4721 sayılı Türk Medeni Kanunu · C. Kişiliğin başlangıcı ve sonu — II. Sağ olmanın ve ölümün ispatı — 2. İspat araçları — a. Genel olarak

TMK Madde 30: Doğum ve Ölümün İspatı, Yaş Düzeltme

Birinci Kitap: Kişiler Hukuku › Birinci Kısım: Gerçek Kişiler › C. Kişiliğin başlangıcı ve sonu — II. Sağ olmanın ve ölümün ispatı — 2. İspat araçları — a. Genel olarak

Hazırlayan: Av. Murat Aydar2 yüksek mahkeme kararıYürürlükteki metinGüncelleme: 23.09.2026

Kısa cevap · TMK 30

TMK 30 iki basamaklı bir ispat düzeni kurar. Birinci basamak — kural: doğum ve ölüm, nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunur. İkinci basamak — istisna: nüfus sicilinde bir kayıt yoksa veya bulunan kaydın doğru olmadığı anlaşılırsa, gerçek durum her türlü kanıtla ispat edilebilir. Yani nüfus kaydı başlangıç noktasıdır, kapatıcı değildir. Maddenin en tartışmalı uygulaması yaş düzeltmedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, yaş tashihini "kişinin nüfus tesciline esas olan tarihlerin ve yaş kaydının nüfus kütüğündeki düzeltme" işlemi olarak tanımlamış; sosyal güvenlik mevzuatındaki özel hükümler nedeniyle ilk işe giriş tarihinden sonraki yaş tashihlerinin emeklilikte dikkate alınamayacağını, buna karşılık mahkeme kararının geçerliliğini ve değerini koruduğunu; yalnız kanun hükmü nedeniyle emeklilik yönünden sonuç doğurmadığını belirtmiştir.

Bu sayfada neler var? (9 bölüm)
  1. TMK 30 madde metni
  2. Değişiklik geçmişi
  3. İki Basamaklı İspat Düzeni
  4. Yaş Düzeltme Emekliliği Etkiler mi? HGK'nın Ayrımı
  5. Usul: Hangi Mahkeme, Hangi Kanun Yolu?
  6. TMK 30 Yargıtay kararları
  7. TMK 30 ile ilgili maddeler
  8. Uygulamada dikkat edilecekler
  9. Sıkça sorulan sorular

Temel kavramlar

Nüfus sicili
Aile kütükleri. Kişinin doğumundan ölümüne kadar kişisel ve medeni durumu buraya kaydedilir.
İspat serbestliği
TMK 30/2'nin sonucu: kayıt yoksa veya yanlışsa gerçek durum her türlü kanıtla ispatlanabilir.
Yaş tashihi
HGK'nın tanımıyla kişinin nüfus tesciline esas olan tarihlerin ve yaş kaydının nüfus kütüğündeki düzeltme işlemi.
Kayıt düzeltme
Kayda hatalı geçmiş bilginin düzeltilmesi. Yaş tashihinden ayrı değerlendirilir.
Maddi hata
Dayanak belgesinde bulunduğu hâlde kütüğe hatalı, eksik veya hiç yazılmamış bilgiler ile mükerrer kayıtlar.
Kesinleşmiş mahkeme hükmü şartı
5490 s.K. m. 35: kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydı düzeltilemez.
İdari düzeltme
Maddi hataların nüfus müdürlüğü veya Genel Müdürlük tarafından düzeltilmesi.
Kayıtlar arasında farklılık
5490 s.K. m. 10: nüfus kayıtları esas alınır, farklılık hâlinde diğer kayıtlar düzeltilir.
Kemik yaşı raporu
Yaş tespitinde kullanılan tıbbi delil. Kararlarda diğer delillerle birlikte değerlendirilmiştir.
Hayatın olağan akışı
Yaş dosyalarında kullanılan ölçüt: okula başlama ve mezuniyet tarihleri gibi olgularla tutarlılık.
İlk tescil tarihi
Sigortalının ilk defa çalışmaya başladığı tarih. Emeklilikte esas alınacak doğum tarihini belirler.
Temyiz sınırı
HMK 362/1-d: soybağına ilişkin sonuç doğuranlar hariç, nüfus kaydı düzeltme kararları kesindir.

Bir bakışta TMK 30

KonuKuralDayanak
KuralDoğum ve ölüm, nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunur.TMK m. 30/1
Birinci istisnaNüfus sicilinde bir kayıt yoksa gerçek durum her türlü kanıtla ispat edilebilir.TMK m. 30/2
İkinci istisnaBulunan kaydın doğru olmadığı anlaşılırsa gerçek durum her türlü kanıtla ispat edilebilir.TMK m. 30/2
Düzeltmenin yoluKesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydı düzeltilemez.5490 s. K. m. 35 (HGK'da aktarıldığı hâliyle)
İdari istisnaTescil esnasında yapılan maddî hatalar nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir.5490 s. K. m. 35 (HGK'da aktarıldığı hâliyle)
Maddi hata kapsamıDayanak belgesinde bulunduğu hâlde hatalı, eksik veya hiç yazılmayan bilgiler ile mükerrer kayıtlar maddi hata sayılır.5490 s. K. m. 38 (HGK'da aktarıldığı hâliyle)
Kayıtlar arası çelişkiKurumlarda nüfus kayıtları esas alınır; farklılık hâlinde nüfus kayıtları değiştirilmez, diğer kayıtlar düzeltilir.5490 s. K. m. 10 (HGK'da aktarıldığı hâliyle)
Yaş tashihinin tanımıKişinin nüfus tesciline esas olan tarihlerin ve yaş kaydının nüfus kütüğündeki düzeltme işlemi.HGK 29.05.2024
Emeklilikte kuralSigortalının ilk defa çalışmaya başladığı tarihten sonraki yaş tashihleri dikkate alınmaz.HGK 29.05.2024 (506 ve 5510 s. K. hükümlerine atfen)
Kararın değeriYaş tashihine ilişkin mahkeme kararı geçerliliğini ve değerini korur; yalnız emeklilik yönünden sonuç doğurmaz.HGK 29.05.2024
Ayrımın önemiMahkeme kararının yaş tashihi mi kayıt düzeltme mi olduğu ayrıca değerlendirilmelidir.HGK 29.05.2024
TemyizSoybağına ilişkin sonuç doğuranlar hariç, nüfus kaydı düzeltme davalarında bölge adliye mahkemesi kararları kesindir.HMK m. 362/1-d; 2. HD 07.04.2026

TMK 30 madde metni

Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

Birinci Kitap: Kişiler Hukuku › Birinci Kısım: Gerçek Kişiler · C. Kişiliğin başlangıcı ve sonu — II. Sağ olmanın ve ölümün ispatı — 2. İspat araçları — a. Genel olarak

İspat araçları: genel olarakMadde 30

  1. (1)Kural budur. Nüfus kaydı, doğum ve ölüm bakımından öncelikli ispat aracıdır.Doğum ve ölüm, nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunur.
  2. (2)İki hâl: kaydın hiç bulunmaması veya kaydın yanlış olduğunun anlaşılması. Bu hâllerde ispat serbestliği vardır.Nüfus sicilinde bir kayıt yoksa veya bulunan kaydın doğru olmadığı anlaşılırsa, gerçek durum her türlü kanıtla ispat edilebilir.

Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr. Fıkra numaraları okumayı kolaylaştırmak için eklenmiştir.

Değişiklik geçmişi

TarihKaynakDeğişiklik
22.11.20014721 sayılı Türk Medeni Kanunu (RG 08.12.2001, S. 24607; yürürlük: 01.01.2002)Madde, kanunun ilk metninde "C. Kişiliğin başlangıcı ve sonu — II. Sağ olmanın ve ölümün ispatı — 2. İspat araçları — a. Genel olarak" başlığı altında yer aldı ve bugüne kadar hiç değiştirilmedi. Mülga 743 sayılı Kanun'da da doğum ve ölümün nüfus kayıtlarıyla ispatı kuralı bulunuyordu; 4721 sayılı Kanun kuralı koruyarak ikinci fıkradaki ispat serbestliğini açık biçimde yazdı.
29.04.20065490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu (1587 sayılı Nüfus Kanunu'nu yürürlükten kaldırmıştır)TMK 30 değişmedi; ancak kaydın nasıl düzeltileceği yeni kanunla düzenlendi. Hukuk Genel Kurulu kararında aktarıldığı üzere 5490 sayılı Kanun'un 35. maddesi kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydının düzeltilemeyeceğini; ancak tescil esnasında yapılan maddî hataların nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltileceğini öngörür. Aynı Kanun'un 38. maddesi maddi hatanın kapsamını belirler; 10. maddesi ise kurumlarda nüfus kayıtlarının esas alınacağını ve kayıtlar arasında farklılık hâlinde nüfus kayıtlarının değiştirilmeyip diğer kayıtların düzeltileceğini hükme bağlar.

İki Basamaklı İspat Düzeni

TMK 30 kısa ama yapısı nettir.

BasamakKuralSonuç
1Doğum ve ölüm nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunurKayda itibar edilir
2Kayıt yoksa veya kaydın doğru olmadığı anlaşılırsaGerçek durum her türlü kanıtla ispat edilebilir

İkinci fıkra bir ispat serbestliği getirir. "Her türlü kanıt" ifadesi geniştir: tanık beyanı, okul kayıtları, hastane ve defin kayıtları, askerlik belgeleri, tıbbi raporlar ve hayatın olağan akışına dayanan çıkarımlar birlikte değerlendirilebilir.

Ama ikinci fıkranın bir eşiği var. Serbestlik kendiliğinden doğmaz; iki hâlden biri gerçekleşmelidir:

  • Nüfus sicilinde bir kayıt bulunmaması; veya
  • Bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması.

Bu nedenle dilekçede önce kaydın yanlışlığına ilişkin somut olgular ortaya konmalı; ancak bundan sonra serbest ispata geçilmelidir.

Kaydı kim düzeltir? Hukuk Genel Kurulu kararında aktarıldığı üzere 5490 sayılı Kanun'un 35. maddesi şöyledir: "Kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydı düzeltilemez ve kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamaz. Ancak olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddî hatalar nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir."

Yani iki ayrı yol vardır:

  • Yargı yolu: kural. Kaydın düzeltilmesi için kesinleşmiş mahkeme hükmü gerekir.
  • İdari yol: istisna. Maddî hatalar nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir. Kararda aktarıldığı üzere 5490 sayılı Kanun'un 38. maddesi maddi hatayı, dayanak belgesinde bulunduğu hâlde kütüğe hatalı veya eksik yazılan ya da hiç yazılmayan bilgiler ile mükerrer kayıtlar olarak belirler.
💡İpucu
Pratik ayrım şudur: dayanak belge doğru ama kütüğe yanlış geçmiş ise idari düzeltme yolu açıktır. Dayanak belgenin kendisi gerçeği yansıtmıyor ise mahkeme kararı gerekir. Bu ayrım hem süreyi hem masrafı belirler.

Kayıtlar çelişirse hangisi esas alınır? Kararda aktarıldığı üzere 5490 sayılı Kanun'un 10. maddesi nettir: kurumlarda kişiyle ilgili işlemlerde nüfus kayıtları esas alınır; kayıtlar arasında farklılık olması hâlinde nüfus kayıtlarında değişiklik yapılmaz, usulüne göre diğer kayıtlar düzeltilir.

Yaş Düzeltme Emekliliği Etkiler mi? HGK'nın Ayrımı

TMK 30'un en çok sorulan uygulaması budur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2024 tarihli kararı soruyu ayrıntılı biçimde yanıtlar (Yargıtay HGK, 29.05.2024, E. 2023/280, K. 2024/296, oy birliğiyle ve kesin olarak).

Önce tanım. Kurul, yaş tashihini şöyle tanımlar: "kişinin nüfus tesciline esas olan tarihlerin ve yaş kaydının nüfus kütüğündeki düzeltme" işlemi. Kurul, yaşın önemini de vurgular: evlenme, askere alınma, seçme ve seçilme hakkının kullanılması, sigortalı olabilme, emeklilik hakkına kavuşma gibi birçok sosyal, ekonomik ve siyasal hak ya da ödev yaş şartına bağlanmıştır.

Sosyal güvenlikte özel kural var. Kararda aktarıldığı üzere sosyal güvenlik mevzuatı, emeklilikte esas alınacak doğum tarihini ayrıca belirlemiştir: sigortalının ilk defa çalışmaya başladığı tarihte nüfus kütüğünde kayıtlı bulunan doğum tarihi esas tutulur ve ilk defa çalışmaya başladığı tarihten sonraki yaş düzeltmeleri dikkate alınmaz.

Amaç: kötü niyetli uygulamaları önlemek. Kurul bunu açıkça söyler: düzenlemelerin asıl amacı "yaş büyütmek suretiyle daha erken yaşlılık aylığı almak gibi kötü niyetli uygulamaların önüne geçmektir".

Anayasa Mahkemesi bu kuralları denetledi ve iptal etmedi. Kararda aktarıldığı üzere Anayasa Mahkemesi üç ayrı kararında bu hükümleri Anayasa'ya aykırı bulmamıştır: 18.01.2005 tarihli ve E. 2005/4, K. 2005/7; 22.07.2008 tarihli ve E. 2008/64, K. 2008/129; 11.04.2019 tarihli ve E. 2019/5, K. 2019/24 sayılı kararlar (künyeler kararda geçtiği hâliyle aktarılmıştır). Anayasa Mahkemesi'nin gerekçesinde, nesnel ve sürekli kurallarla kurulmayan bir sosyal güvenlik sisteminin mahkeme kararlarıyla alınan yaş düzeltmeleri sonucu ortaya çıkan erken emeklilik gibi nedenlerle aktüeryal dengesinin bozulabileceği belirtilmiş ve şu cümle kurulmuştur: "Burada yargı kararı hukuksal olarak değerini ve geçerliliğini korumakta, sadece emeklilik yönünden sonuç doğurmamaktadır."

Kurul'un sonucu. Hukuk Genel Kurulu bu çizgiyi benimseyerek şu formülü kurmuştur:

Böylesi bir durumda yaş tashihine ilişkin mahkeme kararı geçerliliğini ve değerini korumakla birlikte sadece kanun hükmü nedeniyle emeklilik yönünden sonuç doğurmamaktadır.
⚠️Dikkat
Bu cümle yanlış okunmamalı. Mahkeme kararı geçersiz değildir: nüfus kaydı düzelir, kimlikte yeni tarih görünür, evlenme veya seçme gibi alanlarda yeni tarih geçerlidir. Yalnız emeklilik bakımından ilk işe giriş tarihindeki kayıt esas alınır. Müvekkile bu ayrım baştan anlatılmalıdır; aksi hâlde "mahkeme kararı var ama SGK uygulamıyor" şeklinde bir beklenti kırılması doğar.

Kritik ayrım: yaş tashihi mi, kayıt düzeltme mi? Kurul'un bozma sebebi tam olarak budur. Somut olayda mahkemeden alınmış eski bir karar vardı ve bunun niteliği belirlenmemişti. Kurul, dosyadaki kemik yaşına ilişkin rapor içeriği, ilkokula başlama ve mezuniyet tarihleri ile askerlik dönemine ilişkin bilgiler gözetilerek o kararın kayıt düzeltme niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi ve buna göre hangi doğum tarihinin esas alınacağının belirlenmesi gerektiğine karar vermiştir.

Neden bu ayrım sonucu değiştirir? Çünkü sosyal güvenlik mevzuatındaki yasak "yaş tashihi" bakımından getirilmiştir. Kütüğe maddi hata nedeniyle yanlış geçmiş bir tarihin düzeltilmesi ise farklı değerlendirilebilir. Dosyada bu niteleme yapılmadan sonuca gidilmesi eksik inceleme sayılmıştır.

Uygulamada hangi deliller işe yarıyor? Kararlarda birlikte değerlendirilen olgular şunlardır: ilkokula başlama ve mezuniyet tarihleri (bir yaşında okula başlayıp beş yaşında mezun olmanın hayatın olağan akışına aykırı olduğu), kemik yaşı raporu, askerlik sevk tarihi, işe giriş bildirgesindeki doğum tarihi ve tanık beyanları.

Usul: Hangi Mahkeme, Hangi Kanun Yolu?

Nüfus kaydının düzeltilmesi davaları uygulamada asliye hukuk mahkemesinde görülür ve nüfus idaresi davada taraf olur. Bu davalarda kanun yolu bakımından önemli bir sınır vardır.

⚠️Dikkat
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, HMK 362'nin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca soybağına ilişkin sonuçlar doğuran davalar hariç olmak üzere, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalarla ilgili bölge adliye mahkemesi kararlarının kesin olduğunu ve temyiz edilemeyeceğini belirtmiştir. Bölge adliye mahkemesinin temyiz dilekçesini reddeden ek kararı bu nedenle onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 07.04.2026, E. 2025/10765, K. 2026/3789; oy birliğiyle). Kararın tam metni aşağıdaki kartta yer alıyor.

Pratik sonucu nedir? Nüfus kaydı düzeltme davasında istinaf son duraktır. Bu nedenle:

  • Delilleri ilk derecede eksiksiz sunun. Temyiz aşamasında düzeltme şansı bulunmayabilir.
  • İstinaf dilekçesini ayrıntılı yazın; bu dilekçe çoğu dosyada son esaslı savunmadır.
  • Soybağı boyutunu değerlendirin. Dava soybağına ilişkin sonuç doğuruyorsa temyiz yolu açıktır; bu nedenle talep sonucu ve dava türü doğru kurulmalıdır.

Emeklilik uyuşmazlığı ayrı bir davadır. Yaş düzeltmenin emekliliğe etkisi, nüfus davasında değil iş mahkemesinde açılan Kurum işleminin iptali ve tespit davasında tartışılır. Anılan Hukuk Genel Kurulu kararı da bu ikinci tür davadan doğmuştur. Dolayısıyla iki dava birbirinden ayrı yürür:

DavaKonusuKanun yolu
Nüfus kaydının düzeltilmesiKaydın gerçeğe uygunluğuSoybağı sonucu doğurmuyorsa istinaf kesin
Kurum işleminin iptali ve tespitDüzeltilen tarihin emeklilikte esas alınıp alınmayacağıTemyiz açık

Ölümün ispatı bakımından. Aynı iki basamaklı düzen ölüm için de işler. Nüfus kaydı yoksa veya yanlışsa ölüm olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilir. Ölümün hiç ispat edilemediği hâller için kanun ayrı yollar öngörmüştür: ölümüne kesin gözle bakılan durumda kaybolan kişi cesedi bulunamamış olsa bile gerçekten ölmüş sayılır (TMK 31); ölüm hakkında yalnız kuvvetli olasılık varsa gaiplik kararı istenir. Ölüm sırasının belirlenemediği hâlde ise birlikte ölüm karinesi uygulanır (TMK 29).

TMK 30 Yargıtay kararları

Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 2 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve ilgili oldukları fıkraya göre gruplandı; Hukuk Genel Kurulu kararları bulundukları grubun başında yer alır. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.

Karar seçimi hakkında

Bu sayfadaki iki karar da oy birliğiyle alınmıştır. Hukuk Genel Kurulu kararı maddenin maddi hukuk boyutunu, 2. Hukuk Dairesi kararı ise usul boyutunu gösterir. Hukuk Genel Kurulu kararında anılan 5490, 506 ve 5510 sayılı Kanun hükümleri ile Anayasa Mahkemesi künyeleri, kararda aktarıldığı hâliyle verilmiş; bu metinler üzerinde bağımsız bir inceleme yapılmamıştır. Anayasa Mahkemesi kararlarının sonucu yalnız "itirazın reddi" olarak aktarılmış olup bu kararların oy dağılımı hakkında bu sayfada bir açıklama yapılmamıştır.

TMK 30/2 ile ilgili Yargıtay kararları

TMK 30/2 · Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Yaş tashihine ilişkin mahkeme kararı geçerliliğini ve değerini korur; ancak kanun hükmü nedeniyle emeklilik yönünden sonuç doğurmaz. Kararın yaş tashihi mi kayıt düzeltme mi olduğu ayrıca değerlendirilmelidir

Olay: Sigortalının nüfusta kayıtlı doğum tarihi, ilk işe giriş tarihinden sonra verilen bir mahkeme kararıyla beş yıl geriye çekilmiştir. Kurum, emeklilik işlemlerinde ilk işe giriş tarihindeki doğum tarihinin esas alınması gerektiği gerekçesiyle yaşlılık aylığı taleplerini reddetmiştir. Davacı, ilkokul mezuniyet tarihine göre bir yaşında ilkokula başlayıp beş yaşında mezun olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kaydın maddi hataya dayandığını ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş; bölge adliye mahkemesi ilk tescil tarihinden sonraki yaş tashihinin dikkate alınamayacağı gerekçesiyle davayı reddetmiş, Özel Dairenin bozmasından sonra önceki kararında direnmiştir.

Karar: Kurul, TMK 30'u aynen aktararak doğum ve ölümün nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunacağını; kayıt yoksa veya kaydın doğru olmadığı anlaşılırsa gerçek durumun her türlü kanıtla ispat edilebileceğini belirtmiştir. Yaş tashihini nüfus kütüğündeki düzeltme işlemi olarak tanımlamış; yaşın birçok hak ve ödev bakımından belirleyici olduğunu vurgulamıştır. Sosyal güvenlik mevzuatındaki özel hükümleri ve Anayasa Mahkemesinin bu hükümlere ilişkin ret kararlarını aktararak, ilk tescil tarihinden sonra yapılan yaş tashihlerinin yaşlılık aylığı bağlanmasında dikkate alınamayacağını; düzenlemelerin amacının yaş büyütmek suretiyle daha erken aylık almak gibi kötü niyetli uygulamaları önlemek olduğunu saptamıştır. Bununla birlikte 5490 sayılı Kanun'un 35 ve 38. maddelerini aktararak maddi hata ile kayıt düzeltme ayrımına dikkat çekmiş; somut olayda kemik yaşı raporu, ilkokula başlama ve mezuniyet tarihleri ile askerlik dönemine ilişkin bilgiler gözetilerek eski mahkeme kararının kayıt düzeltme niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi ve buna göre hangi doğum tarihinin esas alınacağının belirlenmesi gerektiği sonucuna varmıştır. Bu inceleme yapılmadan sonuca gidilmesini eksik inceleme sayarak direnme kararını bozmuştur.

Karardan alıntı (aç)

Yasal düzenlemeler ve Anayasa Mahkemesinin iptal istemlerinin reddine ilişkin kararlarında yer verilen tespit ve değerlendirmeler birlikte değerlendirildiğinde; sigortalı olarak ilk tescil tarihinden sonra yapılan yaş tashihlerinin yaşlılık aylığı bağlanmasında dikkate alınamayacağı açık olup düzenlemelerin asıl amacı yaş büyütmek suretiyle daha erken yaşlılık aylığı almak gibi kötü niyetli uygulamaların önüne geçmektir. Böylesi bir durumda yaş tashihine ilişkin mahkeme kararı geçerliliğini ve değerini korumakla birlikte sadece kanun hükmü nedeniyle emeklilik yönünden sonuç doğurmamaktadır.

Ne anlama geliyor?

Yaş düzeltme kararı kimlikte geçerlidir ama emeklilikte ilk işe giriş tarihindeki kayıt esas alınır; kararın niteliği ayrıca incelenmelidir.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve KESİN olarak verilmiştir. Kararda anılan 5490, 506 ve 5510 sayılı Kanun hükümleri ile Anayasa Mahkemesi künyeleri, kararda aktarıldığı hâliyle verilmiştir. Kararın sonunda bölge adliye mahkemesi gerekçesindeki bir maddi hataya da işaret edilmekle yetinilmiştir. Kişi, yer ve kurum bilgileri aktarılmamıştır.

TMK 30/2 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Soybağına ilişkin sonuçlar doğuran davalar hariç olmak üzere, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalarda bölge adliye mahkemesi kararları kesindir ve temyiz edilemez

Olay: Nüfus kaydının düzeltilmesi istemiyle açılan davada ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiş; bölge adliye mahkemesi davalılar vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Davalılar vekilinin temyizi üzerine bölge adliye mahkemesi ek kararla temyiz talebini reddetmiş; bu ek karar da temyiz edilmiştir.

Karar: Daire, HMK 362'nin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca soybağına ilişkin sonuçlar doğuran davalar hariç olmak üzere, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalarla ilgili bölge adliye mahkemesi kararlarının kesin olduğunu ve temyiz edilemeyeceğini belirtmiştir. Temyiz dilekçesinin reddine ilişkin ek kararın kanun hükmüne uygun olduğunu saptayarak temyiz isteminin reddine ve ek kararın onanmasına karar vermiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca soybağına ilişkin sonuçlar doğuran davalar hariç olmak üzere, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalarla ilgili Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup temyiz edilemez.

Ne anlama geliyor?

Nüfus kaydı düzeltme davasında istinaf son duraktır; delilleri ilk derecede eksiksiz sunmak zorunludur.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE alınmıştır. Dosyanın dava türü birlikte ölüm karinesi nedeniyle nüfus kaydının düzeltilmesi olarak belirtilmiş olup, kararın bu sayfadaki önemi nüfus kaydı düzeltme davalarında kanun yolunu göstermesindedir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

TMK 30 ile ilgili maddeler

  • TMK m. 28Kişiliğin başlangıcı ve sonu
  • TMK m. 29Sağ olmanın ve ölümün ispatı: ispat yükü
  • TMK m. 31Ölüm karinesi
  • 5490 s. K. m. 35Kayıt düzeltilmesi
  • HMK m. 362Temyiz edilemeyen kararlar

Uygulamada dikkat edilecekler

Pratik notlar

  1. 1.Doğum ve ölümü önce nüfus kaydıyla ispatlayın; kural birinci fıkradadır.
  2. 2.Serbest ispata geçmek için kaydın yokluğunu veya yanlışlığını somut olgularla ortaya koyun.
  3. 3."Her türlü kanıt" kapsamında okul kayıtları, hastane ve defin kayıtları, askerlik belgeleri ve tanık beyanlarını birlikte sunun.
  4. 4.Dayanak belge doğru ama kütüğe yanlış geçmişse idari düzeltme yolunu değerlendirin.
  5. 5.Dayanak belgenin kendisi gerçeği yansıtmıyorsa mahkeme kararı gerektiğini bilin.
  6. 6.Kayıtlar çelişirse kurumlarda nüfus kayıtlarının esas alındığını; diğer kayıtların düzeltildiğini gözetin.
  7. 7.Yaş düzeltme davasında müvekkile emeklilik etkisini baştan anlatın; beklenti kırılmasını önleyin.
  8. 8.İlk işe giriş tarihinden sonraki yaş tashihinin emeklilikte dikkate alınmadığını dikkate alın.
  9. 9.Buna karşılık mahkeme kararının geçerliliğini koruduğunu; yalnız emeklilik yönünden sonuç doğurmadığını açıklayın.
  10. 10.Dosyada kararın yaş tashihi mi kayıt düzeltme mi olduğunun değerlendirilmesini isteyin; bu ayrım sonucu değiştirir.
  11. 11.Kemik yaşı raporu, okula başlama ve mezuniyet tarihleri ile askerlik bilgilerini birlikte dosyaya koyun.
  12. 12.Bir yaşında okula başlayıp beş yaşında mezun olmak gibi olguları hayatın olağan akışına aykırılık olarak ileri sürün.
  13. 13.Nüfus kaydı düzeltme davasında delilleri ilk derecede eksiksiz sunun; istinaf son durak olabilir.
  14. 14.Dava soybağına ilişkin sonuç doğuruyorsa temyiz yolunun açık olduğunu gözetin.
  15. 15.Emeklilik uyuşmazlığını nüfus davasında değil, Kurum işleminin iptali ve tespit davasında tartışın.

Sıkça Sorulan Sorular

TMK 30/1'e göre nüfus sicilindeki kayıtlarla. Nüfus kaydı bu konuda öncelikli ispat aracıdır.

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.