Kısaca TCK 76
TCK 76, Türk Ceza Kanunu'nun İkinci Kitabını açan "Uluslararası Suçlar" kısmının ilk maddesidir. Suç, bir planın icrası suretiyle; millî, etnik, ırkî veya dinî bir grubun tamamen veya kısmen yok edilmesi maksadıyla, o grubun üyelerine karşı maddede sayılan beş fiilden birinin işlenmesiyle oluşur: kasten öldürme; bedensel veya ruhsal bütünlüğe ağır zarar verme; grubun yok edilmesi sonucunu doğuracak koşullarda yaşamaya zorlanması; grup içinde doğumlara engel olmaya yönelik tedbirler; gruba ait çocukların başka bir gruba zorla nakledilmesi. Cezası ağırlaştırılmış müebbet hapistir; soykırım kapsamında işlenen kasten öldürme ve kasten yaralama suçlarında mağdur sayısınca gerçek içtima uygulanır. Bu suçlarda tüzel kişiler hakkında da güvenlik tedbirine hükmolunur ve zamanaşımı işlemez. Madde, Türkiye'nin 1950'de katıldığı 1948 tarihli Birleşmiş Milletler Soykırım Sözleşmesi'nden doğan yükümlülük gereği kanuna alınmıştır; gerekçeye göre Sözleşmeden farklı olarak "bir planın icrası" şeklinde objektif bir ölçüt eklenmiştir. Yayımlanmış Yargıtay kararları arasında suçun unsurlarının uygulandığı bir karara ulaşılamamıştır; suça ağır ceza mahkemesi bakar.
Temel kavramlar
- Yok etme maksadı (özel kasıt)
- Failin, grubu tamamen veya kısmen yok etme amacıyla hareket etmesi. Madde gerekçesine göre bu maksat suçun manevi unsurunu oluşturur; fiili bilerek ve isteyerek işlemek tek başına yetmez.
- Planın icrası
- Fiilin, önceden meydana getirilmiş bir planın uygulanması olarak işlenmesi. Gerekçeye göre Kanun, 1948 Sözleşmesi'ndeki sübjektif ölçüt yerine objektif bir ölçüt kullanmış ve girişimin planlı, sistematik karakterini vurgulamıştır.
- Korunan gruplar
- Millî, etnik, ırkî veya dinî grup. Kanunda sayılan bu dört grup sınırlıdır; Komisyonun kabul ettiği metinde bulunan "bunlar dışında bir özellikle belirlenen bir grup" ibaresi kanunlaşan metne girmemiştir.
- Seçimlik hareketler
- Maddenin birinci fıkrasındaki beş bentte sayılan fiiller. Bunlardan birinin işlenmesi suçun oluşması için yeterlidir; birden fazlasının işlenmesi ayrı soykırım suçları oluşturmaz.
- Gerçek içtima
- Soykırım kapsamında işlenen kasten öldürme ve kasten yaralama suçlarında, belirlenen mağdur sayısınca ayrı ayrı ceza verilmesi (TCK m. 76/2, ikinci cümle).
- Zamanaşımının işlememesi
- TCK m. 76/4 uyarınca bu suçlarda zamanaşımı işlemez. Hüküm bir ayrım yapmadığından, TCK m. 66 ve devamındaki süreler soykırım suçu bakımından uygulanmaz.
- Tüzel kişi güvenlik tedbirleri
- Suçtan dolayı özel hukuk tüzel kişileri hakkında iznin iptali ve müsadere gibi tedbirlere hükmolunması (TCK m. 76/3 ve 60).
- Evrensellik ilkesi
- Suçun yabancı ülkede, vatandaş veya yabancı tarafından işlenmesi hâlinde de Türk kanunlarının uygulanması (TCK m. 13/1-a). Türkiye'de yargılama yapılması Adalet Bakanının talebine bağlıdır (m. 13/2).
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Suçun özü | Bir grubu tamamen veya kısmen yok etme maksadıyla, plan çerçevesinde grup üyelerine karşı sayılan fiillerden birinin işlenmesi. | TCK m. 76/1 |
| Korunan gruplar | Millî, etnik, ırkî veya dinî grup; sayım sınırlıdır. | TCK m. 76/1 |
| Manevi unsur | Genel kastın yanında grubu yok etme maksadı (özel kasıt) aranır. | TCK m. 76/1; madde gerekçesi |
| Plan şartı | Fiil, bir planın icrası suretiyle işlenmelidir; münferit fiiller bu suçu oluşturmaz. | TCK m. 76/1; madde gerekçesi |
| Seçimlik hareketler | Beş bentten birinin işlenmesi yeterlidir. | TCK m. 76/1-a, b, c, d, e |
| Ceza | Ağırlaştırılmış müebbet hapis. | TCK m. 76/2 |
| İçtima | Soykırım kapsamındaki kasten öldürme ve kasten yaralamada mağdur sayısınca gerçek içtima. | TCK m. 76/2 |
| Tüzel kişiler | Güvenlik tedbirine hükmolunur. | TCK m. 76/3, 60 |
| Zamanaşımı | İşlemez. | TCK m. 76/4 |
| Örgüt | Bu suçu işlemek için örgüt kurmak, yönetmek veya üye olmak ayrıca cezalandırılır. | TCK m. 78 |
| Yer bakımından uygulama | Yabancı ülkede işlense de Türk kanunları uygulanır; yargılama Adalet Bakanının talebine bağlıdır. | TCK m. 13/1-a, 13/2 |
| Görevli mahkeme | Ağır ceza mahkemesi. | 5235 s.K. m. 12 |
Madde Metni
Soykırım — Madde 76
- (1)Bir planın icrası suretiyle, milli, etnik, ırki veya dini bir grubun tamamen veya kısmen yokedilmesi maksadıyla, bu grupların üyelerine karşı aşağıdaki fiillerden birinin işlenmesi, soykırım suçunu oluşturur: a) Kasten öldürme. b) Kişilerin bedensel veya ruhsal bütünlüklerine ağır zarar verme. c) Grubun, tamamen veya kısmen yokedilmesi sonucunu doğuracak koşullarda yaşamaya zorlanması. d) Grup içinde doğumlara engel olmaya yönelik tedbirlerin alınması. e) Gruba ait çocukların bir başka gruba zorla nakledilmesi.
- (2)Soykırım suçu failine ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir. Ancak, soykırım kapsamında işlenen kasten öldürme ve kasten yaralama suçları açısından, belirlenen mağdur sayısınca gerçek içtima hükümleri uygulanır.
- (3)Bu suçlardan dolayı tüzel kişiler hakkında da güvenlik tedbirine hükmolunur.
- (4)Bu suçlardan dolayı zamanaşımı işlemez.
Kaynak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, mevzuat.gov.tr. Fıkra numaraları okumayı kolaylaştırmak için eklenmiştir.
Madde Gerekçesi
Birleşmiş Milletler Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 9 Aralık 1948 tarihli ve 260 A (III) sayılı Kararıyla onaylanarak imzaya açılmış ve Türkiye bu Sözleşmeye 23.3.1950 tarih ve 5630 sayılı Kanun uyarınca çekince koymaksızın onaylamıştır. Sözleşmenin 1 inci maddesinde "Sözleşen taraflar, soykırımın, ister barış ister savaş zamanında işlenmiş olsun, bir devletler hukuku suçu olduğunu tasdik ederler ve bu suçu önlemeyi ve cezalandırmayı taahhüt ederler" ifadesine yer verilmiş olup, 3 üncü maddesinde, cezalandırılması gereken fiiller belirtilmekte, 5 inci maddesinde ise taraf devletlerin, Sözleşmenin hükümlerinin yürürlüğe konmasını ve özellikle 3 üncü maddede belirlenen suçları işlemekten sanık kişiler için etkin cezaların verilmesini sağlamak üzere gerekli kanunları, anayasaları çerçevesinde, yürürlüğe koymaları gereğine işaret edilmektedir.
Tasarının bu maddesi, Sözleşmenin tanımladığı soykırım fiillerinin cezalandırılmasını öngörmektedir. Millî, etnik, ırkî ve dinsel bir grubu veya herhangi bir grubu yok etmek maksadı, suçun manevî unsurunu oluşturmaktadır. Maddî unsur ise, grup azalarının öldürülmesi, grup azalarının bedensel ve aklî melekelerinin ciddî surette haleldar edilmesi, grubun tümü ile veya kısmen yok edilmesini sonuçlayacak nitelikte varlık koşullarına zorlanması, çocukların zorla başka yerlere gönderilmeleridir.
Suçun oluşması için gerekli maksadın yanında maddî unsurların da bir özellik taşıması gerekmektedir: Maddî unsurların, oluşması yönünden, hareketlerin "bir planın icrası" sonucu gerçekleştirilmeleri gerekmektedir. Tasarının bu maddesi, Fransız Ceza Kanununun da yaptığı gibi Birleşmiş Milletlerin 9.12.1948 tarihli Sözleşme metninden ayrılmaktadır: Sözleşme 2 nci maddesinde soykırımı "bir insan grubunun imha niyeti" ile belirlemekte ve böylece sübjektif bir ölçüt kullanmaktadır. Tasarı metninde ise meydana getirilmiş "bir planın icrası suretiyle" denilerek objektif bir ölçüt kullanılmış olmaktadır. Böylece suç girişiminin planlı ve sistematik karakteri vurgulanmış olmaktadır.
Soykırım suçunun millî, etnik, ırkî veya dinsel veya herhangi bir grubun tamamen veya kısmen ortadan kaldırılması amacıyla işlenen bir suç olduğu açıktır. Bu suçun mevzuatımıza dahil edilmesi, 1948 tarihli Jenosit Sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerimizin gereğidir. Sözleşme ile maddî ve manevî unsurları açıkça belli olan farklı bir suçu ihdas etme yükümlülüğü getirilmiştir. Maddenin üçüncü fıkrasında bu suçlardan dolayı özel hukuk tüzel kişileri hakkında da bunlara özgü güvenlik tedbirine hükmolunacağı; son fıkrada ise, bu tür suçlardan dolayı zamanaşımının işlemeyeceği kabul edilmiştir.
Kaynak: TBMM Adalet Komisyonu Raporu (08.03.2004, Esas No. 1/593, Karar No. 60), S. Sayısı 664, s. 480. Suç, Hükümet Tasarısında 128. maddede yer alıyordu; Adalet Komisyonu uluslararası suçları İkinci Kitabın başına alarak hükmü 76. madde yaptı. Komisyonun kabul ettiği metinde korunan gruplar arasında "bunlar dışında bir özellikle belirlenen bir grup" ibaresi de vardı; kanunlaşan metinde bu ibare yer almamış, gruplar 1948 Sözleşmesi'ndeki dört grupla sınırlı tutulmuştur. Kanunlaşan metinde ikinci fıkraya gerçek içtimaya ilişkin cümle eklenmiştir. Metinler özgün yazımıyla aktarılmıştır.
Değişiklik Geçmişi
| Tarih | Kaynak | Değişiklik |
|---|---|---|
| 12.10.2004 | 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (kabul 26.09.2004, RG 12.10.2004, S. 25611) | Madde dört fıkra hâlinde kabul edildi. Soykırım, Türk ceza mevzuatında ilk kez bağımsız bir suç olarak düzenlendi. |
| 01.06.2005 | TCK m. 344/1-c; 31.03.2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanun geçici m. 1 | Madde yürürlüğe girdi. TCK 76 o tarihten bu yana değiştirilmemiştir; mevzuat.gov.tr metninde maddeye ilişkin değişiklik dipnotu bulunmamaktadır. |
765 Sayılı Eski TCK ile Karşılaştırma
1926 tarihli ve 765 sayılı eski Türk Ceza Kanunu'nda soykırım adıyla bir suç yoktu. Türkiye, 1948 tarihli Birleşmiş Milletler Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi'ne madde gerekçesine göre 23.03.1950 tarihli ve 5630 sayılı Kanun'la çekince koymaksızın katılmış olmasına rağmen, Sözleşmenin öngördüğü bağımsız suç tipi iç hukuka ancak 5237 sayılı Kanunla girmiştir. Bu nedenle eski Kanun döneminde bu nitelikteki fiiller, ancak adam öldürme veya müessir fiil gibi genel suç tipleri üzerinden cezalandırılabilirdi.
| Konu | 765 sayılı TCK | 5237 sayılı TCK |
|---|---|---|
| Suç tipi | Soykırım suçu yoktu. | TCK 76: bağımsız suç; İkinci Kitabın ilk maddesi |
| Kanundaki yeri | — | İkinci Kitap, Birinci Kısım: Uluslararası Suçlar |
| Zamanaşımı | Genel zamanaşımı süreleri uygulanırdı. | Zamanaşımı işlemez (m. 76/4) |
| Tüzel kişiler | Tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirleri sistemi yoktu. | Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri (m. 76/3, 60) |
| Yer bakımından uygulama | Evrensellik ilkesi bu suç için öngörülmemişti. | Yabancı ülkede işlense de Türk kanunları uygulanır (m. 13/1-a) |
Madde gerekçesinde karşılaştırmalı hukuk örnekleri de sayılmıştır: Fransa 1992 yılında kabul ettiği Ceza Kanununda soykırımı insanlığa karşı suçlar başlığı altında düzenlemiş; konu Avusturya Ceza Kanununun 321. maddesinde ve Alman Ceza Kanununun 220a maddesinde yer almıştır.
TCK 76. Madde Ne Düzenler?
TCK 76, soykırım suçunu düzenler ve Kanunun İkinci Kitabını (Özel Hükümler) açan maddedir. Kanun, suç tiplerine "Uluslararası Suçlar" kısmıyla başlar; bu kısımda soykırım (m. 76), insanlığa karşı suçlar (m. 77) ve bu suçları işlemek için örgüt kurma (m. 78) yer alır.
Maddeye göre suç üç unsurun birlikte bulunmasıyla oluşur: (1) fiilin bir planın icrası suretiyle işlenmesi, (2) millî, etnik, ırkî veya dinî bir grubun tamamen veya kısmen yok edilmesi maksadı, (3) bu grupların üyelerine karşı fıkrada sayılan beş fiilden birinin işlenmesi. Cezası ağırlaştırılmış müebbet hapistir. Ayrıca tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirine hükmolunur ve bu suçlarda zamanaşımı işlemez.
Maddenin kaynağı uluslararası bir yükümlülüktür. Gerekçeye göre Türkiye, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 9 Aralık 1948 tarihli kararıyla imzaya açılan Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi'ne 23.03.1950 tarihli ve 5630 sayılı Kanun uyarınca çekince koymaksızın katılmıştır; suçun kanuna alınması bu Sözleşmeden doğan yükümlülüğün gereğidir. Sözleşmenin 1. maddesi soykırımın barışta da savaşta da bir devletler hukuku suçu olduğunu belirtir.
Kanun, Sözleşmeden bir noktada bilinçli olarak ayrılmıştır: Sözleşme suçu "bir insan grubunun imha niyeti" ile tanımlarken, Kanun "bir planın icrası suretiyle" ifadesiyle objektif bir ölçüt getirmiş ve fiilin planlı, sistematik karakterini vurgulamıştır. Bu ölçüt, tek tek işlenen ağır suçlarla soykırım arasındaki sınırı belirler: plan yoksa fiil, duruma göre kasten öldürme veya kasten yaralama gibi suçları oluşturur. Kanunun temel ilkeleri bu maddede de geçerlidir: suç ve ceza ancak kanunda açıkça yazılı olduğu ölçüde uygulanır (TCK 2) ve kıyas yasağı gereği sayılan gruplar ve fiiller genişletilemez.
| Unsur | Dayanak | Bu sayfadaki bölüm |
|---|---|---|
| Planın icrası | TCK m. 76/1; madde gerekçesi | Plan ve maksat |
| Yok etme maksadı | TCK m. 76/1; madde gerekçesi | Plan ve maksat |
| Korunan grup | TCK m. 76/1 | Korunan gruplar |
| Sayılan fiillerden biri | TCK m. 76/1-a ilâ e | Seçimlik hareketler |
| Ceza ve içtima | TCK m. 76/2 | Ceza, içtima, tüzel kişiler |
| Zamanaşımı | TCK m. 76/4 | Zamanaşımı ve infaz |
Plan Şartı ve Yok Etme Maksadı: Soykırımı Diğer Suçlardan Ayıran Nokta
Soykırım, sonucu bakımından ağır olduğu için değil, amacı ve planlı niteliği nedeniyle ayrı bir suçtur. Madde gerekçesi bu ayrımı açıkça kurar: "Millî, etnik, ırkî ve dinsel bir grubu veya herhangi bir grubu yok etmek maksadı, suçun manevî unsurunu oluşturmaktadır." Yani failin fiili bilerek ve isteyerek işlemesi (genel kast) yeterli değildir; ayrıca grubu tamamen veya kısmen ortadan kaldırma maksadıyla hareket etmesi gerekir. Bu nedenle soykırım, gerekçenin ifadesiyle "insan öldürmeden farklı bir suçtur".
İkinci ölçüt plandır. Gerekçeye göre maddî unsurların oluşması için hareketlerin "bir planın icrası" sonucu gerçekleştirilmesi gerekir; Kanun bu sayede 1948 Sözleşmesi'ndeki sübjektif ölçüt yerine objektif bir ölçüt kullanmış ve girişimin planlı, sistematik karakterini vurgulamıştır. Uygulamada bu, iddianamenin ve mahkeme kararının planın varlığını somut verilerle (talimatlar, örgütlenme, fiillerin eşzamanlılığı ve tekrarı gibi) ortaya koymasını gerektirir.
Örnek olay
Maksat yoksa: çok sayıda ağır fiil ama soykırım değil
Olay: Aynı gruba mensup kişilere karşı, farklı kişiler tarafından, aralarında bağlantı bulunmayan saldırılar gerçekleştirilir. Dosyada ortak bir plan veya grubu ortadan kaldırma amacına ilişkin veri bulunmaz.
Sonuç: Madde gerekçesine göre yok etme maksadı suçun manevi unsurudur ve hareketlerin bir planın icrası olması gerekir. Bu unsurlar bulunmadığından fiiller soykırım değil, işlenen fiillere uyan suçlar (kasten öldürme, kasten yaralama gibi) olarak değerlendirilir.
Kaynak: TCK m. 76/1 ve madde gerekçesi
Örnek olay
Sözleşmeden ayrılan ölçüt: plan
Olay: 1948 Sözleşmesi soykırımı "bir insan grubunun imha niyeti" ile tanımlar; Kanun ise "bir planın icrası suretiyle" ifadesini kullanır.
Sonuç: Gerekçeye göre Kanun, Fransız Ceza Kanunu gibi Sözleşme metninden ayrılarak objektif bir ölçüt benimsemiştir. Böylece suç girişiminin planlı ve sistematik karakteri vurgulanmıştır.
Kaynak: TCK m. 76 madde gerekçesi (S. Sayısı 664, s. 480)
Hangi Gruplar Korunur? Sayımın Sınırlı Olması
Madde, korunan grupları "millî, etnik, ırkî veya dinî" olarak sayar. Bu sayım sınırlıdır; kanunda yer almayan başka bir özellik (siyasi görüş, meslek, ekonomik durum gibi) esas alınarak belirlenen bir topluluğa yönelik fiiller TCK 76 kapsamında değerlendirilemez. Böyle bir durumda, koşulları varsa insanlığa karşı suçlar (TCK m. 77) gündeme gelir; bu madde siyasal, felsefi, ırkî veya dinî saiklerle toplumun bir kesimine karşı bir plan doğrultusunda sistemli olarak işlenen fiilleri cezalandırır.
Bu sınır, yasalaşma sürecinde bilinçli olarak çizilmiştir. Adalet Komisyonunun kabul ettiği metinde korunan gruplar "millî, etnik, ırkî, dinî veya bunlar dışında bir özellikle belirlenen bir grup" şeklindeydi; Komisyon gerekçesinde de 1948 Sözleşmesi'nde yalnız belirli grupların yer aldığı, Tasarının bunlara diğer grupları da ekleyerek suça genişlik verdiği belirtilmişti. Kanunlaşan metinde ise bu genişletici ibare yer almamış; koruma, Sözleşmedeki dört grupla sınırlı tutulmuştur.
| Komisyonun kabul ettiği metin (S. Sayısı 664, s. 479) | Kanunlaşan metin | |
|---|---|---|
| Korunan gruplar | Millî, etnik, ırkî, dinî veya bunlar dışında bir özellikle belirlenen bir grup | Millî, etnik, ırkî veya dinî bir grup |
| Doğumlara ilişkin bent | Doğumların zorla engellenmesi | Grup içinde doğumlara engel olmaya yönelik tedbirlerin alınması |
| Çocuklara ilişkin bent | Çocukların zorla başka yerlere götürülmesi | Gruba ait çocukların bir başka gruba zorla nakledilmesi |
| İçtima | Hüküm yoktu | Kasten öldürme ve kasten yaralamada mağdur sayısınca gerçek içtima (m. 76/2) |
Beş Seçimlik Hareket
Maddenin birinci fıkrası, plan ve maksat unsurları gerçekleştiğinde suçu oluşturan fiilleri beş bentte sayar. Bunlardan birinin işlenmesi suçun oluşması için yeterlidir:
- a) Kasten öldürme. Grup üyelerinden birinin veya birkaçının öldürülmesi.
- b) Kişilerin bedensel veya ruhsal bütünlüklerine ağır zarar verme. Gerekçede bu unsur, grup azalarının "bedensel ve aklî melekelerinin ciddî surette haleldar edilmesi" olarak açıklanır.
- c) Grubun, tamamen veya kısmen yok edilmesi sonucunu doğuracak koşullarda yaşamaya zorlanması. Gerekçede "varlık koşullarına zorlanma" olarak geçer; fiil, öldürücü nitelikteki yaşam koşullarının dayatılmasıdır.
- d) Grup içinde doğumlara engel olmaya yönelik tedbirlerin alınması. Grubun biyolojik sürekliliğinin engellenmesi.
- e) Gruba ait çocukların bir başka gruba zorla nakledilmesi. Gerekçede "çocukların zorla başka yerlere gönderilmeleri" olarak yer alır.
Seçimlik hareketli suçların genel kuralı burada da geçerlidir: aynı plan ve maksat çerçevesinde birden fazla bendin ihlal edilmesi, ayrı ayrı soykırım suçları oluşturmaz. Buna karşılık maddenin ikinci fıkrası, soykırım kapsamında işlenen kasten öldürme ve kasten yaralama suçları için mağdur sayısınca gerçek içtima kuralını getirmiştir.
Örnek olay
Aynı olayda iki bendin ihlali
Olay: Plan ve yok etme maksadı bulunan bir olayda, grup üyelerinin bir kısmı öldürülür, bir kısmının da bedensel bütünlüğüne ağır zarar verilir.
Sonuç: Bentler seçimlik hareket olduğundan fail hakkında iki ayrı soykırım suçundan hüküm kurulmaz; tek soykırım suçu oluşur. Ancak kasten öldürme ve kasten yaralama fiilleri bakımından mağdur sayısınca gerçek içtima hükümleri uygulanır (m. 76/2).
Kaynak: TCK m. 76/1, 76/2
Ceza, İçtima ve Tüzel Kişiler Hakkında Güvenlik Tedbirleri
Soykırım suçunun cezası ağırlaştırılmış müebbet hapistir (m. 76/2). Kanun, bu cezanın yanına özel bir içtima kuralı koymuştur: soykırım kapsamında işlenen kasten öldürme ve kasten yaralama suçları açısından, belirlenen mağdur sayısınca gerçek içtima hükümleri uygulanır. Bu cümle Komisyon metninde yoktu; kanunlaşan metne eklenmiştir. Sonuç olarak fail, hem soykırım suçundan hem de mağdur sayısı kadar kasten öldürme veya kasten yaralama suçundan sorumlu tutulur.
Üçüncü fıkra, bu suçlardan dolayı tüzel kişiler hakkında da güvenlik tedbirine hükmolunmasını öngörür. Gerekçeye göre burada kastedilen, özel hukuk tüzel kişilerine özgü güvenlik tedbirleridir; bunların türü ve koşulları TCK m. 60'ta (faaliyet izninin iptali ve müsadere) düzenlenmiştir.
Suçun bir örgüt yapılanmasıyla işlenmesi hâlinde TCK 78 devreye girer: soykırım veya insanlığa karşı suçları işlemek maksadıyla örgüt kuran veya yöneten kişi on yıldan on beş yıla kadar, üye olanlar beş yıldan on yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Madde 78'in gerekçesi, örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işlenmişse ayrıca bu suçlardan dolayı da cezaya hükmolunacağını vurgular.
Zamanaşımı İşlemez; Erteleme ve HAGB Mümkün Değildir
TCK 76/4 kısa ve kesindir: "Bu suçlardan dolayı zamanaşımı işlemez." Hüküm dava ve ceza zamanaşımı arasında bir ayrım yapmadığından, TCK m. 66 ve devamındaki süreler soykırım suçu bakımından uygulanmaz. Bu nedenle fiilin işlenmesinden ne kadar zaman geçtiği, soruşturma ve kovuşturma yapılmasına engel değildir. Aynı kural insanlığa karşı suçlar (m. 77/4) ve örgüt suçu (m. 78/3) için de geçerlidir.
Cezanın türü, kişiselleştirme kurumlarının kapısını da kapatır. Hapis cezasının ertelenmesi yalnız iki yıl veya daha az süreli hapis cezalarında mümkündür (TCK m. 51); hükmün açıklanmasının geri bırakılması da iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezası için öngörülmüştür (CMK m. 231). Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasında bu kurumlar uygulanamaz.
İnfaz bakımından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar kural olarak otuz yılını infaz kurumunda çektiklerinde koşullu salıverilmeden yararlanabilir; suç bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmişse bu süre otuz altı yıldır (5275 sayılı Kanun m. 107/2 ve 107/4).
Hangi Mahkeme Yargılar? Yabancı Ülkede İşlenmesi
Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiğinden soykırım suçuna ağır ceza mahkemesi bakar (5235 sayılı Kanun m. 12). Yargıtay 5. Ceza Dairesi, soykırım suçundan yürütülen bir yargılamada iki ağır ceza mahkemesi arasında çıkan olumsuz yetki uyuşmazlığını çözerek yargı yerini belirlemiştir (Yargıtay 5. CD, 05.06.2024, E. 2024/1089, K. 2024/6732).
Suçun yabancı ülkede işlenmesi hâlinde de Türk kanunları uygulanır. TCK m. 13/1-a, İkinci Kitabın Birinci Kısmındaki suçları (yani soykırım, insanlığa karşı suçlar ve örgüt suçunu) vatandaş veya yabancı tarafından yabancı ülkede işlenmesi hâlinde de Türk kanunlarının kapsamına almıştır. Bu, ceza hukukunda evrensellik ilkesinin uygulanmasıdır. İki usul kuralı önemlidir:
- Adalet Bakanının talebi: Bu suçlardan dolayı Türkiye'de yargılama yapılması Adalet Bakanının talebine bağlıdır (TCK m. 13/2).
- Yabancı mahkeme kararı engel değildir: Yabancı bir ülkede mahkûmiyet veya beraat kararı verilmiş olsa bile, Adalet Bakanının talebi üzerine Türkiye'de yargılama yapılır (TCK m. 13/3).
Örnek olay
İki ağır ceza mahkemesi arasında yetki uyuşmazlığı
Olay: Soykırım suçundan yürütülen yargılamada iki ağır ceza mahkemesi de yetkisiz olduğuna karar verir; dosya yargı yerinin belirlenmesi için Yargıtaya gönderilir.
Sonuç: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, dosya içeriğine, atılı suçun niteliğine ve iddianamedeki olay anlatımına göre verilen yetkisizlik kararını oy birliğiyle kaldırarak yargı yerini belirledi.
Kaynak: Yargıtay 5. CD, 05.06.2024, E. 2024/1089, K. 2024/6732
Soykırım, İnsanlığa Karşı Suçlar ve Örgüt (TCK 77-78) Arasındaki Fark
Uluslararası Suçlar kısmındaki üç madde birbirini tamamlar. Ayrımı en net biçimde TCK 77'nin gerekçesi kurar: insanlığa karşı suçlar maddesindeki hareketler "bir grubun, grup olarak imha edilmesi amacıyla işlenecek olursa soykırım suçuna dönüşür".
| Soykırım (m. 76) | İnsanlığa karşı suçlar (m. 77) | Örgüt (m. 78) | |
|---|---|---|---|
| Hedef | Millî, etnik, ırkî veya dinî grup | Toplumun bir kesimi | — |
| Manevi unsur | Grubu tamamen veya kısmen yok etme maksadı | Siyasal, felsefi, ırkî veya dinî saik | Bu suçları işlemek maksadı |
| Fiilin niteliği | Bir planın icrası | Bir plan doğrultusunda sistemli olarak işlenme | Örgüt kurma, yönetme veya üye olma |
| Ceza | Ağırlaştırılmış müebbet hapis | Öldürmede ağırlaştırılmış müebbet; diğer fiillerde sekiz yıldan az olmamak üzere hapis | Kuran veya yöneten 10-15 yıl; üye 5-10 yıl hapis |
| Zamanaşımı | İşlemez (m. 76/4) | İşlemez (m. 77/4) | İşlemez (m. 78/3) |
TCK 78'in gerekçesine göre, örgütün faaliyeti çerçevesinde soykırım veya insanlığa karşı suç işlenmişse fail hem örgüt suçundan hem işlenen suçtan cezalandırılır. Bu üç maddedeki suçlar, TCK m. 13/1-a uyarınca yabancı ülkede işlendiğinde de Türk kanunlarının kapsamındadır.
Yargıtay Uygulaması Neden Sınırlı?
Bu sayfa hazırlanırken Yargıtayın yayımlanmış kararları arasında soykırım suçunun unsurlarını (plan, yok etme maksadı, korunan grup) değerlendirerek sonuca giden bir karara ulaşılamamıştır. Ulaşılan kararlar iki gruptadır:
- Usule ilişkin karar: 5. Ceza Dairesi, soykırım suçundan yürütülen bir yargılamada ağır ceza mahkemeleri arasındaki olumsuz yetki uyuşmazlığını çözmüştür (Yargıtay 5. CD, 05.06.2024, E. 2024/1089, K. 2024/6732). Karar, suçun esasına ilişkin bir değerlendirme içermez; soykırım iddiasıyla açılan davaların ağır ceza mahkemesinde görüldüğünü gösterir.
- Karşı oylarda geçen değerlendirmeler: Bazı Daire kararlarının karşı oylarında, seçimlik hareketli suçlar ve korunan hukuki değer tartışılırken TCK 76 örnek olarak kullanılmıştır. Bu görüşler çoğunluk gerekçesi olmadığından bu sayfaya karar kartı olarak alınmamıştır.
Uygulamanın sınırlı olması maddenin yürürlükte olmadığı anlamına gelmez. Madde 2005'ten bu yana yürürlüktedir, zamanaşımına tabi değildir ve yabancı ülkede işlenen fiiller bakımından da Türk mahkemelerini yetkili kılar. Sayfa, yeni bir Yargıtay kararı yayımlandığında güncellenecektir.
TCK 76 Yargıtay Kararları
Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 1 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.
Seçim ölçütü: Bu sayfada TCK 76'ya mahkemenin kendi (çoğunluk) gerekçesinde dayanan kararlar yer alır. Yayımlanmış kararlar arasında suçun unsurlarını uygulayan bir karara ulaşılamadığı için bölüm, usule (yetki) ilişkin tek kararla sınırlıdır. TCK 76'ya yalnız karşı oylarda değinilen Daire kararları alınmamıştır.
Soykırım suçundan yürütülen yargılamada ağır ceza mahkemeleri arasındaki yetki uyuşmazlığı giderildi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, 05.06.2024, E. 2024/1089, K. 2024/6732
Olay: Soykırım suçundan sanık hakkında yürütülen yargılama sırasında iki ağır ceza mahkemesi arasında olumsuz yetki uyuşmazlığı doğdu ve dosya, yargı yerinin belirlenmesi istemiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla Daireye gönderildi.
Karar: Daire, dosya içeriğine, sanığa atılı suçun niteliğine, iddianamede olayın anlatılış biçimine ve diğer mahkemenin kararındaki gerekçeye göre, yerinde görülmeyen yetkisizlik kararının kaldırılmasına oy birliğiyle karar verdi ve dosyanın mahkemesine iadesine hükmetti.
“İncelenen dosya içeriğine, sanığın üzerine atılı suçun niteliğine, iddianamede olayın anlatılış biçimine ve Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesi kararındaki gerekçeye göre, yerinde görülmeyen Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesinin ... YETKİSİZLİK kararının oy birliğiyle KALDIRILMASINA”
Ne anlama geliyor?
Soykırım iddiasıyla açılan davalar ağır ceza mahkemesinde görülür; yetki uyuşmazlığı çıktığında yargı yeri Yargıtayın ilgili dairesi tarafından belirlenir.
Not: Karar usule ilişkindir; suçun unsurları hakkında bir değerlendirme içermez.
İlgili Maddeler
- TCK m. 13 — Diğer suçlar (yer bakımından uygulama)
- TCK m. 60 — Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirleri
- TCK m. 66 — Dava zamanaşımı
- TCK m. 77 — İnsanlığa karşı suçlar
- TCK m. 78 — Örgüt
- TCK m. 81 — Kasten öldürme
- TCK m. 94 — İşkence
- TCK m. 51 — Hapis cezasının ertelenmesi
- CMK m. 231 — Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
- 5235 s.K. m. 12 — Ağır ceza mahkemesinin görevi
- 5275 s.K. m. 107 — Koşullu salıverilme
- Anayasa m. 38 — Suç ve cezalara ilişkin esaslar
Uygulamada Dikkat Edilecekler
- 1.İddianamede ve savunmada üç unsuru ayrı ayrı tartışın: planın varlığı, grubu yok etme maksadı ve korunan grubun kanunda sayılan dört gruptan biri olup olmadığı. Bunlardan birinin bulunmaması suç vasfını değiştirir.
- 2.Planın varlığı somut verilerle ortaya konmalıdır: talimat ve yazışmalar, fiillerin eşzamanlılığı, tekrarı ve coğrafi yayılımı, örgütlenme belgeleri gibi. Madde gerekçesi bu objektif ölçütü suçun ayırt edici unsuru saymaktadır.
- 3.Korunan grubun kanunda sayılmayan bir özellikle (siyasi görüş, meslek gibi) belirlendiği dosyalarda TCK 76 yerine TCK 77'nin koşullarını değerlendirin.
- 4.Hüküm kurulurken TCK 76/2'deki içtima kuralını kontrol edin: soykırım kapsamındaki kasten öldürme ve kasten yaralama suçları için mağdur sayısınca gerçek içtima uygulanması gerekir.
- 5.Zamanaşımı savunması bu suçta sonuç doğurmaz (TCK m. 76/4); fiilin eski tarihli olması soruşturma ve kovuşturmaya engel değildir.
- 6.Suçtan yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler varsa TCK m. 76/3 ve 60 uyarınca güvenlik tedbirlerini ayrıca talep edin veya bu yönden hükmü denetleyin.
- 7.Fiil yabancı ülkede işlenmişse TCK m. 13/1-a uyarınca Türk kanunları uygulanır; yargılamanın Adalet Bakanının talebine bağlı olduğunu (m. 13/2) ve yabancı mahkeme kararının yeniden yargılamaya engel olmadığını (m. 13/3) gözetin.
- 8.Görev ve yetki itirazlarını erken aşamada ileri sürün; suç ağır ceza mahkemesinin görev alanındadır (5235 s.K. m. 12) ve yetki uyuşmazlıkları Yargıtay tarafından çözülür.
Konuyla İlgili Yazılar
Sıkça Sorulan Sorular
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.