Miras Hukuku

Tereke Nedir? Tespiti, Paylaşımı ve Borçları (2026)

Av. Murat Aydarİstanbul Boşanma Avukatı
Son güncelleme: 25 Temmuz 2026
14 dk okuma

Özet

Tereke, mirasbırakanın ölüm anındaki tüm mal, hak ve borçlarının bütünüdür ve ölümle kendiliğinden mirasçılara geçer (TMK m. 599). Birden çok mirasçı varsa elbirliği mülkiyeti doğar; tasarruf işlemleri oybirliği gerektirir. Mirasçılar tereke borçlarından müteselsilen ve kişisel malvarlıklarıyla sorumludur. SGK ölüm aylığı ve destekten yoksun kalma tazminatı terekeye dahil değildir. Koruma önlemi olarak terekenin tespiti süreye bağlı değilken, resmî defter tutma bir ay, mirasın reddi üç ay ile sınırlıdır.

Miras dosyalarında en çok duyulan ama en az anlaşılan kelime terekedir. Bir yakınınız vefat ettiğinde avukatınız, banka veya mahkeme size sürekli "tereke" diyecek; çünkü mirasla ilgili her işlem — paylaşım, borç, vergi, dava — bu kavramın etrafında döner.

Bu yazıda terekenin ne olduğunu, nelerin terekeye dahil olup nelerin olmadığını, terekenin nasıl tespit ettirileceğini ve borçlarından kimin sorumlu tutulacağını Türk Medeni Kanunu hükümleri ve künyeleriyle birlikte verdiğim Yargıtay kararları üzerinden anlattım.

ℹ️Bilgi
30 saniyede tereke:
• Tereke, mirasbırakanın ölümüyle mirasçılara geçen tüm mal, hak ve borçlarının bütünüdür.
• Ölümle birlikte kendiliğinden mirasçılara geçer; hiçbir işlem yapılmasına gerek yoktur (TMK m. 599).
• Birden çok mirasçı varsa tereke üzerinde elbirliği mülkiyeti doğar: tek bir mirasçı bile imza atmazsa satış yapılamaz (TMK m. 640, 702).
• Mirasçılar tereke borçlarından müteselsilen ve kişisel malvarlıklarıyla sorumludur (TMK m. 641).
• SGK ölüm aylığı ve destekten yoksun kalma tazminatı terekeye dahil değildir.
• Terekenin tespiti (koruma önlemi) süreye bağlı değildir; paylaşıma kadar istenebilir.

Tereke Nedir? Ne Anlama Gelir?

Kısa cevap: Tereke, mirasbırakanın ölüm anındaki malvarlığının bütünüdür. Yalnızca mallardan değil; aktifi (mal ve alacaklar) ile pasifi (borçlar) birlikte terekeyi oluşturur. Halk arasında "miras" denilen şey hukuken terekedir.

Türk hukukunda "külli halefiyet" ilkesi geçerlidir: Mirasbırakanın ölümüyle tereke, mirasçılara bir bütün olarak ve kendiliğinden geçer.

⚖️Yasal Düzenleme
TMK m. 599: "Mirasçılar, mirasbırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak, kanun gereğince kazanırlar. Kanunda öngörülen ayrık durumlar saklı kalmak üzere mirasçılar, mirasbırakanın aynî haklarını, alacaklarını, diğer malvarlığı haklarını, taşınır ve taşınmazlar üzerindeki zilyetliklerini doğrudan doğruya kazanırlar ve mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olurlar."

Bu maddenin son cümlesi çok önemlidir: Mirasçı, mirasbırakanın borçlarından kendi malvarlığıyla sorumludur. Bu sorumluluktan kurtulmanın yolları terekenin resmî tasfiyesi veya mirasın reddidir.

Terekeye Neler Dahildir, Neler Dahil Değildir?

Bu ayrım, paylaşımda ve borç sorumluluğunda doğrudan sonuç doğurur. Özellikle "annemin maaşı da paylaşılacak mı?" ya da "kaza tazminatı terekeye mi girer?" gibi sorular buradan cevaplanır.

Terekenin Kapsamı
Terekeye DAHİL olanlarTerekeye DAHİL OLMAYANLAR
Taşınmazlar (ev, arsa, tarla, iş yeri)Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar (velayet, nafaka hakkı, intifa ve oturma hakkı)
Taşınırlar (araç, ziynet, ev eşyası, nakit)SGK'dan mirasçıya bağlanan ölüm aylığı ve geliri
Banka hesapları, mevduat, yatırım hesaplarıDestekten yoksun kalma tazminatı (mirasçının kendi şahsi hakkıdır)
Şirket hisseleri ve ortaklık paylarıLehtarı belirlenmiş hayat sigortası bedeli (lehtarın kendi hakkıdır; tenkis saklıdır)
Alacaklar, kira gelirleri, telif haklarıMirasbırakanın kişiliğine bağlı manevi tazminat talep hakkı (dava açılmamışsa)
Borçlar: kredi, kefalet, vergi, icra takipleriCenaze ve defin giderleri (bunlar tereke borcu sayılır ama mirası kabul anlamına gelmez)

SGK ölüm aylığının terekeye dahil olmadığı Yargıtay uygulamasında istikrarlıdır. Nitekim Hukuk Genel Kurulu, mirasbırakana yersiz ödenen ölüm aylıklarının mirasçılardan istenemeyeceği yönündeki yerel mahkeme gerekçesini "ölüm geliri ödemeleri terekeye dahil olmadığından" ifadesiyle ele almıştır (Yargıtay HGK, E. 2008/235, K. 2008/248, T. 12.03.2008). Aynı ilke güncel kararlara da yansımıştır: Mirası reddeden mirasçılar, ölüm aylığı terekeye dahil olmadığı için aylık almaya devam edebilmektedir (Yargıtay 10. HD, E. 2024/3511, K. 2024/6815, T. 13.06.2024).

💡İpucu
Bu ayrımın pratik sonucu şudur: Mirası reddetseniz bile SGK'dan size bağlanan ölüm aylığını almaya devam edersiniz; çünkü bu aylık mirasbırakandan geçen bir tereke değeri değil, kanunun size tanıdığı kendi hakkınızdır. Aynı şekilde trafik kazasında ölen yakınınız için aldığınız destekten yoksun kalma tazminatı da terekeye girmez ve alacaklılar tarafından talep edilemez.

Miras Ortaklığı ve Elbirliği Mülkiyeti

Kısa cevap: Birden çok mirasçı varsa, paylaşma yapılana kadar tereke üzerinde elbirliği mülkiyeti doğar. Bu ortaklıkta mirasçıların ayrı ayrı belirlenmiş payları yoktur; her birinin hakkı malların tamamına yaygındır ve tasarruf işlemleri oybirliği gerektirir.

⚖️Yasal Düzenleme
TMK m. 640: "Birden çok mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve... terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler."

TMK m. 702/2: "Kanunda veya sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça, gerek yönetim, gerek tasarruf işlemleri için ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerekir."

Bu, uygulamada mirasçıları en çok kilitleyen kuraldır: Beş mirasçıdan dördü satışta anlaşsa bile, biri imza atmazsa taşınmaz satılamaz. Yargıtay bunu net biçimde ifade eder:

Kararın tam metni →  |  Aynı yönde: Yargıtay 8. HD, E. 2010/4755, K. 2011/1370, T. 14.03.2011

Bu kilidi açmanın iki yolu vardır:

  • Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi (TMK m. 644): Mirasçılardan biri sulh hâkimine başvurur; diğerlerine çağrı yapılır. Elbirliğinin devamını haklı kılan bir itiraz gelmez veya süresinde paylaşma davası açılmazsa, mal üzerindeki elbirliği mülkiyeti paylı mülkiyete çevrilir. Böylece her mirasçının somut bir payı doğar ve kendi payını satabilir.
  • Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu): Sulh hukuk mahkemesinde açılır; aynen taksim mümkün değilse taşınmaz satılarak bedel paylar oranında dağıtılır.
⚠️Dikkat
Elbirliği mülkiyeti paylı mülkiyete çevrilmeden yapılan işlemler sonuç doğurmaz. Yargıtay, tüm tereke maliklerinin katılmadığı bir satış vaadi sözleşmesinde "elbirliği mülkiyeti paylı hale getirilmeden sözleşmenin ifa olanağı bulunmaz ve buna dayanılarak tescil istenemez" demiştir (Yargıtay 14. HD, E. 2012/1739, K. 2012/2275, T. 20.02.2012). Mirasçılardan yalnızca birinden taşınmaz satın alanların çoğu bu kurala takılıyor.

Terekenin Tespiti Davası Nedir, Nasıl Açılır?

Kısa cevap: Terekenin tespiti, mirasbırakanın ölüm anındaki mal, hak ve borçlarının mahkeme eliyle belirlenmesidir. Mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesine başvurulur; mahkeme tapu, banka, trafik tescil ve vergi dairesi gibi kurumlardan kayıt toplar.

Elinde hiçbir bilgi olmayan mirasçı için bu, atılacak ilk ve en ekonomik adımdır. Hangi davayı açacağınızı ancak terekenin içeriğini gördükten sonra belirleyebilirsiniz.

⚖️Yasal Düzenleme
TMK m. 589: "Mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi, istem üzerine veya re'sen tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine geçmesini sağlamak üzere gerekli olan bütün önlemleri alır. Bu önlemler, özellikle... terekede bulunan mal ve hakların yazımına, terekenin mühürlenmesine, terekenin resmen yönetilmesine ve vasiyetnamelerin açılmasına ilişkindir."

Terekenin Tespiti ile Resmî Defter Tutma Aynı Şey mi?

Hayır — ve bu ayrım hak kaybına yol açacak kadar önemlidir. İkisi farklı maddelerde düzenlenmiştir ve süreleri farklıdır:

Koruma Önlemi Olarak Tespit ile Resmî Defter Tutma Farkı
KarşılaştırmaTerekenin Tespiti (Koruma Önlemi)Resmî Defter Tutma
DayanağıTMK m. 589 vd.TMK m. 619 vd.
AmacıÖlüm anındaki tereke unsurlarını belirlemekMirası kabul veya redde esas oluşturmak
SüreSüreye bağlı değil; paylaşıma kadar istenebilirÖlümden itibaren 1 ay içinde istenmeli
SonucuDelil teşkil etmez, ihtilafı çözmezDeftere göre kabul hâlinde sorumluluk defterle sınırlanır
TemyizKararları temyiz edilemez

Kararın tam metni →

Aynı kararda mahkemenin izleyeceği yöntem de gösterilmiştir: Resmî kurumlardan mirasbırakanın taşınır ve taşınmaz malvarlığına ilişkin bilgi istenir; tereke mallarını elinde bulunduran veya mirasbırakana borcu olan mirasçılara bilgi verme yükümlülükleri hatırlatılarak beyanları alınır.

Tereke Tespiti Kararı Temyiz Edilebilir mi?

Hayır. Sulh hâkiminin koruma önlemi kapsamındaki tespit ve defter tutma işlemleri nihai hüküm niteliğinde olmadığından temyiz edilemez. Yargıtay bu yönde çok sayıda karar vermiştir (Yargıtay 2. HD, E. 2012/16151, K. 2013/13566, T. 13.05.2013; Yargıtay 14. HD, E. 2015/2659, K. 2015/3489, T. 30.03.2015; Yargıtay 14. HD, E. 2015/4378, K. 2017/6016, T. 11.09.2017).

Önemli
Tespitin delil teşkil etmemesi aslında sizin lehinizedir: Deftere yazılmamış bir alacağı sonradan talep edebilir, deftere yazılan bir malın terekeye ait olmadığını ileri sürebilirsiniz. Tespit, ihtilafı bitirmez; ihtilafın haritasını çıkarır.

Resmî Defter Tutma: Borç mu Var, Mal mı Belli Değilse

Mirasbırakanın borçlu olup olmadığından emin değilseniz, körlemesine kabul veya ret yerine resmî defter tutulmasını isteyebilirsiniz.

⚖️Yasal Düzenleme
TMK m. 619: "Mirası reddetmeye hakkı olan her mirasçı, terekenin resmî defterinin tutulmasını isteyebilir. Defter tutma, mirasın reddine ilişkin usule uyulmak suretiyle, bir ay içinde sulh hâkiminden istenir. Mirasçılardan birinin defter tutma istemi, diğerleri hakkında da etkili olur."

Defter tamamlandığında mirasçı; mirası reddedebilir, kayıtsız şartsız kabul edebilir veya deftere göre kabul edebilir. Deftere göre kabulde mirasçı, yalnızca deftere yazılmış borçlardan sorumlu olur; bu, borç riskini sınırlayan güçlü bir korumadır.

Terekenin Resmî Tasfiyesi

Borç yükü ağırsa bir başka yol daha vardır: resmî tasfiye. Bu yolda tereke, sulh mahkemesi gözetiminde tasfiye memuru eliyle paraya çevrilir, borçlar ödenir ve artan değer mirasçılara verilir.

⚖️Yasal Düzenleme
TMK m. 632: "Her mirasçı, mirası ret veya resmî deftere göre kabul edeceği yerde terekenin resmî tasfiyesini isteyebilir. Bu istem, birlikte mirasçı olanlardan birinin mirası kabul etmesi hâlinde dikkate alınmaz. Resmî tasfiye hâlinde mirasçılar, terekenin borçlarından sorumlu olmazlar."
💡İpucu
Resmî tasfiyenin reddi mirastan farkı şudur: Mirası reddederseniz terekeden hiçbir şey alamazsınız. Resmî tasfiyede ise borçlar ödendikten sonra artan değer size kalır ve borçlardan da sorumlu olmazsınız. Terekede hem ciddi mal hem ciddi borç varsa değerlendirilmesi gereken yol budur. Ancak mirasçılardan biri mirası kabul ederse bu imkân ortadan kalkar.

Tereke Borçlarından Kim, Ne Kadar Sorumludur?

Kısa cevap: Mirasçılar tereke borçlarından müteselsilen sorumludur. Yani alacaklı, borcun tamamını mirasçılardan herhangi birinden isteyebilir; ödeyen mirasçı diğerlerine payları oranında rücu eder.

⚖️Yasal Düzenleme
TMK m. 641: "Mirasçılar, tereke borçlarından müteselsilen sorumludurlar."

Sorumluluk yalnızca terekeden aldığınız malla sınırlı değildir; TMK m. 599 uyarınca mirasçı borçlardan kişisel olarak sorumludur. Bu sorumluluktan kaçınmanın yolları şunlardır:

  1. Mirasın reddi: Ölümü öğrenmeden itibaren 3 ay içinde sulh hukuk mahkemesine başvurmak (TMK m. 606).
  2. Mirasın hükmen reddi: Tereke ölüm anında zaten borca batıksa; bu yol süreye tabi değildir (TMK m. 605/2).
  3. Deftere göre kabul: Sorumluluğu deftere yazılı borçlarla sınırlamak (TMK m. 619 vd.).
  4. Resmî tasfiye: Borçlardan hiç sorumlu olmamak (TMK m. 632).

Ayrıntılar için reddi miras rehberimizi inceleyebilirsiniz.

Terekenin Korunması: Mühürleme, Yazım ve Tereke Temsilcisi

Mirasçılar arasında güvensizlik varsa veya bir mirasçı terekeye tek başına hâkim olmuşsa, TMK m. 589 uyarınca sulh hâkiminden koruma önlemleri istenebilir:

  • Terekenin yazımı (defter): Mal ve hakların kayda geçirilmesi. Mirasbırakanın vasiyetnamesi varsa sulh hâkimince açılıp okunur.
  • Mühürleme: Konut, iş yeri veya kasanın mühürlenerek erişimin engellenmesi.
  • Resmen yönetim: Terekenin mahkemece atanan kişi eliyle yönetilmesi.
  • Tereke temsilcisi atanması (TMK m. 640/3): Mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi, paylaşmaya kadar miras ortaklığına bir temsilci atayabilir. Temsilci, elbirliği kilidini aşarak terekeyi yönetebilir ve dava açabilir (Yargıtay 1. HD, E. 2014/18249, K. 2016/6943, T. 07.06.2016).
⚠️Dikkat
Bir mirasçı ödemeden aciz hâlindeyse, diğer mirasçılar haklarının korunması için gerekli önlemlerin gecikmeksizin alınmasını sulh mahkemesinden isteyebilir (TMK m. 640/son). Borçlu bir kardeşin alacaklıları terekeye yönelmeden harekete geçmek gerekir.

Terekenin Paylaşılması: Üç Yol

  1. Miras taksim sözleşmesi: Tüm mirasçıların katılımıyla yapılır; taşınmaz içeriyorsa yazılı şekil zorunludur. En hızlı, en ucuz ve ilişkileri en az yıpratan yoldur. Mirasbırakan hayattayken yapılan mirastan feragat sözleşmesiyle karıştırılmamalıdır.
  2. Elbirliğinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi (TMK m. 644): Sulh hâkimine başvurularak her mirasçının somut payının doğması sağlanır; ardından herkes kendi payı üzerinde tasarruf edebilir.
  3. Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu): Anlaşma yoksa sulh hukuk mahkemesinde açılır. Aynen taksim mümkün değilse taşınmaz açık artırmayla satılır. Satış bedelleri genellikle rayicin altında kaldığından son çare olarak görülmelidir.

Elbirliği mülkiyeti sürdüğü müddetçe mirasçıların "somut ve bağımsız payları" bulunmadığı, bu nedenle payın tek başına devredilemeyeceği Yargıtay kararlarında vurgulanmaktadır (Yargıtay 6. HD, E. 2011/9390, K. 2011/15262, T. 22.12.2011).

Pratikte Sık Karşılaşılan Durumlar

  • Bankadaki para: Mirasçılık belgesi ibraz edilmeden hesaba erişilemez; banka payları mirasçılara oranlarına göre öder. Ancak reddi mirası düşünüyorsanız paraya dokunmayın — ret hakkınızı düşürür.
  • Tapu intikali: Mirasçılık belgesi ve veraset ve intikal vergisi ilişik kesme belgesiyle yapılır. İntikal, elbirliği mülkiyeti olarak tapuya işlenir.
  • Kiralık kasa: Kasanın açılması için mahkeme kararı ve tutanak gerekir; tek bir mirasçının kasayı boşaltması terekeyi eksiltmek anlamına gelir ve tereke tespiti ile ortaya çıkarılabilir.
  • Araç: Trafik tescilinde intikal yapılmadan satış mümkün değildir; tüm mirasçıların muvafakati aranır.
  • Kira geliri: Terekeye ait taşınmazın kirasını tek başına tahsil eden mirasçı, diğerlerine karşı sorumludur; ecrimisil ve alacak talebine konu olabilir.

Tereke ve Veraset İntikal Vergisi

Tereke değerleri üzerinden veraset ve intikal vergisi beyannamesi verilmesi zorunludur. 7338 sayılı Kanun m. 9'a göre ölüm Türkiye'de gerçekleşmiş ve mükellef de Türkiye'deyse süre 4 aydır; mükellef yurt dışındaysa 6 ay, ölüm yurt dışında olup mükellef üçüncü bir ülkedeyse 8 aydır. Tahakkuk eden vergi, aynı Kanun'un 19. maddesi uyarınca 3 yılda, her yıl mayıs ve kasım aylarında iki eşit taksitte ödenir. İlgili taşınmaza isabet eden vergi ödenmeden tapuda devir ve ferağ yapılamaz.

Tereke İşlemlerinde En Sık Yapılan 6 Hata

  1. Terekeyi görmeden karar vermek. Borç var mı, mal var mı bilinmeden yapılan kabul veya ret, geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurur. Önce tespit, sonra karar.
  2. Süreleri karıştırmak. Tereke tespiti süresizdir; ancak resmî defter tutma 1 ay, mirasın reddi 3 ay ile sınırlıdır. "Nasıl olsa süre yok" diyerek beklemek, ret hakkını yakar.
  3. Terekeye dokunmak. Banka hesabından para çekmek, aracı kullanmak veya eşyayı sahiplenmek mirası örtülü kabul sayılır ve ret hakkını düşürür (TMK m. 610).
  4. Tek mirasçıdan taşınmaz satın almak. Elbirliği mülkiyeti paylı mülkiyete çevrilmeden yapılan devirler tescille sonuçlanmaz; alıcı yıllarca dava peşinde koşar.
  5. Kira ve gelirleri tek başına tahsil etmek. Terekeye ait taşınmazın kirasını alan mirasçı, diğerlerine karşı sorumludur; ecrimisil ve alacak davasına muhatap olur.
  6. Vergi süresini kaçırmak. Beyanname süresi geçtiğinde usulsüzlük cezası doğar ve ilişik kesme belgesi alınamadığı için tapu devri de kilitlenir.

Konuya İlişkin Yargıtay Kararları (Künye ve Bağlantılar)

Karar KünyesiKonusu
Yargıtay 2. HD, E. 2012/13200, K. 2013/10516, T. 15.04.2013Terekenin tespiti ile resmî defter tutma farkı; tespitin süreye bağlı olmaması ve delil teşkil etmemesi
Yargıtay 2. HD, E. 2012/16151, K. 2013/13566, T. 13.05.2013Koruma önlemi niteliğindeki tespit kararlarının temyiz edilememesi
Yargıtay 14. HD, E. 2015/2659, K. 2015/3489, T. 30.03.2015Tedbir niteliğindeki tereke tespiti işlemlerinin nihai hüküm sayılmaması
Yargıtay 14. HD, E. 2015/4378, K. 2017/6016, T. 11.09.2017Aynı yönde; temyiz kabiliyeti bulunmaması
Yargıtay 16. HD, E. 2016/10929, K. 2019/8964, T. 26.12.2019Elbirliği mülkiyetinde payların bulunmaması ve tasarrufta oybirliği zorunluluğu
Yargıtay 8. HD, E. 2010/4755, K. 2011/1370, T. 14.03.2011Paylaşılmamış terekenin elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olması
Yargıtay 6. HD, E. 2011/9390, K. 2011/15262, T. 22.12.2011Ortaklık sürerken somut ve bağımsız payların bulunmaması; TMK m. 644 uygulaması
Yargıtay 14. HD, E. 2012/1739, K. 2012/2275, T. 20.02.2012Tüm mirasçılar katılmadan yapılan satış vaadinin ifa edilememesi
Yargıtay 1. HD, E. 2014/18249, K. 2016/6943, T. 07.06.2016Tereke temsilcisinin atanması ve yetkileri
Yargıtay HGK, E. 2008/235, K. 2008/248, T. 12.03.2008Ölüm geliri ödemelerinin terekeye dahil olmaması
Yargıtay 10. HD, E. 2024/3511, K. 2024/6815, T. 13.06.2024Mirası reddeden mirasçıların ölüm aylığı almaya devam edebilmesi
ℹ️Bilgi
Yukarıdaki kararlar, yazının hazırlandığı tarih itibarıyla Adalet Bakanlığı içtihat sisteminde erişilebilir durumdadır. İçtihat benzer olaylara ışık tutar; ancak her dosyanın kendine özgü delil durumu sonucu belirler. Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Mirasçının kendi boşanma dosyasında miras kalan malın nasıl değerlendirileceği için: miras malı boşanmada paylaşılır mı?

Sonuç: Önce Tereke, Sonra Karar

Miras uyuşmazlıklarında yapılan en yaygın hata, terekenin içeriği bilinmeden dava açmaktır. Oysa doğru sıra şudur: önce terekenin tespiti ile ne olduğunu görmek, sonra borç-mal dengesine göre kabul, ret veya resmî tasfiye arasında seçim yapmak, en sonunda paylaşım veya iptal davalarına geçmek.

Unutmayın: Tereke tespiti süreye bağlı değildir ama reddi miras üç ay, resmî defter tutma bir ay ile sınırlıdır. Bu nedenle "önce bir araştırayım" diyerek geçirilen haftalar, geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurabilir.

Terekenin tespitinden paylaşımına, borç sorumluluğundan mal kaçırma iddialarına kadar süreci İstanbul miras avukatı olarak baştan sona yürütüyoruz. Payınızın nasıl hesaplandığını merak ediyorsanız miras payı hesaplama rehberimize, saklı payınız zedelendiyse tenkis davası yazımıza bakabilir, sorularınız için bize ulaşabilirsiniz.

Yazar Hakkında
Av. Murat Aydar

Av. Murat Aydar

Boşanma Avukatıİstanbul Barosu - Sicil No: 62459

İstanbul'da aile hukuku alanında müvekkillerime hizmet veriyorum. Özellikle anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı davalarında hukuki destek sağlıyorum.