4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

TMK Madde 164: Terk Nedeniyle Boşanma ve Eve Dön İhtarı

İkinci Kitap: Aile Hukuku › Birinci Kısım: Evlilik Hukuku › İkinci Bölüm: Boşanma › A. Boşanma sebepleri › IV. Terk

Yürürlükteki metin · Son güncelleme: 19.09.2026 · Hazırlayan: Av. Murat Aydar

Kısaca TMK 164

TMK 164, eşlerden birinin evlilik birliğinin yükümlülüklerinden kaçmak için ortak konutu terk etmesini veya haklı bir sebep olmadan dönmemesini özel ve mutlak bir boşanma sebebi sayar. Dava için ayrılığın en az altı ay sürmesi, devam etmesi ve hâkim ya da noter aracılığıyla yapılan eve dön ihtarının sonuçsuz kalması gerekir. İhtar, terkin dördüncü ayı dolmadan istenemez; ihtardan sonra iki ay geçmeden dava açılamaz. Eşini terke zorlayan veya dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır ve bu maddeye dayanarak dava açamaz.

Madde Metni

Terk — Madde 164

  1. (1)Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde ayrılık, en az altı ay sürmüş ve bu durum devam etmekte ve istem üzerine hâkim veya noter tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmış ise; terk edilen eş, boşanma davası açabilir. Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır.
  2. (2)Davaya hakkı olan eşin istemi üzerine hâkim veya noter, esası incelemeden yapacağı ihtarda terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiği ve dönmemesi hâlinde doğacak sonuçlar hakkında uyarıda bulunur. Bu ihtar gerektiğinde ilân yoluyla yapılır. Ancak, boşanma davası açmak için belirli sürenin dördüncü ayı bitmedikçe ihtar isteminde bulunulamaz ve ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz.

Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr. Fıkra numaraları okumayı kolaylaştırmak için eklenmiştir.

Değişiklik Geçmişi

TarihKaynakDeğişiklik
01.01.20024721 sayılı Türk Medeni Kanunu (ilk metin)Madde yürürlüğe girdi. İlk metinde ihtar yalnız hâkim tarafından yapılabiliyordu.
14.04.201131.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun m. 19 (RG 14.04.2011)Birinci ve ikinci fıkralardaki "hâkim" ibarelerinden sonra "veya noter" ibareleri eklendi; eve dön ihtarı noter aracılığıyla da yapılabilir hâle geldi.
2011 değişikliğinden önceki metin

(1) Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde ayrılık, en az altı ay sürmüş ve bu durum devam etmekte ve istem üzerine hâkim tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmış ise; terk edilen eş, boşanma davası açabilir. Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır. (2) Davaya hakkı olan eşin istemi üzerine hâkim, esası incelemeden yapacağı ihtarda terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiği ve dönmemesi hâlinde doğacak sonuçlar hakkında uyarıda bulunur. Bu ihtar gerektiğinde ilân yoluyla yapılır. Ancak, boşanma davası açmak için belirli sürenin dördüncü ayı bitmedikçe ihtar isteminde bulunulamaz ve ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz.

Fıkra Fıkra Açıklama

Birinci Fıkra: Terkin Unsurları

Terk, eşlerden birinin haklı bir sebep olmaksızın kendi iradesiyle ortak hayattan ayrılmasıdır. Madde iki görünüm öngörür: eşin, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk etmesi veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmemesi. Hukuk Genel Kurulu'na göre terk eylemi, birliğin yüklediği yükümlülükleri yerine getirmeme maksadı ve ortak hayata son verme kastı taşımalı, haklı ve hukuka uygun bir nedene dayanmamalı ve altı ay süreyle devam etmelidir; bunlara ek olarak usulüne uygun ihtarın sonuçsuz kalması gerekir (Yargıtay HGK, 24.05.2023, E. 2022/400, K. 2023/514).

Terk, özel ve mutlak bir boşanma sebebidir: kanunun aradığı şartlar gerçekleşirse hâkim, evliliğin çekilmez hâle gelip gelmediğini ayrıca araştırmadan boşanmaya karar verir. Hukuk Genel Kurulu'nun aynı kararda aktardığı öğreti görüşüne göre eşlerin aynı evde ayrı odalarda yaşaması terk sayılmaz; eşlerden birinin diğerinin yakınlarıyla birlikte oturmayı reddetmesi de terk değildir.

Birinci Fıkra: Terke Zorlama ve Dönmeyi Engelleme

Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır. Dava hakkı yalnız terk edilen eşe ait olduğundan, eşini terke zorlayan taraf 164'e dayanarak boşanma davası açamaz. Hukuk Genel Kurulu, eşine sürekli hakaret edip onu ortak konuttan kovan erkeğin gerçekte terk edilen değil terk eden eş olduğunu belirterek terk davasının reddini doğru bulmuştur (Yargıtay HGK, 04.11.2020, E. 2017/2727, K. 2020/846, oy çokluğu). Evine bakmayan, birlik görevlerini yerine getirmeyen ve eşine ekonomik şiddet uygulayan erkeğin davranışları nedeniyle kadının terke zorlandığı bir dosyada da erkeğin terk davası açma hakkının bulunmadığı kabul edilmiştir (Yargıtay HGK 2023/514).

Birinci Fıkra: Haklı Sebep ve Ortak Konut

Kanunun aradığı altı aylık süre içinde ayrı yaşamak haklı bir nedene dayanıyorsa terke dayalı dava kabul edilemez. Kadının açtığı bağımsız tedbir nafakası davasında ayrı yaşamakta haklı olduğu kesinleşmiş bir kararla belirlenmişse, bu dönem terk sayılmaz (Yargıtay 2. HD, 29.09.2011, E. 2011/13510, K. 2011/14466). Aleyhine boşanma davası açılmış eş de dava süresince ayrı yaşamakta ve eve dönmemekte haklıdır; önceki dava kesinleşmeden gönderilen ihtara dayanılarak terk nedeniyle boşanmaya karar verilemez (Yargıtay 2. HD, 25.04.2018, E. 2018/2221, K. 2018/5625). Ayrı yaşama hakkının kanuni dayanağı ve bu dönemde nafaka için boşanmadan ayrı yaşamak ve bağımsız tedbir nafakası yazımıza bakabilirsiniz.

Davet edilen konut da önemlidir. Daire, eşlerin birlikte seçtikleri ya da kanuna uygun biçimde belirlenmiş bağımsız bir konuta davet edilmeyen eşin ihtara uymamakta haklı olduğunu kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 25.11.2013, E. 2013/23331, K. 2013/27534). Eşini anne ve babasıyla birlikte yaşadığı köy evine davet eden erkeğin terk davasının reddi de onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 07.11.2023, E. 2023/8282, K. 2023/5214). Buna karşılık usulüne uygun ihtara rağmen dönmeyen eş, dönmemekte haklı olduğunu ispat etmelidir; süresinde cevap vermeyip bu yönde delil sunmayan kadın hakkında verilen terk kararı onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 12.06.2024, E. 2023/7670, K. 2024/4589).

Birinci Fıkra: Terk, Kusur, Tazminat ve Diğer Sonuçlar

164'e dayalı bir dava açılmamışsa terk olgusu, evlilik birliğinin sarsılmasına (m. 166) dayalı davada kusur olarak ancak sınırlı biçimde değerlendirilebilir. Hukuk Genel Kurulu'na göre birlikte yaşama yükümlülüğünü ihlal eden bu davranış 166'ya göre kusur belirlemesinde esas alınabilir; ancak bunun için eylemin delillerle somutlaştırılması, ortak hayatı kesme kastının açıkça ortaya konulması, ayrılığın iddia eden taraftan kaynaklanmadığının ve normale dönme ihtimali kalmadığının anlaşılması, kısacası "salt fiili ayrılık" olgusunun üzerine çıkılması gerekir (Yargıtay HGK, 01.11.2023, E. 2022/771, K. 2023/1039). 2. Hukuk Dairesi de son kararlarında ortak haneyi terk etmiş olmanın tek başına boşanma sebebi sayılamayacağını ve terke dayalı dava bulunmayan dosyalarda terk vakıasının kusur olarak yüklenemeyeceğini belirtmektedir (Yargıtay 2. HD, 16.10.2025, E. 2025/1773, K. 2025/8899; Yargıtay 2. HD, 10.02.2026, E. 2025/6860, K. 2026/1395; Yargıtay 2. HD, 20.01.2026, E. 2025/5938, K. 2026/603).

Terk nedeniyle verilen boşanma kararında terk edilmiş olmak kişilik haklarına saldırı sayılmadığından terk edilen eş yararına manevi tazminata hükmedilemez; mahkeme terk dışındaki kusurlu davranışları da hükme esas alamaz (Yargıtay HGK, 15.06.2021, E. 2017/2717, K. 2021/761). Maddi tazminat ise koşulları varsa istenebilir; terk edilen erkek yararına maddi tazminata hükmeden ve manevi tazminatı reddeden bölge adliye mahkemesi kararı onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 25.01.2024, E. 2023/3960, K. 2024/511). Terke dayalı davada ayrıca bağımsız bir boşanma davası bulunmayan davalı, tazminat ve yoksulluk nafakası isteyemez (HGK 2023/514).

Edinilmiş mallara katılma rejiminde katılma alacağının azaltılması veya kaldırılması yalnız zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde öngörüldüğünden (m. 236), terk bu payı etkilemez. Velayette ölçüt çocuğun üstün yararıdır; Yargıtay'a göre anne ve babanın boşanmadaki kusurları, çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulur (Yargıtay 2. HD, 30.11.2023, E. 2023/2591, K. 2023/5804). Ortak konuttan ayrılmak kendi başına bir suç olarak düzenlenmemiştir; ancak TCK 233, aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmemeyi ve hamile olduğunu bildiği eşini çaresiz durumda terk etmeyi ayrıca cezalandırır. Konunun pratik yönlerini boşanma aşamasında evi terk etmek suç mu yazımızda anlattık.

İkinci Fıkra: İhtarın Şekli ve İçeriği

İhtar, terke dayalı boşanma davasının ön şartıdır. Terk edilen eşin istemi üzerine hâkim veya 2011'den bu yana noter tarafından, esas incelenmeden yapılır ve gerektiğinde ilan yoluyla tebliğ edilir. Yargıtay'a yansıyan dosyalarda mahkeme ihtarları aile mahkemesinden (aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesinden) değişik iş dosyasıyla istenmiştir. 2. Hukuk Dairesi'ne göre ihtarın geçerli olması için davet edilen konutun adresinin gösterilmesi, dönüş süresinin açıklanması, ihtara uymamanın sonuçlarının belirtilmesi, yol giderlerinin karşılanmış olması ve ihtarın karşı tarafa tebliğ edilmesi zorunludur; ihtar, boşanmayı değil evlilik birliğini sürdürmeyi amaçlayan samimi bir arzunun ürünü olmalıdır (Yargıtay 2. HD, 07.03.2024, E. 2023/4147, K. 2024/1593).

Yol gideri; dönüş, kabul edilmeme hâlinde geri dönüş ve bir günlük iaşe ve ikamet masrafını karşılayacak miktarda, konutta ödemeli olarak gönderilmelidir. Adreste bulunamama nedeniyle ödenemeyip iade edilen yol giderine dayanan ihtar sonuç doğurmaz (Yargıtay 2. HD, 05.05.2014, E. 2014/8766, K. 2014/10235). İhtar ile tebliğ mazbatasının aslı veya onaylı örneği dava dosyasına getirtilmeden hüküm kurulamaz (Yargıtay 2. HD, 13.12.2017, E. 2016/8915, K. 2017/14511). İhtarın hazırlanmasını ve uygulamadaki şartlarını terk nedeniyle boşanma davası ve eve dön ihtarı şartları yazımızda anlattık.

İkinci Fıkra: Dört Ay ve İki Ay Kuralı

İhtar, ayrılığın dördüncü ayı dolmadan istenemez. İhtarın sonuç doğurması için ihtar isteğinden önceki dört ay içinde eşin haklı bir sebep olmaksızın birlik dışında yaşamış olması gerekir; terkten itibaren dördüncü ay bitmeden istenen ihtar geçersizdir ve buna dayanan dava reddedilmelidir (Yargıtay 2. HD, 15.04.2009, E. 2008/4623, K. 2009/7281). Dava, ihtardan sonra iki ay geçmedikçe açılamaz; bu süre dolmadan açılan davanın reddi onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 29.11.2007, E. 2007/2807, K. 2007/16624). İki ay dolduktan sonra ayrıca beklemek gerekmez: ihtardan sonra dört ay geçmediği gerekçesiyle verilen ret kararı bozulmuştur (Yargıtay 2. HD, 16.09.2013, E. 2013/16415, K. 2013/20966). Dört ay ve iki ay birlikte, kanunun aradığı en az altı aylık ayrılığı karşılar.

İkinci Fıkra: İhtarın Samimiyeti ve Affetme Etkisi

Samimi olmayan ihtar sonuç doğurmaz. Kadının açtığı boşanma davası sürerken gönderilen ihtarın samimi olmadığı ve kadının derdest dava nedeniyle ayrı yaşamakta haklı olduğu gerekçesiyle verilen ret kararı onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 10.01.2023, E. 2022/9284, K. 2023/75). İhtarda evin anahtarının bırakıldığı belirtilen kişinin bu konuda bilgisi olmadığının anlaşıldığı bir dosyada da ihtar samimi bulunmamış, karar onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 22.05.2024, E. 2022/11207, K. 2024/3739).

Terk ihtarı çeken eş, eşinin ihtar istek tarihinden önceki kusurlu davranışlarını affetmiş, en azından hoşgörüyle karşılamış sayılır; bu olaylara dayanılarak evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanmaya karar verilemez (Yargıtay 2. HD, 09.01.2017, E. 2015/21712, K. 2017/11). Terk ihtarının geçersiz olması bu sonucu değiştirmez (Yargıtay 2. HD, 08.05.2014, E. 2013/26583, K. 2014/10696). Buna karşılık içeriği itibarıyla terk ihtarı niteliği taşımayan bir noter yazısı affetme anlamına gelmez (2. HD 2024/1593). İhtarı aldıktan sonra boşanma davası açan eşin bu davranışı da ihtar gönderen eşin kusurlarını hoş gördüğü şeklinde yorumlanamaz (Yargıtay HGK, 14.09.2021, E. 2017/2411, K. 2021/995).

TMK 164 Yargıtay Kararları

Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 19 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve ilgili oldukları fıkraya göre gruplandı; Hukuk Genel Kurulu kararları her grubun başındadır. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.

TMK 164/1 ile ilgili Yargıtay kararları

TMK 164/1 · Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Terke zorlanan eş terk etmiş sayılmaz; terkin unsurları

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 24.05.2023, E. 2022/400, K. 2023/514

Kadın evlilik birliğinin sarsılmasına, erkek ise ihtara rağmen dönmediği gerekçesiyle 164'e dayanmıştı. İlk derece mahkemesi kadının davasını reddedip erkeğin terk davasını kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi de Daire'nin bozma kararına direnmişti. Hukuk Genel Kurulu, erkeğin evine bakmadığını, masrafları karşılamadığını ve eşine ekonomik şiddet uyguladığını, bu davranışlar nedeniyle kadının terke zorlandığını belirtti. Ortak konutu terke zorlayan veya dönmeyi engelleyen eşin gerçekte terk eden eş olduğunu ve terk davası açma hakkı bulunmadığını belirterek direnme kararını bozdu.

ortak konutu terke zorlayan veya eve dönmeyi engelleyen eşin, gerçekte terk eden eş olması nedeniyle, terke dayalı boşanma davası açma hakkı bulunmadığı sonucu ortaya çıkmaktadır.
TMK 164/1 · Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Eşine hakaret edip onu evden kovan eş terk davası açamaz

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 04.11.2020, E. 2017/2727, K. 2020/846

Erkek, eşinin davet edildiği ortak konuta dönmediğini ileri sürerek 164'e dayanan dava açmıştı. Yerel mahkeme, eşini terke zorlayan erkeğin dava hakkı olmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş; Daire ise kadının haklı bir sebep olmadan dönmediğini belirterek kararı bozmuştu. Hukuk Genel Kurulu, erkeğin sürekli hakaret ettiğini ve kadını ortak konuttan kovarak terke zorladığını, bu nedenle gerçekte terk eden eş olduğunu belirterek direnme kararını oy çokluğuyla onadı. Görüşmelerde, terk davasında davalının terkte değil eve dönmemekte haklı olduğunu kanıtlaması gerektiği gerekçesiyle Daire kararının yerinde olduğu ileri sürülmüş, bu görüş kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir.

terke dayalı boşanma davasında dava açma hakkı, kanunun açık deyimiyle sadece terk edilen eşe ait bulunduğundan, diğer eşi ortak konutu terke zorlayan veya ortak konuta dönmesini engelleyen eşin terk eden eş konumunda olması nedeniyle terke dayalı boşanma davası açma hakkı bulunmamaktadır.
TMK 164/1 · Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Terk davası yoksa salt fiili ayrılık kusur sayılmaz

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 01.11.2023, E. 2022/771, K. 2023/1039

Erkek evlilik birliğinin sarsılmasına dayanmış, mahkemeler kadının eşini terk edip yalnız bıraktığı gerekçesiyle onu kusurlu sayarak boşanmaya karar vermişti. Hukuk Genel Kurulu, birlikte yaşama yükümlülüğünü ihlal eden terk davranışının 166'ya göre kusur belirlemesinde esas alınabileceğini; ancak 164'e dayanılmamışsa eylemin delillerle somutlaştırılması, ortak hayatı kesme kastının açıkça ortaya konulması ve ayrılığın iddia eden taraftan kaynaklanmadığının anlaşılması gerektiğini belirtti. Tanık anlatımları yalnız fiili ayrılığı gösterdiği için direnme kararı bozuldu.

delillerle desteklenerek ‘salt fiili ayrılık’ olgusunun üzerine çıkılması gerekmektedir.
TMK 164/1 · Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Terk edilmiş olmak manevi tazminat gerektirmez

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 15.06.2021, E. 2017/2717, K. 2021/761

Kadın boşanma davası açmış, erkek ise iki kez eve dön ihtarı gönderdikten sonra 164'e dayanan karşı dava açmıştı. Mahkeme, kadının haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmediğini kabul ederek terk nedeniyle boşanmaya ve erkek yararına manevi tazminata karar vermişti. Hukuk Genel Kurulu, özel ve mutlak boşanma sebebine dayalı davada tek konunun kanunun aradığı şartın gerçekleşip gerçekleşmediği olduğunu, başka kusurlu davranışların hükme esas alınamayacağını ve terk edilmiş olmanın kişilik haklarına saldırı niteliği taşımadığını belirterek manevi tazminat hükmünü bozdu.

terk edilmiş olmanın kişilik haklarına saldırı niteliği taşımadığı
TMK 164/1 · Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Haklı nedenle dönmeyen eşin ihtardan sonra açtığı dava hoşgörü sayılmaz

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 14.09.2021, E. 2017/2411, K. 2021/995

Erkek baldızına evlenme teklif etmiş, eşine hakaret içeren mektup ve mesajlar göndermişti. Yerel mahkeme, kadının eve dönmemekte haklı olduğunu kabul ederek erkeğin terke dayalı davasını reddetmiş; ancak kadının terk ihtarını aldıktan sonra dava açmasını erkeğin kusurlarını hoş görmesi olarak nitelendirip onun davasını da reddetmişti. Hukuk Genel Kurulu bu nitelendirmenin olayın özelliğine uymadığını, erkeğin kusurlu davranışlarıyla evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını belirterek kadının davasının kabulü gerektiğine karar verdi.

baldızına evlenme teklif etmek suretiyle zaten kusurlu durumda olan erkeğin, bu haklı nedenle evine dönmeyen eşine terk ihtarında bulunduğu
TMK 164/1 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Terke dayalı dava yoksa terk kusur olarak yüklenemez

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 10.02.2026, E. 2025/6860, K. 2026/1395

Erkek yalnız evlilik birliğinin sarsılmasına dayanmış, mahkemeler birlik görevlerinden kaçınmak için evi terk edip dönmeyen kadını kusurlu sayarak boşanmaya karar vermişti. Daire, erkeğin 164'e dayanan bir davası bulunmadığından terk vakıasının kadına kusur olarak yüklenemeyeceğini, kadına yüklenebilecek başka bir kusur da ispatlanamadığından davanın reddi gerektiğini belirterek kararı bozdu.

davacı erkeğin yukarıda belirtilen terk hukuksal sebebine dayalı açılmış bir boşanma davası bulunmamaktadır. Bu sebeple kadına terk vakıası kusur olarak yüklenemez.
TMK 164/1 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Altı ay içinde haklı nedenle ayrı yaşayan eş terk etmiş sayılmaz

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 29.09.2011, E. 2011/13510, K. 2011/14466

Koca ihtar göndermiş, ihtarın tebliğinden sonra terk davası açmıştı. Kadının açtığı bağımsız tedbir nafakası davasında ayrı yaşamakta haklı olduğu kabul edilmiş ve bu karar kesinleşmişti. Daire, kanunun aradığı altı aylık süre içinde ayrı yaşamanın haklı nedene dayanması hâlinde terk davasının kabul edilemeyeceğini belirterek karar düzeltme talebini kabul etti ve terk davasının reddine ilişkin yerel mahkeme kararını onadı.

Bu durumda davalı eşin, nafaka davasının açıldığı tarih itibarıyla ve bunun öncesinde ayrı yaşamakta haklı olduğu hükümle belirlendiğine göre, davalı altı aylık süre zarfında haklı sebeple birlik dışındadır.
TMK 164/1 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Aleyhine boşanma davası süren eş ayrı yaşamakta haklıdır

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 25.04.2018, E. 2018/2221, K. 2018/5625

Erkek, daha önce açtığı ve henüz kesinleşmemiş boşanma davası sürerken eşine noter ihtarı göndermiş, ardından terk davası açmıştı; mahkeme davayı kabul etmişti. Daire, aleyhine boşanma davası devam eden eşin dava süresince ayrı yaşamakta ve eve dönmemekte haklı olduğunu, bu dönemde terkten söz edilemeyeceğini belirterek kararı bozdu.

Aleyhinde boşanma davası devam eden eş, dava süresince ayrı yaşamakta ve eve dönmemekte haklıdır.
TMK 164/1 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Bağımsız bir konuta davet edilmeyen eş ihtara uymamakta haklıdır

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 25.11.2013, E. 2013/23331, K. 2013/27534

Kadın bağımsız konut olmaması nedeniyle ortak evden ayrılmış, koca yeni bir ev kiralayarak onu bu eve davet etmişti; ihtar için gönderilen yol masrafı da kadınla aynı adı taşıyan başka birine ödenmişti. Daire karar düzeltme incelemesinde, kadının eşlerin birlikte seçtikleri veya kanuna uygun biçimde belirlenmiş bağımsız bir eve davet edilmediği için ihtara uymamakta haklı olduğunu ve kocanın terk davasının reddinin doğru olduğunu belirtti; eşini ailesiyle birlikte yaşamaya zorlayan kocayı tam kusurlu saydı.

bağımsız bir eve davet edilmediğinden ihtara uymamakta haklıdır. Bu halde davalı- davacı kocanın terk hukuki nedenine dayalı davasının reddi doğrudur.
TMK 164/1 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Anne-babayla birlikte yaşanan eve davet: terk davasının reddi onandı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 07.11.2023, E. 2023/8282, K. 2023/5214

Erkek, eşine eve dön ihtarı göndererek terk davası açmıştı. İlk derece mahkemesi, eşlerin erkeğin anne ve babasıyla birlikte yaşadığını, erkeğin bağımsız bir ev açmadığını ve ihtara karşı da bağımsız konut temin etmediğini belirterek davayı reddetti. Bölge adliye mahkemesi, erkeğin davet ettiği evin anne ve babasıyla birlikte yaşadığı köy evi olduğunu kabul etmesini de gözeterek istinaf başvurusunu reddetti; Daire erkeğin temyizi üzerine kararı onadı.

TMK 164/1 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Usulüne uygun ihtara rağmen dönmeyen eş haklılığını ispatlamalıdır

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 12.06.2024, E. 2023/7670, K. 2024/4589

Kadın yıllar önce ortak evden ayrılmış, aile mahkemesinden gönderilen eve dön ihtarı ona tebliğ edilmiş, erkek iki ay dolduktan sonra terk davası açmıştı. İlk derece mahkemesi, usulüne uygun ihtara rağmen dönmeyen kadının dönmemekte haklı olduğunu kanıtlaması gerektiğini, süresinde cevap vermediği için bu yönde delili bulunmadığını belirterek 164'e göre boşanmaya karar verdi. Bölge adliye mahkemesi gönderilen yol giderinin de yeterli olduğunu belirterek istinafı reddetti; Daire kadının temyizi üzerine kararı onadı.

TMK 164/1 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Terk nedeniyle boşanmada maddi tazminat var, manevi tazminat yok

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 25.01.2024, E. 2023/3960, K. 2024/511

Erkek noter aracılığıyla ihtar göndermiş, yol giderini yatırmış ve anahtarı komşuya bırakmıştı; kadın dönmeyince terk davası açtı. İlk derece mahkemesi ihtarın şekil ve içerik olarak kanuna uygun olduğunu, kadının dönmemekte haklı olduğunu kanıtlayamadığını belirterek 164'e göre boşanmaya karar verdi. Bölge adliye mahkemesi erkek yararına maddi tazminata hükmetti; haklı sebep olmaksızın ortak konuta dönmemenin erkeğin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olmadığı gerekçesiyle manevi tazminatı reddetti. Daire her iki tarafın temyizini yerinde görmeyerek kararı onadı.

TMK 164/2 ile ilgili Yargıtay kararları

TMK 164/2 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Geçerli bir ihtarın şartları ve samimiyet

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 07.03.2024, E. 2023/4147, K. 2024/1593

Bölge adliye mahkemesi, erkeğin noter aracılığıyla gönderdiği ortak konutta yaşama talepli yazıyla kadının bütün kusurlarını affettiğini kabul etmişti. Daire, ihtarın terke dayalı davanın ön şartı olduğunu belirterek geçerlilik unsurlarını sıraladı. Somut yazının, kadının erkeğin ortak konuta girmesi ve çocuklarıyla görüşmesi konusunda sorun yarattığına dair bir bildirim olduğunu, ihtar şartlarını taşımadığını ve affetme iradesi içermediğini belirtti; tarafları eşit kusurlu sayarak kadın lehine tazminatları bozdu.

İhtarın geçerlilik şartlarına haiz olması için; davet edilen konutun adresinin gösterilmesi, dönüş süresinin açıklanması, ihtara uymamanın sonuçlarının belirtilmesi, yol giderlerinin karşılanmış olması ve bu kararın karşı tarafa tebliğ edilmiş olması zorunludur.
TMK 164/2 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Dördüncü ay dolmadan istenen ihtar sonuç doğurmaz

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 15.04.2009, E. 2008/4623, K. 2009/7281

Davacı, eşinin ortak konutu 31.01.2006'da terk ettiğini bildirerek 24.05.2006'da mahkemeden ihtar istemişti. Daire, ihtarın sonuç doğurması için ihtar isteğinden önceki dört ay içinde eşin haklı bir sebep olmaksızın birlik dışında yaşamış olması gerektiğini, terkten itibaren dördüncü ay bitmeden istenen ihtarın geçersiz olduğunu belirterek boşanma kararını bozdu.

İhtarın hukuki sonuç doğurabilmesi için, ihtar isteğinden önceki dört ay içinde, ihtar edilen eşin haklı bir sebep olmaksızın birlik dışında yaşadığının gerçekleşmesi gerekir.
TMK 164/2 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

İhtardan sonra iki ay dolmadan açılan dava reddedilir

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 29.11.2007, E. 2007/2807, K. 2007/16624

Terke dayalı dava, ihtardan sonra kanunun öngördüğü iki aylık süre dolmadan açılmıştı. Daire, ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamayacağını ve ay olarak belirlenen sürenin, başladığı güne son ayda karşılık gelen günde bittiğini belirterek boşanma isteminin reddine ilişkin kararı onadı.

TMK 164/2 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Tebliğden iki ay sonra dava açılabilir; ayrıca dört ay beklenmez

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 16.09.2013, E. 2013/16415, K. 2013/20966

İhtar 11.08.2010'da istenmiş, 27.10.2010'da tebliğ edilmiş, dava 12.01.2011'de açılmıştı. Mahkeme, ihtardan sonra dört ay geçmediği gerekçesiyle davayı reddetmişti. Daire davanın süresinde açıldığını, delillerin 164 çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kararı bozdu.

ihtardan sonra dört ay geçmediğinden bahisle davanın bu gerekçe ile reddi doğru bulunmamıştır.
TMK 164/2 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Yol gideri konutta ödemeli gönderilmeli; iade edilen masrafla ihtar sonuç doğurmaz

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 05.05.2014, E. 2014/8766, K. 2014/10235

Koca eşine ihtar göndermiş ve 100 TL yol giderini konutta ödemeli olarak yollamıştı; ancak kadın adreste bulunamadığı için para ödenememiş ve kocaya iade edilmişti. Daire, ihtarın sonuç doğurması için dönüş, kabul edilmeme hâlinde geri dönüş ve bir günlük iaşe ve ikamet masrafını karşılayacak yol giderinin konutta ödemeli gönderilmesi gerektiğini belirterek kocanın terk davasının kabulünü bozdu.

İhtarın sonuç doğurabilmesi için, ihtar kararı ile tayin olunan müşterek haneye dönüş masrafı ile kabul edilmemesi halinde geri dönüş ve bir günlük iaşe ve ikamet masrafını karşılayacak miktarda yol giderinin konutta ödemeli olarak gönderilmesi gerekir.
TMK 164/2 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Eşin açtığı boşanma davası sürerken gönderilen ihtar samimi değildir

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 10.01.2023, E. 2022/9284, K. 2023/75

Kadının açtığı boşanma davası sürerken koca ihtar göndermiş, ardından terk davası açmıştı. İlk derece mahkemesi, kadının derdest dava nedeniyle ayrı yaşama hakkı bulunduğunu ve dava devam ederken gönderilen ihtarın samimi olmadığını belirterek davayı reddetti; bölge adliye mahkemesi de kadının ayrı yaşamakta haklı olduğunu kabul etti. Kocanın temyizi üzerine Daire kararı onadı.

TMK 164/2 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Terk ihtarı çeken eş önceki kusurları affetmiş sayılır

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 09.01.2017, E. 2015/21712, K. 2017/11

Erkek eşine terk ihtarı tebliğ ettirmiş, daha sonra evlilik birliğinin sarsılmasına dayanan boşanma davası açmıştı; mahkeme davayı kabul etmişti. Daire, terk ihtarı çeken eşin ihtar istek tarihinden önceki kusurlu davranışları affetmiş veya hoşgörmüş sayılacağını, bu olayların boşanma sebebi yapılamayacağını, ihtardan sonra kadına yüklenebilecek yeni bir vakıa da kanıtlanmadığını belirterek kararı bozdu.

Bir eş, terk ihtarı çekmekle eşinin ihtar istek tarihinden önceki kusurlu davranışlarını affetmiş, en azından hoşgörüyle karşılamış olur.

İlgili Maddeler

  • TMK m. 161Zina
  • TMK m. 162Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış
  • TMK m. 163Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme
  • TMK m. 166Evlilik birliğinin sarsılması
  • TMK m. 169Geçici önlemler
  • TMK m. 174Maddî ve manevî tazminat
  • TMK m. 175Yoksulluk nafakası
  • TMK m. 185Birlikte yaşama ve sadakat yükümlülüğü
  • TMK m. 186Konutun seçimi, birliğin yönetimi ve giderlere katılma
  • TMK m. 197Birlikte yaşamaya ara verilmesi
  • TMK m. 236Artık değere katılma

Sıkça Sorulan Sorular

TMK 164, terk nedeniyle boşanmayı düzenleyen maddedir. Eşlerden biri evlilik birliğinin yükümlülüklerinden kaçmak için diğerini terk eder veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmezse, ayrılık en az altı ay sürmüş ve devam ediyorsa ve hâkim ya da noter aracılığıyla yapılan eve dön ihtarı sonuçsuz kalmışsa terk edilen eş boşanma davası açabilir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.