Kısa cevap · TMK 36
TMK 36, kişiler hukukunun İkinci Bölümünü açar ve iki kural koyar. Birinci kural: kişisel durum, bu amaçla tutulan resmî sicille belirlenir. İkinci kural: bu sicilin tutulmasına ve zorunlu bildirimlerin yapılmasına ilişkin esaslar, ilgili kanunda gösterilir. Yani Medeni Kanun burada bir çerçeve kurar; ayrıntıyı özel kanuna bırakır. Bu sayfa ayrıca TMK 37'yi de kapsar: kişisel durum sicili Devletçe atanan memurlar tarafından tutulur; sicil kayıtlarını tutmak ve örnek vermek bu memurların görevidir. Yabancı memleketlerdeki Türkiye temsilcilerine ise Cumhurbaşkanlığının onayı ile nüfus memurluğu yetkisi verilebilir — bu ibare 2018'de KHK/700 ile değiştirilmiştir.
Bu sayfada neler var? (9 bölüm)
Temel kavramlar
- Kişisel durum
- Kişinin hukuk düzenindeki hâli: doğum, evlilik, soybağı, ölüm gibi verilerin bütünü.
- Kişisel durum sicili
- Kişisel durumun belirlenmesi amacıyla tutulan resmî sicil. Uygulamada nüfus kütükleri.
- Resmî sicil
- Devlet eliyle tutulan ve kişisel durumu belirleyen kayıt.
- Zorunlu bildirim
- Doğum, ölüm, evlenme gibi olayların sicile bildirilmesi yükümlülüğü.
- Yollama hükmü
- TMK 36/2'nin niteliği: ayrıntıyı ilgili kanuna bırakan hüküm.
- Devletçe atanan memurlar
- TMK 37/1: sicili tutmakla görevli kişiler.
- Örnek verme görevi
- TMK 37/1: memurların sicil kaydından örnek (suret) verme yükümlülüğü.
- Yurt dışı nüfus memurluğu
- TMK 37/2: yabancı ülkelerdeki Türkiye temsilcilerine verilebilen yetki.
- Sicilin gizliliği
- Nüfus mevzuatında öngörülen kural: kayıtlar yetkili ve sorumlu görevliler dışında incelenemez.
- Kimlik Paylaşımı Sistemi
- Nüfus verilerinin belirli kurumlarla paylaşıldığı sistem. Kullanım amaçla sınırlıdır.
- Sorumluluk
- TMK 38: sicilin tutulmasından doğan zararların Devletçe tazmini.
- Düzeltme
- TMK 39: mahkeme kararı olmadıkça hiçbir kayıtta düzeltme yapılamaması.
Bir bakışta TMK 36
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Temel kural | Kişisel durum, bu amaçla tutulan resmî sicille belirlenir. | TMK m. 36/1 |
| Ayrıntının kaynağı | Sicilin tutulmasına ve zorunlu bildirimlere ilişkin esaslar ilgili kanunda gösterilir. | TMK m. 36/2 |
| Kim tutar | Kişisel durum sicili Devletçe atanan memurlar tarafından tutulur. | TMK m. 37/1 |
| Memurun görevi | Sicil kayıtlarını tutmak ve örnek vermek bu memurların görevidir. | TMK m. 37/1 |
| Yurt dışı | Yabancı memleketlerdeki Türkiye temsilcilerine Cumhurbaşkanlığının onayı ile nüfus memurluğu yetkisi verilebilir. | TMK m. 37/2 (KHK/700 ile değişik) |
| Sicilin ispat gücü | Doğum ve ölüm nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunur. | TMK m. 30/1 |
| Kaydın yanlışlığı | Kayıt yoksa veya kaydın doğru olmadığı anlaşılırsa gerçek durum her türlü kanıtla ispat edilebilir. | TMK m. 30/2 |
| Kurumlarda esas alınan | Kurumlarda kişiyle ilgili işlemlerde nüfus kayıtları esas alınır; farklılıkta diğer kayıtlar düzeltilir. | 5490 s. K. m. 10 (HGK'da aktarıldığı hâliyle) |
| Düzeltmenin yolu | Mahkeme kararı olmadıkça kişisel durum sicilinin hiçbir kaydında düzeltme yapılamaz. | TMK m. 39 |
| İdari istisna | Tescil esnasında yapılan maddî hatalar nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir. | 5490 s. K. m. 35 (HGK'da aktarıldığı hâliyle) |
| Sorumluluk | Sicilin tutulmasından doğan zararlar, kusurlu memura rücu edilmek kaydıyla Devletçe tazmin edilir. | TMK m. 38/1 |
| Sorumluluğun niteliği | Karşı oyda bu sorumluluk kusursuz sorumluluk (sebep sorumluluğu) olarak nitelendirilmiştir. | 3. HD 21.05.2026 KARŞI OY |
TMK 36 madde metni
Birinci Kitap: Kişiler Hukuku › Birinci Kısım: Gerçek Kişiler · İkinci Bölüm: Kişisel Durum Sicili — A. Genel olarak — I. Sicil
Kişisel durum sicili: sicil ve görevliler — Madde 36
- (1)Kişisel durumun belirlenmesinde resmî sicil esas alınır. Sicilin kendisi Medeni Kanun'da değil özel kanunda düzenlenmiştir.Kişisel durum, bu amaçla tutulan resmî sicille belirlenir.
- (2)Bir yollama hükmüdür. Sicilin tutulması ve bildirim yükümlülükleri nüfus mevzuatında düzenlenir.Bu sicilin tutulmasına ve zorunlu bildirimlerin yapılmasına ilişkin esaslar, ilgili kanunda gösterilir.
Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr. Fıkra numaraları okumayı kolaylaştırmak için eklenmiştir.
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Kaynak | Değişiklik |
|---|---|---|
| 22.11.2001 | 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (RG 08.12.2001, S. 24607; yürürlük: 01.01.2002) | TMK 36, kanunun ilk metninde "İkinci Bölüm: Kişisel Durum Sicili — A. Genel olarak — I. Sicil" başlığı altında yer aldı ve bugüne kadar hiç değiştirilmedi. Aynı bölümde yer alan TMK 37 ise "II. Görevliler" kenar başlığını taşır. |
| 02.07.2018 | 700 sayılı KHK m. 139 (TMK 37/2 değişikliği) | TMK 37'nin ikinci fıkrası değiştirildi. Fıkrada yer alan "Dışişleri Bakanlığının önerisi, İçişleri Bakanlığının katılması ve Başbakanlığın" ibaresi "Cumhurbaşkanlığının" şeklinde değiştirilmiştir. Böylece yabancı memleketlerdeki Türkiye temsilcilerine nüfus memurluğu yetkisi verilmesinde onay mercii Cumhurbaşkanlığı olmuştur. Değişiklik yalnız onay merciine ilişkindir; yetkinin kapsamı değişmemiştir. |
Kişisel Durum Resmî Sicille Belirlenir
TMK 36/1 kısa bir cümleyle kişiler hukukunun temel bir aracını kurar: "Kişisel durum, bu amaçla tutulan resmî sicille belirlenir."
"Kişisel durum" nedir? Kişinin hukuk düzenindeki hâlini gösteren verilerin bütünüdür: doğum, ad ve soyad, soybağı, evlenme ve boşanma, velayet, ölüm. Bu veriler dağınık biçimde değil tek bir resmî sicilde toplanır; uygulamada bu sicil nüfus kütükleridir.
Sicilin işlevi "belirlemek"tir. Hüküm "kaydedilir" demiyor, "belirlenir" diyor. Yani sicil yalnız bir kayıt defteri değil; kişisel durumun hukuken saptandığı yerdir. Bunun ispat hukukundaki karşılığı TMK 30'dur: doğum ve ölüm nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunur (TMK 30).
Ama sicil kapatıcı değildir. TMK 30/2 uyarınca kayıt yoksa veya bulunan kaydın doğru olmadığı anlaşılırsa gerçek durum her türlü kanıtla ispat edilebilir. Dolayısıyla sicil güçlü bir başlangıç noktasıdır, mutlak bir gerçeklik belgesi değildir.
İkinci fıkra bir yollama hükmüdür. Medeni Kanun sicilin nasıl tutulacağını düzenlemez: "Bu sicilin tutulmasına ve zorunlu bildirimlerin yapılmasına ilişkin esaslar, ilgili kanunda gösterilir." Uygulamada bu ilgili kanun nüfus hizmetlerine ilişkin mevzuattır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bir kararında bu mevzuatın amacını aktarmıştır: kişinin doğumundan ölümüne kadar kişisel ve medeni durumuna, uyrukluğuna ve bunlarda meydana gelebilecek değişikliklere ait doğal ve hukuki olayların belirlenip saptanması, bunların düzenlenmiş kütüklere yazılması ve nüfus kayıtları ile adres bilgilerinin ilişkilendirilmesi (Yargıtay HGK, 29.05.2024, E. 2023/280, K. 2024/296).
İki ilkeyi aynı kararda görüyoruz:
- Kurumlarda nüfus kayıtları esas alınır. Kayıtlar arasında farklılık olması hâlinde nüfus kayıtlarında değişiklik yapılmaz, usulüne göre diğer kayıtlar düzeltilir.
- Kayıtlar gizlidir. Nüfus kayıtları ve bunların dayanağı belgeler, yetkili ve sorumlu memurlar ile teftiş ve denetim yetkisi olanlar dışında kimse tarafından görülüp incelenemez; mahkemeler bu hükmün dışındadır. Bu gizlilik yükümlülüğü kamu görevlilerinin görevlerinden ayrılmalarından sonra da sürer.
Bu iki ilke, sicilin hem güvenilir hem korunaklı olmasını amaçlar. Sicile duyulan güven, kişisel durumun sicille belirlenmesi kuralının temelidir.
TMK 37: Sicili Kim Tutar?
Sicilin kim tarafından tutulacağını izleyen madde belirler. TMK 37'nin kenar başlığı "II. Görevliler"dir.
(Değişik ibare: KHK/700, 02.07.2018) Yabancı memleketlerdeki Türkiye temsilcilerine, Cumhurbaşkanlığının onayı ile nüfus memurluğu yetkisi verilebilir.
Birinci fıkra iki şey söyler:
- Sicil Devletçe atanan memurlarca tutulur. Sicilin tutulması bir kamu hizmetidir; özel kişilere bırakılamaz.
- Memurun iki görevi vardır: kayıtları tutmak ve örnek vermek. İkincisi pratikte çok önemlidir: nüfus kayıt örneği talebi bir lütuf değil, memurun kanuni görevidir.
İkinci fıkra: yurt dışı temsilcilikleri. Yabancı memleketlerdeki Türkiye temsilcilerine nüfus memurluğu yetkisi verilebilir. Bu, yurt dışında yaşayan vatandaşların doğum, evlenme ve ölüm gibi olaylarını temsilcilikler eliyle bildirebilmesini sağlar.
2018 değişikliği yalnız onay merciini değiştirdi. Fıkranın ilk hâlinde yetki, "Dışişleri Bakanlığının önerisi, İçişleri Bakanlığının katılması ve Başbakanlığın" onayı ile veriliyordu. 700 sayılı KHK'nın 139. maddesiyle bu ibare "Cumhurbaşkanlığının" şeklinde değiştirilmiştir. Yetkinin kapsamı ve niteliği değişmemiş; yalnız onay mercii sadeleştirilmiştir.
Memurun görevini kötü ifasının sonucu. Sicilin tutulmasından zarar doğarsa bunun kimden istenebileceğini TMK 38 belirler: zararlar, kusurlu memura rücu edilmek kaydıyla Devletçe tazmin edilir (TMK 38). Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin bir kararında yer alan karşı oy, bu sorumluluğu kusursuz sorumluluk (sebep sorumluluğu) olarak nitelendirmiş ve zarar nedeniyle ancak Devlete karşı dava açılabileceğini; kusur varsa Devletin ödediği tazminatı memuruna rücu edeceğini belirtmiştir (Yargıtay 3. HD, 21.05.2026, E. 2026/1850, K. 2026/3325 kararına ekli KARŞI OY). Bu nitelendirme çoğunluk görüşü değildir; ayrıntı TMK 38 sayfasındadır.
Düzeltme yetkisi memurda değildir. TMK 39 nettir: mahkeme kararı olmadıkça kişisel durum sicilinin hiçbir kaydında düzeltme yapılamaz (TMK 39). İstisna, tescil esnasında yapılan maddî hatalardır: bunlar nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir.
Kişisel Durum Sicili Bölümünün Yapısı
TMK 36, kişiler hukukunun İkinci Bölümünü açar. Bölüm, sicili üç eksende düzenler: genel hükümler, doğum kütüğü ve ölüm kütüğü.
| Madde | Kenar başlığı | Konu |
|---|---|---|
| 36 | Sicil | Kişisel durumun resmî sicille belirlenmesi; yollama |
| 37 | Görevliler | Devletçe atanan memurlar; yurt dışı temsilcilikleri |
| 38 | Sorumluluk | Zararın Devletçe tazmini ve memura rücu; yetkili mahkeme |
| 39 | Düzeltme — genel olarak | Mahkeme kararı olmadıkça düzeltme yapılamaz |
| 40 | Cinsiyet değişikliğinde | İzin şartları ve nüfus sicilinde düzeltme |
| 41-42 | Doğum kütüğü | Bildirme ve doğum kütüğünde değişiklikler |
| 43-46 | Ölüm kütüğü | Ölümün bildirilmesi, cesedi bulunamayan kişi, gaiplik kararı, değişikliklerin kütüğe geçirilmesi |
Bölümün mantığı: sicil ile maddi hukuk arasındaki köprü. Birinci bölümde kişilik, ehliyet, hısımlık, yerleşim yeri ve kişiliğin başlangıcı ile sonu düzenlenmiştir. İkinci bölüm bu maddi hukuk kurumlarının kayda nasıl geçirileceğini ve kaydın nasıl düzeltileceğini gösterir.
Bu köprü iki yönlü çalışır:
- Maddi hukuktan sicile: gaiplik kararı, hâkimin bildirmesi üzerine ölüm kütüğüne kaydolunur (TMK 35 ile bağlantılı olarak TMK 45). Ölümüne kesin gözle bakılan durumda ortadan kaybolan kişi bakımından, cesedi bulunamamış olsa bile o yerin en büyük mülkî amirinin emriyle kütüğe ölü kaydı düşürülür (TMK 44) — bu, TMK 31'deki ölüm karinesinin idari karşılığıdır (TMK 31).
- Sicilden maddi hukuka: kayıt, doğum ve ölümün ispatında esas alınır (TMK 30) ve kişisel durum onunla belirlenir (TMK 36).
Uygulamadaki en sık hata. Sicil kaydının her hukuk alanında aynı sonucu doğuracağı varsayılır. Oysa özel kanunlar farklı ölçütler koyabilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, yaş tashihine ilişkin mahkeme kararının geçerliliğini ve değerini korumakla birlikte kanun hükmü nedeniyle emeklilik yönünden sonuç doğurmadığını belirtmiştir (Yargıtay HGK, 29.05.2024, E. 2023/280, K. 2024/296). Yani kayıt düzeldiği hâlde bir başka mevzuat alanında eski kayıt esas alınabilir; ayrıntı TMK 30 sayfasındadır (TMK 30).
TMK 36 Yargıtay kararları
Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 2 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve ilgili oldukları fıkraya göre gruplandı; Hukuk Genel Kurulu kararları bulundukları grubun başında yer alır. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.
Karar seçimi hakkında
TMK 36 ve 37'yi birebir alıntılayan yayımlanmış bir Yargıtay kararına rastlanmamıştır; bu maddeler uygulamada nüfus mevzuatı ile birlikte işletildiği için kartlar sicil rejimini uygulayan kararlardan seçilmiş ve her kartta kararın hangi çerçevede kurulduğu belirtilmiştir. Hukuk Genel Kurulu kararı oy birliğiyle, 3. Hukuk Dairesi kararı oy çokluğuyla alınmıştır; ikinci kararın karşı oyunda yer alan ve çoğunlukça benimsenmeyen nitelendirme kart notunda açıkça gösterilmiştir. Kararlarda anılan 5490 sayılı Kanun hükümleri, kararlarda aktarıldığı hâliyle verilmiştir.
TMK 36/1 ile ilgili Yargıtay kararları
TMK 36/1 · Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Nüfus sicili kişinin doğumundan ölümüne kadar kişisel ve medeni durumunu saptamak için tutulur; kurumlarda nüfus kayıtları esas alınır, ancak kaydın düzeltilmesi her hukuk alanında aynı sonucu doğurmaz
Olay: Sigortalının nüfusta kayıtlı doğum tarihi, ilk işe giriş tarihinden sonra verilen bir mahkeme kararıyla düzeltilmiştir. Kurum, emeklilik işlemlerinde ilk işe giriş tarihindeki doğum tarihinin esas alınması gerektiği gerekçesiyle yaşlılık aylığı taleplerini reddetmiştir. Derece mahkemeleri arasında görüş ayrılığı doğmuş ve dosya direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelmiştir.
Karar: Kurul, nüfus hizmetlerine ilişkin mevzuatın amacını aktarmış; kişinin doğumundan ölümüne kadar kişisel ve medeni durumuna, uyrukluğuna ve bunlardaki değişikliklere ait doğal ve hukuki olayların belirlenip saptanmasının, düzenlenmiş kütüklere yazılmasının ve nüfus kayıtları ile adres bilgilerinin ilişkilendirilmesinin amaçlandığını belirtmiştir. Kurumlarda kişiyle ilgili işlemlerde nüfus kayıtlarının esas alınacağını; kayıtlar arasında farklılık olması hâlinde nüfus kayıtlarında değişiklik yapılmayıp diğer kayıtların düzeltileceğini aktarmıştır. Nüfus kayıtlarının ve dayanak belgelerinin gizli olduğunu, yetkili ve sorumlu memurlar ile teftiş ve denetim yetkisi olanlar dışında incelenemeyeceğini; mahkemelerin bu hükmün dışında olduğunu ve gizlilik yükümlülüğünün kamu görevlilerinin görevlerinden ayrılmalarından sonra da süreceğini belirtmiştir. Öte yandan TMK 30'u aktararak kayıt yoksa veya kaydın doğru olmadığı anlaşılırsa gerçek durumun her türlü kanıtla ispat edilebileceğini vurgulamış; yaş tashihine ilişkin mahkeme kararının geçerliliğini ve değerini korumakla birlikte kanun hükmü nedeniyle emeklilik yönünden sonuç doğurmadığı sonucuna varmıştır.
“Böylesi bir durumda yaş tashihine ilişkin mahkeme kararı geçerliliğini ve değerini korumakla birlikte sadece kanun hükmü nedeniyle emeklilik yönünden sonuç doğurmamaktadır.”
Ne anlama geliyor?
Sicil kişisel durumu belirler ama her hukuk alanında aynı sonucu doğurmayabilir; özel kanunlar farklı ölçüt koyabilir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve KESİN olarak verilmiştir. Karar TMK 30 ve sosyal güvenlik mevzuatı çerçevesinde kurulmuş olup, bu sayfadaki önemi kişisel durum sicilinin işlevini ve sınırlarını göstermesindedir; ayrıntılı değerlendirme TMK 30 sayfasındadır. Kararda anılan 5490 sayılı Kanun hükümleri, kararda aktarıldığı hâliyle verilmiştir. Kişi, yer ve kurum bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 36/2 ile ilgili Yargıtay kararları
TMK 36/2 · Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Sahte nüfus cüzdanına dayanılarak düzenlenen vekâletnameyle yapılan taşınmaz satışı nedeniyle Hazinenin ödediği tazminatın notere rücuu koşullarının oluştuğu kabul edilmiştir
Olay: Gerçek taşınmaz maliki adına sahte nüfus cüzdanı alınmış; bu kimlikle notere başvurularak genel vekâletname düzenlenmiş ve taşınmaz ardı ardına satılmıştır. Gerçek malik açtığı davayı kazanmış, Hazine tazminatı ödemiştir. Hazine daha sonra ödediği tutarın, vekâletnameyi düzenleyen ve vefat etmiş olan noterin mirasçılarına rücuunu istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı reddetmiş; bölge adliye mahkemesi kararı kaldırarak davanın kabulüne karar vermiştir.
Karar: Bölge adliye mahkemesi, Hazine zararı ile sahte kimliğe dayalı olarak düzenlenen vekâletname ve sonraki satışlar arasında doğrudan illiyet bağı bulunduğunu; davalı tarafın bu illiyet bağının zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusuru ya da mücbir sebep gibi nedenlerle kesildiğini ispat ile yükümlü olduğunu belirtmiştir. Vekâletnameye dayanak nüfus cüzdanı aslının ele geçirilemediğini; fotokopi üzerinde yapılan incelemeye göre kimlikte kullanılan yazının nüfus müdürlüklerinde kullanılan yazı ve puntolarla uyuşmadığını, belirtilen nüfus müdürlüğünde böyle bir belgenin düzenlenmediğini ve nüfus müdürünün isminin farklı olduğunu saptamıştır. Bu nedenle illiyet bağının kesildiğinin ispat edilemediğini ve rücu koşullarının oluştuğunu; zamanaşımı bakımından Hazinenin zararının ödeme tarihinde doğduğunu ve davanın süresinde açıldığını kabul etmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, hukuki ilişkinin ve uygulanacak kanun maddelerinin doğru şekilde uygulandığını belirterek kararı onamıştır.
“davacı idare zararı ile davalı noter tarafından sahte kimliğe dayalı olarak düzenlenen vekaletname ve sonrasında yapılan satışlar arasında doğrudan illiyet bağı bulunduğu, davalı tarafın ... illiyet bağının, zarar gören veya üçüncü kişinin ağır kusuru, mücbir sebep vs. nedenle kesildiğini ispat ile yükümlü olduğu”
Ne anlama geliyor?
Sicile duyulan güven, sahte kayıt üretildiğinde ağır zararlara yol açar; bu nedenle sicilin güvenilirliği ayrı bir sorumluluk rejimiyle korunur.
Not: Karar OY ÇOKLUĞUYLA alınmıştır. KARŞI OY'da TMK 38'deki sorumluluğun kusursuz sorumluluk (sebep sorumluluğu) olduğu ve nüfus idaresinin müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiği savunulmuş; bu görüş çoğunlukça benimsenmemiştir. Bu nitelendirme ÇOĞUNLUK GÖRÜŞÜ DEĞİLDİR. Kararın TMK 38'e ilişkin ayrıntılı değerlendirmesi TMK 38 sayfasındadır. Kişi, yer, noterlik ve taşınmaz bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 36 ile ilgili maddeler
Uygulamada dikkat edilecekler
Pratik notlar
- 1.Kişisel duruma ilişkin her iddiada önce resmî sicile bakın; kural TMK 36/1'dedir.
- 2.Sicilin kapatıcı olmadığını; kayıt yoksa veya yanlışsa serbest ispata geçilebileceğini gözetin.
- 3.Sicilin tutulmasına ilişkin ayrıntının Medeni Kanun'da değil nüfus mevzuatında olduğunu dikkate alın.
- 4.Nüfus kayıt örneği vermenin memurun kanuni görevi olduğunu; talebin reddi hâlinde bunu ileri sürün.
- 5.Yurt dışı işlemlerinde temsilciliklere nüfus memurluğu yetkisi verilebildiğini gözetin.
- 6.TMK 37/2'nin onay merciinin 2018'de Cumhurbaşkanlığı olarak değiştiğini; eski kaynaklara güvenmeyin.
- 7.Kurumlarda nüfus kayıtlarının esas alındığını; çelişkide diğer kayıtların düzeltildiğini belirtin.
- 8.Nüfus kayıtlarının gizli olduğunu; mahkemelerin bu gizliliğin dışında tutulduğunu dikkate alın.
- 9.Gizlilik yükümlülüğünün kamu görevlisinin görevden ayrılmasından sonra da sürdüğünü gözetin.
- 10.Kaydın düzeltilmesi için kural olarak mahkeme kararı gerektiğini; maddî hatanın istisna olduğunu ayırt edin.
- 11.Sicilin tutulmasından doğan zararda muhatabın Devlet olduğunu; memura rücunun Devlet tarafından yapıldığını bilin.
- 12.Karşı oydaki kusursuz sorumluluk nitelendirmesini çoğunluk görüşü gibi sunmayın.
- 13.Kayıt düzeltmenin her hukuk alanında aynı sonucu doğurmayabileceğini müvekkile baştan açıklayın.
- 14.Gaiplik kararının ölüm kütüğüne hâkimin bildirmesi üzerine kaydolunduğunu gözetin.
- 15.Ölümüne kesin gözle bakılan hâlde kütüğe ölü kaydının mülkî amir emriyle düşürüldüğünü dikkate alın.
Sıkça Sorulan Sorular
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.