Özet
Ölen kişinin borcu ölümle silinmez; mirası reddetmeyen mirasçılara geçer ve mirasçılar bu borçlardan kişisel ve müteselsil olarak sorumludur (TMK m. 599, 641). Borç yalnız mirasçılara geçtiği için çocuğu olan kişinin borcu kardeşlerine kalmaz, boşanmış eşe de geçmez. Mirasçı, ölümü öğrendiği tarihten itibaren üç ay içinde sulh mahkemesine beyanla mirası reddederek borçtan kurtulur; bu süre hak düşürücüdür. Süre geçtiyse ve tereke ölüm tarihinde borca batıksa hükmen ret davası açılabilir. Borçlar belli değilse bir ay içinde resmî defter istenebilir. Vergi borcundan her mirasçı miras payı oranında sorumludur ve vergi cezası ölümle düşer. SGK aylığı ve hayat sigortası terekeye girmez, bunları almak mirası kabul anlamına gelmez.
Bir yakınını kaybeden ailelerin acıdan sonraki ilk sorularından biri, ölen kişinin borçlarının ne olacağıdır. Banka kredisi, kredi kartı, icra dosyası ya da vergi borcu ölümle silinir mi, borcu eş mi, çocuklar mı, kardeşler mi öder, mirasçı mirastan aldığından fazlasını ödemek zorunda kalır mı?
Bu yazıda ölen kişinin borçlarının mirasçılara nasıl geçtiğini, borçtan kurtulmanın yolu olan reddi mirası ve süresini, hangi davranışların mirası kabul sayıldığını, süre geçtiyse başvurulacak hükmen reddi, borçlar belli değilse resmî defteri ve borçların nasıl öğrenileceğini kanun hükümleri ve Yargıtay kararlarıyla anlatıyoruz.
Ölen Kişinin Borcu Ne Olur? Kısa Cevap
1. Borç ölümle silinmez. Mirasçılar mirası bir bütün olarak kazanır ve mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olur.
2. Borç yalnız mirasçılara geçer. Mirasçı olmayan kardeş, gelin, damat veya boşanmış eş ölen kişinin borcunu ödemez.
3. Üç ay içinde ret borçtan kurtarır. Mirası ölümü öğrenmeden itibaren üç ay içinde sulh mahkemesine beyanla reddeden mirasçı borçtan sorumlu olmaz.
4. Süre geçtiyse hükmen ret mümkündür. Mirasbırakanın ödemeden aczi ölüm tarihinde açıkça belliyse miras reddedilmiş sayılır.
5. Emekli aylığı ve hayat sigortası terekeye girmez. Bunları almak mirası kabul anlamına gelmez.
| Soru | Kısa cevap |
|---|---|
| Borç ölümle silinir mi? | Hayır, mirası reddetmeyen mirasçılara geçer |
| Mirasçı mirastan fazlasını öder mi? | Kural olarak evet, kişisel malvarlığıyla da sorumludur |
| Borçtan nasıl kurtulunur? | Ölümü öğrenmeden itibaren üç ay içinde mirası reddederek |
| Üç ay geçtiyse? | Tereke ölüm tarihinde borca batıksa hükmen ret davası açılabilir |
| Borçlar belli değilse? | Bir ay içinde resmî defter tutulması istenebilir |
| Vergi borcu? | Her mirasçı miras payı oranında sorumludur, vergi cezası ölümle düşer |
| SGK aylığı ve hayat sigortası? | Terekeye dahil değildir, almak mirası kabul anlamına gelmez |
Ölen Kişinin Borcu Silinir mi?
Hayır. Kanuna göre mirasçılar, mirasbırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak kazanır ve mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olur (TMK m. 599, Türk Medeni Kanunu). Mirasçılar tereke borçlarından müteselsilen sorumludur (TMK m. 641/1). Müteselsil sorumluluk, alacaklının borcun tamamını mirasçılardan herhangi birinden isteyebilmesi demektir.
Yargıtay da ölen kişinin ödenmemiş borcunu mirasçılardan istenebilecek bir tereke borcu olarak görüyor. Eşin ölümüyle konusuz kaldığına karar verilen bir nafaka dosyasında Yargıtay, ödenmemiş dönem için "bu miktarın tereke borcuna dahil olduğu dolayısıyla mirasçıların ödeme yükümlülüğünün bulunduğu" gözetilerek davanın esasına girilmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 28.09.2023, E. 2023/5728, K. 2023/4358). Ölüm yalnız bazı yükümlülükleri sona erdirir; örneğin irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafaka, taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar (TMK m. 176/3). Vadesi gelmiş para borçları ise mirasçılara geçer.
Borç Kime Kalır? Eş, Çocuk ve Kardeş
Borç kimin mirasçı olduğuna göre geçer. Mirasbırakanın birinci derece mirasçıları onun altsoyudur (TMK m. 495). Altsoyu bulunmayan mirasbırakanın mirasçıları ana ve babasıdır; mirasbırakandan önce ölmüş olan ana ve babanın yerini kendi altsoyları, yani mirasbırakanın kardeşleri alır (TMK m. 496). Sağ kalan eş de yasal mirasçıdır (TMK m. 499).
| Ölen kişinin geride bıraktığı yakınlar | Borç kime geçer? |
|---|---|
| Eşi ve çocukları | Eşe ve çocuklara, reddetmedikleri sürece. Kardeşlere geçmez |
| Çocuğu yok, eşi ve anne babası var | Eşe ve anne babaya. Anne baba ölmüşse onların yerine kardeşlere |
| Yalnız kardeşleri var | Kardeşlere, reddetmedikleri sürece |
| Boşanmış eski eşi var | Eski eşe geçmez, çünkü boşanan eş mirasçı değildir |
| Bütün en yakın mirasçılar reddetti | Tereke sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir |
Bu nedenle ölen kişinin borcu kardeşe kalır mı sorusunun cevabı, kardeşin mirasçı olup olmamasına bağlıdır. Ölen kişinin çocuğu varsa kardeşler mirasçı değildir ve borçtan da sorumlu olmaz. Ölen kişinin borcu eşine kalır mı sorusunun cevabı ise evettir; eş mirasçıdır ve mirası reddetmezse borçtan diğer mirasçılarla birlikte sorumlu olur. Boşanan eşler ise bu sıfatla birbirlerinin yasal mirasçısı olamaz (TMK m. 181/1). Payların nasıl hesaplandığını eş ve çocukların miras payı yazımızda anlattık.
Mirasçı Borcun Ne Kadarını Öder?
Mirası reddetmeyen mirasçının sorumluluğu, mirastan aldığı değerle sınırlı değildir. Mirasçı mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olduğundan, terekenin aktifi borçları karşılamıyorsa alacaklı kalan kısmı mirasçının kendi malvarlığından da isteyebilir. Mirasın borca batık olabileceği ihtimali bu yüzden çok önemlidir. Terekenin aktifi ve pasifi hakkında genel bilgiyi tereke nedir yazımızda anlattık.
Borçtan Kurtulmanın Yolu Mirası Reddetmek
Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilir (TMK m. 605/1). Miras üç ay içinde reddolunabilir ve bu süre, yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten işlemeye başlar (TMK m. 606). Mirasın reddi, mirasçılar tarafından sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır ve reddin kayıtsız şartsız olması gerekir (TMK m. 609).
Yargıtay bu işlemin basitliğini şöyle ifade ediyor. "Mirasın gerçek reddinde, mirasçıların, mirası kayıtsız şartsız reddettiğine ilişkin sözlü veya yazılı beyanı yeterli olup, talep edenler herhangi bir alacaklıya husumet yöneltmeden mirası kayıtsız şartsız hak düşürücü süre içinde reddederler." (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 23.03.2026, E. 2025/3699, K. 2026/1459). Sürenin niteliği ise kesindir. "Bu süre hak düşürücü nitelikte olup mahkemece re'sen dikkate alınması gerekir." (Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 04.03.2021, E. 2017/6228, K. 2021/1529). Yani üç ay kaçırılırsa mahkeme bunu kendiliğinden gözetir. Usulün ayrıntılarını reddi miras nasıl yapılır yazımızda, kanun maddesini ve kararları TMK 606-610 sayfamızda anlattık.
Hangi Davranışlar Mirası Kabul Sayılır?
Yasal süre içinde mirası reddetmeyen mirasçı, mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur. Ret süresi sona ermeden mirasçı olarak tereke işlemlerine karışan, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapan ya da tereke mallarını gizleyen veya kendisine maleden mirasçı da mirası reddedemez (TMK m. 610/1-2). Zamanaşımı veya hak düşümü sürelerinin dolmasına engel olmak için dava açılması ve icra takibi yapılması ise ret hakkını ortadan kaldırmaz (TMK m. 610/3).
Uygulamada en çok merak edilen üç durum için Yargıtay'ın cevabı nettir.
- Emekli veya ölüm aylığı almak. "Ölenin hak sahibi eş ve çocuklarına Sosyal Güvenlik Kurumunca bağlanan aylık terekeye dahil değildir, aylığın alınması terekenin benimsenmesi niteliğinde kabul edilemez." (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 28.10.2021, E. 2021/903, K. 2021/2444).
- Hayat sigortası parasını almak. "Murisin ölümü nedeniyle sağlığında yaptırdığı hayat sigortası nedeniyle ödenen tazminat, hak sahipliği sıfatından doğan haklar olup, terekeye dahil değildir." Yargıtay bu ödemeyi kabul etmenin terekenin benimsenmesi anlamına gelmediğini belirterek kararı bozmuştur (Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 16.04.2018, E. 2018/307, K. 2018/3039).
- Borçtan habersiz küçük bir yararlanma. Hukuk Genel Kurulu, icra takibinden ve yüklü borçtan haberdar olmayan mirasçıların düşük değerli bir taşınmazdaki cüzi paydan elde ettikleri yararı, borca batık terekenin benimsenmesi saymamıştır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 15.11.2022, E. 2020/241, K. 2022/1515).
Reddedilen Pay Kime Geçer, Torunlar da Reddetmeli mi?
Yasal mirasçılardan biri mirası reddederse onun payı, miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçer (TMK m. 611/1). Bu, reddeden çocuğun payının onun kendi çocuklarına, yani mirasbırakanın torunlarına geçebileceği anlamına gelir. Ret sonucunda miras daha önce mirasçı olmayanlara geçerse, bunlar için ret süresi önceki mirasçılar tarafından mirasın reddedildiğini öğrendikleri tarihten işlemeye başlar (TMK m. 608/3).
Ancak en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir (TMK m. 612). Yargıtay da mirasın tüm mirasçılar tarafından reddedilmesi hâlinde terekenin bu hükme göre tasfiye edilmesi gerektiğinden ret hakkının reddeden mirasçının altsoyuna geçmeyeceğini, bu nedenle önce mirası reddetmeyen mirasçı bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 29.03.2021, E. 2018/2458, K. 2021/2213). Pratik sonuç şudur. Sağ kalan eş dahil bütün en yakın mirasçılar mirası reddederse torunların ayrıca reddetmesi gerekmez. Mirasçılardan yalnız biri veya bir kısmı reddederse, reddedenin payı kendi çocuklarına geçebilir ve onların da kendi sürelerinde reddetmesi gerekir.
Reddin bir sınırı da vardır. Ödemeden âciz bir mirasbırakanın mirasını reddeden mirasçılar, onun alacaklılarına karşı ölümünden önceki beş yıl içinde ondan almış oldukları ve mirasın paylaşılmasında geri vermekle yükümlü olacakları değer ölçüsünde sorumlu olur (TMK m. 618/1).
Üç Ay Geçtiyse Hükmen Ret
Üç aylık süre kaçırılmışsa her şey bitmiş değildir. Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise miras reddedilmiş sayılır (TMK m. 605/2). Buna hükmen ret denir. Yargıtay'a göre "Türk Medeni Kanunu'nun 606. maddesinde belirtilen hak düşürücü süre, mirasın hükmen reddi davasında uygulanmaz." Bu dava sulh hukuk mahkemesinde değil asliye hukuk mahkemesinde, alacaklılara husumet yöneltilerek görülür ve mirasçılar mirası zımnen kabul etmiş duruma düşmedikçe her zaman bu tespiti isteyebilir (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 13.12.2021, E. 2021/1454, K. 2021/3796).
Alacaklı mirasçılara karşı dava açtığında da mirasçı, terekenin borca batık olduğunu savunma olarak ileri sürebilir. Hukuk Genel Kurulu, böyle bir savunmada mahkemenin mirasbırakanın ölüm tarihindeki malvarlığını tapu müdürlükleri, vergi daireleri, bankalar ve SGK dahil kapsamlı biçimde araştırması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 11.04.2018, E. 2017/438, K. 2018/770). Hükmen reddin şartlarını TMK 605 sayfamızda anlattık.
Borçlar Belli Değilse Resmî Defter ve Resmî Tasfiye
Borç olup olmadığı ya da ne kadar olduğu belli değilse mirasçının bir seçeneği daha vardır. Mirası reddetmeye hakkı olan her mirasçı, terekenin resmî defterinin tutulmasını isteyebilir; defter tutma, mirasın reddine ilişkin usule uyulmak suretiyle bir ay içinde sulh hâkiminden istenir (TMK m. 619). Sulh mahkemesi, mirasbırakanın alacaklıları ile borçlularını bir ay arayla iki defa yapılacak ilan yoluyla alacaklarını ve borçlarını bildirmeye çağırır (TMK m. 621).
Defter tutulduktan sonra her mirasçı mirası reddettiğini, resmî tasfiye istediğini ya da deftere göre veya kayıtsız şartsız kabul ettiğini beyan edebilir (TMK m. 627). Resmî deftere göre kabul edilen miras, mirasçıya sadece deftere yazılmış borçlarla geçer (TMK m. 628). Alacaklarını süresi içinde yazdırmayan alacaklılara karşı mirasçı, kural olarak ne kendi kişisel mallarıyla ne de terekeden kendisine geçen mallarla sorumlu tutulabilir (TMK m. 629). Her mirasçı, mirası ret veya resmî deftere göre kabul edeceği yerde terekenin resmî tasfiyesini de isteyebilir ve resmî tasfiye hâlinde mirasçılar terekenin borçlarından sorumlu olmaz (TMK m. 632).
Ölen Kişinin Borçları Nasıl Öğrenilir?
Ret süresi kısa olduğu için borçları hızla öğrenmek gerekir. e-Devlet'te mirasçılar için "Mirasçısı Olduğunuz Kişi Adına" başlıklı sorgulama hizmetleri bulunuyor. Bunların arasında Adalet Bakanlığı'nın icra dosyası sorgulama ve hukuk dava dosyası sorgulama hizmetleri ile telekomünikasyon şirketlerinin abonelik, borç ve alacak sorgulama hizmetleri yer alıyor. İcra dosyası sorgusu, mirasbırakanın taraf olduğu icra takiplerini gösterdiği için borç tespitinde en önemli araçtır.
Banka kredisi ve kredi kartı borçları için mirasçılık belgesiyle ilgili bankalara başvurmak gerekir. Borçların tamamını resmî bir yoldan ortaya çıkarmak için ise yukarıda anlattığımız resmî defter yoluyla alacaklıların ilanla çağrılmasını istemek en güvenli yoldur. Mirasçılık belgesinin nasıl alındığını ve mirasçılar için e-Devlet sorgularının tam listesini veraset ilamı nasıl alınır yazımızda anlattık.
Banka Kredisi, Kredi Kartı ve Vergi Borçları
Banka kredisi ve kredi kartı borçları da diğer borçlar gibi mirası reddetmeyen mirasçılara geçer. Kredi kullanılırken yapılmış bir hayat sigortası varsa, poliçe şartlarına göre kalan borcun sigortadan karşılanıp karşılanmayacağını bankaya ve sigorta şirketine sormak gerekir. Hayat sigortası nedeniyle hak sahiplerine ödenen tazminat ise yukarıda belirttiğimiz gibi terekeye dahil değildir (Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 16.04.2018, E. 2018/307, K. 2018/3039).
Vergi borçlarında kural farklıdır. Ölüm hâlinde mükelleflerin ödevleri mirası reddetmemiş kanuni ve mansup mirasçılarına geçer; ancak mirasçılardan her biri ölünün vergi borçlarından miras hisseleri nispetinde sorumlu olur (VUK m. 12, Vergi Usul Kanunu). Yani vergi borcunda müteselsil sorumluluk yoktur, her mirasçı kendi payı kadarından sorumludur. Ayrıca ölüm hâlinde vergi cezası düşer (VUK m. 372).
Yazıda Dayandığımız Kararlar
Yazıda dayandığımız Yargıtay kararlarının tamamı oybirliğiyle verilmiştir. Künyeye tıklayarak tam metni okuyabilirsiniz.
| Karar | Konu | Sonuç |
|---|---|---|
| Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 28.09.2023, E. 2023/5728, K. 2023/4358 | Ölen eşin ödenmemiş nafaka borcu | Tereke borcudur, mirasçıların ödeme yükümlülüğü vardır |
| Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 23.03.2026, E. 2025/3699, K. 2026/1459 | Mirasın gerçek reddinin şekli | Kayıtsız şartsız ret beyanı yeterlidir, alacaklıya husumet yöneltilmez |
| Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 04.03.2021, E. 2017/6228, K. 2021/1529 | Üç aylık ret süresi | Hak düşürücü süredir, mahkemece kendiliğinden dikkate alınır |
| Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 13.12.2021, E. 2021/1454, K. 2021/3796 | Süre geçtikten sonra hükmen ret | Üç aylık süre hükmen ret davasında uygulanmaz, dava alacaklılara karşı açılır |
| Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 15.11.2022, E. 2020/241, K. 2022/1515 | Borçtan habersiz mirasçının cüzi değerdeki paydan yararlanması | Terekenin benimsendiği anlamına gelmez |
| Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 16.04.2018, E. 2018/307, K. 2018/3039 | Hayat sigortası ödemesi | Terekeye dahil değildir, almak terekenin benimsenmesi değildir |
| Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 28.10.2021, E. 2021/903, K. 2021/2444 | SGK ölüm aylığı | Terekeye dahil değildir, almak terekenin benimsenmesi değildir |
| Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 29.03.2021, E. 2018/2458, K. 2021/2213 | Reddeden mirasçının çocuğunun ret hakkı | En yakın mirasçıların tamamı reddetmişse tereke tasfiye edilir, ret hakkı altsoya geçmez |
| Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 11.04.2018, E. 2017/438, K. 2018/770 | Alacaklının açtığı davada terekenin borca batık olduğu savunması | Mahkeme mirasbırakanın malvarlığını kapsamlı biçimde araştırmalıdır |
Sonuç
Ölen kişinin borcu ölümle silinmez; mirası reddetmeyen mirasçılara geçer ve mirasçılar bu borçlardan kişisel ve müteselsil olarak sorumludur. Borç yalnız mirasçılara geçtiği için çocuğu olan bir kişinin borcu kardeşlerine kalmaz, boşanmış eşe de geçmez. Borçtan kurtulmanın yolu, ölümü öğrenmeden itibaren üç ay içinde sulh mahkemesine beyanla mirası reddetmektir. Süre geçtiyse ve tereke ölüm tarihinde borca batıksa hükmen ret davası açılabilir; borçlar belli değilse bir ay içinde resmî defter istenebilir. Emekli aylığı ve hayat sigortası terekeye girmez ve bunları almak mirası kabul anlamına gelmez.
Reddi miras, hükmen ret veya tereke borçları konusunda dosyanızın değerlendirilmesi için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz. Miras davalarındaki hizmetlerimiz için miras avukatı sayfamıza bakabilirsiniz.

Av. Murat Aydar
İstanbul'da aile hukuku alanında müvekkillerime hizmet veriyorum. Özellikle anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı davalarında hukuki destek sağlıyorum.
