4721 sayılı Türk Medeni Kanunu · D. İspat kuralları — I. İspat yükü

TMK Madde 6: İspat Yükü

Başlangıç › D. İspat kuralları — I. İspat yükü

Hazırlayan: Av. Murat Aydar2 yüksek mahkeme kararıYürürlükteki metinGüncelleme: 23.09.2026

Kısa cevap · TMK 6

TMK 6, bir uyuşmazlıkta kimin neyi ispatlayacağını gösterir: kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Kural iddia edene yük yükler; ancak iki önemli esnetici vardır. Birincisi kanuni istisnalar: kanun, yükü açıkça karşı tarafa yükleyebilir. İkincisi karineler: bir karineye dayanan taraf yalnız karinenin temelini oluşturan olguyu ispatlar; aksini ispat yükü karşı tarafa geçer. Nitekim TMK 3'teki iyiniyet karinesi bunun en bilinen örneğidir: iyiniyet ispatlanmaz, kötüniyet ispatlanır. Hükmün usul hukukundaki karşılığı HMK 190'dır: ispat yükü, iddia edilen olguya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.

Bu sayfada neler var? (9 bölüm)
  1. TMK 6 madde metni
  2. Değişiklik geçmişi
  3. Kural: İddia Eden İspatlar — Ama Hangi Olguyu?
  4. Yükü Tersine Çeviren İki Mekanizma: İstisnalar ve Karineler
  5. İspat Yükü mü, Delil Değerlendirmesi mi? Denetim Bakımından Kritik Ayrım
  6. TMK 6 Yargıtay kararları
  7. TMK 6 ile ilgili maddeler
  8. Uygulamada dikkat edilecekler
  9. Sıkça sorulan sorular

Temel kavramlar

İspat yükü
Bir olgunun ispat edilememesi hâlinde bunun sonucuna katlanacak tarafın belirlenmesi.
Hakkını dayandırdığı olgu
Tarafın lehine hukuki sonuç doğuran vakıa. İspat yükü bu olguya ilişkindir.
Lehine hak çıkaran taraf
HMK 190'daki ölçüt: iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispatla yükümlüdür.
Kanuni istisna
Kanunun ispat yükünü genel kuraldan ayrılarak belirlemesi. TMK 6'daki "kanunda aksine bir hüküm" kaydının karşılığıdır.
Kanuni karine
Kanunun, belirli bir olgudan başka bir olgunun varlığını çıkarması. Karineye dayanan yalnız temel olguyu ispatlar.
Karinenin temeli
Karinenin uygulanabilmesi için ispatı gereken olgu. Bunun dışındaki kısım varsayılır.
Aksini ispat
Kanuni karinenin doğru olmadığının gösterilmesi. Kanunda öngörülen istisnalar dışında karşı taraf bunu yapabilir.
İyiniyet karinesi
TMK 3/1: kanunun iyiniyete sonuç bağladığı hâllerde asıl olan iyiniyetin varlığıdır. İspat yükü kötüniyeti iddia edendedir.
İtiraz
Bir hakkın doğumuna engel olan veya sona erdiren olgunun ileri sürülmesi. Hâkim tarafından resen gözetilebilir.
Def'i
Borçlunun, borcu ifadan kaçınmasını sağlayan hak. İleri sürülmedikçe hâkim gözetemez.
Delillerin serbestçe değerlendirilmesi
HMK 198 uyarınca hâkimin kanuni istisnalar dışında delilleri serbestçe değerlendirmesi. İspat yükünden ayrı bir konudur.
Vakıa tespiti
Hâkimin delilleri değerlendirerek olayı belirlemesi. Kural olarak temyiz denetimi dışındadır.

Bir bakışta TMK 6

KonuKuralDayanak
Genel kuralTaraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.TMK m. 6
Kuralın esnekliğiKural "kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça" uygulanır; kanun yükü ters çevirebilir.TMK m. 6
Usul hukukundaki karşılığıİspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.HMK m. 190/1
Karineye dayanmaKanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır.HMK m. 190/2
Aksini ispatKanunda öngörülen istisnalar dışında karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.HMK m. 190/2
İyiniyet örneğiKanunun iyiniyete sonuç bağladığı hâllerde iyiniyet varsayılır; kötüniyeti iddia eden ispatla yükümlüdür.TMK m. 3/1
Somut uygulamaAldatmayı (hileyi) ispat yükü aldatılan tarafa aittir.HGK 2025/282
İspat serbestliğiİrade bozukluğu iddiaları senetle ispat zorunluluğunun istisnaları arasındadır; tanık dâhil her türlü delille ispatlanabilir.HGK 2025/282; HMK m. 203/1-ç; TMK m. 7
İspat yükü - delil değerlendirmesi ayrımıİspat yükünün dağılımı bir hukuk meselesidir; hangi vakıaya ispat edilmiş gözüyle bakılacağı ise vakıa tespiti ve delil değerlendirmesidir.HGK 2023/1237
DenetimHâkimin delilleri serbestçe değerlendirmesi kural olarak temyiz denetimi dışındadır; ispat yükünün yanlış dağıtılması ise hukuki denetime tabidir.HGK 2023/1237; HMK m. 198, m. 371
İtiraz - def'iİtiraz hâkim tarafından resen gözetilebilirken def'inin ileri sürülmesi gerekir; bu ayrım ispat yükünü de etkiler.TMK m. 6; HMK m. 190
DeğişiklikMadde 2001'den bu yana değiştirilmemiştir.4721 s.K. (ilk metin)

TMK 6 madde metni

Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

Başlangıç · D. İspat kuralları — I. İspat yükü

İspat yüküMadde 6

  1. "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça" kaydı, ispat yükünün kanunla ters çevrilebileceğini gösterir. Yük, olayın "varlığını" ispata ilişkindir.Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.

Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr.

Değişiklik geçmişi

TarihKaynakDeğişiklik
22.11.20014721 sayılı Türk Medeni Kanunu (RG 08.12.2001, S. 24607; yürürlük: 01.01.2002)Madde, kanunun ilk metninde "Başlangıç — D. İspat kuralları — I. İspat yükü" başlığı altında yer aldı ve bugüne kadar hiç değiştirilmedi. 01.10.2011'de yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesi, aynı kuralı usul hukuku bakımından ve karineler yönünden daha ayrıntılı biçimde düzenlemiştir.

Kural: İddia Eden İspatlar — Ama Hangi Olguyu?

TMK 6 tek cümledir: "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." Bu cümlenin her parçası işlevseldir.

  • "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça": kural mutlak değildir. Kanun, ispat yükünü genel kuraldan ayrılarak belirleyebilir.
  • "Taraflardan her biri": yük yalnız davacıda değildir. Davalı da kendi lehine sonuç doğuran bir olguya dayanıyorsa onu ispatlamalıdır.
  • "Hakkını dayandırdığı olgular": ölçüt budur. Herkes, kendi lehine hukuki sonuç doğuran olguyu ispatlar.
  • "Varlığını": yük, olumsuzu değil olumluyu ispata ilişkindir. Bir olgunun "var olmadığını" ispat kural olarak beklenmez.

Usul hukukundaki karşılığı daha nettir. HMK 190/1 şöyle der: "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." İki hüküm aynı kuralı ifade eder; HMK 190 ölçütü "kendi lehine hak çıkaran" ifadesiyle somutlaştırır.

İspat yükü neden önemli? Çünkü bir olgu ispatlanamadığında sonuç, yükü taşıyan tarafın aleyhine olur. Yani ispat yükü, belirsizliğin kimin riski olduğunu belirler. Bu nedenle bir dosyada ilk yapılacak iş, hangi olguyu kimin ispatlayacağını doğru saptamaktır.

Somut bir örnek: aldatma. Hukuk Genel Kurulu, irade bozukluğuna dayalı bir tapu iptali davasında kuralı açıkça uygulamıştır: "aldatmayı/hileyi ispat yükü, aldatılan tarafa aittir" (Yargıtay HGK, 30.04.2025, E. 2024/46, K. 2025/282). Aldatmanın üç şartını (aldatma fiili, aldatma kastı ve illiyet bağı) ileri süren taraf, bunları ispatla yükümlüdür.

Ama ispat yükü ile ispat şekli ayrı şeylerdir. Aynı karar bunu göstermektedir: yük aldatılan taraftadır, ancak hangi delille ispatlayabileceği ayrı bir sorundur. Kurul, irade bozukluğu iddialarının HMK 203/1-ç uyarınca senetle ispat zorunluluğunun istisnaları arasında sayıldığını; sözleşme resmî senetle yapılmış olsa dahi TMK 7 gereği aldatmanın tanık dâhil her türlü delille ispatlanabileceğini belirtmiştir (TMK 7).

Yükü Tersine Çeviren İki Mekanizma: İstisnalar ve Karineler

TMK 6'nın kuralı, pratikte sıkça tersine çevrilir. Bunun iki yolu vardır.

1) Kanuni istisna. Maddenin başındaki "kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça" kaydı bu kapıyı açar. Kanun, belirli bir olgunun ispatını doğrudan karşı tarafa yükleyebilir.

2) Kanuni karine. Bu, daha sık karşılaşılan ve daha güçlü mekanizmadır. HMK 190/2 şöyle der: "Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir."

Bunun anlamı şudur: karineye dayanan taraf her şeyi değil, yalnız karinenin temelini ispatlar. Gerisi varsayılır; varsayımı yıkmak isteyen karşı taraf aksini ispatla yükümlüdür.

En bilinen örnek: iyiniyet karinesi. TMK 3/1 uyarınca kanunun iyiniyete hukuki bir sonuç bağladığı durumlarda asıl olan iyiniyetin varlığıdır. Sonuç:

  • İyiniyetli olduğunu söyleyen taraf, iyiniyetini ispatlamaz.
  • Kötüniyeti iddia eden taraf bunu ispatla yükümlüdür.
  • Ancak TMK 3/2 gereği beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz; yani karine, özen göstermeyeni korumaz.

İyiniyetin nasıl tartışıldığı ve kötüniyetin hangi olgularla gösterildiği için TMK 3 sayfasına bakabilirsiniz.

Karineyi kim lehine kullanabilir? Karine, kanunla kurulmuş olmalıdır. Hayatın olağan akışına dayanan çıkarımlar (fiilî karineler) ispat yükünü hukuken ters çevirmez; bunlar delil değerlendirmesi alanına girer ve hâkimin takdirindedir (TMK 4).

Bir başka esnetici: itiraz - def'i ayrımı. Bir hakkın doğumuna engel olan veya onu sona erdiren olgular itiraz niteliğindedir ve hâkim bunları dosyadan anlaşıldığı ölçüde resen gözetebilir. Nitekim Yargıtay, hem hakkın kötüye kullanılmasını hem de kötüniyet iddiasını def'i değil itiraz saymış ve resen gözetileceğini kabul etmiştir. Buna karşılık def'iler ileri sürülmedikçe gözetilmez (TMK 2).

İspat Yükü mü, Delil Değerlendirmesi mi? Denetim Bakımından Kritik Ayrım

Bu ayrım, temyiz aşamasında sonucu belirler ve uygulamada sık karıştırılır.

İspat yükünün dağılımı bir hukuk meselesidir. Hangi olguyu kimin ispatlayacağı, kanunun yorumlanmasına ve uygulanmasına ilişkindir. Yanlış dağıtılmışsa bu, hukukun yanlış uygulanması olur ve temyiz denetimine tabidir (HMK 371/1-a).

Delillerin değerlendirilmesi ise vakıa alanıdır. Hukuk Genel Kurulu bunu açıkça ayırır: medeni usul hukuku yönünden hâkim, kanuni istisnalar dışında delilleri serbestçe değerlendirir (HMK 198). Kurula göre bu yetki, hukuk kuralının uygulanmasından önceki aşamada gerçekleştirilen bir değerlendirme ve vakıaları tespit işlemidir; adı "vakıa tespiti ve delil değerlendirilmesi"dir (Yargıtay HGK, 13.12.2023, E. 2022/1177, K. 2023/1237).

Kurulun formülü. Kurul, HMK ile düzenlenen takdir hakkını "hâkimin somut olaydaki hangi vakıaya ispat edilmiş gözüyle bakabileceğine ilişkin" tanımlar. Yani:

  • "Bu olguyu kim ispatlayacaktı?" → hukuk meselesi → denetlenir.
  • "Bu tanık inandırıcı mıydı, bu olgu ispatlanmış sayılır mıydı?" → vakıa tespiti → kural olarak denetlenmez.

Vakıa denetiminin üç istisnası. Kurula göre Yargıtay yalnız şu hâllerde vakıa tespitine dokunabilir: hâkimin vakıayı tespit ederken kanuna aykırı davranmış olması, vakıa tespitinin dava dosyasındaki belgelerle açıkça çelişmesi veya yapılan tespitin aklen imkânsız olması.

Dilekçeye nasıl yansır?

  • Mahkeme sizden ispatlaması gerekmeyen bir olguyu ispat etmenizi beklediyse, temyiz sebebiniz "ispat yükü yanlış dağıtıldı" olur; bu bir hukuka aykırılıktır.
  • Sadece "tanıklarım dikkate alınmadı" derseniz, bu kural olarak vakıa denetimi talebidir ve sonuç vermez.
  • Karineye dayanıyorsanız, yalnız karinenin temelini ispatladığınızı ve gerisini ispat yükünün karşı tarafa geçtiğini açıkça belirtin.

İspat yükü ile ispat yasağını da karıştırmayın. İspat yükü kimin ispatlayacağını; senetle ispat kuralları ise hangi delille ispatlanabileceğini düzenler. Bir tarafın ispat yükü altında olması, her delili kullanabileceği anlamına gelmez; tersine, ispat yükü altında olmasına karşın delil serbestliğinden yararlanabildiği hâller de vardır (TMK 7).

TMK 6 Yargıtay kararları

Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 2 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve konularına göre gruplandı; Hukuk Genel Kurulu kararları bulundukları grubun başında yer alır. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.

Karar seçimi hakkında

TMK 6 neredeyse her hukuk davasında dayanak olarak anılır; bu sayfaya, kuralın somut dağılımını gösteren ve ispat yükü ile delil değerlendirmesini birbirinden ayıran kararlar seçilmiştir. Kararların oy durumları ve Kurul çoğunluğunca benimsenmeyen görüşler kartlarda ayrıca belirtilmiştir. HMK 190 ve HMK 198 metinleri resmî kaynaklardan doğrulanmıştır.

İspat yükünün somut dağılımı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Aldatmayı ispat yükü aldatılan tarafa aittir; buna karşılık irade bozukluğu iddiaları senetle ispat zorunluluğunun istisnası olduğundan tanık dâhil her türlü delille ispatlanabilir

Olay: Davacı, mali sıkıntı içindeyken taşınmaz payını kredi çekilip kendisine verileceği vaadiyle devretmiş; iradesinin hileyle sakatlandığını ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemiştir. Bölge adliye mahkemesi iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş ve Özel Daire bozmasına direnmiştir.

Karar: Kurul, aldatmanın varlığı için aldatma fiili, aldatma kastı ve illiyet bağı şartlarının gerektiğini açıklamış; aldatmayı ispat yükünün aldatılan tarafa ait olduğunu belirtmiştir. Buna karşılık yanılma, aldatma ve korkutmanın senede bağlanmasının mümkün olmadığını, bu nedenle irade bozukluğu iddialarının HMK 203/1-ç'de senetle ispat zorunluluğunun istisnaları arasında sayıldığını vurgulamıştır. Sözleşme resmî senetle yapılmış olsa dahi TMK 7 gereği aldatmanın tanık dâhil her türlü delille ispatının mümkün olduğunu saptamıştır. Somut olayda tanık beyanları ile temlik ve ipotek kayıtlarını bir bütün hâlinde değerlendirerek iradenin fesada uğratıldığı ve tescilin yolsuz olduğu sonucuna varmış; ikinci el devralanın da iyiniyetli sayılamayacağını belirterek direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur.

Diğer taraftan, aldatmayı/hileyi ispat yükü, aldatılan tarafa aittir.

Ne anlama geliyor?

İspat yükü ile ispat şekli ayrı sorulardır: yük sizde olsa bile delil serbestliğinden yararlanabilirsiniz.

Not: Karar oy çokluğuyla alınmıştır. Kurul görüşmelerinde ileri sürülen "hile kanıtlanamadı, direnme kararı onanmalı" görüşü Kurul çoğunluğunca BENİMSENMEMİŞTİR.

İspat yükü ile delil değerlendirmesinin ayrılması

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Hâkimin hangi vakıaya ispat edilmiş gözüyle bakacağı vakıa tespiti ve delil değerlendirmesidir ve kural olarak temyiz denetimi dışındadır; hukukun uygulanmasına ilişkin belirlemeler ise mutlak denetime tabidir

Olay: Saklı paylı mirasçıların açtığı tenkis davasında, miras bırakanın saklı pay kurallarını etkisiz kılma amacıyla hareket edip etmediği tartışılmış; ilk derece mahkemesi bu amacın varlığını kabul ederken bölge adliye mahkemesi bulunmadığı sonucuna varmış ve Özel Daire bozmasına direnmiştir.

Karar: Kurul, medeni usul hukuku yönünden hâkimin kanuni istisnalar dışında delilleri serbestçe değerlendirdiğini; bu yetkinin hukuk kuralının uygulanmasından önceki aşamada gerçekleştirilen bir değerlendirme ve vakıaları tespit işlemi olduğunu belirtmiştir. Yargıtayın derece veya vakıa mahkemesi olmadığını, tanık dinleyemediğini ve keşif ya da bilirkişi incelemesi yaptıramadığını; bu nedenle derece mahkemesi hâkiminin izlenimlerini elde etmesinin maddeten imkânsız olduğunu saptamıştır. HMK ile düzenlenen takdir hakkını "hâkimin somut olaydaki hangi vakıaya ispat edilmiş gözüyle bakabileceğine ilişkin" tanımlamış; Yargıtayın müdahale edip edemeyeceğine ilişkin ölçütün, takdirin vakıa mı hukuk meselesinde mi kullanıldığı noktasındaki doğru tespite dayandığını vurgulamıştır. Vakıa tespitine ancak kanuna aykırılık, dosyayla açık çelişki ve aklen imkânsızlık hâllerinde dokunulabileceğini belirtmiştir.

Karardan alıntı (aç)

Medeni usul hukuku yönünden hâkim, kanuni istisnalar dışında delilleri serbestçe değerlendirir (6100 sayılı Kanun md. 198). Hâkimin medeni usul hukukuna özgü kullanacağı takdir yetkisi, delillerin toplanması aşamasında, diğer bir ifadeyle hukuk kuralının uygulanmasından önceki aşamada gerçekleştirdiği, bir değerlendirme ve vakıaları tespit işlemidir.

Ne anlama geliyor?

Temyizde "ispat yükü yanlış dağıtıldı" demek sonuç verebilir; "deliller yanlış değerlendirildi" demek kural olarak vermez.

Not: Kararın bu bölümüne ilişkin birinci uyuşmazlık yönünden direnme kararı OY BİRLİĞİYLE bozulmuştur. Aynı kararın ikinci uyuşmazlığı (saklı payı etkisiz kılma amacının ispatı) ise oy çokluğuyla bozulmuş olup orada Kurulca benimsenmeyen bir görüş bulunmaktadır.

TMK 6 ile ilgili maddeler

  • TMK m. 1Hukukun uygulanması ve kaynakları
  • TMK m. 2Dürüst davranma
  • TMK m. 3İyiniyet
  • TMK m. 4Hâkimin takdir yetkisi
  • TMK m. 5Genel nitelikli hükümler
  • TMK m. 7Resmî belgelerle ispat
  • HMK m. 190İspat yükü
  • HMK m. 198Delillerin değerlendirilmesi
  • HMK m. 203Senetle ispat zorunluluğunun istisnaları
  • HMK m. 371Bozma sebepleri

Uygulamada dikkat edilecekler

Pratik notlar

  1. 1.Dosyaya başlarken her olgu için ispat yükünün kimde olduğunu tek tek saptayın.
  2. 2.Ölçütü doğru kurun: herkes kendi lehine hukuki sonuç doğuran olguyu ispatlar.
  3. 3.Yükün olumluyu ispata ilişkin olduğunu; bir olgunun var olmadığını ispatın kural olarak beklenmediğini gözetin.
  4. 4.HMK 190/1'in ölçütünü kullanın: iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispatla yükümlüdür.
  5. 5.Kanunun yükü ters çevirdiği özel hükümleri arayın; TMK 6 "kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça" uygulanır.
  6. 6.Karineye dayanıyorsanız yalnız karinenin temelini oluşturan olguyu ispatladığınızı açıkça belirtin.
  7. 7.Karinenin aksini ispat yükünün karşı tarafa geçtiğini; kanunda öngörülen istisnalar dışında bunun mümkün olduğunu hatırlatın.
  8. 8.İyiniyet karinesini kullanın: iyiniyet ispatlanmaz, kötüniyet ispatlanır. Ancak beklenen özeni göstermeyenin korunmadığını gözetin.
  9. 9.Hayatın olağan akışına dayanan fiilî karinelerin ispat yükünü hukuken ters çevirmediğini; bunların delil değerlendirmesi alanına girdiğini bilin.
  10. 10.İtiraz ile def'iyi ayırın: itiraz resen gözetilebilirken def'inin ileri sürülmesi gerekir.
  11. 11.İspat yükü ile ispat şeklini karıştırmayın: yük sizde olsa bile delil serbestliğinden yararlanabilirsiniz.
  12. 12.İrade bozukluğu iddialarında senetle ispat zorunluluğunun istisnası bulunduğunu; resmî senede karşı bile tanık dinletilebileceğini belirtin.
  13. 13.Temyiz sebebinizi "ispat yükü yanlış dağıtıldı" ekseninde kurun; bu bir hukuka aykırılıktır.
  14. 14.Salt "deliller yanlış değerlendirildi" demenin kural olarak sonuç vermeyeceğini; vakıa denetiminin üç istisnaya bağlı olduğunu gözetin.

Sıkça Sorulan Sorular

İspat yükünü. Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.