Şiddet

Kadının Kocasına Hakaret Etmesi Boşanma Sebebi Midir?

Av. Murat Aydarİstanbul Boşanma Avukatı
Son güncelleme: 1 Temmuz 2026
8 dk okuma

Özet

2026 yılı güncel hukuk uygulamaları ve Yargıtay içtihatlarına göre, kadının kocasına hakaret etmesi, onu çevresinde veya özel hayatta aşağılaması, erkekliğine veya ailesine yönelik onur kırıcı sözler sarf etmesi tam ve geçerli bir boşanma sebebidir. Sözlü şiddet uygulayan ve sürekli hakaret eden taraf, boşanma davasında 'ağır kusurlu' kabul edilebilir. Ağır kusurlu olan eşin yoksulluk nafakası talebi reddedilir ve hakarete uğrayan koca şartları oluşmuşsa manevi tazminat talep edebilir. Bu sürecin başarıyla yürütülebilmesi için hakaret eyleminin WhatsApp mesajları, tanık beyanları veya ses kayıtları gibi yasal delillerle usulüne uygun şekilde ispatlanması hayati önem taşır.

Toplumumuzda genellikle fiziksel ve psikolojik şiddetin yönünün erkekten kadına doğru olduğu algısı hakim olsa da, hukuki pratikte ve aile mahkemelerinde karşılaşılan dosyalar gerçeğin çok daha farklı boyutları olduğunu göstermektedir. Birçok evlilikte erkekler, eşleri tarafından sistematik bir şekilde sözlü şiddete, aşağılanmaya ve hakarete maruz kalmaktadır. Toplumsal baskılar, "erkek adam şikayet etmez" algısı ve çocukların varlığı gibi nedenlerle erkekler bu durumu uzun süre sineye çekebilmektedir. Ancak hukuk sistemimiz, şiddetin kimden kime geldiğine bakmaksızın evlilik birliğini temelinden sarsan her türlü onur kırıcı davranışı yaptırıma bağlamıştır.

2026 yılı itibarıyla boşanma hukuku alanındaki en yaygın çekişme konularından biri eşler arasındaki sözlü şiddettir. Özellikle kadının kocasının erkeklik onuruna, mesleki statüsüne, ailesine veya kişiliğine yönelik sarf ettiği ağır hakaretler, evliliğin sürdürülmesini imkansız kılan temel faktörlerdendir. Uzun yıllardır edindiğim tecrübeler ışığında bir İstanbul boşanma avukatı olarak net bir şekilde ifade edebilirim ki; erkeğin maruz kaldığı hakaret ve psikolojik şiddet, doğru ispatlandığında davayı erkeğin lehine çeviren en güçlü hukuki argümanlardan biridir.

Evlilikte Hakaret ve Sözlü Şiddetin Hukuki Boyutu

Evlilik, sadece aynı evi paylaşmak değil, karşılıklı saygı, sevgi, sadakat ve dayanışma yükümlülüklerini barındıran hukuki bir kurumdur. Eşlerin birbirlerine karşı onur kırıcı kelimeler kullanması, küfür etmesi veya başkalarının yanında eşini küçük düşürmesi, kanun koyucu tarafından evlilik birliğinin temelinden sarsılması olarak değerlendirilir.

ℹ️Bilgi
Hukuki anlamda hakaret; bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat etmek ya da sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldırmaktır. Aile hukukunda bu durum, güven duygusunun yıkılmasına ve eşler arası sevgi ve saygının tamamen bitmesine yol açar.

Türk Medeni Kanunu Kapsamında Sözlü Şiddet

Türk Medeni Kanunu (TMK), boşanma sebeplerini genel ve özel sebepler olmak üzere ikiye ayırmıştır. Eşe edilen hakaret, olayın ağırlığına ve sürekliliğine göre bu kategorilerin ikisinde de değerlendirilebilir. Genellikle davalar, ispat kolaylığı ve kapsamının genişliği nedeniyle "Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması" (Şiddetli Geçimsizlik) maddesine dayanılarak açılmaktadır.

⚖️Yasal Düzenleme
Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.

Bunun yanı sıra, edilen hakaret çok ağır boyutta ise ve eşin toplum içindeki şeref ve haysiyetini sıfırlamaya yönelik aleni bir saldırı niteliği taşıyorsa, "Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış" (TMK Madde 162) özel boşanma sebebine dayanılarak da dava açılabilir. Ancak pratikte TMK 166. madde, mahkemelerin hakkaniyete uygun kusur değerlendirmesi yapabilmesi açısından daha çok tercih edilen yoldur.

Hakaret Hangi Boşanma Sebebine Girer?

Hakaret, fiziksel bir yara bırakmasa da ruhsal bir yıkıma neden olduğu için hukuk sisteminde "duygusal ve psikolojik şiddet" kapsamında değerlendirilir. Hakaret eyleminin boşanma sebebi sayılabilmesi için belirli bir eşiği geçmesi gerekir. Günlük hayatta yaşanan ufak tefek tartışmalar veya anlık sinirle söylenen ve hemen ardından özür dilenen sitemkâr sözler, mahkeme tarafından her zaman doğrudan boşanma sebebi sayılmayabilir. Ancak kelimelerin dozu küfür, şahsiyete saldırı veya beddua boyutuna ulaştığında bu net bir boşanma sebebidir.

Mesleki deneyimlerimde sıkça gördüğüm bir durum; erkeklerin gurur meselesi yaparak maruz kaldıkları hakaretleri en yakınlarından dahi gizlemeleridir. Ancak mahkeme salonunda sessiz kalınan her sözlü saldırı, erkeğin hak kaybına uğramasına neden olabilmektedir. Adalet, susanların değil, hakkını doğru hukuki araçlarla arayanların yanındadır. - Av. Murat Aydar

Kadının Kocasına Yönelik Hakaretlerinin Çeşitleri Nelerdir?

Bir boşanma davasında "eşim bana hakaret ediyor" demek tek başına yeterli değildir. Hakaretin türü, içeriği, nerede ve kimlerin yanında söylendiği büyük önem taşır. Yargıtay kararlarında da sıkça rastlanan ve kadının kocasına uyguladığı sözlü şiddet türlerini kategorize etmek, davanın temelini oluştururken yol gösterici olacaktır. Aile mahkemelerinde en sık karşılaşılan boşanmada aşağılama ve onur kırıcı davranışlar şunlardır:

Erkekliğe Yönelik Aşağılayıcı Sözler

Toplumumuzda erkeğin cinselliğine, gücüne veya iktidarına yönelik edilen sözler en ağır hakaret türlerinden biri kabul edilir. Kadının eşine yönelik "sen ne biçim erkeksin", "sen erkek misin", "adam değilsin", "iktidarsız" gibi söylemleri, erkeğin gururunu zedeleyen ve evlilik birliğini çekilmez kılan doğrudan boşanma sebeplerindendir. Yargıtay, bu tür söylemleri erkeğin onuruna yapılmış ağır bir saldırı olarak kabul etmekte ve kadını ağır kusurlu bulmaktadır. Özellikle bu sözlerin üçüncü kişilerin (örneğin misafirlerin, komşuların veya çocukların) yanında söylenmesi, kusurun ağırlığını daha da artırır.

Aile Bireylerine Yönelik Hakaretler

Evlilik sadece iki kişi arasında kurulsa da ailelerin de bu birliğe dolaylı bir katılımı vardır. Kadının, kocasının annesine, babasına veya kardeşlerine yönelik ağza alınmayacak küfürler etmesi, beddua etmesi veya onları sürekli aşağılaması, eşe yapılmış hakaret ile eşdeğer tutulmaktadır. Örneğin kayınvalidesine "senin annen büyücü, ailen pislik" şeklinde ifadeler kullanan veya eşinin ailesine yönelik küfürlü mesajlar atan bir kadın, ortak hayatı sarsmış sayılır ve bu durum erkekte haklı boşanma sebebi doğurur.

Ekonomik Durumla İlgili Aşağılamalar

Ekonomik şiddet sadece parayı kısıtlamak değildir; aynı zamanda eşin kazancını küçümsemek, onu başarısızlıkla suçlamak ve başkalarının kocalarıyla kıyaslamak da duygusal ve ekonomik bir şiddet türüdür. Kadının kocasına "sünepe", "beceriksiz", "senin getirdiğin para neye yeter", "elalemin kocası neler alıyor sen bir işe yaramazsın" şeklinde sürekli baskı kurması ve ekonomik yetersizliği üzerinden hakaret etmesi, mahkemelerce evliliğin temelinden sarsılmasına neden olan kusurlu hareketlerden kabul edilir.

📊İstatistik
2026 yılına ait gayri resmi aile mahkemesi verilerine ve mesleki gözlemlerimize göre; erkeğin açtığı çekişmeli boşanma davalarının yaklaşık %65'inde erkeğe yönelik psikolojik şiddet, ekonomik kıyaslama ve erkeklik onuruna yönelik hakaret iddiaları başrol oynamaktadır.

Eşe Hakaret Durumunda Kusur Tespiti Nasıl Yapılır?

Boşanma davalarının kalbi "kusur tespiti"dir. Hakim, tarafların evliliğin bitmesinde hangi oranda hatalı olduğunu belirler ve nafaka, tazminat, velayet gibi tüm hayati kararları bu kusur oranına göre verir. Kadının kocasına hakaret etmesi kusur dengesini derinden etkileyen bir fiildir.

Tam Kusur ve Ağır Kusur Kavramları

Eğer erkek evlilik birliği içerisinde üzerine düşen görevleri yerine getirmiş, sadakat yükümlülüğüne uymuş, eşine sevgi ve saygı göstermiş, fiziksel veya psikolojik şiddet uygulamamışsa; buna karşılık kadın sürekli küfür, hakaret ve beddua ediyorsa, mahkeme kadını "tam kusurlu" veya "ağır kusurlu" ilan edebilir. Kusurun ağırlığı, hakaretin yoğunluğuna, niteliğine ve tekrar sayısına göre değişir. Sürekli ve sistematik bir hakaret silsilesi varsa kadın net olarak ağır kusurludur.

Karşılıklı Hakaret Durumunda Ne Olur? (Eşit Kusur)

En sık karşılaştığımız senaryolardan biri de hakaretlerin karşılıklı olmasıdır. Çiftler kavga esnasında birbirlerine ağır sözler söyleyebilirler. Eğer hem erkek kadına hem de kadın erkeğe hakaret etmişse, mahkeme bu durumu "eşit kusur" olarak değerlendirme eğilimindedir. Eşit kusur durumunda, tarafların birbirlerinden manevi tazminat talep etme hakları ortadan kalkar. Ancak eşit kusur hali, boşanmanın gerçekleşmesine engel değildir; evlilik birliği temelinden sarsıldığı için boşanma kararı verilir.

İlk Haksız Tahrik Kimden Geldi?

Karşılıklı hakaret durumlarında hakimin incelediği en ince ayrıntı, olayların nasıl başladığıdır. Eğer kadın, erkeğe fiziksel olarak saldırmış veya çok ağır bir şekilde (örneğin erkeğin ölmüş annesine küfrederek) haksız tahrikte bulunmuş, erkek de bu anlık kriz durumuyla karşılık vermişse, burada mutlak bir eşit kusurdan söz edilemez. İlk haksız fiili kimin başlattığı ve tepkinin orantılı olup olmadığı kusur oranını (örneğin erkeği az kusurlu, kadını ağır kusurlu) değiştirebilir.

Hakaret ve Sözlü Şiddet Nasıl İspatlanır?

Hukukta kural şudur: "İddia eden, iddiasını ispatla mükelleftir." Eşinizin size dünyanın en ağır hakaretlerini etmiş olması, bunu mahkemede somut delillerle kanıtlayamadığınız sürece bir anlam ifade etmez. Özellikle özel alan sayılan ev içinde yaşanan sözlü şiddetin ispatı zor gibi görünse de imkansız değildir.

💡İpucu
Hakarete uğradığınızda tartışmayı alevlendirmek yerine sessiz kalıp olayı belgelemeye odaklanın. Telefonla edilen bir küfrü anında mesajla "Bana az önce telefonda bu küfürleri etmen hiç yakışmadı" diyerek onaylatmaya çalışmak, mahkemede kullanabileceğiniz yasal bir delil yaratma taktiğidir.

WhatsApp ve Mesaj Kayıtlarının Delil Niteliği

Günümüzde sözlü şiddet sadece yüz yüze değil, dijital ortamda da sıklıkla gerçekleşmektedir. Eşinizin size SMS, WhatsApp, Instagram veya diğer sosyal medya platformları üzerinden gönderdiği küfürlü, tehditkâr veya aşağılayıcı mesajlar mahkemede kesin delil niteliğindedir. Bu konuda daha detaylı bilgi için boşanmada WhatsApp ve telefon kayıtlarının delil olması başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz. Burada dikkat etmeniz gereken nokta, mesajların ekran görüntülerini alırken tarih, saat ve gönderen numaranın açıkça belli olmasıdır. Ayrıca bu yazışmaların silinme ihtimaline karşı noter kanalıyla veya e-tespit yöntemiyle güvence altına alınması davanızın seyri açısından son derece kritiktir.

Tanık Beyanlarının Önemi

Fiziksel şiddetin darp raporuyla kanıtlanması kolayken, sözlü şiddetin en güçlü ispat aracı tanıklardır. Birçok müvekkilim "Eşim sadece biz yalnızken hakaret ediyor, kimse şahit değil" diyerek umutsuzluğa kapılmaktadır. Ancak hakaret eden kişi, zamanla kontrolünü kaybederek bu eylemini dışa vurmaya başlar. Ortak çocuklar, erkeğin anne babası, kardeşleri, komşular veya arkadaş ortamındaki kişiler bu hakaretlere şahit olmuşsa, bu kişilerin mahkemede dinletilmesi kusuru ispatlamak için yeterlidir.

Aile mahkemelerinde birinci derece akrabaların (anne, baba, kardeş) tanıklığı geçerlidir. "Akraba yalan söyler" şeklinde bir ön yargı hukuken doğru değildir. Hakim, tanığın anlattıklarının samimiyetine, olayları bizzat görüp görmediğine (görgüye dayalı bilgi olup olmadığına) ve tutarlılığına bakarak karar verir.

Ses ve Görüntü Kayıtları Almak Suç Mudur?

Bu konu, en çok hata yapılan ve dikkat edilmesi gereken alandır. Eşinizin size hakaret ettiği anlarda gizlice telefonun ses kaydını açmak veya eve gizli kamera yerleştirmek kural olarak suçtur (Özel hayatın gizliliğini ihlal). Ancak Yargıtay'ın bu konuda çok hassas bir istisnası vardır: Ani Gelişen Olay Kuralı.

⚠️Dikkat
Eğer eşiniz size aniden ağır hakaretlere, tehditlere veya fiziksel şiddete başlamışsa ve o an yetkili makamlara (polise) başvurma imkanınız yoksa, o anlık durumu ispatlamak amacıyla (önceden kurgulamadan) aldığınız ses kaydı hukuka uygun delil sayılabilir. Ancak sürekli olarak eşinizin sesini gizlice kaydetmek sizi haklıyken suçlu (sanık) durumuna düşürebilir.

Kadının Hakaret Etmesinin Nafaka ve Tazminata Etkisi

Boşanma davalarında tarafları en çok endişelendiren konuların başında nafaka ve tazminat yükümlülükleri gelir. Kadının kocasına hakaret etmesi, bu taleplerin kaderini doğrudan belirleyen bir unsurdur.

Hakaret Eden Kadın Yoksulluk Nafakası Alabilir Mi?

Yoksulluk nafakası alabilmenin en temel yasal şartı, nafaka talep eden eşin boşanmaya yol açan olaylarda "daha ağır kusurlu olmamasıdır." Eğer dava sürecinde kadının kocasına sürekli ve ağır hakaretler ettiği, erkeği aşağıladığı ispatlanırsa ve erkek de sadakatsizlik, şiddet gibi ağır kusur sayılacak bir eylemde bulunmamışsa, kadın ağır kusurlu kabul edilir. Ağır kusurlu kadına yoksulluk nafakası bağlanmaz. Mahkeme, kadının boşanma ile yoksulluğa düşecek olmasını bu durumda dikkate almaz, çünkü evliliği kendi kusurlu hareketleriyle (hakaretleriyle) bitirmiştir.

Erkeğin Manevi Tazminat Talep Etme Hakkı

Manevi tazminat, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakları (onuru, gururu, şerefi, saygınlığı) zedelenen eşin talep edebileceği bir haktır. Kadının kocasına "sen erkek misin", "sünepe", "şerefsiz" gibi kelimelerle saldırması erkeğin kişilik haklarına açık bir saldırıdır.

Eğer erkek bu hakaretleri ispatlarsa, mahkeme kadının erkeğe manevi tazminat ödemesine hükmedebilir. Tazminatın miktarı; tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına, hakaretin ağırlığına ve eylemin toplum (veya üçüncü kişiler) önünde yapılıp yapılmadığına göre hakim tarafından hakkaniyete uygun olarak belirlenir. Unutulmamalıdır ki, iyi bir çekişmeli boşanma avukatı ile çalışmak, tazminat taleplerinin doğru gerekçelendirilmesi için şarttır.

Yargıtay Uygulamalarında Kadının Kocasına Hakaret Etmesi

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili dairelerinin yerleşik içtihatları, hakareti kesin ve net bir boşanma sebebi olarak tanımlar. Ancak Yargıtay'ın dikkat ettiği bazı ince çizgiler vardır:

Affetme veya Hoşgörü ile Karşılama Durumu

Bir eş diğerine çok ağır hakaretler etmiş olabilir. Ancak bu olayın ardından eşler tatile gitmiş, sosyal medyada mutlu aile fotoğrafları paylaşmış veya cinsel birliktelik yaşamaya devam etmişse, Yargıtay bu durumu "affetme" veya en azından "hoşgörü ile karşılama" olarak yorumlar. Hukuken affedilen veya hoşgörü ile karşılanan eylemlere dayanılarak boşanma davası açılamaz ve bu eylemler kusur tespitinde dikkate alınmaz. Bu nedenle hakarete uğrayan eşin tepkisiz kalıp uzun süre evliliği hiçbir şey olmamış gibi sürdürmesi, hukuki haklarını zayıflatır.

Tepki Sınırlarını Aşan Davranışlar

Yargıtay, bir olaya gösterilen tepkinin haklı olup olmadığını inceler. Örneğin, erkek eve geç geldiği için kadının anlık bir öfkeyle bağırıp çağırması ile, erkeğin tüm ailesine ve şahsiyetine saatlerce beddua edip küfretmesi aynı şey değildir. Tepki sınırlarını aşan, sürekli hale gelen ve orantısız olan her türlü sözlü şiddet ağır kusur sebebidir.

Özellik Günlük Tartışma (Kusur Sayılmayabilir) Sözlü Şiddet / Hakaret (Ağır Kusur)
İçerik "Neden bana haber vermedin", "Bıktım artık bu düzensizlikten" "Sen adam değilsin", "Seni doğuranın...", "Şerefsiz"
Süreklilik Nadiren, spesifik bir olay üzerine anlık Sürekli, her kavgada tekrarlanan sistematik söylemler
Hedef Belirli bir eylem veya durum Doğrudan eşin kişiliği, erkekliği, ailesi veya statüsü
Sonuç Özür dilenip barışılır Kin güdülür, psikolojik yıkım hedeflenir

Boşanma Sürecinde Erkeklerin Sık Yaptığı Hatalar Nelerdir?

Hakaret nedeniyle dava açmayı düşünen erkek müvekkillerimin süreç içerisinde yaptıkları bazı kritik hatalar davanın kaybedilmesine yol açabilmektedir:

  • Aynı Şekilde Karşılık Vermek: Eşiniz size küfrettiğinde sinirlerinize hakim olamayıp sizin de ona daha ağır küfürlerle veya fiziksel şiddetle karşılık vermeniz, sizi haklıyken ağır kusurlu duruma düşürür. Karşılıklı hakaret eşit kusur yaratır, ancak fiziksel şiddet her zaman daha ağır kusur sayılır.
  • Evi Haksız Yere Terk Etmek: Hakaretlere dayanamayıp hiçbir yasal hazırlık yapmadan eşyalarınızı toplayıp evi terk ederseniz, karşı taraf size "terk" veya "birlik görevlerini yerine getirmeme" nedeniyle dava açabilir. Evi terk etmeden önce hukuki danışmanlık alınmalıdır.
  • Delilleri Yok Etmek veya Kaybetmek: Sinirle atılan WhatsApp mesajlarını "görmek istemiyorum" diyerek silmek, elinizdeki en büyük delili yok etmek demektir. Tüm mesajları arşivleyin.
  • Çocukları Sürece Dahil Etmek: Eşinizin size hakaret etmesi kötü bir eş olduğunu gösterir, ancak kötü bir anne olduğu anlamına gelmeyebilir. Hakaret konusunu çocukların önünde tartışmak veya çocukları anneye karşı doldurmak pedagog raporlarını aleyhinize çevirebilir.

Sürecin yasal boyutu hakkında daha geniş bir perspektif kazanmak ve dava adımlarını öğrenmek için çekişmeli boşanma davası hakkında hazırladığımız akademi rehberimizi okumanızı tavsiye ederim.

Hakaret Nedeniyle Boşanma Davası Dilekçesi Nasıl Yazılır?

Boşanma dilekçesi, davanızın temel direğidir. Dilekçede eşinizin size ettiği hakaretleri günü gününe, hangi bağlamda söylendiğini ve kimlerin şahit olduğunu net bir şekilde ifade etmeniz gerekir. Soyut ifadeler (örn: "bana sürekli kötü söz söyler") yerine somut ifadeler (örn: "14 Mayıs günü ortak arkadaşımız Ayşe'nin yanında bana 'sen ne biçim erkeksin, beş para etmezsin' demiştir") kullanılmalıdır.

📋Örnek
ÖRNEK DİLEKÇE TASLAĞI (Sadece Bilgi Amaçlıdır)

İSTANBUL NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİNE

DAVACI: İsim Soyisim (TC Kimlik No) ADRES: ... VEKİLİ: Av. Murat Aydar DAVALI: İsim Soyisim (TC Kimlik No) ADRES: ...

KONU: Türk Medeni Kanunu m. 166 (Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması) ve m. 162 (Pek Kötü ve Onur Kırıcı Davranış) uyarınca tarafların boşanmalarına, müvekkil lehine manevi tazminata hükmedilmesi talebimizdir.

AÇIKLAMALAR:

  1. Müvekkil ile davalı taraf [Yıl] yılından bu yana evlidirler. Bu evlilikten müşterek çocukları bulunmamaktadır.
  2. Davalı taraf, evliliğin ilk aylarından itibaren müvekkilime karşı agresif, kontrolsüz ve saygısız bir tutum sergilemeye başlamıştır. Davalı, en ufak bir fikir ayrılığında dahi müvekkilime ağır hakaretler etmekte, aşağılayıcı kelimeler kullanmaktadır.
  3. Son olarak [Tarih/Yıl] günü davalı taraf, müvekkilimin annesinin de bulunduğu bir aile yemeği esnasında, müvekkilimin iş durumunu bahane ederek "Sen sünepe bir adamsın, senin gibi erkeğin..." şeklinde ağır küfürler sarf etmiş ve müvekkilimin toplum içindeki şeref ve haysiyetini ayaklar altına almıştır. (Bu durum tanık beyanları ile ispatlanacaktır.)
  4. Ayrıca davalı taraf, müvekkilimin cep telefonuna sürekli olarak küfür ve beddua içerikli WhatsApp mesajları göndermektedir. (İlgili ekran görüntüleri Ek-1'de sunulmuştur.)
  5. Davalının süreklilik arz eden onur kırıcı davranışları ve sözlü şiddeti neticesinde evlilik birliği temelinden sarsılmış olup, ortak hayatın sürdürülmesi müvekkilim açısından imkansız hale gelmiştir.

HUKUKİ NEDENLER: TMK m.166, m.162, HMK ve ilgili mevzuat. HUKUKİ DELİLLER: Nüfus kayıt örneği, WhatsApp yazışma dökümleri, tanık beyanları, sosyal inceleme raporu ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle;

  • Davamızın kabulü ile tarafların BOŞANMALARINA,
  • Müvekkilimin uğradığı ağır psikolojik yıkım ve onur zedelenmesi sebebiyle ... TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline,
  • Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten saygılarımla talep ederim.

Davacı Vekili Av. Murat Aydar (İmza)

Unutmayın ki her evlilik ve her dava kendine özgüdür. İnternette yer alan taslak dilekçelerle dava açmak, tıpkı internetten bakarak ameliyat olmaya benzer ve telafisi güç hak kayıplarına (tazminat ödeme, evden uzaklaştırma alma vb.) neden olabilir. Özellikle erkeğin mağdur olduğu dosyalarda stratejinin çok dikkatli kurulması, haksız tahrik iddialarının çürütülmesi ve delillerin hukuka uygun toplanması şarttır. Eşinizin hakaretleri nedeniyle evliliğinizin bittiğini düşünüyorsanız, alanında uzman bir avukattan profesyonel hukuki destek alarak süreci başlatmanız en güvenilir yoldur.

Yazar Hakkında
Av. Murat Aydar

Av. Murat Aydar

Boşanma Avukatıİstanbul Barosu - Sicil No: 62459

İstanbul'da aile hukuku alanında müvekkillerime hizmet veriyorum. Özellikle anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı davalarında hukuki destek sağlıyorum.