Boşanma Davaları

Boşanma Sonrası Velayet Hakkı ve Kişisel İlişki Kurma Günleri Kapsamlı Rehberi 2026

Av. Murat Aydarİstanbul Boşanma Avukatı
Son güncelleme: 9 Ağustos 2026
8 dk okuma

Özet

Boşanma sürecinde ve sonrasında çocuğun velayeti, yaş kriterleri ve 'üstün yarar' ilkesine göre belirlenir. 2026 yılı uygulamalarında, velayeti alamayan eş için standart yatılı görüşme günleri, dijital iletişim hakları, yaz ve sömestr tatili düzenlemeleri mahkemece detaylıca karara bağlanır. Çocuğun icra kanalıyla teslimi uygulaması kalkmış olup, işlemler Çocuk Teslim Merkezleri üzerinden ücretsiz yapılmaktadır. Ebeveyne yabancılaştırma (çocuğu göstermeme) durumu velayetin değiştirilmesi sebebidir.

Boşanma süreci, eşler arasındaki hukuki bağı sona erdirirken, ebeveynlik sıfatı ve sorumlulukları ömür boyu devam etmektedir. Hukuk sistemimizde boşanma davalarının en hassas ve titizlikle incelenen boyutu şüphesiz ki müşterek çocukların durumudur. 2026 yılı itibarıyla aile mahkemeleri, çocukların psikolojik ve fiziksel gelişimini korumak adına çok daha detaylı ve multidisipliner yaklaşımlar sergilemektedir.

Uygulamada sıkça karşılaştığımız üzere, taraflar bazen hırs ve kırgınlıklarını çocuk üzerinden birbirlerinden çıkarmaya çalışmaktadır. Ancak hukukun bu noktadaki tavrı son derece nettir; ebeveynlerin çatışmaları, çocuğun üstün yararının önüne geçemez. Bir İstanbul boşanma avukatı olarak mesleki tecrübelerime dayanarak belirtmeliyim ki; velayet bir ödül, kişisel ilişki günleri ise bir lütuf değildir. Her ikisi de tamamen çocuğun sağlıklı gelişimi için düzenlenmiş hukuki kurumlardır.

Velayet Hakkı Nedir ve Kimlere Verilir?

Velayet, ergin olmayan (18 yaşını doldurmamış) veya kısıtlanmış çocukların bakım, eğitim, korunma ve temsil edilme haklarını ebeveynlere veren hukuki bir yetki ve sorumluluk bütünüdür. Evlilik birliği devam ederken anne ve baba velayeti birlikte kullanır. Ancak boşanma davası açılmasıyla birlikte mahkeme, geçici (tedbiren) velayeti kime vereceğini belirler ve dava sonunda bu durumu kesinleştirir.

Toplumda genellikle velayetin her halükarda anneye verileceği yönünde yaygın bir inanış vardır. Ancak günümüz hukuk pratiğinde, özellikle çocuğun belirli bir yaşın üzerinde olması durumunda, babanın da velayeti alma ihtimali oldukça yüksektir. Burada belirleyici olan tek kriter, kanun koyucunun çizdiği çerçevedir.

Çocuğun Üstün Yararı İlkesi Nedir?

Mahkemelerin velayet kararını verirken gözettiği en temel, sarsılmaz ve mutlak kural "Çocuğun Üstün Yararı" ilkesidir. Bu ilke, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ve Türk Medeni Kanunu'nun temel taşıdır. Hâkim, anne ve babanın maddi durumu, sosyal statüsü veya kendi isteklerinden ziyade; çocuğun fiziksel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişimini en iyi hangi ebeveynin sağlayabileceğine bakar.

ℹ️Bilgi
Çocuğun üstün yararı değerlendirilirken ebeveynlerin kusur durumu (örneğin eşini aldatmış olması) doğrudan velayeti kaybedeceği anlamına gelmez. Eş olarak kötü bir eş olmak, ebeveyn olarak da kötü olunduğu anlamını taşımaz. Ancak bu kusur çocuğa zarar veren bir boyuttaysa (şiddet, ağır bağımlılık vb.) elbette velayet kararını etkiler.

Boşanmada Velayet Kararını Etkileyen Temel Kriterler Nelerdir?

Velayet davasında hâkim, önüne gelen dosyayı kendi uzmanlığıyla değerlendirmekle kalmaz, mutlaka Sosyal İnceleme Raporu (SİR) talep eder. Adli destek görevlileri (pedagog, psikolog ve sosyal çalışmacılar) ev ziyaretleri yapar, taraflarla ve idrak çağındaki çocukla görüşür.

Çocuğun Yaşına Göre Velayet Değerlendirmesi

Çocuğun yaşı, velayetin kime verileceği konusunda en nesnel kriterlerden biridir. Yaş kriterleri, çocuğun anne şefkatine ve bakımına duyduğu ihtiyacın biyolojik ve psikolojik seviyesini gösterir.

Sıfır ile Üç Yaş Arası Bebeklik Dönemi

Bu yaş aralığındaki çocuklar "anne bakım ve şefkatine mutlak muhtaç" kabul edilir. 0-3 yaş arası çocuğun velayeti, annenin çok ağır bir akıl hastalığı yoksa, çocuğa fiziksel zarar vermiyorsa veya haysiyetsiz bir hayat sürmüyorsa istisnasız anneye verilir. Annenin maddi durumunun olmaması bir ret sebebi değildir; zira mahkeme, babayı iştirak nafakası ödemekle yükümlü kılar.

Üç ile Yedi Yaş Arası Okul Öncesi Dönem

Bu dönemde de çocuğun anneye olan ihtiyacı yüksektir, ancak mutlak değildir. Çocuğun velayeti kural olarak anneye verilmekle birlikte, annenin çocuğun bakımını ihmal etmesi, sağlık sorunları veya çocuğu tehlikeye atacak yaşam tarzı ispat edilirse velayet babaya verilebilir.

Yedi ile On İki Yaş Arası Okul Dönemi (İdrak Çağı)

7 yaşından itibaren çocuklar "idrak çağına" girmiş kabul edilir. Yani kendilerini ifade edebilir, olayları algılayabilir ve tercihlerini belirtebilirler. Bu dönemde mahkeme veya pedagog, mutlaka çocuğa fikrini sormak zorundadır. Pedagog görüşmelerinde çocuğun baskı altında kalmadan verdiği beyan, velayet kararında büyük rol oynar.

On İki Yaş ve Üzeri Ergenlik Dönemi

Bu yaş grubundaki çocukların beyanı, mahkeme için neredeyse bağlayıcı niteliktedir. Eğer çocuk ısrarla babasıyla veya annesiyle kalmak istediğini belirtiyorsa ve seçtiği ebeveynin yanında kalması onun için somut bir tehlike (madde bağımlılığı ortamı vb.) yaratmıyorsa, mahkeme çocuğun isteğine uyar.

Kişisel İlişki Kurma Hakkı (Görüşme Günleri) Kavramı Nedir?

Velayet kendisine verilmeyen eşin, çocuğuyla bağını koparmaması, ebeveynlik duygusunu yaşaması ve çocuğun da her iki ebeveynin sevgisinden mahrum kalmaması için kurulan hukuki düzene "kişisel ilişki kurma" denir. Bu hak, hem ebeveynin hem de çocuğun temel insan hakkıdır.

2026 Yılı Uygulamalarında Standart Görüşme Günleri Nelerdir?

Her ne kadar taraflar kendi aralarında anlaşıp istedikleri zaman görüşebilseler de (ve bizim önerdiğimiz de her zaman budur), uyuşmazlık çıkması ihtimaline karşı mahkeme net bir takvim belirler. 2026 yılı aile mahkemesi pratiklerinde standart sayılabilecek kişisel ilişki günleri şu şekildedir:

  • Hafta Sonu Görüşmeleri: Her ayın 1. ve 3. hafta sonu (Cumartesi sabah 10:00'dan Pazar akşam 18:00'e kadar yatılı olarak). Eğer ay 5 hafta sonu içeriyorsa, 5. hafta sonu ebeveynler arasında dengeli dağıtılır veya kararda özel olarak belirtilir.
  • Yaz Tatili: Çocuğun yaşına bağlı olarak genellikle 1 Temmuz ile 31 Temmuz arası (1 aylık kesintisiz yatılı görüşme). Yaşı küçük çocuklarda bu süre 15'er günlük iki periyoda bölünebilir.
  • Yarıyıl (Sömestr) Tatili: Her yıl sömestr tatilinin ilk veya ikinci haftası. Uygulamada genellikle "Tekli yıllarda sömestrın ilk yarısı, çiftli yıllarda sömestrın ikinci yarısı" şeklinde dönüşümlü yazılır.
⚠️Dikkat
0-3 yaş arası bebeklerde yatılı kişisel ilişki kurulması Yargıtay uygulamalarına göre genellikle uygun görülmez. Bebek emzirme döneminde ise, babanın çocuğu annenin yaşadığı evde veya annenin nezaretinde belirli saatlerde görmesine karar verilir. Ancak çocuk mamaya geçtiyse ve baba da bakımını yapabiliyorsa, 2 yaşından sonra kısa süreli yatılı görüşmeler kademeli olarak başlatılabilir.

Velayet Kendisinde Olmayan Eşin Çocukla İletişim Şartları Nelerdir?

Kişisel ilişki sadece fiziksel görüşmeden ibaret değildir. Günümüz teknolojisi, dijital iletişimi de ebeveyn-çocuk bağının ayrılmaz bir parçası yapmıştır.

Dini Bayramlar ve Resmi Tatillerde Kişisel İlişki

Ramazan ve Kurban bayramları, aile bağlarının güçlendiği günlerdir. Mahkemeler bu günlerde çocukların her iki aile tarafıyla da vakit geçirmesini hedefler. Standart uygulama şöyledir:

Ramazan Bayramı'nın 2. günü sabahından 3. günü akşamına kadar, Kurban Bayramı'nın 2. günü sabahından 4. günü akşamına kadar kişisel ilişki kurulur. Bu da genellikle yıllara göre (tek yıl/çift yıl) dönüşümlü olarak ilk gün anne veya baba olacak şekilde düzenlenir.

Babalar Günü, Anneler Günü ve Doğum Günleri

Çocuğun velayeti annede olsa dahi, Babalar Günü'nde (Haziran ayının 3. Pazar günü) çocuk mutlak suretle babasıyla vakit geçirir. Mahkeme kararlarında "Babalar gününü içine alan hafta sonu babayla, Anneler gününü içine alan hafta sonu anneyle geçirilir" ibaresi standart olarak yer alır. Doğum günlerinde ise yine tek-çift yıl rotasyonu uygulanarak, çocuğun her yaşını farklı bir ebeveyniyle kutlayabilmesi güvence altına alınır.

Dijital ve Telefonla İletişim Hakkı

2026 yılı aile hukuku içtihatlarında, özellikle tarafların farklı şehirlerde yaşadığı durumlarda mahkemeler karara "Dijital İletişim" maddesi eklemektedir. Velayeti elinde bulunduran eş, haftanın belirli gün ve saatlerinde (Örneğin Çarşamba ve Cuma akşamları saat 19:00 - 20:00 arası) çocuğun babası/annesi ile görüntülü (WhatsApp, FaceTime vb.) görüşmesine imkân sağlamak zorundadır.

Ortak Velayet Kavramı ve Türkiye Uygulaması Nasıldır?

Eskiden Türk Hukuku'nda boşanma sonrası ortak velayet mümkün görülmüyordu. Ancak uluslararası sözleşmeler ve Yargıtay'ın güncel içtihatları doğrultusunda, ortak velayet günümüzde sıklıkla uygulanmaktadır. Özellikle çekişmeli boşanma davası süreçlerinden yorulan ancak çocukları için medeni bir şekilde görüşmeye devam edebilen çiftler için en ideal yöntemdir.

Ortak Velayetin Şartları Nelerdir?

Ortak velayet her boşanma dosyasında verilemez. Mahkemenin ortak velayete hükmedebilmesi için şu şartların bir arada bulunması gerekir:

  1. Tarafların Ortak Talebi: Hâkim re'sen (kendiliğinden) ortak velayet kararı veremez. Eşlerin ikisinin de bu yönde açıkça talepte bulunması şarttır.
  2. Ebeveynlerin İletişim Kabiliyeti: Taraflar arasında husumetin bitmiş olması, çocukla ilgili konularda (okul seçimi, sağlık işlemleri vb.) ortak karar alabilecek asgari iletişim seviyesine sahip olmaları gerekir.
  3. Çocuğun Üstün Yararı: Ortak velayetin çocuğun düzenini bozmaması (örneğin bir hafta İstanbul'da bir hafta Ankara'da yaşamak gibi çocuğun okul hayatını bitirecek düzenler kurulmaması) gerekir.

Özellik Tek Velayet (Standart) Ortak Velayet
Karar Alma Yetkisi Velayet sahibindedir (Okul, hastane vb.) İki ebeveynin ortak onayı gerekir.
İkametgâh Velayet sahibinin yanındadır. Genellikle bir ebeveynin yanı sabit ikametgâh belirlenir.
Şehir/Yurtdışı Değişimi Diğer eşin izni gerekmez (Yurtdışı için bazı kısıtlar hariç) Mutlaka diğer eşin muvafakati gerekir.
Kişisel İlişki Mahkemenin belirlediği katı sınırlar vardır. Tarafların serbest iradesiyle daha esnek düzenlenir.
Nafaka Velayet verilmeyen taraf iştirak nafakası öder. Nafaka kararlaştırılabilir veya taraflar masrafları yarı yarıya bölüşebilir.

Kişisel İlişki Kararına Uyulmaması Durumunda Ne Yapılmalıdır?

Boşanma sonrasında en sık karşılaşılan sorunlardan biri, velayeti elinde tutan eski eşin (çoğunlukla hınç alma duygusuyla) çocuğu diğer ebeveyne göstermemesidir. Bu durum, hukuk literatüründe "Ebeveyne Yabancılaştırma Sendromu" (Parental Alienation Syndrome - PAS) olarak adlandırılır ve çocuğu psikolojik olarak istismar etmek demektir.

İcra Daireleri Yerine Çocuk Teslim Merkezleri Dönemi (2026 Uygulaması)

Geçmiş yıllarda, çocuğu gösterilmeyen anne veya baba icra müdürlüğüne gidip, tıpkı bir haciz işlemi gibi masraf yatırıp, kapıya icra memuru ve polisle gitmek zorundaydı. Bu travmatik uygulama tamamen kaldırıldı.

Artık kişisel ilişki kararına uyulmaması halinde süreç şu şekilde işlemektedir:

  • Görüşme hakkı engellenen ebeveyn, Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü'ne (Çocuk Teslim Merkezleri) başvurur. Bu işlem tamamen ücretsizdir.
  • Merkez yetkilileri velayet sahibini arayarak çocuğu belirlenen gün ve saatte merkeze getirmesini tebliğ eder.
  • Teslim işlemi, pedagoglar ve uzman psikologlar eşliğinde, çocuğun psikolojisi zedelenmeden, merkezin özel donanımlı oyun odalarında gerçekleştirilir.

Velayet Sahibinin Çocuğu Göstermemesi Suç mudur?

Evet, adli destek uzmanlarının ihtarına rağmen çocuğun haklı bir sebep olmaksızın teslim edilmemesi hukuki yaptırımlara tabidir. Disiplin hapsi ile cezalandırılma mümkündür. Ancak bundan daha da önemlisi, çocuğu sürekli olarak diğer ebeveynine göstermemek, Yargıtay kararlarına göre doğrudan doğruya velayetin değiştirilmesi (velayetin nez'i) sebebidir.

Velayetin Değiştirilmesi ve Kişisel İlişkinin Yeniden Düzenlenmesi Davaları

Velayet kararları kesin hüküm teşkil etmez. Yani "Velayet bir kere bana verildi, ömür boyu bende kalır" düşüncesi hatalıdır. Hayat şartlarının değişmesiyle birlikte, yeni bir dava açılarak durumun güncellenmesi talep edilebilir. Bu noktada deneyimli bir velayet avukatı ile çalışmak büyük önem taşır.

Hangi Durumlarda Velayet Değişir?

Velayetin değiştirilmesi davası açabilmek için ortada yeni ve haklı sebepler (vakıalar) olması gerekir:

  • Velayet Sahibinin Yeniden Evlenmesi: Kendi başına bir değiştirme sebebi olmasa da, eğer yeni eş çocuğa kötü davranıyorsa veya çocuğun evdeki huzuru bozulmuşsa sebebi oluşturur.
  • Başka Bir Şehre/Ülkeye Taşınma: Velayet sahibinin çocuğu alıp çok uzak bir şehre veya yurtdışına temelli taşınması, diğer eşin görüşme hakkını fiilen imkansız kılıyorsa velayet yeniden değerlendirilir.
  • İhmal ve İstismar: Velayet sahibi eşin madde bağımlısı olması, ağır bir hastalığa yakalanması, hapse girmesi veya çocuğun eğitim/sağlık ihtiyaçlarını ağır şekilde ihmal etmesi.
  • Çocuğun İsteği: Özellikle çocuk 12 yaşını geçmişse ve artık ısrarla diğer ebeveyniyle yaşamak istiyorsa, mahkeme pedagog raporu doğrultusunda velayeti değiştirir.
💡İpucu
Velayetin değiştirilmesi davasında, iştirak nafakasının da yeniden düzenlenmesi talep edilebilir. Velayet el değiştirdiğinde, eski velayet sahibi eş artık yeni velayet sahibine kendi mali gücü oranında nafaka ödemekle yükümlü hale gelebilir.

Görüşme Günlerinin Artırılması veya Azaltılması Talepleri

Çocuk boşanma tarihinde 2 yaşındaysa ve mahkeme sadece hafta sonu gündüz 4 saat görüşme vermişse; aradan 5 yıl geçip çocuk 7 yaşına geldiğinde bu süre çok yetersiz kalacaktır. Bu durumda "Kişisel İlişkinin Yeniden Düzenlenmesi" davası açılarak, yatılı görüşmeler, uzun yaz tatilleri gibi yaşa uygun yeni standartların belirlenmesi istenir.

Yabancı Uyruklu Eş veya Yurtdışına Taşınma Durumunda Velayet ve Kişisel İlişki

Küreselleşen dünyada eşlerin farklı ülkelere yerleşmesi oldukça sık görülmektedir. Velayet sahibi eşin çocuğu alıp yurtdışına yerleşmek istemesi hukuki bir sürece tabidir.

Çocuğun Yurtdışına Çıkarılması İçin Muvafakatname Şartı

Velayet tek bir ebeveynde olsa dahi, çocuğun yurtdışına turistik amaçla veya temelli çıkarılması için diğer eşin noter onaylı muvafakatnamesine (izin belgesine) ihtiyaç vardır. Pasaport kanunu ve sınır kapılarındaki uygulamalar gereği çocuk, diğer eşin izni olmadan çıkarılamaz.

Eğer diğer eş keyfi olarak, sırf eziyet olsun diye bu muvafakatnameyi vermiyorsa, velayet sahibi Aile Mahkemesine başvurarak "Hakimin müdahalesi yoluyla muvafakat verilmesi" davası açabilir. Mahkeme turistik geziler için genellikle bu izni hızlıca verir.

Uluslararası Çocuk Kaçırma ve Lahey Sözleşmesi

Eğer eşlerden biri çocuğu kaçırarak kendi ülkesine götürürse, Türkiye'nin de taraf olduğu "Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Veçhelerine Dair Lahey Sözleşmesi" devreye girer. Adalet Bakanlığı aracılığıyla, çocuğun derhal mutat (sürekli) yerleşim yerine (Türkiye'ye) iade edilmesi süreci başlatılır.

Örnek Dilekçeler ve Yasal Başvurular

Çocuğun yaşının büyümesi nedeniyle yetersiz kalan görüşme günlerinin artırılması için mahkemeye sunulacak örnek bir dilekçe taslağını aşağıda inceleyebilirsiniz.

📋Örnek
Örnek Dilekçe: Kişisel İlişkinin Yeniden Düzenlenmesi Dava Dilekçesi

İSTANBUL NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ'NE

DAVACI: [Adınız Soyadınız, T.C. Kimlik No] ADRES: [Açık Adresiniz]

VEKİLİ: Av. Murat Aydar (Varsa)

DAVALI: [Karşı Tarafın Adı Soyadı, T.C. Kimlik No] ADRES: [Karşı Tarafın Adresi]

KONU: Müşterek çocuk [Çocuğun Adı] ile davacı baba/anne arasında tesis edilen kişisel ilişkinin, çocuğun yaşının büyümesi ve değişen şartlar göz önüne alınarak yeniden düzenlenmesi (artırılması ve yatılı hale getirilmesi) talebimizdir.

AÇIKLAMALAR:

  1. Davalı ile İstanbul ... Aile Mahkemesinin .../... Esas ve .../... Karar sayılı ilamı ile boşanmış bulunmaktayız. Karar ... tarihinde kesinleşmiştir.
  2. Kesinleşen kararda müşterek çocuğumuz ...'nın velayeti davalı anneye/babaya verilmiş, benimle ise yaşının o dönemde 2 olması sebebiyle yalnızca ayın 1. ve 3. hafta sonları Cumartesi günleri 10:00 - 17:00 saatleri arasında yatılı olmaksızın kişisel ilişki kurulmuştur.
  3. Aradan geçen 4 yıl içinde müşterek çocuğumuz 6 yaşına gelmiş ve ilkokul çağına yaklaşmıştır. Çocuğun babasıyla/annesiyle daha kaliteli vakit geçirmesi, geceyi babasının/annesinin evinde geçirmesi pedagojik gelişimi için bir ihtiyaç haline gelmiştir.
  4. Mevcut kişisel ilişki günleri, ebeveyn-çocuk bağının sağlıklı kurulması için fazlasıyla yetersiz kalmaktadır. Bu nedenle, hafta sonlarının yatılı hale getirilmesi, dini bayramlarda, babalar/anneler gününde ve yaz tatillerinde de yaşına uygun standart yatılı görüşme günleri tayin edilmesini talep etme zarureti doğmuştur.

HUKUKİ NEDENLER: TMK, HMK ve ilgili sair mevzuat. DELİLLER: Boşanma kararı, nüfus kayıtları, pedagog SİR raporu, tanık beyanları ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle haklı davamızın kabulüne, müşterek çocuk ... ile aramızdaki kişisel ilişkinin yaş kriteri gözetilerek artırılmasına ve yatılı hale getirilmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımla talep ederim. (Tarih)

Davacı/Vekili: [İmza]

Boşanma sürecinde velayet ve çocukla kişisel ilişki kurulması, hiçbir zaman "kazanılması gereken bir savaş" olarak görülmemelidir. Çocuk, eşlerin birbirlerine karşı kullanacakları bir silah değildir. 2026 yılı hukuk pratikleri, çocuğu odak noktasına alan ve onun psikolojisini en üst düzeyde korumayı hedefleyen bir yöne evrilmiştir. Bu süreçte atılacak her yasal adımın, çocuğunuzun gelecekteki ruh sağlığını doğrudan etkileyeceğini unutmamalısınız. Hak kaybı yaşamamak ve süreci çocuğunuz açısından en az hasarla atlatmak için alanında uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.

Yazar Hakkında
Av. Murat Aydar

Av. Murat Aydar

Boşanma Avukatıİstanbul Barosu - Sicil No: 62459

İstanbul'da aile hukuku alanında müvekkillerime hizmet veriyorum. Özellikle anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı davalarında hukuki destek sağlıyorum.