Boşanma Hukuku

Evliliğin İptali: Sebepleri, Süresi, Boşanmadan Farkı (2026)

Av. Murat Aydarİstanbul Boşanma Avukatı
Son güncelleme: 18 Eylül 2026
11 dk okuma

Özet

Evliliğin iptali (evlenmenin butlanı), evlenme anındaki ve kanunda sınırlı sayılan bir sakatlık nedeniyle evliliğin mahkeme kararıyla sona erdirilmesidir. Mutlak butlan sebepleri; evliyken yeniden evlenme, sürekli ayırt etme gücü yokluğu, evlenmeye engel akıl hastalığı ve hısımlıktır (TMK m. 145); davayı savcı ve her ilgili süresiz açabilir. Nisbi butlan; geçici ayırt etme gücü yokluğu, yanılma, aldatma, korkutma ve izinsiz evlenmedir; eş öğrenmeden itibaren altı ay, her hâlde evlenmeden itibaren beş yıl içinde dava açmalıdır (TMK m. 152). Yargıtay'a göre muvazaalı evlilik butlan sebebi değildir, aldatma yalnızca kanundaki iki hâlde iptal sebebidir. İptal kararı ileriye etkilidir; mal rejimi, tazminat, nafaka ve soyadında boşanma hükümleri uygulanır, çocuklar evlilik içinde doğmuş sayılır (TMK m. 156-158).

Evliliğin iptali, kanundaki adıyla evlenmenin butlanı, evlenme anında var olan ve kanunda sınırlı olarak sayılan bir sakatlık nedeniyle evliliğin mahkeme kararıyla sona erdirilmesidir. Boşanma geçerli bir evliliği sonradan ortaya çıkan sebeplerle bitirirken, iptal evliliğin kuruluşundaki bir kusura dayanır.

Kanun iki tür butlan öngörür: kamu düzenini ilgilendiren mutlak butlan ve yalnızca iradesi sakatlanan eşi ilgilendiren nisbi butlan. Sebepler sınırlıdır; Yargıtay, sırf çıkar için yapıldığı ileri sürülen "muvazaalı" evliliğin bir butlan sebebi olmadığını vurgulamaktadır. Bu yazıda butlan sebeplerini, dava açma sürelerini, eşin ölümünden sonra açılan davaları ve iptal kararının nafaka, tazminat, mal paylaşımı, çocuklar ve miras bakımından sonuçlarını Yargıtay kararlarıyla açıklıyoruz.

Evliliğin İptali ile Boşanma Arasındaki Fark

Hukuk Genel Kurulu'na göre boşanma, hukuken geçerli bir evliliğin kanundaki şartların gerçekleşmesi hâlinde mahkeme kararıyla sona erdirilmesidir; evlenmenin butlanı ise kanunun aradığı geçerlilik koşullarını taşımayan bir evliliğin mahkeme kararıyla sona erdirilmesidir (Yargıtay HGK, 23.09.2020, E. 2017/2294, K. 2020/671).

Yaygın kanının aksine iptal kararı geçmişe yürümez. Batıl bir evlilik ancak hâkimin kararıyla sona erer; mutlak butlan hâlinde bile evlenme, hâkimin kararına kadar geçerli bir evliliğin bütün sonuçlarını doğurur (TMK m. 156). Hukuk Genel Kurulu da hâkim kararının ileriye etkili olduğunu, karara kadar eşlerin birbirine sadık kalma ve yardım etme yükümlülüklerinin sürdüğünü belirtmiştir (aynı karar).

KonuEvliliğin iptali (butlan)Boşanma
DayanakEvlenme anında var olan sakatlık (TMK m. 145-153)Evlilik içinde ortaya çıkan sebepler (TMK m. 161-166)
SebeplerKanunda sınırlı olarak sayılmıştırÖzel sebepler ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması
SüreMutlak butlanda yok; nisbi butlanda 6 ay ve her hâlde 5 yıl (TMK m. 152)Genel sebepte yok; zina ve hayata kast gibi sebeplerde 6 ay ve 5 yıl (TMK m. 161-162)
Kim açar?Mutlak: Cumhuriyet savcısı ve ilgisi olan herkes; nisbi: iradesi sakatlanan eşYalnızca eşler
SonuçlarMal rejimi, tazminat, nafaka ve soyadında boşanma hükümleri uygulanır (TMK m. 158)Boşanma hükümleri

Mutlak Butlan Sebepleri (TMK m. 145)

Aşağıdaki hâllerde evlenme mutlak butlanla batıldır (TMK m. 145):

  • Eşlerden birinin evlenme sırasında evli bulunması. Ancak evliyken yeniden evlenen kişinin önceki evliliği butlan kararından önce sona ermişse ve ikinci evlenmede diğer eş iyiniyetliyse, bu evlenmenin butlanına karar verilemez (TMK m. 147/3).
  • Eşlerden birinin evlenme sırasında sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun bulunması. Yoksunluk geçici bir sebebe dayanıyorsa mutlak değil nisbi butlan söz konusudur (TMK m. 148).
  • Eşlerden birinde evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığı bulunması. Akıl hastaları, evlenmelerinde tıbbi sakınca bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla anlaşılmadıkça evlenemez (TMK m. 133). Evlilik içinde ortaya çıkan hastalık ise iptal değil akıl hastalığı nedeniyle boşanma konusudur.
  • Eşler arasında evlenmeye engel olacak derecede hısımlık bulunması. Üstsoy ile altsoy, kardeşler, amca, dayı, hala ve teyze ile yeğenleri arasında; kayın hısımlığını doğuran evlilik sona ermiş olsa bile eşlerden biri ile diğerinin üstsoyu veya altsoyu arasında; evlat edinen ile evlatlık arasında evlenme yasaktır (TMK m. 129).

Mutlak butlan davasını Cumhuriyet savcısı re'sen açar; ilgisi olan herkes de açabilir (TMK m. 146). Dava hakkı herhangi bir süreyle sınırlı değildir (Yargıtay HGK, 23.09.2020, E. 2017/2294, K. 2020/671; Yargıtay 2. HD, 21.04.2026, E. 2025/5548, K. 2026/4435). Evlilik ölüm gibi bir sebeple sona ermişse savcı re'sen dava açamaz, fakat her ilgili mutlak butlanın karar altına alınmasını isteyebilir. Ayırt etme gücünün sonradan kazanılması veya akıl hastalığının iyileşmesi hâlinde ise davayı yalnızca iyileşen eş açabilir (TMK m. 147/1-2).

Butlan kendiliğinden işlemez. Yargıtay'a göre hâkim, örneğin bir boşanma davasında butlanı gerektiren bir sebep görse bile bunu re'sen gözeterek butlana karar veremez; bunun için ayrıca dava açılmış olmalıdır. Aksi hâlde mutlak butlanla sakat bir evlenme dahi kesinleşmiş karara kadar geçerli bir evliliğin bütün sonuçlarını doğurur. Aynı kararda, yabancı ülkede yapılmış ve eşlerden birinin başka bir evliliği bulunduğu ileri sürülen bir evlilikte açılan boşanma davasının usulden reddedilmesi bozulmuştur (Yargıtay 2. HD, 21.04.2026, E. 2025/5548, K. 2026/4435).

Çıkar veya Vatandaşlık İçin Yapılan Evlilik İptal Edilir mi?

Yargıtay'a göre mutlak ve nisbi butlan sebepleri kanunda sınırlı biçimde (numerus clausus) sayılmıştır ve muvazaalı evliliğe ilişkin bir butlan sebebi kanunda yer almamaktadır. O dosyada yaşlı bir erkek, bakım vaadiyle ve baskı altında evlendirildiğini ileri sürerek iptal istemiş; ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri davayı kabul etmiş, ancak Yargıtay nisbi butlan sebebi kanıtlanmadığı için kararı bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 21.11.2023, E. 2023/3550, K. 2023/5469).

Evlilikten sonraki davranışlar da iptal sebebi değildir. Yargıtay'a göre evlilik sözleşmesinin kurulmasından sonra ve evlilik sürecinde gerçekleşen olaylar ancak boşanma davasına konu olabilir (Yargıtay 2. HD, 07.05.2024, E. 2023/7502, K. 2024/3219). Eşin evlendikten sonra ortak eve gelmemesi, maddi taleplerde bulunması veya ilgisizliği gibi olaylar bu nedenle ancak boşanma davasında ileri sürülebilir.

Nisbi Butlan Sebepleri: Yanılma, Aldatma ve Korkutma

Nisbi butlan sebepleri yalnızca tarafları ilgilendirdiğinden bu davayı iradesi sakatlanan eş, yasal temsilcinin izninin arandığı hâllerde ise yasal temsilci açabilir (Yargıtay HGK, 23.09.2020, E. 2017/2294, K. 2020/671). Kanunda sayılan nisbi butlan sebepleri şunlardır:

  • Geçici ayırt etme gücü yokluğu: Evlenme sırasında geçici bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun olan eş iptal davası açabilir (TMK m. 148).
  • Yanılma: Evlenmeyi hiç istemediği veya evlendiği kişiyle evlenmeyi düşünmediği hâlde yanılarak razı olmak ya da eşinde bulunmaması onunla birlikte yaşamayı kendisi için çekilmez hâle getirecek derecede önemli bir nitelikte yanılmak (TMK m. 149).
  • Aldatma: Eşinin namus ve onuru hakkında doğrudan onun tarafından veya onun bilgisi altında başkası tarafından aldatılmak ya da davacının veya altsoyunun sağlığı için ağır tehlike oluşturan bir hastalığın kendisinden gizlenmesi (TMK m. 150).
  • Korkutma: Kendisinin veya yakınlarından birinin hayatı, sağlığı veya namus ve onuruna yönelik pek yakın ve ağır bir tehlike ile korkutularak evlenmeye razı edilmek (TMK m. 151).
  • Yasal temsilcinin izni: Küçük veya kısıtlı, yasal temsilcisinin izni olmadan evlenirse izni alınmayan temsilci iptal davası açabilir; ancak eş on sekiz yaşını doldurur, kısıtlılıktan çıkar veya kadın gebe kalırsa iptale karar verilemez (TMK m. 153).

Hukuk Genel Kurulu aldatmanın sınırını açıkça çizmiştir: iptal için ya eşin namus ve onuru hakkında aldatılma ya da ağır tehlike oluşturan bir hastalığın gizlenmesi gerekir; bu iki durum dışında aldatma eylemi, sübjektif açıdan ne kadar önemli olursa olsun, iptal sebebi olamaz. Nitelikte yanılmada ise niteliğin eşe ait ve önemli olması yetmez, birlikte yaşamayı çekilmez hâle getirmesi de gerekir (Yargıtay HGK, 23.09.2020, E. 2017/2294, K. 2020/671).

Nitelikte Yanılma: Gizlenen Sabıka Kaydı

Yargıtay, kadının evlenmeden önce iki ayrı hırsızlık suçundan mahkûm olduğunu gizlediği bir dosyada, hırsızlığın yüz kızartıcı suçlardan olduğunu, erkeğin bunu bilmeden evlenmesinin önemli bir nitelikte yanılma olduğunu ve birlikte yaşamayı çekilmez hâle getirdiğini belirterek iptal davasının kabul edilmesi gerektiğine karar vermiştir (Yargıtay 2. HD, 12.12.2022, E. 2022/8299, K. 2022/10349).

Hastalığın Gizlenmesi: Sağlık Kurulu Raporu Şart

Hastalığın gizlenmesine dayanan davada üç koşul birlikte aranır: hastalık diğer eşte bulunmalı, davacı veya altsoyu için ağır tehlike oluşturmalı ve davacıdan gizlenmiş olmalıdır. Hukuk Genel Kurulu'na göre hastalığın ağır ve tedavi edilemez nitelikte olduğu ve altsoy için tehlike oluşturup oluşturmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla belirlenmelidir; mahkemenin bu konuda tam teşekküllü bir devlet veya üniversite hastanesinden heyet raporu almadan davayı reddetmesi bozma sebebidir (Yargıtay HGK, 23.09.2020, E. 2017/2294, K. 2020/671).

Rapor iddiayı desteklemezse dava reddedilir. Kadının, eşinde cinsel birlikteliğe engel bir sorun ve zihinsel gerilik bulunduğunu ileri sürdüğü bir dosyada sağlık kurulu raporları fiziksel bir engel bulunmadığını, zihinsel durumun vesayeti gerektirmediğini ve evlenmeye engel olmadığını göstermiş; kadının nişanlılık döneminde durumu bildiği de kabul edilerek iptal isteminin reddi onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 30.03.2023, E. 2022/10640, K. 2023/1476).

Korkutma ile Evlendirme

Korkutma iddiası da somut delille ispatlanmalıdır. Yargıtay, kaçırılarak ve korkutularak evlendirildiğini ileri süren kadının evlenmeden hemen sonra jandarmada nikâhta "evet" dediğini ve tehdit edilmediğini beyan ettiği dosyada korkutmanın kanıtlanmadığını kabul etmiştir. Aynı kararda, iptal kabul edilmezse boşanma da istendiği için delillerin boşanma sebepleri yönünden değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir (Yargıtay 2. HD, 30.10.2013, E. 2013/10699, K. 2013/24384).

Evliliğin İptali Davası Süresi

Nisbi butlan davası açma hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak altı ay ve her hâlde evlenmenin üzerinden beş yıl geçmekle düşer (TMK m. 152). Bu süreler hak düşürücüdür; Hukuk Genel Kurulu'na göre süresinde dava açılmazsa nisbi butlanla sakat evlenme artık iptal edilemez, yani geçerli hâle gelir (Yargıtay HGK, 23.09.2020, E. 2017/2294, K. 2020/671). Mutlak butlan davası ise süreye bağlı değildir.

DavaKim açar?Süre
Mutlak butlan (TMK m. 145)Cumhuriyet savcısı re'sen ve ilgisi olan herkes (TMK m. 146)Süre yok
Mutlak butlan — evlilik sona ermişseHer ilgili; savcı re'sen açamaz (TMK m. 147/1)Süre yok
Nisbi butlan (TMK m. 148-151)İradesi sakatlanan eşÖğrenmeden veya korkunun kalkmasından 6 ay, her hâlde evlenmeden 5 yıl (TMK m. 152)
İzinsiz evlenen küçük veya kısıtlı (TMK m. 153)İzni alınmayan yasal temsilci18 yaş, kısıtlılığın sona ermesi veya kadının gebe kalmasıyla iptal imkânı kalkar
⚠️Dikkat
Altı aylık süre, iptal sebebinin öğrenildiği tarihte başlar. Eşinizin gizlediği bir hastalığı veya sabıka kaydını öğrendiğiniz tarihi belgeleyin ve davayı geciktirmeyin; süre dolduktan sonra iptal yolu kapanır.

Eşin Ölümünden Sonra Evliliğin İptali: Mirasçıların Davası

Evlenmenin butlanını dava etme hakkı mirasçılara geçmez; ancak mirasçılar açılmış olan davayı sürdürebilir. Dava sonucunda evlenme sırasında iyiniyetli olmadığı anlaşılan sağ kalan eş yasal mirasçı olamaz ve daha önce yapılmış ölüme bağlı tasarruflarla kendisine sağlanan hakları da kaybeder (TMK m. 159).

Mutlak butlanda ise mirasçılar, "ilgili" sıfatıyla davayı kendileri de açabilir (TMK m. 147/1). Tipik örnek, ileri yaştaki veya ağır hasta bir kişinin ölümünden kısa süre önce yaptığı evliliktir. Yargıtay, evlenme sırasında sürekli olarak ayırt etme gücünden yoksun olduğu anlaşılan murisin evliliğine ilişkin davada, evlilik ölümle sona erdiği için "iptal" yerine butlanın karar altına alınmasıyla yetinilmesi gerektiğini belirtmiştir. Aynı karara göre sağ kalan eşin iyiniyeti evlenme anına göre belirlenir ve asıl olan iyiniyettir; kötüniyeti ispat yükü davayı açan ilgililerdedir, evlilik süresince yaşanan olaylar bu soruyu etkilemez (Yargıtay 2. HD, 07.05.2024, E. 2023/7502, K. 2024/3219).

Bu davalarda belirleyici delil, evlenme tarihindeki ayırt etme gücüne ilişkin Adli Tıp Kurumu raporudur. Mirasçıların, ölen eşin evlenme tarihinde ayırt etme gücünden yoksun olduğunu ileri sürdüğü bir davada Adli Tıp Kurumu murisin o tarihte fiil ehliyetine sahip olduğunu bildirmiş; dava reddedilmiş ve karar onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 16.05.2024, E. 2023/9032, K. 2024/3594).

Nisbi butlan davası açan eş yargılama sırasında ölürse mirasçılar davayı TMK m. 159 uyarınca sürdürebilir; mahkeme önce nisbi butlan sebebinin varlığını, kanıtlanırsa diğer eşin iyiniyetini inceler (Yargıtay 2. HD, 21.11.2023, E. 2023/3550, K. 2023/5469). Mirasçılar iptal davasını ıslah yoluyla boşanma davasına veya kusur tespitine çeviremez; kusur tespitine devam imkânı yalnızca açılmış bir boşanma davası için öngörülmüştür (Yargıtay 2. HD, 22.11.2023, E. 2023/3042, K. 2023/5549).

İptal Kararının Sonuçları: Nafaka, Tazminat, Mal Paylaşımı ve Çocuklar

Evlenmenin butlanına karar verilirse evlenirken iyiniyetli olan eş, bu evlenmeyle kazanmış olduğu kişisel durumunu korur. Eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi, tazminat, nafaka ve soyadı hakkında boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır (TMK m. 158). Buna göre:

  • Mal rejimi: Evliliğin iptaline karar verilmesi hâlinde mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK m. 225/2); tasfiye mal paylaşımı davası kurallarıyla yapılır.
  • Tazminat ve nafaka: Boşanmadaki maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakasına ilişkin hükümler uygulanır (TMK m. 158/2).
  • Soyadı: Boşanma hükmü uygulanır; kadın evlenmeden önceki soyadını yeniden alır, menfaati varsa ve bu kocaya zarar vermeyecekse hâkimden kocasının soyadını taşımak için izin isteyebilir (TMK m. 173).
  • Çocuklar: Butlanına karar verilen evlilikten doğan çocuklar, ana ve baba iyiniyetli olmasalar bile evlilik içinde doğmuş sayılır; çocuklarla ana ve baba arasındaki ilişkilere, yani velayet, kişisel ilişki ve iştirak nafakasına boşanma hükümleri uygulanır (TMK m. 157).
  • Miras: Ölümden sonra verilen butlan kararında kötüniyetli olduğu anlaşılan sağ kalan eş mirasçı olamaz (TMK m. 159); iyiniyetliyse eşin miras payı korunur.

Butlanı gerektirmeyen durumlar da kanunda sayılmıştır: kadının bekleme süresi bitmeden evlenmesi evlenmenin butlanını gerektirmez (TMK m. 154; ayrıntı için iddet süresi yazımıza bakın). Evlendirmeye yetkili memur önünde yapılmış bir evliliğin, kanunun diğer şekil kurallarına uyulmaması sebebiyle butlanına karar verilemez (TMK m. 155).

Evliliğin İptali Davası Nasıl Açılır? Görevli ve Yetkili Mahkeme

Görevli mahkeme aile mahkemesidir (4787 sayılı Kanun m. 4). Evlenmenin butlanı davasında yetki ve yargılama usulü bakımından boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır (TMK m. 160); dava eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesinde açılır (TMK m. 168).

Dilekçede önce evliliğin iptali, bu talep kabul edilmezse boşanma istenebilir. Hukuk Genel Kurulu'na göre böyle kademeli bir davada mahkeme önce butlan istemini inceler, butlan reddedilirse boşanma istemine geçer (Yargıtay HGK, 23.09.2020, E. 2017/2294, K. 2020/671). Dava tek başına iptal olarak açılır ve reddedilirse, aynı olaylar için ayrıca boşanma davası açmak gerekir; bu nedenle kademeli talep çoğu dosyada daha güvenlidir.

  • Hastalık veya akıl hastalığı iddiası: tam teşekküllü devlet veya üniversite hastanesinden sağlık kurulu raporu istenmelidir.
  • Ölen eşin ayırt etme gücü: hastane kayıtları ve Adli Tıp Kurumu raporu.
  • Önceki evlilik veya hısımlık: nüfus aile kayıt örnekleri.
  • Gizlenen sabıka: adli sicil kaydı ve ceza mahkemesi kararları; öğrenme tarihini gösteren belgeler.
  • Korkutma: tanıklar, kolluk ifadeleri, mesajlar; olaydan sonraki beyanlarla çelişkiye dikkat edilmelidir.

Nikâh 24 Saat İçinde İptal Edilebilir mi?

Hayır. Evlenme, tarafların evlendirme memurunun sorusuna olumlu sözlü cevap verdikleri anda oluşur (TMK m. 142). Kanunda nikâhın belirli bir süre içinde geri alınmasına imkân veren bir düzenleme yoktur; batıl bir evlilik bile ancak hâkimin kararıyla sona erer (TMK m. 156). Evliliği bitirmek için kanundaki bir sebebe dayanan iptal davası veya boşanma davası açılmalıdır. Evlilik bir yıl sürmeden anlaşmalı boşanma yoluna gidilemez (TMK m. 166/3); bu dönemdeki seçenekler 1 sene dolmadan boşanma yazımızda anlatılmıştır.

Nikâh Memuru Olmadan Yapılan Evlilik: Yokluk

Butlandan farklı olarak, evlenmenin kurucu unsurları hiç gerçekleşmemişse evlilik "yok" hükmündedir. Yargıtay'a göre aynı cinsten kişilerin evlenmesi, evlenmenin evlendirme memuru olmayan bir kişinin önünde yapılması veya tarafların memur önünde birlikte ve bizzat irade açıklamaması hâllerinde yokluk söz konusu olur; Yargıtay'ın önceki bir kararına göre on altı yaş doldurulmadan yapılan evlenme de yok hükmündedir. Yok hükmündeki evlenme için iptal davası açmaya gerek yoktur; ancak bir şekilde nüfusa işlenmişse ilgililer süre sınırı olmaksızın yokluğun tespitini isteyebilir (Yargıtay 2. HD, 21.04.2026, E. 2025/5548, K. 2026/4435). Evlenmenin geçerliliği dinî törenin yapılmasına bağlı değildir; yalnızca dinî törenle kurulan birliktelik resmî bir evlilik doğurmaz (TMK m. 141-143).

Yazar Hakkında
Av. Murat Aydar

Av. Murat Aydar

Boşanma Avukatıİstanbul Barosu - Sicil No: 62459

İstanbul'da aile hukuku alanında müvekkillerime hizmet veriyorum. Özellikle anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı davalarında hukuki destek sağlıyorum.