Kısa cevap · TMK 23
TMK 23, kişiliğin korunmasına ilişkin bölümün ilk hükmüdür ve üç kural içerir. Birinci kural: kimse, hak ve fiil ehliyetlerinden kısmen de olsa vazgeçemez. İkinci kural: kimse özgürlüklerinden vazgeçemez veya onları hukuka ya da ahlâka aykırı olarak sınırlayamaz. Üçüncü kural: yazılı rıza üzerine insan kökenli biyolojik maddelerin alınması, aşılanması ve nakli mümkündür; ancak biyolojik madde verme borcu altına girmiş olandan edimini yerine getirmesi istenemez ve maddî ve manevî tazminat isteminde bulunulamaz. Hükmün uygulamadaki en güçlü yansıması şudur: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, TMK 23'ün birinci fıkrasına dayanarak peşin imzalanan "dava açmayacağım" beyanının geçersiz olduğuna karar vermiştir. Aynı ilke — doğmayan haktan feragat olmaz — aile hukukunda mal rejimi tasfiyesi bakımından da işletilmiştir.
Bu sayfada neler var? (9 bölüm)
Temel kavramlar
- Hak ehliyeti
- Haklara ve borçlara sahip olabilme yeteneği. TMK 8'de düzenlenmiştir.
- Fiil ehliyeti
- Kendi fiiliyle hak edinip borç altına girebilme yeteneği. TMK 9'da düzenlenmiştir.
- Vazgeçme yasağı
- TMK 23/1: ehliyetten kısmen de olsa vazgeçilemez. Emredici bir yasaktır.
- Aşırı sınırlama
- Özgürlüğün hukuka ya da ahlâka aykırı biçimde daraltılması. TMK 23/2 ile yasaklanmıştır.
- Doğmayan haktan feragat
- Henüz doğmamış bir haktan vazgeçme. Yargıtay uygulamasında hukuki sonuç doğurmaz.
- Feragat
- Davacının netice-i talebinden vazgeçmesi. Yalnız davadan değil, o dava ile istenen haktan da vazgeçmedir.
- Açık, kesin ve koşulsuz feragat
- HGK'ya göre feragatin kanunen taşıması gereken üç niteliktir.
- Mahkeme içi ikrar
- Yargılama sırasında yapılan ve kesin delil oluşturan kabul. Feragat gerekçesiyle karıştırılmamalıdır.
- Biyolojik madde
- İnsan kökenli doku, organ ve benzeri maddeler. TMK 23/3'ün konusudur.
- Yazılı rıza
- TMK 23/3'ün şekil şartı. Sözlü rıza yeterli değildir.
- Edimin ifası istenemez
- TMK 23/3: biyolojik madde verme sözü hukuken zorlanabilir bir borç doğurmaz.
- Kişiliğin korunması
- TMK 23-25'i kapsayan bölüm. TMK 23 içe karşı, TMK 24-25 dışa karşı korumadır.
Bir bakışta TMK 23
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Birinci yasak | Kimse, hak ve fiil ehliyetlerinden kısmen de olsa vazgeçemez. | TMK m. 23/1 |
| İkinci yasak | Kimse özgürlüklerinden vazgeçemez veya onları hukuka ya da ahlâka aykırı olarak sınırlayamaz. | TMK m. 23/2 |
| Biyolojik madde | Yazılı rıza üzerine insan kökenli biyolojik maddelerin alınması, aşılanması ve nakli mümkündür. | TMK m. 23/3 |
| Biyolojik maddede ifa | Borç altına girmiş olandan edimini yerine getirmesi istenemez. | TMK m. 23/3 |
| Biyolojik maddede tazminat | Maddî ve manevî tazminat isteminde bulunulamaz. | TMK m. 23/3 |
| Peşin feragat | TMK 23/1 uyarınca doğmayan haktan feragat olmayacağı ilkesi gereği peşin imzalanan dava hakkından feragat geçersizdir. | 5. HD 20.11.2025 |
| Somut sonuç | "Dava açmayacağımı ve muvafakat ettiğimi beyan ederim" biçimindeki imzalı dilekçe, dava hakkını ortadan kaldırmaz. | 5. HD 20.11.2025 |
| Mal rejiminde | Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihte sona erdiğinden, bu tarihten önceki feragatin sonraki tasfiye davasına etkisi yoktur. | HGK 21.02.2018 (oy çokluğu) |
| Feragatin nitelikleri | Davadan feragatin açık, kesin ve koşulsuz olması kanun gereğidir. | HGK 21.02.2018 |
| Yorum kuralı | Açık bir irade beyanı olmadan davadan feragat edildiği sonucu çıkarılamaz. | HGK 21.02.2018 (YİBBGK 1987/5'e atfen) |
| Feragatin kapsamı | Feragat yalnız mevcut davadan değil, o dava ile istenen haktan da vazgeçmedir; hak tamamen düşer. | HGK 21.02.2018 |
| TMK 23 ile ilişki | Özel Daire, TMK 23'ün kişiliğin korunmasıyla ilgili olduğunu; doğmamış haktan feragat ilkesinin bunun dışında genel kural olarak uygulandığını belirtmiştir. | HGK 21.02.2018 içindeki 8. HD bozma gerekçesi |
TMK 23 madde metni
Birinci Kitap: Kişiler Hukuku › Birinci Kısım: Gerçek Kişiler · B. Kişiliğin korunması — I. Vazgeçme ve aşırı sınırlamaya karşı
Vazgeçme ve aşırı sınırlamaya karşı — Madde 23
- (1)"Kısmen de olsa" ibaresi önemlidir: ehliyetin bir parçasından vazgeçmek de yasaktır. Yasak emredicidir; aksine sözleşme geçersizdir.Kimse, hak ve fiil ehliyetlerinden kısmen de olsa vazgeçemez.
- (2)İki ayrı yasak: tümüyle vazgeçme ve aşırı (hukuka/ahlâka aykırı) sınırlama. Ölçülü ve meşru sınırlamalar geçerli kalabilir.Kimse özgürlüklerinden vazgeçemez veya onları hukuka ya da ahlâka aykırı olarak sınırlayamaz.
- (3)Rıza yazılı olmalıdır. Verilen söz hukuken zorlanabilir bir borç doğurmaz; vazgeçme hâlinde tazminat da istenemez.Yazılı rıza üzerine insan kökenli biyolojik maddelerin alınması, aşılanması ve nakli mümkündür. Ancak, biyolojik madde verme borcu altına girmiş olandan edimini yerine getirmesi istenemez; maddî ve manevî tazminat isteminde bulunulamaz.
Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr. Fıkra numaraları okumayı kolaylaştırmak için eklenmiştir.
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Kaynak | Değişiklik |
|---|---|---|
| 22.11.2001 | 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (RG 08.12.2001, S. 24607; yürürlük: 01.01.2002) | Madde, kanunun ilk metninde "B. Kişiliğin korunması — I. Vazgeçme ve aşırı sınırlamaya karşı" başlığı altında yer aldı ve bugüne kadar hiç değiştirilmedi. Mülga 743 sayılı Kanun'da da ehliyetten ve özgürlükten vazgeçme yasağı bulunuyordu; 4721 sayılı Kanun'un getirdiği yenilik üçüncü fıkradır: insan kökenli biyolojik maddelere ilişkin rıza, ifa ve tazminat rejimi ilk kez bu maddede düzenlenmiştir. |
Birinci Fıkra: Ehliyetten Vazgeçilemez
TMK 23/1 kısa ve emredicidir: "Kimse, hak ve fiil ehliyetlerinden kısmen de olsa vazgeçemez."
"Kısmen de olsa" ibaresi belirleyicidir. Yasak yalnız ehliyetin tümünden vazgeçmeye değil, bir parçasından vazgeçmeye de yöneliktir. Kişi "şu haktan, şu dava hakkından, şu işlem yapma yetkisinden peşinen vazgeçiyorum" diyerek kendini bağlayamaz.
Hangi iki ehliyet?
- Hak ehliyeti: haklara ve borçlara sahip olabilme yeteneği (TMK 8).
- Fiil ehliyeti: kendi fiiliyle hak edinip borç altına girebilme yeteneği (TMK 9).
Yaptırımı nedir? Hüküm emredici olduğundan, ehliyetten vazgeçme yönündeki beyan veya sözleşme geçersizdir. Karşı taraf buna dayanamaz; mahkeme beyana hukuki sonuç bağlamaz.
En güçlü uygulama: peşin "dava açmayacağım" beyanı. Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin önüne gelen olayda bir kadastro uygulamasından önce ilgililere "yapılan düzeltmeye karşı herhangi bir dava açmayacağını ve yapılan düzeltmeye muvafakat ettiğimi beyan ederim" biçiminde imzalı dilekçeler verdirilmiş; uygulama sonucunda taşınmazın yüzölçümü ciddi biçimde azalmıştı. Yerel mahkeme bu muvafakatnamelere dayanarak davayı reddetmişti.
Daire, kendi bozma kararında şu sonuca varmıştır: TMK 23/1 hükmü uyarınca doğmayan haktan feragat olmayacağı ilkesi gereği, imzalanan dilekçelerle yapılan dava hakkına ilişkin feragat geçersizdir; işin esasına girilmesi gerekir. Mahkeme bozmaya uymuş, Daire kararı oy birliğiyle onamıştır (Yargıtay 5. HD, 20.11.2025, E. 2025/1325, K. 2025/15024).
Sınır: doğmuş haktan vazgeçilebilir. Yasak ehliyete yöneliktir, somut ve doğmuş bir hakka değil. Doğmuş bir alacaktan feragat etmek, sulh yapmak veya bir davadan vazgeçmek kural olarak geçerlidir. Ayrım şudur: hak doğmuş mu? Doğmuşsa vazgeçme geçerli, doğmamışsa geçersizdir.
Aile Hukukunda: Doğmayan Haktan Feragat ve Mal Rejimi
İlkenin aile hukukundaki en önemli uygulaması mal rejiminin tasfiyesi bakımından ortaya çıkar. Soru şudur: eş, boşanma davası sırasında mal rejimi davasından feragat etmişse, sonraki boşanma ve tasfiye davasında bu feragat onu bağlar mı?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun önüne gelen olay. Kadın 2006'da bir boşanma davası açmış, aynı dilekçeyle mal rejimine ilişkin istemlerde de bulunmuştu. 2007'de her iki davadan da feragat etmiş, karar temyiz edilmeksizin kesinleşmişti. Daha sonra 2008'de açılan ikinci boşanma davası kabulle sonuçlanmış ve kesinleşmişti. Kadın bunun ardından mal rejiminden kaynaklanan alacak davası açtı; yerel mahkeme, önceki feragate dayanarak davayı reddetti.
Kurul'un çözümü zamana dayanır. TMK 225/2 uyarınca eşler arasındaki mal rejimi, kabulle sonuçlanan boşanma davasının açıldığı tarihte sona erer. Somut olayda bu tarih 2008'dir. Feragat ise 2007'de, yani mal rejimi henüz sona ermeden yapılmıştır. Kurul bu nedenle, feragat beyanının "doğmamış haktan feragatin hukuki sonuç doğurmayacağına ilişkin kural gereğince" eldeki davaya bir etkisi bulunmadığını kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 21.02.2018, E. 2017/1673, K. 2018/251, oy çokluğuyla).
İkinci gerekçe: feragat açık, kesin ve koşulsuz olmalıdır. Kurul, feragatin niteliği üzerinde ayrıca durmuştur:
- Feragat, yalnız mevcut davadan değil, o dava ile istenen haktan da vazgeçme anlamına gelir; feragate konu hak tamamen düşer ve bir daha dava konusu yapılamaz.
- Buna karşılık feragatin kesin hükmün sonuçlarını doğurucu nitelikte olması nedeniyle açık, kesin ve koşulsuz olması kanun gereğidir.
- Kurul, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 22.05.1987 tarihli ve E. 1986/4, K. 1987/5 sayılı kararının gerekçesine atıfla, açık bir irade beyanı olmadan davadan feragat edildiği sonucunun çıkarılamayacağını hatırlatmıştır.
Üçüncü gerekçe: ikrar değil, feragatin gerekçesi. Kadının dilekçesinde yer alan "bu mallarda hakkım yok" yönündeki sözler mahkeme içi ikrar sayılmamıştır. Kurul, kadının eşiyle tekrar birlikte yaşamaya başlaması nedeniyle evlilik birliğinin yürütülmesini sağlamak amacıyla davasından vazgeçtiğini; bu davranışın genel hayat tecrübelerine uygun olduğunu; bu nedenle beyanın klasik anlamda ikrar değil feragatin gerekçesine ilişkin açıklama niteliğinde olduğunu benimsemiştir.
Uygulamada ne anlama gelir? Boşanma davasıyla birlikte açılan mal rejimi davasından feragat etmek, ileride kesinleşecek bir boşanmaya dayanan tasfiye hakkını ortadan kaldırmaz; çünkü o hak henüz doğmamıştır. Buna karşılık boşanma kesinleştikten sonra yapılan bir feragat, artık doğmuş bir haktan vazgeçme olacağından sonuç doğurur. Ayrım tarihtedir.
İkinci ve Üçüncü Fıkra: Özgürlük ve Biyolojik Maddeler
İkinci fıkra: özgürlükler. Hüküm iki ayrı yasak koyar: "Kimse özgürlüklerinden vazgeçemez veya onları hukuka ya da ahlâka aykırı olarak sınırlayamaz."
- Vazgeçme yasağı mutlaktır: özgürlükten tümüyle vazgeçmek her hâlde geçersizdir.
- Sınırlama yasağı ise niteliklidir: yasak, "hukuka ya da ahlâka aykırı" sınırlamalara yöneliktir. Dolayısıyla kanunun izin verdiği, ölçülü ve meşru bir amaca dayanan sınırlamalar geçerliliğini koruyabilir.
Ölçü nedir? Kanun tek tek sayım yapmamış, hukuka ve ahlâka aykırılık ölçütünü koymuştur. Bu ölçüt somutlaştırılırken TMK 2'deki dürüstlük kuralı ve TMK 4'teki hâkimin takdir yetkisi birlikte işler (TMK 2, TMK 4). Değerlendirmede tipik ölçütler şunlardır: sınırlamanın süresi, konusu, kapsamı ve kişiye bıraktığı hareket alanı.
Üçüncü fıkra: insan kökenli biyolojik maddeler. Bu fıkra 4721 sayılı Kanun'un getirdiği bir yeniliktir ve üç ayrı kural içerir.
| Kural | İçerik |
|---|---|
| İzin | Yazılı rıza üzerine insan kökenli biyolojik maddelerin alınması, aşılanması ve nakli mümkündür |
| İfa edilemezlik | Biyolojik madde verme borcu altına girmiş olandan edimini yerine getirmesi istenemez |
| Tazminat yasağı | Maddî ve manevî tazminat isteminde bulunulamaz |
Rıza yazılı olmalıdır. Fıkra bir şekil şartı getirmiştir; sözlü rıza yeterli değildir. Bu şart, kişinin iradesinin belgelenmesini ve her an denetlenebilir olmasını sağlar.
Verilen söz zorlanamaz. Fıkranın en özgün yanı budur: kişi biyolojik madde vermeyi taahhüt etmiş olsa bile, ondan edimin ifası istenemez. Yani böyle bir taahhüt, hukuken zorlanabilir bir borç doğurmaz. Kişi son ana kadar kararından dönebilir.
Dönmenin yaptırımı yoktur. Dahası, vazgeçme hâlinde karşı taraf maddî ve manevî tazminat da isteyemez. Kanun böylece kişiyi hem zorlamaya hem de parasal baskıya karşı korumuştur. Bu, TMK 23'ün bütünündeki mantığın en açık ifadesidir: kişiliğe ilişkin kararlar, sözleşme baskısıyla elinden alınamaz.
TMK 23 ile TMK 24-25 arasındaki yer bölüşümü. TMK 23 kişiyi kendi beyanına karşı korur: ehliyetinden veya özgürlüğünden vazgeçmesini engeller. TMK 24 ve 25 ise kişiyi başkalarının saldırısına karşı korur ve dava yollarını gösterir (TMK 24, TMK 25). Üçü birlikte "Kişiliğin korunması" bölümünü oluşturur.
TMK 23 Yargıtay kararları
Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 2 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve ilgili oldukları fıkraya göre gruplandı; Hukuk Genel Kurulu kararları bulundukları grubun başında yer alır. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.
Karar seçimi hakkında
Bu sayfadaki iki kararda da TMK 23 ile "doğmayan haktan feragat" ilkesi birlikte işletilmiştir; ancak ilişkilendirme biçimi farklıdır. 5. Hukuk Dairesi ilkeyi doğrudan TMK 23/1'e dayandırmış, Hukuk Genel Kurulu kararında aktarılan Özel Daire gerekçesi ise TMK 23'ün kişiliğin korunmasıyla ilgili olduğunu belirtip ilkeyi ayrı bir genel kural olarak temellendirmiştir. Bu ayrım kart notlarında gösterilmiştir. Onama kararı oy birliğiyle, Hukuk Genel Kurulu kararı oy çokluğuyla alınmıştır; ikinci kararda azınlık görüşünün ne olduğu da belirtilmiştir. TMK 23/3'e ilişkin yayımlanmış bir Yargıtay kararına rastlanmadığından, bu fıkra yalnız kanun metnine dayanılarak açıklanmıştır.
TMK 23/1 ile ilgili Yargıtay kararları
TMK 23/1 · Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
TMK 23/1 uyarınca doğmayan haktan feragat olmayacağı ilkesi gereği, peşin imzalatılan "dava açmayacağım" beyanıyla yapılan dava hakkından feragat geçersizdir
Olay: Mirasbırakan, tapu kaydına güvenerek belirli bir yüzölçümü üzerinden bir taşınmaz satın almıştır. Yıllar sonra kadastro müdürlüğü tarafından düzeltme çalışması yapılacağı bildirilerek mirasçılardan imza karşılığı muvafakatname alınmış; dilekçelerde "yapılan düzeltmeye karşı herhangi bir dava açmayacağını ve yapılan düzeltmeye muvafakat ettiğimi beyan ederim" ifadesi yer almıştır. Düzeltme sonucunda taşınmazın yüzölçümü önemli ölçüde azalmıştır. Mirasçılar uğradıkları zararın tazminini istemiş; yerel mahkeme muvafakatnamelere dayanarak davayı reddetmiştir.
Karar: Daire, kendi bozma kararında, TMK 23'ün "Kimse, hak ve fiil ehliyetlerinden kısmen de olsa vazgeçemez" hükmü uyarınca doğmayan haktan feragat olmayacağı ilkesinden hareket etmiştir. Buna göre davacılar tarafından imzalanan dilekçelerle yapılan dava hakkına ilişkin feragatin geçersiz olduğunu; kadastro işlemleri sırasında yapılan hata sonucu tapu sicilinin hatalı oluşması nedeniyle Devletin sorumluluğuna ilişkin koşulların oluştuğunu saptamıştır. İşin esasına girilerek taşınmazın gerçek değerinin tespiti için rapor alınması gerektiğini belirterek red kararını bozmuştur. Mahkeme bozmaya uyarak davayı kısmen kabul etmiş; Daire, kararın bozmaya uygun olduğunu ve hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığını belirterek kararı onamıştır.
“4721 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesine göre, "Kimse, hak ve fiil ehliyetlerinden kısmen de olsa vazgeçemez." hükmü uyarınca doğmayan haktan feragat olmayacağı ilkesi uyarınca davacılar tarafından imzalanan 27.02.2009 tarihli dilekçeler ile dava hakkına ilişkin feragatin geçersiz olduğu”
Ne anlama geliyor?
Bir kurum veya karşı taraf size önceden "dava açmayacağım" imzalatmışsa, bu beyan henüz doğmamış haklar bakımından sizi bağlamaz.
Not: Onama kararı OY BİRLİĞİYLE alınmıştır. Alıntılanan gerekçe, Dairenin KENDİ ÖNCEKİ BOZMA kararına aittir; mahkeme bozmaya uymuş ve Daire kararı onamıştır. Yer, parsel ve kişi bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 23/1 · Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihte sona erdiğinden, bu tarihten önce yapılan feragat doğmamış haktan feragat niteliğinde olup sonraki tasfiye davasına etkisi yoktur; feragatin açık, kesin ve koşulsuz olması gerekir
Olay: Kadın 2006'da bir boşanma davası açmış ve aynı dilekçeyle mal rejimine ilişkin istemlerde de bulunmuştur. 2007'de her iki davadan da feragat etmiş, karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Feragat dilekçesinde dava konusu mallarda hakkı bulunmadığına ilişkin ifadeler yer almıştır. Daha sonra 2008'de açılan ikinci boşanma davası kabulle sonuçlanmış ve 2011'de kesinleşmiştir. Kadın bunun ardından mal rejiminden kaynaklanan alacak davası açmış; yerel mahkeme önceki feragate dayanarak davayı reddetmiştir.
Karar: Kurul, feragatin davaya son veren taraf işlemlerinden biri olduğunu ve yalnız mevcut davadan değil o dava ile istenen haktan da vazgeçme anlamına geldiğini; feragat sonucunda hakkın tamamen düştüğünü belirtmiştir. Buna karşılık feragatin kesin hükmün sonuçlarını doğurucu nitelikte olması nedeniyle açık, kesin ve koşulsuz olmasının kanun gereği olduğunu vurgulamış; İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararına atıfla açık bir irade beyanı olmadan feragat sonucunun çıkarılamayacağını hatırlatmıştır. Somut olayda mal rejiminin, kabulle sonuçlanan boşanma davasının açıldığı tarihte sona erdiğini; feragatin bu tarihten önce yapıldığını saptayarak, doğmamış haktan feragatin hukuki sonuç doğurmayacağı kuralı gereğince beyanın eldeki davaya etkisi bulunmadığını kabul etmiştir. Feragat dilekçesindeki ifadelerin mahkeme içi ikrar niteliği taşımadığını; kadının eşiyle tekrar birlikte yaşamaya başlaması nedeniyle evlilik birliğinin yürütülmesini sağlamak amacıyla davasından vazgeçtiğini ve bu davranışın genel hayat tecrübelerine uygun olduğunu benimsemiştir. Ayrıca istemin hukuki nitelendirmesini düzelterek Özel Daire bozma kararındaki ifadeyi değiştirmiş ve direnme kararını bozmuştur.
“Ne var ki bir usul hukuku kavramı olarak davadan feragatin açık, kesin ve koşulsuz olması kanun gereğidir. Davadan feragatin kesin hükmün sonuçlarını doğurucu nitelikte olması nedeniyle bütün bu özellikleri içermesi zorunludur.”
Ne anlama geliyor?
Boşanmayla birlikte açılan mal rejimi davasından feragat etmek, ileride kesinleşecek boşanmaya dayanan tasfiye hakkını ortadan kaldırmaz; ayrım tarihtedir.
Not: Karar OY ÇOKLUĞUYLA alınmıştır; azınlık, feragat dilekçesindeki ifadelerin mahkeme içi ikrar ve kesin delil sayılması gerektiğini savunmuş, bu görüş Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir. TMK 23'e yapılan gönderme, kararın içinde aktarılan ÖZEL DAİRE (8. HD) BOZMA GEREKÇESİNDE yer alır; orada Daire, TMK 23'ün kişiliğin korunmasıyla ilgili olduğunu, doğmamış haktan feragat ilkesinin ise bunun dışında genel kural olarak uygulandığını belirtmiştir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 23 ile ilgili maddeler
Uygulamada dikkat edilecekler
Pratik notlar
- 1.Karşı taraf peşin imzalatılmış bir "dava açmayacağım" beyanına dayanıyorsa TMK 23/1 ile doğmayan haktan feragat ilkesini birlikte ileri sürün.
- 2."Kısmen de olsa" ibaresini vurgulayın: ehliyetin bir parçasından vazgeçmek de yasaktır.
- 3.Ayrımı doğru kurun: yasak ehliyete yöneliktir, doğmuş bir haktan vazgeçme kural olarak geçerlidir.
- 4.Feragatin tarihini tespit edin; hak o tarihte doğmuş muydu sorusunu dosyanın merkezine koyun.
- 5.Mal rejiminde sona erme tarihini TMK 225/2'ye göre belirleyin: kabulle sonuçlanan boşanma davasının açıldığı tarih.
- 6.Boşanma kesinleşmeden yapılan mal rejimi feragatinin sonraki tasfiye davasını etkilemediğini belirtin.
- 7.Buna karşılık boşanma kesinleştikten sonra yapılan feragatin doğmuş haktan vazgeçme olduğunu ve sonuç doğurduğunu gözetin.
- 8.Feragatin açık, kesin ve koşulsuz olması gerektiğini; açık irade beyanı olmadan feragat sonucunun çıkarılamayacağını ileri sürün.
- 9.Feragat dilekçesindeki gerekçe cümlelerini ikrar olarak nitelendirmeye karşı çıkın; bunlar feragatin sebebine ilişkin açıklama olabilir.
- 10.Eşiyle birlikte yaşamaya başlama gibi olguları, feragatin amacını açıklamak için dosyaya koyun.
- 11.Özgürlüğü sınırlayan sözleşme hükümlerinde süre, konu, kapsam ve kişiye kalan hareket alanını ayrı ayrı değerlendirin.
- 12.Özgürlükten tümüyle vazgeçmenin her hâlde geçersiz; sınırlamanın ise ancak hukuka veya ahlâka aykırıysa geçersiz olduğunu ayırt edin.
- 13.Biyolojik madde rızasının yazılı olması gerektiğini; sözlü rızanın yeterli olmadığını belirtin.
- 14.Biyolojik madde verme taahhüdünden ifa istenemeyeceğini ve vazgeçme hâlinde tazminat da istenemeyeceğini gözetin.
- 15.Onama kararlarında gerekçenin hangi mahkemeye ait olduğunu; oy birliği ile oy çokluğu ayrımını dosyaya yazın.
Sıkça Sorulan Sorular
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.