medya kullanımının yaşı düştüğü için bu ayrım giderek daha çok karşımıza çıkıyor. Bir öğrencinin öğretmeni veya arkadaşı hakkında paylaştığı içerik nedeniyle soruşturma açıldığında ilk belirlenecek şey fiil tarihindeki yaşıdır; 12 yaşını doldurmamışsa dosya kovuşturmaya hiç dönüşmez. 12-15 yaş aralığında ise mahkeme, çocuğun algılama ve yönlendirme yeteneğini uzman raporuyla tespit ettirir.
Kime Karşı İşlenebilir? Şirket, Ölü ve Belirsiz Muhatap
Kısa cevap: Hakaret suçunun mağduru gerçek kişi olmak zorundadır. Şirket, dernek, vakıf gibi tüzel kişilerin onur ve şerefi bu madde ile korunmaz; onlar yalnızca haksız fiil hükümlerine göre tazminat isteyebilir. Ölmüş kişiler için ise ayrı bir suç vardır.
- Mağdurun belirlenmesi (m. 126): İsim açıkça belirtilmemiş veya isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa bile, niteliğinde ve mağdurun şahsına yönelik bulunduğunda duraksanmayacak bir durum varsa hem isim belirtilmiş hem hakaret açıklanmış sayılır. Yani "isim vermeden ima ettim" savunması, muhatabın kim olduğu tereddütsüz anlaşılıyorsa işe yaramaz.
- Ölünün hatırasına hakaret (m. 130): Bir kimsenin öldükten sonra hatırasına en az üç kişiyle ihtilat ederek hakaret eden kişi 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır; alenen işlenirse ceza altıda bir artırılır. Aynı maddenin ikinci fıkrası, ceset veya kemikler üzerinde tahkir edici fiilleri ayrıca cezalandırır. Şikâyet hakkı, ölenin ikinci dereceye kadar üstsoy ve altsoyu, eşi veya kardeşlerine aittir (m. 131/2).
- Kişi topluluğuna hakaret: Belirli bir mesleğe veya gruba yönelik genel söylemlerde, sözün belirli kişilere yöneldiğinin tespiti gerekir. Muhatap belirlenemiyorsa hakaret suçunun mağduru da yoktur.
HAGB, Erteleme ve Seçenek Yaptırımlar (2024 Değişikliğiyle)
Kısa cevap: Hakaret suçunun cezası HAGB, erteleme ve seçenek yaptırım kurumlarının hepsine elverişlidir. Ancak HAGB 2 Mart 2024 tarihli 7499 sayılı Kanun ile yeniden düzenlendi ve en önemli değişiklik kanun yolunun itirazdan istinafa dönmesi oldu.
Yeni düzenlemeye göre hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise mahkeme HAGB'ye karar verebilir (CMK m. 231/5). Hakaretin basit hâlinin üst sınırı 2 yıl olduğu için bu koşul tipik olarak karşılanır. Üç şart aranır: sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması; mahkemenin yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varması; ve mağdurun veya kamunun uğradığı zararın tamamen giderilmesi.
| Konu | Yeni düzenleme | Madde |
|---|---|---|
| Ceza sınırı | 2 yıl veya daha az hapis ya da adlî para cezası | CMK m. 231/5 |
| Denetim süresi | 5 yıl; bu sürede kasıtlı suçtan bir daha HAGB verilemez | CMK m. 231/8 |
| Başarılı geçerse | Açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılır, davanın düşmesi | CMK m. 231/10 |
| İhlal hâlinde | Hüküm açıklanır; ancak mahkeme cezanın yarısına kadar bir kısmının infaz edilmemesine ya da erteleme veya seçenek yaptırıma çevirmeye karar verebilir | CMK m. 231/11 |
| Kanun yolu | İtiraz değil, İSTİNAF | CMK m. 231/12 |
| Kayıt | Ayrı bir sisteme kaydedilir; yalnızca soruşturma/kovuşturmayla bağlantılı olarak istenirse kullanılabilir | CMK m. 231/13 |
Sosyal Medya Paylaşımı İşten Çıkarma Sebebi Olur mu?
Kısa cevap: Olabilir — ve bu, hakaret dosyalarının en sık atlanan boyutudur. Ceza dosyanız beraatle bitse bile aynı paylaşım nedeniyle iş akdiniz feshedilmiş olabilir; bunlar birbirinden bağımsız iki süreçtir. Anayasa Mahkemesi bu alanda da ifade özgürlüğü denetimi yapıyor.
AYM'nin iki kararı bu boyutu doğrudan ele alıyor:
- Yüksel Beki (B. No: 2020/21066, 6/9/2023): Bir belediyeye bağlı şirkette işçi olarak çalışan başvurucunun sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım nedeniyle iş akdinin feshedilmesi incelenmiş ve ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verilmiştir.
- Erol Eski (B. No: 2021/53760, 17/7/2024): Çalıştığı özel şirketin yönetim kurulu üyelerine gönderdiği e-postada kullandığı ifadeler nedeniyle iş akdinin tazminat ödenmeksizin feshedilmesi ihlal sayılmıştır.
Ceza Davası Yanında Tazminat ve İçeriğin Kaldırılması
Kısa cevap: Hakaret aynı zamanda bir kişilik hakkı ihlalidir. Ceza davası failin cezalandırılmasını sağlar; uğradığınız manevi zararın karşılığını almak için ayrıca hukuk mahkemesinde manevi tazminat davası açmanız gerekir. İnternet ortamındaki içerik için ise ayrıca erişimin engellenmesi ve içeriğin kaldırılması yoluna başvurulabilir.
Üç yolu birbirinden ayırmak gerekir, çünkü süreleri ve mercileri farklıdır:
| Yol | Nereye | Ne sağlar | Dikkat |
|---|---|---|---|
| Ceza şikâyeti | Cumhuriyet Başsavcılığı | Failin cezalandırılması; önödeme veya uzlaştırma ile erken kapanma | Süre: öğrenmeden 6 ay, fiilden en fazla 2 yıl |
| Manevi tazminat | Asliye Hukuk Mahkemesi | Para olarak giderim; kişilik hakkı ihlalinin tespiti | Ceza davasından bağımsızdır; beraat tazminatı kendiliğinden engellemez |
| İçeriğin kaldırılması / erişimin engellenmesi | Sulh Ceza Hâkimliği (5651 s. K.) | Paylaşımın yayından çıkarılması, arama sonuçlarından erişimin engellenmesi | Hızlı sonuç verir; ceza dosyasını beklemek gerekmez |
Karar Kesinleşti, Yapılacak Bir Şey Kaldı mı?
Kısa cevap: Evet, iki yol var ve ikisi de az kullanılıyor. Birincisi kanun yararına bozma (CMK m. 309), ikincisi Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru.
Kanun yararına bozma, kesinleşmiş bir kararda hukuka aykırılık bulunduğunda Adalet Bakanlığı'nın talebiyle Yargıtay'ın kararı bozmasıdır. Bu yazının başında aktardığımız 1 Nisan 2026 tarihli karar tam olarak böyle bir dosyadır: hakaretten mahkûmiyet kesinleşmişti, Adalet Bakanlığı kanun yararına bozma istedi ve Yargıtay yalnızca bozmakla kalmayıp CMK m. 309/4-d uyarınca doğrudan beraat kararı verdi ve hükmolunan cezanın çektirilmemesine karar verdi. Yani sözlerin hakaret sayılmaması gereken bir dosyada karar kesinleşmiş olsa dahi sonuç değişebilir.
Bireysel başvuru ise olağan kanun yolları tükendikten sonra, ifade özgürlüğünün (Anayasa m. 26) ihlal edildiği iddiasıyla AYM'ye yapılır. Yukarıda aktardığımız Veli Demir, Nagihan Toğyuner, Orhan Gökdemir ve Bekir Coşkun kararları bu yolla verilmiştir; ihlal kararı çıktığında dosya yeniden yargılanmak üzere ilgili mahkemeye gönderilir.
Şikâyetten Karara: Süreç Adım Adım Nasıl İşler?
Kısa cevap: Hakaret dosyaları asliye ceza mahkemesinde görülür ve tipik olarak şu hattı izler: şikâyet → soruşturma → önödeme teklifi → iddianame → duruşma → hüküm → istinaf. Her aşamada kaçırılmaması gereken ayrı bir süre vardır.
- Şikâyet. Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa yapılır. Dilekçede sözün birebir ne olduğu, nerede ve kimlerin yanında söylendiği, tanıkların kimlik ve iletişim bilgileri ve varsa dijital deliller gösterilmelidir. Süre: öğrenmeden 6 ay, fiilden en fazla 2 yıl.
- Soruşturma. Savcılık şüphelinin ifadesini alır, tanıkları dinletir, gerekiyorsa HTS kayıtlarını ve dijital materyali inceletir. Şüphelinin bu aşamada müdafi ile ifade vermesi belirleyicidir.
- Önödeme teklifi. Suç önödeme kapsamındaysa savcılık miktarı tebliğ eder. 10 gün içinde ödenirse kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir ve dosya kapanır.
- İddianame veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı. Savcılık yeterli şüphe görürse iddianame düzenler; görmezse takipsizlik kararı verir. Takipsizlik kararına karşı, tebliğden itibaren 15 gün içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edilebilir.
- Kovuşturma. Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Duruşmada savunma yapılır, tanıklar dinlenir, dijital deliller tartışılır. Savunmanın merkezine sözün bağlamını koymak gerekir.
- Hüküm. Beraat, mahkûmiyet, HAGB, erteleme veya adlî para cezasına çevirme kararlarından biri verilir.
- İstinaf. Süre, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır (CMK m. 273/1). HAGB kararına karşı da yol istinaftır.
Günlük Hayattan Senaryolar: Bu Durumda Ne Olur?
Aşağıdaki senaryolar, büromuza en sık gelen soru kalıplarından derlendi. Her birinde hangi hukuki soruya bakılacağını gösteriyorum; sonucu belirleyen şey her zaman somut olayın ayrıntısıdır.
Apartman toplantısında ve komşuluk ilişkilerinde
Apartman toplantısı, hakaret dosyalarının klasik sahnesidir çünkü üç unsur bir arada bulunur: tanık bolluğu, gerginlik ve kayıt. Burada üç soru sorulur. Birincisi, söz somut bir fiil isnadı mı ("aidatları zimmetine geçiriyor") yoksa sövme mi yoksa yalnızca kaba bir hitap mı? İkincisi, muhatap toplantıda değilse üç kişiyle ihtilat gerçekleşmiş mi? Üçüncüsü, söz bir haksız fiile tepki olarak mı söylendi (TCK m. 129/1)? Toplantı tutanağı ve varsa ses kaydı bu üç sorunun cevabını verir.
İş yerinde: yönetici, mesai arkadaşı, müşteri
İş yerindeki hakarette ceza boyutunun yanında iş hukuku boyutu da vardır ve ikisi ayrı yürür. Ceza dosyasında sorulacak soru yine aynıdır: söz somut isnat mı, sövme mi, kaba hitap mı? Ancak aynı söz, ceza dosyasında beraatle sonuçlansa bile iş sözleşmesinin feshine gerekçe yapılabilir. Tersi de mümkündür: yukarıda aktardığımız Erol Eski kararında (AYM, B. No: 2021/53760, 17/7/2024) çalışanın yönetim kuruluna gönderdiği e-postadaki ifadeler nedeniyle iş akdinin tazminatsız feshi ifade özgürlüğü ihlali sayılmıştır.
Trafikte ve kolluk müdahalesinde
Trafikte söylenen sözler iki kategoriye ayrılır. Diğer sürücüye söylenen söz basit hakaret rejimine tabidir. Kolluk görevlisine söylenen söz ise, görevinden dolayı ise m. 125/3-a kapsamına girer: alt sınır 1 yıldan az olamaz, şikâyet aranmaz ve önödeme yolu kapalıdır. Buna karşılık bu yazıda aktardığımız 2023-2026 tarihli Yargıtay kararları, kolluk görevlilerine söylenen "siz faşist polissiniz" ve "sen insan değilsin" gibi sözlerin hakaret sayılmadığını göstermektedir. Yani ağır sonuç, sözün önce hakaret eşiğini aşmasına bağlıdır.
Veli - öğretmen ve kamu hizmeti ilişkilerinde
Öğretmen, doktor, memur gibi kamu görevlilerine hizmetle bağlantılı olarak söylenen sözlerde iki karşıt ağırlık çarpışır. Bir yanda TCK m. 125/3-a'nın ağırlaştırılmış cezası, diğer yanda Anayasa Mahkemesi'nin "kamu otoritelerine yönelik kabul edilebilir eleştiri sınırı özel bireylere nazaran çok daha geniştir" ölçütü. Uygulamada belirleyici olan, sözün hizmetin niteliğine yönelik bir eleştiri mi yoksa kişiyi küçük düşürmeye matuf bir saldırı mı olduğudur.
Alacak, icra ve borç tartışmalarında
Borcunu ödemeyen kişiye söylenen ağır sözlerde en sık ileri sürülen savunma haksız tahriktir (TCK m. 129/1). Ancak burada dikkatli olmak gerekir: her ödenmeyen borç kendiliğinden haksız tahrik oluşturmaz. Yargıtay, tepki ile haksız fiil arasında makul bir bağ ve zaman yakınlığı arar. Yıllar önce doğmuş bir alacak nedeniyle bugün söylenen söz, tahrik indirimi için yeterli görülmeyebilir.
Sosyal medya yorumu, beğeni ve paylaşma
Sosyal medyada üç ayrı eylem vardır ve hukuki değerlendirmeleri farklıdır: kendi paylaşımınız, başkasının paylaşımına yorum ve başkasının içeriğini beğenme veya paylaşma. İlk ikisinde failin kendi ifadesi söz konusudur. Üçüncüsünde ise eylemin failin kendi beyanı sayılıp sayılamayacağı tartışılır; burada içeriğin yayılmasına katkı, paylaşımın yorumla birlikte yapılıp yapılmadığı ve failin iradesi değerlendirilir. Her hâlde AYM'nin bağlamdan koparmama ölçütü geçerlidir: tek bir cümle veya tek bir etkileşim, paylaşımın bütününden soyutlanarak suç sayılamaz.
Birden Fazla Kişiye veya Birden Fazla Kez Hakaret
Kısa cevap: Aynı kişiye değişik zamanlarda tekrarlanan hakaretler zincirleme suç olarak tek bir cezayla, artırım uygulanarak cezalandırılır. Aynı anda birden fazla kişiye yöneltilen hakarette ise mağdur sayısı kadar suç oluşur; ancak kurul hâlinde çalışan kamu görevlileri bakımından kanun özel bir çözüm getirmiştir.
- Aynı mağdura tekrarlanan hakaret: Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı kişiye karşı işlenen hakaretlerde zincirleme suç hükümleri uygulanır; tek ceza verilir ve bu ceza artırılır.
- Aynı anda birden fazla kişiye hakaret: Her mağdur bakımından ayrı suç oluşur. Burada muhatabın belirlenebilir olması şarttır (TCK m. 126); muhatabı belirsiz genel söylemlerde mağdur yoktur.
- Kurul hâlinde çalışan kamu görevlileri: TCK m. 125/5 uyarınca suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır; ancak bu durumda zincirleme suç hükümleri uygulanır. Yani üye sayısı kadar ayrı ceza değil, artırım uygulanan tek ceza verilir.
Bir Sözün Suç Olup Olmadığını Anlamak: 6 Soruluk Kontrol Listesi
Bu yazıda anlattığım bütün ölçütleri, kendi olayınıza uygulayabileceğiniz sıralı bir kontrol listesine dönüştürdüm. Sorular bilinçli olarak bu sırayla dizildi; bir üstteki soruya "hayır" cevabı veriyorsanız alttakilere geçmenize gerek kalmaz.
- Söz, somut bir fiil isnadı mı yoksa sövme mi? İkisi de değilse — yalnızca bir değerlendirme, kaba bir hitap veya ağır bir eleştiriyse — Yargıtay içtihadına göre hakaret suçunun maddi unsuru oluşmaz. Buradan "evet" çıkmıyorsa dosya beraatle sonuçlanmalıdır.
- Söz, muhatabı küçük düşürmeye matuf mu? Ceza Genel Kurulu'nun aradığı şart budur. Kızgınlıkla söylenmiş, karşı tarafı aşağılama amacı taşımayan sözler bu şartı karşılamayabilir.
- Muhatap belirlenebiliyor mu? TCK m. 126'ya göre isim açıkça belirtilmese bile, sözün kime yöneldiğinde duraksanmıyorsa mağdur belirlenmiş sayılır. Muhatap gerçekten belirsizse mağdur yoktur.
- Muhatap kim: özel kişi mi, kamu görevlisi mi, siyasetçi mi? Anayasa Mahkemesi'ne göre kamu otoritelerine yönelik kabul edilebilir eleştiri sınırı çok daha geniştir; en geniş sınır devlete yönelik eleştiridedir.
- Söz bağlamı içinde şiddete teşvik veya nefret söylemi içeriyor mu? AYM'nin belirleyici ölçütü budur. İçermiyorsa, söz "haksız olduğu açık olsa dahi" ifade özgürlüğü güvencesinden yararlanır.
- Söz bir haksız fiile tepki mi? Evetse TCK m. 129 devreye girer: ceza üçte birine kadar indirilebilir veya hiç verilmeyebilir; kasten yaralamaya tepkiyse ceza verilmez.
Hakaret Dosyalarında En Sık Yapılan 8 Hata
- Müdafi olmadan uzun ifade vermek. "Suçsuzum, anlatırım" düşüncesiyle verilen ifadede sarf edilen sözler ikrar sayılabilir. Sözün söylenip söylenmediği ile hakaret olup olmadığı iki ayrı sorudur; ilkini kabul etmek ikincisini kaybetmek anlamına gelmez ama savunmayı zorlaştırır.
- 2 yıllık yeni üst sınırı kaçırmak. Şikâyetçi tarafta, yıllar önceki bir paylaşımı yeni öğrendiğinizi düşünerek şikâyette bulunmak artık sonuç vermiyor (TCK m. 73/2).
- Önödeme teklifini okumadan reddetmek veya kabul etmek. 10 günlük süre kısadır. Delil durumu güçlüyse beraat aramak, zayıfsa 9.000 TL ile dosyayı baştan kapatmak akılcı olabilir. Karar hesapla verilir, refleksle değil.
- Karşılıklı hakarette m. 129'u ileri sürmemek. Özellikle darp raporu varsa m. 129/2 ceza verilmemesi sonucunu doğurur; madde numarasıyla ileri sürülmezse dosyada gözden kaçabilir.
- Gıyapta hakarette ihtilat şartını tartışmamak. Sözü kaç kişinin duyduğu suçun unsurudur. İki kişiyle sınırlıysa beraat gerekir.
- Ekran görüntüsüne fazla güvenmek. Görüntü tek başına zayıftır; hesabın faile ait olduğu ve içeriğin bağlamı ortaya konmalıdır. Aynı şekilde bağlamdan koparılmış tek cümleye dayanan iddialar da AYM içtihadı karşısında zayıftır.
- Vazgeçerken şahsi hakları da bırakmak. TCK m. 73/7 nedeniyle tazminat yolu kapanabilir.
- Yanlış kanun yolu ve yanlış süre. HAGB'ye karşı itiraz değil istinaf; istinaf süresi 7 gün değil, gerekçeli kararın tebliğinden 2 hafta (7499 s. K.).
Dayandığımız Kararlar (Künye ve Bağlantılar)
Bu rehberde kullandığımız kararların tamamı açık erişimlidir. Kendi dosyanızda kullanmak isterseniz künyeler ve doğrudan bağlantılar aşağıdadır.
| Karar | Konusu |
|---|---|
| 4. Ceza Dairesi, E. 2026/611, K. 2026/6128 (01.04.2026) | Kanonik ölçüt: "rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı" hakaret değildir; kanun yararına bozma ile beraat |
| 4. Ceza Dairesi, E. 2024/350, K. 2026/2498 (04.02.2026) | Kaba ve nezaket dışı söz; sövme veya somut fiil isnadı yok → maddi unsur oluşmamış |
| 4. Ceza Dairesi, E. 2021/22858, K. 2024/1814 (15.02.2024) | Trafik polisine söylenen sözler hakaret sayılmadı |
| 4. Ceza Dairesi, E. 2025/6736, K. 2025/17445 (30.10.2025) | Doktora söylenen sözler kaba söz ve eleştiri; 2014 tarihli 10 ay hapis hükmü 11 yıl sonra kanun yararına bozma ile beraata çevrildi |
| 4. Ceza Dairesi, E. 2025/2735, K. 2025/8876 (13.05.2025) | Doktora "kibirlisin, ukalasın" kaba söz; aynı cümledeki tehdit ibareleri ayrı suç olarak değerlendirilir |
| 4. Ceza Dairesi, E. 2021/16345, K. 2023/22667 (17.10.2023) | "Ukala, terbiyesiz herif" nezaket sınırlarını aşan kaba söz |
| 18. Ceza Dairesi, E. 2015/40754, K. 2017/11656 (25.10.2017) | Sosyal medyada valiye yönelik "kibirli, bencil, merhametsiz" ifadeleri ağır eleştiri |
| 4. Ceza Dairesi, E. 2014/38693, K. 2018/11070 (04.06.2018) | Beddua niteliğindeki sözler hakaret suçunu oluşturmaz |
| 4. Ceza Dairesi, E. 2021/13384, K. 2023/21440 (21.09.2023) | "Siz faşist polissiniz" hakaret değil; zincirleme suç uygulaması hatalı |
| Ceza Genel Kurulu, 14.10.2008, 170-220 | Korunan hukuki değer ve "küçük düşürmeye matuf olma" şartı |
| Ceza Genel Kurulu, E. 1998/70, K. 1998/156 (05.05.1998) | Devlet kurumlarına yönelik ağır basın açıklaması eleştiri kapsamında |
| 3. Ceza Dairesi, E. 2021/5038, K. 2021/11629 (21.12.2021) | Bildiri içeriği ağır eleştiri kapsamında; TCK m. 301 oluşmaz |
| Başvuru | Konu ve sonuç |
|---|---|
| Veli Demir, B. No: 2022/49022 (23/12/2025) | Sosyal medya paylaşımı nedeniyle cezalandırma — İhlal. Bağlamdan koparma yasağı; "şiddeti teşvik / nefret söylemi" ölçütü |
| Adem Tufan, B. No: 2022/22365 (23/12/2025) | Sosyal paylaşım sitesindeki sözler, adlî para cezası — İhlal olmadığı |
| Nagihan Toğyuner, B. No: 2023/47839 (16/9/2025) | Sosyal medyadaki sözler için manevi tazminat — İhlal |
| İsmail Uğur Dündar, B. No: 2022/104370 (17/9/2025) | Televizyon programındaki sözler; tazminat davasının reddi — şeref ve itibar yönünden İhlal olmadığı |
| Erol Eski, B. No: 2021/53760 (17/7/2024) | E-postadaki ifadeler nedeniyle iş akdinin feshi — İhlal |
| Yüksel Beki, B. No: 2020/21066 (6/9/2023) | Sosyal medya paylaşımı nedeniyle iş akdinin feshi — İhlal |
| Hasip Kaplan (4), B. No: 2016/25640 (15/3/2022) | Siyasetçiye yönelik ifadeler nedeniyle cezalandırma — İhlal |
| Hayko Bağdat (2), B. No: 2019/4585 (26/5/2021) | Sosyal medyada siyasetçiye yönelik sözler, tazminat — İhlal |
| Orhan Gökdemir, B. No: 2017/38377 (30/9/2020) | Köşe yazısı; adlî para cezası — İhlal |
| Umut Kılıç, B. No: 2015/16643 (4/4/2018) | Cumhurbaşkanı ve kamu görevlilerine yönelik ifadeler, HAGB — Kabul edilemezlik |
| Kemal Kılıçdaroğlu, B. No: 2014/1577 (25/10/2017) | Siyasetçinin sözleri nedeniyle tazminat — İhlal olmadığı |
| Mustafa Nihat Behramoğlu, B. No: 2014/11299 (26/10/2016) | Basın yoluyla hakaretten mahkûmiyet — İhlal olmadığı |
| Bekir Coşkun [Genel Kurul], B. No: 2014/12151 (4/6/2015) | Köşe yazarının cezalandırılması — İhlal. İfade özgürlüğünün temel ölçütlerini kuran karar |
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi: Handyside/Birleşik Krallık (B. No: 5493/72, 7/12/1976) — ifade özgürlüğü incitici, şoke edici ve endişelendirici düşünceleri de kapsar. Altuğ Taner Akçam/Türkiye (B. No: 27520/07, 25/10/2011) — TCK m. 301 öngörülebilirlik şartını sağlamıyor. Dink/Türkiye, Dilipak/Türkiye (B. No: 29680/05, 15/9/2015), Fatih Taş/Türkiye (B. No: 6810/09, 4/9/2018) — şiddete çağrı ve nefret söylemi içermeyen sert eleştiri için ceza yoluna başvurmak demokratik toplumda gerekli değildir. Özlü/Türkiye (B. No: 45204/20, 8/10/2024) — sosyal medyada devlet organlarına yönelik keskin ve abartılı paylaşımlar ifade özgürlüğü kapsamındadır.
Tam metinler: 4. CD 2026/6128 · 4. CD 2025/17445 · 4. CD 2025/8876 · AYM Veli Demir 2022/49022
Sonuç: Sözün Suç Olup Olmadığı Bağlamla Belirlenir
Bu yazının en çok tekrarlanan cümlesi şu oldu: her kaba söz hakaret değildir. Yargıtay bunu "tahkir edici olup olmama nispidir, zamana, yere ve duruma göre değişir" diye söylüyor; Anayasa Mahkemesi ise "sözlerin yerinde ya da kabule şayan olup olmadığı değil, şiddeti teşvik etmeden ve nefret söylemine dönüşmeden dile getirilip getirilmediği" diye. İki yüksek mahkeme aynı yere varıyor: tek cümleye değil, bağlama bakılır.
Öte yandan 2024 ve 2025 bu alanı sessizce ama köklü biçimde değiştirdi. Önödeme geldi ve dosyayı hiç açılmadan kapatma imkânı doğdu; şikâyet süresine 2 yıllık mutlak üst sınır kondu; HAGB yeniden kurulup kanun yolu istinafa çevrildi; istinaf süresi 2 haftaya çıktı ve gerekçeli kararın tebliğinden başlamaya başladı. Bu dört değişikliğin hepsi, dosyanızda ne zaman ve hangi yolla hareket edeceğinizi belirliyor.
1. Suç için söz, somut bir fiil isnadı ya da sövme olmalı; "kaba ve nezaket dışı hitap" yetmez.
2. Şikâyet süresi öğrenmeden 6 ay, ama fiilden itibaren 2 yılı aşamaz (TCK m. 73/2).
3. Önödeme ile (m. 125/3-a hariç) yaklaşık 9.000 TL ödeyip kamu davasının açılmasını engelleyebilirsiniz.
4. Gıyapta hakarette en az üç kişiyle ihtilat suçun unsurudur.
5. Karşılıklı hakarette hâkim her ikisi veya biri hakkında ceza vermekten vazgeçebilir; kasten yaralamaya tepkide ceza verilmez.
6. Kamu görevlisi ve siyasetçilere yönelik eleştiri sınırı daha geniştir; kamu gücü ceza yoluna sarılmakta kendini sınırlamalıdır.
7. Karar kesinleşse bile kanun yararına bozma ve bireysel başvuru (30 gün) yolları vardır.
Aile hukuku uyuşmazlıklarından doğan hakaret dosyaları için boşanma sürecinde sosyal medyada hakaret ve kayınvalideye hakaret yazılarımıza bakabilirsiniz. Dosyanızı birlikte değerlendirmek isterseniz İstanbul ceza avukatı sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

Av. Murat Aydar
İstanbul'da aile hukuku alanında müvekkillerime hizmet veriyorum. Özellikle anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı davalarında hukuki destek sağlıyorum.