Özet
Boşanma davalarında velayetin kime verileceği belirlenirken hakimin gözettiği tek unsur 'çocuğun üstün yararı'dır. 0-3 yaş arası bebeklerin mutlak surette anne bakımına muhtaç olduğu kabul edilirken, yaş ilerledikçe çocuğun eğitim hayatı, sosyal çevresi ve idrak çağındaki (12+ yaş) kendi görüşü belirleyici olmaktadır. Kusur oranı velayeti doğrudan etkilemez, önemli olan ebeveynin çocuğa sunacağı maddi, manevi ve pedagojik ortamdır. Süreç, uzman pedagogların hazırladığı Sosyal İnceleme Raporu (SİR) ile şekillenir.
Boşanma sürecine giren çiftlerin en büyük endişesi ve üzerinde en çok tartıştıkları konu şüphesiz çocukların geleceğidir. Aile Hukuku pratiğimizde sıkça karşılaştığımız hukuki düğümlerin başında velayet müessesesi gelmektedir. Yılların getirdiği tecrübeyle söyleyebilirim ki, tarafların birbirlerine karşı duydukları öfke genellikle velayet dosyalarına yansımakta ve asıl odaklanılması gereken nokta olan "çocuğun esenliği" zaman zaman göz ardı edilmektedir. Bu rehberde, 2026 yılı güncel hukuki yaklaşımları ve Yargıtay içtihatları ışığında velayet sürecinin tüm detaylarını inceleyeceğiz.
İnternet üzerinde boşanmada çoçuk kime verilir sorusuna verilen pek çok yüzeysel yanıt bulunmaktadır. Ancak hukukun matematiği sosyal bilimlerle, özellikle de psikoloji ve pedagoji ile iç içedir. Bu nedenle sadece yaş gruplarını saymak yeterli değildir. Hakimin hangi psikolojik dinamikleri, hangi maddi ve manevi koşulları değerlendirdiğini bilmek, dava sürecini yürüten ebeveynler için hayati önem taşır. Eğer bu zorlu süreçte hukuki destek arıyorsanız, profesyonel bir İstanbul'da boşanma avukatı ile çalışmak hak kaybı yaşamanızı engelleyecektir.
Velayet Davalarında Temel Prensip Nedir?
Velayet davalarında taraflar genellikle kendi haklılıklarını veya karşı tarafın kusurlarını kanıtlama çabasına girerler. Oysa Aile Mahkemesi hakiminin masasında duran tek bir ana terazi vardır. Hakim, eşlerin boşanma davasındaki kusur durumlarına (örneğin kimin daha çok hakaret ettiğine, kimin evi terk ettiğine) velayet kararını verirken doğrudan bakmaz. Boşanma davası ile velayet davası iç içe yürüse de değerlendirme kriterleri birbirinden tamamen farklıdır.
Çocuğun Üstün Yararı İlkesi
Velayet hukukunun anayasası olarak kabul edebileceğimiz kavram "Çocuğun Üstün Yararı" ilkesidir. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ve Türk Medeni Kanunu uyarınca, çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması en temel hedeftir. Çocuğun barınma ihtiyacından eğitim olanaklarına, ebeveynin psikolojik sağlığından çocuğa ayırabileceği zamana kadar her detay bu ilke kapsamında değerlendirilir. Eşlerden birinin aldatmış olması (zina), eğer çocuğa yönelik bir fiziksel/psikolojik şiddet veya ağır bir ihmal içermiyorsa, tek başına velayeti kaybetme sebebi sayılmayabilir. Çünkü iyi bir eş olmamak, kötü bir ebeveyn olmak anlamına gelmez.
Velayet, ebeveynler için bir ödül veya ceza sistemi değildir. Velayet, çocuğun geleceğini koruma altına alan bir hukuk kalkanıdır.
Yaş Gruplarına Göre Velayet Değerlendirmesi Nasıl Yapılır?
Uygulamada, boşanmada çocuğun velayeti kime verilir sorusunun yanıtı yaş gruplarına göre belirgin farklılıklar gösterir. Yargıtay'ın yıllar içinde oluşturduğu ve 2026 yılı itibarıyla da geçerliliğini koruyan kesinleşmiş içtihatları mevcuttur. Bu içtihatlar, pedagojik gelişim evrelerini temel alır.

Yaş Gruplarına Göre Velayet Dağılımı ve Değerlendirme Kriterleri İnfografiği
Sıfır ile Üç Yaş Arası Dönemde Anne Bakımı (0-3 Yaş)
Bu yaş grubu, çocuğun bedensel ve ruhsal gelişimi için anneye mutlak surette muhtaç olduğu evredir. Sadece anne sütü ihtiyacı olarak düşünülmemelidir; bebeklik dönemindeki temel güven duygusunun inşası anne figürü üzerinden gerçekleşir. Bu nedenle, annenin çok ağır bir psikolojik rahatsızlığı (örneğin ağır şizofreni), madde bağımlılığı veya çocuğun hayatını tehlikeye atacak boyutta bir haysiyetsiz yaşam sürmesi durumu ispatlanmadıkça, 0-3 yaş arası çocukların velayeti istisnasız anneye verilir.
Okul Öncesi Dönemde Çocuğun İhtiyaçları (3-7 Yaş)
Bu dönemde anne bakımına olan mutlak ihtiyaç yavaş yavaş azalmaya başlasa da, anne şefkati ve ilgisi hala ön plandadır. Yargıtay kararlarına göre 3-7 yaş aralığındaki çocukların velayeti de, istisnai durumlar haricinde anneye bırakılır. Ancak bu dönemde babanın çocukla kuracağı kişisel ilişki süreleri daha uzun tutulur. Eğer anne çocuğun gelişimini engelleyecek bir hayat tarzına sahipse veya çocuğa şiddet uyguluyorsa, bu durum uzman raporlarıyla kanıtlandığında velayet babaya geçebilir.
Okul Çağı Döneminde Çevresel Faktörler (7-12 Yaş)
Çocuğun okula başlamasıyla birlikte sosyal çevresi, eğitim imkanları ve arkadaşlık ilişkileri önem kazanır. Bu yaş grubunda boşanmalarda çoçuk kimde kalır sorusu daha detaylı bir inceleme gerektirir. Mahkeme, çocuğun alıştığı ortamdan koparılmamasına özen gösterir. Pedagoglar her iki ebeveynin evinde inceleme yapar. Çocuğun kendine ait bir odasının olup olmadığı, ebeveynin çocuğun okul hayatıyla ne kadar ilgilendiği, okuluna yakınlık durumu gibi fiziksel ve sosyal şartlar detaylıca analiz edilir. Anne hala bir adım önde kabul edilse de, babanın sunduğu imkanlar çocuğun gelişimi için açık ara daha üstünse, velayetin babaya verilme ihtimali bu dönemde artar.
İdrak Çağındaki Çocuğun Kendi Görüşü (12 Yaş ve Üzeri)
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 12. maddesi ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre, 12 yaş ve üzerindeki çocuklar "idrak çağında" kabul edilir. Bu yaş grubundaki çocukların olayları algılama, kendi geleceği hakkında karar verme yetisi gelişmiştir. Bu nedenle hakim, bizzat çocuğun veya pedagog aracılığıyla çocuğun görüşünü almak zorundadır. Çocuk kiminle yaşamak istediğini açıkça beyan ederse ve bu beyan çocuğun menfaatlerine açıkça aykırı değilse (örneğin çocuk, kendisine hiç kural koymadığı için madde bağımlısı babayı seçmiyorsa), mahkeme çocuğun isteği doğrultusunda karar verir.
Yaşa Göre Velayet Kime Verilir? Hızlı Cevap Tablosu
Okurlarımızın en çok sorduğu soru belirli bir yaş üzerinden geliyor: "2 yaşındaki, 4 yaşındaki, 13 yaşındaki çocuğun velayeti kime verilir?" Kanun yaşa göre kesin bir kural koymaz; her dosyada ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Yine de uygulamada yaş, hâkimin değerlendirmesini belirgin biçimde şekillendirir. Yukarıdaki yaş gruplarını tek tabloda özetliyoruz:
| Çocuğun yaşı | Uygulamadaki genel eğilim | Belirleyici olan |
|---|---|---|
| 0-3 yaş (bebekler, 2 aylık dâhil) | Anne bakımına öncelik verilir; emzirme ve bakım ihtiyacı belirleyicidir | Annenin bakım gücü ve uygunluğu; ağır bir sebep yoksa velayet anneye |
| 3-7 yaş | Anneye yakınlık sürer; babanın fiili bakım rolü önem kazanır | Günlük bakım düzeni, okul öncesi ihtiyaçlar, kardeşler |
| 7-12 yaş | Okul ve çevre istikrarı öne çıkar; sosyal inceleme raporu belirleyicidir | Okul, ev düzeni, ebeveynin zamanı ve psikolojik uygunluğu |
| 12 yaş ve üzeri (13, 14, 15 yaş) | Çocuğun görüşü ağırlık kazanır; hâkim çocuğu dinler | Çocuğun tercihi, pedagog görüşmesi, tercihin yönlendirilmiş olup olmadığı |
Tablodaki eğilimler kesin kural değildir. Örneğin 3 yaşındaki çocuğun velayeti, annenin bakım gücü bulunmuyorsa babaya verilebilir; 13 yaşındaki çocuğun "babamla kalmak istiyorum" demesi de tek başına bağlayıcı değildir. Hâkim, çocuğun açıkladığı tercihin gerçek iradesini yansıtıp yansıtmadığını uzman raporuyla denetler.
Boşanmada Bebek Kime Verilir?
Bebeklik dönemi (özellikle ilk 12 ay), hukuki olarak velayet savaşlarının en net sonuçlandığı dönemdir. Yukarıda da değindiğimiz gibi, boşanmada bebek kime verilir sorusunun yanıtı, ekstrem istisnalar dışında daima annedir. Mahkemeler, anne sütünün kesildiği dönemlerde dahi bebeğin anne kokusuna ve bakımına olan ihtiyacını bir ön kabul olarak görürler. Babanın bebeği görme süreleri ise bebeğin beslenme ve uyku saatlerine göre oldukça kısıtlı (örneğin haftada 1-2 gün, birkaç saatliğine yatısız olarak) düzenlenir. Yaş ilerledikçe babanın görüş günleri kademeli olarak artırılır.
Sosyal İnceleme Raporu (SİR) Süreci Nasıl İşler?
Aile mahkemesi hakimi, ebeveynlerin ve çocuğun ev içindeki durumunu bizzat gidip göremeyeceği için, Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü (ADM) bünyesinde çalışan uzmanlardan (psikolog, pedagog veya sosyal çalışmacı) rapor talep eder. Bu rapora Sosyal İnceleme Raporu (SİR) denir. Dosya uzmanlara tevdi edildikten sonra, uzmanlar tarafları adliyeye görüşmeye çağırır veya tarafların yaşadıkları evlere habersiz ya da randevulu ziyaretler gerçekleştirir.
Pedagog Görüşmelerinde Nelere Dikkat Edilmelidir?
Müvekkillerimize her zaman şu tavsiyeyi veririz: Uzman karşısında eski eşinizi kötülemeye çalışmak yerine, çocuğunuza nasıl daha iyi bir ebeveyn olacağınızı anlatın. Uzmanlar ebeveynlerin şu davranışlarını not eder:
- Çocuğun ebeveynle olan fiziksel teması ve iletişim dili.
- Evde çocuk için ayrılmış güvenli ve sağlıklı bir alanın varlığı.
- Ebeveynin çocuğun yaş grubuna uygun temel psikolojik bilgiye sahip olup olmadığı.
- Diğer ebeveyne (eski eşe) karşı duyulan kinin çocuğa yansıtılıp yansıtılmadığı (Ebeveyn Yabancılaşması Sendromu).
Hangi Durumlarda Çocuğun Velayeti Babaya Verilir?
Toplumda annenin her halükarda velayeti alacağı yönünde genel bir algı olsa da, yasal şartlar oluştuğunda velayet avukatı aracılığıyla yürütülen titiz bir çalışma sonucunda velayet babaya verilebilir. Babanın velayeti alabileceği başlıca durumlar şunlardır:
- Annenin velayet görevini kasten ve ağır şekilde ihmal etmesi.
- Annenin çocuğa fiziksel, psikolojik veya cinsel şiddet uygulaması.
- Annenin akıl sağlığının yerinde olmadığını gösteren resmi sağlık kurulu raporunun bulunması.
- İdrak çağındaki (12+ yaş) çocuğun kesin ve net bir dille babasıyla yaşamak istediğini beyan etmesi.
- Annenin çocuğu babayla görüştürmemek için sürekli adres değiştirmesi, çocuğu kaçırması (kişisel ilişki tesisi kararının sürekli ihlali).
Annenin Yaşam Tarzının Çocuğa Etkisi
Annenin yaşam tarzı, eğer çocuğun fiziksel ve ahlaki gelişimine zarar veriyorsa bu bir velayetin değiştirilmesi sebebidir. Örneğin, annenin gece hayatının çok yoğun olması tek başına bir sebep değildir; ancak bu durum çocuğu evde tek başına bırakmasına, çocuğun beslenme ve eğitiminin aksamasına neden oluyorsa mahkeme müdahale eder. Daha detaylı incelemeler için sitemizdeki boşanmada çocuk kime verilir başlıklı yazımıza da göz atabilirsiniz.
| Durum / Kriter | Anneye Verilme Eğilimi | Babaya Verilme Eğilimi |
|---|---|---|
| 0-3 Yaş Aralığı | Çok Yüksek (İstisnasız kabul edilir) | Çok Düşük (Sadece anne çocuğa zarar veriyorsa) |
| 12+ Yaş ve Çocuk Babayı İstiyor | Düşük | Çok Yüksek |
| Anne Şiddet Uyguluyor / Madde Bağımlısı | İmkansız | Çok Yüksek |
| Baba Daha Zengin, Anne Asgari Ücretli | Yüksek (Nafaka ile dengelenir) | Düşük (Sadece zenginlik yetmez) |
| Çocuğun Mevcut Alıştığı Düzenin Babada Olması | Orta | Yüksek |
Boşanmalarda Çoçuk Kimde Kalır ve Geçici Velayet Nedir?
Çekişmeli boşanma davaları bazen 2-3 yıl sürebilmektedir. Bu süreçte çocuğun yasal temsili ve bakımının havada kalmaması için hakim davanın ilk aşamalarında bir ara karar kurar. Buna "Geçici Velayet" denir. Dava süresince boşanmalarda çoçuk kimde kalır sorusu bu tedbir kararıyla yanıt bulur. Geçici velayet kararı, kesin velayet kararı anlamına gelmez. Dava süresince toplanan deliller, uzman raporları ve tanık beyanlarına göre hakim dava sonunda geçici velayeti verdiği eşten alıp diğer eşe kesin velayeti verebilir.

Boşanma Davalarında Pedagog İnceleme Süreci ve SİR Raporu Akış Şeması
Geçici Velayet Kararı Ne Zaman ve Nasıl Verilir? (TMK m. 169)
"Boşanma aşamasında çocuk kimde kalır" sorusunun kanuni dayanağı TMK m. 169'dur: Boşanma davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan ve özellikle çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alır. Uygulamada bu önlem "tedbiren velayet" ya da "geçici velayet" adıyla anılır.
- Zamanlama: Talep dilekçede yer alıyorsa hâkim çoğunlukla tensip zaptında ya da ön inceleme duruşmasında geçici velayete karar verir; sosyal inceleme raporu beklenmeden de karar verilebilir.
- Talep etmeyi unutmayın: Hâkim kendiliğinden karar verebilse de dilekçede geçici velayet, tedbir nafakası ve kişisel ilişki düzeninin açıkça istenmesi süreci hızlandırır.
- Değiştirilebilir: Geçici velayet bir ara karardır; dava sırasında toplanan deliller ve uzman raporuna göre değiştirilebilir, dava sonunda kesin velayet diğer eşe verilebilir.
- Fiili durum: Karar verilene kadar çocuk hangi ebeveynle yaşıyorsa o düzenin korunması eğilimi vardır; çocuğu diğer eşten habersiz alıp götürmek bu aşamada aleyhe değerlendirilebilir.
Anlaşmalı Boşanmalarda Ortak Velayet Mümkün mü?
Türk hukuk sistemine son yıllarda entegre olan ve 2026 yılı itibarıyla aile mahkemelerinde sıkça uygulanmaya başlanan bir kavram da "Ortak Velayet"tir. Anlaşmalı boşanma süreci içinde eşler, hazırladıkları protokolde çocuğun velayetini ortaklaşa kullanmak istediklerini belirtebilirler.
Ortak velayetin şartları şunlardır:
- Boşanmanın anlaşmalı olması veya çekişmeli davada tarafların bu konuda uzlaşması.
- Tarafların çocuğun eğitimi, sağlığı, barınması gibi temel konularda işbirliği yapabilecek olgunlukta olmaları.
- Ortak velayetin çocuğun üstün yararına aykırı bir durum teşkil etmemesi.
Eğer eşler arasında şiddet, ağır hakaret, iletişim kopukluğu varsa hakim ortak velayet talebini reddedip tek velayete hükmedebilir. Ortak velayette çocuk fiziken bir ebeveynin yanında yaşasa da (ikametgahı), okulu, ameliyatı, pasaport çıkarılması gibi resmi işlemlerde her iki ebeveynin de ortak imzası ve rızası aranır.
Tek velayette de ortak velayette de çocuğun şehir dışına ve yurt dışına çıkarılması, pasaport için kimin muvafakatinin gerektiği ve velayet sahibinin başka şehre taşınmasının sonuçları ayrıca önem taşır. Bunları ortak velayette çocuğun şehir dışına çıkması konusunu da ele aldığımız yazımızda anlattık.
Anne veya Baba Ölürse Çocuğun Velayeti Kime Verilir?
Evlilik devam ederken anne veya babadan biri ölürse velayet kendiliğinden sağ kalan eşe aittir (TMK m. 336/3); bunun için mahkeme kararına gerek yoktur.
Boşanmadan sonra velayeti taşıyan ebeveyn ölürse velayet otomatik olarak diğer ebeveyne geçmez. Sağ kalan anne veya baba aile mahkemesine başvurur; hâkim çocuğun üstün yararına göre velayeti ona verir ya da gerekli görürse çocuğa vasi atar. Uygulamada, sağ kalan ebeveynin çocuğa bakmaya elverişli olduğu hâllerde velayet ona verilir.
Anne ve babanın ikisi de ölmüşse çocuk velayet altında kalmadığı için vesayet altına alınır (TMK m. 404). Vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesi, haklı bir sebep yoksa öncelikle çocuğun yakın hısımlarından birini, örneğin büyükanne, büyükbaba, teyze veya amcayı vasi olarak atar (TMK m. 414). Nüfus memurları, noterler ve mahkemeler böyle bir durumu öğrendiklerinde vesayet makamına bildirmekle yükümlüdür.
Vasi olarak atanmayan büyükanne, büyükbaba veya teyze gibi yakınlar da çocukla bağlarını koruyabilir: anne veya babanın ölümü gibi olağanüstü hâllerde, çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde kişisel ilişki kurulmasını isteyebilirler (TMK m. 325). Yargıtay, anne ve babası ölen ve halası vasi olarak atanan bir çocuk için teyzenin talebini yerinde buldu. Ayrıntısı torunla kişisel ilişki davası yazımızda.
Vesayet yalnızca ölüm hâlinde gündeme gelmez. Anne ve baba sağ olsa da çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemler sonuç vermezse ve ebeveynler velayet görevini gereği gibi yerine getiremiyor ya da çocuğa karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklıyorsa hâkim velayeti kaldırabilir; velayet ikisinden de kaldırılırsa çocuğa vasi atanır (TMK m. 348). Ayrıntısı velayetin kaldırılması davası yazımızda.
Kardeşlerin Birbirinden Ayrılması Hukuken Uygun mu?
Yargıtay kararlarında çok net vurgulanan bir prensip de "Kardeşlerin Ayrılmaması" ilkesidir. Eğer birden fazla çocuk varsa, birinin velayetini anneye, diğerinin velayetini babaya vermek (istisnai yaş farklılıkları ve çok özel psikolojik durumlar hariç) kardeşlik bağlarının kopmasına ve çocukların psikolojisinin bozulmasına neden olacağından hukuka aykırı kabul edilir. Mahkemeler kardeşleri bir bütün olarak değerlendirir ve velayeti aynı ebeveyne verir.
Velayet Hakkını Kaybettiren Önemli Hatalar Nelerdir?
Dava sürecinde ebeveynlerin düştüğü ve telafisi zor olan bazı stratejik hatalar şunlardır:
- Çocuğu Silah Olarak Kullanmak: Diğer ebeveyne acı çektirmek için mahkeme kararında belirtilen kişisel ilişki günlerinde çocuğu teslim etmemek. (Bu durum Türk Ceza Kanunu kapsamında da suç teşkil etmeye başlamıştır).
- Dolduruşa Getirmek: Çocuğu diğer ebeveyne düşman edecek şekilde psikolojik baskı yapmak.
- Fiziksel İhmal: Dava stresi bahanesiyle çocuğun okul, beslenme ve hijyen ihtiyaçlarını göz ardı etmek.
- Yanıltıcı Beyanlar: Sosyal hizmet uzmanlarına veya mahkemeye asılsız istismar veya şiddet iftiralarında bulunmak.
Velayet kararı elinizde olsa bile teslim aşaması ayrı bir usule tabi: başvuru, teslim emri, gerekirse kolluk yardımıyla alma ve disiplin hapsi. Bu usulü çocuk teslimi ve kişisel ilişki icrası yazımızda anlattık.
Uluslararası dosyalarda velayetten önce çocuğun mutat meskenine iadesi konuşulur: iade davası sürerken Türkiye'de açılan velayet davası bekletilir. Bu kuralın nasıl işlediğini Lahey Sözleşmesi ve çocuğun iadesi yazımızda anlattık.
Boşanma kararındaki velayet düzenlemesi sonradan değiştirilebilir; ancak mahkeme boşanmadan sonra ortaya çıkan yeni olguları arar. Ayrıntısı velayet değiştirme davası yazımızda.
Velayet Talepli Dava Dilekçesi Örneği
Aşağıda, mevcut boşanma kararı sonrasında değişen şartlar nedeniyle açılacak bir velayetin değiştirilmesi davasına ait taslak bir dilekçe örneği sunulmuştur. Bu taslak bilgilendirme amaçlıdır ve her dosyanın kendine özgü dinamikleri olduğu için doğrudan kullanılması tavsiye edilmez.
İSTANBUL
DAVACI: İsim Soyisim (TC Kimlik No)
ADRES: ...
VEKİLİ: Av. Murat Aydar
ADRES: ...
DAVALI: İsim Soyisim (TC Kimlik No)
ADRES: ...
KONU: Müşterek çocuk ...'nın velayetinin davalı anneden/babadan alınarak tarafımıza verilmesi taleplidir.
AÇIKLAMALAR:
1- Müvekkil ile davalı ... Aile Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile boşanmışlar ve müşterek çocuk 12 yaşındaki ...'nın velayeti davalıya bırakılmıştır.
2- Ancak boşanma sonrası süreçte davalı taraf, velayet görevini ağır şekilde ihmal etmeye başlamıştır. Çocuk okul devamsızlığı sınırını aşmış olup, psikolojik olarak da içe kapanmıştır.
3- Müşterek çocuk idrak çağında olup, pedagog eşliğinde dinlendiğinde babası/annesi olan müvekkil ile yaşamak istediğini defalarca beyan etmiştir. Müvekkilin çocuğa sunacağı fiziki imkanlar (kendisine ait oda vb.) mevcuttur.
4- Çocuğun üstün yararı gereği, velayetin değiştirilmesi zarureti hasıl olmuştur.
HUKUKİ NEDENLER: TMK, HMK ve ilgili sair mevzuat.
DELİLLER: Kesinleşmiş boşanma ilamı, okul kayıtları, tanık beyanları, uzman pedagog raporu (SİR), yemin ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, haklı davamızın kabulü ile müşterek çocuk ...'nın velayetinin davalıdan alınarak müvekkile verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ederiz.
Davacı Vekili
Av. Murat Aydar
(İmza)
Velayet süreçleri, hayatınızın en hassas davalarıdır. Kulaktan dolma bilgilerle veya internetten kopyalanan dilekçelerle hareket etmek, çocuğunuzdan kopmanıza neden olabilir. Konu ne kadar karmaşık görünürse görünsün, uzman bir hukuki destek ve pedagojik yaklaşımla en doğru sonucun alınması mümkündür. Çocuğunuzun geleceğini tesadüflere bırakmayın.

Av. Murat Aydar
İstanbul'da aile hukuku alanında müvekkillerime hizmet veriyorum. Özellikle anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı davalarında hukuki destek sağlıyorum.
