Kısaca TMK 162
TMK 162, üç ayrı özel ve mutlak boşanma sebebi düzenler: eşin hayatına kastedilmesi, eşe pek kötü davranılması ve ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması. Bu olaylardan biri ispatlanırsa hâkim, evliliğin çekilmez hâle gelip gelmediğini ayrıca araştırmadan boşanmaya karar verir. Dava hakkı, sebebin öğrenilmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle düşer; affeden eşin dava hakkı yoktur. Madde 2002'den bu yana değişmemiştir.
Madde Metni
Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış — Madde 162
- (1)Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir.
- (2)Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde bu sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer.
- (3)Affeden tarafın dava hakkı yoktur.
Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr. Fıkra numaraları okumayı kolaylaştırmak için eklenmiştir.
Değişiklik Geçmişi
| Tarih | Kaynak | Değişiklik |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (ilk metin) | Madde yürürlüğe girdi. O tarihten bu yana maddede değişiklik yapılmamıştır. |
Fıkra Fıkra Açıklama
Birinci Fıkra: Üç Ayrı Boşanma Sebebi
Madde üç ayrı boşanma sebebi düzenler: hayata kast, pek kötü davranış ve ağır derecede onur kırıcı davranış. Üçünün birlikte gerçekleşmesi gerekmez. Bu sebepler özel ve mutlak niteliktedir: dayanılan olay ispatlanırsa hâkim, evlilik birliğinin çekilmez hâle gelip gelmediğini araştırmadan boşanmaya karar verir; başka bir dava bulunmuyorsa davacının kusuru incelenmez (Yargıtay HGK, 20.06.2019, E. 2017/2420, K. 2019/750; Yargıtay 2. HD, 24.09.2025, E. 2025/635, K. 2025/7795).
Hukuk Genel Kurulu, öğretideki görüşlere dayanarak bu kavramları şöyle açıklamıştır: hayata kast, eşini öldürme girişiminde bulunmak, onu intihara zorlamak gibi diğer eşin hayatına yönelik davranışlardır. Pek kötü davranış, eşin vücut bütünlüğünü, bedensel veya ruhsal sağlığını bozan ya da tehlikeye düşüren davranışlardır; dövme ve fiziksel şiddet, evden kovma, aç bırakma, anormal cinsel ilişkiye zorlama bunlara örnektir. Fiilin devamlılık göstermesi zorunlu değildir, ancak zulüm ve işkence boyutunda olması gerekir. Onur kırıcı davranış, eşe hakaret etmek veya onu küçük düşürmek amacıyla yapılan saldırıdır; her onur kırıcı davranış değil, ağır derecede olanı boşanma sebebidir. Davranışın kasten ve ayırt etme gücüyle işlenmiş olması gerekir (HGK 2019/750).
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi onur kırıcı davranışı, tarafların sosyal, kültürel ve kişisel özellikleri dikkate alınarak namus ve şeref değerlerine yönelik ağır nitelikteki hareketler olarak tanımlar; bu nitelemede takdir hâkimindir (2. HD 2025/7795). Uygulamada eşin saçını çekip koluna vurmak ve onu çevrede kötülemek (HGK 2019/750), iş yerinde ağır küfürler ve çocuk üzerinden hiçbir kanıta dayanmayan ağır ithamlar (2. HD 2025/7795), birden çok kez ağır hakaret ve psikolojik şiddet (Yargıtay 2. HD, 13.05.2025, E. 2024/8642, K. 2025/4989) onur kırıcı davranış sayılmıştır. Buna karşılık her kusurlu davranış bu maddenin ağırlığına ulaşmaz; davranışların niteliği ve niceliği bakımından koşullar oluşmamışsa 162'ye dayanan dava reddedilir (Yargıtay 2. HD, 21.10.2025, E. 2024/7426, K. 2025/9066).
İspatta kanun belirli bir delil türü aramaz; hâkim delilleri serbestçe takdir eder (m. 184/4). Yargıtay kararlarında ceza mahkemesi dosyaları, kesin doktor raporları, çocukların anlatımı, tanık beyanları ve mesaj kayıtları kullanılmıştır (Yargıtay 2. HD, 07.05.2024, E. 2023/5404, K. 2024/3235; Yargıtay 2. HD, 23.12.2024, E. 2024/3333, K. 2024/10303). Delillerin hukuka uygun elde edilmesi şarttır (HMK m. 189/2).
Dava, bu maddeye ve evlilik birliğinin sarsılmasına (m. 166) terditli olarak dayanılarak açılabilir. Bu durumda önce 162'deki talep incelenir; bu talep kabul edilirse ikincil talep hakkında ayrıca karar verilmez (Yargıtay 2. HD, 04.12.2025, E. 2025/2856, K. 2025/10678). Zina, 162 ve genel sebep sırasıyla ileri sürülen bir davada hakaret ve fiziksel şiddet onur kırıcı davranış sayılarak 162'ye göre boşanmaya karar verilmesi gerektiği kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 03.11.2025, E. 2025/2727, K. 2025/9281). Aynı eşler arasındaki bütün boşanma davalarında kusur bir kez belirlenir ve tazminat ile nafaka hakkında bir kez hüküm kurulur (Yargıtay 2. HD, 04.10.2017, E. 2016/4852, K. 2017/10559).
Uygulamadaki şartları pek kötü ve onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma davası, şiddet karşısındaki koruma yollarını 6284 sayılı Kanun kapsamında uzaklaştırma kararı yazılarımızda anlattık.
İkinci Fıkra: Altı Ay ve Beş Yıllık Süreler
Dava hakkı, eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde bu sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Beş yıllık süre, sebep öğrenilmemiş olsa bile işleyen üst sınırdır. Zina maddesinden farklı olarak beş yıl, "bu sebebin doğumunun" üzerinden hesaplanır.
Süre geçmiş olsa da olaylar kaybolmaz. Olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme hâkime aittir (HMK m. 33): dava dilekçesindeki açıklamalardan davacının evlilik birliğinin sarsılmasına da dayandığı anlaşılıyorsa, fiziksel şiddet, hakaret ve tehdit genel boşanma sebebi kapsamında değerlendirilir ve davanın yalnızca 162'ye dayandığı kabul edilip süreden reddedilmesi doğru olmaz (Yargıtay 2. HD, 19.09.2013, E. 2012/20855, K. 2013/21391, oy çokluğuyla). Buna karşılık yalnızca bu maddeye dayanan davada, olayları öğrendikten sonra altı ay içinde dava açmayan ve eşi hakkındaki şikâyetlerinden vazgeçen eşin davası reddedilir (Yargıtay 2. HD, 05.12.2013, E. 2013/15069, K. 2013/28746).
Üçüncü Fıkra: Affetme
Affeden eşin dava hakkı yoktur. Ancak af kolayca varsayılmaz. Hukuk Genel Kurulu, eşlerin birlikte yaşamayı sürdürdüğü ve süresinde dava açılmadığı gerekçesiyle affın kabul edildiği bir dosyada, fiziksel şiddet olayı nedeniyle eşin affettiğine dair delil bulunmadığını belirterek 162'ye dayanan davanın kabulü gerektiğine karar vermiştir (Yargıtay HGK, 20.06.2019, E. 2017/2420, K. 2019/750).
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi de ayrılıktan sonra eşine yüzük ve çiçek alarak barışmak isteyen eşin davranışını barışma girişimi saymış, af olarak değerlendirmemiştir (Yargıtay 2. HD, 29.05.2025, E. 2024/8200, K. 2025/5502). Affedilen olayların genel boşanma sebebine dayanan davadaki etkisini TMK 166 sayfamızda derledik.
TMK 162 Yargıtay Kararları
Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 11 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve ilgili oldukları fıkraya göre gruplandı; Hukuk Genel Kurulu kararları her grubun başındadır. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.
TMK 162/1 ile ilgili Yargıtay kararları
Fiziksel şiddet ve eşi çevrede kötüleme onur kırıcı davranıştır
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 20.06.2019, E. 2017/2420, K. 2019/750
Erkek genel sebebe, kadın ise pek kötü muamele ve onur kırıcı davranışa dayanarak karşılıklı dava açmıştı. Yerel mahkeme, erkeğin şiddetini sabit görmesine rağmen davranışların 162'deki ağırlıkta olmadığını ve kadının birlikte yaşamayı sürdürüp süresinde dava açmadığı için affettiğini kabul ederek kadının davasını reddetmişti. Hukuk Genel Kurulu, maddenin evliliğin çekilmez hâle gelip gelmediği araştırılmadan boşanma kararı verilebilecek mutlak bir boşanma sebebi olduğunu ve üç ayrı sebep saydığını belirtti. Erkeğin eşinin saçını çekip koluna vurmasının (ceza dosyasıyla sabit) ve onu çevrede "ahlâksız, içkici" diye kötülemesinin onur kırıcı davranış olduğunu, affa dair delil bulunmadığını kabul ederek kadının davasının kabulü gerektiğine karar verdi.
“Görüldüğü üzere, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranışın gerçekleşmesi ile hâkim tarafından evlilik birliğinin çekilmez hâle gelip gelmediği şartını araştırmaya gerek kalmaksızın, boşanma kararı verilebilecektir.”
Toplum içinde ağır küfür ve çocuk üzerinden ağır ithamlar onur kırıcıdır
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 24.09.2025, E. 2025/635, K. 2025/7795
Erkek, eşinin iş yerine gelip ağır küfürler ettiğini ve ortak çocuğa babasının onu taciz edip etmediğini soran sözler söylediğini ileri sürerek 162'ye dayanan dava açmıştı; bölge adliye mahkemesi maddenin şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davayı reddetti. Daire, maddedeki üç sebebin birlikte gerçekleşmesinin gerekmediğini, mutlak sebep olduğu için dayanılan vakıanın ispatının yeterli olduğunu ve başka dava yoksa davacının kusurunun incelenmeyeceğini belirtti. Tanık beyanlarıyla sabit ağır küfürlerin sıradan bir tartışmanın sınırını aşarak kişinin şeref ve saygınlığına doğrudan saldırı niteliği taşıdığını, hiçbir kanıta dayanmayan ithamların eşi çocuklar ve tanıdıklar nezdinde itibarsızlaştırmaya yönelik olduğunu kabul ederek ret kararını bozdu.
“Maddede düzenlenen ‘onur kırıcı davranış’; tarafların sosyal, kültürel ve kişisel özellikleri dikkate alınarak namus ve şeref değerlerine yönelik ağır nitelikteki hareketler olarak değerlendirilmelidir.”
Tekrarlanan ağır hakaret ve psikolojik şiddet onur kırıcı davranıştır
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 13.05.2025, E. 2024/8642, K. 2025/4989
Erkek öncelikle 162'ye, olmadığı takdirde genel sebebe dayanarak dava açmıştı. Bölge adliye mahkemesi, kadının eylemlerinin zulüm ve işkence boyutunda olmadığı ve ağır derecede onur kırıcı sayılamayacağı gerekçesiyle erkeğin 162'ye dayanan davasını reddetmişti. Daire, kadının eşine birden çok kez hakaret ve beddua içerikli sözler söylediğini, duygusal ve psikolojik şiddet içeren ifadeler kullandığını belirtti. Birden çok ağır hakaret ve psikolojik şiddetin onur kırıcı davranış oluşturduğunu, erkeğin 162'ye dayanan davasının kabulü gerektiğini kabul ederek kararı bozdu.
“Mahkemece belirlenen ve gerçekleşen davacı- davalı kadının eşine yönelik birden çok sefer ağır hakaret ve psikolojik şiddete ilişkin eylemleri onur kırıcı davranış oluşturur.”
Mesaj kayıtları ve tanıklarla ispatlanan onur kırıcı sözler
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 23.12.2024, E. 2024/3333, K. 2024/10303
Kadının 162'ye dayanan davası reddedilmiş, bölge adliye mahkemesi de istinaf başvurusunu reddetmişti. Daire, soruşturma, tanık anlatımları ve kadının delil olarak sunduğu mesaj kayıtlarına göre erkeğin kadına karşı onur kırıcı söz ve davranışlarda bulunduğunu, 162'nin koşullarının gerçekleştiğini belirtti; yetersiz gerekçeyle verilen ret kararını bozdu.
“davacı kadın vekili tarafından dosyaya delil olarak sunulan mesaj kayıtlarına göre erkeğin, kadına karşı ‘onur kırıcı söz ve davranışlarda’ bulunduğu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un 162 nci maddesindeki koşullarının somut olayda gerçekleştiği anlaşılmaktadır.”
Her kusurlu davranış 162'nin ağırlığına ulaşmaz
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 21.10.2025, E. 2024/7426, K. 2025/9066
Mahkeme, erkeğe yüklenen kusurlu davranışlar nedeniyle 162'deki özel boşanma sebebinin oluştuğunu kabul ederek bu maddeye göre de boşanma kararı vermişti. Daire, erkeğe yüklenen ve gerçekleşen kusurlu davranışların niteliği ve niceliği gözetildiğinde pek kötü muamele ve onur kırıcı davranışa dayanan davanın yasal koşullarının oluşmadığını belirterek 162'ye dayanan davanın reddi gerektiğine karar verdi.
“davalı erkeğe yüklenen ve gerçeklenen kusurlu davranışların niteliği ve niceliği nazara alındığında, anılan maddede düzenlenen pek kötü muamele ve onur kırıcı davranışa dayalı davanın yasal koşulları oluşmamıştır.”
Oklavayla vurularak görme yetisini kaybeden kadının 162'ye dayanan davası
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 07.05.2024, E. 2023/5404, K. 2024/3235
Kadın, eşinin kendisine sürekli şiddet uyguladığını ve son olayda oklavayla vurarak gözünü kaybetmesine yol açtığını ileri sürerek öncelikle 162'ye, olmadığı takdirde genel sebebe dayanarak dava açmıştı. İlk derece mahkemesi, ortak çocukların tanıklığı ve kesin doktor raporlarıyla sabit olan şiddeti ve görme kaybını esas alarak özel boşanma sebebinin kanıtlandığını kabul etti ve tarafların 162 uyarınca boşanmasına karar verdi. Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu reddetti; Daire kararı yalnızca velâyet yönünden bozdu, boşanmaya ilişkin bölümü onadı.
Hayata kast iddiası ve birden fazla boşanma davasında kusurun bir kez belirlenmesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 04.10.2017, E. 2016/4852, K. 2017/10559
Kadın genel sebebe ve yargılama sürerken 162'ye dayanarak, erkek ise zinaya dayanarak dava açmıştı. İlk derece mahkemesi, eşini kasten öldürmeye teşebbüsten 7 yıl 6 ay hapis cezası alan (karar henüz kesinleşmemişti) erkeğin hayata kast ve pek fena muamelede bulunduğunu kabul ederek kadının 162'ye dayanan davasını da kabul etmiş, ancak her dava için ayrı kusur belirlemesi yapmıştı. Daire, evlilik birliği sona erinceye kadar açılan bütün boşanma davalarında tarafların kusurlarının birlikte değerlendirilip bir kez belirlenmesi ve tazminat ile nafaka hakkında bir kez hüküm kurulması gerektiğini belirterek kararı bozdu.
“Evlilik birliği sona erinceye kadar, herhangi bir sebeple açılmış boşanma davalarında taraflara yüklenmiş tüm kusurlar, birlikte değerlendirilip, tarafların kusur oranlarının bir kez belirlenmesi ve belirlenen bu orana göre maddi-manevi tazminatlar ile yoksulluk nafakası konularında her bir taraf yönünden bir kez hüküm kurulması gerekir.”
162 kabul edilirse terditli genel sebep talebi ayrıca incelenmez
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 04.12.2025, E. 2025/2856, K. 2025/10678
Kadın öncelikle 162'ye, olmadığı takdirde genel sebebe dayanarak dava açmıştı. Bölge adliye mahkemesi 162'ye dayanan talebi kabul etmiş, ayrıca genel sebebe dayanan talebi reddetmişti. Daire, terditli davada asıl talep kabul edildiğinde ikincil talebin incelenemeyeceğini ve reddedilemeyeceğini (HMK m. 111) belirtti. 162'deki pek kötü muamele ve onur kırıcı davranış koşullarının oluştuğunu kabul ederek kararı, genel sebebe dayanan talebin reddine ilişkin bölümü çıkarmak suretiyle düzelterek onadı.
TMK 162/2 ile ilgili Yargıtay kararları
Süre geçmişse şiddet ve hakaret genel sebep kapsamında değerlendirilir
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 19.09.2013, E. 2012/20855, K. 2013/21391
Mahkeme, davanın yalnızca 162'ye dayandığını kabul ederek hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davayı reddetmişti. Daire, olayları açıklamanın taraflara, hukuki nitelendirmenin hâkime ait olduğunu (HMK m. 33), dava dilekçesindeki açıklamalardan davacının 162'nin yanında evlilik birliğinin sarsılması sebebine de dayandığının anlaşıldığını belirtti. Kocanın fiziksel şiddet uyguladığı, hakaret ve tehdit ettiği sabit olduğundan genel sebebe göre boşanmaya karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozdu. Karar oy çokluğuyla verildi.
“Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya (TMK.md.166/1) karar verilecek yerde, yazılı şekilde davanın sadece Türk Medeni Kanununun 162. maddesine dayalı olduğu kabul edilerek hak düşürücü süre geçtiğinden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.”
Süresinde dava açmayıp şikâyetinden vazgeçen eşin 162 davası reddedilir
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 05.12.2013, E. 2013/15069, K. 2013/28746
Koca, eşinin ve eşinin ailesinin kendisine ve ailesine yönelik hakaret ve tehdit içeren eylemlerine dayanarak yalnızca 162'ye dayanan bir dava açmıştı. Daire, bu eylemlerin pek kötü veya onur kırıcı davranış olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını belirtti. Ayrıca kocanın bu eylemleri öğrendiği hâlde önceki boşanma davasının reddi kesinleşene kadar dava açmadığını, eşi hakkındaki şikâyetlerinden vazgeçtiğini ve altı aylık hak düşürücü sürenin geçtiğini tespit ederek davanın kabulüne ilişkin kararı bozdu.
TMK 162/3 ile ilgili Yargıtay kararları
Barışma girişimi affetme sayılmaz
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 29.05.2025, E. 2024/8200, K. 2025/5502
Erkek, eşinin davranışlarına dayanarak genel sebebe ve 162'ye dayalı dava açmıştı. İlk derece mahkemesi, ayrıldıktan sonra erkeğin yüzük ve çiçek alarak eşiyle barışmak istediğini, bu nedenle eşini affettiğini, en azından hoşgörüyle karşıladığını kabul ederek erkeğin her iki davasını reddetmiş; bölge adliye mahkemesi de istinaf başvurularını büyük ölçüde reddetmişti. Daire, bu davranışların barışma girişimi niteliğinde olduğunu, af olarak değerlendirilemeyeceğini, erkeğin eşini affettiğini gösteren başka somut söz veya eylemin bulunmadığını belirterek kararı bozdu.
“erkeğin eşine yüzük ve çiçek alarak eşi ile barışmak istediğine yönelik tanık beyanında belirtilen davranışlarının barışma girişimi niteliğinde olduğu, af olarak değerlendirilemeyeceği”
İlgili Maddeler
- TMK m. 161 — Zina
- TMK m. 163 — Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme
- TMK m. 164 — Terk
- TMK m. 166 — Evlilik birliğinin sarsılması
- TMK m. 168 — Yetki
- TMK m. 169 — Geçici önlemler
- TMK m. 174 — Maddî ve manevî tazminat
- TMK m. 175 — Yoksulluk nafakası
- TMK m. 184 — Boşanmada yargılama usulü
- TMK m. 197 — Birlikte yaşamaya ara verilmesi
Konuyla İlgili Yazılar
- Pek Kötü ve Onur Kırıcı Davranış Nedeniyle Boşanma Davası Şartları ve Yargıtay Kararları
- Boşanmada Aşağılama, Hor Görme ve Onur Kırıcı Davranışlar Nelerdir?
- Eşe Karşı Hakaret Etmek Boşanma Sebebi midir?
- Eşe Kırıcı ve Aşağılayıcı Sözler: Psikolojik Şiddet Boşanma Nedeni midir?
- Boşanma Davalarında Şiddetli Geçimsizlik Nedir?
- 6284 Sayılı Kanun Kapsamında Uzaklaştırma Kararının Boşanmaya Etkisi
Sıkça Sorulan Sorular
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.