4721 sayılı Türk Medeni Kanunu · B. Kişiliğin korunması — III. Ad üzerindeki hak — 2. Adın değiştirilmesi

TMK Madde 27: Adın Değiştirilmesi ve Haklı Sebep

Birinci Kitap: Kişiler Hukuku › Birinci Kısım: Gerçek Kişiler › B. Kişiliğin korunması — III. Ad üzerindeki hak — 2. Adın değiştirilmesi

Hazırlayan: Av. Murat Aydar3 yüksek mahkeme kararıYürürlükteki metinGüncelleme: 23.09.2026

Kısa cevap · TMK 27

TMK 27, adın değiştirilmesini tek bir şarta bağlar: değiştirme, ancak haklı sebeplere dayanılarak hâkimden istenebilir. İdari bir işlem değildir; mahkeme kararı gerekir. İkinci fıkra 14.11.2024 tarihli 7532 sayılı Kanun ile yeniden yazıldı: adın değiştirildiği artık yalnız nüfus siciline kaydedilmekle kalmıyor, Basın İlan Kurumunun ilan portalında ilan olunuyor ve ilanda hükmü veren mahkeme, karar tarihi, esas ve karar numarası ile kişinin nüfusa kayıtlı olduğu yer, doğum tarihi, ana ve baba adı, önceki ad ve soyadı ile yeni ad ve soyadı yer alıyor. Ancak Anayasa Mahkemesi 25.12.2025 tarihli kararıyla ilan portalına ilişkin ibareyi ve ilanın içeriğini düzenleyen ikinci cümleyi iptal etti; iptal 01.01.2027 tarihinde yürürlüğe girecek — o tarihe kadar ilan zorunluluğu sürüyor. Üçüncü fıkra: ad değişmekle kişisel durum değişmez. Dördüncü fıkra: adın değiştirilmesinden zarar gören kimse, bunu öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde değiştirme kararının kaldırılmasını dava edebilir.

Bu sayfada neler var? (10 bölüm)
  1. TMK 27 madde metni
  2. Değişiklik geçmişi
  3. Haklı Sebep, Mahkeme Kararı ve 2024'te Değişen İlan Rejimi
  4. Çocuğun Soyadının Anne Soyadıyla Değiştirilmesi
  5. Belirleyici Ölçüt: Çocuğun Üstün Yararı — İki Zıt Karar
  6. TMK 27 Yargıtay kararları
  7. TMK 27 Anayasa Mahkemesi kararları
  8. TMK 27 ile ilgili maddeler
  9. Uygulamada dikkat edilecekler
  10. Sıkça sorulan sorular

Temel kavramlar

Haklı sebep
TMK 27/1'in tek şartı. Kanunda tanımlanmamış; hâkimin takdirine bırakılmıştır.
Soyadı
Yargıtay'a göre bireyin yaşamıyla özdeşleşen, vazgeçilmez, devredilmez, kişiye sıkı surette bağlı bir kişilik hakkı.
İlan portalı
7532 s.K. ile getirilen ilan yeri: Basın İlan Kurumunun ilan portalı.
Kişisel durumun değişmemesi
TMK 27/3: ad değişse de soybağı, hısımlık ve miras ilişkileri aynı kalır.
Kararın kaldırılması davası
TMK 27/4: zarar görenin, öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde açabileceği dava.
Çocuğun üstün yararı
Çocuğu ilgilendiren her işte gözetilmesi zorunlu ölçüt. Soyadı davalarında belirleyicidir.
Velayet kapsamındaki yetki
AYM'ye göre çocuğun soyadını belirleme hakkı velayet hakkı kapsamındadır.
Ayrımcılık yasağı
Anayasa m. 10. Erkeğe tanınan soyadı belirleme hakkının kadına tanınmaması ihlal sayılmıştır.
7 No'lu Protokol m. 5
Eşlerin evlilik süresince ve evliliğin bitmesinde çocuklarıyla ilişkilerinde eşitliği.
Bireysel başvuru kararının etkisi
2. HD'ye göre yalnız başvurucu ve başvuruya konu karar bakımından bağlayıcıdır.
Sosyal inceleme raporu
Çocuğun üstün yararının saptanmasında kullanılan temel delil.
Aktif husumet
Davacı sıfatı. Ad üzerindeki hak kişiye sıkı sıkıya bağlı olduğundan hak sahibine aittir.

Bir bakışta TMK 27

KonuKuralDayanak
Tek şartAdın değiştirilmesi ancak haklı sebeplere dayanılarak hâkimden istenebilir.TMK m. 27/1
Karar merciiİdari bir işlem değildir; mahkeme kararı gerekir.TMK m. 27/1
İlan (2024 sonrası)Adın değiştirildiği nüfus siciline kayıt ve Basın İlan Kurumunun ilan portalında ilan olunur.TMK m. 27/2 (7532 s.K.)
İlanın içeriğiMahkeme, karar tarihi, esas ve karar numarası, nüfusa kayıtlı olunan yer, doğum tarihi, ana ve baba adı, önceki ve yeni ad ile soyadı.TMK m. 27/2 (7532 s.K.)
İlanın iptaliİlan portalına ilişkin ibare ve ilanın içeriğini düzenleyen ikinci cümle iptal edildi; iptal 01.01.2027'de yürürlüğe girer.AYM 25.12.2025, E. 2025/120, K. 2025/270
Nüfus siciline kayıtBirinci cümlenin kalan kısmı Anayasa'ya aykırı bulunmamış, itiraz oybirliğiyle reddedilmiştir.AYM 25.12.2025, E. 2025/120, K. 2025/270
Kişisel durumAd değişmekle kişisel durum değişmez.TMK m. 27/3
İptal davasıZarar gören, öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde değiştirme kararının kaldırılmasını dava edebilir.TMK m. 27/4
Kim dava açabilirAd üzerindeki hak kişiye sıkı sıkıya bağlıdır; hakkı kişinin kendisinden başkası kullanamaz.HGK 10.03.2010
Soyadının niteliğiSoyadı vazgeçilmez, devredilmez, kişiye sıkı surette bağlı bir kişilik hakkıdır.2. HD 20.04.2022; 23.02.2022
İptal edilen kuralBoşanmada çocuğun babanın seçtiği adı alacağına ilişkin düzenleme Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir.AYM 08.12.2011, E. 2010/119, K. 2011/165 (kararlarda aktarıldığı hâliyle)
Velayet ve soyadıVelayet hakkı kapsamında çocuğun soyadını belirleme hakkı da yer alır.2. HD 20.04.2022 (AYM kararlarına atfen)
Belirleyici ölçütAnne soyadına geçiş talebinde çocuğun üstün yararına bakılır; üstün yarar varsa kabul, yoksa red.2. HD 23.02.2022
Sırf velayet yetmezAnne hiçbir gerekçe göstermeden, sırf velayetin kendisinde olduğunu ileri sürerek soyadının verilmesini isteyemez.2. HD 23.02.2022

TMK 27 madde metni

Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

Birinci Kitap: Kişiler Hukuku › Birinci Kısım: Gerçek Kişiler · B. Kişiliğin korunması — III. Ad üzerindeki hak — 2. Adın değiştirilmesi

Adın değiştirilmesiMadde 27

  1. (1)İki unsur: haklı sebep ve mahkeme kararı. Haklı sebep kanunda tanımlanmamış, hâkimin takdirine bırakılmıştır.Adın değiştirilmesi, ancak haklı sebeplere dayanılarak hâkimden istenebilir.
  2. (2)2024 değişikliğiyle ilan yeri ve ilanın içeriği ayrıntılı biçimde belirlendi. DİKKAT: Anayasa Mahkemesi "...ve Basın İlan Kurumunun ilan portalında ilan..." ibaresini ve ikinci cümleyi iptal etti; iptal 01.01.2027'de yürürlüğe girecek. Nüfus siciline kayıt kısmı ise Anayasa'ya uygun bulundu.(Değişik ikinci fıkra: 14/11/2024-7532/12 md.) Adın değiştirildiği nüfus siciline kayıt ve Basın İlan Kurumunun ilan portalında ilan olunur. Bu ilanda; hükmü veren mahkeme, kararın verildiği tarih, dosyanın esas ve karar numarası ile adının değiştirilmesine karar verilen kişinin nüfusa kayıtlı olduğu yer, doğum tarihi, ana ve baba adı, önceki adı ve soyadı, mahkeme kararıyla verilen yeni adı ve soyadı yer alır.
  3. (3)Soybağı, hısımlık, velayet ve miras ilişkileri ad değişikliğinden etkilenmez.Ad değişmekle kişisel durum değişmez.
  4. (4)Süre öğrenme tarihinden başlar ve bir yıldır. Dava, kararın kaldırılmasına yöneliktir.Adın değiştirilmesinden zarar gören kimse, bunu öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde değiştirme kararının kaldırılmasını dava edebilir.

Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr. Fıkra numaraları okumayı kolaylaştırmak için eklenmiştir.

Değişiklik geçmişi

TarihKaynakDeğişiklik
22.11.20014721 sayılı Türk Medeni Kanunu (RG 08.12.2001, S. 24607; yürürlük: 01.01.2002)Madde, kanunun ilk metninde "B. Kişiliğin korunması — III. Ad üzerindeki hak — 2. Adın değiştirilmesi" başlığı altında yer aldı. İlk metinde ikinci fıkra yalnızca "Adın değiştirildiği nüfus siciline kayıt ve ilân olunur." biçimindeydi; ilanın yeri ve içeriği belirtilmemişti. Birinci, üçüncü ve dördüncü fıkralar bugüne kadar değişmedi.
14.11.20247532 sayılı Kanun m. 12 (mevzuat.gov.tr değişiklik tablosunda: 27/11/2024)İkinci fıkra tümüyle yeniden yazıldı. Artık adın değiştirildiği nüfus siciline kayıt ve Basın İlan Kurumunun ilan portalında ilan olunur. Dahası kanun, ilanın içeriğini tek tek saymıştır: hükmü veren mahkeme, kararın verildiği tarih, dosyanın esas ve karar numarası ile adının değiştirilmesine karar verilen kişinin nüfusa kayıtlı olduğu yer, doğum tarihi, ana ve baba adı, önceki adı ve soyadı, mahkeme kararıyla verilen yeni adı ve soyadı. Uygulamadaki anlamı: ad değişikliği artık merkezî ve aranabilir bir yerde, ayrıntılı biçimde duyurulmaktadır; bu da TMK 27/4'teki bir yıllık dava süresinin başlangıcı olan "öğrenme" bakımından önem taşır. Dikkat: Aşağıdaki 2022 tarihli Yargıtay kararlarında aktarılan TMK 27 metni bu değişiklikten önceki metindir. Kararların esasa ilişkin değerlendirmeleri geçerliliğini korumakla birlikte, ilana ilişkin cümle artık yürürlükte değildir.
01.01.2027Anayasa Mahkemesi 25.12.2025, E. 2025/120, K. 2025/270 (RG 01.04.2026, S. 33211)İkinci fıkranın bir kısmı iptal edildi. Anayasa Mahkemesi, Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin itirazı üzerine, ikinci fıkranın birinci cümlesinde yer alan "…ve Basın İlan Kurumunun ilan portalında ilan…" ibaresini ve ikinci cümlenin tamamını (ilanın içeriğini sayan cümle) Anayasa'nın 13. ve 20. maddelerine aykırı bularak iptal etmiştir (oyçokluğuyla). Buna karşılık birinci cümlenin kalan kısmı — adın değiştirildiğinin nüfus siciline kaydedilmesi — Anayasa'ya aykırı bulunmamış ve itiraz oybirliğiyle reddedilmiştir. Yürürlük: iptal hükümlerinin, kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir; bu da 01.01.2027 tarihine denk gelir. Sonuç: o tarihe kadar ilan zorunluluğu yürürlüktedir; 01.01.2027'den sonra fıkra yalnızca adın değiştirildiğinin nüfus siciline kaydedilmesini öngörecektir.

Haklı Sebep, Mahkeme Kararı ve 2024'te Değişen İlan Rejimi

TMK 27/1 tek bir şart koyar: "Adın değiştirilmesi, ancak haklı sebeplere dayanılarak hâkimden istenebilir." Cümlede iki unsur vardır:

  • Haklı sebep. Kanun bunu tanımlamamış, hâkimin takdirine bırakmıştır. Takdir TMK 4'e göre hukuka ve hakkaniyete uygun biçimde kullanılır (TMK 4).
  • Hâkimden istenmesi. Ad değişikliği bir idari işlem değildir; mahkeme kararı gerekir.

Davayı kim açabilir? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bunu kesin biçimde yanıtlamıştır: ad üzerindeki hak kişiye sıkı sıkıya bağlıdır ve kişinin kendisinden başkası tarafından kullanılamaz; dolayısıyla adın değiştirilmesine yönelik davada davacı sıfatı hak sahibine aittir (Yargıtay HGK, 10.03.2010, E. 2010/18-135, K. 2010/136, oybirliğiyle). Bu nedenle ölmüş bir yakının adının düzeltilmesi istemiyle açılan dava aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddedilmiştir (TMK 26).

İkinci fıkra 2024'te yeniden yazıldı. Bu, maddenin yürürlük tarihinden bu yana geçirdiği tek değişikliktir. Karşılaştırma şöyledir:

Dönemİkinci fıkra
2001-2024"Adın değiştirildiği nüfus siciline kayıt ve ilân olunur." — ilanın yeri ve içeriği belirtilmemişti
7532 s.K. sonrasıNüfus siciline kayıt ve Basın İlan Kurumunun ilan portalında ilan; ilanın içeriği tek tek sayılmıştır

İlanda ne yer alır? Kanun sayıyor: hükmü veren mahkeme, kararın verildiği tarih, dosyanın esas ve karar numarası; adının değiştirilmesine karar verilen kişinin nüfusa kayıtlı olduğu yer, doğum tarihi, ana ve baba adı, önceki adı ve soyadı ve mahkeme kararıyla verilen yeni adı ve soyadı.

Ama bu rejim kalıcı değil: Anayasa Mahkemesi iptal etti. Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin itirazı üzerine Anayasa Mahkemesi, 25.12.2025 tarihli kararıyla ikinci fıkranın birinci cümlesindeki "…ve Basın İlan Kurumunun ilan portalında ilan…" ibaresini ve ikinci cümlenin tamamını iptal etmiştir. Buna karşılık birinci cümlenin kalan kısmı — nüfus siciline kayıt — Anayasa'ya aykırı bulunmamış ve itiraz oybirliğiyle reddedilmiştir.

Mahkemenin gerekçesi: ölçülülük. Mahkeme ilanı elverişli ve gerekli saymış; ancak orantısız bulmuştur. İki sebep gösterilmiştir:

  • İlanın süresi düzenlenmemiştir. Mahkemeye göre kuralda ya da kanun düzeyinde başka bir mevzuatta ilanın ne kadar süreyle portalda yayımlanacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamakta; bu da kararın süresiz ilan edilmesi ve kişisel verileri herkesçe bilinir hâle gelen kişinin menfaatleri üzerinde ağır sonuçlar doğması sonucunu vermektedir.
  • Hâkime takdir yetkisi tanınmamıştır. Kural, ad değiştirme kararlarının kategorik olarak tamamının ilan edilmesini öngörmekte; somut olayın özelliğine ve ad değiştirme sebeplerine göre hâkimin değerlendirme yapmasına imkân tanımamaktadır. Mahkemeye göre bazı durumlarda ilan edilmemesinde üstün bir hukuki yarar bulunması mümkündür.
⚠️Dikkat
Yürürlük tarihi kritik. Anayasa Mahkemesi, iptalden doğacak hukuksal boşluğu kamu yararını ihlal edici bularak iptal hükümlerinin Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir. Karar 01.04.2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandığından iptal 01.01.2027 tarihinde yürürlüğe girer. Yani o tarihe kadar ilan zorunluluğu yürürlüktedir; 01.01.2027'den sonra fıkra yalnızca adın değiştirildiğinin nüfus siciline kaydedilmesini öngörecektir. Dilekçe ve kararlarda tarihe göre doğru metne dayanmak gerekir.

Bu değişiklik neden önemli? Çünkü TMK 27/4'teki bir yıllık dava süresi "öğrendiği günden" başlar. İlan artık merkezî ve aranabilir bir portalda, ayrıntılı biçimde yapıldığından, öğrenme olgusunun tartışılması da kolaylaşmıştır. Alacaklı, mirasçı veya bir başka ilgili bakımından bu süre kritiktir.

Üçüncü fıkra: kişisel durum değişmez. Hüküm kısadır ama kapsamı geniştir: "Ad değişmekle kişisel durum değişmez." Yani ad değişikliği:

  • Soybağını etkilemez;
  • Hısımlığı sona erdirmez (TMK 17, TMK 18);
  • Velayet ve miras ilişkilerini değiştirmez;
  • Kişinin önceki borç ve alacaklarını ortadan kaldırmaz.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, çocuğun soyadının değiştirilmesine ilişkin kararında bu fıkrayı gerekçenin bir parçası yapmıştır: çocuğun soyadı değişmekle kişisel durumunun değişmeyeceği (TMK 27) gözetildiğinde talebin kabulü gerekir (Yargıtay 2. HD, 20.04.2022, E. 2022/1859, K. 2022/3821).

Çocuğun Soyadının Anne Soyadıyla Değiştirilmesi

TMK 27'nin aile hukukundaki en çok karşılaşılan uygulaması, boşanmadan sonra velayet kendisine verilen annenin, çocuğun soyadının kendi soyadıyla değiştirilmesini istemesidir.

Önce hukuki çerçeve. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu davalarda şu zinciri kurar:

  • Soybağı: çocuk ile ana arasında soybağı doğumla; çocuk ile baba arasında ana ile evlilik, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulur (TMK 282). Evlilik dışında doğan çocuk, ana ve babasının birbiriyle evlenmesi hâlinde evlilik içinde doğan çocuklara ilişkin hükümlere tâbi olur (TMK 292).
  • Soyadı: çocuk, ana ve baba evli ise ailenin soyadını taşır (TMK 321).
  • Değiştirme: adın değiştirilmesi ancak haklı sebeplere dayanılarak hâkimden istenebilir; ad değişmekle kişisel durum değişmez (TMK 27).
  • Soyadının niteliği: Daire'nin deyimiyle soyadı "bireyin yaşamıyla özdeşleşen ve kişiliğinin ayrılmaz bir unsuru hâline gelen, birey olarak kimliğin belirlenmesinde en önemli unsurlardan biri ve vazgeçilmez, devredilmez, kişiye sıkı surette bağlı bir kişilik hakkıdır".

İptal edilen kural. Kararlarda aktarıldığına göre, 2525 sayılı Soyadı Kanunu'nun 4. maddesinin ikinci fıkrasındaki "Evliliğin feshi veya boşanma hallerinde çocuk anasına tevdi edilmiş olsa bile babasının seçtiği veya seçeceği adı alır" düzenlemesi, Anayasa Mahkemesi'nin 08.12.2011 tarihli ve E. 2010/119, K. 2011/165 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. İptal gerekçesinde, eşlerin evliliğin devamı boyunca ve boşanmada aynı hukuksal konumda oldukları; erkeğe velayet hakkı kapsamında tanınan çocuğun soyadını seçme hakkının kadına tanınmamasının cinsiyete göre ayırım sonucunu doğuracağı belirtilerek kuralın Anayasa'nın 10. ve 41. maddelerine aykırı görüldüğü açıklanmıştır.

Bireysel başvuru kararları. Kararlarda aktarıldığına göre Anayasa Mahkemesi, 25.06.2015 ve 2013/3434; 11.11.2015 ve 2013/9880; 20.07.2017 ve 2014/1826 sayılı bireysel başvuru kararlarında; velayet hakkı kapsamında çocuğun soyadını belirleme hakkının da yer aldığını, erkeğe tanınan bu hakkın kadına tanınmamasının cinsiyete dayalı farklı muamele oluşturduğunu ve yargısal uygulamaların ölçülü sayılamayacağını belirterek ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine karar vermiş; yeniden yargılama yapılmasını da kararlaştırmıştır.

Daire'nin önemli kaydı. 2. Hukuk Dairesi, bireysel başvuru sonucu verilen ihlal kararlarının "sadece başvuruda bulunan kişi ve başvuruya konu idari işlem ya da karar açısından geçerli ve bağlayıcı" olduğunu belirtmiştir. Buna karşılık benzer davalarda bireysel başvuru yapılması hâlinde yine ihlal tespit edileceğinin muhakkak göründüğünü; temel hak ve özgürlük ihlali iddialarının öncelikle olağan kanun yollarında çözüme kavuşturulmasının asıl olduğunu vurgulamıştır.

Uluslararası dayanak. Daire ayrıca, 6684 sayılı Kanun'la onaylanması uygun bulunarak 25.03.2016 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Ek 7 No'lu Protokol'ün 5. maddesine dayanmıştır: "Eşler, evlilik bakımından, evlilik süresince ve evliliğin bitmesi halinde, kendi aralarındaki ve çocuklarıyla olan ilişkilerinde, özel hukuk niteliği taşıyan hak ve sorumluluklar açısından eşittir." Anayasa'nın 90. maddesinin son fıkrası uyarınca milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.

Belirleyici Ölçüt: Çocuğun Üstün Yararı — İki Zıt Karar

Yukarıdaki çerçeve annenin talep edebileceğini gösterir. Ama talebin kabul edilip edilmeyeceği ayrı bir sorudur ve yanıtı tek bir ölçüde toplanır: çocuğun üstün yararı.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, iki ay arayla verdiği ve ikisi de oy birliğiyle alınan iki kararda bu ölçüyü zıt yönde uygulamıştır.

KararOlguSonuç
2. HD 23.02.2022Üstün yarar ispatlanamadı; anne tanık deliline dayanmamışDavanın reddi gerekir — kabul kararı bozuldu
2. HD 20.04.2022Sosyal inceleme raporu üstün yararı desteklediDavanın kabulü gerekir — red kararı bozuldu

Kuralı koyan karar. 23.02.2022 tarihli kararda Daire, ölçüyü net biçimde formüle etmiştir (Yargıtay 2. HD, 23.02.2022, E. 2021/10628, K. 2022/1696):

Çocuğun üstün yararı gereği, velâyetin anneye verilmesi hâlinde, anne hiçbir gerekçe göstermeden, sırf velayetin kendisinde olduğunu ileri sürerek çocuğa kendi bekârlık soyadının verilmesini isteyemez. Anne tarafından çocuğun soyadının değiştirilmesi davası açıldığında, çocuğun üstün yararına bakılır. Eğer çocuğun üstün yararı varsa annenin bekârlık soyadı çocuğa verilebilir. Üstün yarar yoksa davanın reddine karar verilmelidir.

O dosyada anne, babanın ilgisizliğini, günlük yaşamda ve ana okulunda sorun yaşandığını, yurt dışı girişlerinde her seferinde muvafakat almak gerektiğini ileri sürmüştü. Daire buna karşın hem anne soyadına geçişte üstün yararın hem de babanın soyadını taşımasına engel bir üstün yararın ispatlanamadığını saptayarak davanın reddi gerektiğine karar vermiştir.

Kuralı kabul yönünde uygulayan karar. 20.04.2022 tarihli kararda ise mahkemece alınan sosyal inceleme raporunda şu olgular saptanmıştı (Yargıtay 2. HD, 20.04.2022, E. 2022/1859, K. 2022/3821):

  • Çocuk kendisini anne soyadıyla tanıtıyordu;
  • Babayı bir arkadaş olarak tanıyordu ve yaptığı resimlerde yalnız annesi ile kendisi vardı;
  • Baba, uzmana verdiği beyanda çocuğuyla yeterince ilgilenmediğini kabul etmişti;
  • Baba, temyize cevap dilekçesiyle davayı kabul ettiğini beyan etmişti (Daire bunun tek başına yeterli olmadığını da belirtmiştir).

Daire, soyadının değiştirilmemesi hâlinde ruhsal gelişimin olumsuz etkileneceğinin ileri sürülmediğini; aksine rapor içeriğinden değişikliğin çocuğun üstün yararına olabileceğinin anlaşıldığını belirtmiş ve red kararını bozmuştur.

⚠️Dikkat
Bu iki karar çelişmez. Kural aynıdır: üstün yarar ispatlanmalıdır. Ayrım tümüyle delildedir. Birinci dosyada anne tanık deliline dayanmamış ve üstün yarar gösterilememiş; ikinci dosyada sosyal inceleme raporu somut olgular ortaya koymuştur. Bu nedenle bu tür bir davada sosyal inceleme raporu talebi ve tanık deliline dayanma belirleyicidir.

Uygulamada nasıl hazırlanılır?

  • Dava dilekçesinde tanık deliline açıkça dayanın; birinci dosyada bunun eksikliği ayrıca eleştirilmiştir.
  • Sosyal inceleme raporu alınmasını isteyin; kararlarda belirleyici olan budur.
  • Çocuğun kendisini nasıl tanıttığı, okul ve sosyal çevre algısı gibi somut olguları ortaya koyun.
  • Yalnız "velayet bende" demekle yetinmeyin; Daire bunun yetmediğini açıkça söylemiştir.
  • Karşı taraf olarak, değişikliğin çocuğun üstün yararına aykırı olduğunu veya baba soyadını taşımasının çocuk yararına olduğunu gösteren delilleri sunun.
  • TMK 27/3'ü hatırlatın: soyadı değişse de kişisel durum değişmez; soybağı ve kişisel ilişki etkilenmez. Kararlarda soyadı değişikliğinin babayla görüşme isteğini azaltmayacağı yönündeki rapor değerlendirmesi de bu yönde kullanılmıştır.

Velayetle ilişki. Bu dava velayetin değiştirilmesi davası değildir; soyadı değişikliği velayeti etkilemez ve velayet kendisinde olmayan taraf da çocuğun soyadının değiştirilmesine karşı itiraz edebilir. Velayet hakkının kapsamı ve kullanımı ayrı hükümlere tabidir.

TMK 27 Yargıtay kararları

Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 2 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve ilgili oldukları fıkraya göre gruplandı. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.

Karar seçimi hakkında

Bu sayfadaki iki Yargıtay kararı da oy birliğiyle alınmış olup aynı kuralı zıt yönde sonuçlandırmıştır; ayrımın hukuki değil delile ilişkin olduğu sayfada ve kart notlarında açıkça belirtilmiştir. Her iki kararda aktarılan TMK 27 metni 7532 sayılı Kanun'un 14.11.2024 tarihli değişikliğinden önceki metindir; bu nedenle kararlarda geçen ilan cümlesi o dönemin metnidir. Yürürlükteki metin ve Anayasa Mahkemesinin kısmî iptali sayfada ayrıca gösterilmiştir: iptal hükümleri oyçokluğuyla alınmış, nüfus siciline kayıt kısmına ilişkin ret kararı oybirliğiyledir ve iptal 01.01.2027 tarihinde yürürlüğe girecektir. Kararlarda anılan Anayasa Mahkemesi kararlarının künyeleri, kararlarda geçtiği hâliyle aktarılmış olup bu sayfada bağımsız bir metin incelemesi yapılmamıştır. TMK 27/4'teki bir yıllık kararın kaldırılması davasına ilişkin yayımlanmış bir karara rastlanmadığından, bu fıkra kanun metnine dayanılarak açıklanmıştır.

TMK 27/1 ile ilgili Yargıtay kararları

TMK 27/1 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Velayet kendisinde olan anne, hiçbir gerekçe göstermeden sırf velayetin kendisinde olduğunu ileri sürerek çocuğa kendi bekârlık soyadının verilmesini isteyemez; üstün yarar ispatlanamazsa dava reddedilir

Olay: Eşler evlilik birliği içinde doğan ortak çocuğun velayeti anneye bırakılmak suretiyle boşanmıştır. Anne, babanın çocukla görüşmediğini ve ilgisiz olduğunu, soyadlarının farklı olması nedeniyle günlük yaşamda ve ana okulunda sorun yaşandığını, yurt dışı giriş çıkışlarında her seferinde babadan muvafakat alması gerektiğini, çocuğun arkadaşları yanında içlendiğini ileri sürerek çocuğun soyadının kendi bekârlık soyadıyla değiştirilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş; bölge adliye mahkemesi babanın istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Karar: Daire, TMK 282, 292, 321 ve 27'yi aktardıktan sonra soyadının bireyin yaşamıyla özdeşleşen, vazgeçilmez, devredilmez ve kişiye sıkı surette bağlı bir kişilik hakkı olduğunu belirtmiştir. 2525 sayılı Soyadı Kanunu'nun 4. maddesinin ikinci fıkrasındaki kuralın Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğini ve bireysel başvuru kararlarında velayet hakkı kapsamında çocuğun soyadını belirleme hakkının da yer aldığının kabul edildiğini aktarmıştır. Ek 7 No'lu Protokol'ün 5. maddesindeki eşitlik kuralı ile Anayasa'nın 90. maddesinin son fıkrasına da dayanmıştır. Bununla birlikte çocuğun üstün yararı ilkesini belirleyici saymış; annenin hiçbir gerekçe göstermeden sırf velayetin kendisinde olduğunu ileri sürerek çocuğa kendi bekârlık soyadının verilmesini isteyemeyeceğini vurgulamıştır. Dava açıldığında çocuğun üstün yararına bakılacağını; üstün yarar varsa annenin bekârlık soyadının çocuğa verilebileceğini, yoksa davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Somut olayda hem anne soyadına geçişte hem de babanın soyadını taşımasına engel bir üstün yararın ispatlanamadığını saptayarak kabul kararını bozmuştur.

Karardan alıntı (aç)

Çocuğun üstün yararı gereği, velâyetin anneye verilmesi halinde, anne hiçbir gerekçe göstermeden, sırf velayetin kendisinde olduğunu ileri sürerek çocuğa kendi bekârlık soyadının verilmesini isteyemez. Anne tarafından çocuğun soyadının değiştirilmesi davası açıldığında, çocuğun üstün yararına bakılır. Eğer çocuğun üstün yararı varsa annenin bekârlık soyadı çocuğa verilebilir. Üstün yarar yoksa davanın reddine karar verilmelidir.

Ne anlama geliyor?

Velayetin annede olması tek başına yeterli değildir; anne soyadına geçişin çocuğun üstün yararına olduğunu delillerle göstermek gerekir.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE alınmıştır. Kararda aktarılan TMK 27 metni, 7532 sayılı Kanun'un 14.11.2024 tarihli değişikliğinden ÖNCEKİ metindir. Anayasa Mahkemesi künyeleri kararda geçtiği hâliyle aktarılmıştır. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

TMK 27/3 ile ilgili Yargıtay kararları

TMK 27/3 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Sosyal inceleme raporu soyadı değişikliğinin çocuğun üstün yararına olabileceğini gösteriyorsa ve engelleyici yasal düzenleme bulunmuyorsa, çocuğun soyadı velayet sahibi annenin soyadıyla değiştirilir

Olay: Eşler evlilik birliği içinde doğan ortak çocuğun velayeti anneye bırakılmak suretiyle boşanmıştır. Anne, çocuğun okula başlayacak olması, soyadlarının farklılığı nedeniyle günlük işlemlerde sorun yaşanması, her işlemde nüfus kayıt örneği ve boşanma ilamı ibraz etmek zorunda kalması, babanın ilgisizliği ve çocuğun anneyle aynı soyadını taşımak istemesi gerekçeleriyle soyadı değişikliği istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş; bölge adliye mahkemesi üstün yararın kanıtlanamadığı ve annenin tanık deliline dayanmadığı gerekçesiyle hükmü düzelterek davayı reddetmiştir.

Karar: Daire, soybağı ve soyadına ilişkin hükümleri, TMK 27'yi, iptal edilen Soyadı Kanunu kuralını ve Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuru kararlarını aktarmıştır. Bireysel başvuru sonucu verilen ihlal kararlarının yalnız başvurucu ve başvuruya konu karar bakımından bağlayıcı olduğunu; buna karşılık benzer davalarda yine ihlal tespit edileceğinin muhakkak göründüğünü ve temel hak ihlali iddialarının öncelikle olağan kanun yollarında çözülmesinin asıl olduğunu belirtmiştir. Çocuğun üstün yararı ilkesini açıklamış; somut olayda alınan sosyal inceleme raporunda çocuğun kendisini anne soyadıyla tanıttığı, babayı bir arkadaş olarak tanıdığı ve babanın uzmana verdiği beyanda çocuğuyla yeterince ilgilenmediğini kabul ettiği olgularını saptamıştır. Soyadının değiştirilmemesi hâlinde ruhsal gelişimin olumsuz etkileneceğinin ileri sürülmediğini, aksine rapor içeriğinden değişikliğin çocuğun üstün yararına olabileceğinin anlaşıldığını belirtmiştir. Velayet hakkı kapsamında çocuğun soyadını belirleme hakkının da yer aldığını, evlilik birliğinin sona ermesiyle velayet kendisine verilen annenin çocuğun soyadını kendi soyadıyla değiştirmesini engelleyici yasal bir düzenleme bulunmadığını ve soyadı değişmekle kişisel durumun değişmeyeceğini gözeterek davanın kabulü gerektiğine karar vermiş, red hükmünü bozmuştur.

Karardan alıntı (aç)

evlilik birliği içinde doğan çocuğun taşıdığı ailenin soyadını, evlilik birliğinin sona ermesi ile kendisine velâyet hakkı tevdi edilen annenin kendi soyadı ile değiştirmesini engelleyici yasal bir düzenlemenin bulunmadığı, somut olayda söz konusu değişikliğin çocuğun üstün yararına da aykırı bulunmadığı ve çocuğun soyadı değişmekle kişisel durumunun değişmeyeceği (TMK m. 27) dikkate alındığında ... davanın kabulüne karar vermek gerekir

Ne anlama geliyor?

Sosyal inceleme raporu somut olgular ortaya koyuyorsa talep kabul edilir; bu davaların kaderini rapor ve tanık delili belirler.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE alınmıştır. Aynı Dairenin 23.02.2022 tarihli kararında üstün yarar ispatlanamadığı için red yönünde sonuca varılmıştır; iki karar çelişmez, ayrım delildedir. Kararda aktarılan TMK 27 metni 7532 sayılı Kanun değişikliğinden ÖNCEKİ metindir. Anayasa Mahkemesi künyeleri kararda geçtiği hâliyle aktarılmıştır. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

TMK 27 Anayasa Mahkemesi kararları

TMK 27/2 · Anayasa Mahkemesi

Ad değiştirme kararlarının Basın İlan Kurumunun ilan portalında ilan edilmesi ve ilanın içeriğini sayan cümle, kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına orantısız sınırlama oluşturduğu için iptal edilmiştir

Olay: Nüfus kaydının düzeltilmesi talebiyle açılan bir davada Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi, TMK 27'nin 7532 sayılı Kanun'la değiştirilen ikinci fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varmış ve iptali için başvurmuştur. Başvuru kararında özetle ilanın herkese açık olduğu, adı değiştirilen kişinin önceki ve yeni adı, ana ve baba adı, nüfusa kayıtlı olduğu yer ve doğum tarihi gibi kişisel verilerinin herkes tarafından bilinebilir hâle geldiği, ilana herhangi bir hukuki sonuç bağlanmadığı ve günümüzde işlemlerin kimlik numarasıyla yapıldığı ileri sürülmüştür.

Karar: Mahkeme, kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının Anayasa'nın 20. maddesi kapsamında güvenceye alındığını belirtmiştir. İlanın, ad değişikliğinden zarar görebilecek kişilerin haberdar olmasını kolaylaştırdığını; bu yönüyle meşru amaca ulaşma bakımından elverişli ve gerekli olduğunu kabul etmiştir. Buna karşılık orantılılık incelemesinde iki eksiklik saptamıştır: kuralda ya da kanun düzeyinde başka bir mevzuatta ilanın ne kadar süreyle portalda yayımlanacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığından ilan süresiz hâle gelmektedir; ayrıca kural bütün ad değiştirme kararlarının kategorik olarak ilan edilmesini öngörmekte ve somut olayın özelliğine göre hâkime takdir yetkisi tanımamaktadır. Mahkemeye göre bazı durumlarda ilan edilmemesinde üstün bir hukuki yarar bulunması mümkündür. Bu nedenle kamusal yarar ile bireylerin menfaatleri arasındaki makul dengenin bozulduğu ve kuralın orantısız bir sınırlama getirdiği sonucuna varmıştır. Birinci cümledeki ilan portalı ibaresi ile ikinci cümleyi oyçokluğuyla iptal etmiş; birinci cümlenin kalan kısmının (nüfus siciline kayıt) Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın reddine oybirliğiyle karar vermiştir. İptalden doğacak hukuksal boşluğu kamu yararını ihlal edici bulduğundan iptal hükümlerinin kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir.

Karardan alıntı (aç)

Kuralda ya da kanun düzeyinde farklı bir mevzuatta ilanın ne kadar süreyle Basın İlan Kurumunun portalinde yayımlanacağına ilişkin olarak herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. ... Bu itibarla ad değişikliğine ilişkin kararın süresiz bir şekilde ilan edilmesinin, kişisel verileri herkesçe bilinir hâle gelen kişinin menfaatleri üzerinde ağır sonuçlar meydana getirebilecektir.

Ne anlama geliyor?

Ad değiştirme kararlarının ilanı 01.01.2027'de sona erecek; o tarihe kadar ilan zorunluluğu sürmektedir.

Not: İPTAL hükümleri OYÇOKLUĞUYLA alınmıştır; karşıoy kullanan üyeler Muhterem İNCE, Yılmaz AKÇİL ve Ömer ÇINAR'dır. Yürürlüğün dokuz ay sonraya bırakılmasına da oyçokluğuyla karar verilmiş olup bu hususta Yusuf Şevki HAKYEMEZ ile Kenan YAŞAR karşıoy kullanmıştır. Engin YILDIRIM, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Selahaddin MENTEŞ ve Kenan YAŞAR iptal görüşüne EK GEREKÇEYLE katılmışlardır. Birinci cümlenin kalan kısmına ilişkin ret kararı ise OYBİRLİĞİYLEDİR. Karar, kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından dokuz ay sonra, yani 01.01.2027 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Anayasa Mahkemesi, 25.12.2025, E. 2025/120, K. 2025/270 · RG 01.04.2026, S. 33211 · tam metin

TMK 27 ile ilgili maddeler

  • TMK m. 4Hâkimin takdir yetkisi
  • TMK m. 17Kan hısımlığı
  • TMK m. 26Adın korunması
  • TMK m. 282Soybağının kurulması
  • TMK m. 321Çocuğun soyadı
  • TMK m. 335Velayet: genel olarak

Uygulamada dikkat edilecekler

Pratik notlar

  1. 1.Ad değişikliğinin idari bir işlem değil mahkeme kararı gerektirdiğini gözetin.
  2. 2.Haklı sebebin kanunda tanımlanmadığını; hâkimin takdirine bırakıldığını dikkate alın.
  3. 3.Davayı yalnız adın sahibinin açabileceğini; hakkın kişiye sıkı sıkıya bağlı olduğunu unutmayın.
  4. 4.2024 değişikliğini gözden kaçırmayın: ilan artık Basın İlan Kurumunun ilan portalında yapılır.
  5. 5.Anayasa Mahkemesinin kısmî iptalini gözetin: ilan portalı ibaresi ve ilanın içeriğini sayan ikinci cümle iptal edildi.
  6. 6.İptalin 01.01.2027 tarihinde yürürlüğe gireceğini; o tarihe kadar ilan zorunluluğunun sürdüğünü dikkate alın.
  7. 7.Nüfus siciline kayıt kısmının Anayasa'ya uygun bulunduğunu; bu yükümlülüğün devam ettiğini bilin.
  8. 8.İlanın içeriğinin kanunla tek tek sayıldığını; eksik ilanın itiraz konusu olabileceğini dikkate alın.
  9. 9.TMK 27/4'teki bir yıllık sürenin öğrenme tarihinden başladığını; ilan rejiminin bu tartışmayı etkilediğini gözetin.
  10. 10.Ad değişmekle kişisel durumun değişmediğini; soybağı, hısımlık, velayet ve miras ilişkilerinin etkilenmediğini açıklayın.
  11. 11.Çocuğun soyadı davasında yalnız "velayet bende" demekle yetinmeyin; Yargıtay bunun yetmediğini açıkça söylemiştir.
  12. 12.Dava dilekçesinde tanık deliline açıkça dayanın; bunun eksikliği ret gerekçesi olmuştur.
  13. 13.Sosyal inceleme raporu alınmasını isteyin; kararlarda belirleyici olan bu rapordur.
  14. 14.Çocuğun kendisini nasıl tanıttığı, okul ve sosyal çevre algısı gibi somut olguları rapora yansıtın.
  15. 15.Karşı taraf olarak, değişikliğin çocuğun üstün yararına aykırı olduğunu gösteren delilleri sunun.
  16. 16.Soyadı değişikliğinin babayla kişisel ilişkiyi etkilemediğini TMK 27/3 ile birlikte ileri sürün.
  17. 17.Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuru kararlarının yalnız başvurucu bakımından bağlayıcı olduğunu; ancak Yargıtay'ın bu içtihadı benimsediğini dosyaya yazın.
  18. 18.Ek 7 No'lu Protokol m. 5 ile Anayasa m. 90/son'u eşitlik dayanağı olarak gösterin.

Sıkça Sorulan Sorular

TMK 27/1 uyarınca adın değiştirilmesi ancak haklı sebeplere dayanılarak hâkimden istenebilir. İdari bir işlem değildir; mahkeme kararı gerekir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.