Ceza Hukuku

Hakaret Suçu ve Cezası 2026: Hangi Sözler Suç Sayılır?

Av. Murat Aydarİstanbul Boşanma Avukatı
Son güncelleme: 25 Temmuz 2026
32 dk okuma

Özet

Hakaret suçunun cezası basit hâlde 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır (TCK m. 125). Yargıtay'a göre "rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı" hakaret suçunu oluşturmaz; sözün somut bir fiil isnadı ya da sövme olması gerekir. 2024-2025'te üç önemli değişiklik oldu: hakaret önödeme kapsamına alındı (yaklaşık 9.000 TL ödeyip kamu davasının açılmasını engellemek mümkün), şikâyet süresine fiilden itibaren 2 yıllık üst sınır kondu ve HAGB'ye karşı kanun yolu istinafa çevrildi. Gıyapta hakarette en az üç kişiyle ihtilat şarttır; karşılıklı hakarette hâkim ceza vermekten vazgeçebilir.

Bir tartışmada söylenen tek bir cümle, bir sosyal medya yorumu ya da telefonda yükselen bir ses tonu; günler sonra elinize gelen bir ifade davetiyesine dönüşebiliyor. Ben Avukat Murat Aydar. Bu yazıyı iki tür okuyucu için hazırladım: hakkında hakaret soruşturması başlatılanlar ve hakarete uğradığını düşünüp ne yapacağını bilmeyenler. İkisinin de ilk sorusu aynı: "Bu söylediğim (ya da bana söylenen) söz gerçekten suç mu?"

Cevap, çoğu insanın sandığı kadar geniş değil. Yargıtay'ın istikrarlı çizgisi şudur: her kaba söz, her ağır eleştiri, her nezaketsizlik hakaret suçu değildir. Öte yandan 2024 ve 2025'te bu alanda üç önemli kanun değişikliği oldu ve internetteki kaynakların büyük kısmı hâlâ eski hâli anlatıyor. Aşağıda hem suçun sınırını Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararlarıyla çizeceğim, hem de bu yeni düzenlemelerin dosyanızı nasıl değiştirdiğini göstereceğim.

ℹ️Bilgi
30 saniyede hakaret suçu:
1. Ceza, basit hâlde 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır (TCK m. 125/1).
2. Suç kural olarak şikâyete bağlıdır; süre öğrenmeden itibaren 6 aydır. Ancak 7 Kasım 2024'ten beri hakarette şikâyet süresi fiilden itibaren 2 yılı aşamaz (TCK m. 73/2).
3. Hakaret artık önödeme kapsamındadır: tebliğ üzerine 10 gün içinde ödeme yaparsanız kamu davası hiç açılmaz (TCK m. 75/6).
4. Yüz yüze olmayan (gıyapta) hakaretin suç olması için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir.
5. Yargıtay'a göre "rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı" hakaret suçunu oluşturmaz; sözün somut bir fiil isnadı ya da sövme olması gerekir.
6. Karşılıklı hakarette hâkim taraflardan her ikisi veya biri hakkında ceza vermekten vazgeçebilir (TCK m. 129/3).

Hakaret Suçu Nedir? (TCK m. 125)

Kısa cevap: Hakaret, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat etmek ya da sövmek suretiyle o kişinin onur, şeref ve saygınlığına saldırmaktır. Kanun iki ayrı seçimlik hareket tanımlar; birinin gerçekleşmesi yeterlidir.

Suçun düzenlendiği yer de anlam taşıyor: TCK'nın ikinci kitabında "Şerefe Karşı Suçlar" bölümündedir. Yani korunan değer bir mal varlığı ya da vücut bütünlüğü değil, kişinin toplum içindeki itibarıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu bunu şöyle formüle eder: korunan hukuki değer "kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı, diğer fertler nezdindeki saygınlığı"dır ve suçun oluşması için davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf (yönelik) olarak gerçekleştirilmesi gerekir.

Somut Fiil İsnadı ile Sövme Arasındaki Fark

Bu ayrım pratikte dosyanın kaderini belirler, çünkü ikisinin ispat rejimi farklıdır.

  • Somut fiil veya olgu isnadı: Kişiye belirli, doğrulanabilir bir davranış yüklemektir — "bu adam şirketten para çaldı", "kiracıdan rüşvet aldı" gibi. Somut olduğu için ispat edilebilir; TCK m. 127 tam bu yüzden vardır.
  • Sövme: Belirli bir olgu ileri sürmeksizin doğrudan aşağılayıcı sözler kullanmaktır. Burada ispat edilecek bir "olgu" yoktur; bu nedenle sövmede isnadın ispatı savunması yapılamaz.
💡İpucu
Neden önemli? Karşı tarafa somut bir fiil yüklediyseniz — örneğin "bu kişi evrakta sahtecilik yaptı" — ve bunu ispatlarsanız TCK m. 127 uyarınca ceza verilmez. Ama aynı iddiayı sövme biçiminde dile getirdiyseniz ispat savunması kapınızı açmaz. Dilekçenizde ve ifadenizde hangi kategoride olduğunuzu bilerek konuşmak, savunmanın yönünü baştan belirler.

Hangi Sözler Hakaret Sayılmaz? (2026 Yargıtay Kararlarıyla)

Kısa cevap: Yargıtay'ın istikrarlı ölçütü şudur: "rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı" hakaret suçunun unsurlarını oluşturmaz. Suç için sözün açıkça onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil isnadı veya sövme teşkil etmesi gerekir. Bu ölçüt 2026 tarihli kararlarda da aynen tekrarlanmaktadır.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 1 Nisan 2026 tarihli kararında testin tam metni şöyledir:

"Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir." — Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2026/611, K. 2026/6128, 01.04.2026

Bu kararda sanık, kendisine kolluk müdahalesi sırasında "faşist polisler beni dövüyor, bana işkence yapıyor, insan değil misiniz gelin beni kurtarın" demişti. Yerel mahkeme mahkûmiyet kurdu; karar kesinleşti. Adalet Bakanlığı kanun yararına bozma yoluna başvurdu ve Yargıtay hükmü bozmakla kalmayıp doğrudan beraat kararı verdi. Aynı kararda üç emsal daha aktarılıyor:

Yargıtay'a Göre Hakaret Suçunu Oluşturmayan Sözler
Söz / davranışMuhatapKararSonuç
"Faşist polisler beni dövüyor, bana işkence yapıyor, insan değil misiniz gelin beni kurtarın"Kolluk görevlileri4. CD, E. 2026/611, K. 2026/6128 (01.04.2026)Beraat — kaba ve nezaket dışı hitap
"Sen insan değilsin Allah senin bin belanı versin"Trafik polisi4. CD, E. 2021/22858, K. 2024/1814 (15.02.2024)Bozma — unsurlar oluşmamış
"Siz faşist polissiniz"Şikâyetçi kolluk görevlileri4. CD, E. 2021/13384, K. 2023/21440 (21.09.2023)Bozma — kaba hitap tarzı
Kaba ve nezaket dışı ifade (somut fiil isnadı veya sövme yok)Katılan4. CD, E. 2024/350, K. 2026/2498 (04.02.2026)Onama — maddi unsur oluşmamış
⚠️Dikkat
Bu tablo bir güvence belgesi değildir. Yargıtay aynı kararda "bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir" diyor. Yani aynı söz, söylendiği bağlama göre bir dosyada beraatle bir başkasında mahkûmiyetle sonuçlanabilir. Karşınızdaki kişi, ortam, aleniyet, sözün tekrarı ve öncesinde yaşananlar tabloyu değiştirir. Buradaki kararlar sizin dosyanızın sonucunu garanti etmez; savunmanızın hangi ölçüte dayanacağını gösterir.

Uygulamada beraatle sonuçlanan tipik kategoriler şunlardır: sert ve abartılı siyasi eleştiri; kişinin mesleki performansına yönelik olumsuz değerlendirme; şikâyet ve dava dilekçelerindeki iddialar (bkz. aşağıdaki savunma dokunulmazlığı bölümü); beddua niteliğindeki sözler; şarta bağlı ifadeler ("eğer bunu yaptıysan..."); ve muhatabı belirsiz genel söylemler.

Söz Söz Yargıtay Kararları: Hangi İfade Ne Sayıldı?

Kısa cevap: Yargıtay'ın son yıllardaki kararlarında beraatle sonuçlanan ifadelerin ortak paydası şudur: söz muhatabı rahatsız etmekte ama ona somut bir fiil isnat etmemekte ve sövme düzeyine ulaşmamaktadır. Aşağıda, tamamı kararların kendi metninden alınmış somut ifadeleri künyeleriyle topladım.

Bu tablo, "terbiyesiz demek hakaret mi", "ukala demek suç mu" gibi soruların cevabını doğrudan Yargıtay'ın kendi ifadeleriyle veriyor. Her satırdaki söz, kararın metninde geçtiği hâliyle aktarılmıştır.

Yargıtay Kararlarında Geçen Somut İfadeler ve Sonuçları
Söylenen söz (karar metninden)MuhatapNitelendirmeKarar
"Ukala, terbiyesiz herif"KatılanNezaket sınırlarını aşan kaba söz4. CD, E. 2021/16345, K. 2023/22667 (17.10.2023)
"Sen kendini ne zannediyorsun, siz kimsiniz, kendini beğenmiş, kibirlisin, ukalasın"Hastanede doktorKaba söz ve eleştiri4. CD, E. 2025/2735, K. 2025/8876 (13.05.2025)
"Sen ne biçim doktorsun, diplomayı nerden aldın, çıkınca kulağını bol bol çınlatacağım"Hastanede doktorKaba söz ve eleştiri4. CD, E. 2025/6736, K. 2025/17445 (30.10.2025)
"Siz faşist polissiniz"Kolluk görevlileriKaba ve nezaket dışı hitap4. CD, E. 2021/13384, K. 2023/21440 (21.09.2023)
"Faşist polisler beni dövüyor, bana işkence yapıyor, insan değil misiniz gelin beni kurtarın"Kolluk görevlileriKaba ve nezaket dışı hitap4. CD, E. 2026/611, K. 2026/6128 (01.04.2026)
"Sen insan değilsin Allah senin bin belanı versin"Trafik polisiKaba ve nezaket dışı hitap4. CD, E. 2021/22858, K. 2024/1814 (15.02.2024)
"...kibirli, bencil, merhametsiz validen sonra... halkın içinden mütevazi bir vali kazandı" (sosyal medya)ValiRahatsız edici ağır eleştiri18. CD, E. 2015/40754, K. 2017/11656 (25.10.2017)
Beddua niteliğindeki sözlerKatılanKaba ve nezaket dışı hitap ile beddua4. CD, E. 2014/38693, K. 2018/11070 (04.06.2018)

Tablodaki her karar aynı cümleyi kurmaktadır: söz muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta değildir; bu nedenle hakaret suçunun unsurları oluşmamıştır ve beraat gerekir. Kararların çoğunda mahkûmiyet hükmü zaten kesinleşmişti ve düzeltme kanun yararına bozma yoluyla geldi.

🚨Kritik Uyarı
Ama bu bir sözlük değildir. Aynı kararların hepsinde tekrarlanan uyarı şudur: bir hareketin tahkir edici olup olmadığı nispidir; zamana, yere ve duruma göre değişir. Yani "terbiyesiz" kelimesi bir dosyada kaba söz sayılırken, başka bir bağlamda — örneğin uzun süreli bir husumetin parçası olarak, aleni bir ortamda ve aşağılama kastıyla tekrarlandığında — hakaret sayılabilir. Tabloyu "bu kelimeleri söylemek serbest" diye okumak yanlış olur; doğru okuma şudur: tek başına kelimeye değil, cümlenin kurgusuna ve amacına bakılır. Nitekim 30 Ekim 2025 tarihli kararda Yargıtay açıkça "sözlerin kullanış şekli ve cümle kurgusu dikkate alındığında" ifadesini kullanmaktadır.

Beraat Kararlarının Ortak Paydası Nedir?

Yukarıdaki kararları yan yana koyduğunuzda dört ortak özellik çıkıyor:

  1. Somut fiil isnadı yok. Hiçbirinde muhataba belirli, doğrulanabilir bir davranış (hırsızlık, rüşvet, sahtecilik gibi) yüklenmiyor. "Ukalasın" bir olgu iddiası değil, bir değerlendirmedir.
  2. Sövme düzeyine ulaşmıyor. Sözler kaba ama küfür niteliğinde değil.
  3. Bir tepkiden doğuyor. Reçete yazılmaması, randevu verilmemesi, trafik cezası, kolluk müdahalesi gibi somut bir olayın ardından söyleniyor. Bu, TCK m. 129'daki haksız tahrik tartışmasını da açar.
  4. Muhatap kamu hizmeti sunuyor. Doktor, polis, vali. Anayasa Mahkemesi'nin "kamu otoritelerine yönelik eleştiri sınırı daha geniştir" ölçütü burada devreye giriyor.

Hakaret Suçunun Cezası Ne Kadar?

Kısa cevap: Basit hâlde 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adlî para cezası. Cezanın alt sınırı belirli hâllerde 1 yıldan az olamaz; hakaret alenen işlenmişse ceza altıda bir oranında artırılır. Hâkim hapis ile adlî para cezası arasında seçim yapar; ikisi birlikte verilmez.

Hakaret Suçunda Ceza Tablosu (TCK m. 125)
HâlDayanakCeza
Basit hakaret (yüz yüze veya gıyapta ihtilatla)m. 125/13 aydan 2 yıla kadar hapis veya adlî para cezası
İleti yoluyla hakaret (sesli, yazılı, görüntülü)m. 125/2Birinci fıkradaki ceza (aynı)
Kamu görevlisine görevinden dolayım. 125/3-aAlt sınır 1 yıldan az olamaz
İnanç, düşünce ve kanaat açıklamasından dolayım. 125/3-bAlt sınır 1 yıldan az olamaz
Kişinin dinine göre kutsal sayılan değerlerden bahislem. 125/3-cAlt sınır 1 yıldan az olamaz
Alenen işlenmesim. 125/4Ceza 1/6 oranında artırılır
Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerinem. 125/5Suç üyelere karşı işlenmiş sayılır; zincirleme suç hükümleri uygulanır
Ölünün hatırasına hakaret (en az üç kişiyle ihtilat)m. 130/13 aydan 2 yıla kadar hapis veya adlî para; alenen ise 1/6 artırım
Cumhurbaşkanına hakaretm. 299/1-21 yıldan 4 yıla kadar hapis; alenen ise 1/6 artırım

Adlî para cezası nasıl hesaplanır? TCK m. 52'ye göre adlî para cezası, belirlenen tam gün sayısının bir gün karşılığı takdir edilen miktarla çarpılmasıyla bulunur. Gün sayısı en az 5, kural olarak en çok 730'dur. Bir gün karşılığı miktar ise 2 Mart 2024 tarihli 7499 sayılı Kanun ile yükseltildi: eskiden 20-100 TL aralığındaydı, şimdi en az 100, en çok 500 TL. Hâkim bu miktarı kişinin ekonomik ve şahsi hâllerine göre takdir eder.

📋Örnek
Örnek hesap: Mahkeme, basit hakaretten 90 gün adlî para cezası belirledi ve bir gün karşılığını asgari tutar olan 100 TL takdir etti. Sonuç: 90 × 100 = 9.000 TL. Aynı dosyada hâkim ekonomik durumu gözeterek günlüğü 300 TL takdir etseydi ceza 27.000 TL olurdu. Yani gün sayısı aynı kalsa bile ödenecek tutar üç katına çıkabilir; bu yüzden duruşmada ekonomik durumu belgelemek (gelir belgesi, bakmakla yükümlü olunan kişiler) somut bir kazanç sağlar.

TCK m. 52/4 uyarınca hâkim, hükmün kesinleşmesinden itibaren bir yıla kadar mehil verebilir veya cezayı taksitlendirebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez, taksit sayısı dörtten az olamaz. Taksitlerden biri zamanında ödenmezse kalan kısmın tamamı tahsil edilir ve ödenmeyen adlî para cezası hapse çevrilir.

Önödeme: Dosyayı Baştan Kapatan Yeni Yol (2024-2025 Değişikliği)

Kısa cevap: Hakaret suçu artık önödeme kapsamındadır. Savcılığın tebliği üzerine 10 gün içinde belirlenen miktarı soruşturma giderleriyle birlikte öderseniz hakkınızda kamu davası açılmaz. Bu, 7 Kasım 2024 tarihli 7531 sayılı Kanun ile getirildi ve 24 Aralık 2025 tarihli 7571 sayılı Kanun ile kapsamı yeniden belirlendi.

⚖️Yasal Düzenleme
TCK m. 75/6-a-2 (Ek: 7/11/2024-7531/15 md.; Değişik: 24/12/2025-7571/16 md.): Önödeme hükümleri "Hakaret (üçüncü fıkranın (a) bendi hariç, madde 125)" suçu bakımından da uygulanır.

Parantez içindeki istisna kritik: kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hakaret (m. 125/3-a) önödeme kapsamı dışındadır. Yani polise, öğretmene, doktora görevi sırasında edilen hakarette bu yol kapalıdır; diğer bütün hakaret hâllerinde açıktır.

Ödenecek miktar nasıl bulunur? TCK m. 75/1-b, hapis cezasının aşağı sınırının karşılığı olarak her gün için 100 TL öngörür. Bu tutar da 7499 sayılı Kanun ile 30 TL'den 100 TL'ye çıkarıldı. Basit hakaretin hapis alt sınırı 3 aydır:

📋Örnek
Önödeme hesabı: 3 ay = 90 gün 90 gün × 100 TL = 9.000 TL

  • soruşturma giderleri

= Ödediğinizde kamu davası açılmaz.

Taksit: 10 gün içinde talep ederseniz savcı, bu miktarın birer ay ara ile üç eşit taksitte ödenmesine karar verir. Taksitler süresinde ödenmezse önödeme hükümsüz kalır ve soruşturmaya devam edilir.

Tekrar: Önödemeye bağlı olarak kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği tarihten itibaren 5 yıl içinde önödemeye tabi bir suç işlerseniz teklif edilecek miktar yarı oranında artırılır — yani 13.500 TL. Ayrıca m. 75/6 son cümlesi uyarınca bu fıkra kapsamındaki suçların beş yıl içinde tekrar işlenmesi hâlinde aynı suçtan dolayı önödeme hükümleri uygulanmaz.

⚠️Dikkat
Önödeme suçu kabul etmek anlamına gelmez ama iki sonucu vardır. Birincisi: TCK m. 75/5 uyarınca kamu davasının açılmaması kişisel hakkın istenmesini etkilemez — karşı taraf ayrıca manevi tazminat davası açabilir, önödeme bunu engellemez. İkincisi: ödemeye bağlı kararlar m. 75/7 uyarınca ayrı bir sisteme kaydedilir; bu kayıt yalnızca bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak savcı, hâkim veya mahkeme tarafından istenirse kullanılabilir. Yani genel adli sicil kaydınıza işlemez, ama tamamen izsiz de değildir. Beraat şansınız gerçekten yüksekse önödeme her zaman en akılcı seçenek olmayabilir; kararı delil durumuna bakarak vermek gerekir.

Şikâyet Süresi: 6 Ay Kuralı ve Yeni 2 Yıllık Üst Sınır

Kısa cevap: Hakaret kural olarak şikâyete bağlı bir suçtur ve şikâyet süresi, fiili ve faili öğrendiğiniz günden itibaren 6 aydır. Ancak 7 Kasım 2024'ten beri hakaret bakımından ikinci bir sınır var: şikâyet süresi, her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez.

Bu değişikliğin pratik sonucu büyük ve özellikle internet ortamındaki hakaretlerde belirleyici. Eskiden, yıllar önce yapılmış bir paylaşımı bugün fark eden kişi "öğrendim" diyerek 6 aylık süreyi o günden başlatabiliyordu. Artık fiilin üzerinden 2 yıl geçmişse — failin kim olduğunu daha sonra öğrenmiş olsanız bile — şikâyet hakkı doğmaz.

Hakarette Süreler ve Usul Kuralları
KonuKuralDayanak
Şikâyet süresiFiili ve faili öğrenmeden itibaren 6 ayTCK m. 73/1-2
Şikâyette üst sınırFiilden itibaren 2 yıl (7531 s. K., 7/11/2024)TCK m. 73/2
Şikâyet gerekmeyen hâlKamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaretTCK m. 131/1
Mağdur şikâyetten önce ölürseİkinci dereceye kadar üstsoy-altsoy, eş veya kardeşler şikâyet edebilirTCK m. 131/2
VazgeçmeDavayı düşürür; kesinleşmeden sonraki vazgeçme infaza engel değildirTCK m. 73/4
İştirak hâlinde vazgeçmeBir sanık hakkındaki vazgeçme diğerlerini de kapsarTCK m. 73/5
ÖnödemeTebliğden itibaren 10 gün; talep hâlinde 3 taksitTCK m. 75/1
İstinaf süresiGerekçeli kararın tebliğinden 2 hafta (7499 s. K., 2/3/2024)CMK m. 273/1
UzlaştırmaHakarette uzlaştırma yoluna gidilemez (24/12/2025 tarihli 7571 s. K. ile tüm m. 125)CMK m. 253/3
🚨Kritik Uyarı
Vazgeçerken bir cümleye dikkat. TCK m. 73/7 şöyle der: kamu davasının düşmesi, suçtan zarar görenin şikâyetten vazgeçmesinden kaynaklanmış ve vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamışsa, artık hukuk mahkemesinde dava açamaz. Uygulamada mağdurlar "şikâyetimden vazgeçiyorum, hiçbir talebim yoktur" diye beyan veriyor ve manevi tazminat hakkını da farkında olmadan bırakıyor. Yalnızca ceza şikâyetinden vazgeçmek istiyorsanız beyanın "şahsi haklarım saklı kalmak kaydıyla" ibaresini içermesi gerekir.

Hakarette Uzlaştırma Var mı? Kanun Koyucunun Yaptığı Takas

Kısa cevap: Hayır. Hakaret suçunda uzlaştırma yoluna gidilemez. Bu, çok yeni bir kuraldır ve internetteki kaynakların neredeyse tamamı hâlâ eski hâli anlatmaktadır. Kanun koyucu 2024-2025'te bilinçli bir takas yaptı: hakareti uzlaştırmadan çıkardı, buna karşılık önödemeye aldı.

Değişikliğin iki adımda geldiğini bilmek önemli, çünkü dosyanızın tarihi hangi rejime tabi olduğunuzu belirler:

  • 7 Kasım 2024 (7531 sayılı Kanun): Uzlaştırma yasağı önce yalnızca m. 125'in ikinci fıkrası (ileti yoluyla hakaret) için getirildi. Aynı kanun hakareti önödeme kapsamına aldı ve şikâyet süresine 2 yıllık üst sınır koydu.
  • 24 Aralık 2025 (7571 sayılı Kanun): Yasak tüm madde 125'e genişletildi. Yani artık hakaretin hiçbir hâli uzlaştırmaya tabi değildir.
Hakarette 2024-2025 Değişiklikleri: Neyin Ne Zaman Değiştiği
KonuEski hâlYeni hâlKanun ve tarih
Şikâyet süresiÖğrenmeden 6 ay (üst sınır yok)Öğrenmeden 6 ay ve fiilden en fazla 2 yıl7531 s. K. — 7/11/2024
ÖnödemeHakaret kapsam dışındaHakaret kapsam içinde (m. 125/3-a hariç)7531 s. K. — 7/11/2024; 7571 s. K. — 24/12/2025
UzlaştırmaHakaret uzlaştırmaya tabiHakarette uzlaştırma yok (önce m. 125/2, sonra tüm m. 125)7531 s. K. — 7/11/2024; 7571 s. K. — 24/12/2025
Adlî para cezası günlük miktarı20 – 100 TL100 – 500 TL7499 s. K. — 2/3/2024
Önödemede gün karşılığı30 TL100 TL7499 s. K. — 2/3/2024
HAGB kanun yoluİtirazİstinaf7499 s. K. — 2/3/2024
İstinaf süresiHükmün açıklanmasından 7 günGerekçeli kararın tebliğinden 2 hafta7499 s. K. — 2/3/2024
Uzlaşma teklifine cevap süresi3 gün7 gün7531 s. K. — 7/11/2024
ℹ️Bilgi
Neden bu takas yapıldı? Uzlaştırma, taraflar arasında bir edim üzerinde anlaşmayı gerektirir; uzlaştırmacı görevlendirilir, müzakere yapılır, süreç haftalar alır. Hakaret dosyalarının sayısı çok yüksek olduğu için bu süreç iş yükünü ağırlaştırıyordu. Önödeme ise tek taraflıdır: savcılık miktarı tebliğ eder, fail on gün içinde öder, dosya kapanır. Yani sistem, mağdurun rızasını arayan bir yoldan failin ödemesine dayalı bir yola geçti. Bunun mağdur açısından önemli bir sonucu var: artık uzlaşma masasında bir edim pazarlığı yapamazsınız; buna karşılık önödeme sizin tazminat hakkınızı ortadan kaldırmaz (TCK m. 75/5).

Bir ayrıntı daha: 7571 sayılı Kanun, CMK m. 253/3'e yeni bir cümle de ekledi. Önödeme kapsamına giren bir suç ile uzlaştırma kapsamına giren bir suç aynı mağdura karşı birlikte işlenmişse, uzlaştırma kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümleri uygulanır. Örneğin aynı olayda hem hakaret hem tehdit (TCK m. 106/1) varsa, tehdit yönünden uzlaştırma yolu açık kalır.

Yüzüne Söylenmeyen Hakaret: Üç Kişiyle İhtilat Şartı

Kısa cevap: Mağdurun gıyabında (yokluğunda) yapılan hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir. Bu, suçun kanuni bir unsurudur; üç kişi şartı gerçekleşmemişse hakaret suçu oluşmaz.

"İhtilat" kelimesi, sözün üç kişiye ulaşmasını ve onlar tarafından algılanmasını anlatır. Uygulamada en sık tartışılan noktalar şunlar:

  • Üç kişi aynı anda mı bulunmalı? Hayır. Fail sözü farklı zamanlarda ayrı ayrı üç kişiye de söylemiş olabilir; önemli olan ihtilatın gerçekleşmesidir.
  • Kim sayılır? Sözü duyan üçüncü kişilerdir. Mağdurun kendisi bu sayıya dahil edilmez.
  • İki kişiyle sınırlı kalırsa? Suçun unsuru eksik kalır. Bu, gıyapta hakaret dosyalarında en sık verilen beraat gerekçelerinden biridir.
  • Nasıl ispatlanır? Tanık beyanları belirleyicidir; bu yüzden şikâyet dilekçesinde sözü duyan kişilerin kimlik ve iletişim bilgileri baştan gösterilmelidir.

Mesaj, E-posta, Telefon: İleti Yoluyla Hakaret

Kısa cevap: Fiil, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmişse TCK m. 125/2 uyarınca birinci fıkradaki cezaya hükmolunur. Yani WhatsApp mesajı, SMS, e-posta, sesli mesaj veya telefon konuşmasıyla edilen hakaret, yüz yüze edilmiş gibi cezalandırılır.

Buradaki ayrım "mağduru muhatap alan" ibaresindedir. Mesajı doğrudan mağdura gönderdiyseniz m. 125/2 devreye girer ve üç kişi şartı aranmaz — çünkü hakaret gıyapta değil, muhataba yöneliktir. Buna karşılık mağduru muhatap almayan, üçüncü kişilere gönderilen bir mesajda hakaret varsa, artık gıyapta hakaret rejimi ve ihtilat şartı uygulanır.

💡İpucu
Grup sohbetleri neden ayrı bir kategori? Bir WhatsApp grubunda mağdur da üyeyse mesaj onu muhatap alıyor sayılabilir (m. 125/2). Mağdur grupta değilse ve mesajı üç veya daha fazla kişi görmüşse gıyapta hakaretin ihtilat şartı gerçekleşmiş olur. Grupta yalnızca iki kişi varsa hiçbiri gerçekleşmez. Bu yüzden ceza dosyasında grup üye listesinin ve mesajı gören kişi sayısının tespiti kritik bir delil çalışmasıdır.

Sosyal Medyada Hakaret: Aleniyet ve İfade Özgürlüğü Sınırı

Kısa cevap: Sosyal medya paylaşımı, herkese açık bir hesaptan yapıldığında aleniyet unsurunu gerçekleştirir ve TCK m. 125/4 uyarınca ceza altıda bir oranında artırılır. Ancak paylaşımın hakaret sayılıp sayılmayacağı ayrı bir sorudur ve bu noktada Anayasa Mahkemesi'nin ifade özgürlüğü içtihadı belirleyici hâle gelir.

Aleniyet için sözün belirsiz ve çok sayıda kişinin görmesini mümkün kılan bir ortamda söylenmesi yeterlidir; fiilen kaç kişinin gördüğü aranmaz. Herkese açık bir hesaptaki paylaşım, bir forum yorumu veya açık erişimli bir video bu ölçütü karşılar. Kapalı hesap, sınırlı arkadaş listesi veya küçük bir grup ise aleniyet tartışmalı hâle gelir.

Anayasa Mahkemesi Sınırı Nereye Çiziyor?

Burası, bu yazıyı hazırlarken en çok emek verdiğim bölüm; çünkü hakaret dosyalarının kaderi giderek daha fazla Anayasa Mahkemesi'nin ifade özgürlüğü (Anayasa m. 26) içtihadıyla belirleniyor ve bu içtihat internetteki kaynakların çoğunda hiç yer almıyor.

AYM'nin kurduğu test üç aşamalıdır: müdahale kanunla öngörülmüş mü, meşru bir amaca dayanıyor mu ve demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine uygun mu? Üçüncü aşama pratikte belirleyicidir. Mahkeme burada müdahalenin "zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılaması" ve orantılı olmasını arar; üstelik cezai yaptırımın "başvurulabilecek en son çare ve alınabilecek en hafif önlem" olması gerekir.

Aralık 2025'te verilen iki karar, sınırın nereden geçtiğini yan yana koyduğunda çok net gösteriyor:

AYM'nin Aynı Gün Verdiği İki Zıt Karar (23 Aralık 2025)
BaşvuruKonuSonuç
Veli Demir, B. No: 2022/49022Sendika genel başkanının sosyal medya paylaşımı nedeniyle cezalandırılmasıİhlal — ifade özgürlüğü
Adem Tufan, B. No: 2022/22365Sosyal paylaşım sitesindeki sözler nedeniyle adlî para cezasıİhlal olmadığı

Veli Demir kararında AYM, yerel mahkemenin yaptığı hatayı çok açık biçimde tarif ediyor: mahkeme "ifadelerin bütünü üzerinden bir anlamlandırma ve buna göre bir değerlendirme yapma yerine" paylaşımdaki belirli bir cümleyi "bağlamından kopararak" suç saymıştı. Kararın belirleyici ölçütü ise şudur:

"...kullanılan sözlerin yerinde ya da kabule şayan olup olmadığının değil, söz konusu ifadelerin bir bağlam içerisinde şiddeti teşvik etmeden ya da şiddeti övüp onaylamadan veya nefret söylemine dönüşmeden dile getirilip getirilmediğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Diğer bir ifadeyle haksız olduğu açık olsa dahi bu yöndeki ifadeler de anılan şartları taşıması durumunda ifade özgürlüğü güvencesinden faydalanacaktır." — AYM, Veli Demir, B. No: 2022/49022, 23/12/2025

Aynı kararda AYM'nin altını çizdiği iki ilke daha, kamu görevlilerine ve siyasetçilere yönelik sözler bakımından doğrudan uygulanabilir:

  • Eleştiri sınırı muhataba göre genişler: "Kamu otoritelerinin -kamu gücünü kullandıkları için- kabul edilebilir eleştiri sınırlarının özel bireylere nazaran çok daha geniş olduğu unutulmamalıdır." En geniş eleştiri sınırı ise devlete yöneliktir.
  • Kamu gücü ceza yoluna sarılmakta kendini sınırlamalıdır: "kamu gücünü kullanan otoriteler haksız sözel saldırılar karşısında -şiddete teşvik içermedikçe- ceza soruşturma ve kovuşturmasına başvurma hususunda kendilerini sınırlandırmalıdır."
ℹ️Bilgi
Bu içtihat dosyanızda nasıl kullanılır? Savunma dilekçesinde yalnızca "sözüm hakaret değildir" demek yetmiyor. AYM'nin testini adım adım kurmak gerekir: (1) paylaşımın bütünü ve bağlamı nedir, (2) söz kamusal bir tartışmaya katkı mı, (3) muhatap kamu görevlisi veya siyasetçi mi (eleştiri sınırı geniş), (4) sözde şiddete teşvik veya nefret söylemi var mı, (5) cezai yaptırım en hafif önlem mi. Bu beş başlık üzerine kurulmuş bir savunma, salt "kaba söz" itirazından çok daha güçlüdür ve istinaf ile temyizde de taşınabilir.

AYM'nin bu alandaki karar birikimi geniştir ve her iki yönde de örnek verir: Bekir Coşkun (Genel Kurul, B. No: 2014/12151, 4/6/2015) köşe yazarının cezalandırılmasını ihlal saymıştır; Orhan Gökdemir (B. No: 2017/38377, 30/9/2020) köşe yazısı nedeniyle verilen adlî para cezasını ihlal bulmuştur; Nagihan Toğyuner (B. No: 2023/47839, 16/9/2025) sosyal medyadaki sözler için hükmedilen manevi tazminatı ihlal saymıştır. Öte yandan Mustafa Nihat Behramoğlu (B. No: 2014/11299, 26/10/2016) basın yoluyla hakaretten mahkûmiyette ihlal bulmamış, Kemal Kılıçdaroğlu (B. No: 2014/1577, 25/10/2017) kararında siyasetçinin tazminata mahkûm edilmesini ihlal saymamıştır.

Anayasa Mahkemesi Kararlarında Çizgi: İhlal Bulunanlar ve Bulunmayanlar

Kısa cevap: AYM her sert sözü korumaz; korunan şey kamusal tartışmaya katkı sunan, şiddete teşvik etmeyen ve nefret söylemine dönüşmeyen ifadedir. İhlal kararı çıkan dosyalarla çıkmayanları yan yana koyduğunuzda çizginin nerede olduğu belirginleşiyor.

Aşağıdaki tablo, bu alandaki karar birikimini iki sütuna ayırıyor. Her satır, kararın kendi konu özetinden alınmıştır.

AYM Bireysel Başvuru Kararlarında İhlal Çizgisi
Başvuru ve tarihOlaySonuç
Bekir Coşkun [Genel Kurul]
B. No: 2014/12151 (4/6/2015)
Köşe yazarının bir yazısı nedeniyle cezalandırılmasıİhlal
Hacı Boğatekin (2)
B. No: 2014/12162 (21/11/2017)
İnternet haber sitesindeki köşe yazısı nedeniyle aleyhe tazminatİhlal
Orhan Gökdemir
B. No: 2017/38377 (30/9/2020)
Köşe yazısındaki ifadeler hakaret sayılarak adlî para cezasıİhlal
Hayko Bağdat (2)
B. No: 2019/4585 (26/5/2021)
Sosyal medyada bir siyasetçiye yönelik sözler nedeniyle tazminatİhlal
Hasip Kaplan (4)
B. No: 2016/25640 (15/3/2022)
Bir siyasetçiye yönelik ifadeler nedeniyle cezalandırmaİhlal
Yüksel Beki
B. No: 2020/21066 (6/9/2023)
Sosyal medya paylaşımı nedeniyle iş akdinin feshiİhlal
Erol Eski
B. No: 2021/53760 (17/7/2024)
Yönetim kuruluna gönderilen e-postadaki ifadeler nedeniyle tazminatsız fesihİhlal
Nagihan Toğyuner
B. No: 2023/47839 (16/9/2025)
Sosyal medyadaki sözler nedeniyle manevi tazminatİhlal
Veli Demir
B. No: 2022/49022 (23/12/2025)
Sendika başkanının sosyal medya paylaşımı nedeniyle cezalandırılmasıİhlal
Mustafa Nihat Behramoğlu
B. No: 2014/11299 (26/10/2016)
Basın yoluyla hakaretten mahkûmiyetİhlal olmadığı
Kemal Kılıçdaroğlu
B. No: 2014/1577 (25/10/2017)
Parti grup toplantısında Başbakan'a yönelik sözler nedeniyle tazminatİhlal olmadığı
Umut Kılıç
B. No: 2015/16643 (4/4/2018)
Hâkimlik mülakatında Cumhurbaşkanı ve kamu görevlilerine yönelik ifadeler, HAGBKabul edilemezlik
Kemal Kılıçdaroğlu (6)
B. No: 2017/27971 (18/5/2021)
Parti grup toplantısında bakana yönelik sözler nedeniyle tazminatİhlal olmadığı
Aytunç Erkin ve diğerleri
B. No: 2023/3212 (29/4/2025)
Televizyon programındaki sözler; tazminat davasının reddi (şeref ve itibar yönünden)İhlal olmadığı
İsmail Uğur Dündar
B. No: 2022/104370 (17/9/2025)
Televizyon programındaki sözler; tazminat davasının reddi (şeref ve itibar yönünden)İhlal olmadığı

Tablodan çıkan üç örüntü şudur:

  1. Gazetecilik ve köşe yazarlığı güçlü koruma altında. Bekir Coşkun, Hacı Boğatekin ve Orhan Gökdemir kararlarının üçünde de yazı nedeniyle verilen ceza veya tazminat ihlal sayıldı. Basın özgürlüğü, ifade özgürlüğünün en korunaklı alanıdır.
  2. Siyasetçiye yönelik sözlerde sonuç iki yönlü olabiliyor. Hayko Bağdat ve Hasip Kaplan kararlarında ihlal bulunurken, Kemal Kılıçdaroğlu'nun iki başvurusunda ihlal bulunmadı. Fark, sözün kamusal tartışmaya katkısı ile salt kişisel saldırı arasındaki ayrımdan doğuyor.
  3. Madalyonun diğer yüzü de var. İsmail Uğur Dündar ve Aytunç Erkin kararlarında başvurucular hakarete uğradıklarını ileri sürerek tazminat davalarının reddini şikâyet ettiler; AYM her ikisinde de şeref ve itibarın korunması hakkı yönünden ihlal bulmadı. Yani AYM'nin içtihadı yalnızca sanığı değil, mağduru da koruyan iki yönlü bir denge kurmaktadır.
ℹ️Bilgi
Şeref ve itibarın korunması da bir anayasal haktır. Hakaret dosyalarında genellikle sanığın ifade özgürlüğü tartışılır; ancak mağdurun da Anayasa'nın 17. maddesi kapsamında korunan bir şeref ve itibar hakkı vardır ve devletin bu hakkı korumak bakımından pozitif yükümlülüğü bulunur. Bu nedenle şikâyetiniz reddedilir veya tazminat davanız kaybedilirse, iç hukuk yolları tükendikten sonra siz de bireysel başvuru yapabilirsiniz. Uygulamada bu yolun mağdur tarafından kullanıldığı çok az görülüyor; oysa Turgut Altınok (B. No: 2017/36724) ve İsmail Uğur Dündar başvuruları tam olarak bu niteliktedir.

Bireysel Başvuru Nasıl Yapılır?

Başvurunun kabul edilebilmesi için üç şart birlikte aranır:

  • Olağan kanun yolları tüketilmiş olmalıdır. İstinaf ve varsa temyiz aşamaları tamamlanmadan yapılan başvuru reddedilir.
  • Süre otuz gündür ve nihai kararın tebliğinden başlar. Bu süre kesindir.
  • İhlal iddiası anayasal ölçütlerle gerekçelendirilmelidir. Başvuru formunda müdahalenin kanunilik, meşru amaç ve demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk aşamalarının hangisinde sakatlandığı gösterilmelidir. "Haksız yere mahkûm edildim" şeklindeki bir başvuru açıkça dayanaktan yoksun bulunabilir.

Karşılıklı Hakaret ve Haksız Tahrik (TCK m. 129)

Kısa cevap: Hakaret bir haksız fiile tepki olarak işlenmişse verilecek ceza üçte birine kadar indirilebilir veya ceza vermekten tamamen vazgeçilebilir. Suç kasten yaralamaya tepki olarak işlenmişse kişiye ceza verilmez. Hakaret karşılıklı işlenmişse hâkim, olayın mahiyetine göre taraflardan her ikisi veya biri hakkında ceza vermekten vazgeçebilir.

Bu madde, hakaret dosyalarının belki de en çok işe yarayan ama en az kullanılan savunma aracıdır. Dikkat edilecek noktalar:

  • "Haksız fiil" hakaret olmak zorunda değil. Karşı tarafın darbı, tacizi, malınıza zarar vermesi, borcunu ödememesi gibi haksız bir davranışı da tahrik oluşturabilir. Ancak Yargıtay her haksızlığı kabul etmez; tepkiyle haksız fiil arasında makul bir bağ ve zaman yakınlığı arar.
  • Karşılıklılık kendiliğinden indirim getirmez. Madde hâkime takdir yetkisi verir: "olayın mahiyetine göre" her ikisi veya yalnızca biri hakkında ceza vermekten vazgeçilebilir. Yani ilk sözü söyleyen ile karşılık veren aynı sonuca ulaşmayabilir.
  • Kasten yaralamaya tepkide takdir yok. İkinci fıkra emredicidir: kasten yaralamaya tepki olarak edilen hakarette ceza verilmez. Darp raporunuz varsa bu fıkrayı açıkça ileri sürmek gerekir.
📋Örnek
Senaryo: Komşunuz aracınızın önünü kapatıyor, uyarınca size vurup burnunuzu kanatıyor; siz de ona ağır sözler söylüyorsunuz. İkiniz de birbirinizden şikâyetçi oluyorsunuz. Hukuki sonuç: Komşu kasten yaralamadan yargılanır. Sizin hakaret eyleminiz ise kasten yaralamaya tepki olduğu için TCK m. 129/2 uyarınca ceza verilmemesi gereken bir hâldir — indirim değil, doğrudan ceza verilmemesi. Pratikte ne yapmalı: Adli muayene raporunu (darp raporu) aynı gün almak, olay yeri tanıklarını bildirmek ve savunmada m. 129/2'yi madde numarasıyla ileri sürmek. Rapor yoksa bu güçlü fıkra fiilen kullanılamaz hâle gelir.

Kamu Görevlisine Hakaret: Neden Ayrı Bir Rejim?

Kısa cevap: Hakaret, kamu görevlisine görevinden dolayı işlenmişse üç şey birden değişir: cezanın alt sınırı 1 yıldan az olamaz (m. 125/3-a), suç şikâyete bağlı olmaktan çıkar (m. 131/1) ve önödeme kapsamı dışında kalır (m. 75/6-a-2).

Buradaki kilit ifade "görevinden dolayı"dır. Hakaret, kişinin kamu görevlisi olmasından değil, o görevle bağlantılı bir olaydan kaynaklanmalıdır. Aynı kişiye tamamen özel bir husumet nedeniyle, görevle ilgisi olmayan bir ortamda edilen hakaret basit hakarettir; alt sınır artmaz ve şikâyete bağlı kalır.

İkinci özel kural kurul hâlinde çalışan kamu görevlileridir. TCK m. 125/5 uyarınca bir kurula görevinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır; ancak bu durumda zincirleme suç hükümleri uygulanır. Yani üye sayısı kadar ayrı ceza değil, zincirleme suç artırımı uygulanan tek bir ceza verilir.

⚠️Dikkat
Ama Anayasa Mahkemesi ters yönde bir ağırlık koyuyor. Yukarıda aktardığımız AYM ölçütlerine göre kamu görevlilerine yönelik kabul edilebilir eleştiri sınırı özel bireylere göre çok daha geniştir ve kamu gücünü kullananların ceza yoluna başvurmakta kendilerini sınırlandırması beklenir. Yargıtay'ın 2023-2026 arası kararlarında da kolluk görevlilerine söylenen "siz faşist polissiniz", "sen insan değilsin" gibi sözlerin hakaret sayılmadığını gördük. Yani m. 125/3-a'nın ağır cezası, sözün önce hakaret sayılması şartına bağlıdır; bu eşik kamu görevlileri bakımından daha yüksektir.

Doktora ve Sağlık Çalışanına Hakaret

Kısa cevap: Sağlık çalışanı kamu görevlisiyse ve hakaret görevinden dolayı edilmişse TCK m. 125/3-a devreye girer: cezanın alt sınırı 1 yıldan az olamaz, suç şikâyete bağlı olmaktan çıkar ve önödeme yolu kapanır. Ancak bu ağır sonuca gelmeden önce sözün hakaret eşiğini aşması gerekir ve Yargıtay bu eşiği son yıllarda oldukça yüksek tutmaktadır.

Bu yazıda aktardığımız iki kararın da muhatabı doktordur ve ikisi de beraatle sonuçlanmıştır:

  • 13 Mayıs 2025 (4. CD, E. 2025/2735, K. 2025/8876): Randevusuz muayene olamayacağı söylenen hastanın doktora "sen kendini ne zannediyorsun, siz kimsiniz, kendini beğenmiş, kibirlisin, ukalasın" demesi kaba söz ve eleştiri sayıldı.
  • 30 Ekim 2025 (4. CD, E. 2025/6736, K. 2025/17445): Uyuşturucu etkili oldukları gerekçesiyle istediği ilaçlar reçeteye yazılmayan hastanın doktora "sen ne biçim doktorsun, diplomayı nerden aldın, çıkınca kulağını bol bol çınlatacağım" demesi yine kaba söz ve eleştiri sayıldı.
⚠️Dikkat
İkinci dosyadaki tabloya dikkat. Yerel mahkeme 2014 yılında sanığı TCK m. 125/1, 125/3-a ve 62/1 uyarınca 10 ay hapis cezasına mahkûm etmiş, üstelik cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar vermişti. Karar kesinleşti. Hata ancak 11 yıl sonra, 30 Ekim 2025'te kanun yararına bozma ile düzeltildi ve sanık beraat etti. Bu, savunmanın doğru kurulmaması hâlinde ne kadar ağır ve ne kadar uzun süreli bir sonuç doğabileceğinin somut örneğidir.

Aynı Cümlede Hem Hakaret Hem Tehdit Olabilir mi?

Evet ve bu ayrım çok önemlidir. 13 Mayıs 2025 tarihli dosyada sanığın söylediği cümlenin tamamı şuydu: "sen kendini ne zannediyorsun, siz kimsiniz, kendini beğenmiş, kibirlisin, ukalasın, size gününü gösteririm, sizi keserim, siz bittiniz." Sanık hem tehdit hem hakaretten yargılanmıştı.

Yargıtay, cümlenin yalnızca hakarete ilişkin kısmını değerlendirip o suçtan beraat kararı verdi. Yani tek bir cümle içinde:

  • "kibirlisin, ukalasın" → kaba söz, hakaret suçu oluşmaz;
  • "sizi keserim, size gününü gösteririm" → ayrı bir suç olan tehdit (TCK m. 106) bakımından ayrıca değerlendirilir.
💡İpucu
Savunma açısından sonucu şudur: "Hiçbir suç işlemedim" demek yerine cümleyi parçalayarak savunma yapmak gerekir. Hangi ibare hangi suça karşılık geliyor, hangisi hiçbir suça karşılık gelmiyor — bu ayrım yapılmazsa mahkeme cümlenin tamamını tek bir suç olarak değerlendirebilir. Aynı mantık şikâyetçi taraf için de geçerlidir: dilekçede sözleri birebir ve tam olarak aktarmak, hangi ibarenin hangi suça vücut verdiğini göstermek gerekir. Eksik veya özetlenmiş aktarım, güçlü bir dosyayı zayıflatır.

Cumhurbaşkanına Hakaret (TCK m. 299)

Kısa cevap: Cumhurbaşkanına hakaret, TCK m. 125'teki genel hakaret suçundan ayrı ve daha ağır bir suçtur: ceza 1 yıldan 4 yıla kadar hapistir, alenen işlenmesi hâlinde altıda bir oranında artırılır ve en önemlisi kovuşturma yapılması Adalet Bakanının iznine bağlıdır.

Farkları tablolaştırmak, hangi rejimde olduğunuzu görmenin en hızlı yolu:

TCK m. 125 ile m. 299 ve m. 301 Karşılaştırması
Hakaret (m. 125)Cumhurbaşkanına hakaret (m. 299)Devlet kurumlarını aşağılama (m. 301)
Ceza3 ay – 2 yıl hapis veya adlî para1 – 4 yıl hapis (adlî para seçeneği yok)6 ay – 2 yıl hapis
ŞikâyetKural olarak şikâyete bağlıŞikâyete bağlı değilŞikâyete bağlı değil
İzin şartıYokAdalet Bakanı izni (kovuşturma)Adalet Bakanı izni (soruşturma)
Aleniyet1/6 artırım1/6 artırımSuçun unsuru ("alenen")
ÖnödemeVar (m. 125/3-a hariç)YokYok
Eleştiri istisnasıİçtihatla (ağır eleştiri suç değil)İçtihatlaKanunda açık: "Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz" (m. 301/3)

TCK m. 301 bakımından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Altuğ Taner Akçam/Türkiye kararı (B. No: 27520/07, 25/10/2011) önemlidir: AİHM, maddenin öngörülebilirlik şartını sağlamadığı gerekçesiyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar vermiştir. AİHM'e göre sorun maddenin lafzından çok yorumundaki belirsizliktir; Adalet Bakanı izni şartı da bu belirsizliği gidermemektedir, çünkü izin şartı değişen siyasete göre şekillenir.

AİHM'in aynı alandaki yerleşik ölçütü şudur: soruşturma veya dava, yanlış olaylara dayanan, onur kırıcı söz ya da hakaret içermeyen ve şiddete, silahlı direnişe ya da ayaklanmaya çağrı veyahut nefret söylemi teşkil etmeyen bir söylem nedeniyle açıldığında demokratik bir toplumda gerekli değildir (Dink/Türkiye; Dilipak/Türkiye; Fatih Taş/Türkiye). AİHM'in Özlü/Türkiye kararı (B. No: 45204/20, 8/10/2024) ise oldukça günceldir: sosyal medyada devlet organlarına yönelik keskin ve abartılı paylaşımlar, gereksiz yere saldırgan olmadıkça ve şiddete veya nefrete teşvik etmedikçe ifade özgürlüğü kapsamındadır.

İsnadın İspatı ve Savunma Dokunulmazlığı (TCK m. 127-128)

Kısa cevap: Somut bir fiil isnadında bulunduysanız ve isnat ettiğiniz fiil suç oluşturuyor ve ispatlanıyorsa ceza verilmez. Ayrıca yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde yapılan başvuru, iddia ve savunmalar kapsamındaki somut isnatlar için de ceza verilmez — belirli şartlarla.

İsnadın ispatı (m. 127): İsnat edilen ve suç oluşturan fiilin ispat edilmiş olması hâlinde kişiye ceza verilmez. Kişi hakkında o suçtan kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı varsa isnat ispatlanmış sayılır. Bunun dışındaki hâllerde ispat isteminin kabulü iki koşula bağlıdır: isnat olunan fiilin doğru olup olmadığının anlaşılmasında kamu yararı bulunması veya şikâyetçinin ispata razı olması. İkinci fıkra ise önemli bir sınır koyar: ispat edilmiş fiilinden söz edilerek kişiye hakaret edilmesi hâlinde cezaya hükmedilir. Yani "bu adam hırsızlıktan hüküm aldı" demek ile bunu aşağılama aracına dönüştürmek farklıdır.

Savunma dokunulmazlığı (m. 128): Bu, dava ve şikâyet dilekçelerindeki sert ifadeler nedeniyle karşı taraftan hakaret şikâyeti gelen herkesin bilmesi gereken maddedir.

Maddenin iki şartını atlamamak gerekir: isnat gerçek ve somut vakıalara dayanmalı ve uyuşmazlıkla bağlantılı olmalıdır. Boşanma dilekçesinde eşin sadakatsizliğine ilişkin somut iddialar bu kapsamdadır; ancak uyuşmazlıkla ilgisi olmayan, salt aşağılamaya yönelik nitelemeler dokunulmazlığın dışına çıkar. Bu ayrım, aile hukuku dosyalarından doğan hakaret şikâyetlerinin çoğunda belirleyicidir; konuyu boşanmada hakaret ve ispat yöntemleri yazımızda ayrıca ele aldık.

Hakaret Nasıl İspatlanır?

Ceza yargılamasında ispat yükü iddia edende, yani şikâyetçidedir; şüpheden sanık yararlanır. Pratikte kullanılan delil kaynakları:

  • Tanık beyanları: Özellikle gıyapta hakarette ihtilat şartının ispatı için zorunludur. Şikâyet dilekçesinde tanıkların kimlik ve adres bilgileri baştan gösterilmelidir.
  • Ekran görüntüsü ve dijital kayıt: Sosyal medya ve mesaj dosyalarında esas delildir. Ancak ekran görüntüsü tek başına zayıftır; bilirkişi incelemesi, hesabın failine ait olduğunun tespiti ve içeriğin bütünüyle (bağlamıyla) sunulması gerekir.
  • Ses ve görüntü kaydı: Kendi aleyhine işlenen bir suçu ispat için, bir daha elde edilme imkânı bulunmayan delili kaybetmemek amacıyla yapılan kayıtlar uygulamada kabul görür. Buna karşılık planlı, süreklilik arz eden gizli kayıtlar hukuka aykırı delil sayılabilir ve ayrıca kişisel verilere ilişkin suçlara vücut verebilir.
  • Kolluk ve olay tutanakları: Kamu görevlisine hakaret dosyalarında tutanak temel delildir; tutanak düzenleyenlerin tanık olarak dinlenmesi savunma açısından önemlidir.
  • HTS ve abone kayıtları: Telefonla hakarette aramanın yapıldığının ve hattın kime ait olduğunun tespiti için istenir.
🚨Kritik Uyarı
Delil toplarken yeni bir suça girmeyin. Hakareti ispatlamak için karşı tarafın telefonuna, e-postasına veya sosyal medya hesabına izinsiz erişmek; özel konuşmalarını sistematik biçimde kaydetmek ya da bunları yaymak, TCK'nın özel hayata ve kişisel verilere karşı suçlar bölümü kapsamında ayrı bir suç oluşturabilir. Uygulamada, hakaretten şikâyetçi olan kişinin delil toplama yöntemi nedeniyle kendisi hakkında soruşturma açılan dosyalar hiç de az değildir.

Çocuk Hakaret Ederse Ne Olur?

Kısa cevap: Ceza sorumluluğu yaşa göre üçe ayrılır. 12 yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu yoktur ve haklarında kovuşturma yapılamaz. 12-15 yaş arasında algılama ve yönlendirme yeteneği araştırılır. 15-18 yaş arasında ise ceza verilir ama üçte bir oranında indirilir.

Yaşa Göre Ceza Sorumluluğu (TCK m. 31)
Yaş (fiil tarihinde)DurumSonuç
12 yaşını doldurmamışCeza sorumluluğu yokturKovuşturma yapılamaz; yalnızca çocuklara özgü güvenlik tedbiri
12-15 yaş arasıFiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ile davranışlarını yönlendirme yeteneği araştırılırYetenek yoksa ceza sorumluluğu yok, güvenlik tedbiri; varsa cezanın yarısı indirilir
15-18 yaş arasıCeza sorumluluğu vardırCezanın üçte biri indirilir

Sosyal medya kullanımının yaşı düştüğü için bu ayrım giderek daha çok karşımıza çıkıyor. Bir öğrencinin öğretmeni veya arkadaşı hakkında paylaştığı içerik nedeniyle soruşturma açıldığında ilk belirlenecek şey fiil tarihindeki yaşıdır; 12 yaşını doldurmamışsa dosya kovuşturmaya hiç dönüşmez. 12-15 yaş aralığında ise mahkeme, çocuğun algılama ve yönlendirme yeteneğini uzman raporuyla tespit ettirir.

💡İpucu
Veliler için pratik not: Çocuğunuz hakkında hakaret soruşturması açıldığında, ceza sorumluluğunun bulunmaması hukuk davasını ortadan kaldırmaz. Kişilik hakkı ihlali nedeniyle açılacak manevi tazminat davasında velinin gözetim yükümlülüğü gündeme gelebilir. Yani ceza tarafında sonuç çıkmasa bile tazminat tarafında sorumluluk doğabilir; iki süreci birlikte değerlendirmek gerekir.

Kime Karşı İşlenebilir? Şirket, Ölü ve Belirsiz Muhatap

Kısa cevap: Hakaret suçunun mağduru gerçek kişi olmak zorundadır. Şirket, dernek, vakıf gibi tüzel kişilerin onur ve şerefi bu madde ile korunmaz; onlar yalnızca haksız fiil hükümlerine göre tazminat isteyebilir. Ölmüş kişiler için ise ayrı bir suç vardır.

  • Mağdurun belirlenmesi (m. 126): İsim açıkça belirtilmemiş veya isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa bile, niteliğinde ve mağdurun şahsına yönelik bulunduğunda duraksanmayacak bir durum varsa hem isim belirtilmiş hem hakaret açıklanmış sayılır. Yani "isim vermeden ima ettim" savunması, muhatabın kim olduğu tereddütsüz anlaşılıyorsa işe yaramaz.
  • Ölünün hatırasına hakaret (m. 130): Bir kimsenin öldükten sonra hatırasına en az üç kişiyle ihtilat ederek hakaret eden kişi 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır; alenen işlenirse ceza altıda bir artırılır. Aynı maddenin ikinci fıkrası, ceset veya kemikler üzerinde tahkir edici fiilleri ayrıca cezalandırır. Şikâyet hakkı, ölenin ikinci dereceye kadar üstsoy ve altsoyu, eşi veya kardeşlerine aittir (m. 131/2).
  • Kişi topluluğuna hakaret: Belirli bir mesleğe veya gruba yönelik genel söylemlerde, sözün belirli kişilere yöneldiğinin tespiti gerekir. Muhatap belirlenemiyorsa hakaret suçunun mağduru da yoktur.

HAGB, Erteleme ve Seçenek Yaptırımlar (2024 Değişikliğiyle)

Kısa cevap: Hakaret suçunun cezası HAGB, erteleme ve seçenek yaptırım kurumlarının hepsine elverişlidir. Ancak HAGB 2 Mart 2024 tarihli 7499 sayılı Kanun ile yeniden düzenlendi ve en önemli değişiklik kanun yolunun itirazdan istinafa dönmesi oldu.

Yeni düzenlemeye göre hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise mahkeme HAGB'ye karar verebilir (CMK m. 231/5). Hakaretin basit hâlinin üst sınırı 2 yıl olduğu için bu koşul tipik olarak karşılanır. Üç şart aranır: sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması; mahkemenin yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varması; ve mağdurun veya kamunun uğradığı zararın tamamen giderilmesi.

HAGB'de 7499 Sayılı Kanun'la (2 Mart 2024) Ne Değişti?
KonuYeni düzenlemeMadde
Ceza sınırı2 yıl veya daha az hapis ya da adlî para cezasıCMK m. 231/5
Denetim süresi5 yıl; bu sürede kasıtlı suçtan bir daha HAGB verilemezCMK m. 231/8
Başarılı geçerseAçıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılır, davanın düşmesiCMK m. 231/10
İhlal hâlindeHüküm açıklanır; ancak mahkeme cezanın yarısına kadar bir kısmının infaz edilmemesine ya da erteleme veya seçenek yaptırıma çevirmeye karar verebilirCMK m. 231/11
Kanun yoluİtiraz değil, İSTİNAFCMK m. 231/12
KayıtAyrı bir sisteme kaydedilir; yalnızca soruşturma/kovuşturmayla bağlantılı olarak istenirse kullanılabilirCMK m. 231/13
⚠️Dikkat
İnternetteki en yaygın iki hata. Birincisi: HAGB kararına karşı "itiraz" edileceğini yazan kaynaklar hâlâ çoğunlukta; oysa 7499 sayılı Kanun'dan sonra yol istinaftır. İkincisi: istinaf süresinin "7 gün" olduğu bilgisi. Aynı kanun CMK m. 273/1'i de değiştirdi; süre artık gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır ve başlangıç noktası duruşmada hükmün açıklanması değil, gerekçeli kararın size tebliğidir. Yanlış yol veya yanlış süre hesabı, esasa hiç girilmeden hak kaybına yol açar.

Sosyal Medya Paylaşımı İşten Çıkarma Sebebi Olur mu?

Kısa cevap: Olabilir — ve bu, hakaret dosyalarının en sık atlanan boyutudur. Ceza dosyanız beraatle bitse bile aynı paylaşım nedeniyle iş akdiniz feshedilmiş olabilir; bunlar birbirinden bağımsız iki süreçtir. Anayasa Mahkemesi bu alanda da ifade özgürlüğü denetimi yapıyor.

AYM'nin iki kararı bu boyutu doğrudan ele alıyor:

  • Yüksel Beki (B. No: 2020/21066, 6/9/2023): Bir belediyeye bağlı şirkette işçi olarak çalışan başvurucunun sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım nedeniyle iş akdinin feshedilmesi incelenmiş ve ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verilmiştir.
  • Erol Eski (B. No: 2021/53760, 17/7/2024): Çalıştığı özel şirketin yönetim kurulu üyelerine gönderdiği e-postada kullandığı ifadeler nedeniyle iş akdinin tazminat ödenmeksizin feshedilmesi ihlal sayılmıştır.
ℹ️Bilgi
Pratik sonuç. Bir paylaşım veya e-posta nedeniyle hem ceza soruşturması hem fesih yaşadıysanız iki dosyayı birlikte yönetmek gerekir. Ceza dosyasındaki beraat, iş davasında güçlü bir delildir; buna karşılık ceza dosyasında verilen bir kabul beyanı iş davasında aleyhinize kullanılabilir. Fesihte de aynı anayasal ölçüt işler: müdahale ölçülü mü, en hafif önlem fesih mi, paylaşım bağlamı içinde mi değerlendirilmiş. Bu iki AYM kararı, fesih dosyasında doğrudan dayanak olarak gösterilebilir.

Ceza Davası Yanında Tazminat ve İçeriğin Kaldırılması

Kısa cevap: Hakaret aynı zamanda bir kişilik hakkı ihlalidir. Ceza davası failin cezalandırılmasını sağlar; uğradığınız manevi zararın karşılığını almak için ayrıca hukuk mahkemesinde manevi tazminat davası açmanız gerekir. İnternet ortamındaki içerik için ise ayrıca erişimin engellenmesi ve içeriğin kaldırılması yoluna başvurulabilir.

Üç yolu birbirinden ayırmak gerekir, çünkü süreleri ve mercileri farklıdır:

Hakarete Karşı Üç Ayrı Yol
YolNereyeNe sağlarDikkat
Ceza şikâyetiCumhuriyet BaşsavcılığıFailin cezalandırılması; önödeme veya uzlaştırma ile erken kapanmaSüre: öğrenmeden 6 ay, fiilden en fazla 2 yıl
Manevi tazminatAsliye Hukuk MahkemesiPara olarak giderim; kişilik hakkı ihlalinin tespitiCeza davasından bağımsızdır; beraat tazminatı kendiliğinden engellemez
İçeriğin kaldırılması / erişimin engellenmesiSulh Ceza Hâkimliği (5651 s. K.)Paylaşımın yayından çıkarılması, arama sonuçlarından erişimin engellenmesiHızlı sonuç verir; ceza dosyasını beklemek gerekmez
💡İpucu
Sıralama önemli. İnternet ortamındaki bir hakarette ilk yapılacak şey içeriği delillendirmek (tarih-saat görünen ekran görüntüsü, mümkünse noter tespiti veya bilirkişi raporu), sonra kaldırma talebinde bulunmaktır. Ters sırayla hareket edenler, içerik kaldırıldıktan sonra ceza dosyasında delilsiz kalıyor. Ayrıca TCK m. 73/7'yi hatırlayın: ceza şikâyetinden vazgeçerken şahsi haklarınızdan da vazgeçtiğinizi beyan ederseniz tazminat yolunu kapatırsınız.

Karar Kesinleşti, Yapılacak Bir Şey Kaldı mı?

Kısa cevap: Evet, iki yol var ve ikisi de az kullanılıyor. Birincisi kanun yararına bozma (CMK m. 309), ikincisi Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru.

Kanun yararına bozma, kesinleşmiş bir kararda hukuka aykırılık bulunduğunda Adalet Bakanlığı'nın talebiyle Yargıtay'ın kararı bozmasıdır. Bu yazının başında aktardığımız 1 Nisan 2026 tarihli karar tam olarak böyle bir dosyadır: hakaretten mahkûmiyet kesinleşmişti, Adalet Bakanlığı kanun yararına bozma istedi ve Yargıtay yalnızca bozmakla kalmayıp CMK m. 309/4-d uyarınca doğrudan beraat kararı verdi ve hükmolunan cezanın çektirilmemesine karar verdi. Yani sözlerin hakaret sayılmaması gereken bir dosyada karar kesinleşmiş olsa dahi sonuç değişebilir.

Bireysel başvuru ise olağan kanun yolları tükendikten sonra, ifade özgürlüğünün (Anayasa m. 26) ihlal edildiği iddiasıyla AYM'ye yapılır. Yukarıda aktardığımız Veli Demir, Nagihan Toğyuner, Orhan Gökdemir ve Bekir Coşkun kararları bu yolla verilmiştir; ihlal kararı çıktığında dosya yeniden yargılanmak üzere ilgili mahkemeye gönderilir.

⚠️Dikkat
Bireysel başvuruda süre çok kısadır: nihai kararın tebliğinden itibaren otuz gün. Bu süre kaçırıldığında başvuru usulden reddedilir ve telafisi yoktur. Ayrıca başvurunun kabul edilebilmesi için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması ve ihlalin başvuru formunda anayasal ölçütlerle gerekçelendirilmesi gerekir; salt "haksız mahkûm edildim" demek yeterli değildir.

Şikâyetten Karara: Süreç Adım Adım Nasıl İşler?

Kısa cevap: Hakaret dosyaları asliye ceza mahkemesinde görülür ve tipik olarak şu hattı izler: şikâyet → soruşturma → önödeme teklifi → iddianame → duruşma → hüküm → istinaf. Her aşamada kaçırılmaması gereken ayrı bir süre vardır.

  1. Şikâyet. Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa yapılır. Dilekçede sözün birebir ne olduğu, nerede ve kimlerin yanında söylendiği, tanıkların kimlik ve iletişim bilgileri ve varsa dijital deliller gösterilmelidir. Süre: öğrenmeden 6 ay, fiilden en fazla 2 yıl.
  2. Soruşturma. Savcılık şüphelinin ifadesini alır, tanıkları dinletir, gerekiyorsa HTS kayıtlarını ve dijital materyali inceletir. Şüphelinin bu aşamada müdafi ile ifade vermesi belirleyicidir.
  3. Önödeme teklifi. Suç önödeme kapsamındaysa savcılık miktarı tebliğ eder. 10 gün içinde ödenirse kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir ve dosya kapanır.
  4. İddianame veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı. Savcılık yeterli şüphe görürse iddianame düzenler; görmezse takipsizlik kararı verir. Takipsizlik kararına karşı, tebliğden itibaren 15 gün içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edilebilir.
  5. Kovuşturma. Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Duruşmada savunma yapılır, tanıklar dinlenir, dijital deliller tartışılır. Savunmanın merkezine sözün bağlamını koymak gerekir.
  6. Hüküm. Beraat, mahkûmiyet, HAGB, erteleme veya adlî para cezasına çevirme kararlarından biri verilir.
  7. İstinaf. Süre, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır (CMK m. 273/1). HAGB kararına karşı da yol istinaftır.
💡İpucu
İki noktada zaman kazanılır, iki noktada kaybedilir. Kazanç: şikâyet dilekçesini eksiksiz vermek (tanık bilgileri ve deliller baştan verilirse savcılık ek araştırmaya gerek duymaz) ve önödeme kararını 10 gün içinde bilinçli vermek. Kayıp: müdafi olmadan verilen geniş ifade ve gerekçeli kararı tebliğ almadan "süre geçti mi" endişesiyle hareket etmek. Süre gerekçeli kararın tebliğinden başlar; duruşmada hüküm açıklandığı gün değil.

Günlük Hayattan Senaryolar: Bu Durumda Ne Olur?

Aşağıdaki senaryolar, büromuza en sık gelen soru kalıplarından derlendi. Her birinde hangi hukuki soruya bakılacağını gösteriyorum; sonucu belirleyen şey her zaman somut olayın ayrıntısıdır.

Apartman toplantısında ve komşuluk ilişkilerinde

Apartman toplantısı, hakaret dosyalarının klasik sahnesidir çünkü üç unsur bir arada bulunur: tanık bolluğu, gerginlik ve kayıt. Burada üç soru sorulur. Birincisi, söz somut bir fiil isnadı mı ("aidatları zimmetine geçiriyor") yoksa sövme mi yoksa yalnızca kaba bir hitap mı? İkincisi, muhatap toplantıda değilse üç kişiyle ihtilat gerçekleşmiş mi? Üçüncüsü, söz bir haksız fiile tepki olarak mı söylendi (TCK m. 129/1)? Toplantı tutanağı ve varsa ses kaydı bu üç sorunun cevabını verir.

İş yerinde: yönetici, mesai arkadaşı, müşteri

İş yerindeki hakarette ceza boyutunun yanında iş hukuku boyutu da vardır ve ikisi ayrı yürür. Ceza dosyasında sorulacak soru yine aynıdır: söz somut isnat mı, sövme mi, kaba hitap mı? Ancak aynı söz, ceza dosyasında beraatle sonuçlansa bile iş sözleşmesinin feshine gerekçe yapılabilir. Tersi de mümkündür: yukarıda aktardığımız Erol Eski kararında (AYM, B. No: 2021/53760, 17/7/2024) çalışanın yönetim kuruluna gönderdiği e-postadaki ifadeler nedeniyle iş akdinin tazminatsız feshi ifade özgürlüğü ihlali sayılmıştır.

Trafikte ve kolluk müdahalesinde

Trafikte söylenen sözler iki kategoriye ayrılır. Diğer sürücüye söylenen söz basit hakaret rejimine tabidir. Kolluk görevlisine söylenen söz ise, görevinden dolayı ise m. 125/3-a kapsamına girer: alt sınır 1 yıldan az olamaz, şikâyet aranmaz ve önödeme yolu kapalıdır. Buna karşılık bu yazıda aktardığımız 2023-2026 tarihli Yargıtay kararları, kolluk görevlilerine söylenen "siz faşist polissiniz" ve "sen insan değilsin" gibi sözlerin hakaret sayılmadığını göstermektedir. Yani ağır sonuç, sözün önce hakaret eşiğini aşmasına bağlıdır.

Veli - öğretmen ve kamu hizmeti ilişkilerinde

Öğretmen, doktor, memur gibi kamu görevlilerine hizmetle bağlantılı olarak söylenen sözlerde iki karşıt ağırlık çarpışır. Bir yanda TCK m. 125/3-a'nın ağırlaştırılmış cezası, diğer yanda Anayasa Mahkemesi'nin "kamu otoritelerine yönelik kabul edilebilir eleştiri sınırı özel bireylere nazaran çok daha geniştir" ölçütü. Uygulamada belirleyici olan, sözün hizmetin niteliğine yönelik bir eleştiri mi yoksa kişiyi küçük düşürmeye matuf bir saldırı mı olduğudur.

Alacak, icra ve borç tartışmalarında

Borcunu ödemeyen kişiye söylenen ağır sözlerde en sık ileri sürülen savunma haksız tahriktir (TCK m. 129/1). Ancak burada dikkatli olmak gerekir: her ödenmeyen borç kendiliğinden haksız tahrik oluşturmaz. Yargıtay, tepki ile haksız fiil arasında makul bir bağ ve zaman yakınlığı arar. Yıllar önce doğmuş bir alacak nedeniyle bugün söylenen söz, tahrik indirimi için yeterli görülmeyebilir.

Sosyal medya yorumu, beğeni ve paylaşma

Sosyal medyada üç ayrı eylem vardır ve hukuki değerlendirmeleri farklıdır: kendi paylaşımınız, başkasının paylaşımına yorum ve başkasının içeriğini beğenme veya paylaşma. İlk ikisinde failin kendi ifadesi söz konusudur. Üçüncüsünde ise eylemin failin kendi beyanı sayılıp sayılamayacağı tartışılır; burada içeriğin yayılmasına katkı, paylaşımın yorumla birlikte yapılıp yapılmadığı ve failin iradesi değerlendirilir. Her hâlde AYM'nin bağlamdan koparmama ölçütü geçerlidir: tek bir cümle veya tek bir etkileşim, paylaşımın bütününden soyutlanarak suç sayılamaz.

Birden Fazla Kişiye veya Birden Fazla Kez Hakaret

Kısa cevap: Aynı kişiye değişik zamanlarda tekrarlanan hakaretler zincirleme suç olarak tek bir cezayla, artırım uygulanarak cezalandırılır. Aynı anda birden fazla kişiye yöneltilen hakarette ise mağdur sayısı kadar suç oluşur; ancak kurul hâlinde çalışan kamu görevlileri bakımından kanun özel bir çözüm getirmiştir.

  • Aynı mağdura tekrarlanan hakaret: Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı kişiye karşı işlenen hakaretlerde zincirleme suç hükümleri uygulanır; tek ceza verilir ve bu ceza artırılır.
  • Aynı anda birden fazla kişiye hakaret: Her mağdur bakımından ayrı suç oluşur. Burada muhatabın belirlenebilir olması şarttır (TCK m. 126); muhatabı belirsiz genel söylemlerde mağdur yoktur.
  • Kurul hâlinde çalışan kamu görevlileri: TCK m. 125/5 uyarınca suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır; ancak bu durumda zincirleme suç hükümleri uygulanır. Yani üye sayısı kadar ayrı ceza değil, artırım uygulanan tek ceza verilir.
⚠️Dikkat
Zincirleme suç uygulaması sık bozma sebebidir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 21 Eylül 2023 tarihli kararında (E. 2021/13384, K. 2023/21440), sanığın birden fazla şikâyetçiye yönelik sözlerinden yalnızca birinin hakaret oluşturduğu, diğerlerinin kaba hitap niteliğinde olduğu belirlenmiş; buna rağmen zincirleme suç hükümlerinin uygulanarak fazla cezaya hükmedilmesi bozma sebebi sayılmıştır. Yani önce hangi sözlerin gerçekten hakaret olduğu ayıklanmalı, artırım ondan sonra tartışılmalıdır.

Bir Sözün Suç Olup Olmadığını Anlamak: 6 Soruluk Kontrol Listesi

Bu yazıda anlattığım bütün ölçütleri, kendi olayınıza uygulayabileceğiniz sıralı bir kontrol listesine dönüştürdüm. Sorular bilinçli olarak bu sırayla dizildi; bir üstteki soruya "hayır" cevabı veriyorsanız alttakilere geçmenize gerek kalmaz.

  1. Söz, somut bir fiil isnadı mı yoksa sövme mi? İkisi de değilse — yalnızca bir değerlendirme, kaba bir hitap veya ağır bir eleştiriyse — Yargıtay içtihadına göre hakaret suçunun maddi unsuru oluşmaz. Buradan "evet" çıkmıyorsa dosya beraatle sonuçlanmalıdır.
  2. Söz, muhatabı küçük düşürmeye matuf mu? Ceza Genel Kurulu'nun aradığı şart budur. Kızgınlıkla söylenmiş, karşı tarafı aşağılama amacı taşımayan sözler bu şartı karşılamayabilir.
  3. Muhatap belirlenebiliyor mu? TCK m. 126'ya göre isim açıkça belirtilmese bile, sözün kime yöneldiğinde duraksanmıyorsa mağdur belirlenmiş sayılır. Muhatap gerçekten belirsizse mağdur yoktur.
  4. Muhatap kim: özel kişi mi, kamu görevlisi mi, siyasetçi mi? Anayasa Mahkemesi'ne göre kamu otoritelerine yönelik kabul edilebilir eleştiri sınırı çok daha geniştir; en geniş sınır devlete yönelik eleştiridedir.
  5. Söz bağlamı içinde şiddete teşvik veya nefret söylemi içeriyor mu? AYM'nin belirleyici ölçütü budur. İçermiyorsa, söz "haksız olduğu açık olsa dahi" ifade özgürlüğü güvencesinden yararlanır.
  6. Söz bir haksız fiile tepki mi? Evetse TCK m. 129 devreye girer: ceza üçte birine kadar indirilebilir veya hiç verilmeyebilir; kasten yaralamaya tepkiyse ceza verilmez.
Önemli
Bu listeyi nasıl kullanmalı? Savunma dilekçenizi bu altı başlık üzerine kurun ve her başlıkta dayanağı gösterin: 1 ve 2 için Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2023-2026 tarihli kararları, 3 için TCK m. 126, 4 ve 5 için Anayasa Mahkemesi'nin Veli Demir kararı ve orada atıf yapılan Genel Kurul kararları, 6 için TCK m. 129. Salt "ben hakaret etmedim" beyanı ile bu şekilde kurulmuş bir savunma arasındaki fark, istinaf ve temyiz aşamalarında iyice belirginleşir.

Hakaret Dosyalarında En Sık Yapılan 8 Hata

  1. Müdafi olmadan uzun ifade vermek. "Suçsuzum, anlatırım" düşüncesiyle verilen ifadede sarf edilen sözler ikrar sayılabilir. Sözün söylenip söylenmediği ile hakaret olup olmadığı iki ayrı sorudur; ilkini kabul etmek ikincisini kaybetmek anlamına gelmez ama savunmayı zorlaştırır.
  2. 2 yıllık yeni üst sınırı kaçırmak. Şikâyetçi tarafta, yıllar önceki bir paylaşımı yeni öğrendiğinizi düşünerek şikâyette bulunmak artık sonuç vermiyor (TCK m. 73/2).
  3. Önödeme teklifini okumadan reddetmek veya kabul etmek. 10 günlük süre kısadır. Delil durumu güçlüyse beraat aramak, zayıfsa 9.000 TL ile dosyayı baştan kapatmak akılcı olabilir. Karar hesapla verilir, refleksle değil.
  4. Karşılıklı hakarette m. 129'u ileri sürmemek. Özellikle darp raporu varsa m. 129/2 ceza verilmemesi sonucunu doğurur; madde numarasıyla ileri sürülmezse dosyada gözden kaçabilir.
  5. Gıyapta hakarette ihtilat şartını tartışmamak. Sözü kaç kişinin duyduğu suçun unsurudur. İki kişiyle sınırlıysa beraat gerekir.
  6. Ekran görüntüsüne fazla güvenmek. Görüntü tek başına zayıftır; hesabın faile ait olduğu ve içeriğin bağlamı ortaya konmalıdır. Aynı şekilde bağlamdan koparılmış tek cümleye dayanan iddialar da AYM içtihadı karşısında zayıftır.
  7. Vazgeçerken şahsi hakları da bırakmak. TCK m. 73/7 nedeniyle tazminat yolu kapanabilir.
  8. Yanlış kanun yolu ve yanlış süre. HAGB'ye karşı itiraz değil istinaf; istinaf süresi 7 gün değil, gerekçeli kararın tebliğinden 2 hafta (7499 s. K.).

Dayandığımız Kararlar (Künye ve Bağlantılar)

Bu rehberde kullandığımız kararların tamamı açık erişimlidir. Kendi dosyanızda kullanmak isterseniz künyeler ve doğrudan bağlantılar aşağıdadır.

Yargıtay Kararları
KararKonusu
4. Ceza Dairesi, E. 2026/611, K. 2026/6128 (01.04.2026)Kanonik ölçüt: "rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı" hakaret değildir; kanun yararına bozma ile beraat
4. Ceza Dairesi, E. 2024/350, K. 2026/2498 (04.02.2026)Kaba ve nezaket dışı söz; sövme veya somut fiil isnadı yok → maddi unsur oluşmamış
4. Ceza Dairesi, E. 2021/22858, K. 2024/1814 (15.02.2024)Trafik polisine söylenen sözler hakaret sayılmadı
4. Ceza Dairesi, E. 2025/6736, K. 2025/17445 (30.10.2025)Doktora söylenen sözler kaba söz ve eleştiri; 2014 tarihli 10 ay hapis hükmü 11 yıl sonra kanun yararına bozma ile beraata çevrildi
4. Ceza Dairesi, E. 2025/2735, K. 2025/8876 (13.05.2025)Doktora "kibirlisin, ukalasın" kaba söz; aynı cümledeki tehdit ibareleri ayrı suç olarak değerlendirilir
4. Ceza Dairesi, E. 2021/16345, K. 2023/22667 (17.10.2023)"Ukala, terbiyesiz herif" nezaket sınırlarını aşan kaba söz
18. Ceza Dairesi, E. 2015/40754, K. 2017/11656 (25.10.2017)Sosyal medyada valiye yönelik "kibirli, bencil, merhametsiz" ifadeleri ağır eleştiri
4. Ceza Dairesi, E. 2014/38693, K. 2018/11070 (04.06.2018)Beddua niteliğindeki sözler hakaret suçunu oluşturmaz
4. Ceza Dairesi, E. 2021/13384, K. 2023/21440 (21.09.2023)"Siz faşist polissiniz" hakaret değil; zincirleme suç uygulaması hatalı
Ceza Genel Kurulu, 14.10.2008, 170-220Korunan hukuki değer ve "küçük düşürmeye matuf olma" şartı
Ceza Genel Kurulu, E. 1998/70, K. 1998/156 (05.05.1998)Devlet kurumlarına yönelik ağır basın açıklaması eleştiri kapsamında
3. Ceza Dairesi, E. 2021/5038, K. 2021/11629 (21.12.2021)Bildiri içeriği ağır eleştiri kapsamında; TCK m. 301 oluşmaz
Anayasa Mahkemesi Kararları (Bireysel Başvuru)
BaşvuruKonu ve sonuç
Veli Demir, B. No: 2022/49022 (23/12/2025)Sosyal medya paylaşımı nedeniyle cezalandırma — İhlal. Bağlamdan koparma yasağı; "şiddeti teşvik / nefret söylemi" ölçütü
Adem Tufan, B. No: 2022/22365 (23/12/2025)Sosyal paylaşım sitesindeki sözler, adlî para cezası — İhlal olmadığı
Nagihan Toğyuner, B. No: 2023/47839 (16/9/2025)Sosyal medyadaki sözler için manevi tazminat — İhlal
İsmail Uğur Dündar, B. No: 2022/104370 (17/9/2025)Televizyon programındaki sözler; tazminat davasının reddi — şeref ve itibar yönünden İhlal olmadığı
Erol Eski, B. No: 2021/53760 (17/7/2024)E-postadaki ifadeler nedeniyle iş akdinin feshi — İhlal
Yüksel Beki, B. No: 2020/21066 (6/9/2023)Sosyal medya paylaşımı nedeniyle iş akdinin feshi — İhlal
Hasip Kaplan (4), B. No: 2016/25640 (15/3/2022)Siyasetçiye yönelik ifadeler nedeniyle cezalandırma — İhlal
Hayko Bağdat (2), B. No: 2019/4585 (26/5/2021)Sosyal medyada siyasetçiye yönelik sözler, tazminat — İhlal
Orhan Gökdemir, B. No: 2017/38377 (30/9/2020)Köşe yazısı; adlî para cezası — İhlal
Umut Kılıç, B. No: 2015/16643 (4/4/2018)Cumhurbaşkanı ve kamu görevlilerine yönelik ifadeler, HAGB — Kabul edilemezlik
Kemal Kılıçdaroğlu, B. No: 2014/1577 (25/10/2017)Siyasetçinin sözleri nedeniyle tazminat — İhlal olmadığı
Mustafa Nihat Behramoğlu, B. No: 2014/11299 (26/10/2016)Basın yoluyla hakaretten mahkûmiyet — İhlal olmadığı
Bekir Coşkun [Genel Kurul], B. No: 2014/12151 (4/6/2015)Köşe yazarının cezalandırılması — İhlal. İfade özgürlüğünün temel ölçütlerini kuran karar

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi: Handyside/Birleşik Krallık (B. No: 5493/72, 7/12/1976) — ifade özgürlüğü incitici, şoke edici ve endişelendirici düşünceleri de kapsar. Altuğ Taner Akçam/Türkiye (B. No: 27520/07, 25/10/2011) — TCK m. 301 öngörülebilirlik şartını sağlamıyor. Dink/Türkiye, Dilipak/Türkiye (B. No: 29680/05, 15/9/2015), Fatih Taş/Türkiye (B. No: 6810/09, 4/9/2018) — şiddete çağrı ve nefret söylemi içermeyen sert eleştiri için ceza yoluna başvurmak demokratik toplumda gerekli değildir. Özlü/Türkiye (B. No: 45204/20, 8/10/2024) — sosyal medyada devlet organlarına yönelik keskin ve abartılı paylaşımlar ifade özgürlüğü kapsamındadır.

Tam metinler: 4. CD 2026/6128 · 4. CD 2025/17445 · 4. CD 2025/8876 · AYM Veli Demir 2022/49022

Sonuç: Sözün Suç Olup Olmadığı Bağlamla Belirlenir

Bu yazının en çok tekrarlanan cümlesi şu oldu: her kaba söz hakaret değildir. Yargıtay bunu "tahkir edici olup olmama nispidir, zamana, yere ve duruma göre değişir" diye söylüyor; Anayasa Mahkemesi ise "sözlerin yerinde ya da kabule şayan olup olmadığı değil, şiddeti teşvik etmeden ve nefret söylemine dönüşmeden dile getirilip getirilmediği" diye. İki yüksek mahkeme aynı yere varıyor: tek cümleye değil, bağlama bakılır.

Öte yandan 2024 ve 2025 bu alanı sessizce ama köklü biçimde değiştirdi. Önödeme geldi ve dosyayı hiç açılmadan kapatma imkânı doğdu; şikâyet süresine 2 yıllık mutlak üst sınır kondu; HAGB yeniden kurulup kanun yolu istinafa çevrildi; istinaf süresi 2 haftaya çıktı ve gerekçeli kararın tebliğinden başlamaya başladı. Bu dört değişikliğin hepsi, dosyanızda ne zaman ve hangi yolla hareket edeceğinizi belirliyor.

Önemli
Bu yazıdan aklınızda kalması gereken yedi şey:
1. Suç için söz, somut bir fiil isnadı ya da sövme olmalı; "kaba ve nezaket dışı hitap" yetmez.
2. Şikâyet süresi öğrenmeden 6 ay, ama fiilden itibaren 2 yılı aşamaz (TCK m. 73/2).
3. Önödeme ile (m. 125/3-a hariç) yaklaşık 9.000 TL ödeyip kamu davasının açılmasını engelleyebilirsiniz.
4. Gıyapta hakarette en az üç kişiyle ihtilat suçun unsurudur.
5. Karşılıklı hakarette hâkim her ikisi veya biri hakkında ceza vermekten vazgeçebilir; kasten yaralamaya tepkide ceza verilmez.
6. Kamu görevlisi ve siyasetçilere yönelik eleştiri sınırı daha geniştir; kamu gücü ceza yoluna sarılmakta kendini sınırlamalıdır.
7. Karar kesinleşse bile kanun yararına bozma ve bireysel başvuru (30 gün) yolları vardır.

Aile hukuku uyuşmazlıklarından doğan hakaret dosyaları için boşanma sürecinde sosyal medyada hakaret ve kayınvalideye hakaret yazılarımıza bakabilirsiniz. Dosyanızı birlikte değerlendirmek isterseniz İstanbul ceza avukatı sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

Yazar Hakkında
Av. Murat Aydar

Av. Murat Aydar

Boşanma Avukatıİstanbul Barosu - Sicil No: 62459

İstanbul'da aile hukuku alanında müvekkillerime hizmet veriyorum. Özellikle anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı davalarında hukuki destek sağlıyorum.