Özet
Haksız tahrik, haksız bir fiilin yarattığı hiddet veya şiddetli elem altında işlenen suçta cezanın indirilmesidir (TCK 29). Ağırlaştırılmış müebbet yerine 18-24 yıl, müebbet yerine 12-18 yıl hapis verilir, diğer cezalar dörtte birden dörtte üçe kadar indirilir. Tahrik edici davranış delille ortaya konmalıdır. Yargıtay eşin boşanmak istemesini ve soyut aldatma iddialarını tahrik saymadı, delille sabit sadakatsizlikte ise asgari veya makul oranda indirim gerekli gördü. Kavgayı kimin başlattığı belli değilse indirim asgari oranda yapılır. Kadına karşı suçlarda tahriki yasaklayan özel bir hüküm yoktur.
Haksız bir davranışın yarattığı öfke veya derin acı altında suç işleyen kişinin cezası Türk Ceza Kanununun 29. maddesine göre indirilir. Haksız tahrik, eşler ve aile bireyleri arasındaki yaralama ve öldürme dosyalarında sonuç cezayı en çok değiştiren hükümlerden biridir. Eşini öldüren kişiye verilecek ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, haksız tahrik kabul edilirse on sekiz ile yirmi dört yıl arasında süreli hapis cezasına dönüşür.
Bu yazıda haksız tahrikin şartlarını ve oranlarını, sadakatsizlik iddiası, affetme, boşanma isteği ve karşılıklı kavga gibi aile içi olaylarda Yargıtay'ın nasıl karar verdiğini, ispatı, meşru savunma farkını, TCK 129'u ve TCK 62'deki 2022 değişikliğini 2023-2026 tarihli kararlarla anlatıyoruz.
Haksız Tahrik Kısaca
1. Haksız tahrik, haksız bir fiilin yarattığı hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işlenmesidir. Bu durumda faile daha az ceza verilir (TCK m. 29).
2. Ağırlaştırılmış müebbet yerine 18-24 yıl, müebbet yerine 12-18 yıl hapis verilir. Diğer cezalar dörtte birden dörtte üçe kadar indirilir.
3. Tahrik oluşturan davranış delille ortaya konmalıdır. Soyut aldatma iddiası yetmez, ancak somut bir iddia varsa mahkeme telefon kayıtlarını ve boşanma dosyasını getirterek araştırmak zorundadır.
4. Eşin boşanmak istemesi haksız tahrik sayılmadı. Delille sabit sadakatsizlikte ise Yargıtay olayın ağırlığına göre asgari veya makul oranda indirim gerekli gördü.
5. Kavgayı kimin başlattığı belli değilse indirim asgari oranda yapılır. Haksız hareketi başlatan kişi indirimden yararlanamaz.
6. Kadına karşı suçlarda haksız tahriki yasaklayan özel bir hüküm yoktur. Hakaret suçunda ise TCK 129'daki özel düzenleme uygulanır.
Haksız Tahrik Nedir? (TCK 29)
Madde, Kanunun genel hükümleri arasında, ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenler bölümünde yer alır. Bu yüzden belirli suçlarla sınırlı değildir, en çok kasten yaralama ve öldürme dosyalarında tartışılır. Metni 1 Haziran 2005'te yürürlüğe girdiğinden bu yana değişmedi.
Haksız Tahrikin Şartları
Ceza Genel Kurulu yerleşik kararlarına dayanarak dört koşul arar. Tahriki oluşturan haksız bir fiil bulunmalı, fail öfke veya şiddetli elemin etkisi altında kalmalı ve işlediği suç bu ruh hâlinin tepkisi olmalıdır. Dördüncü koşul Kurulun ifadesiyle "Haksız tahrik teşkil eden eylem mağdurdan sadır olmalıdır", yani tahrik edici davranış suçun mağdurundan gelmelidir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 21.01.2026, E. 2024/559, K. 2026/42).
Kanun haksız fiilin türlerini saymaz. Kararlarda mağdurun saldırısı, hakaretleri ve evlilik birliğindeki sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışları tartışıldı. Haksız hareketi sanık başlatmışsa karşı tarafın tepkisi sanık lehine tahrik sayılmaz.
Haksız Tahrik İndirimi Oranları
| Suçun kanundaki cezası | Haksız tahrik hâlinde verilecek ceza |
|---|---|
| Ağırlaştırılmış müebbet hapis (örneğin eşe karşı kasten öldürme, TCK m. 82/1-d) | 18 yıldan 24 yıla kadar hapis |
| Müebbet hapis (kasten öldürmenin temel hâli, TCK m. 81) | 12 yıldan 18 yıla kadar hapis |
| Diğer bütün hâller | Verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir |
Mahkeme önce temel cezayı ve nitelikli hâlleri belirler, ardından bu ceza üzerinden sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve takdiri indirim hükümleri uygulanır (TCK m. 61/5). Örneğin eşini öldürmeye teşebbüs eden kişide önce teşebbüs hükümlerine göre ceza belirlenir, haksız tahrik indirimi bu ceza üzerinden yapılır. Sonuç ceza iki yıl veya daha aza inerse cezanın ertelenmesi de gündeme gelebilir (TCK m. 51/1).
İndirim Oranı Nasıl Belirlenir? Ağır ve Hafif Tahrik
765 sayılı eski Türk Ceza Kanunu ağır ve hafif tahriki ayırıyordu. Ceza Genel Kurulunun açıkladığı gibi yeni Kanun bu ayrıma son verdi. Tahriki oluşturan eylem somut olayın özelliklerine göre hâkim tarafından değerlendirilir ve "maddede gösterilen iki sınır arasında belirlenen oranda cezasından indirim yapılacağı hüküm altına alınmıştır" (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 21.01.2026, E. 2024/559, K. 2026/42). Yargıtay kararlarında bu oran haksız fiilin ağırlığına göre asgari, makul veya azamiye yakın düzey olarak ifade ediliyor.
- Asgari oran. Eşinin kendisini aldattığını savunan sanığın dosyasında bilirkişi raporlarıyla tespit edilen mesajlaşmalardan eşin "cinsel ilişki boyutuna vardığı tespit edilemeyen güven sarsıcı davranışları bulunduğunun anlaşılması karşısında" Daire, sanık hakkında "asgari oranda haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiği" sonucuna vardı ve kararı bozdu (Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 11.05.2026, E. 2025/2348, K. 2026/3808).
- Makul oran. Eşini öldüren sanığın dosyasında, eşin aynı evde yaşarken bir başkasıyla sürdürdüğü ve uyarılara rağmen bitirmediği uzun ilişki tanıkça doğrulanmış, ancak cinsel birliktelik boyutuna ulaştığı kanıtlanamamıştı. Daire, "maktulün sadakat yükümlülüğüne aykırılık teşkil eden davranışlarının süreklilik göstermesi ve zamana yayılması hususları birlikte dikkate alındığında" bölge adliye mahkemesinin makul oranda indirim yapmasında isabetsizlik görmedi (Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 08.02.2023, E. 2022/7614, K. 2023/352).
- Asgari indirim yetmedi. Aralarında daha önce boşanma davası açılmış olan ve ayrı evde yaşayan eşinin bir başkasıyla cinsel birlikteliğe dayalı ilişki yaşadığı anlaşılan sanık, bu kişiyi öldürmüş ve eşini yaralamıştı. Yargıtay 1. Ceza Dairesi makul düzeyde indirim yapılması gerektiğini belirterek kararı bozdu, mahkeme ise bozmaya uyduğu hâlde asgari veya asgariye yakın indirim yaptı. Ceza Genel Kurulu oybirliğiyle, "bozma kararında belirtildiği şekilde sanığın cezalarından makul düzeyde haksız tahrik indirimleri yapılmaması" nedeniyle hükmü bozdu (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 11.02.2026, E. 2024/544, K. 2026/82).
Eşler Arasındaki Olaylarda Haksız Tahrik
Eşe veya boşanılan eşe karşı kasten öldürme ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası gerektirir (TCK m. 82/1-d). Bu yüzden eşler arasındaki dosyalarda haksız tahrikin kabul edilip edilmemesi sonuç cezayı yıllarca değiştirir.
Sadakatsizlik İddiası
Eşin sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışı haksız fiil sayılabilir, ancak Yargıtay iddianın delille desteklenmesini arıyor.
- Soyut iddia yetmez. Boşanma davası sürerken ve hakkında uzaklaştırma kararı varken eşini öldürmeye teşebbüs eden sanık, eşinin işvereniyle ilişkisi olduğunu savunmuştu. Tanıklar ve ortak çocuk bunu doğrulamadığı hâlde bölge adliye mahkemesi indirim uyguladı. Daire, sanığın sonradan geliştirdiği "daha az cezayı almaya yönelik soyut nitelikteki isnatlara dayalı savunmasına itibar edilerek" indirim yapılmasını hukuka aykırı buldu (Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 16.01.2025, E. 2023/2539, K. 2025/430).
- Şüphe ve kıskançlık yetmez. Eşinin sosyal medya paylaşımları nedeniyle aldatıldığını düşünen sanık eşini bıçakla yaralamıştı. Daire kararı başka yönlerden bozmakla birlikte "katılandan sanığa yönelen haksız söz ve davranışın bulunmaması nedeniyle haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasının isabetli olduğu" sonucuna vardı (Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 21.05.2026, E. 2025/2449, K. 2026/4197).
- Delil yoksa indirim yok. Kovuşturma aşamasında eşinin sadakatsizliğini ileri süren sanık hakkında Daire, "sadakatsiz davranışın bulunduğuna dair delil bulunmadığı" hususunu belirterek indirim yapılmamasını isabetli buldu (Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 12.03.2026, E. 2024/6444, K. 2026/1955).
- Mahkeme iddiayı araştırmak zorundadır. Eski eşinin evlilik sırasında kendisini aldattığını ileri süren ve yazışma görüntüleri sunan sanığın dosyasında Daire, eski eşin telefon trafik kayıtlarının getirilmesini, mesajların ona ait olup olmadığının araştırılmasını ve "taraflar arasında sonuçlanan boşanma davasına ilişkin dosyanın celp edilmesi" suretiyle tahrikin tartışılmasını istedi. Bunlar yapılmadan karar verilmesini eksik inceleme saydı (Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 10.06.2025, E. 2024/4603, K. 2025/4520).
Boşanma davasında aldatmanın nasıl ispatlandığını aldatma nedeniyle boşanma davası yazımızda anlattık.
Affedilen Sadakatsizlik
Affetme tek başına sonucu belirlemez, Yargıtay olayların akışına ve suçun gerçek sebebine bakıyor. Eşini öldürmeye teşebbüs eden sanığın dosyasında Daire, "Her ne kadar sanık tarafından daha önceki eylemi affedilmiş ise de" eşin ses kayıtları ve yazışmalarına göre "tekrar eden sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışlarının bulunması" ve olaydan önceki gece yaptığı telefon görüşmesinin doğrulanmasını numara vermeyerek veya yanlış numara vererek engellemesi karşısında haksız tahrik uygulanması gerektiğini belirtti ve kararı bozdu (Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 23.11.2023, E. 2022/8292, K. 2023/7127).
Boşanmak İstemek Haksız Tahrik Değildir
Eşin boşanmak istemesi, evliliği sürdürmeyi reddetmesi veya şiddetten uzaklaşmak için evden ayrılması Yargıtay kararlarında haksız tahrik sayılmadı.
- Aylar önce eşinin telefonunda gördüğü fotoğraflar nedeniyle sadakatinden şüphelendiğini savunan sanık, savcılıkta eşini affettiğini anlatmış ve eşini boşanma kararından vazgeçirmeye çalışmıştı. Daire, "sanığın olaydan 5-6 ay önce görmüş olduğu fotoğrafların etkisi ile hareket etmediği" ve "eylemini maktulün boşanmak istemesi nedeniyle gerçekleştirdiği ve bu bakımdan maktulün sanığa yönelik haksız tahrik oluşturan herhangi bir eylemi olmadığının" anlaşılması karşısında haksız tahrik uygulanmamasını isabetli buldu (Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 21.02.2023, E. 2022/8272, K. 2023/562).
- Ceza Genel Kurulunun 2026 tarihli kararına konu olayda sanık, yıllardır şiddet uyguladığı ve bu nedenle hakkında mahkûmiyet kararları bulunan eşini, şiddetten kaçıp çocuklarıyla başka bir şehirde yeni bir hayat kurmak istediği sırada ikna ederek geri getirmiş ve dönüş yolundaki tartışmada öldürmüştü. Sanık, eşinin başka biriyle birlikte olduğunu söyleyerek kendisini tahrik ettiğini savundu. Bölge adliye mahkemesi şüpheden sanık yararlanır ilkesine dayanarak haksız tahrik uyguladı ve bozma kararına direndi. Ceza Genel Kurulu, eşin başka biriyle ilişkisi olduğuna dair hiçbir delil bulunmadığını belirterek "soyut tahrik savunmasının cezadan kurtulmaya yönelik olduğu" sonucuna vardı ve direnme hükmünü oybirliğiyle bozdu (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 21.01.2026, E. 2024/559, K. 2026/42).
Eşin Hakaretleri ve Etki-Tepki Dengesi
Eşin ağır sözleri ve hakaretleri de haksız fiil olabilir, ancak mahkeme tarafların önceki davranışlarına da bakar. Eşini öldüren ve olay gecesi eşinin kendisine hakaret ettiğini savunan sanığın dosyasında Daire, sanığın olaydan önce eşine ve ortak çocuklarına yönelik kötü söz ve davranışlarını dikkate alarak hakaret savunmasının "haksız tahrikte etki-tepki dengesini sanık lehine bozacak nitelikte bir hususa ilişkin olmadığı" sonucuna vardı (Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 12.03.2026, E. 2024/6444, K. 2026/1955). Karşılıklı hakaretlerde hakaret suçu yönünden ise TCK 129 uygulanır.
Kadına Karşı Suçlarda Haksız Tahrik
27.05.2022'de yürürlüğe giren 7406 sayılı Kanun, kadına karşı kasten öldürmeyi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası gerektiren nitelikli hâller arasına aldı (TCK m. 82/1-f). Aynı Kanun kadına karşı işlenen basit yaralama, işkence, eziyet ve tehdit suçları için daha yüksek alt sınırlar getirdi. TCK 29'a ise dokunmadı. Kanunda kadına karşı işlenen suçlarda haksız tahrik indirimini yasaklayan veya sınırlayan özel bir hüküm bulunmuyor.
Bu, indirimin kolayca uygulandığı anlamına gelmez. Yukarıda andığımız 2026 tarihli kararda sanığa hem eşe hem kadına karşı öldürme hükümleri uygulanmış, sadakatsizlik iddiası delil bulunmadığı için kabul edilmemişti (Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 12.03.2026, E. 2024/6444, K. 2026/1955).
Karşılıklı Kavga ve İlk Haksız Hareket
Kavgalarda çoğu zaman kimin önce saldırdığı belirlenemez. Bu durumda şüphe sanık lehine yorumlanır ve indirim asgari oranda yapılır. 2026 tarihli bir kararda Daire, "ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı hususundaki şüphenin sanık lehine yorumlanmasıyla" haksız tahrik uygulandığını, bu nedenle meşru savunmanın koşullarının oluşmadığını ve Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli kararı ile yerleşik uygulamaya göre "haksız tahrik indiriminin asgari oranda yapılmasında isabetsizlik bulunmadığı" hususunu belirtti (Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 14.09.2026, E. 2025/5545, K. 2026/5381).
Aynı kural eşler arasındaki kavgalarda da uygulanır. Karşılıklı tokatlaşmanın ve eşinin kendisine saksı fırlatmasının ardından eşini pencereden iten sanığın dosyasında ilk derece mahkemesi daha yüksek oranda indirim yapmıştı. Daire 2022'de, ilk haksız hareketin kimden başladığı belli olmayan olaylarda dörtte bir oranında indirim yapılması gerektiğini belirterek kararı bozdu. Yeniden yapılan yargılamada ceza 6 yıl 3 aydan 9 yıl 4 ay 15 güne çıktı. Daire 2023'te "mağdurdan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu" hususunu belirterek yeni hükmü onadı (Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 13.06.2023, E. 2023/3109, K. 2023/4158).
Bu ilkenin de bir sınırı vardır. Ceza Genel Kurulu, şüphenin sanık lehine yorumlanmasına ilişkin kabulün "olayın gerçekleşme biçimine, somut olayın özelliklerine ve hayatın olağan akışına uygun düşmesi zorunludur" diyerek sınırı çizdi ve uzun süredir şiddet uygulayan sanığın delilsiz iddiasında ilkeyi işletmedi (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 21.01.2026, E. 2024/559, K. 2026/42).
Tahrik ile Suç Arasındaki Zaman
Haksız tahrik için suçun haksız fiilin hemen ardından işlenmesi şart değildir. Ceza Genel Kurulu, "Mağdur ya da ölenden gelen haksız hareketin psikolojik etkisinin devam ettiğinin kabulünde zorunluluk bulunan hâllerde, haksız tahrik hükmünün uygulanması gerekmektedir" diyor (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 21.01.2026, E. 2024/559, K. 2026/42). Ancak aradan geçen süre hem tahrikin varlığını hem de indirim oranını etkiler.
Eşi ile maktul arasında 2013 yılında yaşanan ilişkiyi öğrenen ve maktulü daha sonra tasarlayarak öldüren sanık hakkında mahkeme haksız tahrik uygulamamıştı. Daire, ilişkinin tanıklarca doğrulandığını belirtti ve haksız fiil ile suç tarihi arasındaki süreyi de gözeterek kararı bozdu. Daireye göre "24 yıl olan asgari indirim düzeyinden haksız tahrik indirimi yapılması gerektiğinin gözetilmemesi" hukuka aykırıydı (Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 08.09.2025, E. 2024/5332, K. 2025/5727). Ağırlaştırılmış müebbet yerine verilebilecek en yüksek süre olan 24 yıl, asgari indirim düzeyidir. Bu kararda tasarlama kabul edilmiş, buna rağmen asgari düzeyde indirim gerekli görülmüştü.
Haksız Tahrik Nasıl İspat Edilir?
Kararlara göre tahrik oluşturan davranış tanık beyanları, mesajlar, ses kayıtları ve telefon kayıtları gibi dosyadaki delillerle ortaya konmalıdır ve sanığın sonradan ileri sürdüğü soyut iddialar yetmez. Sanık somut bir iddiada bulunmuşsa mahkeme bunu araştırmak zorundadır. Sadakatsizliğin cinsel birliktelik boyutuna ulaştığının kanıtlanması da şart değildir. İlk haksız hareketin kimden geldiği belirlenemiyorsa şüphe sanık lehine yorumlanır, ancak bu kabul hayatın olağan akışına uygun olmalıdır.
Haksız Tahrik ile Meşru Savunma Farkı
Haksız tahrik cezayı yalnız azaltır, meşru savunmada ise ceza verilmez. Meşru savunma, bir hakka yönelmiş haksız saldırının o anda ve saldırıyla orantılı biçimde defedilmesini gerektirir (TCK m. 25/1). Meşru savunmada sınır mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan dolayı aşılmışsa da faile ceza verilmez (TCK m. 27/2).
Bir kavgada on yerinden bıçaklanan kişi, saldırganın yere düşen bıçağı yeniden alacağı korkusuyla onun bacaklarına ateş etmiş ve kasten öldürmeye teşebbüsten mahkûm edilmişti. Daire, meşru savunmanın koşulları oluşmasa da kişinin "haksız saldırıyı defetmek amacıyla meşru savunmadaki sınırı mazur görülebilecek bir heyecan, korku ve telaşla aştığının kabulünde zorunluluk bulunduğu" hususunu belirterek ceza verilmemesi gerektiğini söyledi. Daireye göre bu kabul yapılmasa bile "haksız tahrik indiriminin azamiye yakın düzeyde olması gerektiğinin düşünülmemesi" hukuka aykırıydı. Kavgayı başlatan kişiye haksız tahrik indirimi uygulanması da eksik ceza sayıldı (Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 20.05.2026, E. 2024/1623, K. 2026/4105).
Karşılıklı Hakaret ve TCK 129
(2) Bu suçun, kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenmesi halinde, kişiye ceza verilmez.
(3) Hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmesi halinde, olayın mahiyetine göre, taraflardan her ikisi veya biri hakkında verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.
Hakaret suçunda haksız tahrik bu maddede ayrıca düzenlenmiştir ve TCK 29'dan farklı olarak ceza hiç verilmeyebilir. Eşler veya kayın hısımları arasındaki tartışmalarda karşılıklı söylenen sözler de bu kapsamda değerlendirilir. Hakaret suçunun diğer kurallarını hakaret suçu ve cezası yazımızda, kayınvalideye edilen hakaretin boşanma davasındaki etkisini kayınvalideye hakaret yazımızda anlattık.
Takdiri İndirim ve 2022 Değişikliği (TCK 62)
Halk arasında iyi hal indirimi denen takdiri indirim, haksız tahrikten ayrı bir kurumdur ve ceza hesabında en son uygulanır (TCK m. 61/5). 27.05.2022'de yürürlüğe giren 7406 sayılı Kanunla yargılama sürecindeki davranışların ancak pişmanlığı gösteriyorsa dikkate alınacağı, failin duruşmada mahkemeyi etkilemeye yönelik şekli tutumunun indirim nedeni sayılmayacağı ve indirim nedenlerinin gerekçeleriyle gösterileceği kurala bağlandı. Bu değişiklik takdiri indirime ilişkindir, haksız tahrik indirimini etkilemez.
- Duruşmadaki tutum gerekçe olamaz. Bir öldürme dosyasında bölge adliye mahkemesi sanığın duruşmadaki hâlini gerekçe göstererek takdiri indirim uygulamıştı. Daire, "yasal düzenlemeye aykırı ve yetersiz gerekçe ile sanık hakkında takdiri indirim uygulanmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur" diyerek kararı bozdu (Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 26.05.2025, E. 2023/8980, K. 2025/4204).
- Bu cümle kalıp ret gerekçesi de olamaz. Başka bir dosyada mahkeme, "duruşma zabıtlarına ve dava dosyasına yansıyan olumsuz bir kişiliği saptanmayan sanık hakkında" 7406 sayılı Kanunla eklenen cümleye dayanarak takdiri indirim uygulamamıştı. Daire bunu yasal olmayan bir gerekçe sayarak kararı bozdu (Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 15.01.2024, E. 2023/5267, K. 2024/301).
Ne Yapmalısınız?
- Tahrik edici davranışın delillerini, örneğin mesajları, ses kayıtlarını, tanıkların bilgilerini ve varsa darp raporunu erkenden dosyaya sunun.
- Sadakatsizlik veya hakaret iddiasını soyut bırakmayın. Telefon kayıtlarının, yazışmaların ve taraflar arasındaki boşanma dosyasının getirtilmesini isteyin.
- İfadenizde olayın sırasını, ilk haksız hareketin kimden geldiğini ve olaylar arasındaki zamanı açıkça anlatın.
- Affedilen eski olaylara dayanan bir savunmanın tek başına yeterli olmayabileceğini bilin.
- Mağdur veya ölenin yakınıysanız tahrik iddiasını çürüten delilleri ve sanığın önceki davranışlarını gösteren kayıtları sunun.
- Eşinizden şiddet veya tehdit görüyorsanız 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı isteyin. Bu yolu uzaklaştırma kararı yazımızda anlattık.
- Haksız tahrik ve indirim oranı istinaf ve temyiz aşamalarında da ileri sürülebilir.
Yazıda Dayandığımız Kararlar
| Karar | Olay | Sonuç |
|---|---|---|
| Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 21.01.2026, E. 2024/559, K. 2026/42 | Şiddet gören ve yeni hayat kuran eşin öldürülmesi, soyut aldatma savunması | Tahrik yok, bozma |
| Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 11.02.2026, E. 2024/544, K. 2026/82 | Ayrı yaşayan eşin cinsel birlikteliğe dayalı ilişkisi | Makul indirim gerekir, bozma |
| Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 21.02.2023, E. 2022/8272, K. 2023/562 | Eşin boşanmak istemesi, affedilen eski olay | Tahrik yok, onama |
| Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 23.11.2023, E. 2022/8292, K. 2023/7127 | Affedildikten sonra tekrar eden sadakatsizlik | Tahrik uygulanmalı, bozma |
| Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 08.02.2023, E. 2022/7614, K. 2023/352 | Uzun süren ilişki, cinsellik kanıtlanamadı | Makul indirim isabetli, onama |
| Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 11.05.2026, E. 2025/2348, K. 2026/3808 | Güven sarsıcı mesajlaşmalar | Asgari indirim gerekir, bozma |
| Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 10.06.2025, E. 2024/4603, K. 2025/4520 | Eski eşin aldattığı iddiası | Kayıtlar ve boşanma dosyası incelenmeli, bozma |
| Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 16.01.2025, E. 2023/2539, K. 2025/430 | Doğrulanmayan aldatma iddiası | Soyut iddia yetmez, bozma |
| Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 21.05.2026, E. 2025/2449, K. 2026/4197 | Sosyal medya kaynaklı şüphe | Tahrik yok, başka yönden bozma |
| Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 12.03.2026, E. 2024/6444, K. 2026/1955 | Delilsiz sadakatsizlik iddiası, hakaret savunması | Tahrik yok, onama |
| Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 13.06.2023, E. 2023/3109, K. 2023/4158 | Eşler arasında başlatanı belli olmayan kavga | Dörtte bir isabetli, onama |
| Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 14.09.2026, E. 2025/5545, K. 2026/5381 | İlk haksız hareketi belirsiz kavga | Asgari indirim, meşru savunma yok |
| Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 08.09.2025, E. 2024/5332, K. 2025/5727 | Eşin eski ilişkisinden sonra tasarlanan öldürme | Süre gözetilerek asgari indirim, bozma |
| Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 20.05.2026, E. 2024/1623, K. 2026/4105 | Bıçaklanan kişinin karşılık vermesi | TCK 27/2, ceza verilmemeli, bozma |
| Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 15.01.2024, E. 2023/5267, K. 2024/301 | 7406 cümlesiyle takdiri indirimin reddi | Yasal olmayan gerekçe, bozma |
| Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 26.05.2025, E. 2023/8980, K. 2025/4204 | Duruşmadaki hâle dayanan takdiri indirim | Kanuna aykırı gerekçe, bozma |
Sonuç
Haksız tahrik, haksız bir fiilin yarattığı öfke veya derin acı altında işlenen suçta cezayı önemli ölçüde azaltır. Ağırlaştırılmış müebbet yerine 18-24 yıl, müebbet yerine 12-18 yıl hapis verilir, diğer cezalar dörtte birden dörtte üçe kadar indirilir ve Yargıtay oranı denetler.
Eşler arasındaki dosyalarda belirleyici olan delildir. Yargıtay eşin boşanmak istemesini, kıskançlıktan doğan şüpheyi ve soyut aldatma iddialarını tahrik saymıyor, delille sabit sadakatsizlikte ise asgari veya makul oranda indirim gerekli görüyor. Kadına karşı suçlarda tahriki yasaklayan özel bir hüküm yoktur, ancak her iddia delille incelenir.

Av. Murat Aydar
İstanbul'da aile hukuku alanında müvekkillerime hizmet veriyorum. Özellikle anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı davalarında hukuki destek sağlıyorum.
