Özet
Velayetin kaldırılması, anne veya babanın çocuk üzerindeki velayet hak ve yetkilerinin mahkeme kararıyla sona erdirilmesidir. Hâkim bu karara ancak çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemlerden sonuç alınamamışsa veya yetersiz kalacakları önceden anlaşılıyorsa ve ebeveyn velayet görevini gereği gibi yerine getiremiyor ya da çocuğa karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklıyorsa ulaşır (TMK m. 348). Yargıtay kararı en ağır ve en son tedbir sayar, önce velayetin diğer ebeveyne verilmesinin yeterli olup olmadığının araştırılmasını ister ve davadan feragat edilemeyeceğini kabul eder. Velayet iki ebeveynden kaldırılırsa sulh hukuk mahkemesi çocuğa vasi atar. Velayeti kaldırılan ebeveynin bakım yükümlülüğü sürer (TMK m. 350), kişisel ilişki hakkı kendiliğinden sona ermez ve sebep ortadan kalkınca velayet geri verilebilir (TMK m. 351). Dava çekişmesiz yargı işidir; bağımsız davada bölge adliye mahkemesi kararı kesindir. Ceza mahkûmiyetine bağlı velayet yoksunluğu (TCK m. 53) ayrı bir kurumdur.
Velayet, anne ve babaya çocukları için tanınmış bir hak olduğu kadar ağır bir görevdir. Bu görev ciddi biçimde ihmal edildiğinde ya da ebeveyn onu yerine getiremez hâle geldiğinde hâkim, halk arasında "velayet hakkının elinden alınması" diye de anılan velayetin kaldırılmasına karar verebilir. Ancak kanun bu kararı kolay verilecek bir önlem olarak kurgulamamıştır: Yasal sebep olmadıkça velayet ana ve babadan alınamaz (TMK m. 335/1) ve velayetin kaldırılması, çocuğu korumaya yönelik diğer önlemler yetersiz kaldığında başvurulan son basamaktır (TMK m. 348).
Bu yazıda velayetin kaldırılmasının şartlarını, velayet değişikliğinden farkını, davayı kimlerin açtığını, yargılamanın nasıl yürüdüğünü, karardan sonra çocuğun kimin sorumluluğuna bırakıldığını, velayeti kaldırılan ebeveynin nafaka ve kişisel ilişki durumunu, ceza hukukundaki sonuçları ve kaldırılan velayetin nasıl geri alınabileceğini Yargıtay kararlarıyla anlatıyoruz.
Velayetin Kaldırılması Nedir?
Ergin olmayan çocuk anne ve babasının velayeti altındadır (TMK m. 335/1); erginlik on sekiz yaşın doldurulmasıyla başlar, evlenme de kişiyi ergin kılar (TMK m. 11). Evlilik devam ederken anne ve baba velayeti birlikte kullanır; ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim velayeti eşlerden birine verebilir. Ebeveynlerden birinin ölümünde velayet sağ kalana, boşanmada ise çocuğun bırakıldığı tarafa aittir (TMK m. 336). Anne ve baba evli değilse velayet anneye aittir (TMK m. 337/1).
Velayetin kaldırılması, bu hak ve yetkilerin hâkim kararıyla ebeveynden alınmasıdır. Velayetin değiştirilmesinden farkı şudur: Değiştirmede velayet bir ebeveynden alınıp diğerine verilir. Kaldırmada ise velayet kendisinden alınan ebeveynin görevi sona erer; karar iki ebeveyni birden kapsıyorsa çocuk velayet altında kalmadığı için vesayet altına alınır (TMK m. 348/2, 404/1). Velayetin kaldırılması soybağını ortadan kaldırmaz ve anne ile babanın çocuğun bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülüğü de sürer (TMK m. 350/1).
1. Ana ve babanın deneyimsizliği, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri sebeplerden biriyle velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi.
2. Ana ve babanın çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi veya ona karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması.
Velâyet ana ve babanın her ikisinden kaldırılırsa çocuğa bir vasi atanır.
Kararda aksi belirtilmedikçe, velâyetin kaldırılması mevcut ve doğacak bütün çocukları kapsar."
Velayetin Kaldırılması, Değiştirilmesi ve Diğer Koruma Önlemleri
Uygulamada en sık yapılan hata, çocuk için alınabilecek bütün önlemleri "velayetin kaldırılması" diye adlandırmaktır. Oysa kanun kademeli bir sistem kurar ve her basamağın şartı ile sonucu farklıdır:
| Kurum | Ne olur? | Dayanak |
|---|---|---|
| Koruma önlemleri | Çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikedeyse ve anne-baba duruma çare bulamıyorsa hâkim uygun önlemleri alır; velayet yerinde kalır | TMK m. 346 |
| Çocuğun yerleştirilmesi | Bedensel veya zihinsel gelişmesi tehlikede olan ya da manen terk edilmiş çocuk anne-babadan alınarak bir aile yanına veya kuruma yerleştirilebilir | TMK m. 347 |
| Koruyucu ve destekleyici tedbirler | Danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma tedbirleri; amaç öncelikle çocuğun kendi aile ortamında korunmasıdır | 5395 s. K. m. 5 |
| Velayetin değiştirilmesi | Velayet bir ebeveynden alınıp diğer ebeveyne verilir | TMK m. 183, 324/3, 349 |
| Velayetin kaldırılması | Ebeveynin velayeti sona erer; iki ebeveynden kaldırılırsa çocuğa vasi atanır | TMK m. 348 |
| Kişisel ilişkinin reddi veya kaldırılması | Velayeti bulunmayan ebeveynin çocukla kişisel ilişki kurma hakkı reddedilir veya kendisinden alınır | TMK m. 324/2 |
| Ceza mahkûmiyetine bağlı yoksunluk | Kasıtlı suçtan hapis cezasının kanuni sonucu olarak velayet hakkı kullanılamaz; kanunda gösterilen zamanda kendiliğinden sona erer | TCK m. 53 |
Velayetin bir ebeveynden alınıp diğerine verilmesini istiyorsanız doğru dava velayetin değiştirilmesidir; şartlarını velayet değiştirme davası yazımızda ayrıca ele aldık. Aile içi şiddet varsa 6284 sayılı Kanun'daki koruyucu tedbirler de gündeme gelir; bunu uzaklaştırma kararı ve velayet yazımızda anlattık.
Önce Diğer Önlemler: Velayetin Kaldırılması Neden Son Çaredir?
Kanun, çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düştüğünde ve anne ile baba duruma çare bulamadığında hâkime önce "uygun önlemleri" alma görevi verir (TMK m. 346). Çocuğun bedensel ve zihinsel gelişmesi tehlikedeyse veya çocuk manen terk edilmiş hâldeyse hâkim onu anne ve babadan alarak bir aile yanına ya da bir kuruma yerleştirebilir; anne, baba ve çocuğun ödeme gücü yoksa bu önlemlerin giderleri Devletçe karşılanır (TMK m. 347). 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu da danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma tedbirleriyle çocuğun öncelikle kendi aile ortamında korunmasını amaçlar (m. 5/1). Velayetin kaldırılması ise bu önlemlerden sonuç alınamadığında veya yetersiz kalacakları önceden anlaşıldığında gündeme gelir (TMK m. 348).
Bu yaklaşım bir boşanma dosyasında da somut sonuç doğurdu. 2020 doğumlu çocuğun geçici velayeti anneye verilmiş, ancak çocuk dava sırasında babanın yanına geçmiş ve babaannesiyle yaşamıştı. Bölge adliye mahkemesi, çölyak hastası çocuğun sağlık kontrollerine götürülmediğini, hastalığına uygun beslenme düzeninin kurulmadığını ve anne ile babanın velayet görevinin gereğini yerine getirmediğini belirterek velayeti iki taraftan da kaldırdı ve çocuk hakkında 5395 sayılı Kanun uyarınca bakım tedbiri uyguladı. Yargıtay kararı bozdu: Anne ve babanın bulunduğu ortam ile çocuğun babaannesiyle yaşadığı ortamın da incelendiği, çocukla görüşülerek hazırlanan yeni bir uzman raporu alınmalı ve 5395 sayılı Kanun'daki diğer koruma tedbirlerinin çocuğun üstün yararına uygun olup olmayacağı tartışılmalıydı (2. HD, 16.09.2025, E. 2025/402, K. 2025/7328).
Velayetin Kaldırılması Şartları (TMK m. 348)
Diğer önlemlerin yetersizliği şartına ek olarak kanunda sayılan iki hâlden birinin ispatlanması gerekir. Bu hâllerden biri ortaya konmadan velayete dokunulamaz; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ifadesiyle "velayetin kaldırılması ve değiştirilmesi şartları gerçekleşmedikçe, ana ve babanın velayet görevlerine müdahale olunamaz" (YHGK, 25.03.2021, E. 2017/2410, K. 2021/346).
1. Velayet Görevini Gereği Gibi Yerine Getirememe
Kanun bu hâle örnek olarak ebeveynin deneyimsizliğini, hastalığını ve başka bir yerde bulunmasını sayar ve "benzeri sebepler" ifadesiyle listeyi açık bırakır (TMK m. 348/1-1). Sayılan örnekler ebeveynin kusurunu gerektirmez; hastalık gibi iradesi dışındaki bir sebep de velayet görevinin gereği gibi yerine getirilememesine yol açabilir. Belirleyici olan, sebebin çocuğun bakımına, gözetimine ve yetiştirilmesine fiilen yansıması ve diğer önlemlerle giderilememesidir.
Yargıtay'ın incelediği bir dosyada baba, boşanma davası sürerken anneyi öldürmüş ve tutuklanmıştı. Annenin ölümüyle velayet sağ kalan babaya geçmişti; anneanne ve babaanne ayrı ayrı velayetin kaldırılması davası açtı. İlk derece mahkemesi, babanın cezaevinde bulunması nedeniyle velayet görevini yerine getiremediğini kabul ederek velayeti kaldırdı ve çocuğun anneanneye teslimine ilişkin ara kararın devamına hükmetti. Bölge adliye mahkemesi, kaldırma kararı kesinleştiğinde vasi atanması için sulh hukuk mahkemesine ihbarda bulunulmasına kendiliğinden karar verdi ve babanın tutuklu olmasının çocukla kişisel ilişkiye kural olarak engel olmadığını belirterek ceza infaz kurumunun görüş düzenine göre ayda bir kişisel ilişki kurdu. Dosyanın temyize gelen ek kararı onandı (2. HD, 17.05.2023, E. 2023/3547, K. 2023/2428).
2. Yeterli İlgi Göstermeme veya Yükümlülükleri Ağır Biçimde Savsaklama
İkinci hâl, ebeveynin çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi veya ona karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklamasıdır (TMK m. 348/1-2). Kanunun "ağır biçimde" vurgusu önemlidir: Her aksaklık ya da ebeveynlik tarzına yönelik eleştiri bu bende girmez. İhmalin ağırlığı ve sürekliliği somut delillerle gösterilmelidir.
Yargıtay, babası evlilik sürerken ölen bir çocuğun amcasının açtığı davada verilen kaldırma kararını bozdu. Anne, eşinin ölümünden sonra çocuğuyla birlikte amcanın evinin alt katındaki konuta taşınmış, bir süre sonra ailesinin yanına gitmiş ve yaklaşık iki ay sonra döndüğünde amca kilidi değiştirerek onu eve almamış, çocuğu da yanında alıkoymuştu. Daire, annenin velayet görevini yerine getirmesini engelleyen yasal bir sebep bulunmadığını, çocuğa yeterli ilgiyi göstermediğini veya yükümlülüklerini ağır biçimde savsakladığını kabule yeterli ciddi bir sebep ve delil de olmadığını belirterek davanın reddi gerektiğine hükmetti (2. HD, 21.04.2015, E. 2015/876, K. 2015/8120).
Yeniden Evlenme ve Yoksulluk Tek Başına Sebep Değildir
Velayete sahip anne veya babanın yeniden evlenmesi velayetin kaldırılmasını gerektirmez; ancak çocuğun menfaati gerektirdiğinde velayet sahibi değiştirilebilir, durum ve koşullara göre velayet kaldırılarak çocuğa vasi de atanabilir (TMK m. 349). Ebeveynin maddi imkânsızlığı da kanunda sayılan hâllerden değildir: Anne, baba ve çocuğun ödeme gücü yoksa yerleştirme önlemlerinin ve bakım-eğitim giderlerinin Devletçe karşılanacağı açıkça düzenlenmiştir (TMK m. 347/3, 350/2). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da velayet değerlendirmesinde maddi durumun iyiliğinin tek başına velayetin değiştirilmesini gerektirmeyeceğini vurgular (YHGK, 25.03.2021, E. 2017/2410, K. 2021/346).
Mahkeme Hangi Olgulara Bakar?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, velayet değerlendirmesinde çocuğu başkasına bırakma, ihmal etme, kaçırma, iradi olarak terk etme, yönlendirme, şiddet uygulama, ekonomik durum, meslek, yaşanılan ortam, kötü davranış, alkol bağımlılığı, sağlık ve dengesiz davranışların dikkate alınmasını; mümkün olduğunca çocuğun alıştığı ortamın değiştirilmemesine ve kardeşlerin ayrılmamasına özen gösterilmesini ister (YHGK, 25.03.2021, E. 2017/2410, K. 2021/346). Velayetin kaldırılması davasında bu olguların TMK m. 348'deki iki hâlden birine ulaşacak ağırlıkta olduğunun ve daha hafif önlemlerin yetmeyeceğinin ayrıca gösterilmesi gerekir.
Velayetin Kaldırılması Davasını Kimler Açabilir?
Kanun velayetin kaldırılmasını isteyebilecek kişileri tek tek saymaz. Velayet kamu düzenine ilişkindir ve bu davalarda re'sen araştırma ilkesi geçerlidir (2. HD, 14.01.2026, E. 2025/8689, K. 2026/261). Yargıtay'a ulaşan dosyalarda davayı şu kişi ve kurumların açtığı görülüyor:
- Büyükanne ve büyükbaba. Anneannenin açtığı velayetin kaldırılması davası (2. HD, 27.11.2024, E. 2024/6430, K. 2024/9164), anneanne ve dedenin annenin velayetinin kaldırılarak torunun vasiliğinin kendilerine verilmesi istemiyle açtığı dava (2. HD, 14.01.2026, E. 2025/8689, K. 2026/261) ve anneyi öldüren babaya karşı anneanne ile babaannenin açtığı davalar (2. HD, 17.05.2023, E. 2023/3547, K. 2023/2428).
- Diğer yakınlar. Babası ölen çocuğun amcasının anneye karşı açtığı dava (2. HD, 21.04.2015, E. 2015/876, K. 2015/8120).
- Sosyal hizmet kurumu. Bakanlık il müdürlüğünün açtığı vasi tayini ve velayetin anne ile babadan kaldırılması davası (2. HD, 10.10.2013, E. 2013/2150, K. 2013/23469).
- Diğer ebeveyn. Diğer ebeveyn de başvurabilir; ancak amacı velayetin kendisine verilmesiyse doğru talep velayetin değiştirilmesidir. Yargıtay da kaldırmadan önce velayetin diğer tarafa verilmesiyle yetinilip yetinilemeyeceğinin araştırılmasını arar.
Korunma ihtiyacı olan çocuğu fark eden adli ve idari merciler, kolluk görevlileri, sağlık ve eğitim kuruluşları ile sivil toplum kuruluşları durumu sosyal hizmet kurumuna bildirmekle yükümlüdür; çocuk ve çocuğun bakımından sorumlu kişiler de başvurabilir (5395 s. K. m. 6). Koruyucu ve destekleyici tedbiri anne, baba, vasi, çocuğun bakım ve gözetiminden sorumlu kişi, kurum ve Cumhuriyet savcısı isteyebilir ya da hâkim kendiliğinden verebilir; tedbire karar veren mahkeme velayet, vesayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki konularında da karar vermeye yetkilidir (5395 s. K. m. 7/1, 7/7). Velayet altında bulunmayan bir küçüğün varlığını görevleri sırasında öğrenen nüfus memurları, idari makamlar, noterler ve mahkemeler de durumu vesayet makamına bildirmek zorundadır (TMK m. 404/2).
Görevli Mahkeme, Yetki ve Yargılama Usulü
- Görevli mahkeme aile mahkemesidir. Velayet Medeni Kanun'un aile hukuku kitabında düzenlenir ve aile mahkemeleri bu kitaptan doğan dava ve işlere bakar; aile mahkemesi kurulamayan yerlerde bu iş için belirlenen asliye hukuk mahkemesi bakar (4787 s. K. m. 2/2, 4/1).
- Yetki. Kanunda aksine hüküm yoksa çekişmesiz yargı işlerinde talepte bulunan kişinin veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesi yetkilidir (HMK m. 384).
- Çekişmesiz yargı işi. "Velayetin kaldırılması, velayetin eşlerden birinden alınarak diğerine verilmesi ve kaldırılan velayetin geri verilmesi" çekişmesiz yargı işleri arasında sayılır (HMK m. 382/2-b-13). Niteliğine uygun düştüğü ölçüde basit yargılama usulü uygulanır ve aksine hüküm yoksa re'sen araştırma ilkesi geçerlidir (HMK m. 385).
- Dosya üzerinden karar verilemez. Yargıtay, velayete ilişkin davaların kamu düzeniyle doğrudan ilgili olduğunu, bunun duruşmalı inceleme yapılmasını, delil toplanmasını ve ayrıntılı araştırmayı gerekli kıldığını belirterek duruşma açılmadan verilen kararı bozdu (2. HD, 02.06.2015, E. 2015/9825, K. 2015/11314).
- Feragat ve tam ıslahla dava dönüştürme yoktur. Yargıtay'a göre velayet kamu düzenine ilişkin olduğundan bu davalardan feragat edilemez, dava geri alınamaz, takipsiz bırakıldığı için işlemden kaldırılamaz ve tam ıslahla davanın türü değiştirilemez; sonradan ileri sürülen kişisel ilişki talebi ancak kısmi ıslah niteliğinde kabul edilebilir (2. HD, 14.01.2026, E. 2025/8689, K. 2026/261).
- Çocuğa kayyım. Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün menfaati çatışıyorsa vesayet makamı temsil kayyımı atar (TMK m. 426/2). Yukarıdaki 2026 tarihli dosyada da velayetin kaldırılması davasında çocuğa kayyım atanmıştı.
Deliller ve Uzman Raporu
Yargıtay'a göre aile mahkemesi bünyesindeki psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanlardan, her iki ebeveynin yaşadığı yerde ve çocukla görüşülerek rapor alınmalı; tarafların barınma, gelir, sosyal ve psikolojik durumları araştırılmalıdır (2. HD, 16.09.2025, E. 2025/402, K. 2025/7328). Çocuk fiilen başka bir ortamda, örneğin büyükannesinin yanında yaşıyorsa o ortamın da incelenmesi istenir. Uzman incelemesinin nasıl yapıldığını pedagog çocuğa ne sorar yazımızda anlattık.
Uzman raporunun yanında okul devam ve başarı kayıtları, sağlık kayıtları, kolluk tutanakları, varsa ceza soruşturması ve kovuşturması dosyaları, sosyal hizmet raporları ve tanık beyanları dosyayı güçlendirir. Çocuğun görüşüne değer verilmesi, Türkiye'nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin temel ilkelerinden biridir (m. 12).
Karar Hangi Çocukları Kapsar?
Kararda aksi belirtilmedikçe velayetin kaldırılması mevcut ve doğacak bütün çocukları kapsar (TMK m. 348/3). Bu nedenle kaldırma sebebi yalnız bir çocuk bakımından ispatlanmışsa kararın sınırı açıkça yazılmalıdır. Yargıtay, sebebin yalnız 1999 doğumlu çocuk için ispatlandığı, babanın ikinci eşinden doğan çocuklar yönünden ise ispatlanmadığı dosyada hükme, kaldırma kararının diğer mevcut ve doğacak çocukları kapsamadığı cümlesini ekleyerek düzeltti (2. HD, 08.12.2014, E. 2014/25497, K. 2014/24988). Kaldırma kararının üç çocukla sınırlı verildiğinin anlaşıldığı güncel bir dosyada da hüküm onandı (2. HD, 19.02.2026, E. 2025/6064, K. 2026/1937).
Boşanma Davasında Velayetin Kaldırılması
Velayetin kaldırılması yalnızca bağımsız bir davada değil, boşanma davasında velayet düzenlenirken de gündeme gelebilir. İki ebeveynin de velayeti üstlenmeye elverişli olmadığı sonucuna varan mahkeme velayeti ikisinden de kaldırıp vasi atanması için sulh hukuk mahkemesine ihbarda bulunabilir. Yargıtay'ın bu dosyalarda üzerinde durduğu noktalar şunlar:
- Kişisel ilişki unutulmamalı. Velayeti iki taraftan kaldırıp vasi tayini için ihbarda bulunan ve yalnız baba ile çocuklar arasında kişisel ilişki kuran karar, velayeti kendisinden kaldırılan anne ile çocuklar arasında da kişisel ilişki kurulması gerektiği gerekçesiyle bozuldu (2. HD, 10.03.2021, E. 2021/729, K. 2021/2103).
- Fiilî bakım dönemi için nafaka. Aynı dosyada çocukların dava tarihinden babaanne yanına bırakıldıkları tarihe kadar anneyle yaşadığı dönem için çocuklar yararına tedbir nafakasına hükmedilmemesi de bozma sebebi yapıldı.
- Eksik inceleme bozma sebebidir. Velayeti iki taraftan kaldırıp bakım tedbiri uygulayan karar, çocuğun yaşadığı ortamlar incelenmeden ve 5395 sayılı Kanun'daki diğer tedbirler tartışılmadan verildiği için bozuldu (2. HD, 16.09.2025, E. 2025/402, K. 2025/7328).
- Feragat dilekçesinin kapsamı ayrıca incelenir. Çocuğun velayetinin anne ve babadan kaldırılarak vasi atanmasına karar verilen bir dosyada baba, kanun yolundan feragat ettiğini bildirdiği dilekçesinde velayetin anneye verilmesini istemiş ve taraflar çocuğun kurum bakımına alınmasını istemediklerini açıkça belirtmişti. Yargıtay, feragatin velayete ilişkin istinaf başvurusunu kapsamadığını belirterek bu başvurunun incelenmemesini bozma sebebi yaptı (2. HD, 06.10.2020, E. 2020/3850, K. 2020/4493).
Boşanma kararının parçası olan velayet hükmü temyiz incelemesinden geçebilir; yukarıdaki kararların çoğu Yargıtay'a bu yolla ulaştı. Bağımsız açılan velayetin kaldırılması davasında ise kanun yolu farklıdır; aşağıda anlatıyoruz. Boşanmada velayetin nasıl belirlendiğini velayet kime verilir yazımızda ele aldık.
Karardan Sonra: Vasi Atanması ve Çocuğun Kalacağı Yer
Velayet anne ve babanın her ikisinden kaldırılırsa çocuğa bir vasi atanır (TMK m. 348/2); velayet altında bulunmayan her küçük vesayet altına alınır (TMK m. 404/1). Vasiyi aile mahkemesi değil, vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesi atar (TMK m. 397/2). Yargıtay'ın ifadesiyle hâkim velayetin kaldırılmasına karar vermekle birlikte çocuğa vasi atanması için vesayet makamına ihbarda bulunulmasına karar verir (2. HD, 14.01.2026, E. 2025/8689, K. 2026/261). Sosyal hizmet kurumunun hem velayetin kaldırılmasını hem vasi tayinini istediği dosyada Yargıtay, velayetin kaldırılması talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesini ve vasi atanması talebi yönünden görevsizlik kararı verilmemesini bozma sebebi yaptı (2. HD, 10.10.2013, E. 2013/2150, K. 2013/23469).
Vesayet makamı, haklı sebepler engel olmadıkça ve vasilik koşullarını taşımaları kaydıyla öncelikle çocuğun yakın hısımlarından birini vasi olarak atar; bu atamada yerleşim yerlerinin yakınlığı ve kişisel ilişkiler göz önünde tutulur (TMK m. 414). Vasi, bu görevi yapabilecek yetenekte bir ergin olmalıdır (TMK m. 413/1). Çocuğun fiilen nerede yaşayacağı da ayrıca belirlenir: Bir aile yanına veya kuruma yerleştirme (TMK m. 347) ya da çocuğun resmî veya özel bakım yurdu ya da koruyucu aile hizmetlerinden yararlandırılmasını sağlayan bakım tedbiri (5395 s. K. m. 5/1-c) gündeme gelebilir.
Velayeti Kaldırılan Ebeveynin Yükümlülükleri ve Hakları
Bakım ve Eğitim Giderleri Devam Eder
Velayetin kaldırılması anne ve babayı çocuğa karşı parasal yükümlülüklerinden kurtarmaz: Bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülükleri devam eder; anne, baba ve çocuğun ödeme gücü yoksa bu giderler Devletçe karşılanır ve nafakaya ilişkin hükümler saklıdır (TMK m. 350). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da bir iştirak nafakası dosyasında, velayetin kaldırılması hâlinde bile ana ve babanın çocuklarının bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülüklerinin devam ettiğini vurguladı (YHGK, 19.09.2019, E. 2017/1894, K. 2019/918). Nafaka miktarının nasıl belirlendiğini iştirak nafakası yazımızda anlattık.
Kişisel İlişki Hakkı Kendiliğinden Sona Ermez
Anne ve babadan her biri, velayeti altında bulunmayan çocukla uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir (TMK m. 323). Velayetin kaldırılması bu hakkı kendiliğinden ortadan kaldırmaz: Yargıtay, velayeti kendisinden kaldırılan anne ile çocuklar arasında kişisel ilişki kurulmamasını bozma sebebi saydı (2. HD, 10.03.2021, E. 2021/729, K. 2021/2103). Cezaevindeki baba için de bölge adliye mahkemesi, tutuklu veya hükümlü olmanın kural olarak kişisel ilişkiye engel olmadığını belirterek görüş düzenine uygun kişisel ilişki kurmuştu (2. HD, 17.05.2023, E. 2023/3547, K. 2023/2428).
Buna karşılık kişisel ilişki çocuğun huzurunu tehlikeye sokuyorsa, ebeveyn bu hakkı diğer ebeveynin çocukla ilişkisini zedeleyecek veya çocuğun eğitimini engelleyecek şekilde kullanıyorsa, çocukla ciddi olarak ilgilenmiyorsa veya başka önemli sebepler varsa kişisel ilişki kurma hakkı reddedilebilir ya da kendisinden alınabilir (TMK m. 324/2). Görüşme düzeninin nasıl kurulduğunu kişisel ilişki günleri rehberimizde anlattık.
Çocuğu Alıkoymak Suç Oluşturabilir (TCK m. 234)
Velayet yetkisi elinden alınmış olan ana veya babanın ya da üçüncü derece dahil kan hısmının, on altı yaşını bitirmemiş bir çocuğu veli, vasi veya bakım ve gözetimi altında bulunan kimsenin yanından cebir veya tehdit kullanmaksızın kaçırması veya alıkoyması üç aydan bir yıla kadar hapis cezası gerektirir; fiil cebir veya tehditle işlenmişse ya da çocuk on iki yaşını bitirmemişse ceza bir kat artırılır (TCK m. 234/1-2).
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, velayet yetkisi hiç bulunmayan, evlilik dışı doğan çocuğunu tanımış olan babanın çocuğu annenin yanından kaçırıp alıkoymasını da, babanın çocuğun birinci derece kan hısmı olarak üçüncü derece dahil kan hısımları arasında yer alması nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma değil bu suç kapsamında değerlendirdi (CGK, 30.04.2025, E. 2023/326, K. 2025/194). Boşanmayla velayeti anneye verilen babanın, arasında velayet ilişkisi bulunmayan 13 yaşındaki çocuğuna yönelik eylemi de bu suç olarak nitelendirildi (8. CD, 08.10.2025, E. 2023/4371, K. 2025/7463). Teslim kararlarının icrası ve disiplin hapsi ise ayrı bir süreçtir; ayrıntısı çocuk teslimi ve kişisel ilişki icrası yazımızda.
Ceza Mahkûmiyeti Velayeti Nasıl Etkiler? (TCK m. 53)
Aile mahkemesinin TMK m. 348'e dayanan kaldırma kararı ile ceza mahkûmiyetinin kanuni sonucu olan hak yoksunluğu farklı kurumlardır. Kasten işlediği suçtan dolayı hapis cezasına mahkûm olan kişi, kanuni sonuç olarak velayet hakkından yoksun bırakılır ve bu hakkı hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar kullanamaz (TCK m. 53/1-c, 53/2). Kanun bu kurala önemli istisnalar getirir:
- Hapis cezası ertelenen, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet yetkisi bakımından bu yoksunluk uygulanmaz (TCK m. 53/3). Yargıtay, ertelenen bir cezada hak yoksunluğunu hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkını kapsamayacak şekilde düzelterek hükmü onadı (7. CD, 30.06.2026, E. 2023/16548, K. 2026/7786).
- Kısa süreli hapis cezası ertelenmişse veya kişi fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamışsa birinci fıkradaki yoksunluklar uygulanmaz (TCK m. 53/4).
- Suç velayet hakkının kötüye kullanılması suretiyle işlenmişse, cezanın infazından sonra işlemek üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hakkın kullanılması ayrıca yasaklanır (TCK m. 53/5).
TCK m. 53'teki yoksunluk mahkûmiyetle kendiliğinden doğar ve kanunda gösterilen zamanda kendiliğinden sona erer; TMK m. 348'e dayanan kaldırma kararı ise ancak hâkim tarafından geri verilebilir (TMK m. 351). Tutukluluk bir mahkûmiyet değildir; ancak cezaevinde bulunmak, yukarıdaki dosyada olduğu gibi velayet görevinin gereği gibi yerine getirilememesi kapsamında aile mahkemesinin değerlendirmesine konu olabilir. Hükümlülerin kısıtlanmasına ilişkin kural da 2024'te değişti: Kesinleşmiş hapis cezasının infazı için ceza infaz kurumunda bulunan ergin kişi isteği üzerine kısıtlanır veya kendisine kayyım atanır; toplam beş yıl veya daha fazla hapis cezasında ise isteği olmasa da kişiliğinin veya malvarlığının korunması bakımından gerekli görülürse kısıtlanabilir (TMK m. 407). Bunun boşanma davasına etkisini cezaevindeki eşten boşanma yazımızda anlattık.
Kaldırılan Velayet Geri Alınabilir mi?
Evet. Durumun değişmesi hâlinde çocuğun korunmasına ilişkin önlemlerin yeni koşullara uydurulması gerekir; velayetin kaldırılmasını gerektiren sebep ortadan kalkmışsa hâkim re'sen ya da anne veya babanın istemi üzerine velayeti geri verir (TMK m. 351). Kaldırılan velayetin geri verilmesi de çekişmesiz yargı işidir (HMK m. 382/2-b-13) ve çekişmesiz yargı kararları kanunda aksine hüküm yoksa maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz (HMK m. 388/1). Bu nedenle koşullar değiştiğinde yeniden başvuru yapılabilir.
Geri alma talebinde belirleyici olan, kaldırma kararına yol açan sebebin gerçekten ortadan kalktığının gösterilmesidir. Hastalık nedeniyle verilen bir kararda tedavinin sonucunu gösteren sağlık kayıtları, ihmal nedeniyle verilen bir kararda ise düzenli konut ve gelir, çocukla sürdürülen kişisel ilişki ve uzman gözlemleri öne çıkar. Mahkeme bu değerlendirmede de çocuğun üstün yararını ve alıştığı ortamdan koparılmasının etkisini gözetir.
Karara Karşı İstinaf Var, Temyiz Yok
İlk derece mahkemesinin kararına karşı iki haftalık süre içinde istinaf yoluna başvurulabilir; süre ilamın usulen tebliğiyle işlemeye başlar (HMK m. 345). Bölge adliye mahkemesinin çekişmesiz yargı işlerinde verdiği kararlar ise temyiz edilemez (HMK m. 362/1-ç).
Anneannenin açtığı velayetin kaldırılması davasında da temyiz dilekçesi bu gerekçeyle reddedildi; aynı dosyadaki kişisel ilişki talebi ise temyizde incelenerek onandı (2. HD, 27.11.2024, E. 2024/6430, K. 2024/9164). Bu nedenle bağımsız davalarda bütün deliller ilk derece ve istinaf aşamasında eksiksiz sunulmalıdır. Boşanma davası içinde verilen velayet hükmü ise, yukarıda gördüğümüz gibi temyiz incelemesinden geçebilir.
Sık Yapılan Hatalar
- Velayeti olmayan ebeveyn için velayetin kaldırılmasını istemek. Boşanmadan sonra velayet kendisine verilmeyen ebeveynin kaldırılacak bir velayeti yoktur. Çocuğun huzurunu tehlikeye sokan görüşmelerde başvurulacak yol kişisel ilişkinin reddi veya kaldırılmasıdır (TMK m. 324/2).
- Velayet değişikliği yeterken kaldırma istemek. Diğer ebeveyn velayeti üstlenebilecek durumdaysa Yargıtay önce bu seçeneğin araştırılmasını istiyor.
- Soyut iddialarla dava açmak. "İlgilenmiyor" veya "kötü örnek oluyor" gibi genel ifadeler yetmez; ihmalin ağırlığını ve sürekliliğini gösteren tarihli, somut deliller gerekir.
- Davayı sonradan başka bir davaya çevirmeye çalışmak. Velayetin kaldırılması davasında tam ıslahla davanın türü değiştirilemez ve davadan feragat edilemez. Kaldırma talebi kabul görmezse değerlendirilmesini istediğiniz talepleri baştan ileri sürün.
- Temyize güvenmek. Bağımsız velayetin kaldırılması davasında bölge adliye mahkemesi kararı kesindir.
- Vasi ve bakım düzenini dosyaya taşımamak. Velayetin iki ebeveynden kaldırılması isteniyorsa vasi adayı ve çocuğun kalacağı yer de gösterilmelidir; vasiyi sulh hukuk mahkemesi atar.
Velayetin Kaldırılması İçin Kontrol Listesi
- Önce size uygun kurumu belirleyin: koruma önlemi, velayet değişikliği, kişisel ilişkinin sınırlandırılması veya velayetin kaldırılması.
- TMK m. 348'deki iki hâlden hangisine dayandığınızı ve bunu gösteren somut olayları tarihleriyle yazın.
- Denenen ya da sonuç vermeyeceği anlaşılan koruma önlemlerini (danışmanlık, sosyal hizmet müdahalesi gibi) belgeleyin.
- Okul, sağlık, kolluk, sosyal hizmet ve varsa ceza dosyası kayıtlarını toplayın.
- Uzman incelemesinin çocuğun fiilen yaşadığı bütün ortamları kapsamasını ve çocukla görüşülmesini isteyin.
- Velayetin iki ebeveynden kaldırılmasını istiyorsanız vasi adayını ve çocuğun kalacağı yeri belirtin; kişisel ilişki ve nafaka konularını da dilekçeye ekleyin.
- Kararın tebliğinden itibaren iki haftalık istinaf süresini kaçırmayın; bağımsız davada temyiz yolu yoktur.
Sonuç
Velayetin kaldırılması, çocuğu korumak için kanunun öngördüğü en ağır ve en son önlemdir. Hâkim bu karara ancak diğer önlemlerin sonuç vermediği veya vermeyeceği anlaşıldığında ve ebeveynin velayet görevini gereği gibi yerine getiremediği ya da çocuğa karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsakladığı ispatlandığında ulaşır. Karar iki ebeveyni kapsıyorsa çocuğa sulh hukuk mahkemesince vasi atanır; velayeti kaldırılan ebeveynin bakım yükümlülüğü sürer, kişisel ilişki hakkı ise kendiliğinden sona ermez. Sebep ortadan kalktığında velayet geri verilebilir.
Bağımsız davalarda bölge adliye mahkemesi kararı kesin olduğundan dosyanın ilk derece aşamasında doğru kurulması belirleyicidir. Velayet uyuşmazlıklarında hukuki destek için velayet avukatı sayfamızı inceleyebilirsiniz. Boşanma ve çocuklarla ilgili sürecin bütününü Boşanma Rehberi sayfamızda topladık.

Av. Murat Aydar
İstanbul'da aile hukuku alanında müvekkillerime hizmet veriyorum. Özellikle anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı davalarında hukuki destek sağlıyorum.
