5237 sayılı Türk Ceza Kanunu · Birinci Bölüm: Temel İlkeler ve Tanımlar

TCK Madde 5: Özel Kanunlarla İlişki

Birinci Kitap: Genel Hükümler › Birinci Kısım: Temel İlkeler, Tanımlar ve Uygulama Alanı › Birinci Bölüm: Temel İlkeler ve Tanımlar

Hazırlayan: Av. Murat Aydar7 yüksek mahkeme kararıYürürlükteki metinGüncelleme: 23.09.2026

Kısa cevap · TCK 5

TCK 5, tek cümleyle ceza hukukunun tamamını etkileyen bir hüküm getirir: Türk Ceza Kanunu'nun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır. Yani bir suç hangi kanunda tanımlanmış olursa olsun kast, teşebbüs, iştirak, içtima, zamanaşımı, şikâyet ve cezanın belirlenmesi gibi konularda TCK'nın Birinci Kitabı geçerlidir. Özel kanunların bu hükümlere aykırı düzenlemeleri 5252 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi uyarınca en geç 31 Aralık 2008'e kadar uygulanabilmiş; Yargıtay 1 Ocak 2009'dan itibaren bu tür hükümlerin uygulanamayacağını istikrarlı biçimde kabul etmektedir.

Bu sayfada neler var? (18 bölüm)
  1. TCK 5 madde metni
  2. TCK 5 gerekçesi
  3. Değişiklik geçmişi
  4. 765 Sayılı Eski TCK ile Karşılaştırma
  5. TCK 5. Madde Ne Düzenler?
  6. “Genel Hükümler” Hangi Maddeleri Kapsar?
  7. Özel Ceza Kanunu ile Ceza İçeren Kanun Arasındaki Fark Nedir?
  8. Özel Kanun TCK'nın Genel Hükmüyle Çelişirse Hangisi Uygulanır?
  9. KHK veya Yönetmelikle Suç Konulabilir mi?
  10. Şikâyet Süresi ve Zamanaşımı Özel Kanunlarda Nasıl Belirlenir?
  11. TCK 5 Kabahatlerde ve İdari Para Cezalarında Uygulanır mı?
  12. Savunmada TCK 5 Nasıl Kullanılır?
  13. TCK 5 Yargıtay kararları
  14. TCK 5 Anayasa Mahkemesi kararları
  15. TCK 5 ile ilgili maddeler
  16. Uygulamada dikkat edilecekler
  17. Konuyla ilgili yazılar
  18. Sıkça sorulan sorular

Temel kavramlar

Genel hükümler
TCK'nın Birinci Kitabı (m. 1-75): temel ilkeler ve tanımlar, uygulama alanı, ceza sorumluluğunun esasları, kast ve taksir, hukuka uygunluk nedenleri, teşebbüs, iştirak, içtima, yaptırımlar, dava ve ceza ilişkisini düşüren nedenler. TCK 5'in gönderme yaptığı kurallar bunlardır.
Özel ceza kanunu
Asıl konusu suç ve ceza olan, TCK dışındaki kanun. Örnek: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu, 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu.
Ceza içeren kanun
Esas konusu ceza hukuku olmadığı hâlde içinde suç ve ceza hükümleri de bulunan kanun. Örnek: 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu.
Zımni (örtülü) ilga
Sonraki kanunun, önceki kanunun kendisiyle çelişen hükmünü açıkça yürürlükten kaldırdığını söylemeden uygulanamaz hâle getirmesi. TCK 5, özel kanunlardaki aykırı genel hüküm düzenlemeleri bakımından bu sonucu doğurur.
Kanunilik ilkesi
TCK 2: kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için ceza verilemez; idarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamaz; kıyas yapılamaz. TCK 5, bu ilkeyi özel kanunlardaki suçlara da taşır.
Kabahat
Karşılığında idari yaptırım öngörülen haksızlık. TCK 5 'suçlar' hakkındadır; kabahatlerde 5326 sayılı Kabahatler Kanununun genel hükümleri uygulanır (5326 m. 3).
Geçiş süresi
5252 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi: diğer kanunların TCK'nın Birinci Kitabına aykırı hükümleri, ilgili kanunlarda değişiklik yapılıncaya ve en geç 31 Aralık 2008 tarihine kadar uygulanır.
Uyum kanunu
Özel kanunları TCK'ya uydurmak için çıkarılan kanun. En kapsamlısı, yüzlerce kanunun ceza hükmünü değiştiren 5728 sayılı Kanundur (2008).

Bir bakışta TCK 5

KonuKuralDayanak
KuralTCK'nın genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlara da uygulanır.TCK m. 5
KapsamTCK'nın Birinci Kitabı (m. 1-75): kast, teşebbüs, iştirak, içtima, yaptırımlar, zamanaşımı, şikâyet.TCK m. 1-75
Neye uygulanmazÖzel kanundaki suç tanımına ve ceza miktarına değil; onlar özel kanunda kalır.TCK m. 5 gerekçesi
Çelişki hâliÖzel kanunun genel hükümlere aykırı düzenlemesi uygulanamaz.TCK m. 5; 5252 s.K. geçici m. 1
Geçiş tarihiAykırı hükümler en geç 31.12.2008'e kadar uygulandı; 01.01.2009'dan itibaren uygulanamaz.5252 s.K. geçici m. 1; Yargıtay 19. CD
KanunilikKHK veya düzenleyici işlemle suç ihdas edilemez; TCK 5 bu yasağı özel düzenlemelere taşır.TCK m. 2/2, 5; AYM E. 2005/57
Şikâyet süresiÖzel kanun süre öngörmemişse TCK 73 uyarınca altı aydır.TCK m. 73; Yargıtay CGK 2020/129
Kısa süreli hapisÖzel kanundaki 'paraya çevrilemez' hükmü aykırıdır; TCK 50 uygulanır.TCK m. 50/3; Yargıtay 19. CD
KabahatlerTCK 5 suçlar içindir; kabahatlerde Kabahatler Kanununun genel hükümleri uygulanır.5326 s.K. m. 3, 10
Eski kanun765 s.K. m. 10 yalnız 'muhalif olmayan' hükümlere uygulanmayı öngörüyordu; kural tersine çevrildi.765 s.K. m. 10
YürürlükMadde 01.06.2005'te yürürlüğe girdi ve bugüne kadar değişmedi.TCK m. 344; 5328 s.K. geçici m. 1

TCK 5 madde metni

Resmî metin5237 sayılı Türk Ceza Kanunu

Birinci Kitap: Genel Hükümler · Birinci Kısım: Temel İlkeler, Tanımlar ve Uygulama Alanı · Birinci Bölüm: Temel İlkeler ve Tanımlar

Özel kanunlarla ilişki — Madde 5

  1. Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır.

Kaynak: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, mevzuat.gov.tr.

TCK 5 gerekçesi

Kanun gerekçesi

Özel ceza kanunlarında ve ceza içeren kanunlarda suç tanımlarına yer verilmesinin yanı sıra, çoğu zaman örneğin teşebbüs, iştirak ve içtima gibi konularda da bu kanunda benimsenen ilkelerle çelişen hükümlere yer verilmektedir. Böylece, ceza kanununda benimsenen genel kurallara aykırı uygulamaların yolu açılmakta ve temel ilkeler dolanılmaktadır.

Tüm bu sakıncaların önüne geçebilmek bakımından, ayrıca hukuk uygulamasında birliği sağlamak ve hukuk güvenliğini sağlamak için; diğer kanunlarda sadece özel suç tanımlarına yer verilmesi ve bu suçlarla ilgili yaptırımların belirlenmesi ile yetinilmelidir.

Buna karşılık, suç ve yaptırımlarla ilgili olarak bu kanunda belirlenen genel ilkelerin, özel kanunlarda tanımlanan suçlar açısından da uygulanmasının temin edilmesi gerekmektedir. Aksi yöndeki düzenlemelerin hukuk devleti ve eşitlik ilkelerine aykırılık oluşturması nedeniyle Hükümet Tasarısındaki madde metni değiştirilmiştir.

Kaynak: TBMM S. Sayısı 664: Adalet Komisyonu Raporu, "GEREKÇE (MADDE 5)" (08.03.2004, Esas No. 1/593, Karar No. 60) ve Hükümet Tasarısı m. 3 metni (s. 255). Kural Hükümet Tasarısında 3. maddeydi ve şöyleydi: "Bu Kanun, ayrı hüküm bulunmayan hâllerde, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlar hakkında da uygulanır." Adalet Komisyonu bu metni değiştirerek maddeyi 5. madde olarak kabul etti; "ayrı hüküm bulunmayan hâllerde" kaydı metinden çıkarıldı ve uygulama alanı "genel hükümler" ile "suçlar" bakımından belirlendi. Gerekçedeki son cümle bu değişikliği açıkça doğrulamaktadır. Metinler özgün yazımıyla aktarılmıştır.

Değişiklik geçmişi

TarihKaynakDeğişiklik
12.10.20045237 sayılı Türk Ceza Kanunu (kabul 26.09.2004, RG 12.10.2004, S. 25611)Madde bugünkü metniyle kabul edildi; kabulünden bu yana değişmedi.
01.06.2005TCK m. 344/1-c; 31.03.2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanun geçici m. 1Kanunun yürürlük tarihi 1 Nisan 2005'ten 1 Haziran 2005'e alındı; madde bu tarihte yürürlüğe girdi.
31.12.20085252 sayılı Kanun geçici m. 1 (11.05.2005 tarihli ve 5349 sayılı Kanun m. 6 ile eklendi)Diğer kanunların TCK'nın Birinci Kitabına aykırı hükümleri, ilgili kanunlarda değişiklik yapılıncaya ve en geç 31 Aralık 2008 tarihine kadar uygulanabildi. Yargıtay, 1 Ocak 2009'dan itibaren bu hükümlerin uygulanamayacağını kabul etmektedir.

765 Sayılı Eski TCK ile Karşılaştırma

1926 tarihli ve 765 sayılı eski Türk Ceza Kanununun 10. maddesi şöyleydi:

“Bu kanundaki hükümler, hususi ceza kanunlarının buna muhalif olmayan mevaddı hakkında da tatbik olunur.”

Aradaki fark, tek bir ibareden doğar ve sonucu tersine çevirir. Eski kanun, kendi hükümlerinin özel ceza kanunlarının “muhalif olmayan” yani kendisiyle çelişmeyen maddeleri hakkında uygulanacağını söylüyordu: çelişme varsa özel kanun üstün geliyordu. TCK 5 ise genel hükümlerin özel kanunlardaki suçlara da uygulanacağını kayıtsız biçimde emrediyor; çelişen özel kanun hükmü artık uygulanamaz hâle gelir.

Bu tercih, Hükümet Tasarısının 3. maddesinde de tam olarak yapılmamıştı: Tasarı metni “ayrı hüküm bulunmayan hâllerde” kaydını taşıyordu. Adalet Komisyonu bu kaydı çıkardı ve maddeyi bugünkü hâliyle kabul etti.

TCK 5. Madde Ne Düzenler?

Ceza hukukunda suçların tamamı Türk Ceza Kanunu'nda tanımlanmaz. Kaçakçılık, vergi, orman, kooperatif, fikir ve sanat eserleri, sermaye piyasası, imar, silah, gıda gibi alanlarda suçlar kendi kanunlarında düzenlenir. TCK 5, bu dağınıklığın ortasında tek bir soruyu cevaplar: bu suçlarda kast, teşebbüs, iştirak, içtima, zamanaşımı ve cezanın belirlenmesi hangi kurallara göre çözülecek?

Cevap nettir: TCK'nın genel hükümleri, yani Birinci Kitabı (m. 1-75). Suçun tanımı ve ceza miktarı özel kanunda kalır; o suça uygulanacak genel kurallar ise TCK'dan alınır.

Maddenin gerekçesi, amacı açıkça yazar: özel kanunlarda “teşebbüs, iştirak ve içtima gibi konularda” TCK ile çelişen hükümlere yer verilmesi yüzünden “temel ilkeler dolanılmakta”dır. TCK 5, bu dolanmayı engellemek için konmuştur.

“Genel Hükümler” Hangi Maddeleri Kapsar?

TCK 5'in gönderme yaptığı genel hükümler, Kanunun Birinci Kitabıdır. 5252 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi de aynı ölçüyü kullanır ve açıkça “Birinci Kitabında yer alan düzenlemeler”den söz eder. Uygulamada en sık gündeme gelen başlıklar şunlardır:

  • Kanunilik ve yorum: m. 2 (idarenin düzenleyici işlemiyle suç konulamaz, kıyas yasağı).
  • Zaman ve yer: m. 7 (lehe kanun, infaz rejimi), m. 8-9.
  • Kusurluluk: m. 21 kast, m. 22 taksir, m. 30 hata, m. 31-34.
  • Suçun özel görünüş biçimleri: m. 35-36 teşebbüs, m. 37-41 iştirak, m. 42-44 içtima ve zincirleme suç.
  • Yaptırımlar: m. 45-52 cezalar, m. 50 kısa süreli hapsin seçenekleri, m. 53 hak yoksunlukları, m. 61 cezanın belirlenmesi.
  • Dava ve cezayı düşüren nedenler: m. 64-72 zamanaşımı ve af, m. 73 şikâyet ve vazgeçme, m. 75 ön ödeme.

Buna karşılık ceza usulüne ilişkin kurallar TCK'nın değil, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun konusudur; TCK 5, usul hükümleri bakımından bir gönderme yapmaz.

Özel Ceza Kanunu ile Ceza İçeren Kanun Arasındaki Fark Nedir?

Madde iki ayrı kategoriden söz eder ve ikisini de kapsar:

  • Özel ceza kanunu: asıl amacı belirli bir alanda suç ve ceza koymak olan kanun. 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ve 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu tipik örneklerdir.
  • Ceza içeren kanun: konusu ceza hukuku olmayan, ancak içinde suç ve ceza hükümleri de bulunan kanun. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu bu gruptadır.

Ayrım pratikte önemli değildir; çünkü TCK 5 her ikisi bakımından da aynı sonucu doğurur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu için bu ilişkiyi tek cümleyle kurar: “5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 5237 sayılı TCK'ya göre özel bir kanun olup, genel kanun olan TCK'nın 'Özel kanunlarla ilişki' başlıklı 5. maddesi…” (Yargıtay CGK, 25.02.2020, E. 2017/478, K. 2020/129).

Özel Kanun TCK'nın Genel Hükmüyle Çelişirse Hangisi Uygulanır?

Hukukta bilinen kural “özel kanun genel kanundan önce gelir” biçimindedir. TCK 5, genel hükümler bakımından bu kuralı tersine çevirir: özel kanunun, TCK'nın genel hükümlerine aykırı düzenlemesi uygulanamaz.

Ancak bu sonuç 2005'te bir gecede doğmadı. Kanun koyucu yüzlerce özel kanunu uyumlu hâle getirmek için kendine süre tanıdı:

5252 sayılı Kanun, geçici madde 1: “Diğer kanunların, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun Birinci Kitabında yer alan düzenlemelere aykırı hükümleri, ilgili kanunlarda gerekli değişiklikler yapılıncaya ve en geç 31 Aralık 2008 tarihine kadar uygulanır.”

Bu nedenle uygulamada tarih çizgisi şöyledir: 31 Aralık 2008'e kadar özel kanunun aykırı hükmü uygulanabildi; 1 Ocak 2009'dan itibaren uygulanamaz. Yargıtay 19. Ceza Dairesi bunu Kooperatifler Kanunu üzerinden kalıp hâline getirmiştir: 1163 sayılı Kanunun Ek 2. maddesindeki “hürriyeti bağlayıcı cezalar paraya tahvil edilemez” hükmü 5728 sayılı Kanunla kaldırılmış olsa da, TCK 5 uyarınca “01.01.2009 tarihinden itibaren özel kanunların TCK'nın genel hükümlerine aykırı hükümlerinin uygulanamayacağı” kabul edilmiş ve kısa süreli hapis cezasının TCK 50/3 uyarınca seçenek yaptırıma çevrilmesi zorunluluğu aranmıştır (Yargıtay 19. CD, 14.10.2020, E. 2020/2769, K. 2020/12808).

Örnek olay

Kooperatif suçunda 25 günlük hapis cezası paraya çevrilebilir mi?

Olay: Sanık, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu kapsamındaki bir suçtan 25 gün hapis cezasına mahkûm edilir. Kanunun Ek 2. maddesinde “bu maddede öngörülen hürriyeti bağlayıcı cezalar paraya tahvil edilemez” hükmü yer almaktadır ve mahkeme cezayı çevirmez.

Sonuç: Yargıtay, bu hükmün 5728 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırıldığını ve TCK 5 uyarınca 01.01.2009'dan itibaren genel hükümlere aykırı özel kanun hükümlerinin uygulanamayacağını belirterek, daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş sanık hakkında TCK 50/3 uyarınca seçenek yaptırıma çevirme zorunluluğunun gözetilmemesini bozma sebebi saymıştır.

Kaynak: Yargıtay 19. CD, 14.10.2020, E. 2020/2769, K. 2020/12808

KHK veya Yönetmelikle Suç Konulabilir mi?

Konulamaz. TCK 2/2 “idarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamaz” der; TCK 5 ise bu yasağı özel kanunlardaki suçlara taşır. Bu iki maddenin birleşmesi, uzun yıllar kanun hükmünde kararnamelerle düzenlenen sınai mülkiyet suçlarında somut sonuç doğurdu.

Yargıtay 19. Ceza Dairesi, 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında KHK'ya dayanılarak açılan bir davada şu zinciri kurmuştur: eylem, TCK 5'te sözü edilen özel ceza kanunları ya da ceza içeren kanunlar kapsamındadır; o hâlde TCK 2 kapsamında değerlendirilmelidir; “KHK hükmüyle getirilen bu düzenleme TCK'nın 2. maddesinde öngörülen kanunilik ilkesine uygun bulunmamaktadır” (Yargıtay 19. CD, 21.12.2020, E. 2018/1350, K. 2020/20379).

Aynı Daire, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında KHK bakımından bunun pratik sonucunu da göstermiştir: suç tarihi 2007 olan bir marka hakkına tecavüz mahkûmiyeti, eylem suç olmaktan çıktığı için sanığın adli sicilinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel sayılamaz (Yargıtay 19. CD, 18.02.2021, E. 2019/757, K. 2021/1801).

Bu içtihadın anayasal dayanağı Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarıdır. Burada sık yapılan bir hataya dikkat etmek gerekir: Mahkeme, ceza hükmünün kendisini değil, ceza hükmünün atıf yaptığı ve fiilleri belirleyen KHK maddelerini iptal etmiştir.

Örnek olay

Marka ve tasarım suçlarının dayanağı nasıl çöktü?

Olay: 551 sayılı Patent ve 554 sayılı Endüstriyel Tasarım KHK'larındaki ceza hükümleri, hangi fiillerin tecavüz sayıldığını gösteren KHK maddelerine atıf yapıyordu. Ankara Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi, suç ve cezanın KHK ile konulmasının Anayasa'ya aykırı olduğu savıyla başvurdu.

Sonuç: Anayasa Mahkemesi, ceza hükümlerine yönelik itirazı oybirliğiyle reddetmiş; buna karşılık ceza hükümlerinin atıf yaptığı 551 sayılı KHK m. 136/1-a ve b ile 554 sayılı KHK m. 48/1-a bentlerini oyçokluğuyla iptal etmiştir. İptal hükümlerinin, doğacak hukuksal boşluk nedeniyle kararın Resmî Gazete'de yayımından bir yıl sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.

Kaynak: AYM, 05.02.2009, E. 2005/57, K. 2009/19 (RG 10.06.2009, S. 27254)

Şikâyet Süresi ve Zamanaşımı Özel Kanunlarda Nasıl Belirlenir?

Özel kanun bu konularda sessizse boşluk TCK'nın genel hükümleriyle doldurulur. Ceza Genel Kurulu, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu bakımından kuralı şöyle uygulamıştır: 5846 sayılı Kanunda şikâyet süresi düzenlenmediğinden, TCK 5 uyarınca süre TCK'nın genel hükümlerine göre belirlenir; TCK 73/1 uyarınca süre altı aydır ve TCK 73/2 uyarınca şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar (Yargıtay CGK, 25.02.2020, E. 2017/478, K. 2020/129).

Aynı mantık dava zamanaşımı (TCK 66), zincirleme suç (TCK 43) ve cezanın belirlenmesi (TCK 61) bakımından da işler. Örneğin Kooperatifler Kanunu kapsamındaki suçta, iddianamede ayrı ayrı cezalandırma istenmesine karşın zincirleme suç hükümlerinin tartışılmaması Yargıtay tarafından bozma sebebi sayılmıştır (Yargıtay 19. CD, 14.10.2020, E. 2020/2769, K. 2020/12808).

Buna karşılık özel kanun bir konuyu kendi içinde ve genel hükümlere aykırı olmayacak biçimde düzenlemişse o düzenleme uygulanır: Ceza Genel Kurulu, 5846 sayılı Kanunun 75. maddesinin şikâyet yönünden “genel hükümlere ek bir koşul” öngördüğünü ayrıca belirtmiştir.

TCK 5 Kabahatlerde ve İdari Para Cezalarında Uygulanır mı?

Hayır. TCK 5'in metni “suçlar” demektedir. Karşılığında idari yaptırım öngörülen kabahatlerde genel hüküm kaynağı TCK değil, 5326 sayılı Kabahatler Kanunudur.

5326 sayılı Kanunun 3. maddesine göre bu Kanunun idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde, diğer genel hükümleri ise idari para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanır. Yani kabahatler alanında “genel kanun” rolünü Kabahatler Kanunu üstlenir.

TCK hükümleri kabahatlere ancak Kabahatler Kanunu bunu öngördüğü ölçüde girer. Örneğin 5326 m. 10, TCK'nın hata hâllerine ilişkin hükümlerinin yalnız kasten işlenen kabahatler bakımından uygulanacağını söyler.

Savunmada TCK 5 Nasıl Kullanılır?

TCK 5 soyut bir ilke maddesi gibi görünür; oysa dosyaya somut kazanç sağlayan bir araçtır. İzlenecek sıra şudur:

  1. Suçun kaynağını belirleyin: fiil TCK'da mı, özel bir kanunda mı tanımlanmış?
  2. Özel kanunun genel hüküm niteliğindeki düzenlemelerini ayıklayın: erteleme, paraya çevirme, teşebbüs, iştirak, zamanaşımı, şikâyet, tekerrür konularında özel bir hüküm var mı?
  3. TCK'nın Birinci Kitabıyla karşılaştırın: aykırılık varsa 5252 sayılı Kanunun geçici 1. maddesini ve suç tarihini dikkate alarak hükmün uygulanamayacağını ileri sürün.
  4. Suç tarihini not edin: 01.01.2009 öncesi ve sonrası için sonuç farklı olabilir; lehe kanun değerlendirmesi TCK 7 uyarınca yapılır.
  5. Kanunilik denetimi yapın: suç tanımı veya unsurları KHK, yönetmelik ya da kurul kararına bırakılmışsa TCK 2 ve 5 birlikte ileri sürülmelidir.

Bu değerlendirme, sanığın talebi olmasa da mahkemenin resen yapması gereken bir denetimdir; çünkü hem kanunilik ilkesi hem de cezanın belirlenmesi kamu düzenine ilişkindir.

TCK 5 Yargıtay kararları

Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 6 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve konularına göre gruplandı; Ceza Genel Kurulu kararları bulundukları grubun başında yer alır. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.

Karar seçimi hakkında

Kararlar, madde metnindeki "özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki" ifadesi taranarak bulunan 2.616 karar içinden seçildi; bunların büyük bölümü kaçakçılık dosyalarına ilişkindir. Sayfaya yalnız TCK 5'i mahkemenin kendi gerekçesinde uygulayan kararlar alındı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz gerekçesinde (CGK 07.02.2012, E. 2011/7-302) ve yerel mahkemenin direnme gerekçesinde (CGK 31.05.2016, E. 2016/243) yer alan TCK 5 değerlendirmeleri, mahkemenin kendi hükmü olmadığı için kullanılmadı.

Genel hükümlerin özel kanundaki suça uygulanması

Yargıtay Ceza Genel Kurulu

Özel kanunda şikâyet süresi yoksa TCK 73 uyarınca altı aylık süre uygulanır

Olay: 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa aykırılık suçundan açılan davada, şikâyetin süresinde yapılıp yapılmadığı tartışma konusu olmuştur. Kanunda şikâyet süresini gösteren bir hüküm bulunmamaktadır.

Karar: Kurul, 5846 sayılı Kanunun TCK'ya göre özel kanun olduğunu, genel kanun olan TCK'nın 5. maddesi uyarınca şikâyet süresinin TCK'nın genel hükümlerine göre belirleneceğini kabul etmiştir. Buna göre süre TCK 73/1 uyarınca altı aydır ve TCK 73/2 uyarınca şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. Kurul ayrıca 5846 sayılı Kanunun 75. maddesinin şikâyet yönünden genel hükümlere ek bir koşul öngördüğünü belirtmiştir.

Karardan alıntı (aç)

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 5237 sayılı TCK'ya göre özel bir kanun olup, genel kanun olan TCK'nın "Özel kanunlarla ilişki" başlıklı 5. maddesi "Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır." biçiminde düzenlenmiştir. Bu madde metni uyarınca şikâyet süresi TCK'nın genel hükümlerine göre belirlenecektir.

Ne anlama geliyor?

Özel kanunda boşluk varsa boşluk TCK'nın Birinci Kitabından doldurulur. Fikrî hak, vergi, kooperatif gibi alanlarda şikâyet süresi tartışmasında ilk bakılacak hüküm TCK 73'tür.

Yargıtay 5. Ceza Dairesi

Avukatlık Kanunu m. 62'deki sınırlayıcı hüküm TCK 5 nedeniyle zımnen ilga edilmiş sayılır

Olay: Serbest meslek mensubu bir avukatın, görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilen parayı uhdesinde tutması eyleminin zimmet suçunu mu, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 62. maddesindeki suçu mu oluşturduğu tartışılmış; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Dairenin zimmet yönündeki bozma kararına itiraz etmiştir.

Karar: Daire, TCK 5'in gerekçesiyle kanun koyucunun amacını ortaya koyduktan sonra, maddenin 1 Ocak 2009'da yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK'nın genel hükümlerine aykırı olan sınırlayıcı nitelikteki Avukatlık Kanunu m. 62'nin, özel nitelikteki görevi kötüye kullanma suçları bakımından zımnen ilga edilmiş sayılması gerektiğini kabul etmiştir. Buna göre serbest meslek mensubu avukatlar, 1 Ocak 2009'dan sonra görevleri nedeniyle zilyetliği kendilerine devredilen malları uhdelerinde tutarlarsa TCK 247'deki zimmet suçunun faili olabilir. Başsavcılığın itirazı oybirliğiyle reddedilmiştir.

bu maddenin 01/01/2009 tarihinde yürürlüğe girmiş olması nedeniyle anılan Kanunun genel hükümlerine aykırı olan sınırlayıcı nitelikteki Avukatlık Kanununun 62. maddesinin de özel nitelikteki görevi kötüye kullanma suçları açısından zımnen ilga edilmiş sayılmasının gerektiği…

Ne anlama geliyor?

Bu karar, TCK 5'in en güçlü sonucunu gösterir: özel kanunun genel hükümlerle çelişen sınırlayıcı hükmü, açıkça yürürlükten kaldırılmasa bile uygulanamaz hâle gelir. Maddenin metni 2005'te yürürlüğe girmiş olsa da bu etki, 5252 sayılı Kanunun geçici 1. maddesindeki süre nedeniyle 1 Ocak 2009'da tamamlanmıştır.

Özel kanunun aykırı hükmü uygulanamaz

Yargıtay 19. Ceza Dairesi

Özel kanundaki paraya çevirme yasağı uygulanamaz; kısa süreli hapis cezası TCK 50/3 uyarınca değerlendirilir

Olay: 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu kapsamındaki suçtan 25 gün hapis cezasına mahkûm edilen sanık hakkında, Kanunun Ek 2. maddesindeki paraya çevirme yasağı gerekçesiyle seçenek yaptırım uygulanmamıştır.

Karar: Daire, anılan yasağın 5728 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırıldığını ve TCK 5 uyarınca 1 Ocak 2009'dan itibaren özel kanunların TCK'nın genel hükümlerine aykırı hükümlerinin uygulanamayacağını belirterek, daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş sanık hakkında TCK 50/3'teki çevirme zorunluluğunun gözetilmemesini bozma sebebi saymıştır. Kararda ayrıca zincirleme suç hükümlerinin tartışılmaması da bozma nedeni olarak gösterilmiştir.

5237 sayılı TCK'nin 5. maddesinde yer alan "Bu Kanun'un genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır." düzenlemesi uyarınca 01.01.2009 tarihinden itibaren özel kanunların TCK'nın genel hükümlerine aykırı hükümlerinin uygulanamayacağı cihetle…

Ne anlama geliyor?

Özel kanunda “paraya çevrilemez”, “ertelenemez” türünden yasaklar görüldüğünde, hükmün hâlâ yürürlükte olup olmadığı ve TCK'nın genel hükümleriyle bağdaşıp bağdaşmadığı ayrıca denetlenmelidir.

Yargıtay 19. Ceza Dairesi

Aynı kural, adli sicil kaydının silinme şartları araştırılarak uygulanır

Daire, Kooperatifler Kanunu kapsamındaki suçta yine TCK 5 ve 50/3'e dayanmış; ancak seçenek yaptırıma çevirmenin şartı olan “daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak” ölçütünün belirlenebilmesi için adli sicil kaydına konu ilamların dosyaya getirtilip yerine getirme tarihlerinin ve silinme şartlarının tespit edilmesi gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur.

Karardan alıntı (aç)

1163 sayılı Kanun'un Ek 2. maddesinde yer alan "Bu madde öngörülen hürriyeti bağlayıcı cezalar paraya tahvil edilemez" hükmünün 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırıldığı ve 5237 sayılı TCK'nın 5. maddesinde yer alan … düzenlemesi uyarınca 01.01.2009 tarihinden itibaren özel kanunların TCK'nın genel hükümlerine aykırı hükümlerinin uygulanamayacağı cihetle, adli sicil kayıtlarına konu ilamlar dosya arasına alınıp, yerine getirme tarihleri de tespit edilerek silinme şartlarının oluşup oluşmadığı belirlendikten sonra… seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğu bulunup bulunmadığı değerlendirilmeden hüküm kurulması…

Ne anlama geliyor?

TCK 5 üzerinden gelen genel hüküm yalnız ileri sürülmekle yetinilecek bir kural değildir; uygulanabilmesi için dosyada somut araştırma yapılmasını da gerektirir.

Kanun hükmünde kararname ve kanunilik

Yargıtay 19. Ceza Dairesi

Suç tanımının KHK ile yapılması TCK 2'deki kanunilik ilkesine aykırıdır

Olay: Sanık hakkında 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında KHK'nın 48/A-c maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Ceza hükmünün atıf yaptığı 48. maddede suç tanımları kararname hükmüyle düzenlenmiştir.

Karar: Daire, 5252 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi, TCK 2 ve 1 Ocak 2009'da yürürlüğe giren TCK 5'i birlikte değerlendirmiş; sanığa atılı eylemin TCK 5'te sözü edilen özel ceza kanunları ya da ceza içeren kanunlar kapsamında bulunduğunu, bu nedenle TCK 2 kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Kararname hükmüyle getirilen düzenlemenin kanunilik ilkesine uygun olmadığı sonucuna varılmış ve Anayasa Mahkemesi'nin 05.02.2009 tarihli iptal kararının gerekçesine atıf yapılmıştır.

Karardan alıntı (aç)

Olayımızda sanığa atılı eylem, ceza içeren özel bir hukuk düzenlemesi olup 5. maddede sözü edilen özel ceza kanunları ya da ceza içeren kanunlar kapsamında bulunmaktadır. O halde atılı eylem, TCK'nın 2. maddesi hükmü kapsamında değerlendirilmelidir. Bu duruma göre, KHK hükmüyle getirilen bu düzenleme TCK'nın 2. maddesinde öngörülen kanunilik ilkesine uygun bulunmamaktadır.

Ne anlama geliyor?

TCK 5, yalnız cezanın ölçüsünü değil suçun kaynağını da denetler: özel düzenlemede suç tanımı kanun dışındaki bir işleme bırakılmışsa kanunilik denetimi kaçınılmazdır.

Yargıtay 19. Ceza Dairesi

Suç olmaktan çıkan eyleme ilişkin eski mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel sayılamaz

Olay: Sanığın adli sicilinde, suç tarihi 15.08.2007 olan ve 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında KHK'ya dayanan bir marka hakkına tecavüz mahkûmiyeti bulunmaktadır. Mahkeme bu kaydı gerekçe göstererek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar vermiştir.

Karar: Daire, 5252 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi ile 1 Ocak 2009'da yürürlüğe giren TCK 5 ve TCK 2'yi birlikte değerlendirerek, suç tanımlarının KHK'da gösterildiği ve Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı gerekçesinde kararname ile suç ve ceza getirilemeyeceğinin vurgulandığı gerekçesiyle, sicile konu eylemin suç tarihi itibarıyla suç olmaktan çıktığını kabul etmiş; adli sicil kaydı bulunmayan sanık bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Karardan alıntı (aç)

5252 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi ile 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 5. maddesi gereğince "bu kanunun genel hükümlerinin özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanacağı" ve aynı Kanun'un 2. maddesinde "kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemeyeceği ve güvenlik tedbiri uygulanamayacağı" öngörülmüş olup… sanığın adli sicil kaydında yer alan ilama konu eylemin suç tarihi itibariyle suç olmaktan çıkmış olması karşısında…

Ne anlama geliyor?

Bir mahkûmiyetin dayanağı olan norm sonradan ortadan kalkmışsa, o mahkûmiyet sonraki dosyalarda aleyhe sonuç doğuran bir sicil kaydı olarak kullanılamaz.

TCK 5 Anayasa Mahkemesi kararları

Anayasa Mahkemesi

Ceza hükmünün atıf yaptığı ve fiilleri belirleyen KHK maddeleri iptal edilmiştir

Olay: Ankara Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi, 551 sayılı Patent ve 554 sayılı Endüstriyel Tasarım KHK'larındaki ceza hükümleri ile bu hükümlerin atıf yaptığı maddelerin Anayasa'nın 2., 13., 38. ve 91. maddelerine aykırılığı savıyla iptalleri için başvurmuştur.

Karar: Mahkeme, ceza hükümleri olan 551 sayılı KHK m. 73/A-1-c ile 554 sayılı KHK m. 48/A-1-c bentlerine yönelik itirazı oybirliğiyle reddetmiş; buna karşılık bu ceza hükümlerinin atıf yaptığı ve suç sayılan fiilleri belirleyen 551 sayılı KHK m. 136/1-a ve b bentleri ile 554 sayılı KHK m. 48/1-a bendini Anayasa'ya aykırı bularak oyçokluğuyla iptal etmiştir. İptal nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edici görüldüğünden, iptal hükümlerinin kararın Resmî Gazete'de yayımından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.

Karardan alıntı (aç)

551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin… 136. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinin, aynı Kanun Hükmünde Kararname'nin 73/A maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Mehmet ERTEN ile A. Necmi ÖZLER'in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA…

Ne anlama geliyor?

Suç tanımının kanun dışındaki bir düzenlemeye bırakılması Anayasa m. 91 karşısında sorunludur. TCK 5, bu anayasal sorunu ceza yargılamasında doğrudan uygulanabilir hâle getirir.

Not: Karar oyçokluğuyladır; Mehmet Erten ve A. Necmi Özler iptal yönündeki çoğunluk görüşüne katılmamıştır. Sık rastlanan “Anayasa Mahkemesi KHK'daki ceza hükümlerini iptal etti” ifadesi bu nedenle yanlıştır: iptal edilen, cezanın değil fiilin dayanağı olan maddelerdir.

Anayasa Mahkemesi, 05.02.2009, E. 2005/57, K. 2009/19 · RG 10.06.2009, S. 27254 · tam metin

TCK 5 ile ilgili maddeler

  • TCK m. 2Suçta ve cezada kanunilik ilkesi; idarenin düzenleyici işlemiyle suç konulamaz
  • TCK m. 4Kanunun bağlayıcılığı: ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz
  • TCK m. 6Tanımlar: vatandaş, çocuk, kamu görevlisi, silah, gece vakti
  • TCK m. 7Zaman bakımından uygulama ve lehe kanun
  • TCK m. 21Kast: suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır
  • TCK m. 43Zincirleme suç
  • TCK m. 50Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar
  • TCK m. 66Dava zamanaşımı süreleri
  • TCK m. 73Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar; altı aylık süre
  • 5252 s.K. geçici m. 1Diğer kanunların aykırı hükümleri en geç 31.12.2008'e kadar uygulanır
  • 5326 s.K. m. 3Kabahatler Kanununun genel kanun niteliği
  • Anayasa m. 38Suç ve cezalara ilişkin esaslar
  • Anayasa m. 91Kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisinin sınırları

Uygulamada dikkat edilecekler

Pratik notlar

  1. 1.Suç özel bir kanunda tanımlanmış olsa bile kast, teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, zamanaşımı, şikâyet ve cezanın belirlenmesi TCK'nın Birinci Kitabına göre çözülür.
  2. 2.Özel kanunda "ertelenemez", "paraya çevrilemez", "tecil edilemez" gibi ifadeler görüldüğünde hükmün hâlâ yürürlükte olup olmadığı ve genel hükümlere aykırılığı denetlenmelidir.
  3. 3.01.01.2009 tarihi kilit çizgidir: bu tarihe kadar özel kanunun aykırı hükmü uygulanabildi, sonrasında uygulanamaz. Suç tarihi bu nedenle her dosyada ayrıca değerlendirilir.
  4. 4.Suç tarihi geçiş dönemine denk geliyorsa hangi düzenlemenin uygulanacağı TCK 7'deki lehe kanun kuralına göre belirlenir.
  5. 5.Suç tanımı veya unsurları KHK, yönetmelik, tebliğ ya da kurul kararına bırakılmışsa TCK 2 ve TCK 5 birlikte ileri sürülmelidir.
  6. 6.Kabahatler ve idari para cezaları TCK 5'in kapsamı dışındadır; orada genel hüküm kaynağı 5326 sayılı Kabahatler Kanunudur.
  7. 7.TCK 5, ceza usulü kurallarına ilişkin bir gönderme içermez; usul bakımından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve özel kanunun usul hükümleri geçerlidir.
  8. 8.Özel kanunun genel hükümlere aykırı olmayan ek koşulları geçerliliğini korur; Ceza Genel Kurulu, FSEK m. 75'teki şikâyet koşulunu bu nedenle uygulanabilir saymıştır.
  9. 9.Kanunilik ve cezanın belirlenmesi kamu düzenine ilişkin olduğundan, bu denetim talep olmasa da yapılmalıdır.

Konuyla ilgili yazılar

Sıkça Sorulan Sorular

TCK 5, Türk Ceza Kanunu'nun genel hükümlerinin özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanacağını söyler. Bir suç hangi kanunda düzenlenmiş olursa olsun kast, teşebbüs, iştirak, içtima, zamanaşımı, şikâyet ve cezanın belirlenmesi gibi konularda TCK'nın Birinci Kitabı geçerlidir. Suç tanımı ve ceza miktarı ise özel kanunda kalır.

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.