Özet
Akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası, Türk Medeni Kanunu Madde 165'e dayanır. Bu davanın açılabilmesi için hastalığın iyileşme ihtimalinin olmaması ve ortak hayatı çekilmez kılması şarttır. Davada en önemli adımlar, eşin tam teşekküllü bir hastaneden alınacak sağlık kurulu raporu ile durumunun tespiti ve Sulh Hukuk Mahkemesi aracılığıyla eşe bir vasi atanmasıdır. Vasi atanmadan dava sonuçlanamaz. Akıl hastası eş kusur ehliyetine sahip olmadığı için tazminat ödemez, ancak şartları varsa nafaka ödeyebilir. Çocuğun üstün yararı gereği velayet genellikle sağlıklı eşe verilir.
Evlilik birliği, eşlerin birbirlerine karşı sevgi, saygı ve sadakat yükümlülüklerini barındıran kutsal ve hukuki bir kurumdur. Ancak hayatın olağan akışı içerisinde, eşlerden birinin yaşayabileceği ağır sağlık sorunları, evliliği her iki taraf için de sürdürülemez bir noktaya taşıyabilir. Özellikle akıl sağlığı yerinde olmayan eşten boşanma süreci, hem duygusal açıdan oldukça yıpratıcı hem de hukuki prosedürler bakımından son derece karmaşık bir yapıya sahiptir.
2026 yılı itibarıyla aile hukuku pratiğimizde sıkça karşılaştığımız bu durum, sadece boşanma iradesinin beyan edilmesiyle çözülemez. İşin içine sağlık kurulu raporları, Sulh Hukuk Mahkemelerinin yetki alanına giren vesayet (vasi tayini) davaları ve kusur araştırmaları girmektedir. Hukuk sistemimiz, akıl sağlığını yitirmiş bireyi korumaya alırken, diğer eşin de çekilmez hale gelen bir evlilikte hapis kalmasını engellemeyi hedefler.
Bu kapsamlı rehberimizde, akıl hastalığına dayalı boşanma davasının hukuki altyapısını, çekişmeli boşanma davası süreci içindeki özel konumunu, vasi atanması zorunluluğunu ve çocukların velayeti ile mali hakların nasıl şekilleneceğini tüm pratik detaylarıyla ele alacağız.
Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davasının Hukuki Temeli Nedir?
Türk hukuk sisteminde boşanma sebepleri genel ve özel sebepler olmak üzere ikiye ayrılır. Akıl hastalığı, kanun koyucu tarafından "özel boşanma sebepleri" arasında sayılmıştır. Özel boşanma sebeplerine dayanılarak açılan davalarda, davacı taraf sadece özel sebebin varlığını (bu durumda akıl hastalığını ve iyileşmeyeceğini) ispat etmekle yükümlüdür.
Kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, eşinizin herhangi bir psikolojik rahatsızlığı olması doğrudan boşanma kararı verilmesi için yeterli değildir. Kanun, evlilik birliğinin korunması ilkesi ile sağlıklı eşin mağdur edilmemesi dengesini kurmak adına çok kesin şartlar öngörmüştür.
Hangi Hastalıklar TMK 165 Kapsamına Girer?
Hukuki anlamda "akıl hastalığı" kavramı, tıp bilimindeki her türlü psikiyatrik tanıyı kapsamaz. Hukukun aradığı kriter, kişinin temyiz kudretini (iyiyi kötüden ayırma, davranışlarını yönlendirme yeteneğini) sürekli olarak ortadan kaldıran ağır tablolardır.
Şizofreni, ileri derece bipolar bozukluk (manik-depresif psikoz), ağır paranoya, organik beyin sendromları ve ileri evre demans gibi hastalıklar, eğer iyileşme umudu taşımıyorlarsa bu kapsama girebilirler. Buna karşılık; hafif veya orta derece depresyon, anksiyete bozuklukları, panik atak veya geçici sinir krizleri genellikle TMK 165 kapsamında "akıl hastalığı" olarak değerlendirilmez. Bu tür rahatsızlıklar ancak TMK 166 kapsamında "evlilik birliğinin temelinden sarsılması" (şiddetli geçimsizlik) davasına konu olabilir.
Akıl Hastalığı ve Şiddetli Geçimsizlik Arasındaki Farklar Nelerdir?
Uygulamada yapılan en büyük hatalardan biri, psikolojik sorunları olan eşe karşı doğrudan akıl hastalığı (TMK 165) sebebiyle dava açılmasıdır. Eğer hastalık resmi raporla "iyileşmez" statüsünde değerlendirilmezse davanız reddedilir. Bu nedenle deneyimli avukatlar genellikle davayı "terditli" (kademeli) açmayı tercih ederler.
| Konu | Akıl Hastalığı (TMK 165) | Şiddetli Geçimsizlik (TMK 166) |
|---|---|---|
| Dayanak | Özel Boşanma Sebebi | Genel Boşanma Sebebi |
| İspat Yükü | Sağlık raporu ve çekilmezlik ispatlanır | Kusur ve geçimsizlik ispatlanır |
| Kusur Durumu | Hastalanan eş kusurlu sayılmaz | Eşlerin kusur oranları kıyaslanır |
| Tazminat | Akıl hastasından tazminat alınamaz | Kusurlu olan taraf tazminat öder |
| Süreç Uzunluğu | Vesayet ve rapor süreci nedeniyle uzundur | Normal çekişmeli dava süresidir |
Terditli dava açmak demek, dilekçede mahkemeden öncelikle TMK 165'e göre boşanma talep etmek, eğer mahkeme akıl hastalığı şartlarının oluşmadığı kanaatine varırsa, bu kez aynı hastalıklı davranışların yarattığı TMK 166 (şiddetli geçimsizlik) sebebiyle boşanmaya karar verilmesini istemektir. Bu strateji, davanın tamamen reddedilme riskini en aza indirir.
Akıl Sağlığı Yerinde Olmayan Eşe Karşı Dava Açma Şartları Nelerdir?
Bir davada TMK 165 hükmünün uygulanabilmesi ve boşanma kararı verilebilmesi için üç temel şartın birlikte (kümülatif olarak) var olması zorunludur. Bunlardan birinin eksikliği davanın reddiyle sonuçlanır.
1. Hastalığın Evlilik Sırasında Var Olması veya Sonradan Ortaya Çıkması
Hastalığın evlenmeden önce var olup olmaması aslında durumu değiştirir. Eğer eşiniz evlenmeden önce de ağır bir akıl hastasıysa ve evlenmeye engel bir durumu varsa, burada boşanma davası değil, "evliliğin mutlak butlanla iptali" davası açılması gerekebilir. Boşanma davası açılabilmesi için evliliğin geçerli bir şekilde kurulmuş olması ve hastalığın evlilik birliği devam ederken eşlerden birinde baş göstermesi veya evlilik sırasında çekilmez bir boyuta ulaşması gerekir.
2. Ortak Hayatın Diğer Eş İçin Çekilmez Hale Gelmesi
Her hastalık, eşe boşanma hakkı vermez. Eşler iyi günde kötü günde hastalıkta ve sağlıkta bir arada olmak için evlenirler. Bu sebeple kanun, hastalığın sağlıklı eş açısından ortak hayatı tahammül edilemez, çekilmez bir duruma getirmesini şart koşar.
Bu çekilmezlik durumunu ispatlamak davacı eşin üzerindedir. Tanık beyanları, polis tutanakları, daha önceki hastane yatış kayıtları ve varsa şiddet önleme kararları bu aşamada en güçlü delillerdir.
3. İyileşme İhtimalinin Bulunmadığının Resmi Raporla Sabit Olması
Belki de en kritik şart budur. Eşinizin hastalığı ortak hayatı çekilmez kılıyor olabilir, ancak tıp bilimi bu hastalığın tedavi edilebilir olduğunu söylüyorsa boşanma kararı verilmez. Hastalığın kronikleşmiş ve tedavisinin mümkün olmadığının resmi ve tam teşekküllü bir sağlık kurulu raporu (heyet raporu) ile mahkemeye sunulması gerekir.
Sağlık Kurulu Raporu (Heyet Raporu) Nasıl Alınır?
Boşanma sürecinde en çok zaman alan ve tarafları en çok zorlayan aşama sağlık raporunun alınmasıdır. Bu raporu kişi kendi başına gidip alamaz; sürecin bizzat mahkeme kanalıyla yürütülmesi esastır.
Mahkemenin Hastaneye Sevk Süreci Nasıl İşler?
Dava açıldıktan sonra Aile Mahkemesi hakimi, iddiaların ciddiyetini değerlendirir ve davalı eşin akıl sağlığı durumunun tespiti için onu Adli Tıp Kurumu'na veya Sağlık Bakanlığı'na bağlı tam teşekküllü bir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin (veya Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nin) ilgili kuruluna sevk eder.
Hastane, kişiyi muayene eder, geçmiş epikriz raporlarını inceler, gerekirse yatarak müşahede (gözlem) altında tutar ve nihayetinde bir "Sağlık Kurulu Raporu" düzenler. Bu raporda hakimin sorduğu şu iki soruya net yanıt verilmelidir: 1. Kişide bir akıl hastalığı var mıdır? 2. Bu hastalığın şifası (iyileşme ihtimali) var mıdır?
Eş Muayeneye Gitmek İstemezse Ne Olur?
Akıl sağlığı yerinde olmayan kişilerin en belirgin özelliklerinden biri, hasta olduklarını kabul etmemeleridir. Bu nedenle mahkemenin sevk yazısına rağmen hastaneye gitmeyi reddetmeleri çok sık karşılaşılan bir durumdur.
Raporun İptali veya İtiraz Süreci Nasıl Yapılır?
Gelen rapor davanın seyri açısından aleyhinize ise (örneğin siz eşinizin iyileşemez bir akıl hastası olduğunu iddia ediyorsunuz ancak hastane "tedavi ile düzelebilir" raporu veriyor), bu rapora karşı itiraz hakkınız bulunmaktadır. İtiraz dilekçesi mahkemeye sunulduğunda, hakim dosyayı daha üst bir kurula (genellikle Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu'na veya Adli Tıp Genel Kurulu'na) göndererek kesin ve nihai bir rapor alınmasını talep eder.
Akıl Hastası Eşe Vasi Tayini (Vesayet Süreci) Nasıl İşler?
Davanın uzamasına neden olan temel faktör, Aile Mahkemesi'nde görülen davanın içine Sulh Hukuk Mahkemesi'nin girmesidir. Hukukumuzda akıl hastalığı sebebiyle fiil ehliyetini yitirmiş kişilerin kendi başlarına dava açmaları veya açılan davada kendilerini savunmaları mümkün değildir.
Neden Vasi Atanması Zorunludur?
Bir kişinin kısıtlanmasını (vesayet altına alınmasını) gerektiren haller TMK 405'te düzenlenmiştir. Aile Mahkemesi hakimi, önüne gelen boşanma dosyasında davalının akıl hastası olduğu şüphesini görürse veya hastaneden bu yönde bir rapor gelirse, yargılamayı derhal durdurur. Mahkeme, davalıya bir vasi atanması için yetkili Sulh Hukuk Mahkemesi'ne ihbarda bulunur.
Vasi Kim Olabilir ve Eş Vasi Olarak Atanabilir mi?
Kural olarak vesayet makamı, kısıtlının eşini veya yakın hısımlarından birini vasi olarak atamaya öncelik verir. Ancak boşanma davası söz konusu olduğunda durum tamamen değişir.
Boşanma davasını açan eş ile davalı eş arasında bir "husumet" (çıkar çatışması) vardır. Davacı eş, davanın karşı tarafını korumakla yükümlü olan vasi pozisyonunda olamaz. Bu nedenle Sulh Hukuk Mahkemesi, akıl hastası eşin anne, baba, kardeş veya yetişkin çocuklarından birini vasi olarak atar. Eğer aileden kimse yoksa veya uygun bulunmazsa, dışarıdan bağımsız bir avukat veya devletin belirlediği bir kamu vasisi atanabilir.
Vasi atandıktan sonra, Aile Mahkemesi'ndeki boşanma davasının tebligatları artık doğrudan hastaya değil, yasal temsilcisi olan vasiye yapılır. Duruşmalara vasi veya vasinin vekalet vereceği bir İstanbul boşanma avukatı katılarak kısıtlı eşin haklarını savunur.
Dava Sürecinde Merak Edilen Pratik Bilgiler ve Stratejiler
Müvekkillerimizin en çok endişe duyduğu konular genellikle davanın maddi boyutları ve çocukların geleceğidir. Kusur ilkesinin geçerli olduğu aile hukukunda, akıl hastalığı özel bir konuma sahiptir.
Akıl Hastası Eşten Tazminat İstenebilir mi?
Türk Medeni Kanunu'na göre maddi ve manevi tazminat talep edilebilmesi için karşı tarafın "kusurlu" olması gerekir. Kusurun varlığından söz edebilmek için ise kişinin iradesinin sağlıklı olması, ne yaptığını biliyor olması şarttır.
Akıl hastası olan ve ayırt etme gücünden yoksun bir kişinin işlediği eylemler (hakaret etmesi, şiddet uygulaması, evi dağıtması vb.) iradi sayılmaz. Hastalığının bir sonucu olarak kabul edilir. Bu nedenle, salt akıl hastalığına dayanılarak açılan (TMK 165) boşanma davalarında, davacı tarafın maddi veya manevi tazminat talepleri Yargıtay kararları ışığında reddedilmektedir.
Nafaka Yükümlülüğü Nasıl Belirlenir?
Nafaka konusunda durum tazminattan farklıdır. Yoksulluk nafakası verilmesi için nafaka yükümlüsünün kusurlu olması şart değildir. Eğer akıl hastası olan eşin malvarlığı, emekli maaşı veya kira gelirleri varsa ve sağlıklı eş boşanma yüzünden yoksulluğa düşecekse, vasi aracılığıyla akıl hastası eşin malvarlığından yoksulluk nafakası bağlanmasına karar verilebilir.
Tam tersi bir senaryoda; eğer akıl hastası eş boşanma ile yoksulluğa düşecekse ve sağlıklı eşin mali durumu yerindeyse, sağlıklı eş akıl hastası eski eşine yoksulluk nafakası ödemek durumunda kalabilir. Hukuk, yardıma muhtaç ve hasta durumdaki kişiyi sokağa terk etmez.
Çocukların Velayeti Akıl Hastası Eşe Verilir mi?
Velayet davalarında mahkemenin gözettiği tek bir evrensel kural vardır: Çocuğun Üstün Yararı. Çocuğun fiziksel, zihinsel, ahlaki ve psikolojik gelişimi her şeyin üstündedir.
Bu sebeple, davayı açan sağlıklı eş, velayeti almak konusunda neredeyse kesin bir avantaja sahiptir. Ancak sağlıklı eşin de çocuğa bakamayacak durumda olduğu çok ekstrem vakalarda, mahkeme çocuğu koruma altına alarak bir kuruma veya koruyucu aileye verebilir. Velayet süreçlerinin detayları hakkında eski yazılarımızdan olan Boşanmada Çocuk Kime Verilir? Velayet Kriterleri 2026 isimli makalemizi inceleyebilir veya doğrudan velayet avukatı hizmetlerimizden faydalanabilirsiniz.
Akıl Sağlığı Yerinde Olmayan Eşle Anlaşmalı Boşanma Yapılabilir mi?
En sık karşılaştığımız sorulardan biri şudur: "Avukat Bey, eşimin psikiyatrik sorunları var ama boşanmayı kabul ediyor. Gidip imza atacak, anlaşmalı boşanamaz mıyız?"
Cevap net bir şekilde HAYIR'dır.
Anlaşmalı boşanma, her iki tarafın da özgür iradesiyle, sonuçlarını tam olarak anladıkları bir sözleşmeye (protokole) imza atmasıyla gerçekleşir. Eğer eşlerden birinin temyiz kudretini (ayırt etme gücünü) ortadan kaldıran bir akıl hastalığı varsa, atacağı imzanın hukuken hiçbir geçerliliği yoktur. Hatta mahkeme sırasında hakimin karşısında durumu fark edilirse, hakim anlaşmalı boşanmayı reddeder ve yukarıda anlattığımız vesayet ihbarı sürecini başlatır.
Üstelik, vasi atanmış olsa bile, vasi kısıtlı adına anlaşmalı boşanma kararı veremez. Vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesi boşanmaya izin verse dahi, boşanma kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğundan süreç mecburen çekişmeli olarak yürümek zorundadır. Çekişmeli Boşanma Davası Ne Kadar Sürer? isimli yazımızda belirttiğimiz gibi, vasi atama ve heyet raporu süreçleri davanın toplam süresini 2 ila 3 yıl bandına çıkarabilmektedir.
Örnek Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Dava Dilekçesi
Aşağıda, sadece TMK 165 maddesine dayanılarak hazırlanmış temel bir dilekçe taslağı bulunmaktadır. Gerçek bir dava açmadan önce mutlak suretle uzman bir hukukçudan destek alınması hak kayıplarını önleyecektir.
DAVACI: [Adınız Soyadınız] (TC Kimlik No: ...) ADRES: ... VEKİLİ: Av. Murat Aydar ADRES: İstanbul
DAVALI: [Eşinizin Adı Soyadı] (TC Kimlik No: ...) ADRES: ...
DAVA KONUSU: Türk Medeni Kanunu Madde 165 uyarınca akıl hastalığı nedeniyle, sayın mahkemeniz aksi kanaatte ise TMK 166 uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma talebimizdir.
AÇIKLAMALAR:
- Müvekkil ile davalı ... yılından beri evlidir. Bu evlilikten ... isimli müşterek çocukları bulunmaktadır.
- Davalı eş, evliliğin ... yılından itibaren ciddi psikiyatrik belirtiler göstermeye başlamış, şüphecilik, hezeyanlar ve nedensiz öfke nöbetleri geçirmiştir. Durum zamanla ağırlaşmış ve kendisine [Hastalık Adı - Örn: Ağır Şizofreni] teşhisi konulmuştur.
- Davalının rahatsızlığı sebebiyle müvekkil ve müşterek çocuğun can güvenliği tehlikeye girmiştir. (Bu bölümde yaşanan olaylar somut delilleriyle anlatılır).
- Davalının hastalığının tedavisi ve iyileşme ihtimali bulunmamaktadır. Bu hususun mahkemenizce alınacak tam teşekküllü devlet hastanesi sağlık kurulu raporu ile de sabit olacağı kanaatindeyiz.
- Açıklanan nedenlerle, müşterek çocuğun velayetinin tedbiren ve asaleten müvekkile verilmesini, davalının vesayet altına alınması için Sulh Hukuk Mahkemesi'ne ihbarda bulunulmasını ve sonuç olarak boşanmaya karar verilmesini talep etme zorunluluğu doğmuştur.
HUKUKİ NEDENLER: TMK 165, TMK 166, HMK ve ilgili sair mevzuat. DELİLLER: Hastane kayıtları, SGK ilaç dökümleri, polis tutanakları, tanık beyanları, sağlık kurulu heyet incelemesi ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla;
- Davamızın KABULÜ ile tarafların BOŞANMALARINA,
- Davalı yana vasi atanması için Sulh Hukuk Mahkemesine ihbarda bulunulmasına,
- Müşterek çocuğun velayetinin davacı müvekkile verilmesine,
- Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygıyla vekaleten arz ve talep ederim. [Yıl]
Davacı Vekili Av. Murat Aydar (İmza)
2026 Yılı İtibarıyla Boşanma Avukatının Tavsiyeleri
Akıl sağlığını yitirmiş bir eşle evliliği sonlandırmak, vicdani yükü çok ağır olan bir karar sürecidir. Hukuk ofisimize başvuran danışanlarımızda genellikle "hasta eşimi terk ediyorum" suçluluğunu gözlemliyoruz. Ancak hukukun amacı kimseyi cezalandırmak değil, sağlıksız bir ortamda yıpranan tarafları ve özellikle de çocukları korumaktır.
Bu tür davalarda usul kuralları çok katıdır. Vasi ataması unutulursa, mahkemenin verdiği boşanma kararı Yargıtay'dan kesin olarak dönecek ve boşa geçen yıllar telafi edilemeyecektir. Sürecin her aşamasında, Adli Tıp randevularının takibinden Sulh Hukuk Mahkemesi'ndeki bekletici meselenin hızlandırılmasına kadar aktif ve agresif bir avukatlık pratiğine ihtiyaç duyulur. Haklarınızı güvence altına almak, çocuğunuzun velayetini korumak ve bu meşakkatli süreci en hasarsız şekilde atlatmak için profesyonel hukuki destek almak hayati önem taşır.

Av. Murat Aydar
İstanbul'da aile hukuku alanında müvekkillerime hizmet veriyorum. Özellikle anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı davalarında hukuki destek sağlıyorum.