4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

TMK Madde 161: Zina

İkinci Kitap: Aile Hukuku › Birinci Kısım: Evlilik Hukuku › İkinci Bölüm: Boşanma › A. Boşanma sebepleri › I. Zina

Yürürlükteki metin · Son güncelleme: 19.09.2026 · Hazırlayan: Av. Murat Aydar

Kısaca TMK 161

TMK 161, zinayı özel ve mutlak bir boşanma sebebi olarak düzenler. Eşlerden biri zina ederse diğer eş boşanma davası açabilir; zina ispatlanırsa hâkim, evliliğin çekilmez hâle gelip gelmediğini ayrıca araştırmadan boşanmaya karar verir. Dava hakkı, boşanma sebebinin öğrenilmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zinanın üzerinden beş yıl geçmekle düşer; zinayı affeden eşin dava hakkı yoktur. Madde 2002'den bu yana değişmemiştir.

Madde Metni

Zina — Madde 161

  1. (1)Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir.
  2. (2)Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer.
  3. (3)Affeden tarafın dava hakkı yoktur.

Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr. Fıkra numaraları okumayı kolaylaştırmak için eklenmiştir.

Değişiklik Geçmişi

TarihKaynakDeğişiklik
01.01.20024721 sayılı Türk Medeni Kanunu (ilk metin)Madde yürürlüğe girdi. O tarihten bu yana maddede değişiklik yapılmamıştır.

Fıkra Fıkra Açıklama

Birinci Fıkra: Zina ve Dava Hakkı

Kanun zinayı tanımlamaz. Eşler birbirine sadık kalmakla yükümlüdür (TMK m. 185/3); Yargıtay'a göre sadakat yükümlülüğünün ihlali zina teşkil edecek şekilde gerçekleşmişse özel ve mutlak bir boşanma sebebi oluşur ve aldatılan eş bu maddeye göre dava açabilir. Aldatılan eş, aynı olaylara dayanarak evlilik birliğinin sarsılması (m. 166) sebebiyle de dava açabilir (Yargıtay HGK, 27.12.2018, E. 2017/1501, K. 2018/2044). Zina boyutuna ulaştığı ispatlanamayan sadakatsizlikler, genel boşanma sebebi kapsamında güven sarsıcı davranış olarak değerlendirilir (Yargıtay HGK, 29.11.2022, E. 2020/727, K. 2022/1620).

Mutlak boşanma sebebi olması şu anlama gelir: zina ispatlanırsa hâkim, evliliğin çekilmez hâle gelip gelmediğini incelemeden boşanmaya karar vermek zorundadır; bu davada davacının kusuru tartışılmaz, yalnızca davalının zina yapıp yapmadığı incelenir. Hukuk Genel Kurulu'na göre özel sebeple açılan bir davada ayrıca bağımsız bir boşanma davası bulunmayan davalı, tazminat ve yoksulluk nafakası isteyemez (Yargıtay HGK, 15.06.2021, E. 2017/2717, K. 2021/761). Karşılıklı davalar birlikte görüldüğünde ise eşlerin kusuru karşılaştırılır; zina eden eş kendiliğinden ağır kusurlu sayılmaz (Yargıtay HGK, 12.09.2024, E. 2024/415, K. 2024/422).

İspatta kanun belirli bir delil türü aramaz; hâkim delilleri serbestçe takdir eder (m. 184/4). Yargıtay zinanın şüpheden uzak delillerle ortaya konmasını arar: dava dışı bir kişinin ilişkiyi anlatan mesajları ve beyanları, ikili arasında mesaj veya fotoğraf bulunmayan bir dosyada zinayı ispatlamaya yetmemiştir (Yargıtay 2. HD, 04.07.2024, E. 2023/7119, K. 2024/5391). Otel konaklama kayıtları ise usulüne uygun dayanılıp mahkemece istendiğinde zinanın delili olarak kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 26.06.2025, E. 2024/8077, K. 2025/6627). Delillerin hukuka uygun elde edilmesi şarttır: hukuka aykırı olarak elde edilmiş deliller mahkemece bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz (HMK m. 189/2). Delil türlerini boşanmada WhatsApp, otel ve telefon kayıtları yazımızda anlattık.

Zina sebebiyle boşanma davası ancak evlilik sürerken açılabilir. Boşanma kararı kesinleştikten sonra evlilik birliği ve sadakat yükümlülüğü sona erdiğinden, sona eren evlilik hakkında yeniden boşanma davası açılması hukuki sonuç doğurmaz (Yargıtay HGK, 15.03.2023, E. 2021/848, K. 2023/213). Boşanma davası sürerken gerçekleşen zina ise aynı davaya ıslah yoluyla eklenemez; her dava açıldığı ana kadar gerçekleşen olaylara göre sonuçlanır (Yargıtay HGK, 15.11.2022, E. 2020/362, K. 2022/1514, oy çokluğuyla). Dava sürecindeki sadakat yükümlülüğünü boşanma davası sürecinde sadakat yükümlülüğü yazımızda ele aldık.

Aldatılan eşin başvurabileceği yol, eşine karşı açacağı boşanma davasıdır. Evli olduğunu bilerek bir eşle birlikte olan üçüncü kişiye karşı manevi tazminat davası açılamaz; konu 2018 tarihli içtihadı birleştirme kararıyla çözülmüştür (Yargıtay İBBGK, 06.07.2018, E. 2017/5, K. 2018/7). Zina nedeniyle boşanmada hâkim, kusurlu eşin mal rejimindeki artık değer payını hakkaniyete uygun olarak azaltabilir veya kaldırabilir (m. 236/2). Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu hükmün mallar kusurlu eş adına kayıtlı olsa da uygulanabileceğini kabul etmiş (Yargıtay 2. HD, 18.03.2025, E. 2024/4305, K. 2025/2817), bölge adliye mahkemesinin direnmesi üzerine dosya Hukuk Genel Kurulu'na gönderilmiştir (Yargıtay 2. HD, 22.01.2026, E. 2025/9370, K. 2026/770). Ayrıntıları aldatma sonucu boşanmada mal paylaşımı yazımızda anlattık.

Dava, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesinde açılır (m. 168). Zina bugün bir suç değildir; yürürlükteki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda zina suçu yer almaz. Dilekçe ve süreç için zina sebebiyle boşanma davası nasıl açılır yazımıza bakabilirsiniz.

İkinci Fıkra: Altı Ay ve Beş Yıllık Süreler

İkinci fıkra iki ayrı hak düşürücü süre öngörür: dava hakkı, eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Beş yıllık süre, zina öğrenilmemiş olsa bile işleyen üst sınırdır.

Yargıtay'a göre başka biriyle birlikte yaşamak gibi süregelen zinada altı aylık süre son eylemin bittiği tarihten başlar; eşin sadakatsizliği yıllar önce öğrenmiş olması, ilişki sürdükçe süreyi başlatmaz (Yargıtay 2. HD, 14.01.2021, E. 2020/6056, K. 2021/222; aynı yönde Yargıtay 2. HD, 16.05.2022, E. 2022/3162, K. 2022/4464). Zina devam ediyorsa beş yıllık süre de dolmuş sayılmaz (Yargıtay 2. HD, 02.04.2026, E. 2025/7952, K. 2026/3598).

Zina talebi genel sebeple açılmış bir davaya sonradan ıslahla eklenirse, süre ıslah tarihine göre değerlendirilir; ıslah davanın açıldığı tarihe yürümez. Öğrenmeden ıslaha kadar altı ay geçmişse zina talebi reddedilir ve genel sebebe dayanan talep incelenir (Yargıtay 2. HD, 20.11.2024, E. 2024/1318, K. 2024/8831; aynı yönde Yargıtay 2. HD, 09.04.2025, E. 2024/6881, K. 2025/3448). Sürenin başlaması için boşanma sebebinin, yani zinanın öğrenilmesi gerekir; eşin yalnızca şüpheli telefon görüşmelerini bilmesi, sonradan otel kayıtlarıyla ortaya çıkan zina bakımından sürenin geçtiği sonucunu doğurmamıştır (Yargıtay 2. HD, 12.05.2025, E. 2024/1539, K. 2025/4829).

Üçüncü Fıkra: Affetme

Üçüncü fıkraya göre zinayı affeden eşin dava hakkı yoktur. Affın söz konusu olabilmesi için zinanın bilinmesi gerekir: Yargıtay, eşin yalnızca şüpheli telefon görüşmelerini öğrenip barışmasını, sonradan otel kayıtlarıyla ortaya çıkan zinanın affı saymamıştır (Yargıtay 2. HD, 12.05.2025, E. 2024/1539, K. 2025/4829).

Affetme kolayca varsayılmaz. Hukuk Genel Kurulu, aldatmanın ardından eşlerin bir kez birlikte yemek yiyip fotoğraf çektirmesini affetme veya hoşgörü saymamış; barışmanın gerçekleşip ortak hayatın yeniden kurulmadığını ve tanık beyanına göre eşin affetmediğini dikkate almıştır (Yargıtay HGK, 29.11.2022, E. 2020/727, K. 2022/1620). Affedilen olaylar genel boşanma sebebine dayanan davada da kusur olarak yüklenemez; bu konudaki kararları TMK 166 sayfamızda derledik.

TMK 161 Yargıtay Kararları

Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 12 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve ilgili oldukları fıkraya göre gruplandı; Hukuk Genel Kurulu kararları her grubun başındadır. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.

TMK 161/1 ile ilgili Yargıtay kararları

TMK 161/1 · Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu

Evli kişiyle birlikte olan üçüncü kişiye manevi tazminat davası açılamaz

Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 06.07.2018, E. 2017/5, K. 2018/7 (RG 08.12.2018, S. 30619)

Zina eden eşle birlikte olan üçüncü kişiye karşı açılan manevi tazminat davalarında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin kendi kararları ile Hukuk Genel Kurulu kararları arasında çelişki oluşmuştu. İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, evlilik birliği devam ederken eşlerden biriyle, evli olduğunu bilerek birlikte olan üçüncü kişiye karşı diğer eşin manevi tazminat isteminde bulunamayacağına karar verdi. Aldatılan eşin yolu, sadakat yükümlülüğünü ihlal eden eşe karşı zina veya evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanma davası açmak ve bu davada kusur durumuna göre tazminat istemektir. Karar oy çokluğuyla verilmiştir.

Evlilik birliği devam ederken eşlerden biri ile evli olduğunu bilerek birlikte olan üçüncü kişiye karşı diğer eşin manevi tazminat isteminde bulunamayacaktır.
TMK 161/1 · Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Zina mutlak boşanma sebebidir ama zina eden eş kendiliğinden ağır kusurlu sayılmaz

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 12.09.2024, E. 2024/415, K. 2024/422

Erkeğin zinaya dayanan davası ile kadının genel sebebe dayanan davası birlikte görülmüştü. Kadının zina yaptığı; erkeğin ise eşine süregelen fiziksel şiddet uyguladığı, manevi anlamda bağımsız konut temin etmediği ve evin aboneliklerini iptal ettirdiği anlaşılmıştı. Bölge adliye mahkemesi, mutlak ve nispi boşanma sebepleri arasında kusur kıyaslaması yapılamayacağını ve zina eden kadının ağır kusurlu olduğunu kabul ederek erkek lehine manevi tazminata hükmetmişti. Hukuk Genel Kurulu, boşanma sebebinin mutlak veya nispi olmasının ispat kuralları bakımından önemli olduğunu, kimin daha kusurlu olduğunun tayininde ölçüt olmadığını belirtti; eşleri eşit kusurlu kabul ederek manevi tazminatı bozdu. Kararda zina ispatlanırsa hâkimin boşanmaya karar vermek zorunda olduğu, bu davalarda yalnızca davalının zina yapıp yapmadığının inceleneceği de açıklandı.

Özellikle belirtmek gerekir ki karşılıklı açılan veya birleştirilerek görülmesine karar verilen davalardaki ‘boşanma sebebinin’ mutlak veya nispi olması hangi tarafın daha fazla kusurlu olduğunu tayin hususunda bir ölçüt değildir.
TMK 161/1 · Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Boşanma kesinleştikten sonra zina sebebiyle yeniden boşanma davası açılamaz

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 15.03.2023, E. 2021/848, K. 2023/213

Eşlerin boşanmasına ilişkin hüküm kesinleşmiş, yargılama yalnızca boşanmanın fer'îleri yönünden sürüyordu. Erkek, boşanmanın kesinleşmesinden sonraki dönemde kadının sadakatsiz davrandığını ileri sürerek zina sebebiyle yeni bir boşanma davası açtı. Hukuk Genel Kurulu, boşanma kararının kesinleşmesiyle evlilik birliğinin ve sadakat yükümlülüğünün sona erdiğini, sona eren evlilik hakkında boşanma davası açılmasının hukuki sonuç doğurmayacağını belirtti. Bu davanın, boşanma tarihine kadar gerçekleşen kusurlu davranışları belirlemeye yönelik fer'îler davasına etkisi olmadığını kabul etti.

öte yandan sona eren evlilik hakkında boşanma davası açılmasının hukuki sonuç doğurmayacağı
TMK 161/1 · Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Dava açıldıktan sonra gerçekleşen zina aynı davaya ıslahla eklenemez

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 15.11.2022, E. 2020/362, K. 2022/1514

Erkek boşanma davası açmış; yargılama sürerken, dava tarihinden sonra eşini ortak konutta başka bir erkekle yatak odasında yakaladığını ileri sürerek davasını tamamen ıslah edip zina sebebine dayandırmıştı. Hukuk Genel Kurulu, dava tarihinde henüz gerçekleşmemiş bir vakıanın ıslah yoluyla dava dilekçesine eklenemeyeceğini, her davanın açıldığı ana kadar gerçekleşen vakıalara göre sonuçlandırılacağını belirtti. Dava tarihinden sonraki eylem nedeniyle tarafa kusur yüklenemeyeceğini ve ıslahla ileri sürülen zina davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerektiğini kabul etti. Karar oy çokluğuyla verildi.

her davanın açıldığı ana kadar gerçekleşen hukukî ve maddi vakıalara göre sonuçlandırılması gerektiğine yönelik ilkeye göre de mümkün değildir.
TMK 161/1 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Usulüne uygun dayanılan otel konaklama kayıtları zinanın delili olabilir

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 26.06.2025, E. 2024/8077, K. 2025/6627

Kadının zinaya dayanan birleşen davası, erkeğin otel konaklama kayıtlarına dayanılarak kabul edilmişti; erkek, bu kayıtlara usulüne uygun dayanılmadığını ileri sürerek temyize başvurdu. Daire, birleşen davada erkeğin otel konaklama kayıtlarına delil olarak usule uygun şekilde dayanıldığını ve kayıtların mahkemece hukuka uygun şekilde istenerek dosyaya alındığını belirterek erkeğin temyiz itirazlarını reddetti. Karar oy çokluğuyla verildi; karşı oyda kayıtlara dilekçelerde dayanılmadığı ve hukuka aykırı delil niteliğinde olduğu görüşü savunuldu.

erkeğin otel konaklama kayıtlarına delil olarak usule uygun şekilde dayanıldığı, dayanılan bu delilin mahkemece hukuka uygun şekilde istenilerek dosya içerisine alınmış olduğunun anlaşılmasına göre
TMK 161/1 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Üçüncü kişinin mesajları ve anlatımları tek başına zinayı ispatlamaz

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 04.07.2024, E. 2023/7119, K. 2024/5391

İlk derece mahkemesi, erkeğin dava dışı bir kadınla zina ettiğini kabul ederek kadının zinaya dayanan davasını kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi de istinafı reddetmişti. Daire, dava dışı kadının davacı kadına erkekle birliktelik yaşadığına dair mesajlar attığını, tanıklarla telefonda ve yüz yüze görüşerek ilişkinin ayrıntılarını anlattığını, ancak ikili arasında geçen bir mesaj veya fotoğraf bulunmadığını belirtti. Olayların zina boyutunda olmadığı ve zinanın her türlü şüpheden uzak delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle kararı bozdu.

gerçekleşen olayların zina boyutunda olmadığı, zinanın varlığının her türlü şüpheden uzak delillerle ispatlanamadığı anlaşılmaktadır.
TMK 161/1 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Zina nedeniyle boşanmada mal rejimindeki pay azaltılabilir veya kaldırılabilir

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 18.03.2025, E. 2024/4305, K. 2025/2817

Eşler erkeğin zinası nedeniyle boşanmıştı. Bölge adliye mahkemesi, kadının karşı davasında tasfiye konusu mallar erkek adına kayıtlı olduğu için TMK 236/2'nin uygulanamayacağını kabul etmiş, erkeğin davasında ise onun artık değerdeki payını tamamen kaldırmıştı. Daire, kanunun zina veya hayata kast nedeniyle boşanmada hâkime kusurlu eşin artık değerdeki pay oranını hakkaniyete uygun olarak azaltma veya kaldırma yetkisi verdiğini, malların kusurlu eş adına kayıtlı olmasının bu hükmün uygulanmasına engel olmadığını belirtti. Evlilik süresi, zinanın gerçekleşme şekli ve tanık beyanları gözetilmeden payın tamamen kaldırılmasını da hatalı buldu. Bölge adliye mahkemesinin direnmesi üzerine dosya 2026'da Hukuk Genel Kurulu'na gönderildi.

Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesince, karşı davada TMK'nin 236/2. maddesinin uygulanamayacağına yönelik kabulü hatalı olmuştur.

TMK 161/2 ile ilgili Yargıtay kararları

TMK 161/2 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Süregelen zinada altı aylık süre son eylemden başlar

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 14.01.2021, E. 2020/6056, K. 2021/222

Kadın, erkeğin sadakatsizliğini 2012 yılında öğrenmişti; erkeğin başka bir kadınla birlikte yaşaması ise sürüyordu ve bu birliktelikten 2014 doğumlu bir çocuğu olmuştu. Mahkeme süreyi 2012'den başlatıp zinaya dayanan davayı hak düşürücü süreden reddetmişti. Daire, altı aylık hak düşürücü sürenin süregelen eylemlerde son eylemin bittiği tarihten başlayacağını, olayın tek eylem gibi değerlendirilemeyeceğini belirterek kararı bozdu. Daire aynı ilkeyi 2022'de de tekrarlamıştır.

Zina (TMK m. 161) hukuksal sebebine dayanan boşanma davalarında yasada öngörülen altı aylık hak düşürücü süre, süre gelen eylemlerde, son eylemin bittiği tarihten itibaren başlar.
TMK 161/2 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Zina devam ediyorsa beş yıllık süre dolmuş sayılmaz

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 02.04.2026, E. 2025/7952, K. 2026/3598

Bölge adliye mahkemesi, erkeğin 26.10.2022'de açtığı zinaya dayanan davanın beş yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını kabul ederek ret kararını onaylamıştı. Daire, 2017 yılının Temmuz ayındaki otel konaklamasından sonra da tanık beyanlarına ve olayların akışına göre kadının zina eyleminin devam ettiğini, zinaya dayanan davanın şartlarının oluştuğunu belirterek ret kararını bozdu.

2017 yılının Temmuz ayındaki otel konaklamasından sonra da tanık beyanlarına göre ve olayların akışı karşısında kadının zina eyleminin devam ettiği
TMK 161/2 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Zina talebi ıslahla eklenirse altı aylık süre ıslah tarihine göre hesaplanır

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 20.11.2024, E. 2024/1318, K. 2024/8831

Kadın genel sebebe dayanan boşanma davası açmış; erkeğin zinasını 02.11.2021 tarihli duruşmadan önce dosyaya giren otel kayıtlarıyla öğrendikten sonra 28.11.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle davasını öncelikle zina sebebine dayandırmıştı. Daire, zinaya dayanan davada dava hakkının öğrenmeden başlayarak altı ay ve her hâlde zinanın üzerinden beş yıl geçmekle düştüğünü hatırlattı. Islah tarihinde altı aylık sürenin geçtiğini, zina davasının reddedilip kadının terditli olarak ileri sürdüğü genel sebebe dayanan talebinin incelenmesi gerektiğini belirterek kararı bozdu. Daire 2025'te de sürenin öğrenmeyle başlayacağını ve ıslahın davanın açıldığı tarihe yürümeyeceğini belirtmiştir.

TMK 161/3 ile ilgili Yargıtay kararları

TMK 161/3 · Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Aldatmadan sonra birlikte yemek yemek affetme sayılmaz

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 29.11.2022, E. 2020/727, K. 2022/1620

Kadın, erkeğin sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini ileri sürerek öncelikle zina, olmadığı takdirde genel sebeple boşanma istemişti; zina ispatlanamamış, dava genel sebep üzerinden sürmüştü. Bölge adliye mahkemesi, kadının doğum gününde erkekle dışarıda yemek yiyip fotoğraf çektirmesini affetme, en azından hoşgörü sayarak davayı reddetmişti. Hukuk Genel Kurulu, erkeğin kusurlu davranışlarından sonra barışmanın gerçekleşip ortak hayatın yeniden kurulmadığını, tanık beyanına göre kadının eşini affetmediğini, yemek fotoğraflarından affetme sonucuna varılamayacağını belirterek direnme kararını bozdu.

erkeğin kusurlu davranışlarından sonra taraflar arasında barışmanın gerçekleşerek ortak hayatın yeniden kurulmadığı gibi dosyada mevcut yemek fotoğraflarından gerçekleştirilen eylemlerin ‘affedilmiş’ olarak nitelendirilmesi de somut olayın özelliğine uygun düşmemektedir.
TMK 161/3 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Bilinmeyen zina affedilmiş sayılamaz

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 12.05.2025, E. 2024/1539, K. 2025/4829

Mahkemeler, erkeğin kadının zinasını bildiği hâlde evliliği sürdürdüğünü, bu nedenle zinayı affettiğini kabul ederek erkeğin davasını reddetmişti. Daire, erkeğin daha önce yalnızca kadının bir kişiyle sık sık telefonla görüştüğünü öğrendiğini ve tarafların anlaşıp evliliği sürdürdüğünü, zinanın ise daha sonra otel ve telefon kayıtlarıyla ortaya çıktığını belirtti. Kayıtlara göre kadın 2018-2020 arasında bir kişiyle 15 kez, bir başkasıyla bir kez aynı otel odasında kalmıştı. Daire, zina vakıasının kadına kusur olarak yüklenmesi ve erkeğin zinaya dayanan davasının kabulü gerektiği gerekçesiyle kararı bozdu.

Gerçekleşen bu durum karşısında kadına zina vakıasının kusur olarak yüklenmesi gerekir.

İlgili Maddeler

  • TMK m. 162Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış
  • TMK m. 163Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme
  • TMK m. 164Terk
  • TMK m. 166Evlilik birliğinin sarsılması
  • TMK m. 168Yetki
  • TMK m. 174Maddî ve manevî tazminat
  • TMK m. 175Yoksulluk nafakası
  • TMK m. 184Boşanmada yargılama usulü
  • TMK m. 185Evlilik birliği ve sadakat yükümlülüğü
  • TMK m. 236Artık değere katılma ve zina hâlinde indirim

Sıkça Sorulan Sorular

TMK 161, zinayı boşanma sebebi olarak düzenleyen maddedir. Eşlerden biri zina ederse diğer eş boşanma davası açabilir. Dava hakkı, zinanın öğrenilmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zinanın üzerinden beş yıl geçmekle düşer; zinayı affeden eşin dava hakkı yoktur.

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.