Kısa cevap · TMK 29
TMK 29 iki kural içerir. Birinci kural — ispat yükü: bir hakkın kullanılması için bir kimsenin sağ veya ölü olduğunu veya belirli bir zamanda ya da başka bir kimsenin ölümünde sağ bulunduğunu ileri süren kimse, iddiasını ispat etmek zorundadır. İkinci kural — birlikte ölüm karinesi: birden fazla kişiden hangisinin önce veya sonra öldüğü ispat edilemezse, hepsi aynı anda ölmüş sayılır. Bu karinenin mirastaki sonucu çok tartışılır. Doğru sonuç şudur: aynı anda ölmüş sayılanlar birbirlerine mirasçı olamaz; fakat her birinin mirası kendi mirasçılarına geçer. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi bu ayrımı onayarak, karineyi "hiç mirasçılık doğmaz" biçiminde uygulayan ilk derece kararını hatalı bulan bölge adliye mahkemesi kararını kesin olarak onamıştır.
Bu sayfada neler var? (10 bölüm)
- TMK 29 madde metni
- Değişiklik geçmişi
- İspat Yükü Kimde? Üç İddia Türü
- Birlikte Ölüm Karinesi: Şartı ve İşleyişi
- Deprem, Trafik Kazası ve Zehirlenme: Yargıtay Uygulaması
- Hangi Dava Açılır? Usul ve Temyiz Sınırı
- TMK 29 Yargıtay kararları
- TMK 29 ile ilgili maddeler
- Uygulamada dikkat edilecekler
- Sıkça sorulan sorular
Temel kavramlar
- İspat yükü
- Bir vakıanın ispatı yükümlülüğünün hangi tarafa ait olduğu. TMK 29/1 bunu iddia edene yükler.
- Sağ bulunma iddiası
- Bir kimsenin belirli bir zamanda veya başka birinin ölümünde sağ olduğunun ileri sürülmesi.
- Birlikte ölüm karinesi
- TMK 29/2: ölüm sırası ispat edilemezse hepsinin aynı anda ölmüş sayılması.
- Komoryan
- Birlikte ölüm hâli için kullanılan geleneksel terim.
- Aynı anda ölmüş sayılmak
- Karinenin sonucu. Birbirlerine mirasçı olmamayı doğurur.
- Halefiyet
- Mirasın geçişi ilkesi. Mirasçı olabilmek için miras bırakandan önce ölmemiş olmak gerekir.
- Kendi mirasçılarına geçiş
- Aynı anda ölmüş sayılanların her birinin mirasının kendi mirasçılarına geçmesi.
- Mirasçılık belgesi
- Veraset ilamı. Sulh hukuk mahkemesinden veya noterden alınır.
- Mirasçılık belgesinin iptali
- Belgenin gerçek mirasçılık durumunu yansıtmadığı iddiasıyla açılan dava.
- Nüfus kaydının düzeltilmesi
- Kayıttaki yanlışlığın giderilmesi istemi. Kesinleşmiş mahkeme hükmü gerekir.
- Temyiz sınırı
- HMK 362/1-d: soybağına ilişkin sonuç doğuranlar hariç, nüfus kaydı düzeltme kararları kesindir.
- Ölüm karinesi
- TMK 31: ölümüne kesin gözle bakılan durumda kaybolanın ölmüş sayılması. TMK 29/2'den ayrıdır.
Bir bakışta TMK 29
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| İspat yükü | Sağ veya ölü olduğunu ya da belirli bir zamanda sağ bulunduğunu ileri süren kimse iddiasını ispat etmek zorundadır. | TMK m. 29/1 |
| Üç iddia türü | Sağ olma, ölü olma ve belirli bir anda ya da başka birinin ölümünde sağ bulunma. | TMK m. 29/1 |
| Karinenin şartı | Karine, birden fazla kişiden hangisinin önce veya sonra öldüğü ispat edilemediğinde işler. | TMK m. 29/2 |
| Karinenin sonucu | Hepsi aynı anda ölmüş sayılır. | TMK m. 29/2 |
| Mirasta birinci sonuç | Aynı anda ölmüş sayılanlar birbirlerine mirasçı olamaz. | 7. HD 12.02.2026 (onanan gerekçe) |
| Mirasta ikinci sonuç | Her birinin mirası kendi mirasçılarına geçer; mirasçılık tümüyle ortadan kalkmaz. | 7. HD 12.02.2026 (onanan gerekçe) |
| Sık yapılan hata | Karineden "hiç mirasçılık doğmaz" sonucunu çıkarmak karineyi yanlış değerlendirmektir. | 7. HD 12.02.2026 |
| Gün aynı, saat belirsiz | Aynı gün ölüm saptanmış ama saatler belirlenememişse karine uygulanır. | 7. HD 12.02.2026 |
| Hangi dava | Karinenin yanlış uygulanması hâlinde mirasçılık belgesinin iptali istenir. | 7. HD 12.02.2026 |
| Nüfus kaydı yolu | Birlikte ölüm karinesi nedeniyle nüfus kaydının düzeltilmesi davası da açılabilir. | 2. HD 07.04.2026 |
| Temyiz sınırı | Soybağına ilişkin sonuç doğuranlar hariç, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararları kesindir; temyiz edilemez. | HMK m. 362/1-d; 2. HD 07.04.2026 |
| TMK 31'den farkı | TMK 29/2 ölüm sırasının bilinmemesine, TMK 31 ölümün kendisinin cesetsiz kabulüne ilişkindir. | TMK m. 29; m. 31 |
TMK 29 madde metni
Birinci Kitap: Kişiler Hukuku › Birinci Kısım: Gerçek Kişiler · C. Kişiliğin başlangıcı ve sonu — II. Sağ olmanın ve ölümün ispatı — 1. İspat yükü
Sağ olmanın ve ölümün ispatı: ispat yükü — Madde 29
- (1)Üç ayrı iddia türü sayılmıştır: sağ olma, ölü olma ve belirli bir anda sağ bulunma. Hepsinde yük iddia edende.Bir hakkın kullanılması için bir kimsenin sağ veya ölü olduğunu veya belirli bir zamanda ya da başka bir kimsenin ölümünde sağ bulunduğunu ileri süren kimse, iddiasını ispat etmek zorundadır.
- (2)Karine, ancak sıranın ispat edilemediği hâlde işler. Sıra ispatlanabiliyorsa karineye gerek kalmaz.Birden fazla kişiden hangisinin önce veya sonra öldüğü ispat edilemezse, hepsi aynı anda ölmüş sayılır.
Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr. Fıkra numaraları okumayı kolaylaştırmak için eklenmiştir.
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Kaynak | Değişiklik |
|---|---|---|
| 22.11.2001 | 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (RG 08.12.2001, S. 24607; yürürlük: 01.01.2002) | Madde, kanunun ilk metninde "C. Kişiliğin başlangıcı ve sonu — II. Sağ olmanın ve ölümün ispatı — 1. İspat yükü" başlığı altında yer aldı ve bugüne kadar hiç değiştirilmedi. Mülga 743 sayılı Kanun'da da birlikte ölüm karinesi kabul edilmişti; 4721 sayılı Kanun kuralı koruyarak dili sadeleştirdi. |
İspat Yükü Kimde? Üç İddia Türü
TMK 29/1 ispat yükünü açıkça dağıtır: bir hakkın kullanılması için bir kimsenin sağ veya ölü olduğunu veya belirli bir zamanda ya da başka bir kimsenin ölümünde sağ bulunduğunu ileri süren kimse, iddiasını ispat etmek zorundadır.
Üç ayrı iddia türü sayılmıştır:
| İddia | Tipik uygulama |
|---|---|
| Bir kimsenin sağ olduğu | Kaybolan kişinin hâlâ yaşadığı iddiası; nafaka veya aylık taleplerinde |
| Bir kimsenin ölü olduğu | Mirasın açılması, ölüme bağlı hakların istenmesi |
| Belirli bir zamanda ya da başka birinin ölümünde sağ bulunduğu | Mirasçılıkta sıra: miras bırakandan sonra ölmüş olmak |
Üçüncü iddia türü en kritiktir. Mirasçı olabilmek için kişinin miras bırakanın ölümü anında sağ olması gerekir. Bu nedenle "babam dedemden sonra öldü, dolayısıyla dedemin mirasçısı oldu ve o miras bize geçti" diyen kimse, bu sırayı ispatlamak zorundadır.
Ölüm anındaki hukuki durum neden bu kadar önemli? Çünkü kişilik ölümle sona erer (TMK 28) ve ölen bir kimse artık hak kazanamaz. Sıra bir saat bile değişse mirasın paylaşımı tümüyle değişebilir.
Nasıl ispatlanır? Kural olarak nüfus sicili üzerinden: doğum ve ölüm nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunur; kayıt yoksa veya kaydın doğru olmadığı anlaşılırsa gerçek durum her türlü kanıtla ispat edilebilir (TMK 30). Uygulamada ölüm tutanakları, hastane ve defin kayıtları, tanık beyanları ve resmî raporlar birlikte değerlendirilir.
İspat edilemezse ne olur? İşte ikinci fıkra tam bu boşluğu doldurur.
Birlikte Ölüm Karinesi: Şartı ve İşleyişi
TMK 29/2 tek cümlelik bir karine kurar: "Birden fazla kişiden hangisinin önce veya sonra öldüğü ispat edilemezse, hepsi aynı anda ölmüş sayılır."
Karinenin şartı: sıranın ispat edilememesi. Karine kendiliğinden uygulanmaz. Önce ölüm sırasının ispatı denenmelidir; ancak ispat edilemiyorsa karine devreye girer. Bu nedenle karineye dayanmak isteyen taraf, sıranın belirlenemediğini ortaya koymalıdır; karşı taraf ise sırayı ispatlayarak karineyi devre dışı bırakabilir.
Tipik uygulama: aynı gün ölüm, belirsiz saat. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin önüne gelen bir dosyada aile üyelerinin aynı gün öldükleri saptanmış, ancak ölüm saatleri belirlenememişti. Mahkemeler bu olguyu karinenin şartı saymıştır (Yargıtay 7. HD, 12.02.2026, E. 2025/2628, K. 2026/755).
Karine "aynı anda ölmüş sayılma" sonucunu doğurur. Bunun birinci ve tartışmasız sonucu şudur: aynı anda ölenler birbirlerine mirasçı olamaz. Çünkü mirasçı olabilmek için miras bırakanın ölümü anında sağ olmak gerekir; aynı anda ölenler bakımından bu koşul gerçekleşmemiştir.
Doğru sonuç: her birinin mirası kendi mirasçılarına geçer. Anılan dosyada ilk derece mahkemesi, aynı anda ölmüş sayılanların "murise ve birbirlerine mirasçı olamayacakları" gerekçesiyle mirasçılık belgesinin iptali davasını reddetmişti. Bölge adliye mahkemesi bu kararı kaldırdı ve şu gerekçeyi kurdu: aynı anda ölenlerin birbirlerine mirasçı olamayacakları kural olmakla birlikte bu kişilerin her birinin mirasının kendi mirasçılarına geçeceğinden yerel mahkeme karineyi yanlış değerlendirmiştir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi bu kararı oy birliğiyle ve kesin olarak onamıştır (Yargıtay 7. HD, 12.02.2026, E. 2025/2628, K. 2026/755).
Somutlaştıralım. A, B ve C aynı anda ölmüş sayılsın:
- A, B'ye mirasçı olmaz; B de A'ya olmaz.
- Ama A'nın mirası, A'nın kendi mirasçılarına (örneğin altsoyuna) geçer.
- B'nin mirası da B'nin kendi mirasçılarına geçer.
- Dolayısıyla A'nın altsoyu, A'nın mirasçısı olarak paya hak kazanabilir; bu pay A'nın B'den miras almasına dayanmaz.
Karşı görüş de dosyada ileri sürülmüştü. Davalılar, aynı anda ölenlerin murise mirasçı olamadığından "olmayan bu hakkın bu kişilerin altsoyuna geçmesinin mümkün olmadığını" savunmuşlardı. Yargıtay bu savunmayı kabul etmemiş ve bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır. Ayrım şurada: altsoy, ölenin kendi mirasına mirasçı olmaktadır; başkasından geçmemiş bir hakka değil.
Deprem, Trafik Kazası ve Zehirlenme: Yargıtay Uygulaması
İspat yükü aksini iddia edende. Birlikte ölüm karinesi, ölüm sırasının ispat edilemediği her durumda işler; bir kişinin diğerinden sonra öldüğünü ileri süren bunu ispat etmelidir (TMK 29/1). Yargıtay, trafik kazasında ölü bulunan eşler için mirasçılık belgesi isteyen tarafa ölüm saatlerini ispat etmesi için kesin süre verilip davanın reddedilmesini bozmuş; eşlerin aynı anda öldüğü kabul edilerek mirasbırakanın önceki evliliğinden olan kızının tek mirasçı gösterilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 7. HD, 24.05.2012, E. 2012/967, K. 2012/3781). Bir torunun kazadan sonra hastanede öldüğü, bu nedenle diğerlerine mirasçı olduğu iddiası ispatlanamayınca dava reddedilmiş ve karar onanmıştır (Yargıtay 7. HD, 27.11.2025, E. 2025/1944, K. 2025/5066).
Depremde cesedin bulunma zamanı. Yargıtay, 1999'daki büyük depremde ölen mirasbırakanın enkazdan günler sonra çürümüş hâlde çıkarılmasının, kızından önce öldüğünü tek başına göstermediğini; somut delil yoksa ikisinin aynı anda ölmüş sayılması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 01.10.2007, E. 2007/14112, K. 2007/12879). Enkazdan sağ çıkarıldığı tanıklarca bildirilen bir kişi için ise otopsi bulguları, tanık beyanları ve hastane kayıtları incelenerek Adli Tıp Kurumundan ölüm saati raporu alınmadan karar verilemeyeceğini kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 01.12.2008, E. 2008/18267, K. 2008/16261).
Halefiyet ve kardeşler. Aynı anda ölmüş sayılan kişi, mirasbırakanın ölümünde sağ olmadığından onun yerini yasal mirasçılıkta altsoyu alır. Mirasbırakan ile anne ve babasının aynı kazada öldüğü dosyada, sağ kalan eşin tek başına mirasçı olamayacağı, anne-babanın yerini kız kardeşin alacağı kabul edilmiş ve karar onanmıştır (Yargıtay 7. HD, 17.02.2025, E. 2024/2131, K. 2025/814). Aynı kazada ölen mirasbırakan ile kız kardeşinin birbirine mirasçı olamayacağı da açıkça vurgulanmıştır (Yargıtay 7. HD, 25.09.2023, E. 2022/2664, K. 2023/4094). Mirasçı olmanın genel şartları için TMK 580-583 sayfasına bakınız.
Eşlerin mal rejimi alacağı ayrıdır. Karbonmonoksit zehirlenmesiyle çocuklarıyla birlikte ölen ve aynı anda ölmüş sayılan eşler birbirine mirasçı olamaz; ancak Yargıtay, katılma alacağının miras hakkından ayrı olduğunu ve her eşin mirasçılarının diğer eşin mirasçılarından katılma alacağını isteyebileceğini kabul etmiştir (Yargıtay 8. HD, 14.01.2014, E. 2013/18697, K. 2014/151).
Hangi Dava Açılır? Usul ve Temyiz Sınırı
Karine yanlış uygulanmışsa iki yol gündeme gelir.
1. Mirasçılık belgesinin iptali. Mirasçılık belgesi (veraset ilamı) gerçek mirasçılık durumunu yansıtmıyorsa iptali istenir. Anılan dosyada dava tam olarak bu biçimde açılmış; mirasçılık belgesinde yer almayan kişi belgenin iptalini istemiştir (Yargıtay 7. HD, 12.02.2026, E. 2025/2628, K. 2026/755).
2. Nüfus kaydının düzeltilmesi. Uygulamada "birlikte ölüm karinesi nedeniyle nüfus kaydının düzeltilmesi" adıyla dava da açılmaktadır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin önüne gelen dosyanın türü tam olarak budur (Yargıtay 2. HD, 07.04.2026, E. 2025/10765, K. 2026/3789).
Bu ayrım neden hayati? Çünkü dava türünün nitelendirilmesi kanun yolunu belirler:
- Dava nüfus kaydının düzeltilmesi olarak nitelendirilirse ve soybağına ilişkin sonuç doğurmuyorsa, bölge adliye mahkemesi kararı kesindir — temyiz yolu yoktur.
- Dava mirasçılık belgesinin iptali olarak açılmışsa, anılan 7. Hukuk Dairesi dosyasında görüldüğü gibi temyiz incelemesi yapılabilmektedir.
Bu nedenle dilekçenin talep sonucu ve dava türü baştan doğru kurulmalıdır; aksi hâlde istinaf aşamasında yol tükenebilir.
TMK 29/2 ile TMK 31 karıştırılmamalı. İki hüküm farklı sorunları çözer:
| Hüküm | Sorun | Çözüm |
|---|---|---|
| TMK 29/2 | Ölümler kesin ama sıra bilinmiyor | Hepsi aynı anda ölmüş sayılır |
| TMK 31 | Ceset bulunamadı ama ölüm kesin gözle bakılıyor | Gerçekten ölmüş sayılır |
| TMK 32 vd. | Ölüm hakkında yalnız kuvvetli olasılık var | Mahkeme gaipliğe karar verebilir |
Bir dosyada bu üç hüküm birlikte gündeme gelebilir: önce ölümün kabulü (TMK 31) veya gaiplik (TMK 32 vd.), sonra sıranın belirlenememesi hâlinde birlikte ölüm karinesi (TMK 29/2) (TMK 31).
TMK 29 Yargıtay kararları
Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 8 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve ilgili oldukları fıkraya göre gruplandı. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.
Karar seçimi hakkında
Bu sayfadaki iki karar birbirini tamamlar: birincisi karinenin mirastaki maddi sonucunu, ikincisi bu tür davalarda kanun yolunu gösterir. Her iki karar da oy birliğiyle alınmış olup birincisi kesin olarak verilmiş bir onama kararıdır; bu nedenle esas gerekçenin bölge adliye mahkemesine ait olduğu kart notunda belirtilmiştir. Kararların olay ayrıntıları hassas nitelikte olduğundan yalnız hukuki çerçeve aktarılmış; kişi, yer ve olay bilgileri verilmemiştir. TMK 29/1'in ispat yükü kuralına ilişkin bağımsız bir karar yerine, maddenin bütününü uygulayan güncel kararlar seçilmiştir. 26.09.2026 güncellemesiyle deprem, trafik kazası ve zehirlenme dosyalarına ilişkin altı karar daha eklenmiştir: 7. Hukuk Dairesi 2012, 2023 ve 2025; 2. Hukuk Dairesi 2007 ve 2008; 8. Hukuk Dairesi 2014. Bunların tamamı da oy birliğiyle verilmiştir; onama kararlarında gerekçenin alt mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.
TMK 29/1 ile ilgili Yargıtay kararları
TMK 29/1 · Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Trafik kazasında ölü bulunan eşler aynı anda ölmüş sayılır ve birbirine mirasçı olamaz; aynı anda ölmediklerini ispat yükü aksini iddia edene aittir
Olay: Mirasbırakan ve eşi 2007'de geçirdikleri trafik kazası sonrasında ölü olarak bulunmuştur. Ortak çocukları yoktur; mirasbırakanın önceki evliliğinden bir kızı vardır, eşin ise altsoyu yoktur. Yetki belgesine dayanarak mirasçılık belgesi isteyen davacıya mahkeme ölüm saatlerini belirlemesi için kesin süre vermiş, süreye uyulmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir.
Karar: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, bir kimsenin başka birinin ölümünde sağ bulunduğunu ileri sürenin bunu ispat etmesi gerektiğini ve ölüm sırası ispat edilemezse hepsinin aynı anda ölmüş sayılacağını hatırlatmıştır. Eşlerin aynı anda öldüğü kabul edilerek birbirine mirasçı olamayacaklarını ve mirasbırakanın tek mirasçısının kızı olduğunu gözetmek gerekirken, ispat yükü aksini iddia edende olduğu hâlde davacıya kesin süre verilip davanın reddedilmesini hatalı bularak kararı oy birliğiyle bozmuştur.
“miras bırakan ve eşinin aynı anda ölmediklerini ispat aksini iddia edene ait olmasına rağmen”
Ne anlama geliyor?
Aynı kazada ölen eşlerde, eşlerden birinin daha sonra öldüğünü ileri süren taraf bunu ispat etmek zorundadır.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 29/2 ile ilgili Yargıtay kararları
TMK 29/2 · Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Birlikte ölüm karinesi gereğince aynı anda ölenler birbirlerine mirasçı olamaz; ancak her birinin mirası kendi mirasçılarına geçer, mirasçılık tümüyle ortadan kalkmaz
Olay: Bir ailenin üyeleri aynı gün ölmüş, ölüm saatleri belirlenememiştir. Sulh hukuk mahkemesinden alınan mirasçılık belgesinde kendisine yer verilmeyen bir kişi, belgenin iptalini istemiştir. Davalılar, aynı anda ölenlerin birbirlerine mirasçı olamayacağını ve olmayan bu hakkın onların altsoyuna da geçemeyeceğini savunmuşlardır. İlk derece mahkemesi, TMK 29/2 uyarınca bu kişilerin murise ve birbirlerine mirasçı olamayacakları ve mirasçılık belgesinin hukuka uygun düzenlendiği gerekçesiyle davayı reddetmiştir.
Karar: Bölge adliye mahkemesi, TMK 29/2'de birlikte ölüm karinesinin düzenlendiğini; aynı anda ölenlerin bu karine gereğince birbirlerine mirasçı olamayacaklarının kural olmakla birlikte bu kişilerin her birinin mirasının kendi mirasçılarına geçeceğini belirtmiştir. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin birlikte ölüm karinesini yanlış değerlendirdiğini ve red kararının hatalı olduğunu saptayarak kararı kaldırmış, yeniden esas hakkında hüküm kurarak davanın kabulüne karar vermiştir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına ve kararda belirtilen gerekçelere göre kararın usul ve kanuna uygun olduğunu; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin bozmayı gerektirmediğini belirterek bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır.
“4721 sayılı Kanun'un 29/2 hükmünde birlikte ölüm karinesinin düzenlendiği, aynı anda ölenlerin birlikte ölüm karinesi gereğince birbirlerine mirasçı olamayacakları kural ise de bu kişilerin her birinin mirasının kendi mirasçılarına geçeceğinden yerel mahkemenin birlikte ölüm karinesini yanlış değerlendirdiği”
Ne anlama geliyor?
Karineden "hiç mirasçılık doğmaz" sonucunu çıkarmak hatadır; engellenen yalnız birbirlerine mirasçı olmaktır.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve KESİN olarak verilmiş bir ONAMA kararıdır; alıntılanan esas gerekçe BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNE aittir ve onama ile kesinleşmiştir. Dosyanın olay ayrıntıları hassas nitelikte olduğundan aktarılmamış; kişi ve yer bilgileri de verilmemiştir.
TMK 29/2 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Soybağına ilişkin sonuçlar doğuran davalar hariç olmak üzere, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalarda bölge adliye mahkemesi kararları kesindir ve temyiz edilemez
Olay: Birlikte ölüm karinesi nedeniyle nüfus kaydının düzeltilmesi istemiyle dava açılmıştır. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş; bölge adliye mahkemesi davalılar vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Davalılar vekilinin temyizi üzerine bölge adliye mahkemesi, ek kararla temyiz talebini reddetmiştir. Bu ek karar da temyiz edilmiştir.
Karar: Daire, HMK 362'nin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca soybağına ilişkin sonuçlar doğuran davalar hariç olmak üzere, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalarla ilgili bölge adliye mahkemesi kararlarının kesin olduğunu ve temyiz edilemeyeceğini belirtmiştir. Temyiz dilekçesinin reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi ek kararının bu kanun hükmüne uygun olduğunu saptayarak temyiz isteminin reddine ve söz konusu ek kararın onanmasına karar vermiştir.
“6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca soybağına ilişkin sonuçlar doğuran davalar hariç olmak üzere, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalarla ilgili Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup temyiz edilemez.”
Ne anlama geliyor?
Dava türünü doğru kurmak kanun yolunu belirler: nüfus kaydı düzeltme olarak açılırsa bölge adliye mahkemesi kararı kesin olur.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE alınmıştır. Dava türü "Birlikte Ölüm Karinesi Nedeniyle Nüfus Kaydının Düzeltilmesi" olarak belirtilmiş olup, kararın önemi TMK 29/2'ye dayanan bu tür davalarda kanun yolunu göstermesindedir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 29/2 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Depremde enkazdan günler sonra çürümüş hâlde çıkarılan mirasbırakanın kızından önce öldüğü bu olguyla ispatlanmış sayılmaz; yeterli delil yoksa ikisi aynı anda ölmüş sayılır
Olay: Mirasbırakan ve kızı 1999'daki büyük depremde ölmüştür. Kız deprem günü öğleden sonra enkazdan ölü olarak çıkarılmış, mirasbırakanın cesedine ise üç dört gün sonra, çürümüş ve şişmiş hâlde ulaşılmıştır. İkisi için de otopsi veya ölü muayenesi yapılmamıştır. Mahkeme istemi reddetmiştir.
Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, mirasçılığın ölüm tarihindeki hükümlere göre belirlendiğini, mirasçı olabilmek için ölüm anında sağ olmak gerektiğini ve ölüm sırası belirlenemeyenlerin bir anda ölmüş sayılacağını hatırlatmıştır. Mirasbırakanın enkazdan günler sonra çürümüş olarak çıkarılmasının tek başına kızından önce öldüğünü göstermediğini, hangisinin önce öldüğünü belirlemeye yeterli delil bulunmadığını, bu nedenle ikisinin aynı anda öldüğünün kabul edilmesi gerektiğini belirterek kararı oy birliğiyle bozmuştur.
“Dosyada hangisinin önce veya sonra öldüğünü tayine yeterli delil bulunmamaktadır”
Ne anlama geliyor?
Depremde cesetlerin bulunma zamanı ölüm sırasını göstermez; ölüm saatine ilişkin somut tıbbi delil yoksa karine uygulanır.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir; 1999'daki ölümlere 743 sayılı Kanunun aynı içerikteki hükümleri uygulanmıştır. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 29/2 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Enkazdan sağ çıkarıldığı tanıklarca bildirilen kişinin mirasbırakandan sonra öldüğü iddiasında, otopsi bulguları, tanık beyanları ve hastane kayıtları Adli Tıp Kurumuna incelettirilmeden karar verilemez
Olay: Davacı, kızının mirasbırakandan sonra öldüğünün tespitini istemiştir. Otopsi tutanağında ölüm sebebi genel vücut travması olarak gösterilmiştir. Bazı tanıklar kızın enkazdan çıkarıldığında sağ olduğunu bildirmiş, hastaneye ise ölü olarak getirildiğine ilişkin tutanak düzenlenmiştir. İlk derece mahkemesinin kararı duruşmalı olarak temyiz edilmiştir.
Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, birlikte ölüm karinesini (TMK 29/2) ve mirasçı olmak için ölüm anında sağ olma şartını (TMK 580) hatırlatmıştır. Yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm vermeye yeterli olmadığını; ölü muayene ve otopsi tutanağındaki bulgular, tanık beyanları ve hastane tutanakları incelenerek kesin ölüm sebebi ve ölüm saati konusunda Adli Tıp Kurumunun ilgili ihtisas kurulundan rapor alınması gerektiğini belirterek kararı oy birliğiyle bozmuştur.
“kesin ölüm sebebinin ve ölüm saatinin belirlenmesi konusunda rapor alınması”
Ne anlama geliyor?
Ölüm sırası tartışmalıysa Adli Tıp Kurumundan ölüm saati raporu isteyin; tanık beyanlarını ve hastane kayıtlarını birlikte sunun.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 29/2 · Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Aynı kazada aynı anda öldükleri anlaşılan mirasbırakan ile kız kardeşi birbirine mirasçı olamaz; kız kardeşin eşi mirasbırakanın tek mirasçısı gösterilemez
Olay: Davalının kullandığı araçla yapılan kazada davalının eşi, kızı, kayınvalidesi ve kayınbiraderi olan mirasbırakan ölmüştür. Mirasçılık belgesinde mirasbırakanın tek mirasçısı olarak davalı gösterilmiştir. Mirasbırakanın kardeşleri belgenin iptalini istemiş; ilk derece mahkemesi, kazada kimin en son öldüğünün şüpheye yer bırakmayacak biçimde tespit edilemediğini belirterek davacıları mirasçı kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu reddetmiştir.
Karar: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, mirasbırakan ile kız kardeşinin aynı anda öldüğüne itiraz bulunmadığını ve dosya kapsamından da bunun anlaşıldığını, bu nedenle birlikte ölüm karinesi gereğince birbirlerine mirasçı olamayacaklarını belirtmiştir. Diğer ölenlerin ölüm sırası da Adli Tıp Kurumunca tespit edilemediğinden davalının itirazlarını yerinde görmemiş; ilk derece gerekçesindeki mirasbırakana ilişkin yazım yanlışlığını düzelterek sonucu oy birliğiyle onamıştır.
“birlikte ölüm nedeniyle birbirlerine mirasçı olamayacaktır”
Ne anlama geliyor?
Aynı kazada eşini ve eşinin ailesini kaybeden kişi, ölüm sırası ispatlanamazsa eşinin kardeşine eşi üzerinden mirasçı olamaz.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir; Daire gerekçeyi değiştirip düzelterek onamıştır. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 29/2 · Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Mirasbırakan ile anne-babası aynı anda ölmüş sayılırsa anne-babanın yerini halefiyetle kardeş alır; sağ kalan eş tek mirasçı olamaz
Olay: Mirasbırakan ile annesi ve babası aynı araçta trafik kazası geçirmiştir; üçünün ölüm sırası tespit edilememiş, babanın ölümü sonradan ölüm karinesiyle kayda geçirilmiştir. Mirasbırakanın sağ kalan eşi, aynı anda ölenlerin mirasçı gösterildiğini ileri sürerek mirasçılık belgesinin iptalini ve kendisinin tek mirasçı gösterilmesini istemiştir.
Karar: İlk derece mahkemesi, üçünün hangisinin önce öldüğü tespit edilemediğinden TMK 29/2 uyarınca aynı anda öldüklerinin kabulü gerektiğini, ancak zümre sistemine göre kök içi halefiyet ilkesi gereğince sağ kalan eşin tek başına mirasçı olamayacağını belirterek belgeyi iptal etmiş; mirasçıları sağ kalan eş ile ikinci zümredeki kız kardeş olarak belirlemiştir. Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi kararı oy birliğiyle onamıştır.
“zümre sistemine göre kök içi halefiyet ilkesi gereğince sağ kalan eşin tek başına mirasçı olamayacağı”
Ne anlama geliyor?
Karine, aynı anda ölen anne-babanın payını yok etmez; bu pay halefiyetle onların diğer çocuklarına geçer.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve kesin olarak verilmiş ONAMA kararıdır; gerekçe ilk derece mahkemesine aittir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 29/2 · Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Aynı anda ölmüş sayılan eşler birbirine mirasçı olamaz; ancak katılma alacağı miras hakkından ayrıdır, her eşin mirasçılarına geçer ve diğer eşin mirasçılarından istenebilir
Olay: Evli çift ve iki çocukları 2003'te karbonmonoksit zehirlenmesi sonucu ölmüş, ölüm saatleri belirlenemediğinden aynı anda öldükleri kabul edilerek mirasçılık belgesi alınmıştır. Kadının mirasçıları, evlilik içinde edinilip kocası adına kayıtlı taşınmazlar için kocanın mirasçılarından katılma alacağı istemiş; kocanın mirasçıları da birleşen davada karşı alacak ileri sürmüştür.
Karar: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, mal rejiminin ölüm tarihinde sona erdiğini, ölüm sırası belirlenemeyen eşlerin aynı anda ölmüş sayıldığını ve birbirinin mirasçısı veya vasiyet alacaklısı olamayacağını belirtmiştir. Ancak katılma alacaklarının miras haklarından ayrı olduğunu, tasfiye sonunda doğan katılma alacağının eşlerin kanuni mirasçılarına geçeceğini ve bu mirasçıların diğer eşin mirasçılarından isteyebileceğini açıklamıştır. Taşınmazların edinme tarihlerine göre katkı payı ve katılma alacağının ayrıca hesaplanması ile karşılıklı alacakların takas ve mahsubu için kararı oy birliğiyle bozmuştur.
“eşlerin katılma alacakları miras haklarından ayrı olduğundan katılma rejimi birlikte ölüm karinesi gereğince eşlerin ölümü anında sona erecek”
Ne anlama geliyor?
Aynı anda ölen eşlerde mal rejimi alacağı kaybolmaz; bir eşin mirasçıları diğer eşin mirasçılarına karşı katılma alacağı davası açabilir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir (duruşmalı inceleme). Kişi ve yer bilgileri ile tutarlar aktarılmamıştır.
TMK 29 ile ilgili maddeler
- TMK m. 580 — Sağ olma şartı: önce ve sonra ölen mirasçı, aynı anda ölüm, anne karnındaki çocuk, önce ölen vasiyet alacaklısı ve doğmamış torunlar (TMK 580-583)
- TMK m. 495 — Yasal mirasçılar ve zümre sistemi: altsoy, ana-baba, büyük ana-baba, halefiyet ve evlilik dışı çocuk (TMK 495-498)
- TMK m. 28 — Kişiliğin başlangıcı ve sonu
- TMK m. 30 — İspat araçları: genel olarak
- TMK m. 31 — Ölüm karinesi
- HMK m. 362 — Temyiz edilemeyen kararlar
Uygulamada dikkat edilecekler
Pratik notlar
- 1.İspat yükünün, sağ veya ölü olduğunu ileri sürene ait olduğunu dilekçenizde açıkça belirtin.
- 2.Mirasçılıkta sırayı iddia eden taraf iseniz, miras bırakandan sonra ölüm olgusunu belgeleyin.
- 3.Ölüm sırasını önce ispatlamayı deneyin; karine ancak sıra ispat edilemezse işler.
- 4.Karineye dayanacaksanız sıranın belirlenemediğini ortaya koyun.
- 5.Karşı taraf karineye dayanıyorsa sırayı ispatlayarak karineyi devre dışı bırakabileceğinizi unutmayın.
- 6.Aynı gün ölüm saptanmış ama saatler belirlenememişse karinenin şartının gerçekleştiğini ileri sürün.
- 7.Karineden "hiç mirasçılık doğmaz" sonucunu çıkarmayın; engellenen yalnız birbirlerine mirasçı olmaktır.
- 8.Her bir ölenin mirasının kendi mirasçılarına geçtiğini Yargıtay içtihadına dayanarak ileri sürün.
- 9.Altsoyun, ölenin kendi mirasına mirasçı olduğunu; başkasından geçmemiş bir hakka dayanmadığını açıklayın.
- 10.Mirasçılık belgesi gerçek durumu yansıtmıyorsa iptalini isteyin.
- 11.Dava türünü baştan doğru kurun: nüfus kaydı düzeltme olarak açarsanız bölge adliye mahkemesi kararı kesin olabilir.
- 12.Soybağına ilişkin sonuç doğuran davaların bu temyiz sınırının dışında kaldığını gözetin.
- 13.Ölüm olgusunu TMK 30'a göre ispatlayın: nüfus kaydı; kayıt yoksa veya yanlışsa her türlü kanıt.
- 14.TMK 29/2 ile TMK 31'i karıştırmayın: birincisi sıranın bilinmemesi, ikincisi cesetsiz ölüm kabulüdür.
- 15.Bir dosyada ölümün kabulü, gaiplik ve birlikte ölüm karinesinin birlikte gündeme gelebileceğini dikkate alın.
Sıkça Sorulan Sorular
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.