Özet
Boşanmada vekalet ücreti ikiye ayrılır. Birincisi avukatınızla yaptığınız ücret sözleşmesinden doğar; Avukatlık Kanunu m. 164 uyarınca dava değerinin yüzde yirmi beşini aşamaz, asgari ücret tarifesinin altında kararlaştırılamaz ve dava konusu para dışındaki mal ile hakların bir kısmının aynen avukata bırakılmasını öngöremez. Yazılı sözleşme yoksa para ile ölçülebilen işlerde müddeabihin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasında bir miktar belirlenir; boşanma, velayet gibi para ile ölçülemeyen işlerde tarife uygulanır. İkinci kalem mahkemenin kararla karşı tarafa yüklediği ücrettir: HMK m. 323/1-ğ uyarınca yargılama giderlerindendir, Avukatlık Kanunu m. 164/son uyarınca avukata aittir, takas ve mahsup edilemez, haczedilemez; m. 169 uyarınca tarifedeki tutardan az ve üç katından fazla olamaz. Uygulanacak tarife, dava açılış tarihindeki değil hüküm tarihindeki tarifedir. Boşanmada bu yükü haklılık, yani kusur belirlemesi tayin eder; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, davası konusuz kalan haklı taraf aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesini bozma sebebi saymıştır. Anlaşmalı boşanmada haksız çıkan taraf bulunmadığından konu protokolle düzenlenmelidir; Avukatlık Kanunu m. 165 anlaşmayla sonuçlanan işlerde müteselsil sorumluluk öngörür.
Boşanma görüşmelerinde en sık sorulan soru "avukat ne kadar alır" olmakla birlikte, insanların gerçekte merak ettiği soru çoğu zaman başkadır: bu parayı ben mi ödeyeceğim, yoksa karşı taraf mı? İki soru birbirine karıştığı için de ortaya yanlış beklentiler çıkıyor.
Ben Avukat Murat Aydar. Bu yazıda boşanma davasında vekalet ücretinin hukuki çerçevesini anlatacağım: avukatınızla yapacağınız sözleşmenin kanuni sınırları, mahkemenin kararla karşı tarafa yüklediği ücretin kime ait olduğu, hangi tarafın bu yükü taşıdığı ve anlaşmalı boşanmada durumun nasıl değiştiği.
En kritik bilgiyi baştan vereyim: mahkemenin karşı tarafa yüklediği vekalet ücreti müvekkilin değil, avukatın alacağıdır. Avukatlık Kanunu bunu açıkça yazar. Rakamları değil, kuralları öğrenmek istiyorsanız doğru yerdesiniz; güncel harç ve masraf tablosu için boşanma davası ücreti ve masrafları yazısına bakabilirsiniz.
Boşanmada Vekalet Ücreti İkiye Ayrılır
Hukukumuzda "vekalet ücreti" tek bir şeyi anlatmaz. Birbirinden tamamen farklı iki kalem aynı adı taşır ve karıştırıldıklarında insanlar ödeyecekleri parayı da alacakları parayı da yanlış hesaplar.
| Akdi (sözleşmesel) vekalet ücreti | Yargısal (karşı taraf) vekalet ücreti | |
|---|---|---|
| Kimin arasında | Siz ve avukatınız | Mahkeme kararıyla taraflar arasında |
| Kaynağı | Avukatlık ücret sözleşmesi | Mahkeme hükmü ve tarife |
| Kim öder | Müvekkil | Davada haksız çıkan taraf |
| Kime ait | Avukata | Avukata (müvekkile değil) |
| Miktarı | Serbestçe kararlaştırılır, kanuni tavan ve taban vardır | Tarifeye göre hâkim takdir eder |
| Dayanak | Avukatlık Kanunu m. 163-164 | HMK m. 323/1-ğ, Avukatlık Kanunu m. 164/son, 169 |
Avukatınızla Anlaştığınız Ücret: Sınırlar Nelerdir?
Avukatlık ücreti, Avukatlık Kanunu m. 164'ün ilk cümlesiyle "avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblâğı veya değeri" olarak tanımlanır. Miktarı serbestçe kararlaştırılır; ancak serbestlik sınırsız değildir.
Üst sınır: Kanun, yüzde üzerinden ücret kararlaştırılmasına izin verir ama bir tavan koyar.
Alt sınır: Aynı maddenin dördüncü fıkrası, "Avukatlık asgarî ücret tarifesi altında vekâlet ücreti kararlaştırılamaz" der. Yani tarifenin altında bir rakam üzerinde anlaşmak kanuna aykırıdır. İşin ücretsiz alınması ayrı bir durumdur ve kanun bunu yasaklamaz; sadece durumun baro yönetim kuruluna bildirilmesini ister.
Boşanmaya özgü kritik yasak: Mal paylaşımı konuşulan dosyalarda zaman zaman "dava kazanılırsa evin şu kadarı avukatın olsun" türü öneriler gündeme gelir. Kanun bunu açıkça yasaklar.
Yazılı Ücret Sözleşmesi Yoksa Ne Olur?
Uygulamada en çok ihtilaf çıkaran hâl budur. Avukatlık Kanunu m. 164/4, ücretin hiç kararlaştırılmadığı, yazılı sözleşme bulunmadığı, sözleşmenin belirgin olmadığı veya tartışmalı olduğu hâller için ikili bir çözüm getirir:
- Değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde: asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşuluyla, davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre, ilâmın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasında bir miktar belirlenir.
- Değeri para ile ölçülemeyen dava ve işlerde: doğrudan avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanır.
Bu ayrım boşanma dosyalarında doğrudan sonuç doğurur. Boşanmanın kendisi, velayet ve kişisel ilişki gibi talepler değeri para ile ölçülemeyen işlerdir; buna karşılık maddi-manevi tazminat, nafaka alacağı ve mal rejiminden kaynaklanan alacak talepleri para ile ölçülebilen işlerdir. Aynı dosyada her iki kategorinin birden bulunması mümkündür.
Son nokta: Avukatlık Kanunu m. 173 uyarınca kararlaştırılan ücret, sözleşmede aksi yazmadıkça yalnızca avukatın üstlendiği işin karşılığıdır. Karşı dava, bağlantı ve ilişki bulunsa bile ayrı ücrete tabidir. Boşanma davasına karşılık açılan karşı boşanma davası ya da sonradan açılan mal rejimi davası, sözleşmede ayrıca düzenlenmemişse kendi ücretini gerektirir.
Karşı Tarafa Yüklenen Vekalet Ücreti Kime Ödenir?
Mahkeme kararının sonunda "davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden tarife uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" benzeri bir cümle görürsünüz. Bu cümle yüzünden pek çok kişi paranın kendisine kalacağını düşünür. Kanun tam tersini söyler.
Bu hüküm üç sonuç doğurur:
- Alacak avukatındır. Hükümde taraf adına yazılmış olması sonucu değiştirmez.
- Takas ve mahsup edilemez. Karşı tarafın müvekkilinizden başka bir alacağı olsa bile bu kalemle mahsuplaşamaz.
- Haczedilemez. Müvekkilin borcu nedeniyle bu ücrete haciz konulamaz.
Vekalet ücreti aynı zamanda bir yargılama gideridir: HMK m. 323/1-ğ, "vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti"ni yargılama giderleri arasında açıkça sayar. Bu nedenle kim yargılama giderine katlanıyorsa vekalet ücretine de o katlanır.
Miktarın sınırı da kanunla çizilmiştir.
Yani hâkimin takdir yetkisi vardır, ancak bu yetki tarifedeki tutar ile onun üç katı arasında bir bantla sınırlıdır. Tarifenin altına inilemeyeceği gibi üç katı da aşılamaz.
Boşanma Davasında Vekalet Ücretini Kim Öder?
Kural basit görünür: davada haksız çıkan taraf. Ancak boşanma davası, kazanan-kaybeden mantığının tam oturmadığı bir dava türüdür; çoğu dosyada her iki taraf da dava açar ve her ikisinin de bir miktar kusuru bulunur. Bu yüzden vekalet ücreti, kusur ve haklılık değerlendirmesinin doğrudan sonucu hâline gelir.
Pratikte karşılaşılan başlıca senaryolar şunlardır:
| Durum | Vekalet ücreti bakımından sonuç |
|---|---|
| Dava kabul edilir, karşı taraf kusurludur | Davacı lehine vekalet ücretine hükmedilir |
| Dava reddedilir | Kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine vekalet ücretine hükmedilir |
| Her iki taraf da dava açmış ve her ikisinin davası da kabul edilmiştir | Her dava için ayrı değerlendirme yapılır; haklılık durumu esas alınır |
| Tazminat talebi kısmen kabul edilmiştir | Kabul ve ret bölümleri için ayrı ayrı vekalet ücreti doğabilir |
| Dava konusuz kalmıştır | Karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir; vekalet ücreti haklılık durumuna göre takdir edilir |
Yargıtay: Haklı Taraf Aleyhine Vekalet Ücretine Hükmedilemez
Son senaryonun nasıl işlediğini gösteren güncel bir karar var. Karşılıklı açılan boşanma davalarında ilk derece mahkemesi tarafları eşit kusurlu saymış; bölge adliye mahkemesi ise kadının ispatlanmış bir kusuru bulunmadığını, erkeğin tam kusurlu olduğunu kabul etmişti. Kadının davasındaki boşanma hükmü istinaf edilmeden kesinleştiği için erkeğin davası konusuz kalmış, bölge adliye mahkemesi de erkek aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmetmişti.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, dosyadaki HTS kayıtları ile polis tutanağından kadının güven sarsıcı davranışlarının ispatlandığını, dolayısıyla kadının az, erkeğin ağır kusurlu olduğunu ve erkeğin dava açmakta haklı olduğunu saptadı. Bu tespitin doğrudan sonucu, vekalet ücretine ilişkin hükmün bozulması oldu.
Erkeğin evlilik birliğinin sarsılması nedenli davası konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına ve haklılık durumuna göre yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir.
Karar, kusursuz sayılan tarafın aslında az kusurlu olduğu anlaşıldığında vekalet ücretinin de yeniden kurulması gerektiğini göstermesi bakımından önemlidir: bkz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 28.05.2025, E. 2024/8673, K. 2025/5416 (oy birliğiyle).
Boşanmanın masraf tarafındaki genel dağılımı ayrıca ele aldım: boşanmada avukatlık ücretini ve mahkeme masraflarını kim öder.
Anlaşmalı Boşanmada Vekalet Ücreti
Anlaşmalı boşanmada taraflar arasında çekişme bulunmadığı için "haksız çıkan taraf" da yoktur. Buna karşılık avukatlık ücreti sorunu ortadan kalkmaz; kanun burada özel bir kural getirir.
Bu hüküm, anlaşmayla sonuçlanan işlerde avukatlık ücretinden her iki tarafın da müteselsilen sorumlu olabileceğini söyler. Uygulamada bunun anlamı şudur: "avukatı o tuttu, ücreti o ödesin" demek her zaman yeterli bir savunma değildir.
Protokolün tamamının nasıl kurulacağını anlaşmalı boşanma protokolü hazırlama rehberi yazısında madde madde anlattım.
Tek avukatın her iki tarafı da temsil edip edemeyeceği ise ayrı bir sorudur ve cevabı olumsuzdur; bu konuyu anlaşmalı boşanmada avukata gerek var mı yazısında ayrıntılı anlattım.
Hangi Yılın Tarifesi Uygulanır?
Dava uzun sürdüğünde sık sorulan sorudur: dava açılırken yürürlükte olan tarife mi, karar verilirken yürürlükte olan tarife mi? Kanun net cevap verir.
Yani dava açılış tarihi değil, hüküm tarihi belirleyicidir. Üç yıl süren bir boşanma davasında karar 2026 yılında veriliyorsa, 2026 yılında yürürlükte olan tarife uygulanır.
Tarifenin nasıl oluştuğu da kanunda yazar: baro yönetim kurulları her yıl eylül ayı içerisinde asgari hadleri gösteren tarifeleri hazırlayıp Türkiye Barolar Birliğine gönderir; Birlik, tarifeyi o yılın ekim ayı sonuna kadar hazırlayarak Adalet Bakanlığına iletir. Tarife, Bakanlığa ulaştığı tarihten itibaren bir ay içinde karar verilmezse ya da onaylanırsa kesinleşir.
En Sık Yapılan Altı Hata
- Karşı taraftan alınacak vekalet ücretini kendi geliri sanmak. Avukatlık Kanunu m. 164/son bu ücreti avukata ait sayar; müvekkil bu kalemi kendi alacağı gibi hesaplayamaz.
- Ücret sözleşmesini sözlü bırakmak. Sözleşme yoksa ya da belirgin değilse, para ile ölçülebilen taleplerde yüzde on ile yüzde yirmi arasında bir belirleme devreye girer; bu çoğu zaman tarafların baştan düşündüğünden yüksek çıkar.
- Tarifenin altında anlaşmak. Kanun bunu açıkça yasaklar. Ücretsiz iş almak ayrı bir durumdur ve baro yönetim kuruluna bildirilir.
- Mal üzerinden pay vaadi vermek. Dava konusu para dışındaki mal ve hakların bir kısmının aynen avukata ait olacağı sözleşme hükmü m. 164/3'e aykırıdır.
- Karşı davayı sözleşmeye dâhil saymak. Aksi yazılmadıkça ücret yalnızca üstlenilen işin karşılığıdır; karşı dava ve sonradan açılan mal rejimi davası ayrı ücrete tabidir.
- Kusura itiraz edip vekalet ücretine itiraz etmemek. Vekalet ücreti haklılık değerlendirmesine bağlı olduğundan, kanun yoluna başvururken bu kalemin de kapsama alınması gerekir.
Ödeme gücü bulunmayanlar için ayrı bir yol vardır: adli yardım ve baronun görevlendireceği avukat. Bu konuyu barodan ücretsiz avukat talebi ve adli yardım ile param yok, nasıl boşanma davası açabilirim yazılarında ayrıntılı anlattım. Avukatsız yürütülen sürecin sınırlarını ise avukatsız boşanmak için yapılması gerekenler yazısında ele aldım.

Av. Murat Aydar
İstanbul'da aile hukuku alanında müvekkillerime hizmet veriyorum. Özellikle anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı davalarında hukuki destek sağlıyorum.