Nafaka Hukuku

13. Yargı Paketi ve Nafaka: İptal Kararından Sonra Ne Olacak?

Av. Murat Aydarİstanbul Boşanma Avukatı
Son güncelleme: 11 Eylül 2026
14 dk okuma

Özet

Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026'da TMK m. 175'teki "süresiz olarak" ibaresini oy çokluğuyla iptal etti ve yürürlüğü dokuz ay erteledi. Anayasa m. 153 uyarınca iptal, kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte hüküm doğurur; bu karar 11 Eylül 2026 itibarıyla yayımlanmadı, yani dokuz aylık süre henüz başlamadı ve TMK m. 175 uygulanmaya devam ediyor. İptal kararları geriye yürümediği için mevcut nafakalar kendiliğinden kesilmez. Yeni düzenlemenin 13. Yargı Paketi ile yapılması bekleniyor.

Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026'da, Türk Medeni Kanunu m. 175'te yer alan "süresiz olarak" ibaresini oy çokluğuyla iptal etti. Karar, yoksulluk nafakasında yirmi yılı aşkın bir tartışmanın dönüm noktası. Ancak "nafaka kalktı" başlıklarıyla ortada dolaşan bilginin çoğu, kararın nasıl hüküm doğuracağını atlıyor.

Bu yazıda üç şeyi ayırıyoruz: iptal kararının bugünkü hukuki durumu, 13. Yargı Paketi'nde konuşulan yeni düzenleme ve hâlihazırda nafaka ödeyen ya da alan kişinin bugün ne yapması gerektiği. Kararın kendisini ayrıntısıyla ele aldığımız Anayasa Mahkemesi süresiz nafaka iptal kararı yazımıza da göz atabilirsiniz.

ℹ️Bilgi
Kısa cevap. İptal kararı verildi, ancak henüz hüküm doğurmadı. Anayasa m. 153'e göre iptal edilen hüküm, kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Bu karar 11 Eylül 2026 itibarıyla gerekçesiyle Resmî Gazete'de yayımlanmadı. Üstelik Mahkeme yürürlüğü ayrıca dokuz ay erteledi ve bu dokuz ay yayım tarihinden işlemeye başlayacak. Yani TMK m. 175 bugün "süresiz olarak" ibaresiyle birlikte uygulanıyor; kimsenin nafakası kendiliğinden kesilmiş değil.
⚠️Dikkat
Bu yazı 11 Eylül 2026 tarihli bilgilerle hazırlandı. Gerekçeli karar Resmî Gazete'de yayımlandığında esas ve karar numarası ile dokuz aylık sürenin biteceği tarih kesinleşecek; yazıyı o gün güncelleyeceğiz. Kesin esas/karar numarası veren içeriklere şimdilik temkinli yaklaşın, çünkü karar gerekçesiyle yayımlanmadan künye kesinleşmiyor.

İptal Kararı Şu An Hangi Aşamada?

Bilinenler şunlar: Mahkeme 4 Haziran 2026'da toplandı ve TMK m. 175'in birinci fıkrasındaki "süresiz olarak" ibaresinin iptaline oy çokluğuyla karar verdi. Başvuru Antalya 12. Aile Mahkemesinden geldi. Mahkeme, iptal hükmünün yürürlüğe girişini dokuz ay erteledi.

Bilinmeyen ise kararın gerekçesi. Anayasa m. 153'ün ilk fıkrası "İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz" der; uygulamada sonuç önce duyurulur, gerekçeli karar sonra Resmî Gazete'de yayımlanır. Bu karar bakımından yayım henüz gerçekleşmedi. Gerekçe yayımlanmadığı için Mahkeme'nin hangi anayasal ölçütlere dayandığını, iptalin sınırlarını ve geçiş dönemine ilişkin değerlendirmesini bilmiyoruz.

💡İpucu
Pratik sonuç: bugün bir aile mahkemesinde görülen boşanma davasında hâkim, yürürlükteki TMK m. 175'i uygulamak durumundadır. İptal kararı, Resmî Gazete'de yayımlanıp dokuz aylık süre de dolmadıkça uygulanacak kuralı değiştirmez.

Bir İptal Kararı Nasıl Hüküm Doğurur? Anayasa m. 153

Bu kararın takvimini anlamak için tek bir maddeyi okumak yeterli. Anayasa'nın 153. maddesi şu kuralları koyar:

  • Yürürlükten kalkma anı: İptal edilen hüküm, iptal kararının Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar.
  • Erteleme yetkisi: Gereken hâllerde Mahkeme, iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez. Buradaki dokuz ay, bu bir yıllık üst sınırın içinde.
  • Meclis'in yükümlülüğü: Yürürlüğün ertelendiği hâllerde Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar. 13. Yargı Paketi'nin bu konuyu içermesi beklentisinin hukuki dayanağı da budur.
  • Geriye yürümezlik: İptal kararları geriye yürümez. Bu, mevcut nafakalar bakımından en önemli cümle.
  • Bağlayıcılık: Anayasa Mahkemesi kararları yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.

Bu maddeden çıkan takvim mantığı şu: yayım olmadan iptal hüküm doğurmaz, dokuz ay yayımdan sonra işler ve o dokuz ay içinde Meclis yeni kuralı koymak durumundadır. Meclis koymazsa, sürenin sonunda ibare yürürlükten kalkar ve ortaya bir kanun boşluğu çıkar.

Takvim Nasıl İşleyecek?

AşamaDurumHukuki sonuç
Kararın verilmesi (04.06.2026)GerçekleştiHenüz hüküm doğurmaz; uygulanacak kural değişmez
Gerekçeli kararın Resmî Gazete'de yayımı11.09.2026 itibarıyla gerçekleşmediYayımla birlikte dokuz aylık süre işlemeye başlar
Dokuz aylık erteleme süresiBaşlamadıBu süre boyunca "süresiz olarak" ibaresi uygulanmaya devam eder
Meclis'in yeni düzenlemesiBeklenen: 13. Yargı PaketiAnayasa m. 153 gereği öncelikle görüşülür
Sürenin dolmasıEn erken, yayım tarihinden dokuz ay sonraYeni kural yoksa ibare yürürlükten kalkar ve boşluk doğar

Dolayısıyla "süresiz nafaka bugün kalktı" demek hukuken doğru değil. Doğru cümle şudur: ibare iptal edildi, ancak yürürlükten kalkması Resmî Gazete yayımına ve ardından dokuz aylık sürenin dolmasına bağlı.

Ne İptal Edildi, Ne İptal Edilmedi?

İptal edilen, maddenin tamamı değil, içindeki iki kelime: "süresiz olarak". Maddenin geri kalanı ayakta. Yani yoksulluk nafakası kurumu kaldırılmadı; kaldırılan, nafakaya süre sınırı olmaksızın hükmedilmesine imkân tanıyan ibare.

UnsurDurumu
Yoksulluğa düşecek tarafın nafaka isteme hakkıDuruyor
Kusuru daha ağır olmama koşuluDuruyor
Karşı tarafın malî gücüyle orantılılıkDuruyor
Nafaka yükümlüsünün kusurunun aranmamasıDuruyor
Nafakaya süre sınırı olmaksızın hükmedilmesiİptal edildi, yürürlüğü ertelenmiş
TMK m. 176'daki kalkma, kaldırma, artırma ve azaltma hâlleriDuruyor, dokunulmadı

Anayasa Mahkemesi Aynı İbareyi Üç Kez Reddetmişti: Bu Kez Neden Farklı?

Bu iptal ilk denemenin sonucu değil. "Süresiz olarak" ibaresi Mahkeme'nin önüne dört kez daha gelmiş ve hiçbirinde iptal edilmemişti. Tabloya bakınca hem tartışmanın yaşı hem de bu kararın niçin bir dönüş olduğu görülüyor:

KararTarihSonuç
E.2005/56, K.2009/9425.06.2009m. 175/1 yönünden yetkisizlikten ret; m. 176/4 esastan incelenip Anayasa'ya aykırı bulunmadı
E.2011/136, K.2012/7217.05.2012Esastan ret. Karar 26.06.2012 tarihli, 28335 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı
E.2015/57, K.2015/5817.06.2015On yıllık başvuru yasağı nedeniyle esasa girilmeden ret
E.2025/91, K.2025/8227.03.2025Yetkisizlikten ret, oybirliğiyle
Karar 04.06.202604.06.2026İPTAL, oy çokluğuyla; yürürlük dokuz ay ertelendi

İki Başvuru Usulden Düşmüştü: Engel Nasıl Aşıldı?

2009 ve 2025 başvuruları esasa hiç girilmeden, yetkisizlik nedeniyle reddedildi. Sebep teknik ama belirleyici. Anayasa Mahkemesi, itiraz yoluyla gelen bir kuralı ancak o kural bakılmakta olan davada gerçekten uygulanacaksa inceleyebilir.

Mahkeme, 27 Mart 2025 tarihli kararında bunu açıkça yazdı: TMK m. 175 ancak boşanma davasında ya da TMK m. 178'deki bir yıllık süre içinde açılan bağımsız yoksulluk nafakası davasında uygulanabilir. Nafakanın artırılması veya kaldırılması davasında bu madde uygulanacak kural değildir, çünkü o davada nafakaya hükmedilip hükmedilmeyeceği değil, mevcut nafakanın miktarı ya da devamı tartışılır. 2009 başvurusu da tam bu nedenle düşmüştü.

Dikkat çeken ayrıntı şu: 2025'te yetkisizlikten reddedilen başvuruyu yapan mahkeme de, 2026'da iptalle sonuçlanan başvuruyu yapan mahkeme de Antalya 12. Aile Mahkemesi. Aynı mahkeme, uygun dava türünden ikinci kez başvurmuş görünüyor. On yıllık başvuru yasağı bakımından da engel kalmamıştı: 2012 kararı 26 Haziran 2012'de yayımlandığı için o süre 26 Haziran 2022'de dolmuştu.

2012'de Neden Reddedilmişti?

Esasa girilen tek eski karar 2012 tarihli olandır. Mahkeme o kararda ibareyi Anayasa'nın 2. maddesindeki sosyal hukuk devleti ilkesine aykırı bulmamış; kanundaki diğer koruyucu hükümler gözetildiğinde bu ödemenin hiçbir zaman ömür boyu ödeme anlamına gelmeyeceğini vurgulamıştı. Yani ibare, tam da TMK m. 176'daki sona erme ve azaltma mekanizmaları sayesinde ayakta kalmıştı. 2026 kararının gerekçesi yayımlandığında, Mahkeme'nin bu değerlendirmeden hangi noktada ayrıldığını göreceğiz.

13. Yargı Paketi'nde Neler Konuşuluyor?

🚨Kritik Uyarı
Bu bölümdeki maddelerin hiçbiri kanun değildir. 11 Eylül 2026 itibarıyla TBMM'ye sunulmuş bir 13. Yargı Paketi metni bulunmuyor; yasama yılı 1 Ekim'de başlıyor ve paketin Ekim ayında sunulması bekleniyor. Aşağıdakiler basında yer alan aktarımlardır ve resmî metin yayımlanana kadar hukuken bağlayıcı değildir.

Nafaka Süresinin Ölçütlere Bağlanması

İptal kararı bir boşluk doğuracağı için Meclis'in yeni bir kural koyması gerekiyor. Basında aktarıldığı kadarıyla düşünülen model, süre sınırı olmaksızın hükmetme yerine ölçütlere bağlı bir süre belirlenmesi. Aktarılan ölçütler evlilik süresi, tarafların yaşı, çocuk sayısı ve ekonomik durum.

Bazı haberlerde evlilik süresinin yarısı kadar bir süre ya da kısa evlilikler için asgari bir taban süre gibi formüller geçiyor. Bu rakamlar kaynaklar arasında değiştiği için tek bir sayı yazmıyoruz; resmî metin çıkmadan kesin sayı veren içeriklere güvenmeyin.

Boşanma Kararının Fer'i Taleplerden Ayrılması

İkinci başlık usule ilişkin. Bugün boşanma davasında boşanma, nafaka, velayet ve tazminat talepleri birlikte görülür; tek bir kalemdeki uyuşmazlık bütün dosyayı bekletebilir. Konuşulan model, önce boşanmaya karar verilip fer'i taleplerin ayrı görülmesi.

Bunun görünür bir riski var: boşanma kesinleştikten sonra nafaka ve tazminat dosyaları sürerken tedbir ve tahsil konuları zorlaşabilir. Ayrıca mal rejiminin tasfiyesi bugün de ayrı bir davanın konusu ve boşanmanın kesinleşmesinden işleyen bir süreye tabi. Fer'i talepler ayrılırsa bu sürelerin nasıl kurulacağı, metnin en dikkatle okunması gereken yeri olacak.

Aile Arabuluculuğu, Velayet ve Mal Paylaşımı

Aile uyuşmazlıklarında arabuluculuğun daha etkin kullanılması yıllardır gündemde. Boşanmanın kendisi tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği bir konu olduğundan arabuluculuğa elverişli değildir; tartışma nafaka miktarı ve mal paylaşımı gibi kalemlerde yoğunlaşıyor. Velayetin belirlenmesindeki ölçütler bakımından ise somut bir madde önerisi görmedik.

Bir yanlışı da düzeltelim: bir önceki paket olan 7589 sayılı Kanun, yani 12. Yargı Paketi, aile hukukunda hiçbir değişiklik getirmedi. O paket ceza, icra ve usul hukukuna ilişkindi. "12. Yargı Paketi ile boşanma sistemi değişti" diyen içerikler yanlıştır.

Bugün Yürürlükte Olan Hukuk: Nafaka Nasıl Belirleniyor?

Dokuz aylık süre başlamadığı için bugün açılan davalarda uygulanan kural değişmedi. TMK m. 175'e göre boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla, diğer taraftan malî gücü oranında nafaka isteyebilir. Şartların ayrıntısını yoksulluk nafakası şartları ve süresi rehberimizde ele aldık.

"Süresiz" Ömür Boyu Anlamına Gelmiyordu

Tartışmanın en çok yanlış anlaşılan yeri buydu. "Süresiz", hâkimin karara bir bitiş tarihi yazmaması demekti; nafakanın hiçbir şekilde sona ermeyeceği demek değildi. Sona erme hâlleri TMK m. 176'da sayılıdır ve bu madde iptal edilmedi:

Nasıl sona ererHangi hâllerdeDava gerekir mi
Kendiliğinden kalkarAlacaklının yeniden evlenmesi; taraflardan birinin ölümüGerekmez
Mahkeme kararıyla kaldırılırAlacaklının evlenmeksizin fiilen evliymiş gibi yaşaması; yoksulluğunun ortadan kalkması; haysiyetsiz hayat sürmesiKaldırma davası açılır
Azaltılır veya artırılırTarafların malî durumlarının değişmesi ya da hakkaniyetin gerektirmesiAzaltma veya artırım davası açılır

Yargıtay "Yoksulluğu" Nasıl Ölçüyor?

Kanun yalnızca "yoksulluğa düşecek olmak" diyor; içeriğini içtihat doldurmuş. Yerleşik ölçüt, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24.12.2014 tarihli, E.2013/2-1364, K.2014/1082 sayılı kararındaki cümledir: asgari ücret seviyesindeki gelir kişiyi yoksulluktan kurtarmaz.

Bu ölçüt bugün de uygulanıyor. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, asgari ücretle çalıştığı gerekçesiyle nafaka talebi reddedilen kararları düzenli olarak bozuyor; örnek olarak 16.06.2026 tarihli E.2026/588, K.2026/6704 ve 12.01.2026 tarihli E.2025/5581, K.2026/52 sayılı kararlar. Değerlendirmede tarafların yaşı, belirli bir mesleğin bulunup bulunmaması, evlilikte geçen süre ve işin sürekliliği de birlikte ele alınıyor.

Ölçüt tek yönlü değil. Aynı Daire, 25.12.2024 tarihli E.2024/1266, K.2024/10515 sayılı kararında, ekonomik ve sosyal durum araştırmasında iki tarafın gelirinin birbirine denk olduğu anlaşıldığında nafakaya hükmedilmesini doğru bulmamıştır. Belirleyici olan yalnızca talep edenin asgari ücretli olması değil, taraflar arasındaki gelir farkı.

💡İpucu
Bu ölçütler, yeni düzenleme geldiğinde de büyük olasılıkla ortadan kalkmayacak. İptal edilen, nafakanın ne kadar süreceğine ilişkin ibaredir; nafakanın hangi şartlarda bağlandığına ilişkin ölçütler değil.

Mevcut Nafakam Kesilir mi?

En çok gelen soru bu ve cevabı doğrudan Anayasa metninde: iptal kararları geriye yürümez (Anayasa m. 153). Kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla bağlanmış nafaka, iptal kararı yürürlüğe girdiği gün kendiliğinden sona ermez.

Bunun iki pratik sonucu var. Birincisi, alan taraf bakımından: nafakanız iptal kararı sebebiyle otomatik olarak kesilmez. İkincisi, ödeyen taraf bakımından: yeni hukuki duruma dayanarak nafakanın kaldırılmasını ya da süreye bağlanmasını istiyorsanız, bunu kendiliğinden elde etmezsiniz; aile mahkemesinde dava açmanız gerekir. Bu davanın sonucu, yürürlüğe girecek yeni düzenlemenin geçiş hükümlerine ve dosyanızın somut verilerine bağlı olacak.

⚠️Dikkat
Nafaka ödemeyi tek taraflı olarak kesmeyin. Yürürlükteki kararın gereğini yerine getirmemek icra takibine ve şartları oluştuğunda tazyik hapsine kadar gider. Ayrıntısı için nafaka ödenmezse ne olur yazımıza bakın. Hukuki durum değiştiğinde yol, ödemeyi kesmek değil, mahkemeye başvurmaktır.

Çocuk Nafakası ve Tedbir Nafakası Etkileniyor mu?

Hayır ve bu ayrım önemli, çünkü "nafaka kalkıyor" başlıkları farklı kurumları birbirine karıştırıyor. İptal edilen ibare yalnızca yoksulluk nafakasına, yani eski eşe ödenen nafakaya ilişkin.

Nafaka türüKime ödenirDayanağıİptalden etkilenir mi
Tedbir nafakasıDava süresince eşe ve çocuklaraTMK m. 169Hayır
İştirak nafakasıVelayeti almayan ebeveyn tarafından çocuk içinTMK m. 182/3Hayır
Yoksulluk nafakasıBoşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eşeTMK m. 175Evet
Yardım nafakasıAltsoy, üstsoy ve kardeşlereTMK m. 364Hayır

Çocuk için ödenen iştirak nafakası ebeveynlik yükümlülüğünden doğar; velayeti almayan eş çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Bu, eşler arasındaki yoksulluk nafakasından tamamen ayrı bir kurumdur. Türlerin tamamı için nafaka türleri yazımıza bakabilirsiniz.

Bugün Ne Yapmalı?

Nafaka Ödeyen Taraf İçin

  • Mevcut sebepleri bugün değerlendirin. Karşı tarafın yoksulluğu ortadan kalktıysa, fiilen evliymiş gibi yaşıyorsa ya da yeniden evlendiyse kaldırma yolu TMK m. 176/3 uyarınca bugün de açık. Bu, iptal kararını beklemeyi gerektirmez.
  • Ödeme gücünüz düştüyse azaltma davası açabilirsiniz. Kendi kusurunuz olmaksızın yoksulluğa düştüyseniz, Anayasa Mahkemesi'nin 25.06.2009 tarihli kararının gerekçesindeki okumaya göre hâkim, TMK m. 1 ve 4 uyarınca nafakayı tamamen kaldırabilir. Bu okuma iptalden etkilenmiyor.
  • Delil biriktirin. Gelir kaybı, sağlık durumu, karşı tarafın çalışmaya başlaması gibi olgular belgeyle ispatlanır. Sosyal medya ekran görüntüsü tek başına yeterli değildir.
  • Ödemeyi sürdürün. Dava açmış olmak, karar değişene kadar ödeme yükümlülüğünü kaldırmaz.

Nafaka Alan Taraf İçin

  • Acele bir kayıp yok. İptal kararları geriye yürümez; kesinleşmiş kararınız yürürlüktedir ve dokuz aylık süre henüz başlamadı.
  • Değer kaybını takip edin. Kararınızda artış hükmü yoksa nafaka kendiliğinden artmaz; nafaka artırım davası açmanız gerekir. Hesabı nafaka hesaplama sayfamızdaki araçla yapabilirsiniz.
  • Kaldırma sebeplerini bilin. Fiilen evliymiş gibi yaşama iddiası uygulamada en sık ileri sürülen sebep; hangi olguların bu kapsamda değerlendirildiğini önceden bilmek önemli.
  • Boşanma davanız sürüyorsa yoksulluk nafakası talebinizi dilekçede açıkça ileri sürün. Boşanma kesinleştikten sonra bu talebi ayrıca açmak için TMK m. 178'deki bir yıllık süre işler.

Boşanma Davası Açmayı Beklemeli miyim?

Genel bir cevap doğru olmaz; cevap hangi tarafta olduğunuza ve dosyanın verilerine göre değişir. İki şeyi hesaba katın. Birincisi, takvim belirsizdir: gerekçeli karar yayımlanmadı, paket sunulmadı, beklemek aylar sürebilir. İkincisi, mal rejimi dava tarihinde sona erer; beklemek mal paylaşımı bakımından ayrıca sonuç doğurur. Süreci boşanma davası nasıl açılır rehberimizde, bütün başlıkları Boşanma Rehberi sayfamızda topladık.

Sık Karşılaşılan Beş Yanılgı

  1. "Süresiz nafaka bugün kalktı." Kalkmadı. İptal kararı Resmî Gazete'de yayımlanmadı ve dokuz aylık süre başlamadı.
  2. "Nafaka kurumu kaldırıldı." Kaldırılmadı. İptal edilen, maddedeki "süresiz olarak" ibaresi; nafaka isteme hakkı duruyor.
  3. "Mevcut nafakam otomatik kesilecek." Kesilmez. Anayasa m. 153 uyarınca iptal kararları geriye yürümez; değişiklik isteyen taraf dava açar.
  4. "Çocuğumun nafakası da kalkacak." Kalkmaz. İştirak nafakası TMK m. 182'ye dayanır ve iptalin kapsamı dışındadır.
  5. "12. Yargı Paketi ile nafaka değişmişti." Değişmemişti. 7589 sayılı Kanun aile hukukuna dokunmadı.

Sonuç

Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026'da TMK m. 175'teki "süresiz olarak" ibaresini iptal etti ve yürürlüğü dokuz ay erteledi. Ancak gerekçeli karar Resmî Gazete'de yayımlanmadığı için iptal henüz hüküm doğurmadı; dokuz aylık süre de yayımla başlayacak. Bu süre içinde Meclis'in, Anayasa m. 153 gereği öncelikle görüşerek yeni kuralı koyması bekleniyor ve bunun 13. Yargı Paketi ile yapılacağı konuşuluyor.

Bugün yapılacak en doğru şey, haber başlıklarına göre pozisyon almak yerine mevcut hukukun sağladığı imkânları doğru kullanmak. Ödeme gücünüz ya da karşı tarafın durumu değiştiyse, yeni kanunu beklemeden bugün açabileceğiniz davalar var. Dosyanızı birlikte değerlendirmek isterseniz iletişim bilgilerimiz sayfanın altındadır. Gerekçeli karar yayımlandığında ve paket Meclis'e sunulduğunda bu yazıyı güncelleyeceğiz.

Yazar Hakkında
Av. Murat Aydar

Av. Murat Aydar

Boşanma Avukatıİstanbul Barosu - Sicil No: 62459

İstanbul'da aile hukuku alanında müvekkillerime hizmet veriyorum. Özellikle anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı davalarında hukuki destek sağlıyorum.