4721 sayılı Türk Medeni Kanunu · C. Kişiliğin başlangıcı ve sonu — I. Doğum ve ölüm

TMK Madde 28: Kişiliğin Başlangıcı ve Sonu

Birinci Kitap: Kişiler Hukuku › Birinci Kısım: Gerçek Kişiler › C. Kişiliğin başlangıcı ve sonu — I. Doğum ve ölüm

Hazırlayan: Av. Murat Aydar2 yüksek mahkeme kararıYürürlükteki metinGüncelleme: 23.09.2026

Kısa cevap · TMK 28

TMK 28, kişiliğin iki ucunu belirler. Başlangıç ve son: kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar ve ölümle sona erer. Geriye etkili hak ehliyeti: çocuk hak ehliyetini, sağ doğmak koşuluyla, ana rahmine düştüğü andan başlayarak elde eder. Bu ikinci fıkra maddenin en özgün yanıdır: doğmamış çocuk (cenin) şarta bağlı bir hak ehliyetine sahiptir. Sağ doğarsa ehliyeti geriye etkili olarak ana rahmine düştüğü ana kadar uzanır; sağ doğmazsa hiç doğmamış sayılır. Maddenin en görünür sonucu mirastadır: miras bırakanın ölümünde ana rahminde bulunan çocuk, sağ doğmak koşuluyla mirasçı olur. Sonuç ucu: ölümle kişilik sona erer; bu andan sonra kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar kullanılamaz ve malvarlığı mirasçılara geçer.

Bu sayfada neler var? (9 bölüm)
  1. TMK 28 madde metni
  2. Değişiklik geçmişi
  3. Kişilik Ne Zaman Başlar? İki Koşul Birlikte
  4. Ceninin Şarta Bağlı Hak Ehliyeti
  5. Kişiliğin Sonu: Ölüm ve İspatı
  6. TMK 28 Yargıtay kararları
  7. TMK 28 ile ilgili maddeler
  8. Uygulamada dikkat edilecekler
  9. Sıkça sorulan sorular

Temel kavramlar

Kişilik
Hak ve borçlara sahip olabilme durumu. TMK 28 başlangıcını ve sonunu belirler.
Tam doğum
Çocuğun ana bedeninden tümüyle ayrılması. Kişiliğin ilk koşuludur.
Sağ doğum
Çocuğun doğum anında yaşıyor olması. Kişiliğin ikinci koşuludur.
Ölü doğum
Çocuğun sağ doğmaması. Bu hâlde kişilik hiç doğmamış sayılır.
Cenin
Ana rahmindeki çocuk. TMK 28/2 uyarınca şarta bağlı hak ehliyetine sahiptir.
Şarta bağlı hak ehliyeti
Ceninin ehliyeti sağ doğma koşuluna bağlıdır; koşul gerçekleşmezse ehliyet doğmamış olur.
Geriye etkililik
Sağ doğma hâlinde ehliyetin ana rahmine düşme anına kadar geri yürümesi.
Hak ehliyeti
Haklara ve borçlara sahip olabilme yeteneği. TMK 8'de düzenlenmiştir.
Ölüm
Kişiliği sona erdiren olay. TMK 30 uyarınca nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunur.
Birlikte ölüm karinesi
TMK 29/2: hangisinin önce öldüğü ispat edilemezse hepsi aynı anda ölmüş sayılır.
Ölüm karinesi
TMK 31: ölümüne kesin gözle bakılan durumda kaybolan kişi, cesedi bulunmasa da ölmüş sayılır.
Gaiplik
TMK 32 ve devamı: ölümü hakkında kuvvetli olasılık bulunan kişi için mahkeme kararı.

Bir bakışta TMK 28

KonuKuralDayanak
BaşlangıçKişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar.TMK m. 28/1
İki koşulDoğumun tamamlanması ve çocuğun sağ olması birlikte gerekir.TMK m. 28/1
SonKişilik ölümle sona erer.TMK m. 28/1
Ceninin ehliyetiÇocuk hak ehliyetini, sağ doğmak koşuluyla, ana rahmine düştüğü andan başlayarak elde eder.TMK m. 28/2
Şartın niteliğiSağ doğma koşulu gerçekleşirse ehliyet geriye etkili olur; gerçekleşmezse doğmamış sayılır.TMK m. 28/2
Ölü doğumÖlü doğumda kişilik hiç doğmamış sayılır; bu çocuk adına hak kazanılmaz.TMK m. 28
Mirastaki sonucuMiras bırakanın ölümünde ana rahminde bulunan çocuk, sağ doğmak koşuluyla mirasçı olur.Miras hükümleri; TMK m. 28/2
Ölümün ispatıDoğum ve ölüm, nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunur.TMK m. 30/1
Kaydın yokluğuNüfus sicilinde kayıt yoksa veya kaydın doğru olmadığı anlaşılırsa gerçek durum her türlü kanıtla ispat edilebilir.TMK m. 30/2
İspat yüküBir hakkın kullanılması için sağ veya ölü olduğunu ileri süren kimse iddiasını ispat etmek zorundadır.TMK m. 29/1
Aynı anda ölenlerAynı anda ölmüş sayılanlar birbirine mirasçı olmaz; ancak her birinin mirası kendi mirasçılarına geçer.7. HD 12.02.2026 (onanan gerekçe)
Yaş kaydıYaş tashihine ilişkin mahkeme kararı geçerliliğini korur; yalnız kanun hükmü nedeniyle emeklilik yönünden sonuç doğurmaz.HGK 29.05.2024

TMK 28 madde metni

Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

Birinci Kitap: Kişiler Hukuku › Birinci Kısım: Gerçek Kişiler · C. Kişiliğin başlangıcı ve sonu — I. Doğum ve ölüm

Kişiliğin başlangıcı ve sonuMadde 28

  1. (1)İki koşul birlikte: doğumun tamamlanması ve çocuğun sağ olması. Ölü doğumda kişilik hiç doğmamıştır.Kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar ve ölümle sona erer.
  2. (2)Şarta bağlı ve geriye etkili bir ehliyet. Sağ doğma gerçekleşirse ehliyet ana rahmine düşme anına kadar geri yürür.Çocuk hak ehliyetini, sağ doğmak koşuluyla, ana rahmine düştüğü andan başlayarak elde eder.

Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr. Fıkra numaraları okumayı kolaylaştırmak için eklenmiştir.

Değişiklik geçmişi

TarihKaynakDeğişiklik
22.11.20014721 sayılı Türk Medeni Kanunu (RG 08.12.2001, S. 24607; yürürlük: 01.01.2002)Madde, kanunun ilk metninde "C. Kişiliğin başlangıcı ve sonu — I. Doğum ve ölüm" başlığı altında yer aldı ve bugüne kadar hiç değiştirilmedi. Mülga 743 sayılı Kanun'da da kişiliğin sağ ve tam doğumla başlaması ile ceninin şarta bağlı ehliyeti kabul edilmişti; 4721 sayılı Kanun kuralı koruyarak dili sadeleştirdi.

Kişilik Ne Zaman Başlar? İki Koşul Birlikte

TMK 28/1 iki koşulu birlikte arar: "Kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar..."

  • Tam doğum: çocuğun ana bedeninden tümüyle ayrılmış olması gerekir. Doğum süreci tamamlanmadıkça kişilik başlamaz.
  • Sağ doğum: çocuğun doğum anında yaşıyor olması gerekir. Yaşama süresi önemli değildir; bir an bile yaşamış olması kişiliğin doğması için yeterlidir.

Ölü doğumun sonucu keskindir. Çocuk sağ doğmamışsa kişilik hiç doğmamış sayılır. Bu, sonradan ortadan kalkan bir kişilik değildir; hiç var olmamış bir kişiliktir. Dolayısıyla o çocuk adına hak kazanılmaz, onun adına mirasçılık doğmaz.

Buna karşılık bir an bile yaşamışsa sonuç tümüyle değişir. Sağ doğup hemen ölen çocuk bakımından kişilik doğmuş ve ölümle sona ermiş olur. Bu kısa süre içinde kazandığı haklar — örneğin mirasçılık — doğmuş sayılır ve ölümüyle kendi mirasçılarına geçer. Miras hesaplamalarında bu ayrım belirleyici olabilir.

İspat sorunu. "Sağ doğdu mu?" sorusu bir ispat sorunudur ve kanun bunu ayrıca düzenlemiştir: doğum ve ölüm nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunur; kayıt yoksa veya kaydın doğru olmadığı anlaşılırsa gerçek durum her türlü kanıtla ispat edilebilir (TMK 30). İspat yükü ise, bir hakkın kullanılması için bir kimsenin sağ veya ölü olduğunu ileri sürene aittir (TMK 29).

Ceninin Şarta Bağlı Hak Ehliyeti

TMK 28/2 maddenin en özgün hükmüdür: "Çocuk hak ehliyetini, sağ doğmak koşuluyla, ana rahmine düştüğü andan başlayarak elde eder."

Bu cümlede üç öge var:

  • Konu: hak ehliyeti. Fıkra kişilikten değil hak ehliyetinden söz eder. Cenin, haklara sahip olabilme yeteneğini kazanır (TMK 8); fiil ehliyeti söz konusu değildir.
  • Koşul: sağ doğmak. Ehliyet şarta bağlıdır. Koşul gerçekleşmezse ehliyet hiç doğmamış sayılır.
  • Zaman: ana rahmine düştüğü an. Koşul gerçekleşirse ehliyet geriye etkili olarak bu ana kadar uzanır.

Neden böyle bir kural var? Çünkü aksi hâlde, babası ölmeden önce ana rahmine düşmüş ama ölümden sonra doğan çocuk mirastan yoksun kalırdı. Kanun bu sonucu önlemek için ehliyeti geriye yürütmüştür.

En önemli uygulama: miras. Miras bırakanın ölümü anında ana rahminde bulunan çocuk, sağ doğmak koşuluyla mirasçı olur. Uygulamada bunun iki sonucu vardır:

  • Mirasın paylaşımı, çocuğun doğumu beklenerek yapılır; çünkü sağ doğup doğmayacağı paylaşımı değiştirir.
  • Mirasçılık belgesi düzenlenirken bu durumun gözetilmesi gerekir; aksi hâlde belgenin iptali gündeme gelir.
💡İpucu
Uygulamada doğrudan sorulan soru şudur: hamileyken eşim vefat etti, çocuğum mirasçı olur mu? Yanıt TMK 28/2'dedir: sağ doğmak koşuluyla evet — ve ehliyeti ana rahmine düştüğü ana kadar geriye yürüdüğü için babanın ölümü anında mirasçı sayılır.

Diğer uygulama alanları. Aynı mantık, ceninin lehine doğabilecek başka haklarda da işler: kendisine yapılan bir bağışlamanın kabulü, lehine yapılan ölüme bağlı tasarruflar ve destekten yoksun kalma gibi taleplerde sağ doğma koşulu belirleyici olur. Buna karşılık borç altına girme söz konusu değildir: fıkra yalnız hak ehliyetinden söz eder ve ceninin kendi fiiliyle yükümlülük altına girmesi düşünülemez.

Temsil. Cenin bakımından işlemler yasal temsilciler eliyle yürür. Gereken hâllerde ceninin menfaatlerinin korunması için vesayet hükümlerine göre önlem alınması söz konusu olabilir.

Kişiliğin Sonu: Ölüm ve İspatı

Maddenin ikinci ucu tek kelimeyle ifade edilmiştir: kişilik "ölümle sona erer". Kanun ölümü tanımlamamış; ispatını ve ispat edilemediği hâlleri izleyen maddelerde düzenlemiştir.

HükümKonusu
TMK 29/1İspat yükü: sağ veya ölü olduğunu ileri süren ispat eder
TMK 29/2Birlikte ölüm karinesi: hangisinin önce öldüğü ispat edilemezse hepsi aynı anda ölmüş sayılır
TMK 30İspat araçları: nüfus sicili; kayıt yoksa veya yanlışsa her türlü kanıt
TMK 31Ölüm karinesi: ölümüne kesin gözle bakılan durumda kaybolan, cesedi bulunmasa da ölmüş sayılır
TMK 32 vd.Gaiplik kararı

Ölümün hukuki sonuçları. Kişilik sona erdiğinde:

  • Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar kullanılamaz hâle gelir. Örneğin ad üzerindeki hak kişiye sıkı sıkıya bağlıdır ve mirasçılar tarafından kullanılamaz (TMK 26).
  • Manevî tazminat istemi, miras bırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez (TMK 25).
  • Malvarlığı mirasçılara geçer; evlilik sona erer ve mal rejimi tasfiye edilir.

Aynı anda ölenler: sık yapılan hata. Birden fazla kişiden hangisinin önce veya sonra öldüğü ispat edilemezse hepsi aynı anda ölmüş sayılır (TMK 29/2). Buradan çıkarılan sonuç doğrudur: birbirlerine mirasçı olmazlar. Ama buradan hiç mirasçılık doğmadığı sonucu çıkarılamaz. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin onadığı bir kararda, aynı anda ölmüş sayılanların birbirine mirasçı olamayacağı kural olmakla birlikte her birinin mirasının kendi mirasçılarına geçeceği kabul edilmiştir (Yargıtay 7. HD, 12.02.2026, E. 2025/2628, K. 2026/755, oy birliğiyle ve kesin olarak). Ayrıntı TMK 29 sayfasındadır (TMK 29).

Doğum tarihine ilişkin kayıtların ağırlığı. Kişiliğin başlangıcı bakımından nüfus kaydı belirleyicidir; ancak kaydın düzeltilmesi her alanda aynı sonucu doğurmaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, yaş tashihine ilişkin mahkeme kararının geçerliliğini ve değerini korumakla birlikte, kanun hükmü nedeniyle emeklilik yönünden sonuç doğurmadığını belirtmiştir (Yargıtay HGK, 29.05.2024, E. 2023/280, K. 2024/296). Bu ayrım TMK 30 sayfasında ayrıntılı olarak ele alınmıştır (TMK 30).

TMK 28 Yargıtay kararları

Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 2 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve ilgili oldukları fıkraya göre gruplandı; Hukuk Genel Kurulu kararları bulundukları grubun başında yer alır. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.

Karar seçimi hakkında

TMK 28'in metnini birebir alıntılayan yayımlanmış bir Yargıtay kararına rastlanmamıştır. Bu nedenle bu sayfadaki kartlar, maddenin devamını oluşturan TMK 29 ve 30 (sağ olmanın ve ölümün ispatı) çerçevesinde verilen kararlardan seçilmiş; her kartta kararın hangi madde çerçevesinde kurulduğu ayrıca belirtilmiştir. Her iki karar da oy birliğiyle ve kesin olarak verilmiştir; birincisi onama kararı olduğundan esas gerekçenin hangi mahkemeye ait olduğu kart notunda gösterilmiştir. TMK 28/2'deki ceninin şarta bağlı hak ehliyetine ilişkin bölüm kanun metnine ve miras hükümlerinin sistematiğine dayanılarak açıklanmıştır.

TMK 28/1 ile ilgili Yargıtay kararları

TMK 28/1 · Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Aynı anda ölmüş sayılan kişiler birbirine mirasçı olamaz; ancak her birinin mirası kendi mirasçılarına geçer

Olay: Aynı gün ölen bir ailenin üyeleri bakımından ölüm saatleri belirlenememiştir. Sulh hukuk mahkemesinden alınan mirasçılık belgesinde yer almayan bir mirasçı, belgenin iptalini istemiştir. İlk derece mahkemesi, aynı anda ölmüş sayılanların murise ve birbirlerine mirasçı olamayacakları gerekçesiyle davayı reddetmiştir.

Karar: Bölge adliye mahkemesi, TMK 29/2'de birlikte ölüm karinesinin düzenlendiğini; aynı anda ölenlerin bu karine gereğince birbirlerine mirasçı olamayacaklarının kural olmakla birlikte bu kişilerin her birinin mirasının kendi mirasçılarına geçeceğini belirtmiştir. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin karineyi yanlış değerlendirdiğini saptayarak kararı kaldırmış ve davanın kabulüne karar vermiştir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, tarafların iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uygulanması gereken hukuk kurallarına ve kararda belirtilen gerekçelere göre kararın usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır.

aynı anda ölenlerin birlikte ölüm karinesi gereğince birbirlerine mirasçı olamayacakları kural ise de bu kişilerin her birinin mirasının kendi mirasçılarına geçeceğinden yerel mahkemenin birlikte ölüm karinesini yanlış değerlendirdiği

Ne anlama geliyor?

Aynı anda ölmüş sayılmak mirasçılığı tümüyle ortadan kaldırmaz; yalnız birbirlerine mirasçı olmalarını engeller.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve KESİN olarak verilmiş bir ONAMA kararıdır; alıntılanan esas gerekçe BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNE aittir ve onama ile kesinleşmiştir. Karar TMK 29/2 çerçevesinde kurulmuş olup, kişiliğin ölümle sona ermesinin miras bakımından sonucunu gösterdiği için bu sayfada da aktarılmıştır. Kişi, yer ve olay ayrıntıları aktarılmamıştır.

TMK 28/2 ile ilgili Yargıtay kararları

TMK 28/2 · Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Doğum ve ölüm nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunur; yaş tashihine ilişkin mahkeme kararı geçerliliğini korumakla birlikte kanun hükmü nedeniyle emeklilik yönünden sonuç doğurmaz

Olay: Sigortalının doğum tarihi, ilk işe giriş tarihinden sonra verilen bir mahkeme kararıyla düzeltilmiştir. Kurum, emeklilik işlemlerinde ilk işe giriş tarihindeki doğum tarihinin esas alınması gerektiği gerekçesiyle yaşlılık aylığı taleplerini reddetmiştir. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş; bölge adliye mahkemesi ilk tescil tarihinden sonraki yaş tashihinin dikkate alınamayacağı gerekçesiyle davayı reddetmiş, Özel Dairenin bozmasından sonra önceki kararında direnmiştir.

Karar: Kurul, TMK 30'u aynen aktararak doğum ve ölümün nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunacağını; kayıt yoksa veya kaydın doğru olmadığı anlaşılırsa gerçek durumun her türlü kanıtla ispat edilebileceğini belirtmiştir. Yaş tashihini "kişinin nüfus tesciline esas olan tarihlerin ve yaş kaydının nüfus kütüğündeki düzeltme" işlemi olarak tanımlamış; evlenme, askere alınma, seçme ve seçilme, sigortalılık ve emeklilik gibi birçok hak ve ödevin yaş şartına bağlanmış olması nedeniyle yaşın önemli bir ölçüt olduğunu vurgulamıştır. Sosyal güvenlik mevzuatındaki özel düzenlemeler ile Anayasa Mahkemesinin bu düzenlemelere ilişkin ret kararlarını değerlendirerek, ilk tescil tarihinden sonra yapılan yaş tashihlerinin yaşlılık aylığı bağlanmasında dikkate alınamayacağını; düzenlemenin amacının yaş büyütmek suretiyle daha erken aylık almak gibi kötü niyetli uygulamaların önüne geçmek olduğunu saptamıştır. Bununla birlikte mahkeme kararının geçerliliğini ve değerini koruduğunu, yalnız kanun hükmü nedeniyle emeklilik yönünden sonuç doğurmadığını belirtmiş; somut olayda kararın yaş tashihi mi kayıt düzeltme mi olduğunun değerlendirilmesi gerektiğine karar vererek direnme kararını bozmuştur.

Böylesi bir durumda yaş tashihine ilişkin mahkeme kararı geçerliliğini ve değerini korumakla birlikte sadece kanun hükmü nedeniyle emeklilik yönünden sonuç doğurmamaktadır.

Ne anlama geliyor?

Nüfus kaydı doğum bakımından belirleyicidir; ancak kaydın düzeltilmesi her hukuk alanında aynı sonucu doğurmaz.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve KESİN olarak verilmiştir. Karar TMK 30 çerçevesinde kurulmuş olup, kişiliğin başlangıcı bakımından nüfus kaydının ağırlığını gösterdiği için bu sayfada da aktarılmıştır. Ayrıntılı değerlendirme TMK 30 sayfasındadır. Kişi, yer ve kurum bilgileri aktarılmamıştır.

TMK 28 ile ilgili maddeler

Uygulamada dikkat edilecekler

Pratik notlar

  1. 1.Kişiliğin doğması için iki koşulu birlikte arayın: doğumun tamamlanması ve çocuğun sağ olması.
  2. 2.Sağ doğan çocuğun bir an bile yaşamasının kişiliği doğurduğunu; yaşama süresinin önemli olmadığını gözetin.
  3. 3.Ölü doğumda kişiliğin sonradan ortadan kalkmadığını, hiç doğmamış sayıldığını dikkate alın.
  4. 4.Sağ doğup hemen ölen çocuk bakımından kazanılan hakların kendi mirasçılarına geçeceğini hesaba katın.
  5. 5.Ceninin yalnız hak ehliyetine sahip olduğunu; fiil ehliyetinin söz konusu olmadığını belirtin.
  6. 6.Sağ doğma koşulunun gerçekleşmesi hâlinde ehliyetin ana rahmine düşme anına kadar geriye yürüdüğünü ileri sürün.
  7. 7.Miras bırakanın ölümünde ana rahminde bulunan çocuğun sağ doğmak koşuluyla mirasçı olduğunu gözetin.
  8. 8.Bu durumda paylaşımın doğum beklenerek yapılması gerektiğini; aksi hâlde mirasçılık belgesinin iptalinin gündeme geleceğini bilin.
  9. 9.Hamile eşin bulunduğu dosyalarda mirasçılık belgesi düzenlenirken ceninin durumunu tutanağa geçirtin.
  10. 10.Sağ doğma iddiasını TMK 30'a göre ispatlayın: önce nüfus kaydı, kayıt yoksa veya yanlışsa her türlü kanıt.
  11. 11.İspat yükünün, sağ veya ölü olduğunu ileri sürene ait olduğunu dikkate alın.
  12. 12.Aynı anda ölmüş sayılmanın mirasçılığı tümüyle ortadan kaldırmadığını; her birinin mirasının kendi mirasçılarına geçtiğini ileri sürün.
  13. 13.Ölümle kişiye sıkı sıkıya bağlı hakların kullanılamaz hâle geldiğini; ad davalarının mirasçı tarafından açılamayacağını gözetin.
  14. 14.Manevî tazminat isteminin, miras bırakan ileri sürmedikçe mirasçılara geçmediğini dikkate alın.
  15. 15.Doğum tarihine ilişkin kaydın düzeltilmesinin her hukuk alanında aynı sonucu doğurmadığını müvekkile açıklayın.

Sıkça Sorulan Sorular

TMK 28/1'e göre çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar. İki koşul birlikte aranır: doğumun tamamlanması ve çocuğun sağ olması.

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.