Ceza Hukuku

Hırsızlık Suçu ve Cezası 2026 (TCK 141-147)

Av. Murat Aydarİstanbul Boşanma Avukatı
Son güncelleme: 25 Temmuz 2026
25 dk okuma

Özet

Basit hırsızlığın cezası TCK m. 141/1'de 1 yıldan 3 yıla kadar hapistir; nitelikli hâller m. 142/1'de 3-7 yıl, m. 142/2'de 5-10 yıl, sıvı veya gaz enerjide m. 142/3'te 5-12 yıldır. Gece vakti işlenirse ceza yarı oranında artırılır (m. 143) — 6545 sayılı Kanun ile artırım "üçte birine kadar"dan "yarı oranında"ya çıkarıldı ve takdirî olmaktan çıktı. Kanunda cezayı tamamen kaldırabilen üç hüküm var: malın değerinin azlığı (m. 145), zorunluluk hâli (m. 147) ve paydaş olunan mal ile alacağı tahsil hâli (m. 144, 2 ay-1 yıl ve şikâyete bağlı). Kullanma hırsızlığı (m. 146) suçu şikâyete bağlı yapar ve cezayı yarıya indirir; ancak Ceza Genel Kurulu 15.01.2025 kararında belirleyici olanın alma anındaki iade niyeti olduğunu vurgulayıp aynı dosyada düşme kararı yerine 6 yıl 3 ay hapsi onaylamıştır. Suç, mal mağdurun hâkimiyet alanından çıktığı anda tamamlanır; teşebbüs hâlinde m. 168/1 etkin pişmanlık uygulanmaz. Uzlaştırma yalnızca m. 141'de mümkündür ve hırsızlık CMK m. 100/3 katalog suçlarındandır.

Park hâlindeki bir otobüsün kapısını açıp, içindeki kontak anahtarıyla çalıştırıp gezmeye çıkan bir kişi düşünün. Mağdur aracını sağlam ve eksiksiz geri alıyor ve şikâyetçi olmuyor. İlk derece mahkemesi davayı düşürüyor. Aynı dosya Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na geldiğinde sonuç 6 yıl 3 ay hapis oluyor — ve dört üye karşı oy yazıyor.

Ben Avukat Murat Aydar. Hırsızlık, ceza mahkemelerinin en kalabalık dosya tipi; ama aynı zamanda ceza aralığı en geniş suçlardan biri. Aynı fiil, bir bende girer 1 yıl, başka bir bende girer 10 yıl. Üstelik kanunda cezayı tamamen kaldırabilen üç ayrı hüküm var ve çoğu kişi bunların varlığından haberdar değil. Bu yazıda hem cezaları hem de Yargıtay'ın bu ayrımları nasıl yaptığını okuduğum kararlarla anlatacağım.

ℹ️Bilgi
30 saniyede hırsızlık suçu:
1. Basit hırsızlık (TCK m. 141/1): 1 yıldan 3 yıla kadar hapis.
2. Nitelikli hırsızlık (m. 142/1): 3-7 yıl; m. 142/2'deki hâllerde 5-10 yıl.
3. Suç gece vakti işlenirse ceza yarı oranında artırılır (m. 143).
4. Malın değeri azsa cezada indirim yapılabilir ya da ceza vermekten tamamen vazgeçilebilir (m. 145).
5. Kullanma hırsızlığında (geçici kullanıp iade etmek üzere) suç şikâyete bağlı hâle gelir ve ceza yarı oranına kadar iner (m. 146).
6. Paydaş olunan mal üzerinde veya alacağı tahsil amacıyla işlenirse şikâyet üzerine 2 aydan 1 yıla kadar hapis veya adlî para (m. 144).
7. Ağır ve acil bir ihtiyaç için işlenmişse indirim yapılabilir ya da ceza verilmeyebilir (m. 147).
8. Sadece m. 141 uzlaştırmaya tabidir; nitelikli hırsızlık değildir. Zararın giderilmesinde m. 168 etkin pişmanlık uygulanır.

Hırsızlık Suçu Nedir? (TCK m. 141)

Tanımdaki her kelime bir şart. Dördü birlikte gerçekleşmezse hırsızlık oluşmaz:

  1. Zilyedin rızasının bulunmaması. Dikkat: kanun "malikin" değil "zilyedin" diyor. Malı fiilen elinde tutan kişinin rızası esastır; kiracının elindeki eşyayı malik bile izinsiz alamaz.
  2. Malın başkasına ait olması. Kendi malınızı almanız hırsızlık değildir — ama malın paylı veya elbirliğiyle size ait olması hâlinde m. 144 devreye girer ve ceza çok düşer.
  3. Malın taşınır olması. Taşınmazlar hırsızlığın konusu olamaz. Bir daireyi "çalmak" mümkün değildir; oradaki fiil dolandırıcılık veya başka bir suçtur.
  4. Yarar sağlama maksadı ve malın bulunduğu yerden alınması.
💡İpucu
Dördüncü şart iki parçadan oluşur ve savunmada en çok işe yarayan parça budur. Yarar sağlama maksadı hırsızlıkta ayrı bir saik olarak aranır. Ceza Genel Kurulu, hırsızlığı dolandırıcılıktan ayıran farklardan birini tam bu noktaya bağlıyor: hırsızlıkta genel kastın yanında bu saikin de gerçekleşmesi gerekir, dolandırıcılıkta ise failin fiili bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesi yeterlidir.

Suç Ne Zaman Tamamlanır? Teşebbüs ve "Hâkimiyet Alanı"

"Eşyayı aldım ama daha çıkamadan yakalandım" — bu, hırsızlık dosyalarının en sık sorusudur ve cevabı cezayı ciddi biçimde değiştirir, çünkü teşebbüs hâlinde TCK m. 35 uyarınca indirim yapılır.

Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2021-2022 tarihli birçok kararında aynı formülasyon tekrarlanıyor:

"Alma teorisi"nin savunduğu gibi mağdurun hâkimiyet alanından çıkıp failin veya üçüncü kişilerin hâkimiyet alanına girmesi ile eylem tamamlanır. Diğer bir deyişle mağdurun hâkimiyet alanının bittiği yerde failin veya üçüncü kişilerin hâkimiyet alanı başlayacağından, mağdurun hâkimiyet alanından çıktığı anda hırsızlık fiili tamamlanmış olacaktır.

Yani belirleyici olan eşyayı cebinize koymanız değil, mağdurun hâkimiyet alanından çıkarmanız. Uygulamada bu şu sonuçları doğuruyor:

Hırsızlıkta tamamlanma — Yargıtay uygulaması
OlaySonuçKarar
Eşyalar hâkimiyet alanına geçirildikten sonra, kesintisiz takip olmaksızın yakalanmaTamamlandı (teşebbüs değil)13. CD, E. 2014/31750, K. 2015/16430 · 26.10.2015
Tanığın izlemesinde kesinti oluşması, mazotun hâkimiyet alanına sokulmasından sonra yakalanmaTamamlandı2. CD, E. 2013/1344, K. 2013/22489 · 02.10.2013
Müştekiden alınan paranın kendi hâkimiyet alanına geçirilmesiTamamlandı17. CD, E. 2015/5297, K. 2015/8002 · 21.10.2015
Havale ile paranın hesaba geçmesi, ancak bloke konulduğu için çekilememesiTamamlandı — sonradan çekmemek etkilemez2. CD, E. 2017/1862, K. 2018/8960 · 12.07.2018
Eşyaların yakalanan kişilerce tanığa verilmesiTamamlandı13. CD, E. 2013/9534, K. 2014/10228 · 20.03.2014

Dördüncü satır özellikle dikkat çekicidir: para havale ile sanığın fiilî hâkimiyet alanına geçtiği anda suç tamamlanmıştır; hesaba bloke konulması ve sanığın parayı çekememesi bu sonucu değiştirmez. Bu tespit, bilişim yoluyla hırsızlık dosyalarında doğrudan uygulanıyor.

🚨Kritik Uyarı
Teşebbüsün gizli bedeli: Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 20.03.2014 tarihli kararında, teşebbüs aşamasında kalan hırsızlık suçlarında TCK m. 168/1'in uygulanamayacağı belirtilmiştir. Yani suç teşebbüs aşamasında kaldıysa, zararı gidererek etkin pişmanlık indirimi almanız mümkün olmuyor — çünkü ortada giderilecek bir zarar oluşmamıştır. Teşebbüs indirimi ile etkin pişmanlık indirimi arasındaki bu ilişki, savunma stratejisinde hesaba katılmalıdır.

Nitelikli Hırsızlık ve Cezası (TCK m. 142)

Uygulamada dosyaların büyük bölümü m. 141'de değil m. 142'de. Maddenin iki ayrı ceza grubu var ve aradaki fark belirleyici.

TCK m. 142/1 — 3 yıldan 7 yıla kadar hapis
BentHâl
aKime ait olursa olsun kamu kurum ve kuruluşlarında veya ibadete ayrılmış yerlerde bulunan ya da kamu yararına veya hizmetine tahsis edilen eşya hakkında
cHalkın yararlanmasına sunulmuş ulaşım aracı içinde veya bunların belli varış veya kalkış yerlerinde bulunan eşya hakkında
dBir afet veya genel bir felaketin meydana getirebileceği zararları önlemek veya hafifletmek maksadıyla hazırlanan eşya hakkında
eAdet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında

Not: (b) bendi 18/6/2014 tarihli 6545 sayılı Kanun ile, (f) bendi ise 2/7/2012 tarihli 6352 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmıştır. Aynı 6545 sayılı Kanun, birinci fıkranın cezasını da "iki yıldan beş" yıldan "üç yıldan yedi" yıla çıkarmıştır.

TCK m. 142/2 — 5 yıldan 10 yıla kadar hapis
BentHâl
aKişinin malını koruyamayacak durumda olmasından veya ölmesinden yararlanarak
bElde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle ya da özel beceriyle
cDoğal bir afetin veya sosyal olayların meydana getirdiği korku veya kargaşadan yararlanarak
dHaksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da diğer bir aletle kilit açmak veya kilitlenmesini engellemek suretiyle
eBilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle
fTanınmamak için tedbir alarak veya yetkisi olmadığı hâlde resmî sıfat takınarak
gBüyük veya küçük baş hayvan hakkında
hHerkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında

İkinci fıkrada iki ek kural var. Birincisi: suç (b) bendindeki surette, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olan kimseye karşı işlenirse ceza üçte biri oranına kadar artırılır. İkincisi: bu fıkranın cezası da 6545 sayılı Kanun ile "üç yıldan yedi" yıldan "beş yıldan on" yıla çıkarılmıştır.

En Çok Tartışılan Bent: m. 142/2-h

(h) bendi 6545 sayılı Kanun ile 2014'te eklenmiştir ve bugün nitelikli hırsızlık dosyalarının en büyük bölümünü oluşturuyor. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 16.02.2022 tarihli kararı değişikliği özetliyor: 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile m. 142/1-b kaldırılmış, m. 142/2'ye (h) bendi eklenmiş ve ceza miktarı da artırılarak "beş yıldan on yıla kadar hapis" olarak değiştirilmiştir.

Bendin iki ayrı görünümü var:

  • Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle muhafaza — örneğin sokakta park edilmiş ama kilitli bir bisiklet veya araç.
  • Bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olma.

"Eklenti" ne demek? Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 29.09.2021 tarihli kararında tanım şöyle yapılıyor: eklenti, konuta veya işyerine bağlı olmayan ancak bitişik veya yakın olması şart olan, dış dünyadan belirli işaretlerle ayrılan ve rızaya bağlı olarak girilebilen yerdir.

Kilidin fiilen koruma sağlayıp sağlamadığı belirleyicidir. İki karar bu sınırı çiziyor:

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 04.12.2019 tarihli kararında, hırsızlığın bir devlet hastanesinin bahçesi içerisinde yapılması ve elektrikli bisikletin direksiyon kilidi kırılarak çalınması nedeniyle eylem m. 142/2-h kapsamında görülmüştür.
  • Aynı Dairenin 21.10.2020 tarihli kararında ise bisikletin kilide rağmen çalınmasının mümkün olduğu anlaşıldığından, eylemin m. 142/2-h değil m. 142/1-e (kullanımı gereği açıkta bırakılmış eşya) kapsamında kaldığına karar verilmiştir — yani 5-10 yıl yerine 3-7 yıl.
Önemli
Savunmada en etkili tek talep: Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 07.12.2020 tarihli kararında, eylemin m. 142/2-h mi yoksa m. 141'deki basit hırsızlık mı olduğunun mahallinde keşif yapılarak düzenlenecek bilirkişi raporuna göre belirlenmesi gerektiğine karar verilmiştir. Yani "orada gerçekten bir kilit veya muhafaza var mıydı, etkili miydi" sorusu keşifle tespit edilir. Bu talep, 5-10 yıllık bendi 1-3 yıla indirebilir.

Hangi Bent Önce Gelir? Özel Norm Kuralı

Bir fiil birden fazla bende girebiliyorsa hangisi uygulanır? Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 25.10.2018 tarihli kararı bu soruyu cevaplıyor: kamu kurumunda bulunan bir cep telefonunun çalınması olayında, m. 142/1-a bendi m. 142/2-h bendine göre daha özel nitelikte bulunmuş ve m. 142/1-a uygulanmıştır.

Sonuç savunma açısından çok değerlidir: daha özel olan bent daha hafif olduğu için (3-7 yıl yerine 5-10 yıl değil), bu tespit cezayı doğrudan düşürür.

⚠️Dikkat
Uygulamada sık görülen üç hata — dosyanızda kontrol edin:
1. Hem m. 141/1 hem m. 142/2-h'den ayrı ayrı hüküm kurulması. Yargıtay 17. Ceza Dairesi 14.10.2019 tarihli kararında bunu bozma sebebi yapmış; ayrıca CMK m. 226 uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan vasıf değiştirilmesini de hukuka aykırı bulmuştur.
2. Gerekçede bir bent, uygulama maddesinde başka bir bent yazılması. Yargıtay 2. Ceza Dairesi 20.09.2021 tarihli kararında gerekçede m. 142/2-h denip uygulama maddesinin m. 142/2-b gösterilmesini mahallinde giderilebilir eksiklik saymıştır.
3. Etkin pişmanlığa ilişkin uygulama maddesinin hiç yazılmaması.

Enerji Hırsızlığı ve Diğer Fıkralar

m. 142/3 — enerji. Suçun sıvı veya gaz hâlindeki enerji hakkında ve bunların nakline, işlenmesine veya depolanmasına ait tesislerde işlenmesi hâlinde ceza 5 yıldan 12 yıla kadar hapistir. Fiil bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenirse ceza yarı oranında artırılır ve 10.000 güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.

m. 142/4 — şikâyet aranmaz. Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlâli veya mala zarar verme suçunun işlenmesi hâlinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikâyet aranmaz. Yani "kapıyı kırdım ama ev sahibi şikâyet etmedi" savunması işlemez.

m. 142/5 — kamu hizmetinin aksaması. Hırsızlık sonucunda haberleşme, enerji ya da demiryolu veya havayolu ulaşımı alanında kamu hizmetinin geçici de olsa aksaması hâlinde, verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır. Kablo hırsızlığı dosyalarında bu fıkra cezayı katlar.

Gece Vakti İşlenmesi (TCK m. 143)

Bu artırım da 6545 sayılı Kanun ile ağırlaştırılmıştır: eskiden "üçte birine kadar" olan artırım, "yarı oranında" hâline getirilmiştir. "Kadar" ibaresi kalktığı için artırım artık takdirî değil; koşulu varsa yarı oranında uygulanır.

Etkisi büyüktür. Aşağıda inceleyeceğim Ceza Genel Kurulu kararında sanık m. 142/2-d ve m. 143 uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası almıştır; gece vakti artırımı bu sonucun önemli bir bileşenidir.

Malın Değerinin Az Olması (TCK m. 145)

Bu madde, hırsızlık dosyalarında cezayı tamamen kaldırabilen üç hükümden biridir ve arama hacmine bakılırsa vatandaşın en çok merak ettiği konulardan biri.

Maddenin üç özelliğine dikkat edin:

  • Sabit bir oran yok — "indirim yapılabileceği gibi" ve "vazgeçilebilir" ifadeleri mahkemeye takdir yetkisi verir.
  • Belirli bir parasal eşik yok. "Azlık" somut olaya göre değerlendirilir.
  • Madde yalnızca değere değil, "suçun işleniş şekli ve özellikleri"ne de bakılmasını emreder. Yani değer az olsa bile işleniş biçimi ağırsa vazgeçilmez.

Bu son nokta uygulamada belirleyici oluyor. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin elektrik hırsızlığına ilişkin 12.07.2011 ve su hırsızlığına ilişkin 26.12.2011 tarihli kararlarında, suçun işleniş biçimine göre m. 145'in uygulanma koşullarının bulunmadığı gözetilmeden "değerin azlığı" gerekçesiyle ceza vermekten vazgeçilmesi bozma sebebi yapılmıştır.

Yargıtay'ın Sürekli Bozduğu Usul Hatası

Bu, mahkemelerin tekrar tekrar yaptığı ve Yargıtay'ın tekrar tekrar bozduğu bir hatadır. m. 145 uyarınca ceza vermekten vazgeçiliyorsa:

🚨Kritik Uyarı
Mahkeme önce mahkûmiyet hükmü kurup sonra cezadan vazgeçemez. Doğrudan, mahkûmiyet hükmü kurulmaksızın CMK m. 223/4 uyarınca "ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerekir.

Yargıtay 2. Ceza Dairesi bu hatayı en az beş ayrı kararda bozmuştur: 20.01.2011, 18.04.2011, 12.07.2011, 26.12.2011, 31.10.2013 ve 24.11.2015. Fark teoride kalmaz — mahkûmiyet hükmü kurulması adlî sicile ve tekerrüre etki eder, "ceza verilmesine yer olmadığı" kararı ise farklı sonuç doğurur. Kararınızda bu ayrımın doğru yapıldığını mutlaka kontrol ettirin.

Zorunluluk Hâli (TCK m. 147)

Halk arasında "ekmek çalma" hâli diye bilinen düzenleme budur. m. 145 gibi bu da hem indirim hem tam cezasızlık imkânı tanır; ancak iki şart birlikte aranır: ihtiyacın ağır ve acil olması.

İki maddeyi karıştırmamak gerekir: m. 145 malın değerine, m. 147 failin içinde bulunduğu duruma bakar. Bir dosyada ikisi birlikte de ileri sürülebilir — az değerli bir gıda maddesinin acil ihtiyaç için alınması gibi.

Kullanma Hırsızlığı (TCK m. 146) ve 2025 Ceza Genel Kurulu Kararı

Bu maddenin değeri indirimden çok şikâyete bağlı hâle getirmesindedir. m. 146 kabul edilirse mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi davayı düşürür. Kabul edilmezse aynı fiil 5-10 yıllık bir bende girebilir. Aradaki uçurum, bu maddeyi hırsızlık savunmasının en kritik noktası yapıyor.

Otobüs Olayı: Düşme Kararından 6 Yıl 3 Aya

Ceza Genel Kurulu'nun 15 Ocak 2025 tarihli kararı bu maddenin sınırlarını en güncel biçimde çiziyor.

Olay: Sanık, 29.02.2016 gecesi saat 02.00 sıralarında park hâlindeki bir otobüsün hava mandalına basmak suretiyle kapısını açıp içine giriyor, şoför koltuğunun üzerindeki bölmeden ele geçirdiği kontak anahtarıyla otobüsü çalıştırıyor, yolda tanıdığı bir kişiyi de alıp bir süre geziyor ve aracın trafiği tehlikeye düşürecek şekilde seyrettiği anons edilince devriye ekiplerince yakalanıyor. Sanık alkollüdür.

Mağdurun beyanı sanık lehineydi: aracını sağlam ve eksiksiz teslim aldığını ve şikâyetçi olmadığını söylüyor. Kontak anahtarını da zaten arkadaşıyla dönüşümlü kullandıkları için araç içindeki çekmecede bırakmıştı; kapılar hava mandalına dokunulduğunda kendiliğinden açılıyordu.

Süreç: İlk derece mahkemesi eylemi kullanma hırsızlığı sayıp şikâyetten vazgeçme nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar veriyor. Bölge Adliye Mahkemesi bozuyor. Yeniden yapılan yargılamada sanık m. 142/2-d, m. 143 ve m. 62 uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası alıyor. 6. Ceza Dairesi oy çokluğuyla onuyor; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kullanma hırsızlığı olduğu görüşüyle itiraz ediyor.

Ceza Genel Kurulu itirazı reddetti. Gerekçe üç dayanağa oturuyor:

  1. Sanık aracı kullanırken yakalanmıştır; iade henüz gerçekleşmemiştir.
  2. Tutanak tanıklarına göre sanık "araç babama ait" demiştir — yani sahiplenme yönünde beyan.
  3. Sanık içeriyi karıştırıp arayarak bulduğu kontak anahtarıyla aracı çalıştırmıştır.

Bu üç husus birlikte değerlendirildiğinde, aracın geri verilmek üzere alındığına dair savunmanın suçtan kurtulmaya yönelik olduğu ve birlikte yakalanan tanığın aynı doğrultudaki ifadesinin gerçeği yansıtmadığı sonucuna varılmış; eylem haksız yere ele geçirilen anahtarla geceleyin nitelikli hırsızlık sayılmıştır.

Dört Üyenin Karşı Oyu: Neden Bu Dosya Bu Kadar Tartışmalı?

Ceza Genel Kurulu Başkanı ve üç üye karşı oy yazmıştır. Karşı oydaki muhakeme, savunma yapan bir avukat için bir şablon niteliğinde:

  • Sanığın savunması tanık beyanıyla uyumludur.
  • Aracın park yeri ile yakalandığı yer arasında kısa mesafe vardır.
  • Mağdurun eksilen eşyası ve zararı yoktur.
  • En güçlü argüman: araç sahiplenme kastıyla alınmış olsaydı dikkat çekmeyecek ölçüde kullanılması gerekirdi; oysa şehir merkezinde tehlikeli biçimde sürülüp ihbar üzerine durdurulmuştur.
  • Suçun konusu, sahiplenilmesi ya da ekonomik değere dönüştürülmesi kolay olmayan bir otobüstür.
  • Dolayısıyla mal edinme kastıyla çalındığına dair şüphe tamamen ortadan kaldırılamamıştır.

Ceza Genel Kurulu'nun Koyduğu Ölçütler

Aynı karar, m. 146'nın uygulanma ölçütlerini sistematik biçimde ortaya koyuyor. Bunlar her kullanma hırsızlığı dosyasında kontrol listesi olarak kullanılabilir:

  • Manevi unsur: Suçun manevi unsuru maldan geçici olarak yararlanma kastıdır. Eşyayı alırken sahiplenme kastı olan fail hakkında bu madde uygulanmaz.
  • Alma anındaki niyet belirleyicidir: Taşınır mal alınırken iade etmek maksadı yoksa, kısa sürede iade edilmiş olsa dahi kullanma hırsızlığı oluşmaz. Karar bunu şöyle özetliyor: önemli olan malın geri verilmek niyetiyle alınmasıdır, geri verilmesinin gerekmediği gözden uzak tutulmamalıdır.
  • Karine: Fail malı kısa süre kullandıktan sonra zilyedine iade etmiş veya zilyedin kolaylıkla bulabileceği bir yere bırakmışsa, bu durum kullanma hırsızlığına karine olabilir.
  • Yakalanma hâli: Mal henüz bırakılmamış ya da kullanılırken fail yakalanmışsa, malın geri verilmek üzere alındığının açıkça anlaşılabiliyor olması gerekir.
  • Şüphe sanık lehine: Malın hangi saikle alındığı konusunda şüphe varsa ve somut olay failin davranışlarına göre kastını değerlendirmeye elverişli değilse, bu husus sanık lehine yorumlanmalıdır.
  • "Geçici süre" nedir? Kullanma için gerekli ve yeterli en kısa süreyi ifade eder ve her somut olayda taşınır malın fonksiyonu nazara alınarak belirlenmelidir.
  • Tüketilen mal: Kural olarak kullanılması tüketime bağlı eşya bu suçun konusunu oluşturmaz.

Karar ayrıca tarihsel bir karşılaştırma yapıyor: mülga 765 sayılı Kanun'un 494/1. maddesinde kullanma hırsızlığının konusu yalnızca özel ulaşım araçları olabilirken, TCK malın cinsi konusunda ayrım yapmamış ve bütün taşınır malları kapsama almıştır. Buna karşılık TCK, mülga Kanun'dan farklı olarak malın suç işlemek için kullanılması hâlinde maddenin uygulanmayacağını öngörmüştür.

Uygulamada m. 146 Neden Çoğu Zaman Kabul Edilmiyor?

Okuduğum kararlarda çok tutarlı bir çizgi var: aracı terk etmek "iade" sayılmıyor. Ayrıca benzin ve yağ tüketilmesi düzenli olarak m. 146'nın aleyhine değerlendiriliyor.

m. 146'nın uygulanmadığı olaylar
OlayKarar
Dur ihtarına uyulmaması, kovalamaca sonucu kaza yapılarak ele geçirilme; ayrıca benzin ve yağ tüketilmesi13. CD, E. 2013/11460, K. 2014/13884 · 14.04.2014
Aracın terk hâlinde bırakılmış olarak bulunması13. CD, E. 2018/625, K. 2018/13639 · 10.10.2018
Çalınan aracın kaza mahallinde terk edilmiş olarak ele geçirilmesi; benzin ve yağ tüketimi13. CD, E. 2016/18161, K. 2016/14952 · 09.11.2016
Elektrikli bisikletin alınıp bir süre kullanıldıktan sonra başka bir yere bırakılması (mağdura iade edilmemesi)2. CD, E. 2013/26064, K. 2014/13968 · 21.05.2014
Teknenin alınıp deniz açıklarında deniz polisince yakalanması6. CD, E. 2021/6625, K. 2022/2175 · 23.02.2022
Aracın geçici kullanılıp zilyedine gerçekten iade edilmiş olmasım. 146 uygulandı — 17. CD, E. 2019/5297, K. 2019/14149 · 11.11.2019

Son satır önemli: madde gerçekten uygulanıyor — ama iade fiilen gerçekleşmişse. Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin 11.11.2019 tarihli kararında, müştekiye ait otomobilin geçici bir süre kullanılıp zilyedine iade edildiği gerekçesiyle m. 146 uygulanarak cezadan 1/2 oranında indirim yapılmıştır.

Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 29.04.2024 tarihli kararı ise bu maddenin hâlâ kanun yararına bozma konusu olduğunu gösteriyor; yani mahkemeler m. 146'yı uygulamakta veya uygulamamakta düzenli olarak hata yapıyor.

Daha Az Cezayı Gerektiren Hâller (TCK m. 144)

Bu madde, dolandırıcılıktaki m. 159'un tam karşılığıdır ve aynı mantığa oturur: fail var olmayan bir hak yaratmıyor, zaten kendisine ait olan veya alacaklı olduğu bir değere hukuka aykırı yolla ulaşıyor.

Sonuçlar çok ağır biçimde hafifliyor:

  • Ceza 2 aydan 1 yıla kadar hapis veya adlî para cezası — yani hapis zorunlu değil.
  • Suç şikâyete bağlı hâle gelir.
  • Şikâyete bağlı olduğu için uzlaştırma kapısı da açılır.
📋Örnek
(a) bendi — miras ve boşanma uyuşmazlıklarında sık karşımıza çıkar: mirasçılardan biri, henüz paylaşılmamış elbirliği mülkiyetine tabi bir eşyayı alıp götürürse fiil m. 141 değil m. 144/1-a kapsamındadır. Bu, miras dosyalarında sıkça yapılan bir suçlamayı bambaşka bir yere taşır.

(b) bendi — "alacağımı alamadım, malını aldım" senaryosudur. Burada iki şeyi ispatlamak gerekir: gerçek bir hukuki ilişkinin varlığı ve fiilin amacının o alacağı tahsil etmek olduğu.

Hırsızlık mı, Yağma mı? (TCK m. 148)

Bu ayrım, hırsızlık dosyalarındaki en büyük ceza farkını yaratır.

Ayrım tek soruya indirgenir: mağdura karşı cebir veya tehdit kullanıldı mı?

  • Kullanılmadıysa → hırsızlık. Basit hâlde 1-3 yıl.
  • Kullanıldıysa → yağma. Basit hâlde 6-10 yıl.

Maddenin iki ince noktası var. Birincisi, m. 148/2 uyarınca cebir veya tehditle mağdurun senet vermeye, senedin alınmasına karşı koymamaya, ileride senet hâline getirilebilecek bir kâğıdı imzalamaya veya var olan bir senedi imha etmeye mecbur edilmesi de aynı cezayı doğurur. İkincisi, m. 148/3 uyarınca mağdurun herhangi bir vasıta ile kendisini bilmeyecek ve savunamayacak hâle getirilmesi de yağmada cebir sayılır — uyutucu madde verilmesi gibi hâller buraya girer.

Hırsızlık mı, Güveni Kötüye Kullanma mı, Dolandırıcılık mı?

Bu üçlü ayrımın ölçütü zilyetliğin nasıl ve ne zaman el değiştirdiğidir. Ceza Genel Kurulu 04.10.2022 tarihli kararında farkları sıralıyor:

Üç suçun ayrımı
SuçÖlçütCeza (temel hâl)
Hırsızlık (m. 141)Zilyedin rızası yok; mal bulunduğu yerden alınır1-3 yıl
Dolandırıcılık (m. 157)Mal rızayla teslim edilir, ama rıza hileyle sakatlanmıştır1-5 yıl + adlî para
Güveni kötüye kullanma (m. 155)Mal hukuka uygun teslim edilmiş, sonra zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunulmuştur6 ay-2 yıl (m. 155/2'de 1-7 yıl)

Ceza Genel Kurulu iki farkı daha ekliyor: hırsızlığın konusunu sadece taşınır mallar oluşturur, dolandırıcılığın konusunu taşınmazlar da oluşturabilir; ve hırsızlıkta genel kastın yanında yarar sağlama saiki de aranır.

Hile kullanılan olaylarda kritik kural şudur:

Hileli davranışlar geçici de olsa rızai bir teslimi doğurmamış; bu bağlamda mal, failin el çabukluğu veya özel becerisi gibi maddi bir hareketiyle bulunduğu yerden alınmak suretiyle elde edilmiş ise eylem dolandırıcılık suçunu değil hırsızlık suçunu oluşturacaktır.

Aynı kararda, hırsızlık öncesinde kolaylaştırıcı unsur olarak hile kullanılmasının TCK m. 61 uyarınca temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınabileceği de belirtilmiştir. Bu ayrımın ayrıntılı anlatımı ve ATM örneği için bilişim suçları ve cezaları yazımıza bakabilirsiniz; hile ölçütünün tamamı için dolandırıcılık suçu ve cezası yazımızda ayrı bir bölüm var.

Etkin Pişmanlık: Malı Geri Vermek (TCK m. 168)

Hırsızlık, TCK m. 168'in ilk sayılan suçudur ve bu madde uygulamada cezayı en çok düşüren araçtır.

Hırsızlıkta etkin pişmanlık
ZamanlamaİndirimKoşul
Kovuşturma başlamadan önceCezanın 2/3'üne kadarZararın tamamen giderilmesi (aynen geri verme veya tazmin)
Kovuşturma başladıktan sonra, hükümden önceCezanın 1/2'sine kadarZararın tamamen giderilmesi
Kısmen geri verme veya tazminİlgili fıkradaki oranAyrıca mağdurun rızası şart
Suç teşebbüs aşamasında kalmışsam. 168/1 uygulanmaz13. CD, E. 2013/9534, K. 2014/10228 · 20.03.2014

"Kovuşturmanın başlaması" anı burada da belirleyicidir: Yargıtay uygulamasında ölçüt iddianamenin kabul tarihidir. Ödeme bu tarihten önce yapılırsa 2/3, sonra yapılırsa 1/2 oranı uygulanır — pratikte yıllara varan bir fark.

💡İpucu
Hırsızlıkta etkin pişmanlığın bir avantajı var: malın aynen geri verilmesi de yeterlidir, tazmin şart değil. Çalınan eşya sağlam biçimde iade edilirse zarar giderilmiş sayılır. Buna karşılık eşya kullanılmış, yıpranmış veya bir kısmı tüketilmişse fark tazmin edilmelidir; yukarıda gördüğümüz "benzin ve yağ tüketimi" kararları bu noktada da işe yarar.

Şikâyet, Uzlaştırma, Tutuklama ve Görevli Mahkeme

Şikâyet. Hırsızlık kural olarak şikâyete bağlı değildir; savcılık resen soruşturma başlatır. Üç istisna vardır ve hepsi cezayı hafifleten maddelerdir: m. 144 (paydaş olunan mal / alacağı tahsil) ve m. 146 (kullanma hırsızlığı) şikâyete bağlıdır. Ayrıca m. 142/4 uyarınca, hırsızlık amacıyla işlenen konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme bakımından şikâyet aranmaz.

Uzlaştırma. CMK m. 253/1-b bendinin 6 numaralı alt bendi, 24 Kasım 2016 tarihli 6763 sayılı Kanun ile eklenmiştir ve yalnızca "Hırsızlık (madde 141)" ifadesini taşır. m. 142'ye atıf yoktur.

🚨Kritik Uyarı
Basit hırsızlık (m. 141): uzlaştırmaya tabidir.
Nitelikli hırsızlık (m. 142): uzlaştırmaya tabi değildir.

Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 21.06.2021 tarihli kararı bunu açıkça teyit ediyor: suça sürüklenen çocuğun eyleminin m. 142/2-h kapsamında olduğu ve m. 142/2-h'nin uzlaşma kapsamında bulunmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Sonuç: vasıf tartışması yalnızca ceza miktarını değil, uzlaşma hakkınızın var olup olmadığını da belirliyor. Aynı şey m. 144 ve m. 146 için de geçerli — bu maddeler suçu şikâyete bağlı hâle getirdiği için uzlaştırma kapısını açar.

Tutuklama. Hırsızlık, dolandırıcılığın aksine CMK m. 100/3'teki katalog suçlar arasındadır: m. 100/3-a bendinin 8 numaralı alt bendi "Hırsızlık (madde 141, 142)" ifadesini taşır ve bu alt bent 6/12/2006 tarihli 5560 sayılı Kanun ile eklenmiştir. Yani hırsızlık dosyalarında tutuklama nedeninin var sayılabilmesi mümkündür ve bu, tutukluluk riskini belirgin biçimde artırır.

Görevli mahkeme. Tüm hırsızlık suçları bakımından asliye ceza mahkemesi görevlidir; m. 142/3'te üst sınır 12 yıla çıksa da görev değişmez.

İstinaf süresi. 2 Mart 2024 tarihli 7499 sayılı Kanun ile değişen CMK m. 273/1 uyarınca istinaf süresi, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır. İnternetteki birçok kaynak hâlâ yedi gün yazıyor; bu, doğrudan hak kaybına yol açan yaygın bir hatadır.

Hırsızlık Dosyasında Avukatın Rolü

Bu yazıyı hazırlarken okuduğum kararlardan çıkan sonuç şu: hırsızlık dosyalarında cezayı belirleyen şey fiilin işlenip işlenmediği değil, hangi maddeye ve hangi bende girdiğidir. Kontrol listesi:

  1. Hangi bent? m. 141 (1-3 yıl), m. 142/1 (3-7 yıl), m. 142/2 (5-10 yıl) veya m. 142/3 (5-12 yıl). Özel norm kuralı gereği daha özel bent uygulanır ve bu bazen daha hafiftir.
  2. Kilit veya muhafaza gerçekten var mıydı, etkili miydi? m. 142/2-h için mahallinde keşif ve bilirkişi raporu talep edilmelidir.
  3. Suç tamamlandı mı, teşebbüs mü? Mal mağdurun hâkimiyet alanından çıktı mı, takip kesintisiz miydi?
  4. m. 144 ihtimali var mı? Paydaşlık veya gerçek bir alacak ilişkisi cezayı 2 ay-1 yıla indirir ve suçu şikâyete bağlı yapar.
  5. m. 146 ihtimali var mı? Alma anındaki niyet iade yönündeyse ceza yarıya iner ve şikâyetten vazgeçme davayı düşürür. Ceza Genel Kurulu'nun 2025 kararındaki ölçütler tek tek tartışılmalıdır.
  6. m. 145 ve m. 147 gündemde mi? Değerin azlığı veya ağır ve acil ihtiyaç, cezayı tamamen kaldırabilir. Vazgeçme hâlinde CMK m. 223/4 uyarınca karar verilip verilmediği denetlenmelidir.
  7. Gece vakti artırımı doğru uygulandı mı? m. 143 artık "yarı oranında" ve takdirî değil.
  8. Etkin pişmanlık penceresi açık mı? İddianame kabul edilmeden önce 2/3'e kadar indirim mümkün.

Mağdur ve katılan tarafında öncelik farklıdır: eşya listesinin ve değerinin baştan doğru tespit edilmesi, güvenlik kamerası kayıtlarının saklama süresi dolmadan istenmesi ve zararın belgelenmesi. Uzlaşma teklifi geldiğinde ise m. 141 ile m. 142 arasındaki farkın sonuçlarını bilerek karar vermek gerekir.

Hırsızlık suçlaması bir miras veya boşanma uyuşmazlığından doğduysa iki süreci birlikte yürütmek gerekir; m. 144'ün paydaşlık hâli tam bu kesişimde durur. Dosyanız kart, hesap veya internet bankacılığı üzerinden geliştiyse bilişim suçları, hile iddiası varsa dolandırıcılık, sahte belge kullanıldıysa belgede sahtecilik yazılarımız bu kesişimleri ele alıyor. Dosyanızı değerlendirmek için İstanbul ceza avukatı sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

Yazar Hakkında
Av. Murat Aydar

Av. Murat Aydar

Boşanma Avukatıİstanbul Barosu - Sicil No: 62459

İstanbul'da aile hukuku alanında müvekkillerime hizmet veriyorum. Özellikle anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı davalarında hukuki destek sağlıyorum.