Özet
Türk Medeni Kanunu'nda mehir düzenlenmemiştir; Yargıtay yazılı mehir sözünü Borçlar Kanunu'ndaki bağışlama hükümlerine göre değerlendirir. Bağışlama sözü yazılı olmadıkça geçersizdir (TBK m. 288/1); sözlü vaat yerine getirilirse elden bağışlama sayılır. Düğünde verilen muaccel mehir kadının malıdır ve ziynet alacağıyla birlikte aile mahkemesinde istenebilir; senetle vaat edilip verilmemiş müeccel mehir ise Borçlar Kanunu'na dayandığından asliye hukuk mahkemesinde görülür. Mehir hakkı boşanmadan değil senetten doğar; boşanmadaki kusur tek başına mehri ortadan kaldırmaz, erkek ancak TBK m. 295-296'daki sınırlı sebeplerle ve bir yıl içinde sözünden dönebilir. Hukuk Genel Kurulu'na göre erkek senetteki taahhüdü yerine getirdiğini tanıkla değil yazılı delille ispatlamak zorundadır. Alacak on yıllık zamanaşımına tabidir ve evlilik sürdükçe zamanaşımı işlemez.
Mehir, evlenirken erkeğin kadına belirli bir mal, para veya altın vermeyi üstlenmesidir. Türk Medeni Kanunu'nda mehirle ilgili bir hüküm yoktur; bu yüzden pek çok kişi mehrin "hukuken bir karşılığı olmadığını" düşünür. Bu doğru değildir. Yargıtay, yazılı olarak verilmiş mehir sözünü Borçlar Kanunu'ndaki bağışlama hükümlerine göre değerlendirir ve mehir senedine dayanan alacağı mahkeme kararıyla tahsil ettirir.
Bu yazıda mehrin hukuki niteliğini, mehir senedinin hangi şartla geçerli olduğunu, boşanırken mehrin istenip istenemeyeceğini, davanın hangi mahkemede açılacağını, evi terk eden kadının mehir hakkını, ispat kurallarını ve zamanaşımını Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları dahil tam metni okunmuş kararlarla anlatıyoruz. Konunun dini boyutu bu yazının kapsamı dışındadır; burada yalnızca mehrin mahkemedeki karşılığı ele alınmaktadır.
Mehir Nedir? Türk Hukukunda Geçerli mi?
Yargıtay mehri şöyle tanımlar: erkek eşin evlenme öncesinde, evlenme anında, evliliğin devamı sırasında ya da bazen sona ermesi hâlinde kadına belirli bir mal, para veya ekonomik değeri olan bir şeyi vermeyi üstlenmesidir; mehir ilişkisinde esas olan, evlenen erkeğin evlilik akdi nedeniyle belirli bir malı kadına bağışlama iradesini önceden ortaya koymasıdır. Erkek dışında üçüncü bir kişinin, örneğin kayınpederin verdiği söz de geçerli olabilir (Yargıtay 2. HD, 07.12.2022, E. 2022/4532, K. 2022/10091).
Kanunda mehre özel bir hüküm bulunmadığı için mahkemeler mehri genel hükümlere göre çözer. Bağışlama, bağışlayanın malvarlığından karşılıksız bir kazandırma yapmayı üstlendiği sözleşmedir (TBK m. 285). Mehir senedi de bu anlamda bir bağışlama sözüdür: kadın, senette yazanı isteme hakkını senetten alır, boşanmadan değil.
Muaccel ve Müeccel Mehir Farkı
Uygulamada mehir ikiye ayrılır ve bu ayrım davanın hangi mahkemede görüleceğini de belirler:
| Muaccel mehir | Müeccel mehir | |
|---|---|---|
| Zamanı | Evlenirken hemen verilir; çoğunlukla düğünde takılır | İleride verilmek üzere söz verilir; çoğunlukla mehir senedine yazılır |
| Niteliği | Verilmiş, kadına geçmiş mal (ziynet gibi) | Henüz verilmemiş bağışlama sözü |
| Talep | Kadının malının iadesi (ziynet alacağı gibi) | Senette yazılanın teslimi (mehir senedi alacağı) |
| Mahkeme | Aile mahkemesi (boşanma davasıyla) | Asliye hukuk mahkemesi |
Yargıtay'ın 2026 tarihli bir kararı bu ayrımı açıkça gösterir: mehir senediyle 300 gram altın vaat edilmiş, bunun 150 gramı düğünde takılmış (muaccel), 150 gramı sonraya bırakılmıştı (müeccel). Aile mahkemesi müeccel 150 gram için dosyayı ayırmış, ancak düğünde takılan muaccel 150 gram hakkında hiç hüküm kurmamıştı. Yargıtay, muaccel mehir talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle kararı bozdu (Yargıtay 2. HD, 09.06.2026, E. 2026/1518, K. 2026/6280).
Mehir Senedi Geçerli mi? Yazılı Şekil Şartı
Henüz verilmemiş bir mehrin sonradan istenebilmesi için sözün yazılı olması gerekir: bağışlama sözü vermenin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır (TBK m. 288/1). Senedin noterde yapılması şart değildir; sözü veren kişinin imzasını taşıyan adi yazılı bir senet yeterlidir. Uygulamada senetlerin şahitler huzurunda imzalandığı, muhtar tarafından onaylandığı da görülür; bunlar ispatı kolaylaştırır ama geçerlilik şartı değildir.
- Sözlü mehir vaadi: Yazılı olmadığı için bağışlama sözü olarak geçersizdir. Ancak söz yerine getirilmişse, örneğin vaat edilen altın düğünde takılmışsa, geçersiz söz elden bağışlama hükmündedir (TBK m. 288/3) ve verilen mal kadına ait olur.
- Mehir olarak ev veya tarla vaadi: Taşınmaz bağışlama sözünün geçerliliği resmî şekle bağlıdır (TBK m. 288/2). Adi bir mehir senedine "şu tarla verilecektir" yazılması yetmez.
- Kayınpederin imzası: Senedi koca ile birlikte kayınpeder de imzalamışsa, Hukuk Genel Kurulu'na göre senet ikisi için de bağlayıcıdır ve ikisi de senetteki yükümlülüğü yerine getirmek zorundadır (Yargıtay HGK, 18.11.2015, E. 2014/426, K. 2015/2623). Babanın senedi kefil olarak imzaladığı dosyalar da vardır (Yargıtay HGK, 14.12.2016, E. 2014/1403, K. 2016/1922).
Boşanırken Mehir İstenir mi?
Evet, istenebilir; ama mehir hakkı boşanmadan değil senetten doğar. Bu yüzden boşanma davasında kusurlu ya da kusursuz olmak, kural olarak mehir alacağını ortadan kaldırmaz. Senette bir ödeme zamanı yazılmamışsa borç, doğumu anında muaccel olur (TBK m. 90); yani kadın teknik olarak evlilik sürerken de mehri isteyebilir. Uygulamada talep çoğunlukla ayrılık veya boşanma aşamasında gündeme gelir.
Mehir Davası Hangi Mahkemede Açılır?
Mehir senedine dayanan talepler Borçlar Kanunu'na dayanır ve aile mahkemelerinin görevini düzenleyen 4787 sayılı Kanun'un 4. maddesindeki aile hukukundan kaynaklanan dava ve işlerden sayılmaz. Yargıtay bu nedenle mehir senedine konu taleplerde genel görevli asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu, görevin kamu düzeninden olup yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetileceğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 27.06.2016, E. 2015/26750, K. 2016/12334).
Pratik sonucu şudur: boşanma dilekçesine müeccel mehir talebini eklerseniz aile mahkemesi bu talebi çoğu zaman dosyadan ayırır (tefrik) ve görevsizlik kararı verir; talep ancak asliye hukuk mahkemesinde incelenir. Düğünde takılan muaccel mehir ise kadının malı olduğu için ziynet alacağıyla birlikte boşanma davasında istenebilir. Ziynet talebinin nasıl kurulacağını düğün takılarının paylaşımı yazımızda anlattık.
Anlaşmalı Boşanmada Mehir Verilir mi?
Anlaşmalı boşanmada mehir, protokole yazılarak çözülebilir. Protokolde mehirden hiç söz edilmemesi, tek başına mehirden vazgeçildiği anlamına gelmez: Hukuk Genel Kurulu, mehir senedinden vazgeçildiğinin ancak aynı kuvvetteki bir belgeyle kanıtlanabileceğini belirtmiştir (Yargıtay HGK, 14.12.2016, E. 2014/1403, K. 2016/1922). Bu yüzden iki taraf için de en güvenli yol, mehrin akıbetini protokolde açıkça yazmaktır: ya teslim tarihi ve şekli ya da açık bir vazgeçme beyanı.
Protokolde altının TL karşılığı yerine cins, ayar, gram ve adetle aynen teslim yazılması önemlidir; neden önemli olduğunu aşağıda "aynen mi bedel mi" başlığında açıklıyoruz. Protokolün diğer maddeleri için protokolde ziynet ve altınların düzenlenmesi yazımıza bakabilirsiniz.
Evi Terk Eden veya Kusurlu Kadına Mehir Verilir mi?
Boşanmadaki kusur, kanunda bağışlama sözünden dönme sebebi olarak sayılmamıştır. Mehir bir bağışlama sözü olduğundan, erkek ancak Borçlar Kanunu'nda sınırlı olarak sayılan hâllerde sözünden dönebilir veya ifadan kaçınabilir (TBK m. 296):
- Bağışlanan kişi bağışlayana veya yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse (TBK m. 295/1-1),
- bağışlanan kişi bağışlayana veya onun ailesinden bir kimseye karşı kanundan doğan yükümlülüklerine önemli ölçüde aykırı davranmışsa (TBK m. 295/1-2),
- bağışlama sözü verenin mali durumu, sözün yerine getirilmesini kendisi için olağanüstü ağır kılacak ölçüde değişmişse veya sonradan kendisi için yeni aile yükümlülükleri doğmuş ya da bu yükümlülükler önemli ölçüde ağırlaşmışsa (TBK m. 296/1-2, 3).
Bu hakkın süresi kısadır: bağışlayan, geri alma sebebini öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde bağışlamayı geri alabilir (TBK m. 297). Sebebin varlığını ve sürenin kaçırılmadığını ispat yükü erkektedir. Bu nedenle "evi terk etti" veya "boşanmada kusurlu bulundu" demek tek başına yeterli değildir; kanundaki sebeplerden birinin somut olarak ispatlanması gerekir. Erkeğin daha önce verdiği mehri geri istemesi de Borçlar Kanunu'na dayanır ve asliye hukuk mahkemesinde görülür (Yargıtay 2. HD, 27.06.2016, E. 2015/26750, K. 2016/12334).
Barışma da mehir hakkını kendiliğinden bitirmez. Hukuk Genel Kurulu, eşiyle yeniden bir araya geldiği için açtığı mehir davasından feragat eden kadının bu feragatinin hakkın özünden değil, o dönem davayı takip etmekten vazgeçme niteliğinde olduğunu, bu yüzden ortada bir kesin hüküm bulunmadığını kabul etmiş ve kadının yıllar sonra açtığı yeni davada senetteki altınların verilmesine hükmedilmesi gerektiğine karar vermiştir (Yargıtay HGK, 14.12.2016, E. 2014/1403, K. 2016/1922).
Mehir Nasıl İspat Edilir? Senede Karşı Senetle İspat
Mehir davalarının kaderini çoğu zaman ispat kuralları belirler. İmzası inkâr edilmeyen bir mehir senedi, kadının iddiasını ispat için yeterlidir. Erkek "senetteki altınları verdim" ya da "altınlar düğünde takıldı" diyorsa bu savunmayı tanıkla değil, aynı kuvvette yazılı bir belgeyle ispatlamak zorundadır: senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak nitelikteki hukuki işlemler tanıkla ispat olunamaz (HMK m. 201).
Hukuk Genel Kurulu bu kuralı aile içinde de uygular. Eşler, kayınbaba ve gelin arasındaki işlemlerde normalde tanık dinlenebilse de (HMK m. 203/1-a), işlem senede bağlanmışsa artık senede karşı tanıkla ispat yapılamaz. Tanık ancak hâkim senetle ispat zorunluluğunu karşı tarafa hatırlatır ve karşı taraf tanık dinlenmesine açıkça muvafakat ederse dinlenebilir; bu hatırlatma tutanağa geçmemişse tanık beyanına dayanılamaz (Yargıtay HGK, 30.06.2020, E. 2017/1538, K. 2020/485). Yazılı delil sunamayan ve delil listesinde yemine de dayanmayan erkek, taahhüdünü yerine getirdiğini ispatlamış sayılmaz (Yargıtay HGK, 18.11.2015, E. 2014/426, K. 2015/2623).
Mehir veya ziynet koca yerine onun ailesine teslim edilmişse de dava kocaya açılabilir. Yargıtay, düğünden sonra geçici olarak kocanın anne ve babasına bırakılan ziynetler için kocanın "bende değil" savunmasıyla husumetin reddedilemeyeceğini, husumetin kocaya yöneltilmesinin yerinde ve zorunlu olduğunu belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 07.12.2022, E. 2022/4532, K. 2022/10091).
Mehir Senedi Yazarken ve Mehri Teslim Ederken Nelere Dikkat Edilmeli?
Mahkemeye gelen mehir uyuşmazlıklarının çoğu, senedin nasıl yazıldığından ve teslimin nasıl belgelendiğinden kaynaklanır. Yukarıdaki kurallardan çıkan pratik liste şudur:
- Yazılı ve imzalı olsun: Söz veren kişi (koca, kayınpeder) senedi kendisi imzalamalıdır; tarih atılmalıdır. Yazısız söz, yerine getirilmedikçe geçersizdir (TBK m. 288/1).
- Belirli olsun: "Altın" veya "ziynet" yerine cins, ayar, gram ve adet yazılmalıdır; örneğin "10 adet 22 ayar 20 gram burma bilezik". Belirsiz taahhüt ne ispatta ne icrada işe yarar.
- Muaccel ve müeccel kısım ayrı yazılsın: Hangi kısmın düğünde verileceği, hangisinin sonraya kaldığı ve sonraya kalan kısmın ne zaman verileceği yazılmalıdır. Ödeme zamanı yazılmayan borç, doğumu anında muaccel sayılır (TBK m. 90).
- Taşınmaz vaadi resmî şekilde yapılsın: Mehir olarak ev, arsa veya tarla vaat edilecekse adi senet yetmez; resmî şekil gerekir (TBK m. 288/2).
- Teslim yazıyla belgelensin: Mehri teslim eden taraf, imzalı bir teslim belgesi almalıdır. Senede karşı "verdim" savunması tanıkla ispat edilemediği için yazılı teslim belgesi olmayan erkek, altınları gerçekten vermiş olsa bile ispat sıkıntısına düşer (HMK m. 201).
- Aslı saklansın: Senedin aslı güvenli bir yerde tutulmalı, fotokopisi ayrıca saklanmalıdır; imza inkâr edilirse inceleme asıl üzerinden yapılır.
Mehir Altını Aynen mi, Bedel mi İstenmeli?
Mehir çoğunlukla altın olarak vaat edildiği için, talebin nasıl kurulduğu enflasyon karşısında alacağın değerini belirler. Taşınır teslimine ilişkin ilamların icrasında mal veya misli borçlunun elindeyse zorla alınıp alacaklıya verilir (İİK m. 24/3); elinde yoksa ilamda yazılı değer alınır, değer ilamda yazılı değilse icra memuru değeri haczin yapıldığı tarihteki rayice göre belirler (İİK m. 24/4).
Hukuk Genel Kurulu'na göre "ilamda yazılı değer" ancak hükümde "aynen teslimine, bulunamazsa bedeli olan şu kadar liranın ödenmesine" şeklinde terditli bir hüküm kurulmuşsa vardır; harç için gösterilen değerler bu anlamda ilamda yazılı değer sayılmaz (Yargıtay HGK, 15.06.2021, E. 2017/8-1678, K. 2021/757). Terditli olarak dava tarihindeki bedel istenirse icrada ilamdaki tutar ve faizi istenir (Yargıtay 12. HD, 27.04.2026, E. 2025/9150, K. 2026/2812). Bu yüzden mehir senedindeki altınların cins, ayar, gram ve adetle yalnızca aynen teslimini istemek, çoğu dosyada alacaklı kadın için daha güvenlidir. Ayrıntılı açıklama aynen iade mi bedel mi bölümümüzde.
Mehir Alacağında Zamanaşımı
Mehir senedinden doğan alacak için kanunda özel bir süre bulunmadığından genel kural uygulanır: her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m. 146) ve zamanaşımı alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar (TBK m. 149/1). Ancak evlilik devam ettiği sürece eşlerin birbirinden olan alacakları için zamanaşımı işlemeye başlamaz, başlamışsa durur (TBK m. 153/3). Bu yüzden kocaya karşı mehir alacağında on yıllık süre fiilen boşanmanın kesinleşmesinden sonra işlemeye başlar.
Bağışlamadan dönme hakkı ise çok daha kısadır: erkek, geri alma sebebini öğrendiği günden itibaren bir yıl içinde bu hakkını kullanmazsa artık mehirden kaçınmak için bu sebebe dayanamaz (TBK m. 297). Mehir, ziynet ve çeyiz taleplerinin birlikte değerlendirilmesi için boşanmada ev eşyaları ve çeyiz ile nişan takılarının iadesi yazılarımıza da bakabilirsiniz.

Av. Murat Aydar
İstanbul'da aile hukuku alanında müvekkillerime hizmet veriyorum. Özellikle anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı davalarında hukuki destek sağlıyorum.
