Özet
Evlilik devam ederken veya sona ermesinden başlayarak 300 gün içinde doğan çocuğun babası kocadır (TMK m. 285); bu bağ ancak soybağının reddi davasıyla kaldırılabilir. Anayasa Mahkemesi 2023'te annenin dava açamamasını anayasaya aykırı buldu; 7531 sayılı Kanun'la (RG 14.11.2024) dava hakkı koca, ana ve çocuğa tanındı (TMK m. 286). Süreler hak düşürücüdür: koca öğrenmeden itibaren bir yıl, ana doğumdan itibaren bir yıl, çocuk erginlikten itibaren bir yıl (TMK m. 289); kocanın beş yıllık üst sınırı 2009'da iptal edildi. Yargıtay'a göre şüphe öğrenme değildir; süre çoğunlukla babalık testiyle başlar. Taraflar DNA incelemesine katlanmak zorundadır, gerekirse zor kullanılır (HMK m. 292). Görevli mahkeme aile mahkemesidir; çocuğa temsil kayyımı atanır.
Soybağının reddi davası, evlilik içinde doğduğu için kanunen kocanın çocuğu sayılan bir çocuk ile koca arasındaki babalık bağını mahkeme kararıyla ortadan kaldırmanın tek yoludur. Boşanma sürecinde sık karşılaşılır: aldatma şüphesi, boşanma davası sürerken doğan bir çocuk ya da yıllar sonra yapılan bir DNA testi bu davayı gündeme getirir.
Bu alanda kurallar son yıllarda önemli ölçüde değişti. Anayasa Mahkemesi 2023'te annenin bu davayı açamamasını anayasaya aykırı buldu; yasa koyucu 2024'te maddeyi yeniden yazarak anneye de dava hakkı tanıdı. Bu yazıda davayı kimlerin açabileceğini, bir yıllık hak düşürücü sürenin ne zaman başladığını, DNA testinin zorunluluğunu ve kararın sonuçlarını güncel kanun metni ve tam metni okunmuş Yargıtay kararlarıyla anlatıyoruz.
Babalık Karinesi: Evlilik ve Boşanmadan Sonraki 300 Gün
Çocuk ile ana arasındaki soybağı doğumla; çocuk ile baba arasındaki soybağı ise ana ile evlilik, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulur (TMK m. 282). Evlilik yoluyla kurulan bağın dayanağı babalık karinesidir: evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün içinde doğan çocuğun babası kocadır. Bu süre geçtikten sonra doğan çocuk ancak ananın evlilik sırasında gebe kaldığı ispatlanırsa kocaya bağlanabilir (TMK m. 285).
Karine kendiliğinden işler; nüfus kaydı da buna göre yapılır. Koca "bu çocuk benden değil" dese bile, soybağının reddi kararı verilip kesinleşmedikçe hukuken çocuğun babasıdır.
Boşanma Davası Sürerken veya Boşandıktan Sonra Doğan Çocuk Kimin Nüfusuna Yazılır?
- Boşanma davası sürerken doğan çocuk: Evlilik henüz devam ettiği için kocanın çocuğu sayılır ve onun nüfusuna yazılır. Davanın açılmış olması karineyi ortadan kaldırmaz.
- Boşanma kesinleştikten sonra 300 gün içinde doğan çocuk: Yine eski kocanın çocuğu sayılır (TMK m. 285/1).
- Anne bu 300 gün içinde yeniden evlenmişse: İkinci evlilikteki koca baba sayılır; bu karine çürütülürse ilk evlilikteki koca baba sayılır (TMK m. 290).
- 300 gün geçtikten sonra doğan çocuk: Karine işlemez; çocuğun eski kocaya bağlanması, gebeliğin evlilik sırasında başladığının ispatına bağlıdır (TMK m. 285/2).
Kadının boşandıktan sonra 300 gün geçmeden evlenememesi de aynı sürenin sonucudur; doğurmakla süre biter, gebe olmadığı anlaşılırsa mahkeme süreyi kaldırır (TMK m. 132). Ayrıntılar için iddet süresi ve bekleme süresinin kaldırılması yazımıza, hamilelik döneminde açılan boşanma davaları için hamileyken boşanma davası yazımıza bakabilirsiniz.
Soybağının Reddi Davasını Kimler Açabilir?
Kanunun güncel hâline göre koca, ana veya çocuk soybağının reddi davasını açarak babalık karinesini çürütebilir; dava, dava açma hakkına sahip diğer kişilere karşı açılır (TMK m. 286, 7531 sayılı Kanun'la değişik). Yani koca davayı açıyorsa ana ve çocuk, ana açıyorsa koca ve çocuk, çocuk açıyorsa koca ve ana davalıdır.
Anne Soybağının Reddi Davası Açabilir mi?
Evet, artık açabilir. Eski metinde dava hakkı yalnızca kocaya ve çocuğa tanınmıştı. Anayasa Mahkemesi 26.07.2023 tarihli, 2023/37 Esas, 2023/140 Karar sayılı kararıyla, annenin çocuğun biyolojik babasının koca olmadığını ileri sürerek dava açmasına imkân tanımayan kuralın özel hayata saygı hakkı bağlamında etkili başvuru hakkını ihlal ettiğine karar verdi (Yargıtay HGK, 08.10.2025, E. 2024/366, K. 2025/603). Ardından 7531 sayılı Kanun (Resmî Gazete 14.11.2024) maddeyi yeniden düzenleyerek anneyi dava açabilecekler arasına ekledi.
Bu değişikliğin eski dosyalara etkisi de Yargıtay kararıyla netleşti: annenin 2019'da açtığı ve "davacı sıfatı yok" gerekçesiyle reddedilen davası, sonradan açtığı yeni dava bakımından kesin hüküm oluşturmaz; anne bu davayı açabilir. Aynı kararda mahkemenin çocuğa temsil kayyımı atayarak taraf teşkilini sağlaması ve esas hakkında karar vermesi gerektiği belirtildi (Yargıtay 2. HD, 15.04.2026, E. 2026/2257, K. 2026/4224).
Biyolojik Baba veya Kocanın Ailesi Dava Açabilir mi?
Kural olarak hayır; dava hakkı koca, ana ve çocuğa aittir. İstisna, dava açma süresi geçmeden kocanın ölmesi, gaipliğine karar verilmesi veya sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybetmesi hâlidir. Bu durumda baba olduğunu iddia eden kişi ile kocanın altsoyu, anası veya babası; doğumu ve kocanın ölümünü, ayırt etme gücünü kaybettiğini ya da gaiplik kararını öğrenmelerinden başlayarak bir yıl içinde dava açabilir (TMK m. 291/1, 7531 sayılı Kanun'la değişik). Ergin olmayan çocuğa atanacak kayyım ise atama kararının kendisine tebliğinden başlayarak bir yıl içinde davayı açar (TMK m. 291/2).
Hak Düşürücü Süre: Bir Yıl Ne Zaman Başlar?
Süreler hak düşürücüdür; kaçırılırsa dava hakkı ortadan kalkar. Kanundaki süreler şöyledir:
| Davacı | Süre | Dayanak |
|---|---|---|
| Koca | Doğumu ve baba olmadığını ya da annenin gebe kaldığı sırada başka bir erkekle ilişkisini öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl | TMK m. 289/1 |
| Ana | Doğumdan itibaren 1 yıl | TMK m. 289/2 |
| Çocuk | Ergin olduğu tarihten itibaren 1 yıl | TMK m. 289/2 |
| Kocanın ailesi, biyolojik baba | Kocanın ölümü, gaipliği veya ayırt etme gücünü kaybettiğini öğrenmeden itibaren 1 yıl | TMK m. 291/1 |
| Küçüğe atanan kayyım | Atama kararının kendisine tebliğinden itibaren 1 yıl | TMK m. 291/2 |
Kocanın süresinde eskiden bir de "her hâlde doğumdan başlayarak beş yıl" sınırı vardı. Anayasa Mahkemesi bu ibareyi 25.06.2009 tarihli, 2008/30 Esas, 2009/96 Karar sayılı kararıyla iptal etti; kayyım için öngörülen aynı beş yıllık sınır da 10.10.2013 tarihli, 2013/62 Esas, 2013/115 Karar sayılı kararla iptal edildi. Bugün kocanın süresi, çocuk kaç yaşında olursa olsun, öğrenmeden itibaren bir yıldır.
Şüphe "Öğrenme" Değildir: DNA Testi Belirleyici
Uygulamadaki en büyük tartışma, kocanın ne zaman "öğrenmiş" sayılacağıdır. Yargıtay bu konuda açıktır: bir çocuğun kendisinden olmadığı yönündeki şüphe, öğrenme açısından yeterli kabul edilemez; yerleşik uygulamaya göre öğrenme, yargılama dışında yapılan babalık testiyle gerçekleşir ve hak düşürücü süre bu anda başlar. Bu nedenle mahkemenin, kocanın boşanma davasında çocuğun kendisinden olmadığını ileri sürdüğü tarihi öğrenme tarihi kabul ederek davayı süreden reddetmesi bozulmuştur; boşanma davasında DNA incelemesi yapılmadığı için öğrenme henüz gerçekleşmemişti (Yargıtay 2. HD, 09.04.2026, E. 2026/1414, K. 2026/3926).
Aynı yönde bir başka kararda, eski bir boşanma dosyasına eklenen nüfus kaydında çocuğun görünmesinin öğrenme sayılamayacağı, öğrenmenin duraksamaya yer bırakmayacak şekilde gerçekleşmesi için DNA testinin yapılmasının zorunlu olduğu belirtilmiştir (Yargıtay 2. HD, 07.10.2025, E. 2025/3881, K. 2025/8363).
DNA Testi Zorunlu mu? Taraf Reddederse Ne Olur?
Soybağı davalarında hâkim maddi olguları kendiliğinden araştırır ve kanıtları serbestçe takdir eder (TMK m. 284/1); tarafların ikrarı veya davayı kabul etmesi tek başına yetmez. Mahkeme bu nedenle kural olarak adli tıp aracılığıyla DNA incelemesi yaptırır.
Tarafların bu incelemeden kaçma imkânı da sınırlıdır. Taraflar ve üçüncü kişiler, soybağının belirlenmesinde zorunlu olan ve sağlıkları için tehlike yaratmayan incelemelere rıza göstermekle yükümlüdür; davalı rıza göstermezse hâkim durum ve koşullara göre bundan beklenen sonucu onun aleyhine doğmuş sayabilir (TMK m. 284/2). Hukuk Muhakemeleri Kanunu daha da ileri gider: herkes soybağının tespiti amacıyla vücudundan kan veya doku alınmasına katlanmak zorundadır ve haklı bir sebep olmaksızın bu zorunluluğa uyulmazsa hâkim incelemenin zor kullanılarak yapılmasına karar verir; üçüncü kişi tanıklıktan çekinme hakkını ileri sürerek bu yükümlülükten kaçınamaz (HMK m. 292).
Davada Neyi İspatlamak Gerekir?
- Çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüşse davacı, kocanın baba olmadığını ispat etmek zorundadır. Evlenmeden başlayarak en az 180 gün geçtikten sonra ve evliliğin sona ermesinden başlayarak en fazla 300 gün içinde doğan çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayılır (TMK m. 287).
- Çocuk evlenmeden önce veya ayrı yaşama sırasında ana rahmine düşmüşse davacının başka bir kanıt getirmesi gerekmez; ancak gebe kalma döneminde kocanın karısıyla cinsel ilişkide bulunduğuna dair inandırıcı kanıtlar varsa babalık karinesi geçerliliğini korur (TMK m. 288).
Uygulamada her iki durumda da belirleyici delil DNA raporudur; bu kurallar daha çok inceleme yapılamayan istisnai dosyalarda önem kazanır.
Hangi Mahkemede, Kime Karşı Açılır?
- Görevli mahkeme: Soybağının reddi davalarında görevli mahkeme 4787 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca aile mahkemesidir (Yargıtay HGK, 08.10.2025, E. 2024/366, K. 2025/603). Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu davalara asliye hukuk mahkemesi bakar.
- Yetkili mahkeme: Soybağına ilişkin davalar, taraflardan birinin dava veya doğum sırasındaki yerleşim yeri mahkemesinde açılır (TMK m. 283).
- Davalılar: Dava, dava açma hakkına sahip diğer kişilere karşı açılır (TMK m. 286).
- Çocuğun temsili: Anne ile çocuğun ya da koca ile çocuğun menfaatleri çatıştığı için çocuk davada ayrı bir temsil kayyımı ile temsil edilir; Yargıtay kayyım atanmadan taraf teşkili sağlanmış sayılmayacağını kabul etmektedir (Yargıtay 2. HD, 15.04.2026, E. 2026/2257, K. 2026/4224).
Soybağının reddi, boşanma davasından bağımsız bir davadır. Boşanma dilekçesinde "çocuk benden değil" demek soybağını ortadan kaldırmaz; ayrıca bu iddianın ileri sürülmesi, yukarıda anlatıldığı gibi hak düşürücü süreyi de tek başına başlatmaz. Aldatma iddiasının boşanma davasındaki etkileri için zina nedeniyle boşanma davası yazımıza bakabilirsiniz.
Soybağının Reddi Davası Dilekçesi Nasıl Yazılır?
Dilekçede mahkemenin ilk bakacağı şeyler sürenin korunup korunmadığı ve taraf teşkilidir. Bu yüzden öğrenme tarihi ve dayanağı (örneğin babalık testi raporunun tarihi) açıkça yazılmalı, çocuk için temsil kayyımı atanması ayrıca istenmelidir. Aşağıdaki taslak kocanın açtığı dava için hazırlanmıştır; ana veya çocuk davacıysa taraflar buna göre değiştirilir.
DAVACI: Ad Soyad (TCKN) — Adres
DAVALILAR: 1- Ana: Ad Soyad (TCKN) — Adres; 2- Çocuk: Ad Soyad (TCKN) — kendisine temsil kayyımı atanması talep olunur
KONU: Babalık karinesinin çürütülmesi ile davacı ile çocuk arasındaki soybağının reddi talebidir.
AÇIKLAMALAR: 1- Davacı ile davalı ana …/…/… tarihinde evlenmiştir. 2- Davalı çocuk …/…/… tarihinde doğmuş ve davacının nüfusuna kaydedilmiştir. 3- Davacı, …/…/… tarihli babalık testi raporuyla çocuğun kendisinden olmadığını öğrenmiştir; dava, öğrenme tarihinden itibaren bir yıllık süre içinde açılmaktadır. 4- Çocuk ile ananın ve davacının menfaatleri çatıştığından çocuğa temsil kayyımı atanması gerekmektedir.
HUKUKİ SEBEPLER: TMK m. 282-291, HMK m. 292 ve ilgili mevzuat.
DELİLLER: Nüfus kayıt örnekleri, evlenme kaydı, babalık testi raporu, Adli Tıp Kurumu aracılığıyla yaptırılacak DNA incelemesi, tanık ve her türlü delil.
SONUÇ VE İSTEM: Çocuğa temsil kayyımı atanmasına, taraflar ve çocuk hakkında DNA incelemesi yaptırılmasına, davacı ile çocuk arasındaki soybağının reddine, kesinleşen kararın nüfus müdürlüğüne bildirilmesine ve yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini saygıyla talep ederim.
Bu taslak genel bir örnektir; öğrenme tarihinin hangi delille ispatlanacağı, haklı sebep iddiası ve davanın boşanma dosyasıyla ilişkisi her dosyada ayrıca değerlendirilmelidir.
Dava Kabul Edilirse Ne Olur?
Soybağının reddi davası kabul edilip karar kesinleştiğinde çocuk ile koca arasındaki soybağı ortadan kalkar ve Yargıtay'ın ifadesiyle çocuk, baba yönünden soybağı bulunmayan çocuk statüsüne girer (Yargıtay 2. HD, 09.04.2026, E. 2026/1414, K. 2026/3926). Kesinleşen karar nüfus kayıtlarına işlenir. Koca ile çocuk arasındaki soybağına bağlı hak ve yükümlülükler, örneğin iştirak nafakası yükümlülüğü, bu bağ kalktığı için artık gündeme gelmez.
Biyolojik baba ile çocuk arasında soybağı ise kendiliğinden kurulmaz; bunun için tanıma veya babalık davası gerekir. Hukuk Genel Kurulu, yasal baba ile soybağı mahkeme kararıyla kaldırıldıktan sonra biyolojik babaya karşı davanın babalık davası olarak görülmesi gerektiğine karar vermiştir (Yargıtay HGK, 08.10.2025, E. 2024/366, K. 2025/603).
Ödenen Nafaka Geri İstenebilir mi?
Yargıtay, soybağı reddedilen çocuk için ilamlı icra yoluyla ödenmiş iştirak nafakasının geri istenmesini, icra hukukundaki istirdat davası olarak değil sebepsiz zenginleşmeye dayalı bir alacak olarak değerlendirmiş ve davanın esasının incelenmesi gerektiğine karar vermiştir (Yargıtay 3. HD, 28.11.2011, E. 2011/12985, K. 2011/18922; karar eski Borçlar Kanunu döneminde verilmiştir). Haklı bir sebep olmaksızın bir başkasının malvarlığından zenginleşen bunu geri vermekle yükümlüdür (TBK m. 77); bu istem, geri isteme hakkının öğrenildiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde zenginleşmeden itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar (TBK m. 82). Nafakanın nasıl belirlendiğine dair ayrıntılar için iştirak nafakası yazımıza bakabilirsiniz.

Av. Murat Aydar
İstanbul'da aile hukuku alanında müvekkillerime hizmet veriyorum. Özellikle anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı davalarında hukuki destek sağlıyorum.
