Kısa cevap · TMK 19
TMK 19, yerleşim yerini (eski adıyla ikametgâh) tanımlar ve üç kural içerir. Tanım: yerleşim yeri, bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir. İki unsur birlikte aranır: fiilen oturma ve sürekli kalma niyeti. Teklik kuralı: bir kimsenin aynı zamanda birden çok yerleşim yeri olamaz. İstisna: bu kural ticarî ve sınaî kuruluşlar hakkında uygulanmaz. Maddenin aile hukukundaki karşılığı çok somuttur: TMK 168 uyarınca boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Yargıtay'a göre aile kütüğündeki adres kaydı, aksi sabit oluncaya kadar yerleşim yerine karine oluşturur; bu karine kesin değildir ve aksi ispatlanabilir.
Bu sayfada neler var? (9 bölüm)
Temel kavramlar
- Yerleşim yeri
- Bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yer. Eski terimiyle ikametgâh.
- Oturma (maddî unsur)
- Kişinin bir yerde fiilen bulunması, yaşamını orada sürdürmesi.
- Sürekli kalma niyeti (manevî unsur)
- Kişinin o yerde kalıcı olarak yaşamak istemesi. Dış olgulardan çıkarılır.
- Teklik kuralı
- TMK 19/2: bir kimsenin aynı zamanda birden çok yerleşim yeri olamaz.
- Oturma yeri
- Yerleşim yeri sayılmayan, fiilen bulunulan yer. TMK 20/2'de düzenlenmiştir.
- Adres Kayıt Sistemi
- Kişilerin beyanına dayanan adres kayıtlarının tutulduğu sistem.
- Aksi ispatlanabilen karine
- Yargıtay'a göre adres kaydının değeri budur: kesin karine değildir, aksi kanıtlanabilir.
- Hayatın olağan akışı
- Fiilî karinelerin kaynağı. Yargıtay, eşinden ayrı yaşayan kadının baba evine dönmesini bu ölçüyle değerlendirmiştir.
- Yetki itirazı
- Davanın yetkisiz mahkemede açıldığı iddiası. Boşanmada TMK 168'e göre değerlendirilir.
- Seçim hakkı
- TMK 168'de gösterilen yerlerden birini seçme hakkı davacıya aittir.
- Sosyal ekonomik durum araştırması
- Kolluk veya mahkeme eliyle yapılan inceleme. Yerleşim yerinin ispatında kullanılır.
- Ticarî ve sınaî kuruluşlar
- TMK 19/3'ün istisnası: bunlar bakımından teklik kuralı uygulanmaz.
Bir bakışta TMK 19
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Tanım | Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir. | TMK m. 19/1 |
| İki unsur | Fiilen oturma ve sürekli kalma niyeti birlikte bulunmalıdır. | TMK m. 19/1 |
| Teklik | Bir kimsenin aynı zamanda birden çok yerleşim yeri olamaz. | TMK m. 19/2 |
| İstisna | Teklik kuralı ticarî ve sınaî kuruluşlar hakkında uygulanmaz. | TMK m. 19/3 |
| Boşanmada yetki | Yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. | TMK m. 168 |
| Seçim hakkı | Gösterilen yerlerden birini seçim hakkı davacıya aittir. | 2. HD 19.02.2020 |
| Adres kaydının değeri | Aile kütüğündeki yerleşim yeri kaydı, aksi sabit oluncaya kadar yerleşim yerine karine oluşturur. | 2. HD 19.02.2020 |
| Karinenin niteliği | Adres Kayıt Sistemi kaydı kesin karine teşkil etmez; aksi ispatlanabilen karine niteliğindedir. | 2. HD 25.01.2018 |
| İspat araçları | Nüfus adres bilgileri raporu, tanık beyanları, vekâletname adresi ve sosyal ekonomik durum araştırması birlikte değerlendirilir. | 2. HD 19.02.2020; 15.01.2019 |
| Baba evine dönen kadın | Eşinden ayrı yaşamak durumunda olan kadının başka kalma olanağı yoksa baba evine dönmesi ve burasının yerleşim yeri sayılması hayatın olağan akışına uygundur. | 2. HD 25.01.2018 |
| Kaydı kimin oluşturduğu | Adres kaydının diğer eşin beyanına göre oluşturulmuş olması, kaydın karine değerini zayıflatan bir olgudur. | 2. HD 25.01.2018 |
| Yanlış nitelendirme | Yerleşim yeri doğru belirlendiği hâlde yetkisizlik kararı verilmesi bozma sebebidir. | 2. HD 19.02.2020 |
TMK 19 madde metni
Birinci Kitap: Kişiler Hukuku › Birinci Kısım: Gerçek Kişiler · A. Kişilik — V. Yerleşim yeri — 1. Tanım
Yerleşim yeri: tanım — Madde 19
- (1)İki unsur birlikte aranır: fiilen oturma (maddî unsur) ve sürekli kalma niyeti (manevî unsur). Biri eksikse yerleşim yeri kurulmaz.Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir.
- (2)Teklik kuralı. Kişi birden çok yerde oturabilir; ama hukuken tek bir yerleşim yeri vardır.Bir kimsenin aynı zamanda birden çok yerleşim yeri olamaz.
- (3)İstisna yalnız teklik kuralına yöneliktir: ticarî ve sınaî kuruluşların birden çok yerleşim yeri olabilir.Bu kural ticarî ve sınaî kuruluşlar hakkında uygulanmaz.
Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr. Fıkra numaraları okumayı kolaylaştırmak için eklenmiştir.
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Kaynak | Değişiklik |
|---|---|---|
| 22.11.2001 | 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (RG 08.12.2001, S. 24607; yürürlük: 01.01.2002) | Madde, kanunun ilk metninde "A. Kişilik — V. Yerleşim yeri — 1. Tanım" başlığı altında yer aldı ve bugüne kadar hiç değiştirilmedi. Mülga 743 sayılı Kanun döneminde aynı kurum "ikametgâh" terimiyle düzenlenmişti; 4721 sayılı Kanun terimi yerleşim yeri olarak Türkçeleştirdi. Uygulamada her iki terim de kullanılmaya devam etmektedir. |
| 19.10.2017 | 7039 sayılı Kanun m. 13 (5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 50 değişikliği) | TMK 19 değişmedi; ancak yerleşim yerinin ispatında kullanılan adres bildirimi rejimi değişti. 5490 sayılı Kanun'un 50. maddesi 7039 sayılı Kanun ile yeniden yazıldı; yürürlükteki birinci fıkra "Adres bildiriminde kişilerin yazılı beyanı esas alınır. Bildirim şahsen veya güvenli elektronik imza ile yapılır." biçimindedir. Madde başlığı da "Bildirim yükümlülüğü ve süresi" olarak değiştirilmiştir. Bu nedenle 2018-2020 tarihli kararlarda anılan "aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir" ibaresi, yürürlükteki m. 50/1 metninde yer almaz; karine, kararların gerekçesinde kurulmuştur. |
İki Unsur: Oturma ve Sürekli Kalma Niyeti
TMK 19/1'in tanımı kısa ama iki unsurludur: "Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir."
- Maddî unsur — oturma. Kişinin o yerde fiilen bulunması, yaşamını orada sürdürmesi gerekir. Yalnız nüfus kaydında görünmek yeterli değildir.
- Manevî unsur — sürekli kalma niyeti. Kişinin o yerde kalıcı olarak yaşamak istemesi gerekir. Niyet içsel bir olgudur; bu nedenle mahkemeler onu dış olgulardan çıkarır.
Niyet nasıl anlaşılır? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin uygulamasında şu olgular birlikte değerlendirilir:
- Nüfus müdürlüğüne ait adres bilgileri raporu;
- Tanık beyanları;
- Dosyaya sunulan vekâletname adresi;
- Yapılan sosyal ekonomik durum araştırması;
- Kişinin işi ve geliri, çocuklarının okulu, yaşam düzeni.
Bir kararda Daire, "Herhangi bir işi ve geliri olmayan davacı kadının sürekli kalma niyeti ile" baba evine geldiğini kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 25.01.2018, E. 2016/9751, K. 2018/1095). Yani niyet, kişinin somut yaşam koşullarından çıkarılmaktadır.
Teklik kuralı (TMK 19/2). Bir kimsenin aynı zamanda birden çok yerleşim yeri olamaz. Kişi iki şehirde ev sahibi olabilir, dönüşümlü kalabilir; ama hukuken yerleşim yeri tektir. Uyuşmazlık hâlinde mahkeme, iki unsuru birlikte hangi yerde gördüğüne göre seçim yapar.
İstisna (TMK 19/3). Teklik kuralı ticarî ve sınaî kuruluşlar hakkında uygulanmaz. Bu kuruluşların birden çok yerleşim yeri bulunabilir. İstisna yalnız ikinci fıkraya yöneliktir; tanımı değiştirmez.
Yerleşim yeri ile oturma yeri aynı şey değildir. Bir yerde bulunmak, orayı yerleşim yeri yapmaz. Kanun, önceki yerleşim yeri belli olmayan veya yurt dışındaki yerleşim yerini bırakıp Türkiye'de henüz yerleşim yeri edinmemiş kişiler için ayrı bir kural koymuştur (TMK 20). Öğretim, sağlık, bakım veya ceza kurumunda bulunmanın yeni yerleşim yeri edinme sonucu doğurmaması da ayrıca düzenlenmiştir (TMK 22).
Nüfustaki Adres Kaydı Yerleşim Yerini Kanıtlar mı?
Bu, uygulamada en çok tartışılan sorudur. Yargıtay'ın yanıtı iki aşamalıdır.
Birinci aşama: kayıt karine oluşturur. 2. Hukuk Dairesi yerleşik formülünde şöyle demektedir: adres bildiriminde kişilerin yazılı beyanları esas alındığından, "aile kütüğünde yer alan yerleşim yeri adresine ilişkin kayıt, aksi sabit oluncaya kadar yerleşim yerine karine oluşturur" (Yargıtay 2. HD, 19.02.2020, E. 2020/100, K. 2020/1272). Yani kural olarak nüfustaki adrese itibar edilir ve ispat yükü, aksini ileri sürene geçer.
İkinci aşama: bu karine kesin değildir. Aynı Daire başka bir kararında bunu açıkça söylemiştir: Adres Kayıt Sistemi'ndeki kayıt beyana dayalı olarak oluşturulmakta olup "yerleşim yerine kesin karine teşkil etmez"; buradaki kayıt "aksi ispatlanabilen karine niteliğindedir" (Yargıtay 2. HD, 25.01.2018, E. 2016/9751, K. 2018/1095).
[DIKKAT_BOX]Bu iki cümle çelişmez, birbirini tamamlar. Kayıt başlangıç noktasıdır: aksi kanıtlanmadıkça geçerlidir. Ama kapatıcı değildir: tanık, kolluk araştırması, vekâletname adresi ve yaşam olguları kaydın aksini gösterebilir. Bu nedenle yetki itirazını yalnız MERNİS çıktısına dayandırmak yetersiz kalabilir.[/DIKKAT_BOX]
Kaydı kimin oluşturduğu önemlidir. Bir kararda Daire, dosyadaki adres kaydının davalı erkeğin beyanına göre oluşturulduğunu ayrıca vurgulamıştır (Yargıtay 2. HD, 25.01.2018, E. 2016/9751, K. 2018/1095). Nitekim adres bildirimi, aynı adreste oturan ailenin ergin fertleri veya vekâletname ibraz edenler tarafından da yapılabilmektedir. Dolayısıyla kaydın kimin beyanıyla oluştuğu, karinenin ağırlığını etkileyen bir olgudur.
Bir fiilî karine: baba evine dönen kadın. 2. Hukuk Dairesi, eşinden ayrı yaşamak durumunda olan kadının "başka bir yerde kalma olanağı bulunmadığı takdirde babaevine dönmesi ve burasının yerleşim yeri sayılması"nın "hayatın olağan akışına uygun" düştüğünü belirtmiş; bu fiilî karinenin aksini gerektiren delil bulunmadığını saptamıştır (Yargıtay 2. HD, 25.01.2018, E. 2016/9751, K. 2018/1095). Karar bu noktada Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 06.06.2007 tarihli ve 331-332 sayılı kararına atıf yapmaktadır (künye kararda geçtiği hâliyle aktarılmıştır).
Mevzuat notu. Kararların dayanak gösterdiği 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 50. maddesi, 7039 sayılı Kanun ile 19.10.2017'de yeniden yazılmıştır. Yürürlükteki birinci fıkra "Adres bildiriminde kişilerin yazılı beyanı esas alınır. Bildirim şahsen veya güvenli elektronik imza ile yapılır." biçimindedir; kararlarda anılan "aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir" ibaresi bu metinde bulunmamaktadır. Karine, kanun metninden değil kararların gerekçesinden doğmaktadır. Dilekçede bu ayrımı gözetmek, karşı tarafın metne dayalı itirazını önler.
Boşanma Davası Nerede Açılır? TMK 19 ile TMK 168 İlişkisi
TMK 19'un aile hukukundaki en görünür sonucu yetki kuralıdır. TMK 168 şöyledir: "Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir."
Bu hüküm üç ayrı yer gösterir:
- Davacının yerleşim yeri;
- Davalının yerleşim yeri;
- Davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer.
Seçim hakkı davacıya aittir. Yargıtay bunu açıkça söylemektedir: "Gösterilen yerlerden birini seçim hakkı davacıya aittir." Davacı seçimini kendi oturduğu yerden yana kullanmışsa dava doğru yerde açılmıştır ve davalının yetki itirazının reddi ile işin esasının incelenmesi gerekir (Yargıtay 2. HD, 19.02.2020, E. 2020/100, K. 2020/1272).
[DIKKAT_BOX]Sık yapılan hata: mahkemeler kimi zaman tarafların "son altı ay birlikte oturdukları yer" başka bir il olduğu için yetkisizlik kararı vermektedir. Yargıtay bunu hatalı nitelendirme saymaktadır; çünkü TMK 168 üç yeri seçenek olarak sunar, sıralama yapmaz. Davacı kendi yerleşim yerini seçmişse, birlikte oturulan yerin başka bir il olması yetkisizlik sebebi değildir.[/DIKKAT_BOX]
Uygulamadaki tipik akış. Yargıtay kararlarında tekrar eden şablon şudur:
- Davacı, kendi yerleşim yerindeki aile mahkemesinde boşanma davası açar;
- Davalı yetki itirazında bulunur;
- Mahkeme, davacının o yerde sürekli kalma niyetiyle oturmadığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı verir;
- Yargıtay, adres kaydı karinesini ve dosyadaki delilleri (tanık, kolluk araştırması, vekâletname adresi) değerlendirerek davacının yerleşim yerinin o yer olduğunu saptar ve aksinin kanıtlanamadığını belirterek kararı bozar.
Yetki kesin yetki midir? TMK 168'deki yetki kesin yetki değildir. Bu nedenle yetki itirazı süresinde ileri sürülmezse, dava açıldığı mahkemede görülmeye devam eder. Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, velayetin düzenlenmesine ilişkin bir yargı yeri belirleme kararında da aynı mantığı işletmiş; kesin ve özel yetki kuralı bulunmadığı ve süresinde yetki itirazında bulunulmadığı gerekçesiyle davanın ilk açıldığı mahkemede görülüp sonuçlandırılması gerektiğini belirtmiştir (TMK 21 sayfasındaki karta bakınız).
Pratik sonuç. Davacı bakımından yerleşim yeri seçimi bir strateji konusudur: kendi bulunduğu yerde dava açmak, tanıkların ve delillerin bulunduğu yerde yargılama yapılmasını sağlar. Buna karşılık yerleşim yerinin yapay biçimde oluşturulduğu iddiası karşı tarafça ileri sürülebilir; bu iddia kolluk araştırması ve tanık beyanlarıyla incelenir.
TMK 19 Yargıtay kararları
Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 2 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve ilgili oldukları fıkraya göre gruplandı. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.
Karar seçimi hakkında
Bu sayfadaki iki karar birlikte okunmalıdır: birincisi adres kaydının karine oluşturduğunu, ikincisi bu karinenin kesin olmadığını söyler. İkisi çelişmez; ispat yükünün nerede olduğunu ve nasıl yer değiştirdiğini gösterir. Her iki karar da oybirliğiyle alınmıştır. Kararların dayanak gösterdiği 5490 sayılı Kanun'un 50. maddesinin 2017'de yeniden yazıldığı ve "aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir" ibaresinin yürürlükteki metinde bulunmadığı sayfada ayrıca belirtilmiştir. Adres Kayıt Sistemi Yönetmeliği'nin resmî metnine erişilemediğinden, bu düzenlemenin içeriği hakkında kararlarda geçenin ötesinde bir açıklama yapılmamıştır.
TMK 19/1 ile ilgili Yargıtay kararları
TMK 19/1 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Aile kütüğündeki yerleşim yeri kaydı aksi sabit oluncaya kadar karine oluşturur; TMK 168'de gösterilen yerlerden birini seçim hakkı davacıya aittir
Olay: Davacı erkek, bulunduğu ilçenin asliye hukuk (aile) mahkemesinde evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanma davası açmıştır. Davalı kadının yetki itirazı üzerine mahkeme, davacının o ilçede sürekli kalmak niyetiyle oturmadığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiş ve dosyayı başka bir ildeki nöbetçi aile mahkemesine göndermiştir.
Karar: Daire, boşanma ve ayrılık davalarında yetkili mahkemenin eşlerden birinin yerleşim yeri ya da davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi olduğunu (TMK 168); yerleşim yerinin ise bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yer olduğunu (TMK 19/1) belirtmiştir. Adres bildiriminde kişilerin yazılı beyanlarının esas alınmasından hareketle, aile kütüğünde yer alan yerleşim yeri adresine ilişkin kaydın aksi sabit oluncaya kadar yerleşim yerine karine oluşturduğunu saptamıştır. Somut olayda nüfus müdürlüğüne ait adres bilgileri raporu, tanık beyanları ve sosyal ekonomik durum araştırmasının davacının dava tarihindeki yerleşim yerini gösterdiğini, bunun aksinin kanıtlanamadığını belirlemiştir. TMK 168'de gösterilen yerlerden birini seçim hakkının davacıya ait olduğunu, davacının seçimini kendi oturduğu yerden yana kullandığına göre davanın doğru yerde açıldığını vurgulamış; yetki itirazının reddi ile işin esasının incelenmesi gerekirken hatalı nitelendirme ile yetkisizlik kararı verilmesini bozma sebebi saymıştır.
“Şu halde, aile kütüğünde yer alan yerleşim yeri adresine ilişkin kayıt, aksi sabit oluncaya kadar yerleşim yerine karine oluşturur. ... Gösterilen yerlerden birini seçim hakkı davacıya aittir. Davacı, seçimini kendi oturduğu yerden yana kullandığına göre, dava doğru yerde açılmıştır.”
Ne anlama geliyor?
Nüfustaki adres, yerleşim yerinin başlangıç noktasıdır; davacı üç yerden birini seçebilir ve mahkeme bu seçime müdahale edemez.
Not: Karar OYBİRLİĞİYLE alınmıştır. Aynı formül 2. HD'nin 15.01.2019 tarihli ve E. 2018/7983, K. 2019/179 sayılı kararı ile 19.04.2018 tarihli ve E. 2016/24498, K. 2018/5253 sayılı kararlarında da aynen tekrarlanmıştır; bu kararlarda vekâletname adresi de bir ispat aracı olarak sayılmıştır. Yer adları ve kişi bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 19/1 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Adres Kayıt Sistemi kaydı kesin karine değildir; eşinden ayrı yaşamak durumunda olan kadının baba evine dönmesi ve burasının yerleşim yeri sayılması hayatın olağan akışına uygundur
Olay: Eşler evlendikten sonra bir ilçede oturmuş; aralarında sorun çıkması üzerine kadın buradan ayrılarak 2014 yılı Eylül ayından beri baba evinde kalmaya başlamıştır. Kadın, baba evinin bulunduğu yerde boşanma davası açmış; mahkeme yetkisizlik kararı vermiştir. Dosyadaki adres kaydı davalı erkeğin beyanına göre oluşturulmuştur.
Karar: Daire, yerleşim yerinin sürekli kalma niyetiyle oturulan yer olduğunu belirterek, herhangi bir işi ve geliri olmayan davacı kadının sürekli kalma niyeti ile baba evine geldiğinin gerçekleştiğini saptamıştır. Adres Kayıt Sistemi'nde bulunan yerleşim yerine ilişkin kaydın beyana dayalı olarak oluşturulduğunu, bu nedenle yerleşim yerine kesin karine teşkil etmediğini ve aksi ispatlanabilen karine niteliğinde olduğunu vurgulamıştır. Dosyadaki kaydın davalı erkeğin beyanına göre oluşturulduğuna ayrıca işaret etmiştir. Eşinden ayrı yaşamak durumunda olan kadının başka bir yerde kalma olanağı bulunmadığı takdirde baba evine dönmesinin ve burasının yerleşim yeri sayılmasının hayatın olağan akışına uygun düştüğünü; bu fiilî karinenin aksinin kabulünü gerektirecek delil bulunmadığını belirtmiştir. Sonuç olarak kadının kendi yerleşim yerinde de boşanma davası açabileceğini ve davanın orada açıldığını saptayarak yetkisizlik kararını bozmuştur.
Karardan alıntı (aç)(kapat)
“Adres Kayıt Sisteminde bulunan yerleşim yerine ilişkin kayıt, beyana dayalı olarak oluşturulmakta olup, yerleşim yerine kesin karine teşkil etmez. Buradaki kayıt, aksi ispatlanabilen karine niteliğindedir. ... Eşinden ayrı yaşamak durumunda olan kadının, başka bir yerde kalma olanağı bulunmadığı takdirde babaevine dönmesi ve burasının yerleşim yeri sayılması "hayatın olağan akışına uygun" düşer.”
Ne anlama geliyor?
MERNİS kaydı tek başına belirleyici değildir; kaydı karşı taraf oluşturmuşsa ve yaşam olguları başka yeri gösteriyorsa karine çürütülebilir.
Not: Karar OYBİRLİĞİYLE alınmıştır. Kararda fiilî karine bakımından Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 06.06.2007 tarihli ve 331-332 sayılı kararına atıf yapılmış olup künye, kararda geçtiği hâliyle aktarılmıştır. Kararda Adres Kayıt Sistemi Yönetmeliği'nin 13/1. maddesine yapılan gönderme kaynak metinde dizgi hatasıyla yer almaktadır.
TMK 19 ile ilgili maddeler
Uygulamada dikkat edilecekler
Pratik notlar
- 1.Yerleşim yerini iki unsurla test edin: kişi orada fiilen oturuyor mu ve sürekli kalma niyeti var mı?
- 2.Niyeti dış olgulardan kurun: iş, gelir, çocukların okulu, kira sözleşmesi, fatura, yaşam düzeni.
- 3.Bir kimsenin aynı zamanda birden çok yerleşim yeri olamayacağını; teklik kuralının ticarî ve sınaî kuruluşlarda uygulanmadığını gözetin.
- 4.Boşanmada TMK 168'in üç yer gösterdiğini ve seçim hakkının davacıya ait olduğunu dilekçenizde açıkça yazın.
- 5.Mahkemenin "son altı ay birlikte oturulan yer" gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermesini hatalı nitelendirme olarak temyiz edin.
- 6.Nüfustaki adres kaydını başlangıç noktası sayın; ancak kesin karine olmadığını bilin.
- 7.Adres kaydının kimin beyanına göre oluşturulduğunu araştırın; karşı tarafın beyanıyla oluşmuşsa bunu ayrıca vurgulayın.
- 8.Karineyi çürütmek için tanık, kolluk araştırması, sosyal ekonomik durum raporu ve vekâletname adresini birlikte sunun.
- 9.Eşinden ayrılıp baba evine dönen kadın bakımından hayatın olağan akışına dayanan fiilî karineyi ileri sürün.
- 10.Bu fiilî karineyi ileri sürerken "başka bir yerde kalma olanağı bulunmadığı" olgusunu dosyaya koyun.
- 11.Yetki itirazını süresinde ileri sürün; TMK 168'deki yetki kesin yetki değildir ve süresi geçerse itiraz dinlenmez.
- 12.Dava tarihindeki durumu esas alın: yerleşim yeri dava tarihine göre belirlenir, sonraki taşınma sonucu değiştirmez.
- 13.Dilekçede karineyi kanun metnine değil kararlara dayandırın; 5490 m. 50 2017'de yeniden yazılmıştır.
- 14.Öğretim, sağlık, bakım veya ceza kurumunda bulunma hâlinde TMK 22'yi; velayet ve vesayet hâllerinde TMK 21'i ayrıca inceleyin.
- 15.Yerleşim yerinin yapay biçimde oluşturulduğu iddiasına karşı, o yerde yaşamın sürdüğünü gösteren belgeleri hazır tutun.
Sıkça Sorulan Sorular
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.