4721 sayılı Türk Medeni Kanunu · B. Kişiliğin korunması — II. Saldırıya karşı — 2. Davalar

TMK Madde 25: Kişiliğin Korunmasında Açılabilecek Davalar

Birinci Kitap: Kişiler Hukuku › Birinci Kısım: Gerçek Kişiler › B. Kişiliğin korunması — II. Saldırıya karşı — 2. Davalar

Hazırlayan: Av. Murat Aydar2 yüksek mahkeme kararıYürürlükteki metinGüncelleme: 23.09.2026

Kısa cevap · TMK 25

TMK 25, kişilik hakkı zedelenen kişinin neyi isteyebileceğini beş fıkrada sayar. Üç temel dava: saldırı tehlikesinin önlenmesi, sürmekte olan saldırıya son verilmesi ve sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespiti. Ek istem: düzeltmenin veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesi ya da yayımlanması. Saklı haklar: maddî ve manevî tazminat istemleri ile hukuka aykırı saldırı dolayısıyla elde edilmiş kazancın vekâletsiz iş görme hükümlerine göre davacıya verilmesi. Kişiye bağlılık: manevî tazminat istemi, karşı tarafça kabul edilmiş olmadıkça devredilemez; miras bırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez. Yetki: davacı, kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açabilir.

Bu sayfada neler var? (9 bölüm)
  1. TMK 25 madde metni
  2. Değişiklik geçmişi
  3. Üç Dava: Önleme, Son Verme, Tespit
  4. Tazminat ve Kazancın Devri: Üçüncü Fıkranın Gücü
  5. Kınama Kararı Tek Başına İstenebilir mi? 2026 İçtihadı
  6. TMK 25 Yargıtay kararları
  7. TMK 25 ile ilgili maddeler
  8. Uygulamada dikkat edilecekler
  9. Sıkça sorulan sorular

Temel kavramlar

Önleme davası
Henüz gerçekleşmemiş ama tehlikesi doğmuş saldırının engellenmesi istemi.
Son verme davası
Sürmekte olan saldırının durdurulması istemi.
Tespit davası
Sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının saptanması istemi.
Etkilerin devam etmesi
Tespit davasının şartı. Saldırı bitmiş olsa bile sonuçları sürüyorsa dava açılabilir.
Düzeltmenin bildirilmesi
TMK 25/2: düzeltmenin veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesi istemi.
Kararın yayımlanması
TMK 25/2 ve TBK 58/2'de öngörülen giderim biçimi.
Kazancın devri
Hukuka aykırı saldırıdan elde edilen kazancın vekâletsiz iş görme hükümlerine göre davacıya verilmesi.
Vekâletsiz iş görme
TMK 25/3'ün yolladığı kurum. Kazancın devrinin hesabı bu hükümlere göre yapılır.
Devir yasağı
Manevî tazminat istemi karşı tarafça kabul edilmedikçe devredilemez.
Mirasa geçmeme
Manevî tazminat istemi miras bırakan tarafından ileri sürülmedikçe mirasçılara geçmez.
Kınama kararı
TBK 58/2'deki giderim biçimi. Yargıtay'a göre tek başına talep edilemez.
Seçimlik yetki
TMK 25/5: davacı kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesini seçebilir.

Bir bakışta TMK 25

KonuKuralDayanak
ÖnlemeDavacı hâkimden saldırı tehlikesinin önlenmesini isteyebilir.TMK m. 25/1
Son vermeSürmekte olan saldırıya son verilmesi istenebilir.TMK m. 25/1
TespitSona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespiti istenebilir.TMK m. 25/1
Bildirme ve yayımlamaBu davalarla birlikte düzeltmenin veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesi ya da yayımlanması istenebilir.TMK m. 25/2
TazminatMaddî ve manevî tazminat istemlerinde bulunma hakkı saklıdır.TMK m. 25/3
Kazancın devriHukuka aykırı saldırı dolayısıyla elde edilmiş kazancın vekâletsiz iş görme hükümlerine göre davacıya verilmesi istenebilir.TMK m. 25/3
DevredilemezlikManevî tazminat istemi, karşı tarafça kabul edilmiş olmadıkça devredilemez.TMK m. 25/4
Mirasa geçmeManevî tazminat istemi, miras bırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez.TMK m. 25/4
YetkiDavacı kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açabilir.TMK m. 25/5
Kınama tek başınaManevi tazminat talep edilmeksizin salt kınama kararı verilmesi talep edilemez.4. HD 16.06.2026
NedenTBK 58/2 kınama bakımından münhasır düzenleme getirmiştir; kınama hâkimin takdirine bırakılmıştır.4. HD 16.06.2026
Ön şartHer istem için saldırının hukuka aykırı olması gerekir; hukuka aykırılık yoksa sorumluluk doğmaz.TMK m. 24; HGK 02.11.2022

TMK 25 madde metni

Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

Birinci Kitap: Kişiler Hukuku › Birinci Kısım: Gerçek Kişiler · B. Kişiliğin korunması — II. Saldırıya karşı — 2. Davalar

Kişiliğin korunmasında davalarMadde 25

  1. (1)Üç dava, saldırının zamanına göre sıralanmıştır: henüz olmamış (önleme), sürmekte (son verme), bitmiş ama etkisi süren (tespit).Davacı, hâkimden saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekte olan saldırıya son verilmesini, sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini isteyebilir.
  2. (2)"Bunlarla birlikte" ibaresi önemlidir: bu istem birinci fıkradaki davalara eklenir.Davacı bunlarla birlikte, düzeltmenin veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesi ya da yayımlanması isteminde de bulunabilir.
  3. (3)Kazancın devri özgün bir yoldur: zarar ispatlanamasa bile saldırganın elde ettiği kazanç istenebilir.Davacının, maddî ve manevî tazminat istemleri ile hukuka aykırı saldırı dolayısıyla elde edilmiş olan kazancın vekâletsiz iş görme hükümlerine göre kendisine verilmesine ilişkin istemde bulunma hakkı saklıdır.
  4. (4)İki ayrı sınır: devir için karşı tarafın kabulü, mirasa geçiş için miras bırakanın istemi şarttır.Manevî tazminat istemi, karşı tarafça kabul edilmiş olmadıkça devredilemez; miras bırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez.
  5. (5)Davacıya seçim hakkı tanıyan bir yetki kuralıdır; yerleşim yeri TMK 19-22'ye göre belirlenir.Davacı, kişilik haklarının korunması için kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açabilir.

Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr. Fıkra numaraları okumayı kolaylaştırmak için eklenmiştir.

Değişiklik geçmişi

TarihKaynakDeğişiklik
22.11.20014721 sayılı Türk Medeni Kanunu (RG 08.12.2001, S. 24607; yürürlük: 01.01.2002)Madde, kanunun ilk metninde "B. Kişiliğin korunması — II. Saldırıya karşı — 2. Davalar" başlığı altında yer aldı ve bugüne kadar hiç değiştirilmedi. 4721 sayılı Kanun'un getirdiği en önemli yenilikler kazancın vekâletsiz iş görme hükümlerine göre devri istemi ile davacının kendi yerleşim yerinde dava açabilmesine ilişkin yetki kuralıdır.
01.07.20126098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 58 (yürürlük: 01.07.2012)TMK 25 değişmedi; ancak manevî tazminatın ve diğer giderim biçimlerinin rejimi yeni Borçlar Kanunu'nda düzenlendi. TBK 58 uyarınca hâkim, tazminatın ödenmesi yerine diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, TBK'nın TMK'dan sonra yürürlüğe girmiş olmasını da gözeterek bu hükmü kınama bakımından münhasır düzenleme saymış ve kınamanın tek başına talep edilemeyeceğine karar vermiştir.

Üç Dava: Önleme, Son Verme, Tespit

TMK 25/1, üç davayı saldırının zamanına göre sıralar. Doğru davayı seçmek, istemin reddedilmemesi için belirleyicidir.

DavaSaldırının durumuİstem
ÖnlemeHenüz olmamış, tehlikesi varSaldırı tehlikesinin önlenmesi
Son vermeSürmekteSaldırıya son verilmesi
TespitSona ermiş, ama etkileri devam ediyorHukuka aykırılığın tespiti

Önleme davasının şartı: tehlike. Saldırının gerçekleşmiş olması gerekmez; tehlikesinin bulunması yeterlidir. Bu nedenle dilekçede somut ve yakın bir tehlikenin varlığı gösterilmelidir; soyut endişe yeterli değildir.

Son verme davası ve ihtiyati tedbir. Saldırı sürüyorsa asıl amaç hızla durdurmaktır. Bu nedenle son verme davası ile birlikte ihtiyati tedbir istemi de sıkça ileri sürülür; hükmün beklenmesi hâlinde zararın ağırlaşacağı gösterilmelidir.

Tespit davasının şartı: etkilerin devam etmesi. Madde "sona ermiş olsa bile etkileri devam eden" der. Yani saldırı bitmişse dava açabilmek için sonuçlarının sürdüğü ortaya konmalıdır. Örneğin bir içerik yayından kaldırılmış olsa bile, arama sonuçlarında veya üçüncü kişilerin belleğinde etkisinin sürdüğü ileri sürülebilir.

⚠️Dikkat
Bu üç dava tazminattan bağımsızdır. Kusur ve zarar aranmadan da önleme, son verme ve tespit istenebilir; aranan tek şey hukuka aykırı bir saldırı veya tehlikesidir (TMK 24). Bu, kişilik hakkı korumasının en güçlü yanıdır: para istemeden de sonuç alınabilir.

İkinci fıkra: bildirme ve yayımlama. Davacı bu davalarla birlikte, düzeltmenin veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesi ya da yayımlanması isteminde de bulunabilir. Bu istem özellikle yayın yoluyla yapılan saldırılarda anlam taşır: saldırıyı gören çevreye kararın da ulaşması, itibarın fiilen onarılmasını sağlar.

"Bunlarla birlikte" ibaresine dikkat edilmelidir: bu istem bağımsız değil, birinci fıkradaki davalara eklenen bir istemdir.

Tazminat ve Kazancın Devri: Üçüncü Fıkranın Gücü

TMK 25/3, davacının iki ayrı parasal yolunu saklı tutar.

1. Maddî ve manevî tazminat. Genel kurallara tabidir. Manevî tazminatın esası Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesinde düzenlenmiştir: kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir.

2. Kazancın devri. Bu, maddenin en özgün yoludur: hukuka aykırı saldırı dolayısıyla elde edilmiş olan kazancın, vekâletsiz iş görme hükümlerine göre davacıya verilmesi istenebilir.

Neden önemli? Çünkü tazminat davacının zararını esas alır; kazancın devri ise saldırganın kazancını. Davacının somut bir maddî zararı ispatlanamadığı hâlde saldırgan saldırıdan kazanç elde etmişse, bu yol devreye girer. Hesap, vekâletsiz iş görme hükümlerine göre yapılır.

Dördüncü fıkra: manevî tazminat kişiye bağlıdır. Hüküm iki ayrı sınır koyar:

  • Devir: manevî tazminat istemi, karşı tarafça kabul edilmiş olmadıkça devredilemez. Yani istem, karşı taraf kabul etmedikçe üçüncü kişiye temlik edilemez.
  • Mirasa geçiş: manevî tazminat istemi, miras bırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez.
⚠️Dikkat
Dördüncü fıkranın pratik sonucu keskindir: kişilik hakkı zedelenen kişi ölmeden önce manevî tazminat istemini ileri sürmemişse, mirasçıları bu istemi kendi başlarına kullanamaz. Bu nedenle ağır hasta veya ileri yaştaki bir müvekkilde manevî tazminat isteminin zamanında ve açıkça ileri sürülmesi gerekir. Buna karşılık istem ileri sürülmüşse, dava mirasçılar tarafından sürdürülebilir.

Beşinci fıkra: yetki. Davacı, kişilik haklarının korunması için kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açabilir. Bu, davacıya seçim hakkı tanıyan bir kuraldır ve kişilik hakkı davalarını kolaylaştırır: mağdur, saldırganın bulunduğu yere gitmek zorunda değildir.

Yerleşim yeri kavramı TMK 19 ve devamındaki hükümlere göre belirlenir: sürekli kalma niyetiyle oturulan yer (TMK 19); değiştirilmesi yenisinin edinilmesine bağlıdır (TMK 20); velayet ve vesayet altındakilerde kanunen belirlenir (TMK 21).

Kınama Kararı Tek Başına İstenebilir mi? 2026 İçtihadı

TBK 58/2, hâkime manevî tazminat yerine veya buna ek olarak diğer bir giderim biçimi kararlaştırma yetkisi verir ve "özellikle saldırıyı kınayan bir karar" verebileceğini söyler. Peki davacı, hiç para istemeden yalnızca kınama talep edebilir mi?

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin yanıtı: hayır.

Dairenin önüne gelen olayda davalı, bir sosyal paylaşım sitesi üzerinden davacıya yönelik hakaret içeren paylaşımda bulunmuştu. Yapılan suç duyurusu üzerine ceza mahkemesinde mahkûmiyet kararı verilmiş ve hüküm kesinleşmişti. Davacı bunun ardından hukuk mahkemesinde dava açmış ve yalnızca kınama kararı verilmesini istemişti.

Derece mahkemeleri ikiye bölündü. İlk derece mahkemesi, davacının manevi zararını para olarak belirleyip diğer giderim şekillerini hâkimin takdirine bırakması gerekirken sadece kınama talep etmesinde hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetti. Bölge adliye mahkemesi ise talebi tazminat davası niteliğinde görerek kabul etti ve olayın oluşu ile tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını gözeterek kınama kararı verilmesinin hakkaniyete uygun olduğunu belirtti.

Daire kabul kararını bozdu. Gerekçe iki basamaklıdır (Yargıtay 4. HD, 16.06.2026, E. 2024/11936, K. 2026/7359, oy birliğiyle):

  • Kanun koyucu kişilik haklarına saldırı konusunda genel nitelikteki TMK hükümleri ile TBK 58/1'de genel ilkeleri koyduktan sonra, TBK 58/2'de kınama bakımından özel düzenleme getirmiştir.
  • TBK'nın TMK'dan sonra yürürlüğe girdiği de gözetildiğinde, genel ilkeleri belirleyen TMK hükümleri yerine TBK 58'deki münhasır düzenleme uygulanır; bu nedenle hâkimin takdir hakkını elinden alacak şekilde davacının para talep etmeksizin salt kınama istemesi mümkün değildir.
Anılan mevzuat hükümleri gözetildiğinde TBK'nın 58/2 maddesine dayalı olarak, kişilik haklarına haksız saldırı iddiasıyla açılan davada manevi tazminat talep edilmeksizin, salt hakimin takdirine bırakılan kınama kararı verilmesi talep edilemez.

Uygulamada ne yapmalı?

  • Manevî tazminat olarak bir miktar para talep edin — sembolik de olsa istem kurulmuş olur.
  • Kınama ve kararın yayımlanmasını hâkimin takdirine bırakılan ek giderim biçimi olarak ileri sürün.
  • TMK 25/2'deki bildirme ve yayımlama istemini ayrıca gösterin; bu istem maddede açıkça sayılmıştır.

Önemli bir ayrım: hukuka aykırılık hâlâ ön şarttır. Bütün bu istemler için TMK 24 anlamında hukuka aykırı bir saldırının bulunması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, kamu yararı bulunan, gerçek ve güncel bir yayında özle biçim dengesi korunmuşsa hukuka aykırılık unsurunun gerçekleşmeyeceğini ve bu hâlde sorumluluğun doğmayacağını belirtmiştir (Yargıtay HGK, 02.11.2022, E. 2022/506, K. 2022/1422, oy çokluğuyla ve kesin olarak). Yani TMK 25'teki istem listesi, TMK 24'ün kapısından geçmeden işletilemez (TMK 24).

Ceza davasının rolü. Anılan olayda ceza mahkemesinden kesinleşmiş bir mahkûmiyet çıkmıştı; buna rağmen hukuk davası istemin yanlış kurulması nedeniyle bozuldu. Bu, pratikte çok öğretici bir sonuçtur: ceza dosyası hukuka aykırılığı desteklese bile, talep sonucu kanunun öngördüğü biçimde kurulmadıkça dava amacına ulaşmaz.

TMK 25 Yargıtay kararları

Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 2 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve ilgili oldukları fıkraya göre gruplandı; Hukuk Genel Kurulu kararları bulundukları grubun başında yer alır. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.

Karar seçimi hakkında

Bu sayfadaki iki karar birbirini tamamlar: 4. Hukuk Dairesi kararı istemin nasıl kurulacağını, Hukuk Genel Kurulu kararı ise istemin ön şartı olan hukuka aykırılığın ne zaman bulunmadığını gösterir. Birinci karar oy birliğiyle, ikinci karar oy çokluğuyla ve kesin olarak verilmiştir. Hukuk Genel Kurulu kararının konusu bir gazete köşe yazısı olmakla birlikte, dosyanın siyasi ve kişisel ayrıntıları bilinçli olarak aktarılmamış; yalnız maddenin uygulanmasına ilişkin hukuki ölçütler alınmıştır. TMK 25/3'teki kazancın devri ve 25/4'teki devir ile mirasa geçme sınırlarına ilişkin yayımlanmış bir karara rastlanmadığından, bu fıkralar kanun metnine dayanılarak açıklanmıştır.

TMK 25/3 ile ilgili Yargıtay kararları

TMK 25/3 · Yargıtay 4. Hukuk Dairesi

Kişilik haklarına haksız saldırı iddiasıyla açılan davada, manevi tazminat talep edilmeksizin salt hâkimin takdirine bırakılan kınama kararı verilmesi talep edilemez

Olay: Davalı, bir sosyal paylaşım sitesi üzerinden davacıya yönelik hakaret içeren paylaşımda bulunmuştur. Suç duyurusu üzerine ceza mahkemesinde davalının cezalandırılmasına karar verilmiş ve hüküm kesinleşmiştir. Davacı bunun ardından hukuk mahkemesinde dava açmış; manevi tazminat talep etmeksizin yalnızca kınama kararı verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesi hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş; bölge adliye mahkemesi ise talebi tazminat davası niteliğinde görerek kabul etmiş ve haksız eylemin kınanmasına karar vermiştir.

Karar: Daire, TMK 24 ve 25 ile TBK 58'i aynen aktardıktan sonra, kanun koyucunun kişilik haklarına saldırı konusunda genel nitelikteki TMK hükümleri ile TBK 58/1'de genel ilkeleri koyduğunu; TBK 58/2'de ise saldırının kınanmasına karar verilebilmesi konusunda özel düzenleme getirdiğini belirtmiştir. TBK'nın TMK'dan sonra yürürlüğe girdiğini de gözeterek, genel ilkeleri belirleyen TMK hükümleri yerine TBK 58'deki münhasır düzenlemenin uygulanacağını; hâkimin takdir hakkını elinden alacak şekilde davacının manevi tazminat olarak bir miktar para talep etmeksizin salt kınama kararı verilmesini talep etmesinin mümkün olmadığını saptamıştır. Bu nedenle kınama talebinin reddi gerekirken yanılgılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesini usul ve yasaya uygun bulmayarak bölge adliye mahkemesi kararını bozmuştur.

Karardan alıntı (aç)

TBK'nın, TMK'dan sonra yürürlüğe girdiği de gözetildiğinde; kanun koyucunun TBK ile kişilik haklarına haksız saldırı nedeniyle açılacak davalarda, kınama kararı verilmesine ilişkin özel düzenleme getirmiş olduğu, genel ilkeleri belirleyen TMK'nın ilgili hükümleri yerine TBK'nın 58. maddesindeki münhasır düzenlemeye göre hâkimin takdir hakkını elinden alacak şekilde davacının, manevi tazminat olarak bir miktar para talep etmeksizin salt kınama kararı verilmesini talep etmesi mümkün değildir.

Ne anlama geliyor?

Kınama bağımsız bir talep değil, manevi tazminat istemine bağlı ve hâkimin takdirine bırakılmış bir giderim biçimidir; dilekçede para talebi kurulmalıdır.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE alınmıştır. Kararda TMK 25'in beş fıkrası da aynen aktarılmış olup, bu sayfadaki istem listesi kararda geçen metinle uyumludur. Kişi, yer ve platform bilgileri aktarılmamıştır.

TMK 25/3 · Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Kamu yararı bulunan, gerçek ve güncel bir yayında özle biçim arasında denge korunmuşsa manevi tazminat sorumluluğunun temel öğesi olan hukuka aykırılık gerçekleşmez ve sorumluluk doğmaz

Olay: Bir gazetede yayımlanan köşe yazısı nedeniyle manevi tazminat davası açılmıştır. Yerel mahkeme davayı kısmen kabul etmiş; Özel Daire yayının haber verme hakkı kapsamında kaldığı gerekçesiyle kararı bozmuş; yerel mahkeme önceki kararında direnmiştir. Uyuşmazlık, yayının kişilik haklarına saldırı oluşturup oluşturmadığı ve buna göre davalıların manevi tazminatla sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplanmıştır.

Karar: Kurul, manevi zararı kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilme olarak tanımlamış; TMK 24 ile TBK 58'in manevi tazminata ilişkin diğer düzenlemelere nazaran daha kapsamlı olduğunu belirtmiştir. Basın özgürlüğü ile kişilik değerlerinin çatıştığı hâllerde iki değerin aynı zamanda korunamayacağını, temel ölçütün kamu yararı olduğunu vurgulamış; bir yayının hukuka uygunluğu için gerçeğe uygunluk, haber niteliği, nesnellik ve özle biçim arasında ölçülülük şartlarının birlikte bulunması gerektiğini saptamıştır. Yayımlanmasında kamu yararı bulunan, gerçek ve güncel bir haberin veya eleştirinin özle biçim arasında denge kurularak verildiği durumlarda manevi tazminat sorumluluğunun temel öğesi olan hukuka aykırılığın gerçekleşmeyeceğini; bu nedenle sorumluluğun da söz konusu olamayacağını belirtmiştir. Somut olayda hukuka aykırılık unsurunun gerçekleşmediği sonucuna vararak direnme kararını bozmuştur.

Önemle vurgulanmalıdır ki yayınlanmasında kamu yararı bulunan, gerçek ve güncel bir haberin veya eleştirinin, özle biçim arasında denge kurulmak suretiyle verildiği durumlarda manevi tazminat sorumluluğunun temel öğesi olan hukuka aykırılık gerçekleşmeyeceğinden basının sorumluluğu da söz konusu olamaz.

Ne anlama geliyor?

TMK 25'teki istem listesi kendi başına yeterli değildir; her istem TMK 24 anlamında hukuka aykırı bir saldırının varlığına bağlıdır.

Not: Karar OY ÇOKLUĞUYLA ve KESİN olarak verilmiştir; azınlık, yayının görünür gerçekliğe uygun olmadığını ve özle biçim dengesinin bozulduğunu savunmuş, bu görüş Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir. Dosyanın siyasi ve kişisel ayrıntıları ile kişi, kurum ve yayın adları bu sayfada aktarılmamıştır. Kararın TMK 24'e ilişkin ayrıntılı değerlendirmesi TMK 24 sayfasında yer almaktadır.

TMK 25 ile ilgili maddeler

  • TMK m. 19Yerleşim yeri: tanım
  • TMK m. 23Vazgeçme ve aşırı sınırlamaya karşı
  • TMK m. 24Saldırıya karşı: ilke
  • TMK m. 26Adın korunması
  • TMK m. 174Boşanmada maddi ve manevi tazminat
  • TBK m. 58Kişilik hakkının zedelenmesi

Uygulamada dikkat edilecekler

Pratik notlar

  1. 1.Saldırının zamanına göre doğru davayı seçin: henüz olmamışsa önleme, sürüyorsa son verme, bitmişse tespit.
  2. 2.Önleme davasında somut ve yakın bir tehlikeyi gösterin; soyut endişe yeterli değildir.
  3. 3.Son verme davasında ihtiyati tedbir isteyin ve hükmün beklenmesi hâlinde zararın ağırlaşacağını açıklayın.
  4. 4.Tespit davasında saldırı bitmiş olsa bile etkilerinin sürdüğünü ayrıca ortaya koyun.
  5. 5.Bu üç davanın kusur ve zarar aranmadan açılabildiğini; tek şartın hukuka aykırı saldırı veya tehlikesi olduğunu gözetin.
  6. 6.Düzeltmenin veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesi ya da yayımlanması istemini ayrıca yazın.
  7. 7.Bu istemin bağımsız değil, birinci fıkradaki davalara eklenen bir istem olduğunu dikkate alın.
  8. 8.Maddî zarar ispatlanamıyorsa kazancın vekâletsiz iş görme hükümlerine göre devrini isteyin.
  9. 9.Manevî tazminat isteminin karşı tarafça kabul edilmedikçe devredilemeyeceğini gözetin.
  10. 10.Ağır hasta veya ileri yaştaki müvekkilde manevî tazminat istemini zamanında ve açıkça ileri sürün; aksi hâlde mirasçılara geçmez.
  11. 11.İstem ileri sürülmüşse davanın mirasçılar tarafından sürdürülebileceğini bilin.
  12. 12.Yetkiyi TMK 25/5'e göre kurun: kendi yerleşim yerinizde de dava açabilirsiniz.
  13. 13.Yerleşim yerini TMK 19-22'ye göre belirleyin; velayet ve vesayet altındakilerde yasal yerleşim yeri uygulanır.
  14. 14.Kınama kararını tek başına istemeyin; manevi tazminat olarak bir miktar para talep edip kınamayı ek giderim biçimi olarak ileri sürün.
  15. 15.Ceza mahkemesinden mahkûmiyet çıkmış olsa bile talep sonucunu kanunun öngördüğü biçimde kurun.

Sıkça Sorulan Sorular

Saldırı tehlikesinin önlenmesi, sürmekte olan saldırıya son verilmesi ve sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespiti istenebilir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.