Özet
Boşanma sürecinde ve sonrasında çocuğun velayeti, yaş kriterleri ve 'üstün yarar' ilkesine göre belirlenir. 2026 yılı uygulamalarında, velayeti alamayan eş için standart yatılı görüşme günleri, dijital iletişim hakları, yaz ve sömestr tatili düzenlemeleri mahkemece detaylıca karara bağlanır. Çocuğun icra kanalıyla teslimi uygulaması kalkmış olup, işlemler Çocuk Teslim Merkezleri üzerinden ücretsiz yapılmaktadır. Ebeveyne yabancılaştırma (çocuğu göstermeme) durumu velayetin değiştirilmesi sebebidir.
Boşanma süreci, eşler arasındaki hukuki bağı sona erdirirken, ebeveynlik sıfatı ve sorumlulukları ömür boyu devam etmektedir. Hukuk sistemimizde boşanma davalarının en hassas ve titizlikle incelenen boyutu şüphesiz ki müşterek çocukların durumudur. 2026 yılı itibarıyla aile mahkemeleri, çocukların psikolojik ve fiziksel gelişimini korumak adına çok daha detaylı ve multidisipliner yaklaşımlar sergilemektedir.
Uygulamada sıkça karşılaştığımız üzere, taraflar bazen hırs ve kırgınlıklarını çocuk üzerinden birbirlerinden çıkarmaya çalışmaktadır. Ancak hukukun bu noktadaki tavrı son derece nettir; ebeveynlerin çatışmaları, çocuğun üstün yararının önüne geçemez. Bir İstanbul boşanma avukatı olarak mesleki tecrübelerime dayanarak belirtmeliyim ki; velayet bir ödül, kişisel ilişki günleri ise bir lütuf değildir. Her ikisi de tamamen çocuğun sağlıklı gelişimi için düzenlenmiş hukuki kurumlardır.
Velayet Hakkı Nedir ve Kimlere Verilir?
Velayet, ergin olmayan (18 yaşını doldurmamış) veya kısıtlanmış çocukların bakım, eğitim, korunma ve temsil edilme haklarını ebeveynlere veren hukuki bir yetki ve sorumluluk bütünüdür. Evlilik birliği devam ederken anne ve baba velayeti birlikte kullanır. Ancak boşanma davası açılmasıyla birlikte mahkeme, geçici (tedbiren) velayeti kime vereceğini belirler ve dava sonunda bu durumu kesinleştirir.
Toplumda genellikle velayetin her halükarda anneye verileceği yönünde yaygın bir inanış vardır. Ancak günümüz hukuk pratiğinde, özellikle çocuğun belirli bir yaşın üzerinde olması durumunda, babanın da velayeti alma ihtimali oldukça yüksektir. Burada belirleyici olan tek kriter, kanun koyucunun çizdiği çerçevedir.
Çocuğun Üstün Yararı İlkesi Nedir?
Mahkemelerin velayet kararını verirken gözettiği en temel, sarsılmaz ve mutlak kural "Çocuğun Üstün Yararı" ilkesidir. Bu ilke, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ve Türk Medeni Kanunu'nun temel taşıdır. Hâkim, anne ve babanın maddi durumu, sosyal statüsü veya kendi isteklerinden ziyade; çocuğun fiziksel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişimini en iyi hangi ebeveynin sağlayabileceğine bakar.
Boşanmada Velayet Kararını Etkileyen Temel Kriterler Nelerdir?
Velayet davasında hâkim, önüne gelen dosyayı kendi uzmanlığıyla değerlendirmekle kalmaz, mutlaka Sosyal İnceleme Raporu (SİR) talep eder. Adli destek görevlileri (pedagog, psikolog ve sosyal çalışmacılar) ev ziyaretleri yapar, taraflarla ve idrak çağındaki çocukla görüşür.
Çocuğun Yaşına Göre Velayet Değerlendirmesi
Çocuğun yaşı, velayetin kime verileceği konusunda en nesnel kriterlerden biridir. Yaş kriterleri, çocuğun anne şefkatine ve bakımına duyduğu ihtiyacın biyolojik ve psikolojik seviyesini gösterir.
Sıfır ile Üç Yaş Arası Bebeklik Dönemi
Bu yaş aralığındaki çocuklar "anne bakım ve şefkatine mutlak muhtaç" kabul edilir. 0-3 yaş arası çocuğun velayeti, annenin çok ağır bir akıl hastalığı yoksa, çocuğa fiziksel zarar vermiyorsa veya haysiyetsiz bir hayat sürmüyorsa istisnasız anneye verilir. Annenin maddi durumunun olmaması bir ret sebebi değildir; zira mahkeme, babayı iştirak nafakası ödemekle yükümlü kılar.
Üç ile Yedi Yaş Arası Okul Öncesi Dönem
Bu dönemde de çocuğun anneye olan ihtiyacı yüksektir, ancak mutlak değildir. Çocuğun velayeti kural olarak anneye verilmekle birlikte, annenin çocuğun bakımını ihmal etmesi, sağlık sorunları veya çocuğu tehlikeye atacak yaşam tarzı ispat edilirse velayet babaya verilebilir.
Yedi ile On İki Yaş Arası Okul Dönemi (İdrak Çağı)
7 yaşından itibaren çocuklar "idrak çağına" girmiş kabul edilir. Yani kendilerini ifade edebilir, olayları algılayabilir ve tercihlerini belirtebilirler. Bu dönemde mahkeme veya pedagog, mutlaka çocuğa fikrini sormak zorundadır. Pedagog görüşmelerinde çocuğun baskı altında kalmadan verdiği beyan, velayet kararında büyük rol oynar.
On İki Yaş ve Üzeri Ergenlik Dönemi
Bu yaş grubundaki çocukların beyanı, mahkeme için neredeyse bağlayıcı niteliktedir. Eğer çocuk ısrarla babasıyla veya annesiyle kalmak istediğini belirtiyorsa ve seçtiği ebeveynin yanında kalması onun için somut bir tehlike (madde bağımlılığı ortamı vb.) yaratmıyorsa, mahkeme çocuğun isteğine uyar.
Kişisel İlişki Kurma Hakkı (Görüşme Günleri) Kavramı Nedir?
Velayet kendisine verilmeyen eşin, çocuğuyla bağını koparmaması, ebeveynlik duygusunu yaşaması ve çocuğun da her iki ebeveynin sevgisinden mahrum kalmaması için kurulan hukuki düzene "kişisel ilişki kurma" denir. Bu hak, hem ebeveynin hem de çocuğun temel insan hakkıdır.
2026 Yılı Uygulamalarında Standart Görüşme Günleri Nelerdir?
Her ne kadar taraflar kendi aralarında anlaşıp istedikleri zaman görüşebilseler de (ve bizim önerdiğimiz de her zaman budur), uyuşmazlık çıkması ihtimaline karşı mahkeme net bir takvim belirler. 2026 yılı aile mahkemesi pratiklerinde standart sayılabilecek kişisel ilişki günleri şu şekildedir:
- Hafta Sonu Görüşmeleri: Her ayın 1. ve 3. hafta sonu (Cumartesi sabah 10:00'dan Pazar akşam 18:00'e kadar yatılı olarak). Eğer ay 5 hafta sonu içeriyorsa, 5. hafta sonu ebeveynler arasında dengeli dağıtılır veya kararda özel olarak belirtilir.
- Yaz Tatili: Çocuğun yaşına bağlı olarak genellikle 1 Temmuz ile 31 Temmuz arası (1 aylık kesintisiz yatılı görüşme). Yaşı küçük çocuklarda bu süre 15'er günlük iki periyoda bölünebilir.
- Yarıyıl (Sömestr) Tatili: Her yıl sömestr tatilinin ilk veya ikinci haftası. Uygulamada genellikle "Tekli yıllarda sömestrın ilk yarısı, çiftli yıllarda sömestrın ikinci yarısı" şeklinde dönüşümlü yazılır.
Velayet Kendisinde Olmayan Eşin Çocukla İletişim Şartları Nelerdir?
Kişisel ilişki sadece fiziksel görüşmeden ibaret değildir. Günümüz teknolojisi, dijital iletişimi de ebeveyn-çocuk bağının ayrılmaz bir parçası yapmıştır.
Dini Bayramlar ve Resmi Tatillerde Kişisel İlişki
Ramazan ve Kurban bayramları, aile bağlarının güçlendiği günlerdir. Mahkemeler bu günlerde çocukların her iki aile tarafıyla da vakit geçirmesini hedefler. Standart uygulama şöyledir:
Ramazan Bayramı'nın 2. günü sabahından 3. günü akşamına kadar, Kurban Bayramı'nın 2. günü sabahından 4. günü akşamına kadar kişisel ilişki kurulur. Bu da genellikle yıllara göre (tek yıl/çift yıl) dönüşümlü olarak ilk gün anne veya baba olacak şekilde düzenlenir.
Babalar Günü, Anneler Günü ve Doğum Günleri
Çocuğun velayeti annede olsa dahi, Babalar Günü'nde (Haziran ayının 3. Pazar günü) çocuk mutlak suretle babasıyla vakit geçirir. Mahkeme kararlarında "Babalar gününü içine alan hafta sonu babayla, Anneler gününü içine alan hafta sonu anneyle geçirilir" ibaresi standart olarak yer alır. Doğum günlerinde ise yine tek-çift yıl rotasyonu uygulanarak, çocuğun her yaşını farklı bir ebeveyniyle kutlayabilmesi güvence altına alınır.
Dijital ve Telefonla İletişim Hakkı
Taraflar farklı şehirlerde yaşıyorsa kararda veya protokolde belirli gün ve saatlerde telefonla ya da görüntülü görüşme düzeni kurulması istenebilir. Ancak bu, kanunda ayrıca düzenlenmiş bir hak değildir ve her dosyada kabul edilmez: Yargıtay, bir kişisel ilişki dosyasında babaya görüntülü görüşme hakkı tanınmamasına yönelik temyiz itirazını yerinde görmedi (2. HD, 15.01.2026, E. 2025/8535, K. 2026/377). Ayrı şehirlerde yaşayan ebeveynlerin takvimini ayrı şehirlerde çocuğu görme hakkı başlığıyla ayrıca anlattık.
Ortak Velayet Kavramı ve Türkiye Uygulaması Nasıldır?
Eskiden Türk Hukuku'nda boşanma sonrası ortak velayet mümkün görülmüyordu. Ancak uluslararası sözleşmeler ve Yargıtay'ın güncel içtihatları doğrultusunda, ortak velayet günümüzde sıklıkla uygulanmaktadır. Özellikle çekişmeli boşanma davası süreçlerinden yorulan ancak çocukları için medeni bir şekilde görüşmeye devam edebilen çiftler için en ideal yöntemdir.
Ortak Velayetin Şartları Nelerdir?
Ortak velayet her boşanma dosyasında verilemez. Mahkemenin ortak velayete hükmedebilmesi için şu şartların bir arada bulunması gerekir:
- Tarafların Ortak Talebi: Hâkim re'sen (kendiliğinden) ortak velayet kararı veremez. Eşlerin ikisinin de bu yönde açıkça talepte bulunması şarttır.
- Ebeveynlerin İletişim Kabiliyeti: Taraflar arasında husumetin bitmiş olması, çocukla ilgili konularda (okul seçimi, sağlık işlemleri vb.) ortak karar alabilecek asgari iletişim seviyesine sahip olmaları gerekir.
- Çocuğun Üstün Yararı: Ortak velayetin çocuğun düzenini bozmaması (örneğin bir hafta İstanbul'da bir hafta Ankara'da yaşamak gibi çocuğun okul hayatını bitirecek düzenler kurulmaması) gerekir.
| Özellik | Tek Velayet (Standart) | Ortak Velayet |
|---|---|---|
| Karar Alma Yetkisi | Velayet sahibindedir (Okul, hastane vb.) | İki ebeveynin ortak onayı gerekir. |
| İkametgâh | Velayet sahibinin yanındadır. | Genellikle bir ebeveynin yanı sabit ikametgâh belirlenir. |
| Şehir/Yurtdışı Değişimi | Diğer eşin izni gerekmez (Yurtdışı için bazı kısıtlar hariç) | Mutlaka diğer eşin muvafakati gerekir. |
| Kişisel İlişki | Mahkemenin belirlediği katı sınırlar vardır. | Tarafların serbest iradesiyle daha esnek düzenlenir. |
| Nafaka | Velayet verilmeyen taraf iştirak nafakası öder. | Nafaka kararlaştırılabilir veya taraflar masrafları yarı yarıya bölüşebilir. |
Kişisel İlişki Kararına Uyulmaması Durumunda Ne Yapılmalıdır?
Boşanma sonrasında en sık karşılaşılan sorunlardan biri, velayeti elinde tutan eski eşin (çoğunlukla hınç alma duygusuyla) çocuğu diğer ebeveyne göstermemesidir. Bu durum, hukuk literatüründe "Ebeveyne Yabancılaştırma Sendromu" (Parental Alienation Syndrome - PAS) olarak adlandırılır ve çocuğu psikolojik olarak istismar etmek demektir.
İcra Daireleri Yerine Çocuk Teslim Merkezleri Dönemi (2026 Uygulaması)
Geçmiş yıllarda, çocuğu gösterilmeyen anne veya baba icra müdürlüğüne gidip, tıpkı bir haciz işlemi gibi masraf yatırıp, kapıya icra memuru ve polisle gitmek zorundaydı. Bu travmatik uygulama tamamen kaldırıldı.
Artık kişisel ilişki kararına uyulmaması halinde süreç şu şekilde işlemektedir:
- Görüşme hakkı engellenen ebeveyn, Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü'ne (Çocuk Teslim Merkezleri) başvurur. Bu işlem tamamen ücretsizdir.
- Merkez yetkilileri velayet sahibini arayarak çocuğu belirlenen gün ve saatte merkeze getirmesini tebliğ eder.
- Teslim işlemi, pedagoglar ve uzman psikologlar eşliğinde, çocuğun psikolojisi zedelenmeden, merkezin özel donanımlı oyun odalarında gerçekleştirilir.
Velayet Sahibinin Çocuğu Göstermemesi Suç mudur?
Kural olarak ayrı bir suç oluşturmaz, ancak yaptırımsız da değildir. Adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğünün gönderdiği teslim emrine aykırı hareket eden veya emrin yerine getirilmesini engelleyen kişi, bir ay içinde yapılacak şikâyet üzerine üç günden on güne kadar disiplin hapsi ile cezalandırılır (5395 s. K. m. 41/F/2). Türk Ceza Kanunu'nun 234. maddesindeki çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçu ise on altı yaşını bitirmemiş çocuğu veli, vasi veya bakım ve gözetimi altında bulunan kimsenin yanından kaçıran ya da alıkoyan, velayet yetkisi elinden alınmış ana veya babayı ya da üçüncü derece dahil kan hısmını cezalandırır; bu nedenle çocuğu teslim etmeyen velayet sahibi ebeveyne uygulanmaz. Velayetin hangi hâllerde elinden alınabileceğini velayetin kaldırılması davası yazımızda anlattık. Bundan daha önemlisi, kişisel ilişkinin engellenmesi velayetin değiştirilmesine yol açabilir (TMK m. 324/3).
Velayetin Değiştirilmesi ve Kişisel İlişkinin Yeniden Düzenlenmesi Davaları
Velayet kararları kesin hüküm teşkil etmez. Yani "Velayet bir kere bana verildi, ömür boyu bende kalır" düşüncesi hatalıdır. Hayat şartlarının değişmesiyle birlikte, yeni bir dava açılarak durumun güncellenmesi talep edilebilir. Bu noktada deneyimli bir velayet avukatı ile çalışmak büyük önem taşır.
Kişisel ilişkinin engellenmesi 2021'den beri kanunen velayet değişikliği sebebi olabiliyor (TMK m. 324/3). Davanın şartlarını ve usulünü velayet değiştirme davası yazımızda ele aldık.
Hangi Durumlarda Velayet Değişir?
Velayetin değiştirilmesi davası açabilmek için ortada yeni ve haklı sebepler (vakıalar) olması gerekir:
- Velayet Sahibinin Yeniden Evlenmesi: Kendi başına bir değiştirme sebebi olmasa da, eğer yeni eş çocuğa kötü davranıyorsa veya çocuğun evdeki huzuru bozulmuşsa sebebi oluşturur.
- Başka Bir Şehre/Ülkeye Taşınma: Velayet sahibinin çocuğu alıp çok uzak bir şehre veya yurtdışına temelli taşınması, diğer eşin görüşme hakkını fiilen imkansız kılıyorsa velayet yeniden değerlendirilir.
- İhmal ve İstismar: Velayet sahibi eşin madde bağımlısı olması, ağır bir hastalığa yakalanması, hapse girmesi veya çocuğun eğitim/sağlık ihtiyaçlarını ağır şekilde ihmal etmesi.
- Çocuğun İsteği: Kanunda sabit bir yaş yoktur; idrak çağındaki çocuğun görüşü alınır ve uzman raporuyla birlikte değerlendirilir. Çocuğun diğer ebeveynle yaşama isteği önemlidir, ancak mahkeme çocuğun üstün yararı gerektirdiğinde görüşünün aksine de karar verebilir.
Görüşme Günlerinin Artırılması veya Azaltılması Talepleri
Çocuk boşanma tarihinde 2 yaşındaysa ve mahkeme sadece hafta sonu gündüz 4 saat görüşme vermişse; aradan 5 yıl geçip çocuk 7 yaşına geldiğinde bu süre çok yetersiz kalacaktır. Bu durumda "Kişisel İlişkinin Yeniden Düzenlenmesi" davası açılarak, yatılı görüşmeler, uzun yaz tatilleri gibi yaşa uygun yeni standartların belirlenmesi istenir.
Kişisel ilişki yalnızca anne ve baba için kurulmaz: olağanüstü hâller varsa ve çocuğun menfaatine uygunsa büyükanne, büyükbaba ve diğer hısımlar da kişisel ilişki kurulmasını isteyebilir (TMK m. 325). Yargıtay torunun anne veya babasının ölümünü olağanüstü hâl sayarken, boşanmış ebeveynin kendi görüş günlerinde torunun görülebildiği durumlarda davayı kural olarak reddediyor. Ayrıntısı torunla kişisel ilişki davası yazımızda.
Yabancı Uyruklu Eş veya Yurtdışına Taşınma Durumunda Velayet ve Kişisel İlişki
Küreselleşen dünyada eşlerin farklı ülkelere yerleşmesi oldukça sık görülmektedir. Velayet sahibi eşin çocuğu alıp yurtdışına yerleşmek istemesi hukuki bir sürece tabidir.
Çocuğun Yurt Dışına Çıkarılmasında Kimin İzni Gerekir?
Pasaport işlemlerinde velayet sahibinin izni belirleyicidir. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün İkinci Nesil Pasaport Uygulama Talimatı'na göre anne ve baba evliyse ikisinin, boşanmışlarsa velayet sahibi ebeveynin muvafakati aranır; boşanma davası sürüyorsa mahkemenin ara kararına göre işlem yapılır, kararda velayetin kime verildiği belli değilse ikisinin de muvafakati istenir. Yani velayet tek bir ebeveyndeyse çocuğun pasaportu için diğer ebeveynin noter onaylı muvafakatnamesi gerekmez. Mahkemece verilmiş bir yurt dışı çıkış yasağı varsa ise çıkış engellenir (Pasaport Kanunu m. 22).
Bununla birlikte bazı ülkelerin temsilcilikleri vize için diğer ebeveynin iznini isteyebilir ya da diğer ebeveyn yurt dışına yerleşmeye itiraz edebilir. Bu durumda aile mahkemesinden izin istenebilir. Yargıtay, velayeti annede olan çocuğun annesinin doktora eğitimi için Kanada'ya götürülmesine izin verilmesine ilişkin kararı onadı; bölge adliye mahkemesi, velayet sahibinin çocuğu yurt dışına çıkarmasının kural olarak boşandığı eşin muvafakatine bağlı olmadığını belirtmişti (2. HD, 11.04.2023, E. 2023/1718, K. 2023/1736). Ayrıntılar için velayeti annede olan çocuğun yurt dışına çıkması konusunu da işlediğimiz yazımıza bakın.
Uluslararası Çocuk Kaçırma ve Lahey Sözleşmesi
Eğer eşlerden biri çocuğu kaçırarak kendi ülkesine götürürse, Türkiye'nin de taraf olduğu "Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Veçhelerine Dair Lahey Sözleşmesi" devreye girer. Adalet Bakanlığı aracılığıyla, çocuğun derhal mutat (sürekli) yerleşim yerine (Türkiye'ye) iade edilmesi süreci başlatılır.
Kararda yazan görüşme günleri uygulanmıyorsa, icra dairesine değil çocuğun yerleşim yeri adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğüne başvurulur. Başvuru, teslim emri, kırk sekiz saat bildirim kuralı ve disiplin hapsi sürelerini çocuk teslimi süreci yazımızda adım adım anlattık.
Çocuk diğer ebeveynle yasal olarak yurt dışında yaşıyorsa görüşme hakkı da Lahey Sözleşmesi üzerinden, merkezi makama yapılacak şahsi ilişki başvurusuyla korunabilir. Çocuğun rıza olmadan yurt dışına götürülmesi hâlinde izlenecek yol için uluslararası çocuk kaçırma yazımıza bakabilirsiniz.
Örnek Dilekçeler ve Yasal Başvurular
Çocuğun yaşının büyümesi nedeniyle yetersiz kalan görüşme günlerinin artırılması için mahkemeye sunulacak örnek bir dilekçe taslağını aşağıda inceleyebilirsiniz.
İSTANBUL NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ'NE
DAVACI: [Adınız Soyadınız, T.C. Kimlik No] ADRES: [Açık Adresiniz]
VEKİLİ: Av. Murat Aydar (Varsa)
DAVALI: [Karşı Tarafın Adı Soyadı, T.C. Kimlik No] ADRES: [Karşı Tarafın Adresi]
KONU: Müşterek çocuk [Çocuğun Adı] ile davacı baba/anne arasında tesis edilen kişisel ilişkinin, çocuğun yaşının büyümesi ve değişen şartlar göz önüne alınarak yeniden düzenlenmesi (artırılması ve yatılı hale getirilmesi) talebimizdir.
AÇIKLAMALAR:
- Davalı ile İstanbul ... Aile Mahkemesinin .../... Esas ve .../... Karar sayılı ilamı ile boşanmış bulunmaktayız. Karar ... tarihinde kesinleşmiştir.
- Kesinleşen kararda müşterek çocuğumuz ...'nın velayeti davalı anneye/babaya verilmiş, benimle ise yaşının o dönemde 2 olması sebebiyle yalnızca ayın 1. ve 3. hafta sonları Cumartesi günleri 10:00 - 17:00 saatleri arasında yatılı olmaksızın kişisel ilişki kurulmuştur.
- Aradan geçen 4 yıl içinde müşterek çocuğumuz 6 yaşına gelmiş ve ilkokul çağına yaklaşmıştır. Çocuğun babasıyla/annesiyle daha kaliteli vakit geçirmesi, geceyi babasının/annesinin evinde geçirmesi pedagojik gelişimi için bir ihtiyaç haline gelmiştir.
- Mevcut kişisel ilişki günleri, ebeveyn-çocuk bağının sağlıklı kurulması için fazlasıyla yetersiz kalmaktadır. Bu nedenle, hafta sonlarının yatılı hale getirilmesi, dini bayramlarda, babalar/anneler gününde ve yaz tatillerinde de yaşına uygun standart yatılı görüşme günleri tayin edilmesini talep etme zarureti doğmuştur.
HUKUKİ NEDENLER: TMK, HMK ve ilgili sair mevzuat. DELİLLER: Boşanma kararı, nüfus kayıtları, pedagog SİR raporu, tanık beyanları ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle haklı davamızın kabulüne, müşterek çocuk ... ile aramızdaki kişisel ilişkinin yaş kriteri gözetilerek artırılmasına ve yatılı hale getirilmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımla talep ederim. (Tarih)
Davacı/Vekili: [İmza]
Boşanma sürecinde velayet ve çocukla kişisel ilişki kurulması, hiçbir zaman "kazanılması gereken bir savaş" olarak görülmemelidir. Çocuk, eşlerin birbirlerine karşı kullanacakları bir silah değildir. 2026 yılı hukuk pratikleri, çocuğu odak noktasına alan ve onun psikolojisini en üst düzeyde korumayı hedefleyen bir yöne evrilmiştir. Bu süreçte atılacak her yasal adımın, çocuğunuzun gelecekteki ruh sağlığını doğrudan etkileyeceğini unutmamalısınız. Hak kaybı yaşamamak ve süreci çocuğunuz açısından en az hasarla atlatmak için alanında uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.

Av. Murat Aydar
İstanbul'da aile hukuku alanında müvekkillerime hizmet veriyorum. Özellikle anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı davalarında hukuki destek sağlıyorum.