4721 sayılı Türk Medeni Kanunu · İkinci Bölüm: Kişisel Durum Sicili — B. Doğum kütüğü — II. Doğum kütüğünde değişiklikler

TMK Madde 42: Doğum Kütüğünde Değişiklikler

Birinci Kitap: Kişiler Hukuku › Birinci Kısım: Gerçek Kişiler › İkinci Bölüm: Kişisel Durum Sicili — B. Doğum kütüğü — II. Doğum kütüğünde değişiklikler

Hazırlayan: Av. Murat Aydar2 yüksek mahkeme kararıYürürlükteki metinGüncelleme: 23.09.2026

Kısa cevap · TMK 42

TMK 42, kişisel durumdaki değişikliklerin doğum kütüğüne nasıl yansıyacağını düzenler ve bunu bir yollama yoluyla yapar: kişisel durumdaki değişiklikler, özellikle evlilik dışı bir çocuğun tanınması veya hâkimin babalığa karar vermesi, soybağının düzeltilmesi, evlât edinme ya da bulunmuş bir çocuğun soybağının belli olması, ilgili kanun hükümlerine göre kütüğe işlenir. "Özellikle" ifadesi sayımın örnekleyici olduğunu gösterir; liste kapalı değildir. Bu sayfa ayrıca TMK 41'i de kapsar: doğumlara ilişkin bildirimler ve kimliği bilinmeyen bulunmuş çocuklar hakkındaki işlemler de ilgili kanun hükümlerine göre yapılır. Maddenin pratik önemi şudur: kütüğe işleme kendiliğinden olmaz; dayanağı bir hukuki olay veya mahkeme kararıdır ve işlemin niteliği kanun yolunu da belirler.

Bu sayfada neler var? (9 bölüm)
  1. TMK 42 madde metni
  2. Değişiklik geçmişi
  3. TMK 41: Doğum Bildirimleri ve Bulunmuş Çocuklar
  4. Kütüğe İşlenen Değişiklikler: Beş Örnek
  5. Soybağı Davalarında Nitelendirme, Süre ve Kanun Yolu
  6. TMK 42 Yargıtay kararları
  7. TMK 42 ile ilgili maddeler
  8. Uygulamada dikkat edilecekler
  9. Sıkça sorulan sorular

Temel kavramlar

Doğum kütüğü
Kişisel durum sicilinin doğuma ilişkin bölümü.
Kişisel durumdaki değişiklik
Soybağı, ad, medeni hâl gibi verilerde sonradan doğan değişiklik.
Tanıma
Babanın, evlilik dışı doğan çocuğun kendisinden olduğunu beyan etmesi.
Babalık hükmü
Hâkimin babalığa karar vermesi. Soybağını mahkeme kararıyla kurar.
Soybağının düzeltilmesi
Kütükteki soybağı kaydının gerçeğe uygun hâle getirilmesi.
Soybağının reddi
Evlilik içinde doğmaya dayalı soybağının ortadan kaldırılması yolu.
Evlât edinme
Yapay soybağı kuran kurum. Kütüğe işlenir.
Bulunmuş çocuk
Kimliği bilinmeyen çocuk. TMK 41 işlemleri ilgili kanuna yollar.
Yollama hükmü
TMK 41 ve 42'nin niteliği: usulü ilgili kanuna bırakan hüküm.
Hukuki nitelendirme
Maddî olayları açıklamak taraflara, hukuken nitelemek hâkime aittir.
Hak düşürücü süre
Soybağı davalarında öngörülen ve kıyasen genişletilemeyen süre.
Temyiz sınırı
HMK 362/1-d: soybağına ilişkin sonuç doğuranlar hariç, nüfus kaydı düzeltme kararları kesindir.

Bir bakışta TMK 42

KonuKuralDayanak
Temel kuralKişisel durumdaki değişiklikler ilgili kanun hükümlerine göre kütüğe işlenir.TMK m. 42
Sayımın niteliği"Özellikle" ibaresi sayımı örnekleyici kılar; liste kapalı değildir.TMK m. 42
Birinci örnekEvlilik dışı bir çocuğun tanınması.TMK m. 42
İkinci örnekHâkimin babalığa karar vermesi.TMK m. 42
Üçüncü örnekSoybağının düzeltilmesi.TMK m. 42
Dördüncü örnekEvlât edinme.TMK m. 42
Beşinci örnekBulunmuş bir çocuğun soybağının belli olması.TMK m. 42
Doğum bildirimiDoğumlara ilişkin bildirimler ve kimliği bilinmeyen bulunmuş çocuklar hakkındaki işlemler ilgili kanun hükümlerine göre yapılır.TMK m. 41
NitelendirmeMaddî olayları açıklamak taraflara; ileri sürülen olayları hukuken nitelemek ve uygulanacak hükümleri tespit etmek hâkime aittir.2. HD 23.06.2026
Evlilik içinde doğmaBabalık karinesine dayalı soybağı ancak soybağının reddi ile ortadan kalkar.2. HD 23.06.2026
Süre kıyası yasağıİlgililerce açılacak soybağının reddi davasında özel süre öngörüldüğünden kocanın davasına ilişkin süreler kıyasen uygulanamaz.2. HD 23.06.2026
TemyizSoybağına ilişkin sonuç doğuranlar hariç, nüfus kaydı düzeltme davalarında bölge adliye mahkemesi kararları kesindir.HMK m. 362/1-d; 2. HD 07.04.2026

TMK 42 madde metni

Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

Birinci Kitap: Kişiler Hukuku › Birinci Kısım: Gerçek Kişiler · İkinci Bölüm: Kişisel Durum Sicili — B. Doğum kütüğü — II. Doğum kütüğünde değişiklikler

Doğum kütüğünde değişikliklerMadde 42

  1. "Özellikle" ibaresi sayımı örnekleyici kılar. Kütüğe işlemenin usulü Medeni Kanun'da değil ilgili kanunda düzenlenmiştir.Kişisel durumdaki değişiklikler, özellikle evlilik dışı bir çocuğun tanınması veya hâkimin babalığa karar vermesi, soybağının düzeltilmesi, evlât edinme ya da bulunmuş bir çocuğun soybağının belli olması, ilgili kanun hükümlerine göre kütüğe işlenir.

Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr.

Değişiklik geçmişi

TarihKaynakDeğişiklik
22.11.20014721 sayılı Türk Medeni Kanunu (RG 08.12.2001, S. 24607; yürürlük: 01.01.2002)Madde, kanunun ilk metninde "B. Doğum kütüğü — II. Doğum kütüğünde değişiklikler" başlığı altında yer aldı ve bugüne kadar hiç değiştirilmedi. Aynı bölümün ilk maddesi olan TMK 41 ise "I. Bildirme" kenar başlığını taşır ve o da değiştirilmemiştir. Her iki madde de usulü ilgili kanuna yollayan çerçeve hükümlerdir.

TMK 41: Doğum Bildirimleri ve Bulunmuş Çocuklar

Doğum kütüğü bölümü bir yollama hükmüyle açılır.

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 41 — Doğumlara ilişkin bildirimler ve kimliği bilinmeyen bulunmuş çocuklar hakkındaki işlemler ilgili kanun hükümlerine göre yapılır.

İki ayrı konu tek cümlede toplanmıştır.

  • Doğum bildirimleri: doğumun sicile bildirilmesi. Kimin, hangi süre içinde ve nereye bildirim yapacağı Medeni Kanun'da değil nüfus mevzuatında düzenlenmiştir.
  • Kimliği bilinmeyen bulunmuş çocuklar: ana babası bilinmeyen çocuklar hakkındaki işlemler de aynı şekilde ilgili kanuna bırakılmıştır.

Neden yollama yapılmış? Çünkü TMK 36/2'nin kurduğu düzen budur: sicilin tutulmasına ve zorunlu bildirimlerin yapılmasına ilişkin esaslar ilgili kanunda gösterilir (TMK 36). Medeni Kanun maddi hukuku kurar; bildirim ve tescil usulünü özel kanuna bırakır.

Bulunmuş çocuk bakımından bir bağlantı. TMK 42, bulunmuş bir çocuğun soybağının sonradan belli olması hâlini de kütüğe işlenecek değişiklikler arasında saymıştır. Yani TMK 41 çocuğun ilk kaydını, TMK 42 ise sonradan doğan değişikliği düzenler. İkisi birlikte, kimliği bilinmeyen bir çocuğun kaydının zaman içinde gerçeğe uydurulmasını sağlar.

Yerleşim yeri bakımından not. Kimliği bilinmeyen çocuğun yerleşim yeri, velayet veya vesayet ilişkisine göre belirlenir. Velayet altında bulunan çocuğun yerleşim yeri ana ve babasının yerleşim yeridir; diğer hâllerde çocuğun oturma yeri onun yerleşim yeri sayılır (TMK 21).

Kütüğe İşlenen Değişiklikler: Beş Örnek

TMK 42 tek cümlede beş örnek sayar ve hepsini aynı usule bağlar: ilgili kanun hükümlerine göre kütüğe işlenir.

DeğişiklikKaynağı
Evlilik dışı bir çocuğun tanınmasıBabanın irade beyanı
Hâkimin babalığa karar vermesiMahkeme kararı
Soybağının düzeltilmesiMahkeme kararı
Evlât edinmeMahkeme kararı
Bulunmuş çocuğun soybağının belli olmasıSonradan ortaya çıkan olgu veya karar

"Özellikle" kelimesi belirleyicidir. Hüküm "kişisel durumdaki değişiklikler, özellikle ..." diyerek sayımı örnekleyici kılmıştır. Dolayısıyla listede bulunmayan bir değişiklik — örneğin adın veya soyadın değiştirilmesi, cinsiyet değişikliğinde düzeltme — de kütüğe işlenir (TMK 27, TMK 40).

Ortak nokta: dayanak. Beş örneğin dördü bir mahkeme kararına, biri bir irade beyanına dayanır. Kütüğe işleme kendiliğinden olmaz; her değişiklik bir dayanağa ihtiyaç duyar. Bu, TMK 39'un genel kuralıyla uyumludur: mahkeme kararı olmadıkça kişisel durum sicilinin hiçbir kaydında düzeltme yapılamaz (TMK 39).

💡İpucu
Uygulamada sık karıştırılan iki şey var. Soybağının düzeltilmesi, kütükteki kaydın gerçeğe uydurulmasıdır. Soybağının reddi ise evlilik içinde doğmaya dayalı olarak hukuken kurulmuş bir soybağını ortadan kaldırma yoludur. İkisi farklı davalar, farklı süreler ve farklı kanun yolları demektir.

Nitelendirme hâkime aittir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu ilkeyi açıkça vurgular: maddî olayları açıklamak taraflara; ileri sürülen olayları hukuken nitelemek, uygulanacak kanun hükümlerini tespit etmek ve uygulamak hâkime aittir (Yargıtay 2. HD, 23.06.2026, E. 2026/4203, K. 2026/6984, oy birliğiyle). Bu nedenle dilekçede dava adı yanlış yazılmış olsa bile mahkeme doğru nitelendirmeyi yapmak zorundadır.

Soybağı Davalarında Nitelendirme, Süre ve Kanun Yolu

TMK 42'nin saydığı değişikliklerin çoğu soybağı kaynaklıdır. Bu nedenle maddenin uygulaması, soybağı davalarının usulüne sıkı biçimde bağlıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2026 tarihli kararı bu bağlantıyı üç noktada gösterir (Yargıtay 2. HD, 23.06.2026, E. 2026/4203, K. 2026/6984, oy birliğiyle).

1. Doğru davayı mahkeme belirler. Olayda davacı, vefat etmiş babasının nüfusta kayıtlı babasının gerçek babası olmadığını ileri sürerek gerçek babanın tespitini istemişti. İlk derece mahkemesi bunu babalık davası olarak nitelendirip davacının dava açma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle reddetmişti.

Daire bu nitelendirmeyi düzeltti. Gerekçesi şu zincirdir:

  • Çocuk ile ana arasındaki soybağı doğumla; çocuk ile baba arasındaki soybağı ana ile evlilik, tanıma, babalık davasında verilen hüküm veya evlât edinmeyle kurulur.
  • Nüfus kayıtlarına göre kişi evlilik içinde doğmuştur; yani soybağı babalık karinesine dayanmaktadır.
  • Babalık karinesine dayalı olarak hukuken kurulmuş bir soybağı ilişkisinin ortadan kalkması ancak soybağının reddi ile söz konusu olabilir.
  • Dolayısıyla açılan dava soybağının reddi davasıdır ve davacı, kocanın altsoyu olduğundan dava açma hakkına sahiptir.

2. Sürede kıyas yapılamaz. Daire, ilgililerce açılacak soybağının reddi davasında ayrı bir hak düşürücü süre ve başlangıç tarihi öngörüldüğünü saptamıştır: dava açma süresinin geçmesinden önce kocanın ölmesi, gaipliğine karar verilmesi ya da sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybetmesi hâllerinde ilgililer, bu durumları öğrenmelerinden başlayarak bir yıl içinde dava açabilirler.

Daire buradan şu sonucu çıkarmıştır: bir hükmün kıyas yoluyla uygulanabilmesi için o konuda açık düzenleme bulunmaması gerekir. İlgililerin davası için özel süre öngörüldüğünden, kocanın açacağı soybağının reddi davasına ilişkin hak düşürücü süre hükümlerinin kıyasen uygulanması mümkün değildir.

3. Sonuç: süre geçmişse dava reddedilir. Somut olayda davacının, kocanın ölümünü öğrenmesinden başlayarak bir yıl içinde dava açması gerekirken bu sürenin çok sonrasında dava açtığı saptanmış; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiği belirtilmiştir. Daire, yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, sonucu itibarıyla doğru bulunan kararı gerekçesini değiştirerek ve düzelterek onamıştır.

⚠️Dikkat
Bu karar TMK 42 bakımından kritik bir ders verir: kütüğe işlenecek değişikliğin dayanağı olan dava doğru nitelendirilmezse hem dava hakkı hem süre yanlış hesaplanır. Aynı olgu "babalık", "soybağının reddi" veya "nüfus kaydının düzeltilmesi" olarak taşınabilir; üçünün şartları ve süreleri farklıdır.

Kanun yolu da nitelendirmeye bağlıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bir başka kararında, HMK 362'nin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca soybağına ilişkin sonuçlar doğuran davalar hariç olmak üzere, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalarla ilgili bölge adliye mahkemesi kararlarının kesin olduğunu ve temyiz edilemeyeceğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 07.04.2026, E. 2025/10765, K. 2026/3789, oy birliğiyle).

Bu iki kararı birlikte okumak gerekir:

DavaKanun yolu
Soybağına ilişkin sonuç doğuran davaTemyiz açık
Nüfus kaydının düzeltilmesi (soybağı sonucu doğurmayan)İstinaf kesin

Uygulamada kontrol listesi.

  • Kütüğe işlenecek değişikliğin dayanağı ne: irade beyanı mı, mahkeme kararı mı?
  • Soybağı evlilik içinde doğmaya mı dayanıyor? Öyleyse yol soybağının reddidir.
  • Davayı kim açıyor: koca mı, ilgililer mi? Süre buna göre değişir.
  • İlgililerin davasında süre, ölüm, gaiplik veya ayırt etme gücünün kaybının öğrenilmesinden başlar ve bir yıldır.
  • Özel süre varsa kıyas yapılamayacağını gözetin.
  • Dava soybağına ilişkin sonuç doğuruyor mu? Kanun yolu buna göre belirlenir.

TMK 42 Yargıtay kararları

Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 2 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve ilgili oldukları fıkraya göre gruplandı. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.

Karar seçimi hakkında

TMK 41 ve 42'yi birebir alıntılayan yayımlanmış bir Yargıtay kararına rastlanmamıştır; bu maddeler usulü ilgili kanuna yollayan çerçeve hükümler olduğu için uygulamada soybağı ve nüfus kaydı hükümleriyle birlikte işletilmektedir. Bu nedenle sayfadaki kartlar, kütüğe işlenecek değişikliklerin dayanağı olan davalara ilişkin güncel kararlardan seçilmiş ve her kartta kararın hangi çerçevede kurulduğu belirtilmiştir. Her iki karar da oy birliğiyle alınmıştır. Birinci kararda anılan içtihadı birleştirme kararı ile Anayasa Mahkemesi künyesi, kararda geçtiği hâliyle aktarılmış; bu kararlar üzerinde bağımsız bir inceleme yapılmamıştır.

TMK 42/1 ile ilgili Yargıtay kararları

TMK 42/1 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Evlilik içinde doğmaya dayalı soybağı ancak soybağının reddi ile ortadan kalkar; ilgililerce açılacak bu davada özel bir hak düşürücü süre öngörüldüğünden kocanın davasına ilişkin süreler kıyasen uygulanamaz

Olay: Davacı, vefat etmiş babasının nüfusta kayıtlı babasının gerçek babası olmadığını ileri sürerek gerçek babanın tespitini istemiştir. Nüfus kayıtlarına göre babası, annesinin evliliği içinde doğmuştur. İlk derece mahkemesi davayı babalık davası olarak nitelendirerek davacının dava açma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle reddetmiş; bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Karar: Daire, maddî olayları açıklamanın taraflara; ileri sürülen olayları hukuken nitelemenin, uygulanacak kanun hükümlerini tespit etmenin ve uygulamanın hâkime ait olduğunu belirtmiştir. Çocuk ile ana arasındaki soybağının doğumla, çocuk ile baba arasındaki soybağının ise ana ile evlilik, tanıma, babalık davasında verilen hüküm veya evlât edinmeyle kurulduğunu aktarmıştır. Babalık karinesine dayalı olarak hukuken kurulmuş soybağı ilişkisinin ortadan kalkmasının ancak soybağının reddi ile söz konusu olabileceğini; bu nedenle açılan davanın soybağının reddi davası olduğunu ve davacının kocanın altsoyu olarak dava açma hakkına sahip bulunduğunu saptamıştır. İlgililerce açılacak soybağının reddi davasında, dava açma süresinin geçmesinden önce kocanın ölmesi, gaipliğine karar verilmesi ya da sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybetmesi hâllerinde bu durumların öğrenilmesinden başlayarak bir yıl içinde dava açılabileceğini belirtmiştir. Bir hükmün kıyas yoluyla uygulanabilmesi için o konuda açık düzenleme bulunmaması gerektiğini; ilgililerin davası için ayrıca bir hak düşürücü süre ve başlangıç tarihi öngörüldüğünden kocanın açacağı davaya ilişkin sürelerin kıyasen uygulanmasının mümkün olmadığını vurgulamıştır. Somut olayda davanın bir yıllık süre geçtikten sonra açıldığını saptayarak, sonucu itibarıyla doğru bulunan kararın gerekçesini değiştirip düzelterek onamıştır.

Karardan alıntı (aç)

Bir hükmün kıyas yolu ile uygulanabilmesi için bu konuda açık düzenleme olmaması gerekir. İlgililer tarafından açılacak soybağının reddi davasında ayrıca bir hak düşürücü süre ve başlangıç tarihi öngörülmüş olup, kocanın açacağı soybağının reddi davasına ilişkin hak düşürücü süreye yönelik hükümlerin kıyasen uygulanması mümkün değildir.

Ne anlama geliyor?

Kütüğe işlenecek değişikliğin dayanağı olan dava yanlış nitelendirilirse hem dava hakkı hem süre yanlış hesaplanır.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE alınmıştır. Kararda 04.06.1958 tarihli ve 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı ile Anayasa Mahkemesinin 25.06.2009 tarihli ve E. 2008/30, K. 2009/96 sayılı kararına atıf yapılmıştır; künyeler kararda geçtiği hâliyle aktarılmıştır. Karar soybağı hükümleri çerçevesinde kurulmuş olup, bu sayfadaki önemi TMK 42 uyarınca kütüğe işlenecek değişikliğin dayanağı olan davanın doğru nitelendirilmesi gereğini göstermesindedir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

TMK 42/1 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Soybağına ilişkin sonuçlar doğuran davalar hariç olmak üzere, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalarda bölge adliye mahkemesi kararları kesindir ve temyiz edilemez

Olay: Nüfus kaydının düzeltilmesi istemiyle açılan davada ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiş; bölge adliye mahkemesi davalılar vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Davalılar vekilinin temyizi üzerine bölge adliye mahkemesi ek kararla temyiz talebini reddetmiş; bu ek karar da temyiz edilmiştir.

Karar: Daire, HMK 362'nin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca soybağına ilişkin sonuçlar doğuran davalar hariç olmak üzere, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalarla ilgili bölge adliye mahkemesi kararlarının kesin olduğunu ve temyiz edilemeyeceğini belirtmiştir. Temyiz dilekçesinin reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi ek kararının kanun hükmüne uygun olduğunu saptayarak temyiz isteminin reddine ve ek kararın onanmasına karar vermiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca soybağına ilişkin sonuçlar doğuran davalar hariç olmak üzere, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalarla ilgili Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup temyiz edilemez.

Ne anlama geliyor?

Soybağına ilişkin sonuç doğuran davada temyiz açıktır; yalnız kayıt düzeltme olarak nitelendirilen davada istinaf son duraktır.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE alınmıştır. Kararın bu sayfadaki önemi, TMK 42 kapsamındaki değişikliklerin hangi dava türüyle talep edildiğine göre kanun yolunun değiştiğini göstermesindedir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

TMK 42 ile ilgili maddeler

  • TMK m. 21Yasal yerleşim yeri
  • TMK m. 27Adın değiştirilmesi
  • TMK m. 36Kişisel durum sicili: sicil ve görevliler
  • TMK m. 39Düzeltme: genel olarak
  • TMK m. 40Cinsiyet değişikliğinde düzeltme
  • HMK m. 362Temyiz edilemeyen kararlar

Uygulamada dikkat edilecekler

Pratik notlar

  1. 1.Doğum bildirimi ve bulunmuş çocuk işlemlerinin usulünü nüfus mevzuatında arayın; TMK 41 bir yollama hükmüdür.
  2. 2.TMK 42'deki sayımın örnekleyici olduğunu; listede bulunmayan değişikliklerin de kütüğe işlendiğini gözetin.
  3. 3.Her değişikliğin bir dayanağa ihtiyaç duyduğunu; kütüğe işlemenin kendiliğinden olmadığını dikkate alın.
  4. 4.Soybağının düzeltilmesi ile soybağının reddini karıştırmayın; farklı davalar ve farklı sürelerdir.
  5. 5.Soybağı evlilik içinde doğmaya dayanıyorsa yolun soybağının reddi olduğunu belirtin.
  6. 6.Dava adını yanlış yazmış olsanız bile nitelendirmenin hâkime ait olduğunu hatırlatın.
  7. 7.Buna karşılık maddî olayları eksiksiz ileri sürmenin taraf yükümlülüğü olduğunu bilin.
  8. 8.Davayı kimin açtığını belirleyin: koca mı, ilgililer mi? Süre buna göre değişir.
  9. 9.İlgililerin davasında sürenin ölüm, gaiplik veya ayırt etme gücünün kaybının öğrenilmesinden başladığını ve bir yıl olduğunu gözetin.
  10. 10.Özel süre öngörülmüşse kıyas yapılamayacağını ileri sürün.
  11. 11.Süre geçmişse davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddedileceğini müvekkile baştan açıklayın.
  12. 12.Gaiplik kararının da bu bir yıllık sürenin başlangıcını tetiklediğini dikkate alın.
  13. 13.Dava soybağına ilişkin sonuç doğuruyorsa temyiz yolunun açık olduğunu gözetin.
  14. 14.Yalnız kayıt düzeltme olarak nitelendirilen davada istinafın son durak olabileceğini bilin.
  15. 15.Ad, soyad ve cinsiyet değişikliğinin kütüğe işlenmesinde TMK 27 ve 40'ın özel usullerini ayrıca inceleyin.

Sıkça Sorulan Sorular

Kişisel durumdaki değişikliklerin doğum kütüğüne işlenmesini. Usulü ise ilgili kanun hükümlerine bırakmıştır.

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.