Kısa cevap · TMK 163
TMK 163 iki ayrı boşanma sebebi düzenler: eşin küçük düşürücü bir suç işlemesi ve haysiyetsiz bir hayat sürmesi. Her iki hâlde de bu yüzden onunla birlikte yaşamanın diğer eşten beklenememesi gerekir; dava hakkı bu eşe aittir ve bir süreye bağlı değildir. Yargıtay, suçun evlendikten sonra işlenmiş olmasını, haysiyetsiz hayat için de davranışın yaşam tarzı hâline gelip devam etmesini arar. Madde 2002'den bu yana değişmemiştir.
Bu sayfada neler var? (11 bölüm)
- TMK 163 madde metni
- Değişiklik geçmişi
- 743 Sayılı Eski Medeni Kanun ile Karşılaştırma
- Ceza Davasının Sonucu Beklenir mi?
- Haysiyetsiz Hayat Sürme: Ölçüt Nedir?
- TMK 163 madde açıklaması
- TMK 163 Yargıtay kararları
- TMK 163 ile ilgili maddeler
- Uygulamada dikkat edilecekler
- Konuyla ilgili yazılar
- Sıkça sorulan sorular
Temel kavramlar
- Küçük düşürücü suç
- Toplumun ortak değer yargılarına göre kişiyi utanç verici duruma sokan suç: hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, uyuşturucu ticareti, cinsel suçlar, kasten öldürme gibi.
- Haysiyetsiz hayat sürme
- Toplumun ahlak anlayışına aykırı bir yaşam biçiminin süreklilik kazanması. Tek bir olay yetmez; yaşam tarzına dönüşmüş olması aranır.
- Beklenemezlik koşulu
- TMK 163'ün ortak şartı: suç veya haysiyetsiz hayat sebebiyle diğer eşten birlikte yaşamanın beklenememesi. Bu koşul her iki sebep için de ayrıca değerlendirilir.
- Suçun tarihi
- Suç evlendikten sonra işlenmiş olmalıdır. Evlenmeden önceki suçlar TMK 163'e dayanak olmaz; eşin bunu bilerek evlenmesi hâlinde dava hakkı doğmaz.
- Kesinleşmiş mahkûmiyet
- Suç işleme sebebine dayanılabilmesi için kural olarak kesinleşmiş bir mahkûmiyetin bulunması gerekir; yalnız iddia veya kovuşturma yeterli görülmez.
- Süre yokluğu
- TMK 163'te hak düşürücü süre öngörülmemiştir; dava her zaman açılabilir. Buna karşılık af iddiası ileri sürülebilir ve ispatlanırsa dava reddedilir.
- Terditli dava
- Özel sebep (m. 163) ile genel sebebin (m. 166/1) birlikte ileri sürülmesi. Bu hâlde önce özel sebep incelenir; yalnız 163'e dayanan davada genel sebebe göre boşanma kararı verilemez.
Bir bakışta TMK 163
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| İki ayrı sebep | Küçük düşürücü suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme. Her ikisi için de birlikte yaşamanın beklenememesi aranır. | TMK m. 163 |
| Suç örnekleri | Kasten öldürme, uyuşturucu ticareti, hırsızlık, çocuğa cinsel istismar ve fuhuşa aracılık küçük düşürücü sayılmıştır. | 2. HD 2014/9380; 2010/3299; 2013/6974; 2024/2909; 2024/2120 |
| Tek başına yetmez | Suçun işlenmiş olması yeterli değildir; beklenemezlik koşulu da ayrıca aranır. | 2. HD 2010/17409 |
| Suçun tarihi | Suç evlilik içinde işlenmiş olmalıdır; eşinin eski suçunu bilerek evlenen 163'e dayanamaz. | 2. HD 2016/3369; 2012/27583 |
| Kesinleşme | Kesinleşmiş mahkûmiyet yoksa suç işleme sebebi gerçekleşmez; borçlanma haysiyetsiz hayat sayılmaz. | 2. HD 2025/8940 |
| Ceza dosyası | Tutuklu veya hükümlü eşe karşı açılan davada ceza dosyaları getirtilip incelenmelidir. | 2. HD 2009/19889 |
| Haysiyetsiz hayat | Yaşam tarzı ve devamlılık gerekir; tek olay veya sanal ortam görüşmeleri yetmez. | 2. HD 2011/23825; 2014/15341 |
| Bağımlılık | Uyuşturucu kullanımını yaşam tarzı hâline getiren eşe karşı 163 kabul edilmiş; alkol ve kumar alışkanlığında talep reddedilip genel sebepte tam kusur sayılmıştır. | 2. HD 2024/6488; 2024/8159 |
| Süre | Hak düşürücü süre yoktur; dava her zaman açılabilir. Af iddiası ayrıca değerlendirilir. | 2. HD 2010/11493 |
| Terditli dava | Özel ve genel sebep birlikte ileri sürülmüşse önce özel sebep incelenir; yalnız 163'e dayanan davada genel sebebe göre boşanma kararı verilemez. | 2. HD 2026/2778; 2017/13173 |
| Tazminat | 163'e göre boşanmada da tazminat kusura bağlıdır; kusur karşılaştırması yapılır. | TMK m. 174; 2. HD 2024/1379 |
TMK 163 madde metni
İkinci Kitap: Aile Hukuku · Birinci Kısım: Evlilik Hukuku · İkinci Bölüm: Boşanma · A. Boşanma sebepleri · III. Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme
Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme — Madde 163
- Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir.
Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr.
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Kaynak | Değişiklik |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (ilk metin) | Madde yürürlüğe girdi. O tarihten bu yana maddede değişiklik yapılmamıştır. |
743 Sayılı Eski Medeni Kanun ile Karşılaştırma
Sebep, 1926 tarihli ve 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinde “cürüm ve haysiyetsizlik” başlığıyla düzenlenmişti:
“Karı kocadan her biri, terzil edici bir cürüm işleyen yahut kendisiyle birlikte yaşamağı çekilmez bir hale koyacak derecede haysiyetsiz bir hayat süren diğeri aleyhine her zaman boşanma davası ikame edebilir.” (743 s.K. m. 131)
Yapı aynıdır: iki sebep, tek maddede ve süre sınırı olmaksızın (“her zaman”) düzenlenmiştir. Bugünkü TMK 163'te de hak düşürücü süre bulunmaz; bu, maddeyi zina (m. 161) ve hayata kast (m. 162) sebeplerinden ayıran en önemli özelliktir.
Dilde iki değişiklik vardır: “terzil edici cürüm” yerine “küçük düşürücü suç”, “çekilmez bir hale koyacak derecede” yerine “onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemez” denilmiştir. Eski metinde çekilmezlik koşulu yalnız haysiyetsiz hayat sebebine bağlanmış görünürken, TMK 163 beklenemezlik koşulunu her iki sebep için de açıkça aramaktadır.
Ceza Davasının Sonucu Beklenir mi?
TMK 163'ün suç işleme ayağında en çok tartışılan konu, ceza yargılamasının hukuk davasına etkisidir. Yargıtay uygulamasında ölçüt nettir: suç işleme sebebine dayanılabilmesi için kural olarak kesinleşmiş bir mahkûmiyet gerekir; kesinleşmiş mahkûmiyet yoksa bu sebep gerçekleşmez (Yargıtay 2. HD, 20.10.2025, E. 2025/2470, K. 2025/8940).
Bu nedenle aile mahkemesinin, tutuklu veya yargılanan eşe karşı açılan davada ceza dosyalarını getirtip incelemesi gerekir (Yargıtay 2. HD, 16.11.2009, E. 2008/16474, K. 2009/19889). Uygulamada mahkeme çoğu zaman ceza davasının sonucunu bekler; çünkü mahkûmiyetin kesinleşmesi maddenin uygulanma koşuludur.
İki ayrıntı davayı kurtarır veya kaybettirir:
- Suçun tarihi: Suç evlilik içinde işlenmiş olmalıdır. Evlenmeden önceki suçlar dayanak olmaz; eşinin eski suçunu bilerek evlenen eş 163'e dayanamaz (Yargıtay 2. HD, 23.02.2016, E. 2015/13025, K. 2016/3369).
- Beklenemezlik: Mahkûmiyet tek başına yetmez; suçun niteliği ve ağırlığı, birlikte yaşamanın beklenememesini de göstermelidir (Yargıtay 2. HD, 21.10.2010, E. 2009/16080, K. 2010/17409).
Bu koşullar oluşmuyorsa dosya kaybedilmez: aynı olaylar TMK 166/1 kapsamında kusur olarak ileri sürülebilir. Bu nedenle talep terditli kurulmalıdır.
Haysiyetsiz Hayat Sürme: Ölçüt Nedir?
Maddenin ikinci ayağı, suç işlemeyi gerektirmeyen ama yaşam biçimine dönüşmüş davranışları kapsar. Buradaki anahtar kavram sürekliliktır: Yargıtay, haysiyetsiz hayat sürmeden söz edilebilmesi için davranışın yaşam tarzı hâline gelmiş olmasını arar (Yargıtay 2. HD, 28.12.2011, E. 2011/1829, K. 2011/23825).
Uygulamadan çıkan tablo şöyledir:
- Kabul edilen: uyuşturucu kullanımını yaşam tarzı hâline getirme (Yargıtay 2. HD, 26.09.2024, E. 2023/9693, K. 2024/6488), birden fazla kişiyle ilişkiyi süreklilik kazanacak biçimde sürdürme.
- Kabul edilmeyen: sanal ortamda yapılan görüşmeler (Yargıtay 2. HD, 03.07.2014, E. 2014/3225, K. 2014/15341), borçlanma, alkol ve kumar alışkanlığı (Yargıtay 2. HD, 01.11.2024, E. 2024/157, K. 2024/8159). Bu davranışlar 163'e yetmez; ancak genel sebep kapsamında kusur sayılır ve kimi dosyada tam kusura yol açar.
Dikkat edilmesi gereken nokta, aynı olgunun iki maddede farklı sonuç doğurmasıdır: alkol ve kumar alışkanlığı TMK 163 bakımından yeterli görülmese de TMK 166/1 bakımından eşi tam kusurlu yapabilir. Bu konuyu kumar bağımlılığı ve alkol bağımlılığı yazılarında ayrıntılı ele aldım.
TMK 163 madde açıklaması
İki Ayrı Sebep ve Ortak Koşul
Madde iki ayrı özel boşanma sebebi düzenler: eşin küçük düşürücü bir suç işlemesi ve haysiyetsiz bir hayat sürmesi. İkisinden birinin gerçekleşmesi yeterlidir. Her iki hâlde de aynı koşul aranır: bu sebep yüzünden suçu işleyen ya da haysiyetsiz hayat süren eşle birlikte yaşamanın diğer eşten beklenememesi. Dava hakkı, suçu işleyen veya bu hayatı süren eşe değil, diğer eşe tanınmıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yürürlükten kalkan Türk Kanunu Medenisi'nin 131. maddesinden farklı olarak Türk Medeni Kanunu'nun küçük düşürücü suç işlemeyi mutlak boşanma sebebi olmaktan çıkardığını, suçun tek başına yetmediğini ve birlikte yaşamanın beklenemez hâle gelmesinin de gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 21.10.2010, E. 2009/16080, K. 2010/17409). Hukuk Genel Kurulu'nun özel boşanma sebeplerini sınıflandırdığı kararlarında ise suç işleme mutlak, haysiyetsiz hayat sürme nispi sebepler arasında sayılmaktadır (Yargıtay HGK, 15.06.2021, E. 2017/2717, K. 2021/761). Uygulamada Daire, suç işlemeye dayanan davalarda da birlikte yaşamanın beklenemez hâle geldiğini somut olay üzerinden ayrıca tespit etmektedir (Yargıtay 2. HD, 21.04.2014, E. 2013/25910, K. 2014/9380).
Küçük Düşürücü Suç
Kanun hangi suçların küçük düşürücü sayılacağını tek tek saymaz; nitelendirme suçun niteliğine ve somut olaya göre mahkemece yapılır. Yargıtay'ın bu kapsamda gördüğü suçlara kasten öldürme (2. HD 2014/9380; 2. HD 2010/11493), uyuşturucu ticareti (2. HD 2010/3299), hırsızlık (2. HD 2013/6974; 2. HD 2024/1379), çocuğa yönelik cinsel suçlar (2. HD 2015/4947; 2. HD 2024/2909) ve fuhuşa aracılık (2. HD 2024/2120) örnek gösterilebilir. Bu kararların bir kısmı ilk derece mahkemesi kararlarını bozan, bir kısmı onayan kararlardır; ayrıntılar aşağıdaki kartlardadır.
Suçun ağırlığı, birlikte yaşamanın beklenemezliği değerlendirilirken de belirleyicidir. On iki yaşındaki bir çocuğa cinsel tacizden ceza alan eşe karşı açılan davada ilk derece mahkemesi, suçun bir kez işlenmesinin tek başına yetmediğini ve evliliğin çekilmez hâle geldiğinin ayrıca ispatlanması gerektiğini söyleyerek davayı reddetmişti. Daire, suçun niteliği karşısında davacıdan birlikte yaşamasının beklenemeyeceğinin açık olduğunu belirterek kararı bozdu (Yargıtay 2. HD, 19.03.2015, E. 2014/20560, K. 2015/4947).
Eşin cezaevinde bulunması kanunda ayrı bir boşanma sebebi olarak sayılmaz. 163 bakımından belirleyici olan hapis cezasının varlığı değil, işlenen suçun küçük düşürücü niteliği ve bu yüzden birlikte yaşamanın beklenemez hâle gelmesidir. Cezaevindeki eşe karşı davanın pratik yönlerini cezaevindeki hükümlü eşten boşanma davası yazımızda anlattık.
Suçun Tarihi ve Ceza Yargılaması
Suç evlilik içinde işlenmiş olmalıdır. Daire, küçük düşürücü suçun 163'e göre boşanma sebebi olabilmesi için eylemin evlendikten sonra işlenmiş olması gerektiğini, suç tarihinden sonra evlenen eşler bakımından birlikte yaşamanın beklenemezliği koşulunun gerçekleşmediğini kabul eder (Yargıtay 2. HD, 23.02.2016, E. 2015/13025, K. 2016/3369). Eşinin evlenmeden önce işlediği suçu bilerek evlenen davacının 163'e dayanan davası da aynı gerekçeyle reddedilmelidir (Yargıtay 2. HD, 20.11.2012, E. 2012/7802, K. 2012/27583).
Suç işleme sebebine dayanılan bir davada Daire, dosyada küçük düşürücü suçtan verilmiş kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmadığı için bu sebebin gerçekleşmediğini kabul etmiş ve terditli talep olan evlilik birliğinin sarsılması yönünden karar verilmesini istemiştir (Yargıtay 2. HD, 20.10.2025, E. 2025/2470, K. 2025/8940). Ceza soruşturması veya davası sürüyorsa ceza dosyaları getirtilip incelenmelidir (Yargıtay 2. HD, 16.11.2009, E. 2008/16474, K. 2009/19889). Ağır ceza mahkemesinin verdiği hapis cezasının henüz kesinleşmediği bir dosyada Daire, ceza mahkemesinin maddi olayı tespit eden kararının hukuk hâkimini bağladığını belirterek ceza davasının sonucunun beklenmesini ve önce 163 yönünden değerlendirme yapılmasını istemiştir (Yargıtay 2. HD, 19.02.2020, E. 2020/560, K. 2020/1268).
Haysiyetsiz Hayat Sürme
Kanun haysiyetsiz hayatı tanımlamaz ve bu sebebin bir suç oluşturması gerekmez. Yargıtay, haysiyetsiz hayattan söz edilebilmesi için davranışın bir yaşam tarzı olarak benimsenmesini ve bu şekilde yaşamanın az veya çok devamlılık göstermesini arar (Yargıtay 2. HD, 28.12.2011, E. 2011/1829, K. 2011/23825; Yargıtay 2. HD, 03.07.2014, E. 2014/3225, K. 2014/15341). Bu nedenle eşin başka biriyle telefonda konuşup mesajlaşması (2. HD 2011/23825), başka kişilerle SMS yoluyla ve sanal ortamda çok sayıda görüşme yapması (2. HD 2013/10996) ya da sürekli borçlanması (2. HD 2025/8940) haysiyetsiz hayat sayılmamıştır. Bu tür davranışlar, sadakat yükümlülüğünün ihlali olarak evlilik birliğinin sarsılması kapsamında değerlendirilebilir (2. HD 2014/15341).
Buna karşılık Daire, eşin birden fazla kişiyle ilişkiyi yaşam tarzı hâline getirdiğinin anlaşıldığı bir dosyada, olayın öncelikle zina, haysiyetsiz hayat sürme ve onur kırıcı davranış gibi özel sebepler açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirterek ret kararını bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 28.09.2015, E. 2015/14528, K. 2015/16624). Ceza dosyasındaki kendi beyanı, tanık anlatımları ve UYAP kayıtlarıyla uyuşturucu kullanımını yaşam tarzı hâline getirdiği ortaya konan eşe karşı 163'e göre verilen boşanma kararı da onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 26.09.2024, E. 2023/9693, K. 2024/6488).
Kumar ve alkol alışkanlığı kanunda ayrıca sayılmaz. Yargıtay'a yansıyan bir dosyada kadının 163'e dayanan talebi ilk derece ve bölge adliye mahkemelerince reddedilmiş; erkeğin alkol ve kumar alışkanlığı, borçlanması ve güven sarsıcı davranışları evlilik birliğinin sarsılması kapsamında tam kusur sayılmış, kararın temyiz edilen kusur ve tazminat kısmı onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 01.11.2024, E. 2024/157, K. 2024/8159). Bu konuları eşim kumar oynuyor, boşanmak istiyorum ve alkol bağımlılığı boşanma sebebi midir yazılarımızda ayrıca ele aldık.
Birlikte Yaşamanın Beklenememesi, Af ve Süre
Madde, davanın "her zaman" açılabileceğini söyler. Zina (m. 161) ile hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış (m. 162) için öngörülen altı ay ve beş yıllık hak düşürücü süreler bu maddede yoktur. 161 ve 162'deki "affeden tarafın dava hakkı yoktur" hükmü de bu maddede yer almaz. Yargıtay ise eşinin ilişkisi olduğu yönündeki tanık beyanlarının tahrikiyle kasten öldürme suçu işleyip hapis cezası alan kocaya karşı açılan davada, kadının eşini affettiğine dair delil bulunmadığını da gözeterek davanın kabulü gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 10.06.2010, E. 2009/10161, K. 2010/11493, oy çokluğu).
Beklenemezlik koşulu somut olaya göre değerlendirilir. Daire, bu koşul yönünden davalının bildirdiği tanıklar dinlenmeden hüküm kurulmasını eksik inceleme saymıştır (2. HD 2010/17409). Eşinin evlenmeden önce işlediği suçu bilerek evlenen eş bakımından ise bu koşul gerçekleşmez (2. HD 2012/27583).
Terditli Dava, Kusur ve Tazminat
163'teki sebebin ispatlanamaması ihtimaline karşı dava, "163, olmadığı takdirde 166/1" şeklinde terditli açılabilir. Hem özel hem genel sebebe dayanılmışsa önce özel sebebin bulunup bulunmadığı belirlenir; özel sebep gerçekleşmezse deliller genel sebep çerçevesinde değerlendirilir (Yargıtay 2. HD, 11.03.2026, E. 2025/7989, K. 2026/2778). Dava yalnız 163'e dayanıyorsa hâkim taleple bağlı olduğundan (HMK m. 26) evlilik birliğinin sarsılmasına göre boşanmaya karar veremez (Yargıtay 2. HD, 21.11.2017, E. 2016/5302, K. 2017/13173; Yargıtay 2. HD, 07.07.2010, E. 2009/12493, K. 2010/13645). Oy çokluğuyla verilen 2013 tarihli bir kararda ise yalnız 163'e dayanılan davada genel sebebe göre verilen boşanma, gerekçesi değiştirilerek onanmıştı (Yargıtay 2. HD, 18.04.2013, E. 2012/24990, K. 2013/10996).
163'e göre boşanmaya karar verilmesi, tazminat ve nafaka taleplerinin kusura göre incelenmesini ortadan kaldırmaz. Erkeğin hırsızlıktan kesinleşmiş mahkûmiyeti nedeniyle 163'e göre boşanmaya karar verilen, ancak kadının da sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı bir dosyada Daire, tarafların eşit kusurlu olduğunu kabul etmiş ve eşit kusurlu eş yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilemeyeceğini belirterek kadın lehine verilen tazminatları bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 29.02.2024, E. 2023/3629, K. 2024/1379). Eşit kusurun sonuçlarını boşanmada eşit kusur yazımızda anlattık.
TMK 163 Yargıtay kararları
Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 20 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve konularına göre gruplandı. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.
Karar seçimi hakkında
Kararlar resmî tam metinleri okunarak seçildi. Madde tek fıkralı olduğundan kartlar konu başlıklarına göre gruplandı: küçük düşürücü suç, suçun tarihi ve ceza yargılaması, haysiyetsiz hayat sürme, beklenemezlik ile terditli dava ve tazminat. Aynı olgunun TMK 163 bakımından yetersiz, TMK 166 bakımından kusur sayıldığı kararlar bu ayrımı göstermek için birlikte verilmiştir.
Küçük düşürücü sayılan suçlar
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Kasten öldürmeden 25 yıl hapis cezası alan eşten 163'e göre boşanma
Kadın, eşinin kasten öldürme suçundan 25 yıl hapis cezası aldığını ileri sürerek 163'e dayanan dava açmıştı. Koca suçtan kısa süre sonra tutuklanmış, tutuklu yargılanarak cezalandırılmış, eşler de suç tarihinden itibaren ayrı yaşamaya başlamıştı. Mahkeme davayı reddetmişti. Daire, suçun kadını küçük düşüren nitelikte olduğunu, cezanın infazına başlandığını ve suçun birlikte yaşamayı çekilmez hâle getirdiğini belirterek kararı bozdu.
“kocanın adam öldürmesinin, davacı kadını küçük düşürücü bir suç olduğu, 25 yıl hapis cezasına mahkum edilip, cezanın da infazına başlandığı, bu haliyle işlenen suçun davacı kadın yönünden birlikte yaşamayı çekilmez hale getirdiği sabit olup”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Uyuşturucu ticaretinden 12 yıl hapis ve süregelen suç geçmişi
Davalı koca 1984'ten beri suç işleyip belli aralıklarla cezaevine girip çıkmış, son olarak uyuşturucu ticareti suçundan 12 yıl hapis cezasına mahkûm edilmiş ve cezasının infazına başlanmıştı. Mahkeme kadının 163'e dayanan davasını kabul etmemişti. Daire, işlenen suçun kadın yönünden birlikte yaşamayı çekilmez hâle getirdiğinin sabit olduğunu belirterek kararı bozdu.
“bu haliyle işlenen suçun davacı kadın yönünden birlikte yaşamayı çekilmez hale getirdiği sabit olup, davanın kabulüne karar verilecek yerde, yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Hırsızlık küçük düşürücü suçlardandır
Davacı, evlilik birliğinin sarsılması yanında 163'teki suç işleme sebebine de dayanmıştı. Daire, davalının hırsızlık suçu işlediğini ve bu suçtan mahkûm olduğunu, işlenen suçun küçük düşürücü suçlardan olduğunu ve bu yüzden birlikte yaşamanın diğer eşten beklenemez hâle geldiğini belirterek 163'e dayanan davanın kabul edilmemesini bozma sebebi saydı.
“Toplanan delillerden davalının hırsızlık suçu işlediği ve bu suçtan mahkum olduğu, işlenen suçun küçük düşürücü suçlardan olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebeple birlikte yaşanması diğer eşten beklenemez hale gelmiştir.”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Çocuğa cinsel tacizde suçun niteliği beklenemezliği gösterir
Davalı, on iki yaşındaki bir kız çocuğuna cinsel tacizde bulunduğu için ceza almıştı. Mahkeme, suçun bir kez işlenmesinin tek başına boşanmaya yol açmayacağını ve evliliğin çekilmez hâle geldiğinin ayrıca ispatlanması gerektiğini söyleyerek 163'e dayanan davayı reddetmişti. Daire, suçun niteliği karşısında davacıdan birlikte yaşamasının beklenemeyeceğinin açık olduğunu belirterek kararı bozdu.
“İşlenen suçun niteliğine göre davacının dava açması karşısında onunla birlikte yaşaması kendisinden beklenemeyeceği açık ve tartışmasızdır.”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Eşin çocuğuna karşı cinsel istismar mahkûmiyeti: 163'e göre boşanma onandı
Kadın evlilik birliğinin sarsılmasına ve birleşen davada 163'e dayanmıştı. İlk derece mahkemesi, erkeğin kadının önceki evliliğinden olan kızına karşı çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kesinleşmiş hapis cezası aldığını, bu küçük düşürücü suç nedeniyle birlikte yaşamanın kadından beklenemeyeceğini kabul ederek her iki davayı kabul etti. Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu reddetti; Daire de erkeğin temyiz itirazlarını yerinde görmeyerek kararı onadı.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Fuhuşa aracılık mahkûmiyeti nedeniyle 163'e göre boşanma ve tazminat
Erkek, eşinin fuhuşla ilgili suçlardan hükümlü olduğunu ileri sürerek 163'e dayanan dava açmıştı. İlk derece mahkemesi, kadının bir kimseyi fuhuşa aracılık etmek suçundan mahkûm edildiğini, bu suçun davacı açısından küçük düşürücü olduğunu ve evliliği sürdürmesinin ondan beklenemeyeceğini kabul ederek 163'e göre boşanmaya ve erkek lehine maddi ve manevi tazminata karar verdi. Bölge adliye mahkemesi ve Daire, kadın tarafının itirazlarını yerinde görmedi.
Suçun tarihi ve ceza yargılaması
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Suç evlendikten sonra işlenmiş olmalıdır
Mahkeme, davalının küçük düşürücü suç işlediği gerekçesiyle 163'e göre boşanmaya karar vermişti. Daire, bu sebebin ancak evlendikten sonra işlenen bir suç için uygulanabileceğini belirtti. Tarafların, davalının işlediği suçun tarihinden sonra evlendikleri anlaşıldığından birlikte yaşamanın beklenemez hâle gelmesi koşulu gerçekleşmemişti; davanın kabulü bozuldu.
“Küçük düşürücü suç işlemenin Türk Medeni Kanununun 163. maddesi hükmüne göre boşanma sebebi olabilmesi için suç teşkil eden eylemin evlendikten sonra işlenmiş olması gerekir.”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Eşinin eski suçunu bilerek evlenen 163'e dayanamaz
Davacı hem 163'e hem evlilik birliğinin sarsılmasına dayanmış, mahkeme iki sebebe göre de boşanmaya karar vermişti. Daire, davacının davalının evlenmeden önce işlediği suçu bilerek onunla evlendiğini, bu durumda işlenen suç nedeniyle birlikte yaşamanın beklenemez hâle gelmesi koşulunun gerçekleşmediğini belirtti. 163'e dayanan dava yönünden karar bozuldu; genel sebebe dayanan boşanma ve fer'ileri onandı.
“davacının davalının evlenmeden önce işlediği suçu bilerek davalı ile evlendiği anlaşılmaktadır.”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Kesinleşmiş mahkûmiyet yoksa suç işleme sebebi gerçekleşmez; borçlanma haysiyetsiz hayat değildir
Kadın öncelikle 163'e, olmadığı takdirde evlilik birliğinin sarsılmasına dayanmıştı. Alt mahkemeler erkeğin dolandırıcılık suçu işleyip sürekli borçlanarak haysiyetsiz hayat sürdüğünü kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi yalnız 163'e göre boşanma hükmü kurmuştu. Daire, sürekli borçlanmanın haysiyetsiz hayat sayılamayacağını, dosyada küçük düşürücü suçtan kesinleşmiş bir mahkûmiyet de bulunmadığını belirterek kararı bozdu; terditli talep olan 166/1 yönünden tüm deliller değerlendirilerek karar verilmesi gerekiyordu.
“davalı hakkında küçük düşürücü bir suç nedeniyle kesinleşmiş bir ceza mahkumiyet kararı dosya içerisinde bulunmamaktadır.”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Tutuklu eşe karşı davada ceza dosyaları getirtilmelidir
Davacı, 163'teki küçük düşürücü suç işleme sebebine dayanmış; davalının sabıka kaydına, hakkında yürütülen soruşturmalardaki suçlamalara ve hâlen tutuklu olduğuna dayanmıştı. Soruşturmalarla ilgili davalar açıldığı anlaşıldığı hâlde mahkeme bu dosyaları getirtmeden karar vermişti. Daire, ceza dosyaları getirtilip incelenerek delillerin birlikte takdir edilmesi gerektiğini belirterek eksik inceleme nedeniyle kararı bozdu.
“Davacının delil olarak dayandığı soruşturma evrakları ile ilgili davalar açıldığı anlaşılmakla; bu dosyalar getirtilip incelenerek deliller hep birlikte takdiri ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir.”
Haysiyetsiz hayat sürme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Haysiyetsiz hayat için yaşam tarzı ve devamlılık gerekir
Koca, davasını yalnız haysiyetsiz hayat sürme sebebine dayandırmış, mahkeme de 163'e göre boşanmaya karar vermişti. Daire, haysiyetsiz hayattan söz edilebilmesi için başkalarıyla ilişkinin yaşam tarzı olarak benimsenmesi ve devamlılık göstermesi gerektiğini belirtti. Kadının başka bir erkekle telefonda konuşup mesajlaşması birlikte yaşamayı çekilmez kılsa da haysiyetsiz yaşam sayılamayacağından, davanın reddi gerekirken kabulü bozuldu.
“Haysiyetsiz hayatın varlığından söz edilebilmesi ve bu sebeple boşanma kararı verilebilmesi için, başkalarıyla ilişkinin bir yaşam tarzı olarak benimsenmiş ve bu şekilde yaşamanın devamlılık göstermesi gerekir.”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Sanal ortam görüşmeleri 163'e yetmez, genel sebebi oluşturur
Koca, 163'teki haysiyetsiz hayat sürme yanında evlilik birliğinin sarsılmasına da dayanmıştı. Daire, kadının başka erkeklerle telefonda ve sanal ortamda çok sayıda görüşme yapmasının haysiyetsiz hayat için yeterli olmadığını, ancak bu davranışların sadakat yükümlülüğünü ihlal ederek evlilik birliğini temelinden sarstığını belirtti. Kocanın genel sebebe dayanan davası hakkında hüküm kurulmaması bozma sebebi sayıldı.
“Davalı-davacının gerçekleşen bu davranışları ve toplanan deliller haysiyetsiz hayat sürdüğünü kabule yeterli görülmemiştir.”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Birden fazla kişiyle ilişkiyi yaşam tarzı hâline getirme özel sebeplerle incelenmelidir
Kadının birden fazla erkekle ilişkide bulunduğu ve bunu yaşam tarzı hâline getirdiği soruşturma ve delillerden anlaşılmıştı. Erkek, evlilik birliğinin sarsılması yanında zina, haysiyetsiz hayat sürme ve onur kırıcı davranış sebeplerine de dayanmıştı. Daire, gerçekleşen eylemin öncelikle özel boşanma sebepleri açısından değerlendirilmesi gerekirken erkeğin davasının yetersiz gerekçeyle reddedilmesini bozma sebebi saydı.
“Davacı-davalı kadının birden fazla erkekle ilişkide bulunduğu ve bunu bir yaşam tarzı haline getirdiği yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır.”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Uyuşturucu kullanımını yaşam tarzı hâline getiren eşe karşı 163 kararı onandı
Kadın, tutuklu olan eşinin uzun süredir madde bağımlısı olduğunu ve uyuşturucu ticaretinden ceza aldığını ileri sürerek öncelikle 163'e dayanmıştı. İlk derece mahkemesi, ceza kararı henüz kesinleşmemiş olsa da erkeğin ceza dosyasında yıllardır madde kullandığını kabul ettiğini, tanık anlatımları ve UYAP kayıtlarına göre uyuşturucu kullanımını yaşam tarzı hâline getirdiğini, kadının bunu bilmeden evlendiğini ve durumun onun için çekilmez olduğunu belirterek 163'e göre boşanmaya karar verdi. Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu reddetti; Daire de erkeğin temyizi üzerine kararı onadı.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Alkol ve kumar alışkanlığı: 163 talebi reddedildi, genel sebepte tam kusur sayıldı
Kadın, eşinin alkol, kumar ve gece hayatı, evin geçimini sağlamaması ve hakaretleri nedeniyle 163'e ve evlilik birliğinin sarsılmasına dayanmıştı. İlk derece mahkemesi 163'e dayanan talebi reddedip genel sebebe göre boşanmaya karar verdi; bölge adliye mahkemesi kadının bu yöndeki istinafını reddetti ve erkeğin alkol ve kumar alışkanlığı, borçlanması ve güven sarsıcı davranışları nedeniyle tam kusurlu olduğunu kabul etti. Yalnız erkeğin kusur ve tazminat yönünden temyizi üzerine Daire kararı onadı.
Beklenemezlik, terditli dava ve tazminat
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Suç işleme tek başına yetmez: beklenemezlik koşulu da aranır
Dava, davalının küçük düşürücü suç işlemesine dayanıyordu. Daire, Türk Kanunu Medenisi'nin 131. maddesinden farklı olarak Türk Medeni Kanunu'nun bu sebebi mutlak boşanma sebebi olmaktan çıkardığını, suçun yanında birlikte yaşamanın diğer eşten beklenemeyecek derecede çekilmez hâle gelmesini de aradığını belirtti. Davalının bu yönde bildirdiği tanıklar dinlenmeden hüküm kurulması eksik inceleme sayılarak karar bozuldu.
“küçük düşürücü suç işlenmesi tek başına boşanma kararı verilmesi için yeterli olmayıp, bu sebeple onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemez derecede çekilmez hale gelmiş olması koşulu da gerçekleşmiş olmalıdır.”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Dava her zaman açılabilir; affetmeye dair delil bulunmaması gözetilir
Koca, eşinin ilişkisi olduğu yönündeki tanık beyanlarının tahrikiyle kasten öldürme suçu işlemiş, aynı gün gözaltına alınmış ve tutuklu yargılanarak 10 yıl hapis cezasına mahkûm edilmişti; eşler o tarihten beri ayrı yaşıyordu. Daire, suçun kadını küçük düşüren nitelikte olduğunu, birlikte yaşamanın ondan beklenemeyeceğini, bu durumdaki eşin her zaman dava açabileceğini ve kadının eşini affettiğine dair delil bulunmadığını belirterek davanın reddini bozdu. Karar oy çokluğuyla verildi.
“bu durumdaki eş tarafından her zaman boşanma davası açabileceği, davacı kadının eşini affettiğine dair de herhangi bir delil bulunmadığı göz önüne alınarak boşanma davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Yalnız 163'e dayanan davada genel sebebe göre boşanmaya karar verilemez
Kadın davasını yalnız 163'teki küçük düşürücü suç ve haysiyetsiz hayat sürme sebebine dayandırmış, mahkeme ise evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanmaya karar vermişti. Daire, hâkimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğunu (HMK m. 26/1), delillerin 163 yönünden değerlendirilip bu sebebe göre karar verilmesi gerektiğini belirterek kararı bozdu.
“mahkemece, davacı kadının boşanma davasında, delillerin özel boşanma (TMK 163) sebebi yönünden değerlendirilerek ve bu hukuki sebebe dayalı olarak karar verilmesi gerekirken, evlilik birliğinin sarsılması (TMK m. 166/1) sebebi ile tarafların boşanmalarına karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Özel ve genel sebep birlikte ileri sürülmüşse önce özel sebep incelenir
Kadın 161, 162 ve 163'teki özel sebeplere ve evlilik birliğinin sarsılmasına dayanmıştı. İlk derece mahkemesi özel sebeplere dayanan davaları reddedip genel sebebe göre boşanmaya karar verdi; bölge adliye mahkemesi, genel sebebe dayanan boşanma hükmünün kesinleştiği gerekçesiyle özel sebeplere dayanan davalar hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetti. Daire, kadın bu davaların reddini istinaf ettiği için boşanma hükmünün kesinleşmediğini, özel sebeplere dayanan davaların esasının incelenmesi gerektiğini belirterek kararı bozdu.
Karardan alıntı (aç)(kapat)
“Hem özel hem de genel sebebe dayanılarak boşanma davası açılmış ise, doğuracakları hukuki sonuçlar farklı olacağından öncelikle özel boşanma sebeplerinin bulunup bulunmadığı belirlenmeli, özel sebep varsa, bu sebebe dayanılarak, özel boşanma sebeplerinin gerçekleşmemesi veya özel sebebe dayalı dava hakkının düşmüş olması halinde, deliller, genel boşanma sebebi çerçevesinde değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
163'e göre boşanmada da tazminat kusura bağlıdır
Kadın, eşinin kız kardeşinin evinde hırsızlık yaptığını ileri sürerek öncelikle 163'e, erkek ise zinaya ve genel sebebe dayanmıştı. Mahkemeler, erkeğin hırsızlıktan kesinleşmiş mahkûmiyeti nedeniyle kadının 163'e dayanan davasını kabul etti; bölge adliye mahkemesi kadının sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığını, erkeğin de kadının başka bir erkekle olan fotoğraflarını onun izni olmadan yakınlarına gönderdiğini belirterek tarafları eşit kusurlu saydı. Daire eşit kusur tespitini doğru buldu, ancak eşit kusurlu eş yararına tazminata hükmedilemeyeceği için kadın lehine verilen tazminatları bozdu; kararın diğer kısımları onandı.
“Ne var ki, eşit kusurlu eş yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilemez.”
TMK 163 ile ilgili maddeler
- TMK m. 161 — Zina
- TMK m. 162 — Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış
- TMK m. 164 — Terk
- TMK m. 165 — Akıl hastalığı
- TMK m. 166 — Evlilik birliğinin sarsılması
- TMK m. 174 — Maddî ve manevî tazminat
- TMK m. 175 — Yoksulluk nafakası
- TMK m. 184 — Boşanmada yargılama usulü
- TMK m. 185 — Evlilik birliği ve sadakat yükümlülüğü
Uygulamada dikkat edilecekler
Pratik notlar
- 1.Suç işleme sebebine dayanacaksanız kesinleşmiş mahkûmiyeti belgeleyin; kesinleşme şerhli karar örneği isteyin.
- 2.Suçun evlilik içinde işlendiğini gösterin; evlenmeden önceki suçlar bu maddeye dayanak olmaz.
- 3.Mahkemeden ceza dosyasının getirtilmesini talep edin; dosya içeriği hem suçu hem beklenemezliği ortaya koyar.
- 4.Beklenemezlik koşulunu ayrıca gerekçelendirin: suçun niteliği, mağdurun kim olduğu, çevrenin tepkisi ve çocuklara etkisi.
- 5.Haysiyetsiz hayat iddiasında sürekliliği ispatlayın; tek olay yeterli değildir, tanık ve kayıtlarla düzen gösterilmelidir.
- 6.Talebi terditli kurun: öncelikle TMK 163, kabul edilmezse TMK 166/1. Yalnız 163'e dayanan davada genel sebebe göre boşanma kararı verilemez.
- 7.TMK 163'te hak düşürücü süre yoktur; ancak karşı tarafın af savunmasına karşı delil hazırlayın.
- 8.Tazminat talebi için kusur karşılaştırmasına hazırlanın; mahkûmiyet tek başına diğer eşi kusursuz yapmaz.
Konuyla ilgili yazılar
- Cezaevindeki Hükümlü Eşten Boşanma Davası Nasıl Açılır, Şartları Nelerdir?
- Eşim Kumar Oynuyor, Boşanmak İstiyorum
- Alkol Kullanımı ve Bağımlılığı Boşanma Sebebi midir?
- Sadakatsizlik ve Güven Sarsıcı Davranış Nedir, Nasıl İspatlanır?
- Boşanmada Eşit Kusur Nedir ve Tazminata Etkisi Nelerdir?
- Boşanma Sebepleri Nelerdir?
Sıkça Sorulan Sorular
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.