Nafaka Hukuku

Boşanmadan Ayrı Yaşamak ve Nafaka: Bağımsız Tedbir Nafakası

Av. Murat Aydarİstanbul Boşanma Avukatı
Son güncelleme: 15 Eylül 2026
18 dk okuma

Özet

Boşanma davası açmadan da nafaka istenebilir. Ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düşen eş ayrı yaşama hakkına sahiptir; ayrı yaşamakta haklı olduğunu ispatlayan eş kendisi ve çocukları için nafaka, konut ve ev eşyasından yararlanma ve malların yönetimine ilişkin önlemler isteyebilir (TMK m. 197). Mahkeme ayrı yaşamaya izin vermez, haklılığı inceler. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na göre ölçü kusur değil ayrı yaşamada haklılıktır; talep eden eşin geliri davanın reddi sebebi değildir, yalnızca miktarı etkiler. Miktar belirlenirken eşlerin ekonomik gücü ve birlikte yaşarken sağlanan yaşam düzeyi dikkate alınır. Bu nafaka boşanma davasındaki tedbir nafakasından farklı olarak ayrı yaşama durumu devam ettiği sürece geçerlidir, kesinleşmeden icraya konulabilir ve nafaka davasında kanıtlanan olaylar sonraki boşanma davasında kesin delil olabilir.

Evliliği bitirmeye henüz karar vermemiş ama aynı evde yaşamayı sürdüremeyen eşlerin en sık sorduğu iki soru şudur: Boşanma davası açmadan evden ayrılırsam haklarımı kaybeder miyim ve ayrı yaşarken eşimden nafaka alabilir miyim?

Türk Medeni Kanunu bu durumu "birliğin korunması" başlığı altında, 195 ile 201. maddeler arasında düzenler. Kilit hüküm 197. maddedir: Ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düşen eş ayrı yaşama hakkına sahiptir. Ayrılık haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, istem üzerine nafaka, konut ve ev eşyası ile malların yönetimine ilişkin önlemleri alır. Uygulamada bu nafakaya bağımsız tedbir nafakası denir; Yargıtay bazı kararlarında "önlem nafakası" ifadesini de kullanır. Bu yazıda ayrı yaşama hakkının sınırlarını, Yargıtay'ın hangi durumları haklı saydığını, nafakanın nasıl belirlendiğini, konut ve çocuklarla ilgili önlemleri, sonradan boşanma davası açılırsa ne olacağını ve davanın usulünü Yargıtay kararlarıyla anlatıyoruz.

ℹ️Bilgi
Kısa cevap. Boşanma davası açmadan da nafaka istenebilir. Ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düşen eş ayrı yaşama hakkına sahiptir (TMK m. 197/1). Ayrı yaşamakta haklı olduğunu ispatlayan eş, diğer eşten kendisi ve çocukları için nafaka, ortak konut ve ev eşyasından yararlanma ve malların yönetimine ilişkin önlemler isteyebilir. Mahkeme ayrı yaşamaya "izin" vermez, haklılığı inceler. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na göre ölçü kusur değil ayrı yaşamada haklılıktır; talep eden eşin geliri olması davanın reddi sebebi değildir, yalnızca nafakanın miktarını etkiler. Bu nafaka, boşanma davasındaki tedbir nafakasından farklı olarak eşlerin ayrı yaşama durumu devam ettiği sürece geçerlidir.

Evlilik Birliğinin Korunması: Kanun Neyi Düzenliyor?

Evlenmeyle eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorunda kalır (TMK m. 185/3). Birliğin giderlerine de güçleri oranında emek ve malvarlıklarıyla katılırlar (TMK m. 186/3). Bu yükümlülükler yerine getirilmezse ya da evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlık çıkarsa eşler ayrı ayrı veya birlikte hâkimin müdahalesini isteyebilir. Hâkim eşleri yükümlülükleri konusunda uyarır, uzlaştırmaya çalışır ve eşlerin ortak rızasıyla uzman kişilerin yardımını isteyebilir. Gerektiğinde eşlerden birinin istemi üzerine kanunda öngörülen önlemleri alır (TMK m. 195). Bu önlemler şunlardır:

MaddeNe sağlar?Ne zaman başvurulur?
TMK m. 196Hâkim ailenin geçimi için her eşin yapacağı parasal katkıyı belirler. Ev işleri, çocuk bakımı ve diğer eşin işinde karşılıksız çalışma dikkate alınır; katkı geçmiş bir yıl ve gelecek yıllar için istenebilirEşler birlikte yaşarken biri evin geçimine katılmıyorsa
TMK m. 197Ayrı yaşama hakkı; haklı ayrılıkta parasal katkı (bağımsız tedbir nafakası), konut ve ev eşyasından yararlanma, malların yönetimi ve çocuklara ilişkin önlemlerEşler fiilen ayrı yaşıyorsa
TMK m. 198Hâkim, birliğin giderlerine katılmayan eşin borçlularına ödemeyi tamamen veya kısmen diğer eşe yapmalarını emredebilirEşin kendisine ödeme yapılması gereken alacakları varsa
TMK m. 199Hâkim belirlediği malvarlığı değerleri üzerindeki tasarrufların ancak diğer eşin rızasıyla yapılabileceğine karar verebilir; taşınmazda bu durum re'sen tapuya şerh edilirAilenin ekonomik varlığı veya evlilikten doğan mali bir yükümlülük tehlikedeyse
TMK m. 200Koşullar değişince kararın değiştirilmesi, sebep ortadan kalkınca önlemin kaldırılmasıGelir, ihtiyaç veya ayrı yaşama durumu değişirse
TMK m. 201Yetkili mahkeme eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesidirDava açılırken

196 ile 197. maddeyi ayıran ölçüt, eşlerin fiilen birlikte yaşayıp yaşamadığıdır. Yargıtay'ın onadığı bir dosyada ilk derece mahkemesi, 196. maddeye göre katkı belirlenebilmesi için eşlerin bir arada yaşaması gerektiğini, ayrı yaşayan eşin talebinin 197. madde kapsamında değerlendirileceğini belirterek ayrı yaşamakta haklılığını ispatlayamayan kadının talebini reddetti (2. HD, 04.03.2024, E. 2023/4748, K. 2024/1464). Birlikte yaşayan eşler bakımından ise Yargıtay, evin sabit giderlerini karşılayan ama eşinin ve çocuklarının kişisel giderleri için para vermeyen erkeğe 196. madde uyarınca aylık parasal katkı yükleyen kararı onadı (2. HD, 07.06.2023, E. 2023/4067, K. 2023/3000). Nafaka türlerinin tamamını nafaka türleri yazımızda karşılaştırdık.

Boşanma Davası Açmadan Ayrı Yaşama Hakkı

⚖️Yasal Düzenleme
TMK m. 197 (Birlikte yaşamaya ara verilmesi): "Eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddî biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir.

Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır.

Eşlerden biri, haklı bir sebep olmaksızın diğerinin birlikte yaşamaktan kaçınması veya ortak hayatın başka bir sebeple olanaksız hâle gelmesi üzerine de yukarıdaki istemlerde bulunabilir.

Eşlerin ergin olmayan çocukları varsa hâkim, ana ve baba ile çocuklar arasındaki ilişkileri düzenleyen hükümlere göre gereken önlemleri alır."

Kural birlikte yaşamaktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na göre boşanma veya ayrılık davası açılmasıyla eşlerin birlikte yaşama zorunluluğu ortadan kalkar; dava yokken ise ayrı yaşama hakkı 197. maddedeki koşullara bağlıdır. Bu durumlar dışında birlikte yaşamak eşler için hem hak hem yükümlülüktür ve aksini iddia eden bunu ispatla yükümlüdür (YHGK, 14.02.2019, E. 2017/1286, K. 2019/142).

Madde iki durumu kapsar. Birinci ve ikinci fıkra, ortak hayat yüzünden kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düşen ve bu nedenle evden ayrılan eşi korur. Üçüncü fıkra ise diğer eşin haklı bir sebep olmadan birlikte yaşamaktan kaçındığı ya da ortak hayatın başka bir sebeple olanaksız hâle geldiği durumlarda da aynı taleplerin ileri sürülebileceğini söyler. Eşi evi terk ettiği için yalnız kalan ya da evden çıkarılan eş de bu hükümden yararlanabilir.

Mahkemeden "Ayrı Yaşama İzni" Alınmaz

"Ayrı yaşama izni davası" ifadesi sık kullanılır ama hukuken doğru değildir. Koşulları varsa ayrı yaşama hakkı kanundan doğar; mahkemenin görevi eşin ayrı yaşamakta haklı olup olmadığını belirleyip talep edilen önlemleri almaktır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 197. maddeye dayanılarak tarafların ayrı yaşamasına izin verilmesini usul ve yasaya aykırı bularak hükmü bozdu. Daireye göre mahkemenin görevi, davacının ayrı yaşamakta haklılığını tespit edip davalının yapacağı katkıyı belirlemekten ibarettir (2. HD, 24.09.2007, E. 2006/17324, K. 2007/12577).

Ölçü Kusur Değil, Ayrı Yaşamada Haklılık

Bağımsız tedbir nafakası davasında hâkim boşanma davasındaki gibi kusur karşılaştırması yapmaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun kararlarında tekrarlanan ifadeyle bu davada kural olarak tarafların kusur durumu ölçü alınmaz; nafaka istenen eş kusursuz olsa bile diğer koşullar gerçekleşmişse nafaka verilebilir. Dikkate alınacak ölçü, nafakayı talep eden eşin ayrı yaşamada haklı olup olmadığıdır (YHGK, 25.03.2021, E. 2017/2415, K. 2021/347; 09.07.2020, E. 2017/2208, K. 2020/575).

Bu ayrım sonucu değiştirebilir. Hukuk Genel Kurulu'nun 2020 tarihli kararına konu dosyada eşler boşanma davasında eşit kusurlu bulunmuştu. Ancak fiili ayrılık, evliliğin üçüncü ayında erkeğin kadını annesinin evine bıraktırması ve sonrasında barışmak için çaba göstermemesiyle başlamıştı. Kurul, ayrı yaşamaya zorlanan kadının haklı olduğunu gözetmeden nafaka davasını reddeden kararı oy birliğiyle bozdu (YHGK, 09.07.2020, E. 2017/2208, K. 2020/575). 2022 tarihli kararda da karşılıklı kusurlu davranışların bulunduğu bir evlilikte, kirada oturulan ortak evi erkeğin terk etmesi üzerine ailesinin yanına taşınmak zorunda kalan kadının ayrı yaşamakta haklı olduğu kabul edildi (YHGK, 29.11.2022, E. 2020/366, K. 2022/1619, oy çokluğu).

Yargıtay Hangi Durumları Haklı Saydı?

  • Eşin haklı bir sebep olmadan ortak konutu terk etmesi. Fiili ayrılığın erkeğin ortak konutu terk etmesiyle başladığı ve erkeğin karşı boşanma davasının tam kusuru nedeniyle reddedildiği dosyada kadın ayrı yaşamakta haklı bulundu (YHGK, 25.03.2021, E. 2017/2415, K. 2021/347).
  • Terk ve başka biriyle ilişki. Eşinin annesiyle yaşanan anlaşmazlık üzerine "bu kadın burada olduğu müddetçe eve dönmem" diyerek ortak konutu terk eden ve başka bir kadınla ilişkisi olduğu anlaşılan erkeğe karşı açılan nafaka davasının reddi bozuldu (2. HD, 27.06.2012, E. 2011/22944, K. 2012/17839).
  • Eşin ailesinin "istemiyoruz" demesi ve eşin buna katılması. Erkeğin annesinin "artık kızınızı istemiyoruz, götürün" demesi, erkeğin de annesi istemediği için kendisinin de istemediğini söyleyerek ayrı yaşamaya sebep olması üzerine kadın haklı kabul edildi ve davayı reddeden karar bozuldu (2. HD, 09.01.2017, E. 2016/23663, K. 2017/112).
  • Fiziksel şiddet. Hukuk Genel Kurulu'nun incelediği bir dosyada kadın, bağımsız tedbir nafakası davasında fiziksel şiddeti kanıtlayarak ayrı yaşamakta haklı bulunmuştu (YHGK, 23.09.2020, E. 2017/2297, K. 2020/672).
  • Evden çıkarmak veya eve almamak. Kanun, eşini ortak konutu terk etmeye zorlayan ya da haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmesini engelleyen eşi de terk etmiş sayar (TMK m. 164/1). Böyle bir durumda evden çıkarılan eş, 197. maddenin üçüncü fıkrasındaki taleplerde bulunabilir.

Hangi davranışların boşanma davasında kusur sayıldığını ise boşanmada evi terk etmek ve terk nedeniyle boşanma yazılarımızda anlattık.

Haklılığı Kim, Nasıl İspatlar?

İspat yükü nafaka isteyen eştedir. Hukuk Genel Kurulu, tedbir nafakası talep edenin ayrı yaşamakta haklılığını ispata ilişkin genel hükümler çerçevesinde ispat etmesi gerektiğini vurguladı (YHGK, 07.11.2019, E. 2017/1534, K. 2019/1148, oy birliği). Bu dosyada evlendikten yaklaşık üç ay sonra ailesinin yanına taşınan kadının tek delili kendi iki çocuğunun tanıklığıydı. Tanıklardan biri olayları görmemiş, annesinden duyduklarını anlatmıştı; diğeri eşlerin evine bir kez gittiğini ve evde yiyecek ve eşya olmadığını söylemişti. Kurul bu anlatımları haklılığı ispata yeterli görmedi ve nafakaya hükmeden direnme kararını bozdu. Davalı eşin davaya cevap vermemesi de sonucu değiştirmedi; süresinde cevap vermeyen davalı, dava dilekçesindeki vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır (HMK m. 128/1).

Haklılığı gösterebilecek deliller olayın niteliğine göre değişir: darp raporu, kolluk tutanağı ve şikâyet kayıtları, koruma kararları, eşin evi terk ettiğini veya eşini eve almadığını gösteren tutanaklar, yazışmalar ve olaylara bizzat tanık olan kişilerin anlatımları. Duyuma dayalı tanıklık ve yer ile zaman içermeyen soyut anlatımlar yeterli görülmeyebilir. Yargıtay, yer ve zaman içermeyen soyut tanık beyanına dayanan vakıanın kusur olarak yüklenemeyeceğini belirtti (2. HD, 25.11.2025, E. 2025/2256, K. 2025/10232). Ceza davasının sonucu da tek başına belirleyici olmayabilir: Erkeğin şiddet iddiasıyla yargılandığı ceza davasında suçun sabit olmaması nedeniyle beraat ettiği bir dosyada Hukuk Genel Kurulu çoğunluğu, hastane raporu ve tanık anlatımına dayanarak şiddetin varlığını kabul etti (YHGK, 29.11.2022, E. 2020/366, K. 2022/1619).

Bağımsız Tedbir Nafakası: Kime, Ne Kadar, Ne Zamana Kadar?

Geliri Olan Eş de Nafaka Alabilir

Kanun, ayrı yaşamakta haklı eşin parasal katkı isteyebilmesi için gelirinin bulunmamasını şart koşmaz. Hukuk Genel Kurulu, iki kuyumculuk şirketinde hissesi bulunan kadının yüksek geliri ve mal varlığı olduğu gerekçesiyle reddedilen talebine ilişkin kararı bozdu. Kurula göre 197. madde, birlikte yaşamaya haksız yere ara veren eşin birlik yükümlülüklerini yerine getirmesini sağlamayı amaçlar; tarafların ekonomik ve sosyal düzeyi davanın kabulünde değil, ancak nafakanın miktarında önem taşır (YHGK, 25.03.2021, E. 2017/2415, K. 2021/347, oy çokluğu). Bu yönüyle bağımsız tedbir nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşme şartına bağlı olan yoksulluk nafakasından ayrılır.

Miktar Nasıl Belirlenir?

Kanunda bir hesaplama formülü yoktur. Hukuk Genel Kurulu'na göre eşler birliğin giderlerine güçleri oranında katılmak zorunda olduğundan kira, elektrik, yakıt, su ve benzeri ortak giderlere davalı eş de katılmalıdır. Miktar belirlenirken eşlerin ekonomik güçleri ile birlikte yaşarken davalının eşine sağladığı yaşam düzeyi dikkate alınır. Hâkim, eşlerin birlikte yaşarken sürdürdükleri hayat seviyesinin ayrı yaşarken de korunması gerektiğini gözetir (YHGK, 07.11.2019, E. 2017/1056, K. 2019/1146). Bu nedenle dilekçede iki tarafın geliri ve mal varlığı, kira ve fatura gibi düzenli giderler ve evlilik içindeki yaşam düzeyi somut belgelerle ortaya konmalıdır. Nafakanın sonradan nasıl güncellendiğini nafaka artırım davası yazımızda ele aldık.

Ne Zamandan İtibaren ve Ne Zamana Kadar?

196. madde parasal katkının geçmiş bir yıl için de istenebileceğini açıkça söylerken 197. maddede böyle bir hüküm yoktur. İncelediğimiz kararlarda bağımsız tedbir nafakası dava tarihinden itibaren başlatılmıştır. Örneğin bölge adliye mahkemesi, ayrı yaşamakta haklı bulduğu kadın için nafakayı "birleşen dava tarihinden geçerli olmak üzere" başlattı; Yargıtay bu yöne ilişkin temyiz dilekçesini reddetti ve kararın diğer yönlerini onadı (2. HD, 28.11.2024, E. 2024/1876, K. 2024/9286).

Süre bakımından bağımsız tedbir nafakası boşanma davasındaki tedbir nafakasından ayrılır. Hukuk Genel Kurulu'na göre TMK m. 169 uyarınca verilen tedbir nafakası boşanma davası kapsamında alınan geçici bir önlemdir ve yargılama sırasında kaldırılmazsa boşanma kararının kesinleşmesiyle sona erer. 197. maddeye göre verilen nafaka ise bağımsız bir davanın konusudur ve eşlerin ayrı yaşama durumu devam ettiği sürece geçerlidir (YHGK, 17.01.2018, E. 2017/3102, K. 2018/46). Koşullar değişirse eşlerden biri kararın değiştirilmesini, sebep ortadan kalkmışsa önlemin kaldırılmasını isteyebilir (TMK m. 200). Eşlerin yeniden birlikte yaşamaya başlaması, sebebin ortadan kalkmasına örnek gösterilebilir.

Çocuklar İçin Nafaka

Ergin olmayan çocuklar varsa hâkim, ana ve baba ile çocuklar arasındaki ilişkileri düzenleyen hükümlere göre gereken önlemleri alır (TMK m. 197/4). Uygulamada eş için olduğu gibi her çocuk için de ayrı nafaka istenir. Çocuğun nafakası annenin veya babanın haklılığına bağlı değildir: Yargıtay, müşterek çocuğa fiilen bakan anne veya babanın, ayrı yaşamda haklı olsun olmasın, diğer eşten çocuk adına nafaka isteyebileceğini belirterek annenin yanında kalan çocuk yönünden de davayı reddeden kararı bozdu (3. HD, 04.04.2016, E. 2016/1523, K. 2016/5103). Aynı ilke Hukuk Genel Kurulu önüne gelen bir dosyadaki Daire bozma kararında da yer aldı (YHGK, 05.11.2019, E. 2017/1525, K. 2019/1136).

Ortak Konut, Velayet ve Mal Kaçırmaya Karşı Önlemler

Ortak Konut ve Ev Eşyası

Haklı ayrılıkta hâkim, istem üzerine konut ve ev eşyasından yararlanmaya ilişkin önlemleri de alır (TMK m. 197/2). Yargıtay, eşlerin davalının kusurlu davranışları sonucu ayrı yaşadığını ve davacının önlem istemekte haklı olduğunu kabul eden mahkemenin, ayrılmadan önce birlikte oturulan konuttan davacının yararlanması için uygun önlemi almamasını bozma sebebi saydı (2. HD, 25.02.2016, E. 2015/20271, K. 2016/3469). Karar infazda tereddüt yaratmamalıdır; tahsis edilen taşınmazın tapu kaydı ve hangi eşyaların verildiği hükümde ayrı ayrı gösterilmelidir (2. HD, 24.04.2017, E. 2016/1195, K. 2017/4625). Tedbir nafakasıyla birlikte ortak konutun kadına ve çocuklara özgülenmesine hükmeden karar da onandı (2. HD, 04.04.2023, E. 2022/10834, K. 2023/1574).

Konut eşinizin adına kayıtlıysa, malik olmayan eş olarak dava açmadan tapu müdürlüğünden aile konutu şerhi istemek de mümkündür (TMK m. 194/3). Şerhin etkisini ve sınırlarını aile konutu şerhi yazımızda anlattık.

Velayet ve Kişisel İlişki

Evlilik devam ettiği sürece anne ve baba velayeti birlikte kullanır; ancak ortak hayata son verilmişse hâkim velayeti eşlerden birine verebilir (TMK m. 336/1-2). Bu nedenle 197. madde davasında çocukların kiminle kalacağı ve diğer ebeveynle kişisel ilişki de düzenlenebilir. Yargıtay'a göre bu talep, evliliğin hukuken devam ettiği gözetilerek bir koruma tedbiri olarak velayetin geçici düzenlenmesine ilişkindir (2. HD, 07.04.2016, E. 2016/5810, K. 2016/6994). Tarafların ayrı yaşadığı sabitken geçici velayet talebini de kapsayacak şekilde davanın reddedilmesi bozma sebebi sayıldı; mahkemenin velayet düzenlemesi yapması zorunluydu (2. HD, 09.01.2017, E. 2016/23663, K. 2017/112).

Boşanma davası reddedilen eşler için bu yol ayrıca önemlidir. Boşanma davasında TMK m. 169 uyarınca alınan önlemler davanın devamı süresiyle sınırlıdır. Yargıtay, çocuk için geleceğe dönük hüküm kuran mahkemenin bu sınırı aştığını belirtti; ortada 336/2 veya 197/4. maddeye dayalı bir dava bulunmadığına ve ret kararı kesinleştiği için artık 169. madde kapsamında da düzenleme yapılamayacağına işaret ederek hükmün bu bölümünü düzeltti (2. HD, 01.12.2014, E. 2014/14218, K. 2014/24279). Reddedilen davanın diğer sonuçlarını boşanma davası reddedilirse ne olur yazımızda anlattık.

Borçlulara Ödeme Emri ve Tasarruf Yetkisinin Sınırlanması

Eş birliğin giderlerine katılmıyorsa hâkim, onun borçlularına ödemeyi tamamen veya kısmen diğer eşe yapmalarını emredebilir (TMK m. 198). Ailenin ekonomik varlığının korunması veya evlilikten doğan mali bir yükümlülüğün yerine getirilmesi gerektiriyorsa hâkim, belirleyeceği malvarlığı değerleri üzerindeki tasarrufların ancak diğer eşin rızasıyla yapılabileceğine karar verebilir; taşınmazlarda bu kısıtlama re'sen tapuya şerh edilir (TMK m. 199).

Yargıtay, birçok yere borçlandığı ve hakkında icra takiplerine yol açtığı anlaşılan eşin bankalardan kredi, kredi kartı ve borçlandırıcı hesap başvurularının diğer eşin rızasına bağlanmasına ve ailenin geçimi için aylık parasal katkı yapmasına dair kararı onadı (2. HD, 02.05.2023, E. 2023/772, K. 2023/2054). Dava öncesinde yapılmış mal devirlerine karşı başvurulabilecek yolları boşanmadan önce satılan mallar yazımızda topladık.

Sonra Boşanma Davası Açılırsa veya Eve Dön İhtarı Gelirse

  • Davalar birleştirilebilir, nafaka iki kez tahsil edilmez. Bağlantılı davalar talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir (HMK m. 166/1). Yargıtay, boşanma davasında 169. madde uyarınca verilen tedbir nafakası ile birleşen 197. madde davasında verilen nafakanın boşanma davası kesinleşinceye kadar devam etmesine ve tahsilde tekerrür olmamak üzere hükmedilmesine yönelik itirazları yerinde görmedi (2. HD, 14.04.2025, E. 2024/7471, K. 2025/3603).
  • Nafaka davasında kanıtlanan olay boşanma davasında kesin delildir. Hukuk Genel Kurulu, kesinleşen bağımsız tedbir nafakası davasında fiziksel şiddet kanıtlanarak kadının ayrı yaşamakta haklı bulunduğu dosyada, bu tespitin sonradan açılan boşanma davasında tarafları ve hâkimi bağlayan kesin delil olduğunu kabul etti. Şiddetin ispatlanamadığı gerekçesiyle manevi tazminatı reddeden karar bozuldu (YHGK, 23.09.2020, E. 2017/2297, K. 2020/672, oy çokluğu). Bu nedenle nafaka davası da boşanma davası kadar özenle yürütülmelidir.
  • Kusurun tamamı karşı taraftaysa boşanma davası sonuç vermeyebilir. Başka bir kadınla gayriresmî evlilik kurup eşini ve üç çocuğunu terk eden, eşinin açtığı nafaka davası sürerken ortak konuta gelip onu darp eden ve ardından boşanma davası açan erkeğin dosyasında Hukuk Genel Kurulu, kadının bu saldırıya karşı gerçekleştirdiği tırnakla yaralama eylemi nedeniyle boşanmaya karar verilmesini isabetsiz buldu. Kurula göre erkek tam kusurluydu ve kadının boşanmayı gerektiren bir kusuru ispatlanamamıştı (YHGK, 15.05.2024, E. 2023/382, K. 2024/244, oy birliği).
  • Nafaka davasından feragat kusurları affetmek değildir, ama nafaka hakkını etkiler. Bağımsız tedbir nafakası davasından feragat eden kadının bu işlemi, kocanın kusurlarını boşanma davası bakımından affettiği anlamına gelmez. Hukuk Genel Kurulu ise feragatin nafaka isteminden geriye dönük vazgeçme sonucu doğurduğunu belirtti. Nafaka her an doğup işleyen bir alacak olduğundan, sonradan açılan boşanma davasında tedbir nafakası boşanma dava tarihinden değil feragat tarihinden itibaren başlatılmalıdır (YHGK, 17.01.2018, E. 2017/3102, K. 2018/46).
  • Nafaka davası açmış eşe gönderilen eve dön ihtarı sonuç doğurmayabilir. Terk nedeniyle boşanma için ayrılığın en az altı ay sürmesi gerekir; bu sürenin dördüncü ayı bitmeden ihtar istenemez ve ihtardan sonra iki ay geçmeden dava açılamaz (TMK m. 164). Yargıtay, bağımsız tedbir nafakası davası terk ihtarından önce açıldığı için kadının ihtar tarihinde ayrı yaşamakta haklı kabul edilmesi gerektiğini, dört aylık süre dolmadan istenen ihtarın da iyiniyete dayalı sayılamayacağını belirterek terke dayalı boşanma kararını bozdu (2. HD, 11.10.2012, E. 2012/4909, K. 2012/24343).

Dava Nasıl Açılır? Mahkeme, Usul ve Kanun Yolu

  • Görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemeleri Medeni Kanun'un aile hukukuna ilişkin dava ve işlerine bakar (4787 sayılı Kanun m. 4/1). Aile mahkemesi kurulamayan yerlerde bu davalara, bu iş için belirlenen asliye hukuk mahkemesi bakar (m. 2/2).
  • Yetkili mahkeme eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesidir. Yerleşim yerleri farklı olan eşlerin ikisi de önlem istemişse ilk istemde bulunanın yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Önlemin değiştirilmesi, tamamlanması veya kaldırılması için kararı veren mahkemeye başvurulur; iki eşin de yerleşim yeri değişmişse eşlerden herhangi birinin yeni yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (TMK m. 201).
  • Basit yargılama usulü uygulanır. Her çeşit nafaka davası basit yargılama usulüne tabidir (HMK m. 316/1-ç).
  • Hâkim bu önlemleri kendiliğinden almaz. Boşanma davasındaki tedbir nafakası talebe bağlı olmaksızın takdir edilir (YHGK, 17.01.2018, E. 2017/3102, K. 2018/46). 197. maddedeki önlemler ise eşlerden birinin istemine bağlıdır (TMK m. 197/2). Dilekçede eş ve her çocuk için istenen nafaka ayrı ayrı; konut, ev eşyası, velayet ve kişisel ilişkiye dair talepler de açıkça yazılmalıdır.
  • Karar kesinleşmeden icraya konulabilir. İstinaf veya temyiz kararın icrasını durdurmaz ve nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez (HMK m. 350/1, 367/1). Yargıtay 12. Hukuk Dairesi de aile hukukuna ilişkin ilamların kesinleşmeden yerine getirilemeyeceğini düzenleyen hükmün tedbir nafakasının infazını kesinleşmeye bağlamadığını belirtir (12. HD, 17.04.2019, E. 2019/2740, K. 2019/6702). Ödenmeyen nafaka için alacaklının şikâyeti üzerine borçluya üç aya kadar tazyik hapsi verilebilir (İİK m. 344). Süreci nafaka ödenmezse ne olur yazımızda anlattık.
  • Temyiz yolu çoğu zaman kapalıdır. Temyiz kesinlik sınırı her yıl yeniden değerleme oranında artırılır (HMK m. 362, ek m. 1). Yargıtay, yıllık tutarı bu sınırın altında kalan bağımsız tedbir nafakası kararlarına yönelik temyiz dilekçelerini miktardan reddediyor: yıllık 6.000 TL'lik nafakada 378.290 TL'lik sınır (2. HD, 07.05.2025, E. 2024/7433, K. 2025/4749), bir yıllık değeri 12.424,08 TL olan azaltma kararında 544.000 TL'lik sınır uygulandı (2. HD, 15.12.2025, E. 2025/4475, K. 2025/11161). Tutar çok küçükse istinaf yolu da kapanabilir: Bir dosyada bölge adliye mahkemesi, yıllık 7.200 TL'lik reddedilen nafaka için istinaf başvurusunu kesinlik sınırının altında kaldığı gerekçesiyle usulden reddetti (2. HD, 29.02.2024, E. 2023/6754, K. 2024/1392). Pratik sonuç şudur: Bu davalarda deliller ilk derece mahkemesinde eksiksiz sunulmalıdır.

Şiddet Varsa: 6284 Sayılı Kanun

Şiddet söz konusuysa 6284 sayılı Kanun daha hızlı koruma sağlar. Hâkim, şiddet uygulayanın müşterek konuttan derhâl uzaklaştırılmasına ve konutun korunan kişiye tahsisine karar verebilir (m. 5/1-b); velayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki konularında da karar vermeye yetkilidir (m. 5/3). Şiddet uygulayan ailenin geçimini sağlıyor veya geçimine katkıda bulunuyorsa ve Medeni Kanun'a göre nafakaya hükmedilmemişse hâkim, şiddet mağdurunun yaşam düzeyini gözeterek talep edilmese dahi tedbir nafakasına hükmedebilir (m. 5/4). Ancak tedbir kararı ilk defasında en çok altı ay için verilir; şiddet tehlikesi sürerse devamına karar verilebilir (m. 8/2). Daha uzun süreli bir düzen için 197. madde davası ya da boşanma davası ayrıca değerlendirilmelidir. Uzaklaştırma kararının boşanma ve velayete etkisini 6284 sayılı Kanun kapsamında uzaklaştırma kararı yazımızda anlattık.

Üç Ayrı Tedbir Nafakası: Karşılaştırma

TMK m. 197 (bağımsız)TMK m. 169 (boşanma davasında)6284 s.K. m. 5/4
Nerede istenir?Ayrı bir davadaBoşanma veya ayrılık davası içindeKoruma tedbiri başvurusunda
Talep gerekir mi?Evet, eşlerden birinin istemi gerekirHayır, hâkim kendiliğinden takdir ederHayır, talep edilmese dahi verilebilir
Temel şartAyrı yaşamada haklılığın ispatıBoşanma veya ayrılık davasının açılmış olması; tarafların kusur durumu takdirde etkili değildirŞiddet uygulayanın ailenin geçimini sağlaması veya katkıda bulunması ve Medeni Kanun'a göre nafakaya hükmedilmemiş olması
Ne kadar sürer?Ayrı yaşama durumu devam ettiği sürece; koşullar değişince değiştirilir veya kaldırılırKaldırılmazsa boşanma kararının kesinleşmesine kadarTedbir kararı ilk defasında en çok altı ay; şiddet tehlikesi sürerse devam ettirilebilir
DayanakTMK m. 197, 200; YHGK 2021/347TMK m. 169; YHGK 2018/466284 s.K. m. 5/4, 8/2

Evden Ayrılmadan ve Dava Açmadan Önce Kontrol Listesi

  • Ayrılma sebebinizi gösteren delilleri mümkünse ayrılmadan önce toplayın: darp raporu, kolluk tutanağı, yazışmalar, olaylara bizzat tanık olan kişiler.
  • Mahkemeden izin beklemeyin; haklı sebebe dayanan ayrılık kanundan doğan bir haktır. Dava nafaka ve önlemler içindir.
  • Şiddet varsa önce 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma isteyin; konut ve nafaka talebini de ekleyin.
  • Dilekçede kendiniz ve her çocuk için nafakayı ayrı ayrı; konut, ev eşyası, velayet ve kişisel ilişki taleplerini açıkça yazın.
  • İki tarafın gelirini, mal varlığını, kira ve fatura giderlerini ve evlilikteki yaşam düzeyini belgelendirin.
  • Eşinizin malları elden çıkarma riski varsa tasarruf yetkisinin sınırlandırılmasını (TMK m. 199) ve aile konutu şerhini değerlendirin.
  • Eve dön ihtarı gelirse süreleri ve ayrılık sebebinizin haklılığını hemen değerlendirin.
  • Nafaka davasındaki tespitlerin sonraki boşanma davasında kesin delil olabileceğini unutmayın.
  • Karar verildiğinde kesinleşmeyi beklemeden icra takibi başlatılabileceğini bilin.

Sonuç

Boşanma davası açmadan ayrı yaşamak kendi başına bir hak kaybı değildir; belirleyici olan ayrılığın haklı bir sebebe dayanıp dayanmadığıdır. Haklı olduğunu ispatlayan eş, boşanmayı beklemeden kendisi ve çocukları için nafaka, ortak konut ve ev eşyasından yararlanma ve malların korunmasına ilişkin önlemler isteyebilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun kararlarına göre bu davada ölçü kusur değil haklılıktır, talep eden eşin geliri davanın reddi sebebi değildir ve nafakanın miktarı evlilik içindeki yaşam düzeyine göre belirlenir.

Sonucu belirleyen üç soru vardır: Ayrılığın sebebi nedir ve nasıl ispatlanacak, iki tarafın geliri ve evlilikteki yaşam düzeyi nedir ve konut, çocuklar veya mal varlığı için ek bir önleme ihtiyaç var mı? Durumunuzu değerlendirmek isterseniz iletişim bilgilerimiz sayfanın altındadır. Boşanma sürecinin bütününü Boşanma Rehberi sayfamızda topladık.

Yazar Hakkında
Av. Murat Aydar

Av. Murat Aydar

Boşanma Avukatıİstanbul Barosu - Sicil No: 62459

İstanbul'da aile hukuku alanında müvekkillerime hizmet veriyorum. Özellikle anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı davalarında hukuki destek sağlıyorum.