Boşanma Davaları

Tek Taraflı ve Çekişmeli Boşanma Nedenleri Nelerdir?

Av. Murat Aydarİstanbul Boşanma Avukatı
Son güncelleme: 20 Temmuz 2026
8 dk okuma

Özet

Tek taraflı veya halk arasındaki bilinen adıyla çekişmeli boşanma davası, eşlerden birinin boşanmaya yanaşmaması veya boşanmanın maddi/manevi sonuçlarında (nafaka, velayet, tazminat, mal paylaşımı) uzlaşılamaması halinde açılır. Türk Medeni Kanunu, boşanma sebeplerini özel (zina, hayata kast, suç işleme, terk, akıl hastalığı) ve genel (evlilik birliğinin temelinden sarsılması) olarak ikiye ayırır. Davayı açan taraf, karşı tarafın kusurlu olduğunu yasal ve hukuka uygun delillerle (tanık, mesaj kayıtları, resmi evraklar vb.) ispatlamakla yükümlüdür.

Evlilik birliği, her iki tarafın da ortak iradesi ve sevgi, saygı, sadakat çerçevesinde kurulan kutsal bir yapıdır. Ancak zaman zaman bu birliktelik, taraflar için çekilmez bir hal alabilir. Böyle durumlarda eşlerden biri evliliği sonlandırmak isterken diğeri bu karara karşı çıkabilir veya boşanmanın sonuçları üzerinde (çocuğun velayeti, nafaka miktarı, maddi ve manevi tazminat ile mal paylaşımı) anlaşma sağlanamayabilir. İşte bu noktada hukuki olarak tek taraflı boşanma, teknik tabiriyle çekişmeli boşanma süreci devreye girer. Bir İstanbul boşanma avukatı olarak mesleki pratiğimde en sık karşılaştığım durum, tarafların kanuni haklarını ve dava açma şartlarını tam olarak bilmemesinden kaynaklanan usuli hatalardır.

2026 yılı itibarıyla, değişen sosyal dinamikler ve güncel yargı içtihatları doğrultusunda tek taraflı boşanma davalarının seyri, ispat yükü ve delil değerlendirme kriterleri oldukça hassas bir dengeye oturmuştur. Bu kapsamlı rehberde, tek taraflı boşanma davası açmak isteyen veya kendisine karşı haksız yere dava açılmış kişilerin bilmesi gereken tüm kanuni şartları, boşanma nedenlerini ve ispat yöntemlerini en ince ayrıntısına kadar inceleyeceğiz.

Tek Taraflı Çekişmeli Boşanma Davası Nedir?

Türk hukuk sisteminde "tek taraflı boşanma" adında bağımsız bir kanuni terim bulunmamaktadır. Halk arasında tek taraflı olarak bilinen bu dava türü, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve Türk Medeni Kanunu kapsamında çekişmeli boşanma davası olarak adlandırılır. Eşlerden sadece birinin mahkemeye başvurarak evlilik birliğini sonlandırmak istemesi ve diğer eşin bu duruma itiraz etmesi veya boşanmayı kabul etse dahi nafaka, velayet, tazminat gibi feri (yan) konularda uzlaşmazlık yaşanması halinde dava çekişmeli olarak görülür.

Anlaşmalı boşanmalarda sürecin tek celsede bitmesi mümkünken, çekişmeli dosyalarda tarafların iddia ve savunmalarını delillerle ispatlaması gerektiğinden süreç daha meşakkatlidir. Bu nedenle alanında uzman bir çekişmeli boşanma avukatı ile çalışmak, hak kayıplarını önlemek adına hayati önem taşır.

ℹ️Bilgi
Çekişmeli boşanma davalarında hakim, sadece tarafların beyanları ile bağlı değildir. İleri sürülen kusur iddialarının somut, inandırıcı ve hukuka uygun delillerle kanıtlanması zorunludur. Aksi halde dava reddedilebilir.

Türk Medeni Kanununa Göre Boşanma Sebepleri Nelerdir?

Boşanma davaları, kanunda açıkça belirtilen sebeplere dayandırılarak açılmak zorundadır. TMK'ya göre yasal boşanma sebepleri temel olarak "Özel Boşanma Sebepleri" ve "Genel Boşanma Sebepleri" olmak üzere iki ana kategoriye ayrılır. Davanın hangi sebebe dayanılarak açılacağı, ispat yükümlülüğü ve mahkemeye sunulacak delillerin niteliğini doğrudan belirler.

Karşılaştırma Kriteri Özel Boşanma Sebepleri Genel Boşanma Sebepleri
Kanuni Dayanak TMK Madde 161 - 165 arası TMK Madde 166
İspat Yükü Sadece eylemin gerçekleştiğini ispatlamak yeterlidir. Eylemin gerçekleştiği ve bu nedenle evliliğin çekilmez hale geldiği ispatlanmalıdır.
Kusur Araştırması Mutlak boşanma sebebidir, ayrıca kusur veya geçimsizlik boyutu araştırılmaz. Nispi boşanma sebebidir. Hakimin geçimsizliği takdir etmesi gerekir.
Hak Düşürücü Süre Zina ve hayata kast gibi bazı sebeplerde 6 aylık ve 5 yıllık dava açma süreleri vardır. Her zaman açılabilir, belirli bir hak düşürücü süre kuralı yoktur.

Özel Boşanma Sebepleri Nelerdir?

Özel boşanma sebepleri, kanun koyucu tarafından evlilik birliğini kesin olarak sarsacağı öngörülen spesifik olaylardır. Bu sebeplerden birinin varlığı ve mahkemede ispatlanması halinde, hakim evlilik birliğinin çekilmez hale gelip gelmediğini ayrıca araştırmaksızın boşanma kararı vermek zorundadır.

Zina (Aldatma) Nedeniyle Boşanma Şartları

Eşlerden birinin, evlilik birliği devam ederken karşı cinsten veya hemcinsinden bir başkasıyla cinsel ilişkiye girmesi zina (aldatma) olarak tanımlanır. Zina, mutlak ve kusura dayalı bir özel boşanma sebebidir.

Zina davası açabilmek için dikkat edilmesi gereken en kritik husus hak düşürücü sürelerdir. Aldatmayı öğrenen eş, bu durumu öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde dava açmalıdır. Olayın üzerinden 5 yıl geçmişse dava hakkı tamamen düşer. Ayrıca, aldatıldığını öğrenen eş, diğer eşi affederse (örneğin olayı bilmesine rağmen birlikte tatile gitmek, aynı yatakta yatmaya devam etmek veya yazılı/sözlü olarak affettiğini beyan etmek) artık zinaya dayalı boşanma davası açamaz.

Zinanın ispatı genellikle zordur. Suçüstü yakalama nadir olduğundan, Yüksek Mahkeme içtihatlarına göre; eşin geceyi karşı cinsten biriyle aynı otel odasında veya evde geçirmesi, son derece samimi fotoğraf veya mesajların bulunması zinanın varlığına karine (güçlü ipucu) teşkil eder.

Hayata Kast Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış

Eşlerden birinin diğerini öldürmeye teşebbüs etmesi, intihara zorlaması hayata kast kapsamındadır. Pek kötü davranış ise fiziksel şiddet boyutunun çok yüksek olduğu, eşin vücut bütünlüğüne ve sağlığına ağır zararlar veren eylemlerdir (örneğin odaya kilitleyip aç bırakmak, ağır şekilde darp etmek). Onur kırıcı davranış ise eşin şeref ve haysiyetine yönelik, toplum içinde veya başkalarının yanında yapılan ağır hakaretler ve aşağılamalardır.

Tıpkı zina sebebinde olduğu gibi bu maddedeki eylemler için de öğrenmeden itibaren 6 ay ve eylemin üzerinden 5 yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur.

Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme

Eşlerden birinin yüz kızartıcı bir suç (hırsızlık, dolandırıcılık, rüşvet, cinsel saldırı vb.) işlemesi veya toplumun genel ahlak kurallarına aykırı şekilde haysiyetsiz bir yaşam sürmesi (örneğin sürekli kumar oynayıp aileyi sefalete sürüklemek, genel ev işletmek) halinde diğer eş dava açabilir. Ancak bu sebebe dayalı davalarda, işlenen suçun veya haysiyetsiz hayatın diğer eş için birlikte yaşamayı çekilmez hale getirmiş olması şartı aranır.

Terk Nedeniyle Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Terk, evlilik birliğinin getirdiği yükümlülüklerden kaçınmak amacıyla eşlerden birinin ortak konutu haklı bir sebep olmaksızın terk etmesi veya diğer eşi evden kovarak eve girmesini engellemesi durumudur. Terk nedeniyle dava açmanın usulü son derece katı kurallara tabidir ve uygulamada en çok hata yapılan alanlardan biridir.

⚠️Dikkat
Ortak konutu terk eden eşe mahkeme veya noter aracılığıyla 'eve dön ihtarı' gönderilmeden terk nedeniyle boşanma davası açılamaz. İhtarnamenin gönderilebilmesi için ayrılığın üzerinden en az 4 ay geçmiş olması, ihtar sonrası da eşin 2 ay daha eve dönmemesi gerekir (Toplam 6 aylık süre).

İhtarnamede, davet edilen evin adresinin açıkça yazılması, evin anahtarının nerede olduğunun (örneğin karşı komşuda veya muhtarda) belirtilmesi ve eve dönüş için gerekli yol masrafının (otobüs/uçak bileti parası) PTT aracılığıyla terk eden eşe gönderilmesi yasal bir zorunluluktur.

Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Kriterleri

Eşlerden birinin evlilik sırasında akıl hastalığına yakalanması ve bu hastalığın evliliği diğer eş için çekilmez hale getirmesi durumunda dava açılabilir. Ancak basit psikolojik rahatsızlıklar veya depresyon bu kapsama girmez. Hastalığın şifa bulmayacak (iyileşmeyecek) derecede ağır olduğunun tam teşekküllü bir Resmi Sağlık Kurulu Raporu (Adli Tıp Kurumu veya Eğitim Araştırma Hastanelerinden) ile belgelenmesi şarttır.

Genel Boşanma Sebepleri Nelerdir?

Özel boşanma sebeplerinin şartlarını taşımayan veya ispatında zorluk çekilen her türlü evlilik içi sorun, genel boşanma sebebi olan "evlilik birliğinin temelinden sarsılması" (şiddetli geçimsizlik) kapsamında değerlendirilir. Türkiye'de açılan boşanma davalarının yaklaşık %90'ı bu sebebe dayanmaktadır.

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması (Şiddetli Geçimsizlik)

Türk Medeni Kanunu Madde 166/1'de düzenlenen bu duruma göre, evlilik birliği ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri dava açabilir. Hangi durumların şiddetli geçimsizlik sayılacağı kanunda tek tek sayılmamış, Yüksek Mahkeme içtihatları ile şekillenmiştir. Çekişmeli boşanma süreci hakkında kapsamlı akademik rehber niteliğindeki makalelerde de vurgulandığı üzere, şiddetli geçimsizlik sebepleri sınırsızdır.

Uygulamada Sık Görülen Şiddetli Geçimsizlik Örnekleri:

  • Fiziksel, psikolojik, cinsel veya ekonomik şiddet uygulamak.
  • Eşine, eşinin ailesine hakaret etmek, küfür etmek veya saygısız davranmak.
  • Aşırı kıskançlık göstermek, eşin sosyal hayatını kısıtlamak.
  • Cimrilik boyutunda harcamaları kısmak, evin ekonomik ihtiyaçlarını karşılamamak.
  • Cinsel uyumsuzluk veya haklı sebep olmaksızın cinsel ilişkiden kaçınmak.
  • Evin sırlarını veya eşin özel durumlarını üçüncü kişilerle paylaşmak.
  • Kişisel temizliğe dikkat etmemek, ortak yaşamı zorlaştıracak derecede hijyen kurallarını ihlal etmek.
  • Sürekli bağımsız hareket etmek, evlilik birliğinin gerektirdiği dayanışma duygusuna aykırı davranmak.

Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanma (Üç Yıllık Süre Kuralı)

Herhangi bir nedenle (çekişmeli) açılan boşanma davası mahkeme tarafından reddedilmiş ve bu ret kararı kesinleşmişse; ret kararının kesinleştiği tarihten itibaren üç yıl geçmesine rağmen eşler ortak hayatı yeniden kuramamışlarsa, evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır. Üç yılın dolmasının ardından eşlerden birinin talebi üzerine boşanmaya karar verilir. Bu durumda haklılık veya haksızlık (kusur durumu) sadece nafaka ve tazminat yönünden değerlendirilir, boşanma kararı verilmesi için üç yıllık fiili ayrılığın ispatı yeterlidir.

Tek Taraflı Boşanma Davasında Kusur İlkesi Nasıl İşler?

Boşanma hukukunun temel yapı taşı "kusur" ilkesidir. Kimse kendi kusuruna dayanarak hak elde edemez. Bir davacı, boşanma davası açarken karşı tarafın kusurlu olduğunu iddia etmelidir. Eğer davayı açan taraf tamamen (yüzde yüz) kusurluysa ve davalı eşin hiçbir kusuru yoksa, davalı eş boşanmaya itiraz ettiği takdirde dava reddedilir.

Ancak, her iki tarafın da kusurlu olduğu durumlarda (örneğin erkeğin ekonomik şiddet uygulaması, kadının ise hakaret etmesi gibi) mahkeme kusur oranlarını kıyaslar. Az kusurlu eş, ağır kusurlu eşe karşı dava açabilir. Kusur oranları (ağır kusurlu, eşit kusurlu, az kusurlu veya kusursuz) boşanmanın gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinin yanı sıra; maddi tazminat, manevi tazminat ve yoksulluk nafakasının kimin tarafından kime ödeneceğini belirleyen en önemli unsurdur.

💡İpucu
Yoksulluk nafakası talep eden eşin, nafaka yükümlüsü eşten daha ağır kusurlu olmaması gerekir. Eğer nafaka talep eden kişi olaylarda daha ağır kusurlu (örneğin aldatan taraf) ise, maddi durumu ne kadar kötü olursa olsun yoksulluk nafakası alamaz.

Eşim Boşanmak İstemiyor Davayı Nasıl Kazanabilirim?

Birçok müvekkilimden "Ben boşanmak istiyorum ama eşim asla boşanmayacağını söylüyor, beni süründürecekmiş, mahkeme bizi boşamaz mı?" sorusunu duymaktayım. Türk hukukunda eşlerden birinin salt "ben boşanmak istemiyorum" demesi davanın reddedilmesi için yeterli değildir.

Eğer siz davacı olarak, eşinizin evlilik birliğini temelden sarsacak kusurlu hareketlerini (hakaret, ilgisizlik, şiddet, güven sarsıcı davranış vb.) yasal delillerle ispatlayabilirseniz, eşiniz boşanmayı reddetse dahi mahkeme boşanma kararı verir. Karşı tarafın inat etmesi sadece davanın süresini biraz uzatabilir, ancak kaçınılmaz sonu (haklı olduğunuz ispatlanırsa) değiştiremez. Önemli olan, iddialarınızı soyut beyanlarda bırakmayıp, somutlaştırmak ve delillendirmektir.

Tek Taraflı Boşanma Davasında İspat ve Deliller Nelerdir?

İddia eden, iddiasını ispatla mükelleftir. Mahkemeye sunulan dilekçede yazılan ne kadar ağır olaylar olursa olsun, hakim dosyadaki delillere göre karar verir. Delillerin elde ediliş biçimi, davanın kaderini belirler.

Hukuka Uygun Delil Toplama Yöntemleri

Boşanma davalarında kullanılabilecek hukuka uygun delil türleri şunlardır:

  • Resmi Kurum Kayıtları: Emniyet Müdürlüğü (şiddet şikayetleri), hastane darp raporları, SGK dökümleri.
  • Ekonomik Kayıtlar: Kredi kartı ekstreleri, banka hesap hareketleri (lüks harcamalar, kumar sitelerine transferler vb. ispatında kullanılır).
  • İletişim Kayıtları (HTS): Mahkeme kanalıyla GSM operatörlerinden istenen arama ve SMS trafik bilgileri. (İçerik gelmez, kimin kimi ne zaman ve ne kadar süreyle aradığı gelir).
  • Dijital Deliller: Tarafınıza gönderilen tehdit veya hakaret içerikli WhatsApp mesajları, SMS'ler, e-postalar veya herkesin görebileceği açık sosyal medya (Instagram, Facebook, X) paylaşımları.
  • Otel Kayıtları: Eşin, başka biriyle konakladığını ispatlamak için mahkemeden Emniyet Genel Müdürlüğü kimlik bildirim sistemi üzerinden konaklama kayıtlarının istenmesi talep edilebilir.
⚠️Dikkat
Eşinizin telefonuna gizlice casus yazılım yüklemek, çantasını veya arabasını gizli kamera/ses kayıt cihazı ile dinlemek Türk Ceza Kanunu kapsamında "Özel hayatın gizliliğini ihlal" suçunu oluşturur. Hukuka aykırı yollarla elde edilen deliller (zehirli ağacın meyvesi zehirlidir prensibi gereği) boşanma davasında hükme esas alınmaz ve ceza davası ile karşı karşıya kalabilirsiniz.

Tanık Beyanlarının Önemi ve Seçimi

Boşanma davalarının en güçlü delillerinden biri tanık (şahit) beyanlarıdır. Toplumdaki genel yanlış algının aksine, anne, baba, kardeş, çocuk gibi birinci derece akrabalar boşanma davalarında tanık olabilirler ve beyanlarına itibar edilir. Çünkü aile içi geçimsizliklere en çok yakın çevre şahit olur.

Tanık seçerken dikkat edilmesi gereken, tanığın olayları "duyuma dayalı" (Bana Ahmet böyle anlattı) değil, "görgüye dayalı" (Ahmet'in eşine hakaret ettiğini kendi kulaklarımla duydum) olarak anlatabilmesidir. Duyuma dayalı tanıklığın hukuki ispat değeri oldukça zayıftır.

Tek Taraflı Boşanma Sürecinde Eşlerin Hakları Nelerdir?

Çekişmeli dava açıldığında tarafların birtakım yasal hakları doğar. Bunların zamanında ve doğru usulle talep edilmesi gerekir.

  • Tedbir Nafakası: Dava süresince, maddi zorluğa düşecek eş ve çocuklar için mahkeme tarafından hükmedilen geçici nafakadır. Boşanma kesinleşince yoksulluk ve iştirak nafakasına dönüşür.
  • Geçici Velayet: Dava devam ederken müşterek çocukların kimin yanında kalacağını ve diğer eşle hangi günlerde kişisel ilişki kuracağını belirleyen haktır.
  • Müşterek Konutun Tahsisi: Özellikle kadına yönelik şiddet veya barınma sorunu varsa, dava süresince müşterek evin kadına ve çocuklara özgülenmesi mahkemeden talep edilebilir.
  • Maddi ve Manevi Tazminat: Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden mevcut ve beklenen menfaatleri zedelenen eş maddi; kişilik hakları (şeref, haysiyet) saldırıya uğrayan eş ise manevi tazminat talep edebilir.
  • Mal Paylaşımı: Edinilmiş mallara katılma rejimi gereği, evlilik birliği içinde alınan (2002 sonrası) araç, ev, arsa, şirket hissesi gibi mallar kural olarak yarı yarıya paylaşılır. Ancak mal paylaşımı davası, kural olarak boşanma kararının kesinleşmesinden sonra görülür, ayrı bir dava konusudur.

2026 Yılında Çekişmeli Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?

Müvekkillerin en çok merak ettiği konulardan biri sürecin uzunluğudur. Çekişmeli boşanma davası ne kadar sürer sorusunun net bir cevabı olmamakla birlikte, 2026 yılı Adalet Bakanlığı hedef süreleri ve İstanbul mahkemelerinin yoğunluğu göz önüne alındığında ortalama süreler şu şekildedir:

Öncelikle dilekçelerin teatisi (dava dilekçesi, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap) aşaması yaklaşık 4-5 ay sürer. Ardından ön inceleme duruşması yapılır. Tahkikat aşamasına geçildiğinde tanıkların dinlenmesi, kurum müzekkerelerine cevap beklenmesi, gerekirse pedagog (SİR) raporu alınması gibi süreçler yerel mahkeme aşamasını 1.5 ila 2.5 yıl arasında tamamlamaktadır.

Yerel mahkeme (Aile Mahkemesi) kararı verdikten sonra, taraflardan birinin kararı üst mahkemeye taşıması (İstinaf - Bölge Adliye Mahkemesi) durumunda süreç 1 ila 1.5 yıl daha uzayabilir. Yargıtay (Temyiz) aşaması da söz konusu olursa, tam anlamıyla kesinleşmiş bir çekişmeli boşanma davası toplamda 3 ila 4 yılı bulabilmektedir.

Tek Taraflı Boşanma Dilekçesi Nasıl Yazılır?

Dava dilekçesi, boşanma davasının anayasasıdır. HMK Madde 119'da belirtilen zorunlu unsurları taşımayan, olayların tarih sırasına göre mantıklı bir silsileyle anlatılmadığı ve delillerle eşleştirilmediği dilekçeler hak kaybına yol açar. İddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı gereği, dilekçelerde (replik aşaması geçtikten sonra) sonradan yeni vakıalar öne sürmek mümkün değildir. Bu nedenle taslak dilekçeler yerine, olaya özgü profesyonel dilekçeler hazırlanmalıdır.

Örnek Çekişmeli Boşanma Dava Dilekçesi

📋Örnek
NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNE İSTANBUL

DAVACI: İsim Soyisim (T.C. Kimlik No: ...) Adres: ...

VEKİLİ: Av. Murat Aydar Adres: (Antetli Adres Bilgileri)

DAVALI: İsim Soyisim (T.C. Kimlik No: ...) Adres: ...

KONU: Türk Medeni Kanunu m. 166/1 uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması (şiddetli geçimsizlik) nedeniyle boşanma, müşterek çocuğun velayetinin tarafımıza verilmesi, aylık ... TL tedbir/iştirak nafakası, aylık ... TL tedbir/yoksulluk nafakası ile ... TL maddi, ... TL manevi tazminat taleplerimizi içerir dava dilekçesidir.

AÇIKLAMALAR:

  1. Müvekkil ile davalı taraf .../.../... tarihinde evlenmişlerdir. Bu evlilikten ... doğumlu müşterek çocukları bulunmaktadır.

  2. Evliliğin ilk yıllarından itibaren davalı tarafın agresif tutumları ve müvekkile yönelik hakaretamiz tavırları başlamıştır. (Bu bölümde şiddetli geçimsizliğe konu somut olaylar, yer, zaman ve tanık ilişkilendirmesi yapılarak detaylıca yazılmalıdır).

  3. Davalı eş, evliliğin ekonomik yükümlülüklerini yerine getirmemiş, müşterek birikimleri kendi şahsi zevkleri uğruna harcamıştır. Ayrıca son dönemde müvekkile psikolojik şiddet uygulayarak evden ayrılmasına sebep olmuştur.

  4. Ortak hayatın sürdürülmesi müvekkil açısından çekilmez hale gelmiştir. Davalının tam/ağır kusurlu eylemleri nedeniyle müvekkilin kişilik hakları zedelenmiş ve maddi olarak zarara uğramıştır.

HUKUKİ NEDENLER: TMK m.166 ve ilgili sair mevzuat, HMK, Yargıtay İçtihatları.

DELİLLER:

  1. Nüfus kayıt örneği,
  2. Tanık beyanları (İsimleri ve adresleri bilahare bildirilecektir),
  3. WhatsApp mesaj kayıtları ve GSM HTS kayıtları,
  4. Banka hesap dökümleri ve kredi kartı ekstreleri,
  5. Karşı tarafın sunacağı delillere karşı delil sunma hakkımız saklı kalmak kaydıyla her türlü yasal delil.

İSTEM VE SONUÇ: Yukarıda açıklanan ve resen gözetilecek nedenlerle haklı davamızın KABULÜNE;

  • Tarafların BOŞANMALARINA,
  • Müşterek çocuğun velayetinin müvekkil anneye/babaya verilmesine,
  • Müşterek çocuk lehine dava tarihinden itibaren aylık ... TL tedbir (kesinleşmeyle iştirak) nafakasına hükmedilmesine,
  • Müvekkil lehine aylık ... TL tedbir (kesinleşmeyle yoksulluk) nafakasına hükmedilmesine,
  • Müvekkil lehine ... TL maddi ve ... TL manevi tazminata hükmedilmesine,
  • Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ederiz.

Davacı Vekili Av. Murat Aydar (e-İmza)

Boşanma, sadece hukuki bir prosedür değil, aynı zamanda insanın hayatını derinden etkileyen psikolojik ve ekonomik bir süreçtir. Haklı olduğunuz bir davada, usul hataları veya delillerin yanlış sunulması nedeniyle haksız duruma düşmemek ve yıllar sürecek mağduriyetler yaşamamak adına sürecin başından itibaren yetkin bir hukuk profesyonelinin desteğini almanız, yeni hayatınıza güvenle adım atmanızı sağlayacaktır.

Yazar Hakkında
Av. Murat Aydar

Av. Murat Aydar

Boşanma Avukatıİstanbul Barosu - Sicil No: 62459

İstanbul'da aile hukuku alanında müvekkillerime hizmet veriyorum. Özellikle anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı davalarında hukuki destek sağlıyorum.